derviche moderne

derviche moderne
(Admin)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 64664.8
  • Kayıt: 2011-04-08 21:43:00
  • En son giriş: 2018-06-20 16:22:21
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 30
  • Aktif Tanım: 19289
  • Açılan Başlık: 7934
  • Artı Oy: 109052
  • Eksi Oy: 4930
  • Alınan Artı Oy: 65949
  • Alınan Eksi Oy: 2971
  • Alınan Favori: 720

selfie çekerken kelebekler vadisi uçurumundan düşen yedi aylık hamile kadın

çok yazık olmuş, ne için ve ne işin var be abla oralarda resim çekiniyorsun? hadi senin basiretin bağlandı, o yanındaki dallamanın hiç mi aklı yok da zerre tedbir almadan müsaade ediyor veya seni böyle şeylerden men etmiyor ki. yahu sen yedi aylık hamilesin; miden bulanır, başın döner, halsizleşirsin, fenalaşırsın, bayılırsın...

birkaç ay evvel ülke gündemine oturan poz vereyim derken kaleden düşen urfalı adam'ı akıllara getimiştir istemsizce. işte insanoğlu asla ders edinmiyor çünkü nisyan ile malul edilmiş yaradan tarafından ve bu ona hep hatırlatılıyor çeşitli acı vesilelerle. düşünün ki görselliğin, iletişimin bu kadar yaygınlaştığı bir çağda bile o kadar örnek vaka varken insanlar ibret almaktan halen ne kadar uzak.
devamını gör...

dolar kuru

yastık altındaki dolarların bozulmadığına, dolayısıyla büyük oyunun da bozulmadığına işaret ediyor. doldur boşalt ile sabit tutulmaya çalışılıyor ama arkası boş olduğu için yemiyor tabi. hayret! halbuki ekonomimiz ilk çeyrekte yüzde 7,4 büyümüştü, hay Allah. ne oldu yani şimdi, üç hafta önceki faiz arttırımı vatandaşa kol gibi kazık olarak saplandı. merkez bankası ile hükümet inatlaştıkça, vatandaşın canı yanıyor. gerçi bizim vatandaşın umrunda mı? adam maaşını türk lirasından alıyor sonuçta, dolar bin lira olsa ne fark eder onun için.

seçimde istenilen sonuç elde edilirse, zaten atı alan üsküdar'ı geçeceği için büyük devlet olmaya ve dünya ekonomisine yön vermeye devam edeceğiz. seçimde hayalkırıklığı yaşanırsa da, bakın gördünüz mü hükümet değişince ne oluyormuş denilecek. iki ucu dışkılı değnek...
devamını gör...

bakanlık öğretmenlere dört yılda bir bilgisayar verecek

oy için kimlere göz kırpılmadı ki?
önce imamlar ve müezzinlere kadro dillendirildi, sonra hakim ve savcı sayıları arttırılacak dendi, ardından uber yasaklanarak taksiciler ihya edildi, doktorlara muayene esnekliğinden bahsedildi, esnafa vergi sözü verildi, polise ek mesai ücretlendirmesi, emekliye iki bayram ikramiyesi, çiftçiye müthiş hibeler, girişimciye geri ödemesiz destek, muhtarlara hayal edemeyecekleri ödenekler...
sıra elbette en yoğun memur nüfusu olan öğretmenlere gelecekti ki geçen hafta atama sayıları yükseltildi, zaten bir süredir ek kurs imkanları da genişletilmişti, şimdi de bilgisayar vaadi!

babasının parası ya, dağıtır tabii. vatandaş ne diye çalışıyor, böyle şeyler için. koskoca kutsal meslek erbabı öğretmenlerimiz asgari ücretle geçinmeye çalışırken bir de bilgisayar mı alabilir? akademik ve kültürel çalışmaları yoksa nasıl yapacaklar, helal olsun...
devamını gör...

hevesi kaçmış yazar

değerli bir yazar çeşididir, insanı düşünmeye sevk eder ve düşünebilmenin önemini hatırlatır. yaratıcı gerekçeler bulmak konusunda mahirdir, dahası bunlara başkalarını inandıracak kadar azimlidir. çözüm üretmek ile mazeret oluşturmak arasındaki ince fakat samimi çizgide yürür. hevesinin kaçtığını söyler ki herkes bilsin ve ister ki yalnız olmasın, takdire şayan bir dayanışma ruhuna sahiptir. üzülmemelidir, hevesi kaçtığı yerden geri çıkarılır. benim sevgili yazarımdır, şimdilik fakat halen...

(bkz: rastgele butonu)
devamını gör...

28 yaşında tifüsten ölen padişah

13 yaşında tahta çıkan, annesinin yönlendirmelerinden birkaç yıl içinde kurtulan, babasının onlarca akrabasını paranoya ile öldürmesinin tesiriyle kardeş katlini pratikte kaldırıp yerine mantıklı bir şey getirmeyerek hata yapan, sultanahmet camii ve külliyesini yaptıran, aziz mahmud hüdayi’nin müridi olan sultan birinci ahmet’tir...
devamını gör...

siyaset

abartmıyorum, hayatın her anında gereklidir. yalnız olduğunuz anlar da dahil olmak üzere yemek yerken, iş yaparken, çay içerken, film izlerken, sohbet ederken, kıyafet seçerken, tokalaşırken, telefonda konuşurken, araç kullanırken... siyaset içselleşmediği müddetçe eğreti durur ve üzerinizde sırıtır, yaşam tarzı olarak benimsediğinizde ise kişisel gelişime pozitif katkı sağlayacak bir içtimai pratiktir. kişiliğinizi sunma, tarzınızı yansıtma, meziyetlerinizi geliştirme, nezaketinizi gösterme, düşüncenizi belirtme, tebessüm etme gibi birçok noktada siyasi bir duruş aslında farkında olmadan zaten sergilersiniz. en azından bunun kendiniz ve muhataplarınız adına etkili ve faydalı olmasını sağlamanın zararı yok. siyasi davranmak, samimiyeti veya ciddiyeti yok etmez ve geçersiz kılmaz bilakis sağlam bir kişiliğiniz varsa daha değerli hale bile getirebilir...
devamını gör...

bican efendi

1920 sonrası yeni yeni gelişme gösteren türk sinemasının ilk ele göze gelir eserlerinden biridir. kurgusal karakter olarak karagöz ile charlie chaplin arasında yer alır, bu iki tiplemeyi andırır.

karakterin oluşum safhasında giyim-kuşam, hal-hareket, meslek değiştirme gibi konuşardan şarlo'ya öykünüldüğü açıktır zaten ama illaki geleneksel bir tarafı bulunması amaçlanarak meddahın en bilindik karakteri karagöz'den de olaylara yaklaşım ve patavatsızlık bakımından esinlenilmiştir.
devamını gör...

alternatifsizlik

alternatif üretmeye kapı açar eninde sonunda. öte yandan alternatifsizlik maalesef kötüdür, kaliteyi yükseltme motivasyonu alternatifsiz şey için geri planda kalır. bu durum hem o şeyi oluşturan hem de içeren kişilerde atalete ve rehavete sebep olabilir.

dünya sözlük bunun için güzel bir örnek teşkil eder, her iki yönüyle de. diğer sözlüklerin yanında temiz ve seviyeli kalmayı düstur edinmiş olarak bir alternatiftir, çoğu kişilerce tercih edilme nedeni budur. ancak diğer yandan küfürsüz başka bir sözlük olmadığı için alternatifsizlik illeti üzerinde hakimdir, herhangi bir rekabet edebileceği benzer minvalde sözlük olmaması onu kalite-seviye çizgisini sabit kılmak adına kendi iç dinamiklerine mecbur eder. keşke benzer konseptte bir sözlük daha kurulsa, benzer bir kitleye hitap eden bir sözlük daha olsa, mesela ihl sözlük güçlü biçimde geri gelse, sözlükler arası yazar geçişleri ve hatta istatistiksel mukayese ortamı oluşsa. böylece hem aidiyet duygusu gelişecektir, hem umulmadık etkileşimler gerçekleşecektir, hem de üretilen değeri benzer bir mecra üzerinden versus etme imkanı doğacaktır.
devamını gör...

8 temmuz 2018 ankara zirvesi

e-yds için ankara'ya gidecek olmamdan ötürü, buradaki arkadaşlarla zirve yapmak için kovaladığım fırsatın yıllar sonra gelmesiyle ortaya çıkan zirvedir. saat olarak 17:00 diyoruz yani sınavdan hemen sonra, mekanı oralı arkadaşlar belirler. öte yandan, beni otogardan sınav merkezine nasıl gidebileceğime dair yönlendirmenizi rica ediyorum. katılmak isteyen ankaralı arkadaşları beklerim, katılım geniş çaplı olursa açıkçası memnun ve mutlu olurum.

katılımcılar:

derviche moderne
paul atreides
arizona kertenkelesi
daikichi
infinitum
puskuut sutebatar
cayisallama
devamını gör...

17 haziran 2018 yenikapı mitinginin iptal olması

bugün 16:30'da marmaray'a bindim, normalden daha yoğun değildi yenikapı yönüne gidiş kısmı. fakat ellerinde bayraklar olan, parti flamaları olan gruplar görmüştüm yine de. öte yandan tepede ne helikopter var, ne de çalışma odama kadar gelen herhangi bir hoparlör veya kalabalık sesi. şu ana dek katıldıklarım da dahil hiçbir yenikapı mitinginde böyle bir heyecansızlık ve hareketsizlik müşahade etmemiştik. velhasıl bu faktörlere rağmen mitingin iptal olduğunu sanmıyorum ama kısa kesilebilir belki, olduysa da yağmur gerekçesiyle olduğunu sanmıyorum açıkçası. ak parti'nin bu seçim sürecindeki miting sayıları ve seçim yatırımları öncekilere nisapetle epey derecede kısıtlı ve sönük gidiyor, belki de dikkati ve kuvveti başka noktalara kanalize etmişlerdir. seçim stratejisi her zaman görünürde ve insan odaklı olmayabilir, bunu son on beş yılda çeşitli örneklerle gördük...
devamını gör...

tadelle

gimdes helal gıda marketlerinde satılan, sertifikası olan en kaliteli türk çikolatası. dikkat ediniz; her tadelle helal sertifikalı değil, sadece buralarda satılanlardan bahsediyorum. evet, ikisi ayrı üretiliyor maalesef artık diğerlerinin içeriğinde uygunsuz ne varsa...
devamını gör...

kopyalama merkezi

copy center olarak tabelalarda yer bulur genellikle, sanki ingilizce seviyemiz müthişmiş ve buna çok ihtiyacımız varmış gibi. isminin böyle merkezli falan afili olduğuna bakmayın zira icra ettikleri şeyler şey çıktı almak, fotokopi çekmek, baskı yapmaktan ibaret.
devamını gör...

e-yds

istanbul'dan her ay on binlerce talep mevcut olduğu halde ısrarla sadece yüz kadar kontenjan açan ve geri kalanları ankara'ya yönlendiren sistem. neden? çünkü on bin kişi ankara'ya giderken uçak veya otobüs bileti alacak, yolda harcamalar yapacak, ankara'nın ekonomik sistemine ister istemez dahil olacak böylece.
öte yandan sistemde çok büyük ihtimalle ciddi bir usulsüzlük de yapılmaktadır, mesela sistem açıldıktan saniyeler sonra bile tıklasanız istanbul'da yer kalmadığını görürsünüz. saniyelerden bahsediyoruz, birkaç saniyeden ve ne ilginç ki her yer dolmuş oluyor hatta şöyle bir yazı çıkıyor: ''istanbul için talepler dolmuştur, ödemeler alınmaktadır.''

maalesef burası türkiye, biz sisteme anında girdiğimizde bu yazıyı görüyorsak o kontenjanın sistem açılmadan birkaç dakika önce doldurulduğunu tahmin edebiliriz. haram zıkkım olsun!
devamını gör...

suya dalan karabatağın çıkacağı yeri tahmin etmek

kişiye deniz havasını içine çekerken aynı halde göz takibi, zaman algısı, tahmin yeteneği, yön tayini, dikkat derecesi gibi soyut bazı becerilerini test etme imkanı veren asosyal bir aktivite. ortamda birden fazla karabatak varsa ve biraz düşüncelerden uzaklaşmaya ihtiyaç duyuyorsanız şahane bir deneyim...
devamını gör...

sait çiftçi devlet hastanesi

mekan olarak bulması oldukça kolay bir yerde konumlanmış, işe giriş için gerekli heyet raporları için istanbul'da en çok tercih edilen hastanelerden biridir. bilhassa türk hava yolları'nda işe başlayacak olanların sıklıkla tercih ettiği bir hastanedir, işlemler birkaç saatte biter zira hiçbir doktor ahım şahım bir muayeneden geçirmez. gerçi türkiye'de hangi bürokratik işlem böyle değil ki sağlık noktasında...
devamını gör...

çifte bayram

bayram öncesi millete kredi kakalayıp kendine esir etmek isteyen bankaların usanmak bilmeden kullandığı slogan!
sanki hibe ediyor parayı adiler, otuz altı ay vadeli bayram kredinize kızgın develer tükürsün...
devamını gör...

önünde iddialı laflar yazan tişört

geçen gördüm bunlardan bir tane, üzerinde ''make your own world'' yazıyordu. neresinden tutsak saçma, kendi dünyasını yapabilecek olan kişi kendi tişörtünü yapamadığı gibi ilhamı bile tişörtten alıyor. ama hakkını yemeyeyim, karın bölgesinde mülkiyetini edindiği kendine has bir dünya yapmıştı tişörtü giyen 25-30 yaşındaki eleman. boşuna göbekli insanlara yarım dünya denmiyormuş...
devamını gör...

feel special

modernite ve kapitalizm ile hayatımıza giren bir dürtü, herkes içinden fısıldayan ''özel hisset!'' sesine kulak veriyor ve her şeyi müthiş hızlı tüketen bir toplum bulaşıcı popülist kültürün esiri haline geliyor.
halbuki bu şekilde özelden ziyade çok daha aynı kişiler ortaya çıkıyor.
devamını gör...

bayburt

abd'de bazı yarım milyonluk şehirlerde bile havaalanı yokken, bayburt'ta kim havaalanı kullanacak da bu fetişizm bu kadar minik ve çevre illere yakın bir şehirde bile kendine ortam bulabiliyor?
nereden çıktı bu havaalanı takıntısı, lüzumsuz masraf olduğu bilinirken medeniyet nişanesi gibi sunma ilginçliği acaba.
efendim, biri ''ihale'' mi dedi? ne, ''rant'' mı? abartmayın canım siz de...
devamını gör...

akp fetö ile iyiyken fetö'ye sövüp akp fetö ile savaşırken fetö ile iyi olanlar

yordam açısından başarısız, dolayısıyla isabetsiz tespit...

ak parti'nin fetö (o zamanki ismiyle cemaat) ile iyi olduğu zaman onlara söven hangi cenah şu an fetö'yü sahipleniyor ki? chp mesela fetö'yü savunuyor mu şu an, kurumsal olarak darbeyi haklı mı gördüler? şimdi kalkıp da kapalı kapılar ardında falan diye argüman geliştirmek zaten saçma olur zira kapalı kapılar ardına bakacaksak tüm kapıların ardına bakmak gerekir ki o durumda bundan en çok ak parti zarar görür. hem vaktiyle fetö'yü devlete musallat edenler bunu kapalı kapılar ardından da yapmadılar, aleniydi her şey ki halen fetöcü şüphesi taşıyan isimlerin vekil adayı veya bürokrat yapılması falan da tüy dikmek oluyor.
devamını gör...

individuum

sanırım latin dilinde atom manasına geliyor, atomun da esas parça olmasından hareketle nerdeyse tüm batı dillerinde birey manasındadır.
devamını gör...

ateşin çıtırtısı

aramıza kısa sayılabilecek bir süre önce uludağ sözlük’ten gelerek katılmıştı. buradaki yazarlığa öyle bir giriş yaptı ki “acaba hep mi buralarda idi?” sorusu oluşmuştu zihinlerde, öylesine bizden biri gibiydi. moderasyona kendisini dahil ettiğimizde birkaç aylık değil de birkaç yıllık emektarmışcasına hızla uyum sağladı, benimsedi hem grubu hem görevi. benimsemek her daim yetmiyor bir sorumluluğu mükemmel taşımak için, yapamasa da sorun değildi ama öyle bir özveri ve hüsnüzan ile destek verdi ki diğer arkadaşların motivasyonu da ateşlendi. açılmamış başlıkların ilk tanımını özenle yazmalar, açılmış başlıklara naif üslubuyla döktürmeler, yerinde modluk müdahaleleri, yazarlarla ölçülü ve samimi iletişimler. çok sağolsun, ona da dediğim gibi geçici bir istirahat dönemi sadece bu...
devamını gör...

trollerin ve feyklerin aslında sözlüğe hizmet etmesi

bazen ortalarda dolaşan fakat argüman olarak pek güçlü olmayan çıkarım. bu tespiti yapanların genelde dayanakları şöyle oluyor: ''ya hocam sonuçta feyk hesaplar yazdığı sürece sana tanım sayısı olarak kazandırıyor, sözlüğe sözde zarar vermeye çalışırken aslında katkıda bulunuyor. troller mesela ortalığı karıştırmasa hem sözlükte tepkisel uyanışlar olmaz hem de birlik beraberlik ruhu gelişmez, istenmeyen kişideki aşırılığı görünce insanlar birbirinin ne kadar makul olduğunu anlıyor.''

belki de haklılar? nasılsa çizmeyi aşanın ipi çekiliyor, o ana kadar sözlük için vakit ve emek harcamış oluyorlar. hem ortamın kendinden menkul ve yazarlarla zenginleşen kıymetini anlama fırsatı da sunuyor olabilirler böyle saçmalıklar vesilesiyle. kendilerine buradan kulakları çınlayacak biçimde teşekkür mü etsek ne yapsak...
devamını gör...