senhudai

senhudai
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 10794.8
  • Kayıt: 2011-04-09 22:51:00
  • En son giriş: 2018-05-17 03:01:05
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 7
  • Aktif Tanım: 4519
  • Açılan Başlık: 1249
  • Artı Oy: 13439
  • Eksi Oy: 1855
  • Alınan Artı Oy: 10017
  • Alınan Eksi Oy: 803
  • Alınan Favori: 78

senhudai - en çok favorilenen tanımları

kinder süt dilimi

içerisinde curacao (likörlü bir aroma) bulunduğuna dair söylentiler vardı. nitekim bugün bir arkadaşımın sorduğu soruya cevap vermişler ve curacao içerdiğini belirtmişler ya da kabul etmişler. yani uzak durmak gerek.

--- alıntı ---

sayın x,

öncelikle firmamıza gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz. kinder süt
dilimi vanilin ve curacao aroması içermektedir.
bilgilerinize sunarız.
saygılarımızla,
kinder türkiye

--- alıntı ---
devamını gör...

adamın gol diyor

şüpheli poziyona yönelik gol mü değil mi tartışmalarının yaşandığı esnada bir anda mahalleyi sessizliğe bürüyen ve tartışmanın yönünü değiştiren cümledir. bu söz, kendi takımını satan ya da "bakın ben adaletliyim" diyerek ucuz kahramanlık peşinde koşan veya düşük bir ihtimalle sonraki pozisyonlar için kendi takımına taviz hakkı doğurmaya çalışan oyuncununun "ben gördüm, gol o gol" deyişine yönelik söylenir. sebep her ne olursa olsun, adamın gol diyor lafının muhatabı olan tarafın eli kolu bağlıdır. çünkü mahalle maçları kuralları gereğince sonuç değişmeyecektir: gol.

1794 yılında üst üste 97 kez mahalleler arası futbol turnuvasını kazanan brezilya' nın aşağı somaçlar mahallesi takım kaptanı alberto dos aldair, "golün geçerli olup olmadığına dair tartışmalara nasıl son verilir" başlıklı yazısında kalenin belirleniş yöntemine dikkat çekmiştir. "yan direklerinden birisi kaldırımın bir köşesi, diğeri bir taş yahut park halindeki bir aracın tekeri ve üst direği göz kararı olarak belirlenen; gol çizgisi ise ekvator misali tamamen hayâli olan kalenin gol mü değil mi tartışmalarına gayet meyilli bir yapısı olduğu tartışmasız bir gerçektir. tartışmaların %34,45' inin üst direğin göz kararı belirlenmesi, %30,63'ünün yan kale direklerinin boyunun 15 cm' yi geçmemesi sebebiyle yaşandığı düşünülürse 'adamın gol diyor' uygulamasının pek de adaletsiz bir çözüm olmadığı görülmektedir.çünkü başka çare yok, varsa siz söyleyin ama yok işte mübarekler" diyerek uygulamaya destek vermiştir.
devamını gör...

inanır mısınız ben de ne çizdiğimi bilmiyorum sergisi

+ resimlerinizle vermek istediğiniz mesaj nedir?
- inanır mısınız ben de ne çizdiğimi bilmiyorum. bu sergiyi de zat...
+olağanüstü, muhteşem! "ben resimlerimin anlamlarını sanatseverlere bıraktım" demek istiyorsunuz yani.
- ya bakın ben aslında herkes kendi kafasına göre takılsın diye şe...
+böylesi dünyaya gelmemişti, müthiş! sanat toplum içindirden de öteye gittiniz, sanat herkesin kafasına göre takılmasıdır diyorsunuz.
- afferin lan, bu manyak oldu işte, benim felsefem oluversin, ehehe. laf aramızda annem sigortalı bir işte çalıştığımı sanıyor
devamını gör...

trivia crack

"2010-2011 sezonu şampiyonu hangi takım" diye soru soran oyum. "trabzonspor" dedim, yanlış olduğunu iddia ediyor. şu an siliyorum.
devamını gör...

bi insanın futboldan anlayıp anlamadığını bilmek

futboldan anlamanın da çeşitli dereceler var. misal, terim ile pep'in söz konusu alandaki seviyeleri herhalde birbirinden farklıdır.

karşınızdaki insanın terim seviyesinde futboldan anlayıp anlamadığını anlamak için ona en etkili defansın nasıl yapılacağını sorun. eğer cevabı "en iyi defans hücum yapmaktır, Allah ne verdiyse girişeceksin" derse en az terim kadar anlıyordur.

karşınızdaki insana, "takım kendi evinde 1-0 öne geçti, dakika 70, oyuna nasıl bir müdahalede bulunursun" diye sorun. "necip'i alır ön liberoyu ikilerim" diyorsa o adam beşiktaşlıdır, bilic travması yaşıyordur, ses çıkarmayın. o da geri çekilme yanlısı değil, alışkanlık.

karşınızdaki adama vuvuzelayı sorun. "ne alaka lan" diyorsa haklıdır, başka soruya geçin. vuvuzelanın direniş ve özgürlüğün simgesi olduğundan bahsediyorsa o adam şenol güneş'tir, muhtemelen yine fenerbahçe'ye karşı şampiyonluk mücadelesinde galip gelemeyecektir. siz yine de dizinin dibine oturun, bir şeyler kapın.

karşınızdaki adama bir de arda'yı sorun. "yıldız olsa barcelona'da oynardı" derse vurun, daha fazla acı çekmesin. "sponsorlar" derse sırtına kızgın demirle "beko" yazın, kendine gelsin. barcelona'nın bu futbol anlayışında rotasyon oyuncusu olabileceğinden bahsederse "hmm" deyip sıradaki soruya geçin.

son sorunuz kolektif futbol anlayışı üzerine olsun. bunun ne demek olduğu üzerine bir iki kelam edebiliyorsa en yakın halı saha maçına çağırın. edemiyorsa yalçın çetin'e sorsun, ömer üründül'ü en çok o dinledi, o bilir.



devamını gör...

vesikalık fotoğraf duruşu

düz yahut sağa ya da sola 45 derecelik açılarla yapılan duruştur. kafaya fotoğrafçının ufak dokunuşlarıyla ayarlar verilir ve en uygun açı yakalanır. fotoğraf neresi için olursa olsun bakışların vermek istediği mesaj gamsızlıktır. vesikalık duruşu gamsızlık duruşudur. başka hiçbir durumda kişi o pozu vermez.
devamını gör...

pkk ya tek laf etmeyen haşhaşiler

Allah'tan belalarını bulmalarını dilediğim haşhaşilerdir, her kimseler. aynı zamanda bunlara taviz verip dibimizde patlayan bombaların hesabını soramayanların da Allah belasını versin. pkk'yı bu kadar palazlandırıp bir dönem barış örgütü gibi lanse edenlerin de Allah belasını versin. apo kürtlerin lideridir diyenin de Allah belasını versin. apo ortadoğu'da türkiye'nin önünü açıyor diyenin de, apo artık yaşatmak istiyor diyenin de, hdp'yi akp olarak biz güçlendirdik diyenin de Allah belasını versin.
devamını gör...

starbucks

alkol satışlarına amerika'da başlayacaklarmış. türkiye ile ilgili bir durum yok henüz, muhtemelen de o topa girmezler. gayet iyi kahve yapıyorlar. bir filtre kahve her yerde ortalama 5-6 lira, orada da. n'apak? kahve dünyası iyi de biz mi gitmedik.

bu arada starbucks'a daha alkol satmadan gösterilen tepkinin onda birini mado'ya gösteremeyen en dindar muhafazakar islamcı best müslüman kardeşlerimize teessüflerimi sunuyorum. mado'nun özellikle ege şubelerinin alkollü tiramisuları çoh iyi di mi? ha siz özellikle alkolsüz sipariş edip mi yiyonuz, e ama aynı yerde alkollüsü satılıyo? ha o mado... tamam.
devamını gör...

meybuz vs algida carte d or selection meyve şöleni

edebiyata lüzum yok. meybuz her türlü döver. biz burada fiyat/performans oranını baz alıyoruz. meybuz 10 kuruş, 35 ml. carte d or meyve şöleni 10 lira 900 ml. meybuzun litresi yuvarlarsak 2 lira 86 kuruş yapar. carte d or'un litresi ise 11 lira 11 kuruş. fiyat böyle. ya performans? susuzluk halinde meybuz ve carte d or'dan alınan haz hemen hemen aynı. hatta 900 ml carte d or'u tek seferde gömmeye kalksanız azalan marjinal fayda yasası gereği zevk bir anda işkenceye döner. halbuki 35 mllik meybuzlardan bir tane, bir tane daha, hadi bir tane daha derken hararet zaten etkisini yitirir ve daha fazlasına lüzum olmaz. bir de açık olalım, çocukken cebimde 10 lira olsa, carte d or'a sadece bir bakış atar, meybuzu yapıştırırdım.
devamını gör...

sütlü nuriye

cevizli baklava tatlıların padişahı ise sütlü nuriye de valide sultanıdır. güllaç padişah kızı, fıstıklı baklava şehzade, kadayıf sadrazamdır.

tulumba da yeniçeri.
devamını gör...

intikam temalı güney kore filmlerinin çok insafsız ve vicdansız olması

gece gece bir yenisini daha izlemeye hazırlanırken farkına vardığım durum. kişisel oldu ama bunu genele yaymak da boynumun borcu.

şimdi burada isim verip merakınızı uyandırmak istemiyorum. çok sayıda intikam temalı kore filmi izledim, izlemeye devam da ediyorum. ve şunu söylüyorum, Allah kimseyi bunların eline düşürmesin. çok fena alıyorlar öclerini. vicdansızlar, en az ışid kadar. hatta terazide tartsanız bunlar birkaç gram daha ağır gelirler.

benim için problem yok, birkaçı sınırlarımı çok zorlamıştı o kadar. onun dışında izlerken zevk alıyorum. ama eğer kan man tutuyorsa, izlemeyin. çiçekli böcekli filmleri de var, onları izleyin.
devamını gör...

dantel ve örgüden duvar süsü yapılan karanlık dönem

aha kastettiğim bu:

benim yaşımdakilerin ilk ve ortaokul çağına denk gelen dönem. karanlık çünkü evlerden iş eğitimi derslerine bulaştırılmış, her iş eğitimi dersinin ödevlerinden birisi olmuştur. bu virüs tüm mahalleye, mahalledeki tüm binalara, binalardaki hanelere ve her hanedeki tüm odalara yayılmıştır. bizim evde halen var bunlardan. nerden geldi, ne zaman geldi, sınırlardan içeriye hangi anne soktu bilinmez. paranın dolaşım hızını üçe-beşe katladı zamanında. neyse ki beş-on sene önce popülaritesini kabetti.
devamını gör...

vay seni vay vay

çekirge'siyle bir dönemin sünnet düğünü kınalarının gayr-i resmi şarkıcısı olan oğuz yılmaz'ın şarkısı. nakarattaki "vay" lar sonsuza ıraksıyor gibi olsa da güzel şarkı. kendisi türk müziğindeki o alanı ankaralı namık ve hasan yılmaz gibilerine bırakmayacağıdı.

http://tinyurl.com/oqhwnko
devamını gör...

lokum vs jelibon

lokum alır.

ama şu var, belli başlı üç beş jelibon markası bu işi götürüyor, millet de alıp afiyetle yiyor. lokumda öyle değil. kalite aralığı çok geniş. bazıları dişleri kökünden söküyor. ama bazı lokumlar da lokum gibi. o sebeple iyi bir lokum jelibonun ağzını burnunu kırar.
devamını gör...

2 liralık bozuk parayı 3 liraya emanete bırakmak

girdiğim 726. ösym sınavı öncesi mecbur kaldığım eylem. bu ösym sınavları hakikaten zihin açıyor. girmeseniz de başvurun, öyle ehemmiyetli. işbu sınavlarda birkaç yıldır kimlik ve giriş belgesi dışında bir şeyi içeriye almıyorlar. bozuk para da buna dahil. tabii bu yasağı aşmanın çeşitli yollarını bulanlar var. fakat ben ve benim gibi her işini legal bir şekilde, devletin koyduğu kurallar dahilinde yapmaya çalışanlar, ceplerindeki 1 kuruşluk metal parayı bile içeriye sokmuyorlar.

dediğim gibi, bu sınavlar beyni temizliyor, orada hata ayıklama işlevi görüyorlar. 7 eylül 2014 yds sınavı da bu açıdan önemli. cebimde 2 lira vardı, bıraktım emanete. çıkışta 5 liralık banknot verdim, emanetçi 2 liramı ve 5 liradan kalan 2 liralık para üstünü verdi. temiz temiz attım cebe, hiç ötesini düşünmedim. mis gibi. zaten dağ başına vermişler sınav için, etraf komple orman. nefes aldıkça o oksijen bir yanıyor içerimde göreceksiniz. ben böyle yanış görmedim. arada uçan bir lirayı kesinlikle düşünmedim. halen de düşünmüyorum. buhar olan milyonlar var, benim bir liram gitmiş çok mu? hiç...
devamını gör...

torunlar gyo inşaat asansörünün zemine çakılması

sebep olanların yatacak yerleri yok. bu kadar.

tesadüf falan değil. soma, çöken köprü, yanan çadır, düşen asansör. işçi canının bu kadar ucuz olduğu başka bir memleket yok. sebep olanlar, ihmali olanlar nasıl olsa ceza falan almayacak. o yüzden en derinden beddualarım onlara. bu ve buna benzer hadiseleri siyasi malzeme yapanların da "bu tür kazalar her yerde oluyor, bu da mı devletin suçu" diyenlerin de canı cehenneme. kusura bakmasınlar.

ulan şu dindar paralıların verdiği zararın onda birini dinsiz bildiklerimiz veremedi. inşaatın kaymağını yiyorsunuz, alamadığınız ihale, kazanmadığınız para kalmadı. azıcık da işçine sahip çıksan servetin mi bitecek? inşaatınız batsın sizin, uyduracağınız kılıfta boğulun.
devamını gör...

hoşlanılan kızın babasına söylenebilecek alternatif sözler

- selamun aleyküm, siz hoşlanılan kızın babası olmalısınız
+aleyküm selam, sen kimlerdensin?
- hoşlanılan kıza açılamayangillerden.
+değişik bi sülaleye benziyor.
- sizden değişik olmasın ama dedem 47 yaşında açılmış babanneme.
+bak sen...
- evet yaa... 25 yıllık evlilermiş...
+bunları bana niye anlatıyorsun delikanlı?
- hiçç... belki şurda hoşlanılan kıza açılamayan bir damat adayı vardır...
+ama gelip babasına açılabiliyor öyle mi?
- açılmak demey...
+belki şurda bir kör kurşunlu av tüfeği vardır
- yoktur, yoktur
+vardııır.!
devamını gör...

fethullah gülen çatısı

(bkz: yav he he)

yıllar yılı merkez parti edebiyatı yapıldı. bu edebiyat üzerinden oy devşirildi. birisi yeri geldi ülkücüsüyle en koyu milliyetçi oldu, yeri geldi "benim kürt kökenli vatandaşlarım" diyerek gönül almaya çalıştı. sol kökenli isimleri partiye katarak solun güvenini kazanmak istedi, laikliğin öneminden dem vurup sinelere işledi. milli görüşle arayı bozmamak için azami gayret gösterdi. en son sağın önde gelen, bir zaman önce kendisine meydanlarda hakaretin en alâsını eden adamları partisine kattı. hâl böyle iken, birilerinin çatı meselesine kafayı bu kadar takması garip. bunun en babasını yıllardır akp yaptı, hiç kimsenin gıkı çıkmadı.

bugün chp ya da mhp, bu cenahın insanları cemaat destekçisi falan değil. hükümet yalakalarının vicdansız saldırılarına karşı savunma ihtiyacı hissediyor olabilirler. ama bu durum, mutlak doğru olarak akp'yi ve akp'li olmayı kabul edenlere tuhaf geliyor. çünkü onlara göre tek gerçek o: akp. yani bir mhp'li doğru bir şey söyleyemez, bir chp'li doğru adım atamaz. göğsünde ampul rozeti olan adam yanlış yapmaz, ama 3 hilalse ya da 6 oksa, aynı adam aynı şeyi de yapsa yaptığı yanlıştır.

gül'e edilen lafları, "akp'yi satsa da ona da sövsek" diye bekleyen sırtlanları unutmuş değiliz.

devamını gör...

eski fotoğraf albümü vs instagram

acı bir versus. her yeni teknolojinin bir öncekinin katili olduğunu bizlere gösteriyor. eski fotoğraf albümlerini elbette bilirsiniz, her sayfasına arkalı önlü fotoğraflar yerleştirilir ve evin bir köşesinde muhafaza edilirlerdi. envai çeşit fotoğraflar yer alır, kendi içerisinde kategorilere ayrılırdı. köy, oğlanın sünneti, kızın bebekliği, askerlik şeklindeki örnekleri çoğaltmak mümkün. dijital makinelerin ve bilgisayarların yaygınlaşması ile albümlerin de devri bitti. tabii albüm derken bildiğimiz manada, elle tutulur, bir hacmi olan albümleri kastediyorum. yoksa facebook'da da fotoğraf albümü var, twitter'da da, instagram'da da. gel gelelim bunların bir ciddiyeti yok. yani eski bir albümdeki fotoğrafı kolay kolay yırtıp atmazsınız. sünnet düğününüzden kalma yahut başka türlü utandırabilitesi olan fotoğraflarınızı yanlış ellere geçmesin diye kaldırır atarsınız belki. ama bir instagram'daki kadar seçici değilsinizdir. hem orada bir resmi çat diye acımadan silerbilirsiniz fakat albümdeki resimler için bu o kadar kolay olmaz.

eski fotoğraf albümleri bir başkadır, instagram bir başka. ilkinde efekt seçeneği yoktur mesela, en fazla bir tarafı yanmış bir fotoğraf vardır, ya da bir resimde herkesin gözleri kırmızı çıkmıştır. bazen de fotoğraf makinesinin ipi karışmıştır poza. ama instagramda fotoğraftakileri olduğundan farklı gösteren her şey mevcuttur. ip yoktur, yanık film yoktur.
devamını gör...

turgay güler den ekrem dumanlı ayarı

hayâl ayar. zira ekrem dumanlı "bırakın yargı işini yapsın" demiş. evet, önce yargıyı bırakın demiş. peki bıraktılar mı? hayır. kimini sürdüler, kimini görevden aldılar. şimdi de turgay güler, o sözü referans gösterip bırakın yargı işini yapsın demeye getiriyor. kendince de ayar verdiğini zannediyor. ama bilmiyor ki o çapta biri değil.

--- alıntı ---

ergenekon yerine "paralel" koydum.
cuntacı yerine de "polis".
hepsi bu.

--- alıntı ---

şimdi o da paralel yerine "yolsuzluk ve akp" yi, polisler yerine de "bakan ve bakan çocuklarını" eklesin, yazıyı öyle okusun. hatta biraz yiğitse öyle yayınlasın. bakalım anlayacak mı... ya da anlasa da kızaracak mı mesela.
devamını gör...

hakan şükür

birilerinin sayesinde adam olduğu iddia edilen milletvekili, güzel insan. yirmi sene önce de adamdı, şimdi de adam. bunu kimseye borçlu değil. hele ki paçalarından ego fışkıranlara hiç değil. hakan şükür'e bile bunu reva gördünüz ya, ne desek boş...

vakti zamanında dünyanın yuvarlak olup olmadığı üzerinde neden bu kadar çok düşünmüşler, anlamak zor. halbuki çok belli değil mi, yuvarlak işte.
devamını gör...

ekşi sözlük

yeni formatlarında siteye girince default olarak "dünün en beğenilen entryleri" çıkıyor solda. açıkçası, sırf eleştiri olsun diye değil de, bu adamların beğeni anlayışı cıvık beyim afedersin. bir-iki tanesine anca "iyiymiş" dersiniz. ben elbette ekşi'de herkes kötü yazıyor demiyorum ama bu adamların beğeni anlayışı kötü hacı abi. mesela dünün en beğenilen entrylerinden birisi "alman futbolcuların kız arkadaşları" başlığına verilen linkler... bu mu yani.
devamını gör...

bizim radyo

104.4 frekansından yayın yapan radyo kanalı.

http://www.bizimradyo.fm/

yıllar önce öss'ye hazırlanırken geceleri bu radyoyu dinlerdim. yayından ziyade, 5-10 saniyelik jenerik müzikleri için... sonradan onu kaldırmışlar ama ben arada açıp halen çalacak mı diye bekliyorum. zamanında radyoya mail de atmıştım, "abi sizin şu eskiden çaldığınız müziği jpeg formatında bana bir gönderiverin" diye ama cevap atmadılar. o müziği bulacağım. şu an hâyal meyâl hatırlıyorum. biliyorum kavuşsak o eski tadı alamayacağım ama yine de bu hasretin vuslat olması lazım.
devamını gör...

x y ve 386 diğer kişi bunu beğendi

facebook'dan bir uyarı cümlesi. mesela bir fotoğrafı kaç kişinin beğendiğini fotoğrafın altında yer alan bu cümle ile aktarıyorlar. bu sayı senin benim gibi adamlarda 3-5 olurken cinsiyete bağlı olarak 300-500 de olabiliyor. bende teyzen beğendi yazar, halan beğendi yazar. ayda yılda bir kere bunlara ilkokuldan sonra hiç görüşmediğim bir arkadaş daha eklenir ve üç olur. bazen de hünkar beğğğ... neyse yapmadım. ama kızlar arası dayanışması, kalkışması ve fotoğraf paslaşması diye bir organizasyon var. onlar çok fena çalışıyorlar. benim gözlemim bu. bizim bir arkadaş sayıyı 10'a tamamlamak için fake hesap açadursun onlar üç haneli sayılara bir saatte ulaşıyorlar. 386 ne lan, benim arkadaş listemde 17 kişi var zaten...
devamını gör...

19 eylül 1990 trabzonspor barcelona maçı

kupa galipleri kupası birinci tur maçı. saat 15.30' da oynanmış, ilginç. o yüzden kaçırmışız demek ki...

trabzonspor'un maç içerisindeki kadrosu:

levent zorluer; şeyhmuz suna, ogün temizkanoğlu,kemal serdar, mehmet soykök; soner boz, ünal karaman, lemi çelik, orhan çıkrıkçı; hamdi aslan (ismail gökçek 75'), milonja dukic

iken barcelona'nın teknik direktörü, johan cruyff

trabzonspor bu maçı 68. dakikada hamdi aslan'ın attığı gol ile 1-0 kazansa da 3 ekim 1990'daki rövanşı 1-0 öne geçmesine rağmen 7-2 kaybetmiş ve kupadan elenmiş. hakem macar, bu iş şaibeli hacı, görmedim ama tahmin edebiliyorum...
bu elemeyle birlikte 1976'da şampiyon kulüpler kupasını kazanan liverpool'a elenen trabzonspor, 1990 yılında da kupa galipleri kupasında final oynayan barcelona'ya eleniyor. bu sene de uefa'yı kazanacak olan juventus'a elendik...
devamını gör...

twitter

engelleme biraz daha katılaştırılmış. fakat bazı dnsler hâlâ işe yarıyor.

216.87.84.211
23.90.4.6

not: ak parti' liler de kullanabilir.
devamını gör...

kredi derecelendirme kuruluşları

ülkelerin, şirketlerin ve diğer ekonomik birimlerin kredibilitesini ölçen; bir başka deyişle borçlunun borcun ana para ve faizini zamanında ödeyip ödeyemeyeceğini ya da ne kadar ödeyebileceğini nicel ve nitel olarak değerlendiren, not veren kuruluşlardır. dünya' da üç büyükler olarak bilinenleri -ki onlar fitch, s&p ve moody's- pastanın %95' ini yerler.

öyle adamlardır ki bunlar, en az bir yıllık diye ilan ettikleri notu ayda üç kere değiştirebilirler. tahmin. yersen.
devamını gör...

eğer dürüstse parlamentodan da istifa etsin

neresinden tutsanız elinizde kalan ama alışılan başbakan üslubundan dolayı şaşkınlıkla karşılanmayan başbakan sözü. artık kendisini körü körüne destekleyenler de üslubu biraz abartılı sevmiş olacaklar ki, aslında onun ima etmediği şeyleri bile "ooo, bak bunu da şuna dedi" tadında düşünüp saçmalıyorlar. mesela bugün sözlükten biri, başbakanın "terörist" kelimesini cemaate yönelik söylediğini iddia etti. yani iş o kadar gitmiş artık, düşünün. adam o kadar uçmuş. bu arada başka partilerden, mesela chp' den ak parti' ye transfer olan milletvekillerine kollarını açarken dürüstlükten bahsettiğini duyan oldu mu, zannetmiyorum. yazık. hakan şükür gibi bir adamı dürüst olmamakla suçlamak, ayıp.
devamını gör...

diyanetin download fetvası

bu adamların ne kazandığı bana çok düşmez de inananın kazanacaklarını zaten kazanıyorlar. hatta korsanı onlara da yarıyor. korsan ne onu da anlamıyorum ya neyse. diyanetin bu fetvasında tekel konumdaki firmalar göz önnde bulunduruldu mu çok merak ediyorum. ya da bu bilişim meselesine ne kadar hakimler acaba... mesela microsoft, mesela microsoft' un ürünleri. yıllarca bilgisayarlarda windows dayatması yapıldı, istesen de istemesen de o bilgisayar windows ile geldi. daha yeni yeni free dos makineler satılıyor. ya da office programları. öyle bir piyasa oluşturulmuş ki bunlara, bunları kullanmaya mecbursunuz, kullanmazsanız işinizi göremiyorsunuz. ikame edecek başka bir ürün yok. ortaya çıkanlar tam randımanlı çalışmıyor. tam bu noktada office' in korsanını kullanmak bu adamların da işine geliyor aslında. ürünlerinin "tek" olma özelliği devam ediyor.

müzik olayını da hiç anlamıyorum. mesela youtube' da resmi videolar var. yani sanatçı ya da albüm şirketi açmış hesabı, koymuşlar şarkıyı oraya. şimdi ben buradan dinlediğimde suç ya da günah olmayacak anladığım kadarıyla. ama bunu indirince sıkıntı mı olacak? youtube' dan video indirmenize yarayan bir sürü yasal program ya da tarayıcı eklentisi var. ben onunla indirsem, videoyu da yine yasal bir programla mp3' e çevirsem problem olacak mı? olacaksa bu işte bir yanlışlık var, çünkü takip ettiğim adımlarda illegal bir durum yok.
devamını gör...

pedro proenca oliveira alves garcia

10 aralık 2013 galatasaray juventus şampiyonlar ligi maçını yöneten ve yönetmeye devam edecek olan portekizli hakem. zannediyorum bugünkü maçın ilk 32 dakikasını pedro proenca yönetti, devamını da oliveira alves garcia yönetecek. adam bildiğin maçı erteledi. 50 küsur bin seyirciyi sallamadı, gitti. çizgileri göremeyip hata yapmaktan korkmuş. isminden 3 futbolcu, 4 teknik direktör, 8 tane de yan hakem çıkıyor ama bir maçı tamamlayamadı.
devamını gör...