4 ekim 2016 rüzgar çetin tahliyesi

an itibariyle gerçekleşen olay...

sinan çetin'in oğlu olmasaydı tahliye olmayacağını hepimiz biliyoruz..



--- alıntı ---

mahkeme heyeti rüzgar çetin'e 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. rüzgar çetin, yattığı süre göz önüne alınarak tahliye edildi. kararın oy çokluğuyla alındığı öğrenildi.


--- alıntı ---


kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/...
|
ya ne yaptı ki zaten. adam içmiş, hız limiti zorlayarak giderken bir araca bindirmiş ve bir polisin ölümüne neden olmuş. masum bir gece eğlencesi yapmak istemiş altı üstü.

bu kadarcık şey için içerde tutulması yanlıştı zaten. çocuk hem ünlü hem zengin bir yönetmenin oğlu ayıp denen birşey var.

bu haşarı çocuğun bu kadar uzun süre içerde tutulmasından dolayı türk adaletini kınıyorum. başbakan yapılan yanlışlıktan ve yaşatılan mağduriyetten dolayı sinan çetin'den özür dilesin ve mevzu kapansın.
|
vefat eden polisin yanında ki polis şikayetçi olmamış..

vefat eden polisin ailesi ise şikayetini geri çekmiş..

şikayetçi olan yoksa 'adam öldürme'den yargılanamaz.. alkollü araba kullanmadan ceza alıp yırtmıştır.. garip bir olay..
yalınız çok çekti, kaç zamandır aşındırıyorlar kapıları. sadece para ile olmuyor bu işler biliyorsunuz. başka şeyler de lazım paranın üstüne. hatta para ikinci sırada yer alır.

çok çetin bir süreçti tabi ki. çeken bilir bize göre rüzgar gibi geçiyor zaman.
rüzgar çetin'in mağduriyetini sona erdirmiş gelişme.

zavallıcık kaç aydır hapiste, ortamlardan ailesinden arkadaşlarından uzak kaldı. şimdi 2-3 gün dinlenir, yavaş yavaş ortamlara akar, yer içer dışkılar... ölen öldüğüyle kalır. düzen böyle.
şikayetçi yoksa adam öldürme'den bal gibi de yargılanır. adam öldürme şikayete bağlı bir suç değildir. sokakta kimsesiz bir kimseyi öldürün, daha sonra elinizi kolunuzu sallayarak hayatınıza devam edin şeklinde bir dünya yok. rüzgar çetin bilinçli taksirle adam öldürmeden yargılanıp 6 yıl 3 ay ceza almıştır. ölen polisin eşinin şikayetini çekmesinden ziyade davaya müdahil olması çok kritikti. şimdi muhtemelen bu kazayla ilgili bir bilirkişi raporu hazırlatılmıştır. atıyorum bu rapor rüzgar çetin'in en az ceza alacağı şekilde düzenlenmiş olsun. eğer ölen polisin eşi davaya müdahil olsaydı o rapora itiraz ederdi ve yeni bilirkişi raporu hazırlanırdı. ölenin yakınının davada olup olmamasının ehemmiyeti burada. yoksa şikayet yok öyleyse adam öldürmeyi yok sayıyoruz gibi bir durum olamaz.
twitter'da şöyle bir soru sordum insanlara;
sarhoş bir polis gidip herhangi bir vatandaşı bilerek veya bilmeyerek öldürse o polis için adalet nasıl işlerdi?

görevden uzaklaştırılırdı. ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirdi. bir çok dava açılırdı.

şehit polislerin ailesi davayı geri çekebilir kan parası talep edebilir bu haklarıdır. ama o polis sadece o ailenin değil bütün milletin ve devletin polisidir. ben polisimi öldüren bir şerefsizin parasıyla bu işten sıyrılabilmesini hazmedemiyorum. devlet polisine sahip çıkmalı. adaletli olsun diye göreve getirdikleri hakimlerin savcıların yaptığı eşeklik için hesap sormalı. o adalet terazisini şaşıranların ağzından burnundan getirmelidir.

şaşırdık mı hayır tabi ki, ne de olsa burası "türkiye"... adalet denen kavram sadece tdk sözlüğünde yer alıyor, işlevselliğini yitireli çok oldu.
insanların dağıttığı adalet anca bu kadar olur. hiç kimse herkese yüzde yüz adil değil. ayrıca mahkemeler kendilerini ikna edenleri haklı görür..
|
devletin personeli kamu personeli öldürülüyor bir sarhoş tarafından ama ne hikmetse aile davasını çektikten sonra dava kamu davası olmuyor.

türkiye biir hukuk devletidir diyenlere bu saatten sonra guguk demek şart olmuştur. insan canı bu kadar ucuz olmamalı araya girip hakim savcı üzerinde baskı yapıldıysa inşallah benzer şeyleri yaşarlar.

parası olanın hukuku işliyor ülkemizde maalesef. şaka gibi ama gerçek sarhoş bir şekilde adam öldüren bir katil insanların arasında şu an.

baklava ülkemizde insan hayatından daha pahalıymış bunu gördüm. baklava çalan çocuk daha çok yattı ceza evinde.
gerçekten şikayetçi yoksa adam öldürmeden yargılanamaz diyen hukuk dehalarını gördüğümüz olay. mafyaları o zaman kimse yargılayamaz. iki tehdit şantaj şikayetleri geri çektir adam öldürmeye devam et.
kamu davası işliyor böyle durumlar için ama üst limitten ceza almıyor bildiğim kadarı ile. orada bir insan ölmüştür karşı taraf böyle durumlarda kasten adam öldürmeyle yargılanıyor alkollü ve kusurlu kazalarda. insandan sonra orada görevi başında bir kamu görevlisi öldü. kamunun malı zarar gördü. ama rüzgar çetin tutuksuz yargılanacak. vay bee. ne ülkeyiz gerçekten. devlet kendi çalışanına sahip çıkmıyor kaldı ki normal vatandaşa sahip çıkacak...
çok iyi olmuştur çok da güzel olmuştur. iyi eğitim almış, dil bilen, güzel ülkemize katma değeri yüksek işler yapabilme potansiyeli olan böylesi bir gencin, hapislerde kalması tabiki kabul edilemezdi. herkes şikayetini geri çekti neticede. hukuk kuralları işledi.

şortlu kıza tekme atan adamın yargılandığı gibi, ülkemizde güzel halkımızı kin ve düşmanlığa tahrik etmedi bu genç. bir hadise yaşandı ve kaza oldu. şortlu bir kıza tekme atan o kişi 8 yılla yargılanmalı ve yaptığı kazadan pişman olan gence, kazazedeler ve aileleri şikayetleri geri çekilince tabiki serbest bırakılmalı. bundan doğal ne olabilir. bu ülkede hukuk var, yasalar var. tepki gösteren arkadaşları anlamıyorum.
sokakta kimsesiz birini öldürdüğüm zaman kimse şikayetçi olmayacak o zaman olay tamamdır serbestim. hukuk işledi ve şikayetçi olan yok.

içmişim kafayı bulmuşum ve direksiyona geçmişim. hız limitini aşmışım. yüksek hızın etkisiyle karşı şeride geçerek bir devlet memurunu hayatını kaybetmesine neden olmuşum. burda tek taraf polisin ailesi mi yani.

olayın bir de kamu tarafı var. bu mevzu bir tarla sınırı sınırı yüzünden birbirine giren iki köylünün davası değil. aynı zamanda kamu düzenini ihlal eden birinin davası. ki bu tipin ilk vukatı da değil bu. barda kavga çıkarma ve bir kıza tecavüz girişimi gibi daha önce de yaptığı etkinlikler var. etkinlikler diyorum çünkü rüzgar çetin için bunlar suç olan şeyler değil etkinlik olan şeyler. kardeşim bu adam bu işi alışkanlık haline getirmiş. ki olayın boyutunu twitter adresinden de takip edebilirsiniz. kafasının ne kadar bir dünya olduğu bariz bir şekilde ortada.

şortlu kıza tekme atan yargılandı. peki neden yargılandı? çünkü kamuoyu baskısı çok fazlaydı. ama müezzini döven şortlunun serbest bırakılmasına ne diyeceğiz? orda da chp vardı mahkeme salonunda.

bak şimdi sıralıyorum;
- şortlu kadına tekme atan aşırı kamuoyu baskısıyla yargılandı ve ceza aldı (ki hakettiğini buldu).

- darbe gecesi şortlu bir tip sela okuyan müezzini camiyi basarak tekme tokat dövdü. yargılama sırasında mahkeme salonuna döven şortluya taraf olarak chp vardı. suç kamera görüntüleriyle sabit olduğu halde dayak atan serbest kaldı. dikkat: müezzin yediği dayaktan dolayı şikayetçi olduğu halde dayak atan serbest kaldı.

- rüzgar çetin olayı. alan razı veren razı madem serbest size ne oluyor ki deniyor. tamam lan ben de akşam içip içip yüksek hızda gecenin tadını çıkaracağım. rüzgar ın serbest bırakılmasından anlıyoruz ki olayın bu tarafı suç değilmiş. ve burdaki baskın etkende rüzgar ın babası sinan ın zengin olması.

şimdi bu üç davayı da öyle veya böyle etkileyen unsurlar var. yani üç mahkemenin hakimi de sadece kendi vicdanları ile karar vermemişler onları yok kamuoyu baskısı, yok chp, yok baba parası ama dışardan birşey etkilemiş.

neyse lafı uzatmaya gerek yok alan razı veren razı diyenlerin umarım mahkemeye yolu düşmezler. o büyük böceklerin parçalaya parçalaya geçtikleri adalet denen örümcek ağlarına küçük böcekler olarak takılıp kalınca rüzgar'ın serbest bırakılmasına onlar da isyan edeceklerdir.
|
kalan sağlar bizimdir diyerek eşi hanımefendi tarafından 1.5 milyona dilekçeler geri çekildi iddiaları gündemde.

ancak daha önce annesini trafik kazasında kaybeden bir vatandaş tahliyeyi veren hakimlere 100bin liralık tazminat davası açmıştır.

tabii rüzgara işler mi. hayır.
|
şaka gibi olan ama kimsenin gülmediği saçma sapan karara konu tahliyedir.

sonunda bugün söz konusu kararı araştırma fırsatı buldum. öncelikle şunu söylemeliyim; şikayetçi şikayetinden vazgeçmiş olduğu için katil rüzgar tahliye olmuş değil. ama elbette bu karar cezanın indirilmesinde büyük bir etken.

bunun haricinde gelelim suçun nitelendirilmesine. katil rüzgar çetin'e isnat edilen suç: bilinçli taksir

bilinçli taksir ile olası kast her zaman karıştırılır. bilinçli taksir adı üstünde kast değil taksirdir, kasti bir hareket yoktur. sonuç öngörülmesine rağmen kesinlikle istenmez. genellikle trafik kazalarında bilinçli taksirden ceza verilir. eğer bu normal bir kaza olsaydı, bilinçli taksir diyebilirdik. ancak olası kast farklıdır. olası kastta sonuç öngörülür ve "olursa olsun" düşüncesiyle eyleme devam edilir. bana kalırsa bu olay olası kasttır. çünkü bu adam daha önce de defalarca trafik cezası yemiş ve sanırım bir yaralamaya da karışmış. bu suçu adet haline getirmiş ve artık nelere sebep olacağının da gayet iyi farkında. belli ki, birine vurursam da vurayım, kastıyla hareket ediyor. sonucu istemiyor olsaydı defalarca kaza yapmasına rağmen alkollü araç kullanmaya devam etmezdi.

peki mahkeme neden mi bilinçli taksirden ceza kesmiş? madde 85/2 der ki; "fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

yani bu demek oluyor ki; faile ceza 2 ile 15 yıl arası verilecek. mahkemenin verdiği ceza ise 6 yıl. fetö olayları yüzünden değişiklik yapılan denetimli serbestlik hükümlerine göre 6 yılın yatarı 1 yıl oluyor. tesadüfe bakın ki katil rüzgar tam 7 aydır içeride! dolayısıyla cezasını tamamlamasına az bir süre kaldığı için şu anda dışarıda.

oysa olası kast olsaydı; yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilecekti. ayrıca da suçu kasti olduğu için yeni değişikliklerden yararlanıp kolayca serbest bırakılmayacaktı.

dolayısıyla; evet bence de polisin eşi hatalı bir davranış yaptı şikayetinden vazgeçerek. ama kendimizi onun yerine koymadan anlayamayız onu. zaten kadının istediği ceza verilmeyecekti bu belli. suç bilinçli taksir olduğu için de her şekilde denetimli serbestlikten yararlanıp dışarı çıkacaktı. bu sebeplerle belki de çocuklarını düşünerek zor ve gurur kırıcı bir karar verdi. içten içe deli gibi pişman olduğuna eminim. kimse böyle bir kararı vicdanı rahatsız olmadan veremez.

|

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar