ahlak

etik. modern düşünceye göre fıtri bir yanı bulunmayan ve tamamen toplumsal olarak inşa edilmiş normlar bütünü.
devamını gör...
derede boğŸulmak üzere olan çocuğŸu babası zengin bana para verir diye kurtarmak ahlaki davranışŸ değŸildir fakat doğŸru davranışŸtır , ahlak faydacılığŸı , kişŸisel menfaati reddeden doğŸrular bütünüdür.
devamını gör...
bir müslümanın hayatındaki ahlak kavramının derin açılımı için haluk burhan'nın " ahlak ayaklanması" adlı kitabı muhakkak okunmalıdır.
devamını gör...

--- alıntı ---
sözlükte "huy, seciye, tabiat, mizaç, karakter" gibi anlamlara gelen hulk veya huluk kelimesinin çoğuludur. insanın fiziki yapısı için çoğunlukla halk, manevã® yapısı için ise hulk kelimesi kullanılmaktadır. bir terim olarak ise "insanın iyi veya kötü olarak nitelendirilmesine sebep olan manevã® vasıfları, huyları ve bunların etkisiyle ortaya koyduğu iradeli davranışlarının bütününe" verilen addır. ayrıca bu konuları inceleyen bilim dalına da ahlâk adı verilir.

islâm ahlâkının kaynağı kur'ân ve sünnettir. hz. âişe, bir soru münasebetiyle hz. peygamber'in ahlâkının kur'ân ahlâkı olduğunu belirtmiştir (müslim, müsafirã®n, 139). bu iki kaynak dinã® ve dünyevã® hayatın genel çerçevesini çizmiş, amelã® kurallarını ortaya koymuş, başta fıkıhçı ve hadisçiler olmak üzere kelamcılar, mutasavvıflar ve filozoflar tarafından geliştirilen ahlâk anlayışının temellerini oluşturmuştur. Allah insanı en güzel bir biçimde (kıvamda) yaratmış (tã®n, 95/4), ona kendi ruhundan üflemiştir (hicr, 15/29). bu sebepledir ki, allâh'ın emriyle melekler, insanlığın atası olan hz. âdem (a.s.) karşısında saygı ile eğilmişlerdir. ancak insanın bu üstün ruhã® cephesi yanında bir de bedeni cephesi vardır. insan, ahlâkã® bakımdan çift kutuplu bir varlık özelliği taşımaktadır. Allah insan nefsine "fücurunu da takvasının da" ilham etmiş, yani iyilik de, kötülük de yapmaya yatkın bir kabiliyet ve istidatla yaratmıştır (åžems, 91/9-10).
--- alıntı ---


*
devamını gör...
başka ülkeleri bilmiyorum ama türkiyede fazlasıyla cinsellikle ilişkilendirilmiş kavram.söylediğimin doğru olup olmadığını test etmek için ahlaksız kadın tanımının kafanızda ne canlandırdığına bir bakın.
devamını gör...
kişilerin davranışlarını olumlu ya da olumsuz biçimde yargılamakta kullanılan ölçütler bütününe denir.
devamını gör...
"o takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever." (3/134)

devamını gör...
"içinizden en sevdiklerim ve kıyamet gününde mevki bakımından bana en yakın olanlarınız, ahlakça en güzel olanlarınızdır. en nefret ettiklerim ve kıyamet gününde benden en uzak olanlarınız ise, gevezeler, lafazanlar ve yüksekten atanlarıdır. onlar büyüklük taslayan kimselerdir."*
devamını gör...
maneviyat ile birlikte anlam kazanan.

''önce ahlak ve maneviyat'' demişler ne güzel söylemişler.
devamını gör...
insanların birbirinin yüzüne bakarken utanmamaları için yaptıkları işleri kontrol eden yasa..sözlük gibi kalabalık mekanlarda özellikle elzemdir mesela..
devamını gör...
saf olandır sek olandır. emrolunduğu şekilde dosdoğru olanların nişanıdır. sağı solu siyaseti önü ardı yoktur. ahlakı bir cenaha yamamaya çalışan ahlaksız değil akılsızdır.

efendimiz tarafından tamamlanmıştır.
devamını gör...
genel gecer ahlakın ilk kosulu _ zaman ve mekandan bagımsız -
tutarlılık ve surekliliktir.

yani...oportunizmi reddetmektir.
ve gecmisiyle baglantısını koparmamaktır.
ilkelerine sadık kalmaktır.
ilkelerini acık bicimde dilegtirir ve onlara uyarsın.

felsefi olarak da boyledir, guncel anlamıyla da boyledir.

'ben odunu koysam o milletvekili secilir ' siyasal cercevesinin devamı oldıugunu gururla duyuran bir
donemin savunusunu muhattaplarına bırakıyorum.

devamını gör...
din ile karıstırılmasının cok olagan oldugu kavram.

bu ulke ' patataes din'i kavramını da gordu.

' onlara oy vermeyin....' i de...

ahlak...basit temellidir...

din falan hikaye...
sen nasıl olunmak istiyorsan oyle da davranacaksın...

insanların ac sahipsiz olmadıgı bir ulke yaratacaksın...
ve o insanları egiteceksin...
ve vicdanlarına guveneceksin..

dinle falan asla iliskisi yok bunun...

tersine dinden refere alanlar en ahlaksızlar.

devamını gör...
din olgusu içerisindeyse zamanı geçmiş olandır.

kimi zaman değişkendir.
devamını gör...
dinden veya bir felsefeden kaynaklanmayan ahlak görecelidir. dine inanmayan birisi için ahlak konusunu şöyla açıklayabilirim. ahlak ezelden beri var olan bir şey değil. beraber yaşamak zorunda olan insanların kendi içerisinde oluşturdukları kurallar bütünüdür aslında. bu nedenle çok farklı toplumlarda çok değişik ahlaki kurallar bulunmaktadır. afrika yerlileri için kadınların göğüslerini kapatması ahlaki bir gereklilik değildir ama iran'da saçının telini göstermek ahlaksızlık olarak algılanabilir. çok değişik örnekler verilebilir buna.
bir de evrensel ahlak kuralları dediğimiz şeyler var. bunlar aslında değişik yerlerde yaşayan insan aklının tevatür üzere olduğu konular olarak değerlendirebiliriz. adam öldürmek gibi. yalan söylemek, aldatmak.
gelelim ahlakın kaynağı meselesine. dindar bir insan dinin öğrettiği ahlak kurallarının ilahi olduğunu ve üstün olduğunu düşünür. bu son derece normal zaten. ama dine inanmayan adam ise dinlerin de insanlar tarafından ortaya konulduğunu düşündüğü için aslında ahlakın kaynağı olarak aynı noktaya geliriz. toplumun oluşturduğu doğrular. bu bakış açısıyla zaten şu anda bir çok müslüman dahi dinin vazettiği emirlerle günümüz ahlakının doğruları arasında çatışma yaşıyorlar. ama dini ilahi bir referans alarak şu anda evrensel olarak doğru kabul edilen şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorlar. özellikle kadın-erkek ilişkileri, kadının toplum içerisindeki yeri gibi konular bu çatışmanın yaşandığı konular arasında.
özetle dine inanmayan bir insan ahlakın da dinin de kaynağının aynı olduğunu düşünür ve temelde aynı ahlaki kurallara uymaya çalışır. ancak bir fark vardır. din değiştirilemez yapısı nedeniyle statik iken inanmayan insan bu konuda esneklik gösterebilir. zaten şu andaki ahlaki olarak örtüşmeyen şeyler 15 asırlık farktan kaynaklanır. belki islam şimdi türk toplumu içeriisnde ortaya çıkmış olsaçok büyük oranda bir eşleşme olabilecektir.
devamını gör...
ispanya escinsel evliliklere olur verdi...
ki katolikligin kalelerindendir...

' escinsellik hastalıktır ' diyen kadın bakan da bir kac on yıl sonra tarihe karısır...

tarih kendi bildigini okur...

sonrasında utanması gerekenler ortada yine en piskin ifadelerle dolasır...

o zamanın ruhu da kendi muhafazakar bebelerini cıkartır..

ve dongu sarmal olarak boyle devam eder...

degisen birsey yok gibi duruyor...

surekli bir mucadele...

ama degisiyor hersey...


devamını gör...
çoğu zaman dinden farklı olarak genel evrensel değerlerin içeriği olduäžu söylenir. fakat kültürden kültüre de deäžiåžir.

kimi kültüre göre bacak arasında bulunur ya da kaybolur. kimisinde bacak arasıyla ilgisi yoktur.
kimi kültürlerde insanın özgürlük alanını sınırlandırmak ahlaksızlıktır. kimi kültürlerde özgürlüğü belirleyen sınırlar aynı zamanda ahlak ve ahlaksızlığın arasındaki sınırlardır.
devamını gör...
dun kurtaj'a karsı cıkardı buradaki muhteremler...

bugun escinsellige....

yarin gen teknolojisi belki...

bilemem...

koltugunun altında din oldukca hep karsı cıkacak sey olacak....

insanlık bunu biliyor,
altetmenin yontemini de.

devamını gör...
ahlak kulturun bir ogesidir.

sen 13 yasında bir kızla evlenmezsin... baska bir musluman evlenir.
bu kulturdur.

sen kuzeninle evlenirsin..alman musluman bunu ensest gorur,asla evlenmez, bu kulturdur.

sonuc ?

din falan degildir ..gecmis yasam , gelenekler, toptan ifade olarak kulturdur.

bildigimiz tek tanrılı dinler yokken de ahlak vardı... birarada yasamanın kuralıdır ahlak...

din bunu kendine yontar... kendince yorumlar.

aile ici evliliklerin mesru oldugu donemde de ahlaki kurallar var ve gayet de iyi calısıyordu.

devamını gör...
insanın içinde her daim hata barındırabilecek yargılarına, ölçülerine bırakılamayacak kadar ciddi bir kavramdır.

"tek tanrılı dinler yokken de ahlak vardı" durkheim'e selam olsun. lakin teorisi şu örnekte çuvallıyor; mekke müşrikleri tevrattan, zeburdan, incilden haberdarlardı. ancak kabe'ye binlerce put yerleştirmişlerdi. yani din konusundaki evrilmenin ilk insandan itibaren tekleşmeyi getirdiği savı doğru değildir. tarihte insanlar tevhidi akidelerden uzaklaştıkça tanrıyı çoklaştırmışlardır.

ve tek tanrı inancının hz.ademle yani ilk insanla start aldığını savunur müslümanlar.
devamını gör...
silinmis yazı ;

goreceli kavram.

dun kurtaj'a karsı cıkardı buradaki muhteremler...

bugun escinsellige....

yarin gen teknolojisi belki...

bilemem...

koltugunun altında din oldukca hep karsı cıkacak sey olacak....

insanlık bunu biliyor,
altetmenin yontemini de.
devamını gör...
silinmis yazı ;

goreceli kavram.

ispanya escinsel evliliklere olur verdi...
ki katolikligin kalelerindendir...

' escinsellik hastalıktır ' diyen kadın bakan da bir kac on yıl sonra tarihe karısır...

tarih kendi bildigini okur...

sonrasında utanması gerekenler ortada yine en piskin ifadelerle dolasır...

o zamanın ruhu da kendi muhafazakar bebelerini cıkartır..

ve dongu sarmal olarak boyle devam eder...

degisen birsey yok gibi duruyor...

surekli bir mucadele...

ama degisiyor hersey...

devamını gör...
genelde insanın yaşadığı çağ, mekan ve kültüre göre değişkenlik gösteren giyim, kuşam,yeme, içme v.b. gibi kültür kavramını oluşturan olgularla karıştırılsa da en geniş anlamıyla ahlak; insanın vicdanında/fıtratında rahatsızlık oluşturan unsurlara mukavemet etmemesi olarak tanımlanabilir.

ancak, insanın içinde yaşadığı kültürün, kişide önyargı oluşturarak ahlak kavramına doğrudan bir etki yaptığı da aşikar. örneğin, türkiye gibi doğu kültürüne daha yakın olan bir coğrafya da mini etek giyen bir kadının/kızın ahlaksız olduğuna dair bir önyargı vardır. bu önyargı, kişinin doğasında/fıtratında bulunmayan ama sosyal çevrenin ve kültürün şekillendirdiği bir etkilenim olduğu için de kişilerde ahlak olgusunu vicdanına göre değil, önyargı ve kültür üzerinden tahkim ediyor. geleneksel ve kültürünü din edinmiş bir anlayış da maalesef bu duruma olanak sağlıyor. hal böyle olunca, ahlak olgusunun başat etkenlerinden yalan, dolandırıcılık, hırsızlık, rüşvet, hortumculuk, adam kayırma v.b. gibi etkileri toplumu olumsuz etkileyecek davranışlar yerine mini etek, başı açık kız, şortlu erkek, dekolteli kız gibi aslında ahlak kavramının doğrudan konusu olamayan davranışları konuşmakta bir sakınca görmüyoruz.
devamını gör...
"bir eylemin ahlaklı olduğunu bilip de ona uygun davranmayan kişi, o eylemin ahlaklı olduğunu bilmeden ahlaklı davranan kişiden daha üstündür." (bkz: farabi)
devamını gör...
peygamber efendimizin kendisi(güzel ahlak) icin yeryüzüne gönderildigidir.

palton'un yazdigi sokrat'in savunmasi'nda da güzel örneklerini görmemiz mümkün olandir.
örn: platon der ki hocasi sokrata hocam sizin idaminiz festival'den(yunanistanda eskiden yılda bir dafe kullanılırmıs) sonra yapilacak. isterseniz seni burdan kaciralim. benim romada tanidigim cok iyi dostlarim var isterseniz orda onlarin yaninda istediginiz sekilde yasayabilirsiniz der. buna sokrat'şn verdigi yanit ilginctir: ben der 18 yasinda kadar bu ulkede yasadim. isteseydim 18 yasindan sonra bu ülkeyi terkedebilirdim, ama ben yasalarini kabul ettim ve yasamaya devam ettim. madem ben bu ulkenin yasalarini kabul ettim o halde bu idam yasasina da uymam lazim, hem ben bu idamdan kacarsam gittigim yerde insanlara dogruyu, iyiyi nasil anlatabilirim ki der. sokratin bu cevabi diyebilecegimdir.
devamını gör...
insanların toplum içerisindeki davranışlarını ve birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek gayesiyle ortaya konulan hükümlere denir.

ahlak kelimesi arapça olup, huy manasına gelen hulk (veya hüluk) kelimesinin çoğuludur. hulk; din,tabiat ve seciye manalarına gelir. nefs diye adlandırılan manevi ve batıni özellikleri de ifade eder. nitekim kur'an ı kerim de, resul i ekrem (sav) e hitaben: ''şüphesiz ki sen, yüce bir ahlak (hulükin aziym) üzere bulunmaktasın.'' hükmü beyan buyrulmuştur.
devamını gör...
islam medeniyetinde vücut bulmuş eserlere bakıldığında "ahlak"ın, daha çok tekil olarak ele alındığı görülür. yani "hulk" olarak. tabi bu sinirlenince yeşil deve dönen karakterle alakalı bir şey değil. kelime, "yaratmak, yaratış, yaratılış" gibi anlamlara gelen "halk" ve "hılkat" masdarlarıyla ana baba bir kardeştir. yani köklüdür. mütekaddimin ve müteahhirinin kitaplarında en çok kabul görmüş ahlak tanımı şu şekildedir:

ø§ù„ø®ù„ù‚ :

ùù‡ùˆ ù‡ùŠø¦ø© ø±ø§ø³ø®ø© ùùŠ ø§ù„ù†ùø³ øªøµø¯ø± ø¹ù†ù‡ø§ ø§ù„ø£ùø¹ø§ù„ ø¨ø³ù‡ùˆù„ø© ùˆùŠø³ø±øŒ ù…ù† øºùŠø± ø­ø§ø¬ø© ø¥ù„ù‰ ùùƒø± ùˆø±ùˆùŠø©

devamını gör...
felsefecilerin kimlerden olduğunu ahlak tanımı yapmalarından anlayabiliriz. çünkü benim gördüğüm kadarı ile kelime tanımlanır iken iki köke işaret var:

1. arapça kelime olan "hulk" köküne isnad edenler ve ahlakı bundan türemiş ve dilimize geçmiş kabul edenler. bu adamlar islam'ın etkisi ile oluşmuş bir ahlak anlayışından bahsederler. bunların söyledikleri kazıldıkça en derinde vahyin yer aldığı anlaşılacaktır.

2. grupta olanlar, ahlakı yunanca "ethos", yani etik; veya almanca "mos" kökünden "moral" olarak türetilmiştir. ki kelimelerin ilahilikle bir alakası yoktur. yani vahiyle bağlantısı olmayan kelimelerdir.

işte bu iki tanımlamanın hangisini seçtiğimiz bizlerin zihin dünyasını neyin şekillendirdiğini anlatır. eğer birinci grubun tanımını seçer isek; "allah'ın bize emrettiği ve gerek nefsimizde gerekse cemaat içerisinde uygulamamız gereken, yaradılışımıza uygun ameller topluluğu" diyebiliriz.

eğer ikinci grubun tanımlamasından yola çıkarsak; "insanların belirlediği iyi ve doğru davranışlar sistemi" gibi bir tanım yapmak zorunda kalıyoruz. yani birinde Allah'ın adl sıfatına boyun eğme. diğerinde kişilerin iyilik ve doğruluk algısı. yani Allahsız ahlak anlayışı. ki bir çok kelli felli batı yanlısı felsefeci, tanım olarak bu kelimeyi sözlüklerinde, hulk kelimesinden kasıtlı olarak türediğini göstermez. bir şeyleri saklamak işlerine gelir.

edit: bu benim bir topluluğa sunum yapmak için hazırladığım konu idi. not tuttuğum kağıtlar kayıp. dolayısıyla hafıza ve http://http://www.agdem.com... sitesinden başka kaynak kullanamadım.
devamını gör...
katip çelebi tanımı: ahlak, faziletler ve reziletler ilmidir. nefsi faziletlerle süsleme reziletlerden de arındırmadır
devamını gör...
ahlakın kökeni muhakkak ki metafiziktir. teolojik ahlakı bir tarafa bırakarak örnek vereyim.
islam'da ilk günah dogması olmadığı biliniyor: her doğan çocuk masumdur, özüne Allah'ın yerleştirdiği iyilik (ontolojik format) vardır. yani kişi müslüman olmasa dahi fıtrã® bağı sayesinde iyiyle kötüyü ayırt edebilme kabiliyetine sahiptir; bu kabiliyet bizzat Allah tarafından ona verilmiştir (talim'ul esma).

batı'da ahlakla ilgili klasik yargının iyiden iyiye kaybolması manidardır. bakınız, freud'dan tutun pek çok batı bilim insanı ve filozof, insanı 'ahlaktan yoksun bir hayvan' olarak tavsif ediyordu. şimdilerde hayvanların ve bebeklerin de ahlakı olduğuna dair bilimsel bulgulara kotarıyorlar.
maksat, 'ahlak sadece din kökenli değildir' demek. bilinçaltı bu. tabii ki bu karşı koyuşun muhatabı, ilk günah dogmasının olduğu, günahın sadece teolojik ahlakla giderileceğini savunan dinlerdir. *

biz, her doğanın masum olduğunu söyleyen bir dinin müntesibiyiz.


ilginçtir ki islam ahlakı salt cennet-cehenneme değil, içsel yargı mekanizmasına da atıfta bulunan ahlakã® ilkeler içerir.

birinci örnek:
--- alıntı ---
1649 - nevvâs ibnu sem'an (radıyallâhu anh) anlatıyor: "resã»lullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a iyilik (birr) ve günah hakkında sordum. bana şu cevabı verdi: "iyilik (birr), güzel ahlaktır. günah da içini rahatsız eden ve başkasının muttali olmasından korktuğun şeydir."
--- alıntı ---

yukarıdaki cümlede günah kavramını kötülük kavramıyla tebdil ettiğinizde hiçbir anlam kayması olmaz.

ikinci örnek:


--- alıntı ---
yine hz. peygamber'in insan doğasını okuyuşuyla ilgili ilginç bir hadis yer alır kaynaklarda: kendisine gelip "iyilik nedir" diye soran birine, "onu yaptığında içini ferahlatan, içinde huzur hissettiğin şeydir" der. aynı adamın "kötülük nedir" sorusuna verilen cevap da şöyle: "insanlar o konuda sana fetva verse de işlediğinde içinin bir yerlerini yıkıp viraneye çeviren şeydir." (ibn hanbel, 4/227)
--- alıntı --- * http://www.mustafaislamoglu...

sonuç: ''iyi, güzel ve asil olan her şeyin diğer adı islam'dır.'' *
devamını gör...
bu kavram üzerinden insanın içini rahatsız eden ve başkasının muttali olmasından korktuğu şeylerin kötü olarak adlandırılabileceğini söyleyen sözle karşılaşmak hoş bir tesadüf.

zira bu söz sayesinde, ahlak kavramının ne kadar manipülasyona, zorbalığa açık olduğunu daha iyi anlayabiliriz. sen birinin içini en saçma şeyle bile rahatsız hissettirebilirsin. toplum olarak saçmalığa zorladığınız bir insan, zorlandığı şeyi yapmadığı zaman elbette bundan dolayı rahatsız hissedecek ve bunu toplumun bilmesinden rahatsızlık duyacaktır.

dolayısıyla, "genel ahlak, özellikle de müesses islam ahlakı, insanların hayatının her bir alanına karışan, bilimsel ve akli delili olmayan, zorba, baskıcı, insanlara sosyal ve psikolojik zarar veren bir zemindedir; bu yüzden de insanların zihinsel dünyasına onulmaz yaralar, vicdan azapları, baskılar bırakmaktadır. ve tüm bu sebeplerden de, zararlıdır." diyebiliriz.
devamını gör...
sanıyorum islam hukuku ile islam ahlakı sap-saman misali birbirine karıştırılmış. hukuk, good-evil ekseninde değerlendirilemez. hukukun işlevi adalettir, iyilik veya kötülük değil. iyi ve kötüyü ayırt eden tek yargı, içsel yargıdır- ki bu da şüphelidir. ahiret günü her ne kadar iyi ile kötüyü ayrıştırsa (yevm'ul-fasl) da esasen iyi-kötü dikotomisini ifade etmez. (bkz: adl-i ilahi)

ben ahlakın hem fıtrã® hem ilahã® hem içtimaã® bir olgu olduğunu, vicdanın (kuran'ın tesmiyesi ile, habl'ul metin) da Allah ile insan arasında kopmaz bir bağ olduğunu ''biliyorum''. bu kâfidir.

''sen birinin içini en saçma şeyle bile rahatsız hissettirebilirsin.''
ahlakın öznel olduğunu belirtmiştim.

''toplum olarak saçmalığa zorladığınız bir insan, zorlandığı şeyi yapmadığı zaman elbette bundan dolayı rahatsız hissedecek ve bunu toplumun bilmesinden rahatsızlık duyacaktır''
ahlak hem ferdã® hem içtimaã®dir. yukarıda bahsedilen toplumsal ahlak, adı üstünde, toplumsaldır. ancak burada atlanılan bir detay var. alıntıladığım cümlede bahis ahlaktan ziyade, hukuktur; zira hukukun yaptırım gücü ve bağlayıcılığı (saçmalığa zorladığınız?) vardır.

öte yandan ahlak tarihseldir. (bkz: şer u men kablena), (bkz: maruf)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar