derviche moderne

derviche moderne
(Admin)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 62831.1
  • Kayıt: 2011-04-08 21:43:00
  • En son giriş: 2018-04-26 14:21:45
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 27
  • Aktif Tanım: 18860
  • Açılan Başlık: 7791
  • Artı Oy: 107132
  • Eksi Oy: 4831
  • Alınan Artı Oy: 63697
  • Alınan Eksi Oy: 2833
  • Alınan Favori: 612

the devil s advocate

başrollerinde keanu reeves, charlize theron ve al pacino'nun oynadığı müthiş bir film. 1997 yapımı filmde, şeytanın tuzaklarına ve insnaı etkileme yöntelerine dair, hristiyan inancı çerçevesinde göndermeler var lakin esasında evrensel insan hataları ve vesvesenin kelebek etkisi yapma mevzusu işleniyor.

şeytan rolündeki al pacino'nun huzurlu ve başarılı bir avukatı canlandıran keanu reeves'i para, şöhret ve güç ile baştan çıkarması ve emireri haline getirerek pisliğe bulaştırması falan gayet ibretamiz biçimde ekrana yansıyor. gayet hoş replikler içeren filmde müstehcen sahneler de epey fazla maalesef.

filmin son cümlesi ise şeytan'dan geliyor ve açıkçası filmin mesajının özeti niteliğinde:
''kibir en sevdiğim günahtır!''

bu tarz koyu katolik meşrep mevzuların konu edinildiği filmlerde rol almayı kendine adeta misyon edinen keanu reeves filmin çekildiği tarihte pek bir toy görünüyor ama oldukça da iyi canlandırıyor karakterini. yarı gerilim, yarı duygusal kurgu içeren film tarafımdan tavsiye edilir..
devamını gör...

davut heykeli

28 şubat sürecinde imamhatip mezunlarına yönelik idari baskıdan bunalıp göçmüştü ilk olarak arjantin’e. beş parasız, yalnız, çaresizdi. insanlığıyla insan kazandı, yüreklere girdi, çalıştı, öğrendi, meslek edindi. sözlüğümüzün abilerinden, reislerinden, adam gibi adamlarından ali doğan şenel idi. kaptanlık yapıyordu, kuru yük gemisiyle dünyayı dolaşıyordu. en son türkiye’ye geldiği vakitlerden birinde kadıköy’de buluşup yemek yemiş dertleşmiştik. tekrarı olsun demiştik, nasip değilmiş. öğrendik ki ekmek teknesinde yani gemisinde kaza sonucu güverteye düşerek vefat etmiş gencecik yaşında.

allah taksiratını affetsin, mekanını cennet eylesin abim...
devamını gör...

yadigar ejder

1992'de 45 yaşında ölmüştür..
taksim gezi parkı'nda donarak öldüğü ve çöpçülerin onu bulduğu söylenir..
yakın bir arkadaşı ise şahsi aracında donarak öldüğünü beyan etmiştir..
yıllar sonra yine tanınmış dublörlerden bir dostu ise katıldığı bir davette, saflığından faydalanarak limonatasına votka koyulduğunu, daha sonra gittiği tuvalette başını duvara vurarak beyin kanaması geçirerek öldüğünü açıklamıştır..

hangisi doğru acaba?

bence olay tam olarak şöyle oldu: katıldığı davette şaka yapmak için içirilen votkalar yüzünden sarhoş oldu ve tuvalette başını duvara vurdu. beyin kanaması sebebiyle öldü ama tanınmış lüks otelin sahipleri adları çıkmaması için onu gizlice aracına yerleştirdiler ve aracı da taksim'e bıraktılar. daha sonra bir araba hırsızları durumdan istifade ederek zavallıyı parktaki bir bankın üzerine koyup aracı alıp toz oldular. çöpçüler de onu o halde bulup medyaya haber verdiler!
devamını gör...

abdullah gül

cumhurbaşkanı iken hükümeti üzmediği halde bile en küçük yapıcı eleştirisinde, kınayıcı yorumunda uğradığı itibar suikastini düşünürsek karar alma süreçlerini son ana bırakma takıntısını daha iyi anlayabiliriz.

bu adama gülizabeth diyen de, fetöcü diyen de, parti kurucu listesinden adını çıkaran da bir zamanlar ona avuç açanlar değil miydi? sinsilik, ihanet, haksızlık aslında budur. iktidarın olası bi aksiliğe karşı en önemsiz muhaliflere bile medya ve siyaset üzerinden uyguladığı baskı ortada iken, belki de kendi camiası ve seçmen kitlesi için en ciddi rakip olan abdullah gül’ü kaç günde yıpratacağını hesap etmek zor değil.
devamını gör...

inci

birkaç gün evveline kadar normal bir kız ismi idi benim için..

fakat artık çok özel bir isim!
devamını gör...

arkadaşlar aranızda ülker çikolatalı gofret sevmeyen var mı

3 gün öncesine kadar en sevdiğim, sokakta kendi kendime mırıldandığım reklam jeneriği iken maalesef ülker grubunun yaptığı insanlık dışı, etik dışı, ticaret ahlakı ile bağdaşmayan bir hareketle ilgili ürünün fiyatını minimum 70 kuruşa yükseltmesi sonucu ne yazık ki artık sadece kabuslarımda ve beddualarımda yer bulabilecek slogandır...
devamını gör...

hindistan da umumi tuvalet kültürü

yoktur demek haksızlık olur ama sanki biraz arızalıdır, en azından bizim inancımıza ve kültürümüze göre..

neden mi?
hindistan'da küçük 50 krş büyük 1 lira yazan kapalı bir tuvalet falan aramayın, bulamazsınız.
çünkü adamlar bize her yer tuvalet mantığına göre hareket ediyorlar, sokakları falan çok götürüyor yani!

gerçi bu bilginin kaynağını sorgulamadım, geçen yine bir bilginin kaynağını sorgularken elimizde kaldı davalık olduk.
o yüzden şüphem var, hele ki slumdog millionaire filmindeki tuvalet sahnesini gördükten sonra.

ama etiyopya'da kendi gözlerimle gördüm desem inanır mısınız?
inanın, çünkü ben yalan söylemem.
görmez olaydım tabi, orası ayrı...

ne kadar da kültürlü gibi görünüyorum ya, tanımı okuyunca fark ettim.
etiyopya'ya gitmişim, filmden örnek veriyorum, hindistan kültürüne değiniyorum falan...
geriye bir tek entelektüel görünme kaygısıyla kullanılan kelimeler kalıyor, onlardan da sıralarsam değmeyin keyfime!

meşin edit: seküler, tandans, retorik, jenerasyon, spesifik, maskülen, narsist, kaotik, etc.....

devamını gör...

cogito münazara meydanı

cogito sözlük'ün klişeleşmiş tematik sözlüklerden farklı bir konuma yükseltilmesi, gerçek bir fikir platformuna evrilmesi adına ortaya konan uygulamadır.

her yeni gün bu sözlüğe hayata ve insana dair münazara konuları kazandıracak ve biz tartışma, fikirlere saygı, empati gibi hususiyetler üzerine timsal bir sanal mekan meydana getirmiş olacağız.

insan, tarih, siyaset, edebiyat, mizah, kültür-sanat ve dahi pekçok konuda ele alacağımız konularda gerçekleştireceğimiz münazaralar umarım gayesine ulaşacaktır.

saygılar
devamını gör...

ricky fitts

wes bentley tarafından başarıyla canlandırılan american beauty filminden bir karakter. dayak yese akan kanın, ev yansa yalım ateşin, kuş ölse cansız bedenin, rüzgar çıksa uçan poşetin, kıpırdayan kıpırdamayan her haltın videosunu çeker bu psikopat. ayrıca kaliteli esrarı sever, aynı zamanda ot satıcılığı yapar. akıllı uslu biridir ama babası dahil kimseye eyvallahı yoktur.
devamını gör...

yediğimiz çoğu hamurlu gıdanın sistein içermesi

türkiye'de sistein maalesef domuz kemiği, ördek tüyü, kedi kılı gibi iğrenç maddelerden üretildiği için hatta çoğu un fabrikasının çin'den ithalat yaptığını düşünürsek ve orada insan saçından üretildiği için müslüman kimseler adına hem mide bulandırıcı hem sağlıksız hem anti-caiz bir durumdur. hormonlarımız bozuluyor, kanser oranı artıyor, yeni alerjiler gelişiyor ve domuz ürünü tüketmiş oluyoruz.

''eğer ne yediğimize dikkat etmiyorsak ki bu müslüman herkesin sorumluluğu kapsamındadır, dualarımızın ve ibadetlerimizin ne kadar kabul olduğunu biraz düşünmek gerekir...''
devamını gör...

koskoca martının bi tutam simit için maymunluk yapması

acınası durumdur, ama ne yapsın ki ekmek derdindedir..

ne zaman alsam bi simit, havaya doğru bi martıya fırlatsam, harran'da mercimek ekmişim gibi 1'e 10 veriyor, kısa sürede her yer beyaza bürünüyor.

elimdeki simidi ense kökümden gelip kapan, refleks olarak benden tokat yiyen martı var..

ama ben elimdeki simidi bırakmadığım sürece hemen hizasında hiç istifini bozmadan havada sabit kalan martıları severim, edebiyle bekleyen..
devamını gör...

pinokyo masalının gerçek sonu

mavi peri onu insana dönüştürdüğünde yanına bir de jiminy adında cırcırböceği verir. jiminy onun sağduyusu olarak yanında bulunacaktır ve ona hatalı olduğu konularda ikazlarda ve tavsiyelerde bulunacaktır, pinokyo bunu seve seve kabul eder. ancak bir süre sonra her şımarıklığı, her kabalığı, her haylazlığı sonrası ikaz edilmeye başlanınca cırcırböceğine gıcık olmaya başlar. oysa iyi bir çocuk olmaya ve emanete sahip çıkmaya söz vermiştir. bir gün yine babasına terbiyesizlik yapıp kalbini kırınca jiminy ona kötü bir çocuğa dönüştüğünü, iyi bir evlat olmadığını söyler. bunun üzerine pinokyo alır taşı ve cırcırböceğini ezer. idamına giden yolda bu da önemli bir dönüm noktasıdır...
devamını gör...

bernoulli prensibi

bernoulli denklemi veya bernoulli ilkesi olarak da bilinir. maksat literatürden geri kalmayalım. bu kanunu anlamak için örneklemeye gidilmesi ve aşağıdaki soru üzerinden hareket edilmesi çoğu fakülte hocası için birklişedir.

''bir bahçe hortumundaki suyun çıkış ucu baş ­parmakla sıkıştırıldığı zaman, çıkış deliği daralır ve su yüksek hızla dışarıya çıkar. su hortum içinde mi yoksa havada olduğu zaman mı daha büyük basınç altındadır?''
devamını gör...

atarax

en sevdiğim haplardan biri..

kafa yapıyor.. uyku sorununa da iyi gelir..

ona buna atar yapan siyasilere bundan bi tane vereceksin, valla ondna sonra bdplilerle mhplileri mecliste halay çekerken bile görürsünüz..
devamını gör...

camp david

ismine türkçe karşılık olarak davut kampı, davut arazisi, davut yerleşkesi gibi manalar verilebilir. bu durumda israil-mısır ittifakını başlatan sözleşmenin neden burada imzalandığı da daha bir manidar görünür.

burası abd başkanlarının tatil, dinlenme, inziva, toplantı için kullandığı bir misafirhane yeridir. washington'ın yaklaşık 100 kilometre kuzey-kuzeybatısında catoctin dağ parkı arazisi üzerinde yer alır. idari olarak maryland eyaletinin thurmont ilçesinde yer alır. resmi adı thurmont deniz destek tesisi olarak geçer ve askeri üs statüsündedir.
devamını gör...

arkadaşı var mı

yeni sevgilisinden arkadaşına bahseden kişiye sorulan sorulardan biri.

''kimdir, necidir, nasıldır'' gibi daha gerekli ve sağlıklı sorular varken ilk bunun sorulmaması isabet olacaktır.
devamını gör...

kapılara yaslanmayınız

daha ziyade metro ve tramvay araçlarında rastlanan uyarı ifadesi. eğer gereğinden fazla yük binerse kapı basıncında zorlanma meydana gelir ve sistem kendini aniden açmaya zorlayabilir, bunun neticesinde yaslanan yolcular dalgınlıkla raylara düşebilir ve facia oluşur. tabii bundan gerekli sistematik önlemleri almayan, sefer sayılarını arttırmayan yetkililer sorumluluk payesi almazlar üzerine o ayrı...
devamını gör...

ağzına süpürge topuzunu sokup tek tek bıyıklarını cımbızla yolmak

tecavüzcüler, hırsızlar ve katiller için ısınma turları baabında, bir cezalandırma yöntemi olarak ideal gördüğüm yöntem..

bir sonraki level için henüz düşünmedim, bu arada eğer üst kattaki komşu 'imdat, polis!' yerine, 'hırsız var, yetişin!' diye bağırsaydı bu işlemi hak ederek uygulayacak iki kobayım olacaktı elimde.. olmadı.. arkalarından bakmak zorunda kaldık..
devamını gör...

evet sayın başkan

arapça karşılığının okunuşu sanırım ''neam ya eyyüherreis!'' olan onaylama ifadesi. cemal abdülnasır ile birlikte mısır'da hür subaylar darbesi'ni gerçekleştiren ve o öldükten sonra cumhurbaşkanı olan enver sedat'ın, darbe gününden başkan yardımcılığının son bulduğu güne kadar mısırlılar arasında dilden dile dolaşan lakabıdır. bazı gazete yazılarında da satirik göndermeler maksadıyla kullanılmıştır. sebebi ise seyyid kutub'un idamı, devlet kurumlarının özelleştirilmesi gibi konular da dahil olmak üzere kendisinin sürekli kayıtsız şartsız başkanın her söylediğini onaylaması ve uygulamasıdır.
devamını gör...

blarney taşını öpmek

tarihte bir anekdot olarak yer bulmuş yarı efsane bir diyaloğun sonucunda ortaya çıkan gelenektir. irlanda'da bulunan blarney taşı'nı öpenlerin tesirli konuşma, diplomasi başarısı ve güçlü retorik sahibi olacağına inanılır.
devamını gör...