2018 ekonomik krizi

#ekonomi 

hadi bakalım bahisler açılmıştır..

(bkz: kısmet)

son 15 yıldır aralıksız her yıl üzerinde oynanan büyük ekonomik kriz totosudur..
devamını gör...
ınşaat sektöründe biraz yavaşlama var. hadi iyisiniz muhalifler. kriz gelirse kınalar benden.

t: henüz yaşanmamış kriz.
devamını gör...
mantığa bak lan. gelen krizi cebinden eksilecek para olarak görmeyen, çoluğuna çocuğuna eşine mutlu bir hayat sunamayacak olan adam hadi iyisiniz diyor. kafayı yiyecem. sen tükeniyorsun biladerim. senden eksiliyor herşey.

t: olası kriz.
devamını gör...
asıl mantık tüm ekonomiyi inşaat işinden ibaret görmek ülke ekonomisini inşaata endeksleyip sektör yavaşlayınca kriz var sanmak.
tanım: dünya geneline beklenen kriz sessizce geliyor yine teğet mi geçer deler mi geçer göreceğiz.
devamını gör...
ya savaş ya kriz ya da doğal afet.. bir şekilde belamızı bulacağız da bekliyoruz işte.
devamını gör...
uyarılara kulak tıka, ufukta görünce kına hesabı yap. yhaaa deme canım yha biraz yavaşlamadır o kriz olsa duramazsın ahahh. inşaat sektörü hazine garantili kredi dahi çekebiliyor sen kendini kurtar. günde kaç kişinin maaşına ödeyemediği kredi yüzünden haciz geliyor biliyor musunuz? bilmezsiniz. çünkü size gelmediği sürece ehonomi çoh eyi.

tamam canım ciddiye almıyorum seni zaten lol.
devamını gör...
ulan kriz gelsin diye her sene başlık açan biz miyiz? sanki krizin gelmesini isteyen benim. kriz isteyen kimse şerefsizin tekidir. benim yazdığım da onlara bir dokundurma.

ışe bak yazdığımızın yanında bir de anlama kılavuzu koymak zorunda kalıyoruz.

t: konut satışlarının yavaşlaması göstergelerinden biridir. şu anda krizi akla getirecek derecede bir düşüş yok. zaten tanım da ciddi yazılmış bir tanım değil.
devamını gör...
ekonmik kriz bayağıdır var. görmek istemeyenlerde var.
doların 4 lira olması
asgari ücretin açlık sınırının altında olması.

(türk-iş), ankara'da hesaplanan gıda enflasyonunun şubatta bir önceki aya göre yüzde 1.31 arttığını; dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 1637 lira, yoksulluk sınırının ise 5 bin 331 lira olduğunu açıkladı.)

alım gücüyle ilgili cuöhurbaşkanımızın söylediği
(türkiye satın alma gücü bakımından dünyanın en büyük 13. ülkesidir. aynı şekilde kişi başına düşen milli gelir bakımından bulunduğumuz 64. sıranın da gerçeği yansıtmadığını düşünüyorum.)

de sede ilk 5 in içinde hindistanın olduğunuda bilin isterim. demekki satın alma gücü paritesi yani gsyih istatisliği halkı değil üst zümrenin alım gücü dağıtımı sonucu elde edilen oran olduğunu daha nasıl ispatlarım bilemem..

türkiye vatandaşları zengin olmak isteyen bir toplum değildir sadece gelecek kaygısını taşımak istemeyenlerdendir. doğru şuanki zengiliğimiz tarih boyunca yaşamadığımız zeginliktir.halil incancık anadolu insanı zenginliği bizans-selçuklu-ve günümüzde görmüştür der.yoruldum ayrıntıda yazamam ben sıkıldımda zaten. ok kib bye

edit: o eksi atan bi gelsin bırakın gelsin.
devamını gör...
emlak balonu tüm dünyada patlamak üzere. birazcık açıp okuyun, 1996'dan sonra en yüksek seviyede. mortgage kredilerine bakın kaç trilyon dolar. bu balon patlarsa evleri buzdan olan eskimolar bile bundan zararlı çıkar. 2-3 oda tv, birgün okuyup buraya gelip saçma sapan konuşuyorsunuz ya.


devamını gör...
asgari ücretin açlık sınırının altında olması kriz göstergesiymiş. o zaman bu ülke krizden hicbir zaman çıkmamış oluyor. daha destekli sallayın olmadı.

t: muhalefetin insanları varlığına inandırmaya çalıştığı kriz serisinin sonuncusu.
devamını gör...
böyle bir kriz yoktur, vatandaşlar bunu hissetmemektedir, tüm ceremeyi dişlerini sıkarak 12 tane implant almak zorunda kalan vekiller çekmektedir. :/
devamını gör...
kriz terimi şu an için doğru bir tanımlama değil ama kriz öncesi işaretleri görüyoruz.

yaz ayından sonra geri ödenmeyecek devlet garantili kredilerin yükünü de mecburen halka yansıtacakları için, benim tavsiyem kemerleri sıkmanız. tabii yandaş müteahhit falan değilseniz.
devamını gör...
kriz nedir olm bi kerem onu bi şeedelim. bana göre fabrikada çalışanların neredeyse 4 te birinin maaşının hacizli olması krizdir, meyveli sodaya ötv koymak krizdir, bugün emekli olan birinin aldığı emekli maaşıyla sadece kirasını ödeyebilecek olması krizdir, mtv ye yüzde 40 zam koymaya çalışmak krizdir, borcundan dolayı, işsizlikten dolayı kendini yakmak krizdir.

hee siz istiyorsunuz ki üzerinde kocaman harflerle kriz yazan dev bi göktaşı çarpsın, o pek mümkün değil, hayatta kalacaksın ki bankalar bu kriz dönemlerinde karlılığını katlayacak.

neyse, hadi hayırlı tıraşlar.
devamını gör...
işe giriş sürecimi uzatmış olan krizdir. şirketler çalışan alırken yönetim kurulu onayıyla alıyorlar. önceden, bir kontenjan açmak için bölüm müdürünün onayı yeterliydi.
devamını gör...
tasarruf oranlarımız yeterli değil.
bes umduğunu veremedi.
büyümeye aç bir ülkeyiz.
dünya'da ses getiren büyük projelerimiz var.
güvenlik ve savunma harcamalarımız artmakta. hatta savunma harcamalarına kaynak oluşturmak için emlak konut vasıtasıyla arsa satışı dahi yapılmaktaymış.
ülke nüfusu yaşlanmakta dolayısıyla sosyal güvenlik açıkları riskiyle karşı karşıyayız.
devletin olmasa da şirketlerimizin ciddi miktarda döviz borcu var. bu borç devletin borcu olmak üzere.
faiz oranları kamu ve yap işlet devret projelerinin etkisiyle yükselmekte. üstelik fed'in faizleri arttırdığı bir dönemde sıcak paranın azalacağını bile bile faizlerin gerilemesini bekliyoruz. başbakan bile elimizden geleni yaptık faizler düşmüyor sorumlusu biz değiliz dedi. görüldüğü gibi son derece realist, ne yaptığını bilen yöneticilerimiz var.
kaynaklarımızı nitelikli istihdam oluşturacak sektörler yerine inşaat sektörünün büyümesi için kullanıyoruz.
ikinci el emlak satışlarında hafif kıpırdama olmasına rağmen asıl önemli olan sıfır emlak satışları yerinde sayıyor. rakam bazlı bakıldığında kat karşılığı kentsel dönüşüm projeleri emlak istatistiklerinde köpük yaratıyor. reel rakamlar bilinmiyor.
ülke imajı sert biçimde geriliyor. hukuk sistemimiz evlere şenlik.
turizm rakamları henüz 2014 seviyelerine dahi gelemedi. kişi başı yabancı turist harcamaları oldukça azaldı. turizm tesislerimiz rakibimiz olan ülkelere göre yeni olmasına rağmen ucuz tatil ülkesi olduk.
nitelikli iş gücümüz avrupa'nın ucuz iş gücüne evrilmekte.
işçi grevleri meselesi var ki nereden tutacağımı bilemiyorum.

t. kimilerine göre kriz bir kaç yıldır devam etmekte ancak henüz ismi hükümetçe kabul edilmiyor. kimilerine göre ise adını telaffuz etmek vatan hainliğiyle eş anlamlı gelmekte.
devamını gör...
şikayet varsa kriz vardır, yoksa kriz de yoktur paşam.

yani geçinemeyen adama var kriz; keyfi gıcır olana veya geçinemese bile halinden memnun olana yok.

herkesin krizine kimse karışamaz netekim.
devamını gör...
benim krizlerim bana yettiği için henüz üzerine uzun uzadıya düşünemediğim kriz. tek parti döneminde medya sahipleri tuttukları köşe başlarından olmamak adına halkı bu yönde bilgilendirmiyor. sen arabana benzini koyup, marketten alışverişini yaptığın sürece ne oluyor ne bitiyor dönüp bakmazsın bile.
devamını gör...
makro boyutta neyin ne durumda olduğunu bilmem, uzmanı değilim de kendi mikro boyutlarımda maaşımın yarısından fazlasını ev kirasına vermem ve geri kalanıyla da mümkün olduğunca sağlıklı yaşamaya filan çabalamam benim için yeterli bir kriz olgusu. evet, ev kiralarına takmış durumdayım.

t: Allah memleketimize dirayet versin, "inşallah olmaz" krizi.
devamını gör...
siyasal iktidara destek veren ve ekonomi eğitimi almış birisi olarak üzülerek de olsa çok yakında gerçekleşeceğini , ya da bir diğer ifadeyle büyük krizin temellerinin atılacağı öncü bir kriz olarak gerçekleşeceğini öngördüğüm krizdir.

biraz uzun bir tahlille ilgilenen arkadaşlara bilgi vermeye çalışayım.

öncelikle konuya şuradan başlamamız gerekiyor. sanılanın aksine enflasyon ve kurdaki sınırlı yükselişler ne kriz sebebidir ne de olumsuz bir durumdur . enflasyon ve kur piyasa koşulları içinde piyasa mekanizmasınca belirlenen araçlardır .

burada enflasyon ve kurdaki yükselişler üzerinde ayrı ayrı durmamız gerekiyor;

enflasyon fiyatlar düzeyindeki genel artışı ifade eder. enflasyonun belirli bir düzeyde olması ekonomik canlılığa , büyüme oranlarındaki iyileşmeye ve genel itibariyle refah dönemine dalalettir.talep enflasyonu ve maliyet enflasyonu olmak üzere iki ana kısma ayrılır . maliyet enflasyonu kalıcılığa yol açabilir , önlem alınması gereken riskdir.

kur oranları ise ; tamamen piyasadaki enflasyonist koşullardan etkilenmeye açık ve monetizasyon etkisi oldukça yüksek olan (yani para basma suretiyle piyasaya dolar salınsa dahi o dolar karşılık bulacak ve enflasyonist baskıya neden olmayacaktır) devletlerin kararlarıyla doğru orantılı paralellik gösteren piyasa aracıdır.

peki sorun nerede , kriz nasıl ve neden oluşacak?

sınırlı düzeyde kur ve enflasyondaki oynamaların olumsuz bir duruma yol açmayacağını , geçici bir durum olduğunu ve esas dengesine piyasa koşulları içerisinde nasıl ulaşacağını kısaca açıklayım.
enflasyon yani talepdeki artış malın fiyatının yükselmesine neden olur . bir elmayı 10 kişi almak istiyorsa o elmanın fiyatı haliyle yükselecektir. bolluk ve çokluk ise ürün değerinin azalmasına yol açar . 100 kilo elmayı satın alacak 10 kişi yüksek bir fiyat vermek istemez. enflasyonla doğru orantılı olarak kura olan talep piyasadaki yabancı para birimlerinin azalmasına yol açar , yabancı para birimleri değer kazanır. burada kurun dengeye gelmesi gerekmektedir. normal piyasa koşulları içerisinde talebi dolayısıyla fiyatı artan ürün ; o ürünü elinde bulunduran kişilerce yüksek fiyattan piyasaya salınmak suretiyle ürünün bollaşmasına dolayısıyla fiyatın azalmasına ve bir dengeye oturmasına neden olması beklenir. yani 2 liradan aldığımız dolar 3 lira olduğunda normal şartlarda sizden beklenir ki doların fiyatı yükseldi elinizden çıkarın ve kar sağlayın . böylece piyasaya tekrardan ürün yani dolar arz edilir ve bollaşan kurun değeri azalır , dengeye ulaşılır.

ama siz 2 liradan aldığınız doların fiyatı yükselince satmayı değilde fiyatı baya baya baya yükselince satmayı arzuluyorsanız ; istediğiniz kara ulaşıncaya kadar elinde bulundurmaya devam edersiniz . elinizde olan dolar kuru 3 lira da olsa 4 lira da olsa 5 lirada olsa elinizde bulundurmaya devam ederseniz ; yani piyasaya para salmazsanız ; kurun enflasyonist baskısını engelleyemezsiniz. tabikide burada kişisel bazda örnek verdim ama sizin elinizdeki üç beş doları bozdurmanız/elinizde tutmanız bir işe yaramaz. milyarlarca kur elinde tutan manipülatif şirkerlerin ,finans kuruluşların etkisi olmak durumunda bu aşamada.

devam ediyoruz. üstteki sebebden ötürü kurdaki artışa rağmen piyasaya dolar vermediğinizi ve kur yükselmesinin devam ettiğini varsayalım . bu durumda manuel olarak önlem almanız gerekmektedir. baştaki amacı unutmayalım tabi. esas amacımız enflasyon ve kuru dengeye oturtabilmek.
şimdi bu aşamada manuel olarak kurun nasıl düşürüleceğini inceleyelim. temel unsur , piyasaya yabancı kur salık verip , kurun bollaşmasını sağlamak ve kuru dengeye oturtmaktı. bu aşamada kurun piyasada bollaşması için yapabileceğimiz iki manuel önlem var. birincisi güçlü ihracatınız. ihracatınız sayesinde ülke içinde ürettiğiniz değerler ; ihraç edilerek yabancı kuru ülkeye transfer eder piyasayı bollaştırırsınız. tabi baştaki şartımız; güçlü bir ihracat..
ikincisi ise faiz vasıtasıyla para kiralarsanız ; belirli bir dönemde çeşitli yükümlülüklere katlanmak vasıtasıyla ülkeye kiraladağınız parayı sokarsınız ve kurun bollaşmasına yol açarsınız.

ülkemizde siyasal iktidar ekonomik lokomotifliği inşaat ve finans sektörü üzerine kurduğundan dolayı güçlü ihracat vasıtasıyla ülkeye yabancı para kuru sokmamız mümkün değil. zira güçlü bir ihracatımız yok. her yere diktiğiniz koca koca binalarınızı , elin ''gavuruna''satamazsınız . satsanız da yeteri kadar satamazsınız . işe de yaramadığı uygulamalı olarak belli zaten.

devam ediyoruz. bu durumda yapılabilecek ne var peki? faiz yoluyla para kiralamak , suni bir kur bollaşması yaşatmak . tabi bunun da çeşitli yükümlülükleri ve büyük riskleri olduğunu söylememiz mümkün. neden? zira finans kuruluşları (faiz verenler) en az riskle en fazla kazanç isterler. enflasyon vasıtasıyla reel faizin %3-%4 civarında olduğu ülkemize para kiralamak yerine hiçbir riski bulunmayan ve reel faizi hemen hemen aynı olduğu gelişmiş ülkelere para yatırmayı tercih edebilir.yani sürdürebilinir faiz vasıtasıyla ülkeye kur kiralamanız için faizi mutlak surette artırıp diğerlerinden ayrılmanız ve finans devlerini ülkenize çekmeniz şart. tabi bu da oldukça büyük yükler yüklenmenizi sağlar. zira faizin karşılığı yoktur. siz ev almazsınız , kiralarsanız. o kiraladığınız evde de oturamazsanıhttp://z.Ve kira ödemeyecek duruma geldiğinizde elinizde ne ev kalır ne de kullanım karşılığı verdiğiniz para. yük...
ayrıca faiz manipülatif hareketlere oldukça açıktır.borç verenler bir günde kiraladıkları paraların pılını pırtını toplayıp ülkenizden çıkabilir , uluslararsı anlamda yer değiştirebilirler.

işte böylesine bir durumda faize bel bağlayarak sürdürmeye çalıştığımız ekonomik trenimiz ; raylardan çıkmak üzere.zira önlenemeyen enflasyon önlenemeyen faiz yükselmesini beraberinde getirmek zorunda.faiz yükünü ödemeniz içinse halka yükünüzü artırmak durumundasınız.artan vergi oranları da fiyat pahalılığına tekrardan sebeb... zincir halkası...

peki ne yapmalıyız?
aslında ne yapmalıydık sorusu daha uygun . güçlü bir ihracat sistemi kurmamız önemliydi. yapmadık, üretmedik. piyasanın kendi kendine dengeye oturmasını sağlayabilirdik. halka o yeterli güveni veremedik. faiz bataklığına bulaşmayabilirdik. bulaştık.
şu aşamada yapılacak çok fazla bir şey yok . oldukça sıkı bir mali disiplinle üretim ekonomisine geçmemiz alınabilecek tedbirler arasında . tabi bu da şimdiki günlerimizden çok çok ağır yaşam şartlarını , ağır vergileri beraberinde getirir. 2019 seçimleri varken böylesine bir ''kemer sıkma'' hareketi... imkansız.

şahsen ben 2019'a kadar çeşitli yamalar vasıtasıyla bu sistemin ilerleyeceğini sonrasında ise büyük çaplı bir ''kemer sıkma''politikasının başlayacağını öngörüyorum . bakalım mevlam neyler?

ek olarak ; altın yatırım tavsiyesidir. unutmayalım .
devamını gör...
hadi yunanları avrupa kurtardı da bizi acaba kim kurtaracak merak ediyorum, açıkcası 26 yıllık ömrümde ilk defa böyle iliklerime kadar kriz hissediyorum. rabbim şu mübarek ayda ülkemizin, müslümanların yardımcısı olsun.
devamını gör...
tamam inşaat toplumu haline geldik, tamam hiç inovasyon ekonomisi üzerinde çalışılmadı, tamam sahtekarlık rant diz boyu, tamam işi bilmeyen ehil olmayanlar iş başında bunların hepsini anlarım iyi hoş da bu doların sürekli yükselmesi anormal değil mi yaa. her ülkede böyle olsa 1 yılda 20 ülke silinmesi lazım haritadan. habire yükseliyor habire yükseliyor. insanın kafası takılmıyor değil yani...
devamını gör...
an itibarıyla yaşanmaktadır.

şehir efsanesi haline getirilmişti.. 2015 krizi, 2016 krizi, 2017 krizi derken maalesef 2018'de yaşıyoruz.

hala her şey yolundaymış gibi yapıyorlar, gerçeği inkar ediyorlar. sevgili arkadaşlar seçimi kim kazanırsa kazansın bunun bedelini bize ödetecekler maalesef...
devamını gör...
önlem olarak bunun geleceğini yıllardır söyleyenler hain ilan edildi, daha ne yapılsın dediğim kriz. bir de muhalifler kına yakıyor zanneden aklı evveller var, olm biz de aynı marketten, aynı fırından alışveriş yapıyoruz. merak etme, sen yine bi ihale indirir yırtarsın da, biz ne edecüük orası muamma. arabanın lastiklerini sökecem lan kazara binmemek için, o hale geldik.
devamını gör...
kur 4.55'e çakılınca birilerini rahatsız eden durum. hani gelmedi nerede o kriz?

c://ahaber.parantezkapa.doc

bu arada nasıl indirdi tayyip reis, bu işin arkasında kimler var biz biliyoruz deyince. hey yavrum hey..
devamını gör...
sadece türkiye'yi değil bütün gelişmekte olan ve 10 yıldır sermayenin tatlı sıcak parasını yiyen ülkelerin sorunu. fakat şu da bir gerçek ki, doğru bir ekonomik ve siyasi politika ile bu krizden etkilenmeyebilirdik.

gündem özel programı başta olmak üzere bir çok ekonomi bazlı program takip ediyorum ve uzmanlarımız şu sıralar gerçekleşen ekonomik krizi özetle şöyle yorumladılar:

sermaye, parası türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde değer kazandığı için bir 10 senedir parasını türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yatırıyordu. bunun birincil nedenlerinden biri de amerikan merkez bankasının düşük faiziydi. durum böyle olunca ülkemize "sıcak para girişi" olmaya başladı. şu sıralar devletimize çelme takmaya çalışan "dış mihraklar" o zamanlar faiz politikaları ile sıcak paranın bize gelmesine yönelik politikalar izliyorlardı. tabii o zamanlar dostlardı şimdi dış mihrak.

gelişmekte olan ülkelere akan bu dolarlar ise şu sıralar artan faizler ile tekrar amerika'ya çekilmeye çalışılıyor. aslında burada bir komplo teorisi vs. yok. amerika merkez bankası faizi yeniden yükseltince yatırımcılar için amerika, türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha cazip bir konuma geliyor çünkü amerikada paraları risksiz ortamda yüksek karla değer kazanıyor. bununla beraber ülkeye sürekli sıcak para akışının olacağını zanneden ülkelerde ise sermayenin ülkeyi bir anda terk etmesi sonucu refahtan yoksulluğa doğru hızlı bir düşüş yaşanıyor.

ekonomi icat edildiğinden beri ekonomik politika olarak dışa bağlı bir ülkeyiz ne yazık ki. ve her uzmanın ağzında tek bir söz: yapısal reform.

fakat ne yazık ki yapısal reform için şansımızı kaçırmış durumdayız. sıcak paralarımızı ülkedeki kar riskini azaltma, yatırımı sürdürülebilir yani üretime yönlendirme, yetişmiş kalifiye elemanlar ile emeğin değerini yükseltme gibi yapısal reformlar zamanında yapılsaydı bir anlamı olabilirdi. zira artık hem çok geç hem de yapısal reform için uzun süreli stabil bir politikaya ihtiyaç duyulur.

aslında denklem çok basit: amerika şirketlerini senin ülkene getiriyor. elinde kendi değerli parası ile sana diyor ki bana ne satarsan sat alacağım diyor. sen de diyorsun ki tamam bunu satayım bunu satayım diyorsun satacak değerde bir şey kalmayınca bu sefer devletinin kurumlarını, fabrikalarını özerkleştiriyorsun veya satıyorsun. fakat ondan sonra ne mi oluyor? sermaye ülkeden çekiliyor. sermayenin sürekli seni beslenmesine alışmış sen ise başıboş bir şekilde, devletinin bütün kurumları ve fabrikaları satılmış bir şekilde öyle kalakalıyorsun. işte bu da devletlerarası kapitalizm oluyor galiba, üretmeden tüketmenin getirdiği cazibe ile sömürülmek...
devamını gör...
1993'ü, 2001'i görmeye yaşı yetmeyenlerin ekonomik krizin ne olduğunu bilmemeleri gerçeğidir.
devamını gör...
demek ki neymiş? ıssız yerlere konut yapmakla, kaldırım taşlarını söküp yeniden yapmakla, asfaltı düzgün yolları kazıyıp yeniden asfalt dökmekle, halka bedava sunulması gereken köprü ve yol gibi hizmetlerden para almakla bu iş olmuyormuş.
ancak olan bunları yapanlara değil yandaş olmayan, akpye üye olmayan garip gurebaya olacaktır.
devamını gör...
ekonomisi ithalata dayalı, yıllık yaklaşık 80 milyar dolar cari açık veren bir ülkede dolar, merkez bankası faizi dünyanın en yüksek 5 ülkesine girecek kadar yükseltmesine rağmen, 5 türk lirasına dayanmışsa, o ülkede zaten kriz gerçekleşmiştir. sorgulamak anlamsız.

ha siz kriz deyince ille aç kalalım, memur maaşları ödenemesin, yağmalar falan başlasın ben bunları görmeden kriz geldi demem kafasındaysanız siz de haklısınız. hard seviyorsunuzdur, tercih meselesidir.
devamını gör...
6 ayı kalmıştır, siz en iyisi 2019 başlığını da açın ne olur ne olmaz.
devamını gör...
bir anda patlayan bir kriz yok ortada, uzun süredir aslında göstere göstere gelen bir ekonomik sıkıntı var. yavaş yavaş geldiği için gitmesi de yavaş olacak. geçer mi? bence geçer ama ben türk halkında o ışığı görmüyorum.
devamını gör...
bağğzı çok uzman ekonomist arkadaşlar kısaca demiş ki "reeldeki duruma bakmayın, dolar ve faiz göstergesine göre kriz var." aynı çok akıllı uzmanlar daha önce de şöyle diyorlardı: "büyüme varmış bilmemne, göstergelere bakmayın. sohağa bahun sohağa. millet aj aj."
dünyadaki "kağıttan" ekonomi tamamen abd ve dolar üzerine kuruludur. avrupa ve pek çok gelişmiş ülkede halihazırda abd'deki işsizlik oranlarının en düşük seviyeye gelmiş olmasına dayanarak gidilen faiz artırımından olumsuz etkilenerek dolar karşısında değer kaybetmesi gerçekleşmiştir. zart zurtçuları boşverin. demek ki dünyanın gidişatına göre ülke ekonomisinde ciddi bir sarsıntı olsa bu fareler aklıbaşında milletlerin yaptığı gibi elbirliği ve metanetle krizi aşmak yerine geminin altını daha hızlı oyacaklar.
bunlar var oldukça Allah bu millete yardım etsin. vücuttaki parazit gibiler.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar