cemetery guard

cemetery guard
(Süresiz Uzaklaştırılmış)
[ anonim yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 76374.6
  • Kayıt: 2013-10-06 22:16:00
  • En son giriş: Bilinmiyor
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 0
  • Aktif Tanım: 34646
  • Açılan Başlık: 12477
  • Artı Oy: 71654
  • Eksi Oy: 2656
  • Alınan Artı Oy: 69773
  • Alınan Eksi Oy: 4504
  • Alınan Favori: 340

cemetery guard - en beğenilmeyen tanımları

1. (Tematik)

yetim tanımlar

kapalı kızlara alakası olmadığı halde onları çok beğenmiş gibi davranıyorum, rahatsız etmeden ama hissettirerek gözlerimi ondan alamıyormuş gibi kaçamak bakışlar atıyorum. muhabbet kurarsam minik kadınsı oyunlarına karşılık veriyorum, kelimelerle kaçtığında kovalar gibi yapıyorum. işin aslı acıyorum zor bi sınavları var, arada kadınlıklarını beğenilmeyi hissetsinler istiyorum.
devamını gör...

bayan yazarlar lütfen bana mesaj atmayın

mesaj aparatının haremlik selamlık olmadığı tüm sözlüklerde tüm hemcinslerimin hoparlörü eline alarak bağırması gereken uyarı.

şimdi bu sözlük alemi çok karmaşık bir yapıya sahip. 20 tane nick çeviren bir insan bile var. kimin kaç yaşında olduğu belli değil. hiç kimsenin cinsiyeti tam belli değil. her şey muamma... zirveler olmasa kimse kimseyi doğru dürüst tanımayacak. işte böyle tehlikeli bir ortamda, ahir zamanda fitne fesatin baş aktörleri olan kadın vs zina co operation'ından uzak durmak için peşinen uyarı yapılması gerekiyor.

helal ve haram eksenli yaşayan bir mü'min kesin çizgileri olur. sözlükte dahi olsa bayanlarla konuşmaz. sanal ortam deyip, gerçek hayatta uzak durduğu zinaya yaklaşmaz. şimdi sözlük, ortamları evde kalmış olması muhtemel bir çok amazon feministin koca veya sevgili bulmak için kullandığı av ortamıdır. işte böyle ortamlarda ağına çekmek istedikleri erkekleri " yazılarınızı beğenerek takip ediyorum, tebrikler " falan gibi yalaka cümlelerle kandırmaya çalışırlar. burada mü'minin yapması gereken karsi cinsle iletisimi bıçak gibi kesip atmaktır. yani bir yazar bayansa, yekten onu engellemi ve mesajla kanına girmesinin önüne set çekmelidir. aksi takdirde sonunda is kötüye gider. bir erkekle bir kadın sözlükte mesaj aparatında yalnız kalır. üçüncü kişi şeytan olur ve şeytan akılları çeler. sonra msn, twitter ve facebook adresleri değiş tokuş edilir. daha sonra derken reelde görüşme planlanır ve artık fiilen flört denen zina işlemine geçiş sağlanır. bu tip hadiseler ütopik değildir. ihl sözlük gibi sözde islami olan mekanlarda bile çok hatun düşürüldüğü dilden dile dolaşmaktadır. bunları duyan insan kulaklarına inanamıyor ama maalesef sözlükler çöpçatan siteleri olarak kullanılmaktadır. burada en büyük vebal gençlere bu ortamı sağlayan sözlük sahiplerinedir. o yüzden son olarak tekrar şunu diyorum, " bayan yazarlar bana ve diğer dini bütün hemcinslerimden uzak durun. mesaj yoluyla tanımlarını beğeniyorum ayağına yatmayın. mesaj da atmayın."
devamını gör...

cem yılmaz ın komedyen sayıldığı bir ülkede yaşamak

ettiği ana avrat küfürleri zeki ve ince espri olarak algılayan kitle tarafından deli gibi savunulan domestik espri anlayışına sahip, güldürücüyle aynı ülkede bulunmak. bir türkün taş devrinde, uzayda ve vahşi batıda neler yapabileceğini göstermekle, advertorial reklam dolu filmleri millete yutturmakla komedyen olunmuyor.
devamını gör...

gezi parkı eylemcisine çağlayıp pkk ya sessiz kalan muhafazakar

iktidar için her şeyini verecek olan iki yüzlü, sahtekar bir muhafazakardır. taksimde kamu malına zarar veren, sağı solu taşlayan eylemcilere haklı olarak terörist muamelesi çeker ama konu 30.000 kişinin katili pkk'ya gelince aniden sayın öcalan moduna modifikasyon geçirir.
bu tür bir muhafazakarda ben şahsen şeref, dürüstlük ve haysiyet unsuru aramıyorum.
devamını gör...

çok kitap okumanın kızları aptallaştırması

niyetim trollük değil Allah inandırsın, bir tespit işte.

çok kitap okuyan erkeklerde herhangi bir iletişim sorunu olmuyor ama karı kısmısı fazla okuyunca kafayı sıyırıyor bi mütemadiyen mala bağlama, ne dediğini anlamama, kendini en matah bişey görüp kendi dışındaki herkesi yargılama sorunları başlıyor. bana göre iki ihtimal var:

1- bu hanımkızımız zaten insanlarla iletişim kuramadığı için, gerçek hayatta fosladığı için kendini ciltler arasındaki kurgu dünyaya adamıştır, gerçek insanlarla iletişim sorunu devam etmektedir.
2- başlığın dediği gibi çok kitap okuduğu için zihin devreleri ısınmış, vidaları gevşemiştir.

aptal erkek çok* ama kitap okumakla arasında bi korelasyon bi bağıntı yok, aptal kadın da çok ama çok kitap okuyanlar daha bi aptal sanki.
devamını gör...

kadın hangi şartlarda dövülmelidir sorunsalı

kadın dövülmez diye bir kaide yok. islam sınırı koymuş.

gerektiğinde dövülür. bunun üzerine tartışmak bile yersizdir.

açık söyleyeyim günümzde kadınların dayak yemesinin en büyük nedeni kadınlardır.

sözde iş hayatına atılmaları vesaire dillerrin uzamasına sebeb olmuştur.

ez cümle islam kadını hangi şartlarda dövmeli belirtmiştir.

o şartlar sağlanırsa fazla canını yakmadan dövülebilir.

şunuda belirteyim aslolan dövmemektir. hata yapsa bile uygun dille uyarmaktır.

benim bunu yazmamdaki amaç, farklı. yani hiç vurulmaz diye bi kaide yok.

onu anlatmaya çalışıyorum.

mesela deselerki kadınkoasından boşanabili mi? birileri bunu tartışmaya açsa ben derim ki, evet boşanabilir. şartları vardır. eğer şartlar uyuyorsa kadının hakkı eliden alınamaz. tartışılamaz.

kastım bu yönde.

umarım anlatabiliyorumdur.
devamını gör...

kadın hangi şartlarda dövülmelidir sorunsalı

aşağıdaki tanım türk kadınının %80ini kaplamaktadır, kalan %20 den özür dilerim. okuyan herkes te kendini %20 de sanmasın. gülerim

kadın dövülür
niye
bu memleketin kadını kezban da ondan
sen kendini savunmayı öğrenme sonra git kocandan dayak ye.
bunu yeni nesiller için diyorum
kaç kız arkadaşıma dedim. gel aikido öğreteyim güçlü kuvvetli olmana da gerek yok.
ay nabıcam ben onu... ne bileyim? katla çehizine koyarsın.
bunu diyenlerden 2-3 koca dayağı yemiştir her biri de abi dayağı yiyen kişilerdi, zaten o teklifin sebebi de buydu.
ha dünden bugüne kendini savunamayacak durumdadır. ayrı... ama günümüzde herşeyi öğrenmek çok daha basit ve kolay.

gelinen noktada.
kimse kusura bakmasın islami açıdan kadına ve çocuğuna şiddet gösterebilmenin belli şartlar altında müsaadesi var
gösterilebilen şiddetin de belli bir sınırı var.
burada 3 beş malak/kezban'ın gönlü kırılmasın diye ne sünnetullah'a ne de Allah'ın şeriat'ına leke sürmem. var mı kardeşim var!
ama bunun adı dövmek değil. dövmek dediğiniz başlı başına linç eylemidir.
bunun islamda yeri yoktur.
zaten islamda " kafaya ve hayati organların bulunduğu bölgelere nefs-i müdaafa haricinde vurmak haramdır"
islam kadına ve yeri geldiğinde çocuğa ufak ikazlar noktasında şiddeti emir değil müsaade etmiştir.

buna giden yolda ise aylar- yıllar süren süreç söz konusudur.
sizin eşiniz namaz kılmasa uyarsanız, daha sert uyarsanız en son daha da sert uyarsanız en son yatağınızı ayırsanız...

ancak o zaman o kadına artık 1 fiske vurabilme hakkına sahipsin. ona da kezbancanlar kusura bakmasınlar! o erkek sizin kılmadığınız namazın yükünü sırtlanıyor. sizin ettiğiniz haramın vebalini yükleniyor. öyle kolay değil bu işler...

bizim kızlar kezban diyorum. daha da dicem.
eğitim görsün diye ilahiyata verdiğin enaniyete bulanmış daha da kezban geliyorsa. sen ilim etsin diye yüzünü görmemeyi göze alacağın yurda verdiğin, ilim irfan ocağına verdiğin, ilahiyat fakültesine gönderdiğin, maddi manevi eziyetini çektiğin kızın geldiğinde kabuğunu beğenmeyen civciv oluyorsa... yani ilim edip tevazu alması gereken bile azıp insanlık dışı bir enaniyet ile geliyorsa...

onun eğittiği bayan toplumu imam - cemaat ilişkisinde aynı enaniyet ve kezbanlıkta tavan ise

bu kadınlar dövülmez abicim başka şey edilir de ben burda söylemeyim...

he kadın düşmanıyım ben. siz söylemeden itiraf edeyim nefsiniz rahatlasın.

Allah'tan anam - kardeşim - *müstakbel eşim böyle değil...

yoksa kadın dediğin dövülmez. gebertsen doyamazsın... o derece beyinsiz olduklarının farkında bile değiller ya... o yüzden doyamazsın. zira ölürken bile eksikliğinin farkına varamayan bir yaratık.
devamını gör...

eşinin soyadını almayan kadın

iyi bir dayakla yola getirilmelidir. haddi aşmamakta fayda var. kocasının soyadı almayacak kadar feministse evlenmeyecek.

Allah düşmanımın başına vermesin.

ama samimiyetle sölüyorum, tek çözü yolu iyi bir zopadır. babası mı döver, kocası mı bilmem. ama zopa şart.

ağzının ortasına godumuydu kendine gelir. restlenir. normale döner.
devamını gör...

bazı kadınların camide dahi susmayı beceremeyecek kadar akıl yoksunu olması

alınan gocunan sinirlenen varsa baştan belirteyim! çenesinin yayı bu kadar gevşek bi ırkın ferdi olan herhangi bir kişinin bu konuda kırılgan tek bir duygu hissetme hakkı dahi yoktur. bu durum ve tanım dışında kalan müstesna şahsiyetlerden biri olarak istisna olsa dahi kendi cinsinin halinden ötürü utanarak ne başlığa karşı ne de tanıma karşı hiç gereksiz tribe girmesin!..

en baştan bi soru cevap ile başlayacağım : müezzin kâmet getirirken dahi konuşabilen canlı hangisidir? insan ırkının kadın cinsi!

hangi şehirde hangi camiye gitsem kadın bölümü var ise karşılaşıyorum bu durumla... midem bulanıyor desem inanır mısınız ?

arkadaş... tamam biliyoruz. susmayı beceremeyecek kadar beceriksiz, zevzek ve gevşeksiniz. tamam biliyoruz ana rahminde önce çeneniz oluşuyor vucudun geri kalan kısmı sonradan oluşma bile değil, eklenti olarak meydana geliyor. bunların hepsi bildiğimiz bir gerçek...

lakin cami'ye giriyorsun. Allah'ın mülkünde adap edep bilmez biri olarak yaşıyor olman beni ilgilendirmiyor lakin ortak kullanımız olan Allah'ın evi olan camii'ye girdiğinden itibaren o çeneni bi tut. o çenenin bilmemneettiğimin yayına bi hakim ol di mi? di...

hayır ne var bu kadar önemli ki camiye girdiğinde bile konuşmaya devam ediyorsun? ne yani mesele ne? camide dahi o koparılası çeneni tutamamana sebep mesele ne Allah aşkına??

bi susun da bi susun... sus... cemaate cıxcıx çektirmeyin 1 kere ya 1 kere... bi edebinizle girin çıkın 1 kere...

bi laf var ya : dünya'nın çivisi çıkmış.

arkadaş eğer ki camii adabını dahi benim gibi bir edepsiz hatırlatıyorsa insanlara bu dünyanın çivisi hakikaten çıkmış demektir.

ama mesele ne biliyor musun çenesini tutamayan çöl güzelim, dağ ceylanım! ben edebimin eksikliğinin bilinciyle hareket ederken sen o kadar şapşal bi ırksın ki ve o çenen senin için öylesine değerli ki şu yazıyı okurken kendini sorgulamak ve "ya hakkaten ben bunu yapıyor muyum?" diye kendini tartmak yerine; allayıp pullayıp binbir manipülasyon ile süsleyip bana vereceğin cevabı düşünüyorsun. hatta belki daha bu satırları dahi okumadın... yukarıda bi yerde nefsine hakim olamayıp bıraktın. başladın yazıktırmaya...

ama uyarmadan da edemeyeceğim: sinirleniyorum ama neye biliyor musun? nefsim nedeniyle o iğrenç sesine değil, kendi ahiretini ve Allah(c.c.) rızasını düşünmeden ettiğin harekete sinir oluyorum! ifrit oluyorum... be gerzek bilmez misin ki camii'de dünya kelami konuşmak kabirde karanlığa sebebtir! ameline bu kadar mı güveniyorsunda cak cak cak tutamıyorsun o yerinden kopasıca çeneni?

bilmiyor musun ki cami'de gereksiz dünya kelamı edenin ağzından leş gibi bir koku çıkar ve bilmiyor musun ki melekleri en çok rahatsız eden şey insanın özellikle ağız kokusudur. bilmiyor musun ki rabbim bunu yapan kişiyi belaya düçar kılar !


Allah aşkına en azından şunu okuyanlar kendine biraz dikkat edip çeki düzen versin... kınamak istemiyorum başıma gelmesin diye, bela okumak istemiyorum belayı hak eden bir kula rast gelesi tutar da belam yerini bulur korkusuyla.

bi dikkat be çenesinin yayını sevdiklerim...

yok yalan oldu bu. sövdüklerim olcak doğrusu!...

edit:

1. üslubumun sertliğinin nedeni zıvanadan çıkacak derecede çıldırmış olmamdandır. hayır hangi islami meseleyi konuşuyorsun ki hoca kamet getirirken bile susmuyorsun? ne bu kadar önemli olan mesele?
2. tüm kadınları genellemiyorum. bunu yapanlar üzerine alınsın yeter.
3. kadını erkeği ayırt etmeksizin türk milletinin en büyük mallığı birşeyi sert/ters ve vurucu şekilde ifade etmeden anlamıyor oluşudur. ben herkesin anladığı dilden konuşmayı seviyorum yapacak birşey yok! insan gibi söylediğinde bu milletin aklında kalmıyor. bende akılda yer edecek şekilde söylüyorum.
4. şiddete meyyalim vallahi dertten, dertlere sebebim vallahi sizden!..
5. üslup geyiğiyle gelmeyin bana! arada fark vardır. ben zehir dilliyim en azından, maymun ağızlı değil... burada mesele o çene açılında içinden neler çıktığı değil. o çeneyi nerede açıp nerede kapatacağını bilmek meselesi... ayırt edebilmek için de algıların kuvvetli olması elzem.
6. meczupluğu kabul ederim de efendi : siz adam gibi hatırlataydınız da beni delirtmeyeydiniz!.. eğer Allah'ın yarattığı eşref-i mahlukat olduğunun bilincini hakkıyla tartabilenler olsa idi bugün bu meczup böyle delirmez aklı olduğunu sananın dilinde sakız olmaz idi!... tasavvufta meczuplukta bi mertebedir... o biçildiyse elhamdülillah.
7. amelime güvenmiyorum. rabbimin cennetine ve cehennemine ve bunların gerekliliğine iman ediyorum. çok şükür elhamdülillah ki cennet'in varlığına ne kadar seviniyor ve onu arzu ediyorsam cehennemin varlığını ondan daha fazla seviyor ve ondan daha fazla korkuyorum. lakin cehenneme bile gidecek olsam "elhamdülillah" demesini bilecek kadar da eşref-i mahluk'um. çok şükür ki rabbim islam ile ram etti ve çok şükür ki günahımın bedelini ödeyebileceğim bir cehennem tahsis etti!.. cehennemin varlığına ve içine girebilecek olma ihtimaline elhamdülillah diyebildiğim için meczubum! ve buna sırf Allah yarattığı için elhamdülillah diyebilecek kadar meczubum!.. elhamdülillah...
8. kimsenin günahıyla işim yok. başında da sonunda da dedim : istisnalar vardır! ki onlardan Allah razı olsun. lakin hemcinslerine hakim olsunlar

ve toplumu denilen mekanizmayı taşıyan şey aile ise, düzgün aileler için düzgün anneler gerekiyor ise dikkat edecek arkadaş... bitti.
devamını gör...

terlikleriyle gelen sevgiliyi yine üşüteceksin diye azarlamak

sadece bana mahsus olabilecek ekşın. odunum, net!

editium: tamam lan, 6 eksiden sonra bunu bir daha düşünecem:)

tanım: sadece odunlara mahsus olabilecek ekşın.

editium: şu başlığa 7 tane eksi verilmiş. Allah aşkına, hangi kısmı nerenize dokundu? yazara değil, tanıma oy vermeyi ne zaman öğreneceksin ya. şu meşhur spor gazetesi neydi lan
devamını gör...

osmanlı padişahlarının veled i zina olduğu iddiası

(bkz: yavaş gel saçın başın dağılmasın)

osmanlıda hanedan geleneği olarak padişahlar bir iki istisna hariç hiç nikahlanmamışlardır. nikahsız adamın da gani gani çocuğu olmuş. tabi taşıyıcı annelik aşılama falan yok o zaman, bayağı bayağı nikahsız beraberlik var ortada. nikahsız beraberliğe de zina denir.

kabul etmek gerekir ki osmanlı padişahlarının ezici çoğunluğu veled i zinadır.
devamını gör...

kürt böreğinin içinin boş olması

şimdi buradan çıkarak kürtlere bel altı vuracak değiliz. kürt ayrımcılığı yapmak gibi bir amacımız da yok. ama mutfak da bir yansımadır... bir kültürün aktarımıdır. dünya üzerinde içinde harç bulunmayan tek börek kürt böreğidir. düşünmeyen bir topluluğun içi boş bir börek imal etmesi tesadüf mü?
devamını gör...

rum kızlarının vücut yapısı

rum kızlarının 24 ana tip vücut yapısı vardır. güney kıbrıs'ta yaşayan rum kızı ne yaparsa yapsın sahip olduğu vücut türünü hiçbir zaman değiştiremez. kilo alıp vermesinin bile kendisine herhangi bir etkisi olmaz.

1. küçük gövde, geniş kalça: vücuttaki yağların % 80'ın sadece kalçalarda toplanmasıyla oluşan vücut tipidir. dar omuzlu, küçük göğüs diğer tamamlayıcı iki özelliktir. basenlere yerleşen yağlar kolay kolay erimez. bu tip vücuda sahip olan larnakalı rum hatunlar zayıfladıklarında ilk olarak göğüs ve göbeklerinden kilo verirler. uzun uğraşlar sonucunda basenlerini kısmi olarak zayıflatabilirler. toplumda "bayan basen " diye anılan bu tipler, kendisine iyi bakmazsa ilerde çok biçimsiz bir vücuda sahip olabilirler.

2. büyük gövde, küçük kalça: ilk tipin tam tersidir. geniş omuz, iri sarkık göğüsler ve bu yüzden kamburlaşan bir bel. kalçalar yok denecek kadar küçüktür. vücudu dengeli göstermeleri son derece zordur.

3. uzun ince bir yol(safinaz): bu tip hatunların vücutlarının her yeri eşittir. eni kısa, boyu uzun dikdörtgen gibilerdir. kıvrım figürü yoktur. dar kalça, aynı oranda bel, küçük göğüsler ve dar omuzlar. bu tip rum hatunların kol ve bacakları upuzundur. parmakları e.t.'ninki gibidir. ayakkabı numaraları ortalamanın üzerindedir. dik çizgili tişört ve uzun çizgili elbise giymeleri pek hoş durmaz.

4. minyon: küçük ve kısadir. bazen hafif tıknaz olabilir. topuklu giyerek boy sorununu çözmeye çalışırlar. yatay çizgili body ve çok uzun etek giymekten kaçınmazlar.

5.topacık: bu tip rum kadınlarının heryeri yusyuvarlaktır. dışardan bakıldığında hafiften kardanadamı anımsatır. genelde bu tip rum kadınları kilo almaya müsaittir.

6.amerikan futbolcusu: omuzları haddinden fazla geniştir. göğüsleri iri, boyu uzun, beli dardır. kalçaları belinden biraz daha geniştir. yurttan örnek verecek olursak; konyalım hatice.

7.latin: jennifer lopez, beyonce tipinde olan rum hatunları.

8.lezbiyenakis: geneli lezbiyen olan bu tip rum hatunlarının bıyıkları 18 yaşında delikanlıdan daha fazladır. güler duman saç modeli ve korseyle kapatmaya çalıştıkları göğüsleri sayesinde, bir kadından çok bir erkeğe benzerler.

9.tavesti suratlı: kıbrıs eşeği ya da at gibi rum hatunlarıdır. bir hatundan çok, erkeğe benzerler. kaslı yapıları olur. halter, body building, gülle atma gibi spor dallarında iyidirler. örnek; asena.

10. sünepe: beli kambur; omuzları çökük, kalça dümdüz, göğüsleri küçük, çelimsiz, zayıf, numaralı gözlük kullanan iq'sü yüksek, eq'sü düşük tipteki hatunlar. örnek; çirkin betty.

11. ayıboğan yeti: boyu en az 1.90 olur. eni bir metre civarı. görenler kendisinden tırsar. kocaları genelde kendilerinden çok kısa ve zayıf olur. evde otorite tamamiyle kendisindedir. kocasını döver. basketbol oynamaya ve bodyguard olmaya müsaittir.

12.kum saati: binde bir rastlanan en muhteşem rum kadını tipi.

13.teletabi: kim kardashian 'in kilo almış versiyonudur. gençken sahip oldukları latin vücudu gitmiş yerine armut şekli gelmiştir. likralı, dar kot giymeleri sakıncalıdır.

14. cariyekos: basenler kaburgasına kadar uzar gider. body'sinden araba tekeri kadar göbek deliği farkedilir. gıdıklıdır.

15. lady pig: bir kadından çok domuza benzer. dize kadar incecik giden vücut birden şişer. selülitlidir. her yanından yağ sarkar. omuzları dar ve ve pazuları bıngıl bıngıl oynar. ten rengi pembemsidir. rum hatunlarin geneli boyledir.

bu tip rum hatunlari kendi aralarında da küçük gruplara ayrılır. ben sadece genel konsepti anlatmaya çalıştım.

not: güney kıbrıs 'ta yaşayan rum kızlarını tanımam etmem. larnaka 'da bir hotelde bellboy'luk yapan kırıkhanlı bir arkadaşım anlattı bunları. #967;αμόγελο ήταν εδώ">*
devamını gör...

sigara içen kadına toplumun tepkileri

sigara içen kadın hep kolay elde edilebilir, her türlü şeye gideri olan kadın olarak görünüyor. nasıl bir bilinçaltı bu algıyı oluşturdu bilemiyorum. belki türk sinemasındaki kötü kadınların sigara ile eşleştirilmesi, sigara içen genç kızların aile baskısından uzak rahat bir hayat intibası vererek faydalanmaya daha müsait görüntü vermesi de etkili olabilir.

sigara kokusu biraz erkeksileştirilmiş yani erkek sigara kokabilir gibi bir intiba var, fakat kadın sigara koktuğunda bütün dişiliği kayboluyor, erkeğin sakız çiğnediğinde avrata benzemesi gibi.

edit: terbiyesizlik gibi olmazsa sigara içen kadın ile sakız çiğneyen erkeği aynı yatakta hayal ettim. sigara içen kadın kesinlikle üstte olmalı, o daha erkeksi ve dominant çünkü.
devamını gör...

karşı cinsinden nefret etmek hatta tiksinmeye başlamak

öncelikl belirteyim kadın yada erkek diye açmadım. muğlak bir tanımlama kullandım. özellikle feministler saldırıya geçmesin.


nedendir bilinmez son iki aydır bende vuku bulan durum.

karşı cinslerimi tuvuğa benzetmeye başladım. hele bazı kıyafetlerin içinde resmen tavuğa benziyorlar.

karşı cinsimin arka kısmıyla tavuğun arka kısmı arasında hiçbir fark görememeye başladım. yürüyüşleri bile aynı.

ve bu beni tiksindirmeye başladı. *

o boş muhabbetleri, en onurlusunun bile aşk adına en onursuzca davranışlara, hakaretlere boyun eğmesi falan beni iyice delirtti diyebilirim.

yada 21 yüzyıl bana göre değil.


belki bu yüzyıl karşı cinsime sözde bazı haklar vermiştir. lakin en büyük haklarını ellerinden almıştır. nedir bu hak? kendileri olabilme hakkı.


tekrar ediyorum herhangi bir cins ismi zikretmedim. ona göre muamele edilsin.

nacizane fikirlerimi dile getirdim.


not: eçcinselliğe meyilli diyenlerin kalbini çok pis kırarım. ben cinsimin bende olan olan kuvvetinin bir kısmını zekat diye dağıtsam, nice hemcinsimin cinsi özelliği iki katına çıkar.


ulan cins ismi söylemeyecez diye döktüğümüz tere bak. bu nasıl format arkadaşım.
devamını gör...

arzela

yönetim terörüne kurban gitmiş yazar. başlık açmama sebebim de bu aslında benim! daha önce de gördüm yönetimin bu edepsizce bulduğum tutumunu, sen git bir yazarın ifadesini küstahça, gönlüne göre değiştir.niye? bir diğerleri rahatsız oluyor diye! kim diğerleri x buluşmada, y zirvede karşı karıya geldiği cancişi, pampişi... demek ki neymiş? burada sözlük ortamı hasıl değilmiş! demek ki topluluğun sesi baskınmış, ahbab-çavuş hakikati balyoz gibi gerçeklikmiş.

daha ilk günden itibaren yaşamaya başladığım sıkıntılarda yönetimin überiyiniyetlilik portresi altında gönderdiği mesajları ve arada geçen dialoğu bir yerden sonra komedi unsuru bulup ciddiye alamama sebebim de bu. laf ile söylem tutmuyor. iyiniyet lafta, tavırlar küstah... jakoben bohemliği sinmiş. benbilirimcilikten öte "bizbiliriz bilmesekte gönlümüz böyle arzular"cılık netleşmiş.

niye bu kadar laf edip kendimi de mimledimse, bilemedim artık... 3 vakte bana da bi mobbing uygulanır herhalde. ay pardon o işyerlerinde oluyordu ya...
neyse ya aman ne diyorduk? goygoy şamata makara değil mi? "ay noolmuş canım bi kelime değiştiyse" boyutunda müptezellik!

diğer yazarların bugün peşini tutmadığı, yandaşı olmadığı gerekçesiyle durumu hakkaniyet ölçüsü nazarında değerlendirmediği de aşikar.lakin aynı hakkaniyet ona da lazım olacak günün birinde... pampişlere ters düşmeyedursun.
bir haftada ayrılan ikinci yazar. aynı şikayetlerden ötürü oraletarya da ayrıldı sözlükten...

cogitosözlük başlığını üşenmeden baştan sona okumamış olsam üzerinde durmaz geçerdim lakin yönetimin bu küstahça tavrı zaten okuduklarımdan aşikar bana. kendilerine o hakkı vermemek için bede istediğim gibi yazamıyorum. mesajlarda da bir furya : arkadaşım yaz sen gönlüne göre ben senin arkandanım! havaları... panpişlerine ters düşene kadar arkamda olan yazarlarına psikolojik sindirme politikası uygulayan bir yönetime güvenebilir miyiz? sanmam... işte ancak böyle gönül eğlendiririz burada... gırgır şamata goygoy.. aynen böyle devam.

bak cogito yazarlarının çocuklarına verecekleri isimler başlığı var... çok mühim konular bunlar. uzun tırnaklı kadının yaptığı yemek... suriye'de katliamlar sürerken tartışmamız gereken konu tam olarak ta bu.


keşke hayatta yaptığı en büyük çılgınlık zile basıp kaçmak olan insanlardan olmasanız çoğunuz... yok öyle değilsiniz ama... neyse ya aman ne diyorduk. 4 kadını idare etmek muhim mesele. hadi buna kafa patlatalım.
devamını gör...

derviche moderne ye açık mektup

sevgili tekkedaşım derviş! iyi niyetli bir insanın herkes sever seni. şahsen bu sözlük kurulmadan önce de tanıyorum az çok. kurulsun elimden geldiğince ben de destek olurum naçizane demişliğim de vardır sana.
sözümü yerine getirmiş sayılacak kadar katkım olmamıştır sözlükte belki ama benim yeni sözlük açılsın yazarım dediğim sözlük bu sözlüğün ilk zamanki halleri değildi.
ne oldu sözlük kurulunca heyecanla herkes üşüştü yeni başlık açmaya, sırf başlık kazandırmak için başlık açtılar açtılar açtırlar. elbette bu heyecan böyle gitmeyecekti. zaten bu hızla başlık açılması benim için heyecan verici değildi. bu yüzden başlarda yazmak işime gelmedi. evet açıkça söylemek gerekirse sol framede her dk 20 başlık ekleniyorken güzel yazmak için uğraştığı yazının hemen kaybolacağı sözlükte yazmak istemez insan (ya da herkes ister sadece ben istemem). çünkü burası yeterince kalabalık değildi herkes yeterince okumuyordu. uğraşır özenir bir yazı yazarım ama bunu olabildiğince çok kişinin de okumasını isterim.

sana akıl veriyormuş gibi olmayım ama sözlükte tanım yazmanın belli kuralları vardır, mesela ironik olmalı tanımlar. bir de yazı olmamalı tanım olmalı. cogito yeni açılan bir sözlük için çok hızlıydı. bu hızla büyümesi bir yerde durup eksi ivme kazanacaktı bu kesin olan bir şeydi nitekim aylar sonra girdiğimde bunun yaşandığını görüyorum.
keşke hızla başlık sayısını artırmak yerine yavaş ama kaliteli ve istikrarlı büyüme yoluna gitseydi cogito.

rahatsız etme sebebime gelince, attığın itici mailden dolayı söyledim bunları sana.
cogito büyümesine devam etseydi yazarlara çağrı yapmak durumunda kalmayacaktın. cogito nun günlük başlık sayısının düşmesini sorun ettiğini düşünüyorum. aslında bu dert edilecek bir şey değil bana göre. eğer kalite düşerse dert edilmeli. yoksa yazar sayısı tanım sayısı oranına göre cogito iyi durumda olmalı.eğer gerçekten iyi durumdaysa da bu düşüş bir noktadan sonra tekrar yükselişe dönebilir. bu yüzden miktarı değil kaliteyi önemsemelisin.

sözlükler nasıl büyür sorusuna cevap arayacak olursak:
kaliteli yazarlar kaliteli yazarları çeker.
kalitesiz yazarlar kaliteli yazarları uzaklaştırır.
kalitesiz yazarlar bir sözlüğü ihl nin düştüğü duruma düşürür.

kalitesiz yazar yoktur özenilmeden yazılan yazı vardır. bu yüzden sözlükler karalama defteri gibi kullanılan ne olduğu belirsiz bir sayfaya dönüşmeden kaliteli yazılar için zorlanmalı yazarlar.
örnek alabileceğin bir sürü sözlük vardı, ihl, yeşil, mürteci, ilahiyat. ne heyecanla başladılar neleri hayal ettiler şimdi neredeler. cogito da yitik sözlük olmak yolunda ne hızla ilerliyor son zamanlarda takip etmediğim için bilmiyorum ama eğer sözlüğün yavaş olsun farketmez yeter ki iyi bir yere gelsin istiyorsan daha fazla uğraşmalısın, derviche.

umarım o maili bütün üyelere göndermemişsindir. cidden çok itici duruyor. derviche alçak gönüllülükle yüceliğine göndermede bulunuyor. kesinlikle iyi niyetli ama egoist. eksiden ya da silinmekten korkmadığım için değil anlayışına güvendiğim için ve sevdiğim için bu kadar açık sözlüyüm. belki yanlış belki doğru. hatasız kul olmaz.

(bkz: cogito sözlük hademesi derviche moderne) * *

bunca şeyi yazmak yerinde sadece: "neredesin yav, kendini özletmeden uğra arada" deseydi çok daha makbule geçerdi.

yüce ve büyük hadememize en içten saygılarım ve sevgilerimle!*
devamını gör...

alternatif renk tanımlamaları

yavru ağzı, şampanya köpüğü, parliament ve sıçtın mavisi, aynı b*kun laciverti derken ihtiyaç duyulan ince ayar renk tanımlamalarıdır.

kahperengi (boyalı sapsarı saç rengi)
yeni orgazm olmuş kadın yanağı alı
van gogh sarısı (böyle bir yazar var sanırım)
haydar dümen beyazı
tuncay şanlı yanağı kırmızısı
ayazda kalmış bekçi pipisi moru
pişt yeşili

gibi.
devamını gör...

hz muaviye ve hz ali arasında tercihte bulunmak

malumunuz islam tarihinde böyle bir olay vuku bulmuştur.


şimdi burda bize düşen kimin tarafında olacağız sorunudur.

şidi bu savaştan sonra ortaya çıkan inançlar, mezhepler z önünde bulundurulursa, muaviye den yana tavır alınması gerektiği ortaya çıkacaktır.


daha fazla eferruata girmeyecem. islam tarihi hakkında az çok bilgisi olan ne demek istediğimi anlar.


tabi burda asla hz ali efendimize dil uzatmak söz konusu değildir. olamazda. ama bir saf tutmak gerekirse bu saf hiç kuşkusuz hz muaviye nin olduğu saflardır.
devamını gör...

nickaltı cancişliği

bütün sözlüklerde var olan bi durum. ve zerrece samimi değil.


hoş sohbet yazar, kaliteli insan. biricik dostum.

ulan ne vakit dostun oldu bu adam. en fazla telefonda konuşmuşsundur.

gülünce gözlerinin için gülüyor. maksimum beş dk zirvede görmüştür.

yahut, hayatımda derin izler bırakmış, yazdıklarıyla bize yol gsteren yüce insan gibi.

lan gerek yok, böyle saçmalıklara. yaz geç. en fazla sözlükten arkadaşın.

samimiyetsizliğin luzumu yok.
devamını gör...

kadınların yöneticilik yapıp yapamayacağı hadisesi *comün

kadında irade ve idrak noksanlığı vardır.


kendi kendini yönetmekten aciz bir varlığın, yöneticliki yapması elbet beklenemez.

üstadım necip fazıl, mahkemede savunmasını vermektedir. ağır ceza hakimi kadındır. ve üstadımın sözleri karşısından, göz yaşlarını tutamaz.

üstad ayağa kalkar ve der ki: bakın, şeriatin bir gerçeği daha tecelli etmiştir. kadından hakim olmaz. çünkü duygusal bir varlıktır. karar verirken aklı ve mantığıyla değiş, duygularıyla harket eder.

bu özellikleri hayatın her alanı için geçerlidir.
devamını gör...

freud un psikanaliz saçmalığına dair

yazıma başlamadan evvel üç şey belirteyim. birincisi freud yahudidir. etnik kökenine dikkat etmek lazım.

ikincisi, psikanaliz vardır. inkar ettiğim sanılmasın. benim kastım freud un psikanalizidir.

üç freud un eserlerine yahudiler pek itibar etmez. ekstradan birşey daha deyim, yahudi adamı küfürde bile ortak noktada buluşturmak istemez.

konuma gelecek olursam. bakın bugün freud un psikanalizine göre bir bebeğin ana memesini emmesi bile cinselliğe bağlıdır. daha kendi bedenini tanımayan, tabiri caizse evrende tam olarak yer kaplamayan bir sübyanı, kendi anasına hallenmekle suçluyor. yetmiyor bunun ömür boyu süreceğini söylüyor. yetmiyor, ergenlikte baba ile oğulun çatışmasını, ana nın cinsel yönden paylaşılmamasına bağlıyor.

bizde de birileri çıkıyor bu duruma anlam yüklüyor.

biride çıkıp demiyor ki kardeşim, bu adam hakikatin ırzına geçmiştir.

neymiş bütün dünya kabul etmişmiş. külliyen yalan. bazı üniversitelerde, freud un eserleri saçmalık diye gösterilir.

kaldıki birşeyin çoğunluğu benimsemesi o şeyin doğru olduğunuda göstermez.

psikanaliz var mıdır? kesinlikle. insanın bir ötesi mutlaka vardır. bunun izlerini, ilk önce islam mütefekkiri, arabi de görebilirsiniz.

sonra dostoyevski de. aradakileri saymıyorum.

freud ne yapmıştır. bu konuların üzerine ilgi çekecek - seks her zaman ilgi çeker- cinselliği katmıştır. ünlenmiştir.

gangam stlye meselesini hatırlayın. saçmalık hep ilgi çeker. 2 milyara yakın tıklanması var. şimdi bu onun doğru oldugunumu gösterir? asla. ama bi elli sene sonra sanat eseri dense bu mantığa göre gayet doğal.

lafı uzatmayacağım. freud, boş beleş bir tiptir. ötesi yok.
devamını gör...

fethullah gülen

http://www.cogitosozluk.net...
bu zat'ın görüşlerini sevmemek ayrı bir konudur. fikir ayrılığıdır vesairedir fakat bu kadar cahil olduğunu hakikaten bilmiyordum.
bre mübarek. o kadar okul açtın vesaire ettin de osmanlı'nın çıkardığı gibi 1 ilim adamı mı çıkarttın? o okullarda ülkenin resmi ders programının yanısıra bir ilim mi irad ettin?...
bugün alim sıfatında sayılıyorsun lakin osmanlı'nın en avamı kadar dahi olmadığını sen dahi çok iyi biliyorsun be hocam. ki takipçilerini saymıyorum... malın mülkün okul sayısının takipçi sayısının fazlası değil niteliği bir yere taşır sizi. yıllardır içten dıştan her açıdan irdeledim tek bir kurumunuzda osmanlıya dair tek nitelik görmedim. maddeden başka bir şeye değer verdiğinizi hiç göremedim. bu durumu eleştiren bir kısım azınlığı ise tasfiye edişinizi acıyla seyrettim. size gönülden bağlı olanları cemaatinizin maddi çıkarları için kendinize düşman edecek kadar haksızlık ettiğinizi defalarca müşahede ettim... hatta o kişiler size kükrerken sakinleştirdim. yaptığınız şey o kişilerde elleri parçalana parçalana ama özenle yapılan gönül evlerinin açılış merasiminde yakılmasından başka birşey değildi. bunlar ile gün be gün cebelleştim. insanların psikolojilerini düzelteyim çabasında iken benimkinin bozulduğunu göremeyecek kadar canımın yandığı dahi oldu...

sorarım. osmanlı'da padişahlar kendi ailesinden başka kimin canını yakmıştır? osmanlı'dan ileriyiz demek için sayı değil de mana lazım değil midir? kusura bakmayın hocam. gönlü sizden yana yanmış biri olarak, sizde o mananın zerresinden eser olsa size karşı kırgınlık hissettiğim için kendimden utanırdım...

yapmayın hocam. takipçilerinizin gönlünü yaktınız, bari kimisi evliyaullah olan zatların ahını almayın. biz avamdan beteriz. belki hakkımızı helal ederiz de, onların hakkını onlar değil, Allah sorar...

yeter. gerçekten yeter.
devamını gör...

abdülaziz bayındır

son zamanlarda adı sıkça duyulan isim. "bu zamana kadar nerdeydin", diye sormak geliyor insanın içinden... böyle birden yıldızı parlayan, medyaya çok fazla çıkan insanlar daima soru işareti oluşturmuştur kafalarda. yaşar nuri, zekeriya beyaz vs, gibi özellikle aydın doğan medyasının pohpohladığı, on plana çıkardıgı isimler yıllarca zehirledi milleti... tabi onların son kullanma tarihi geçti. şimdi fitne fesat çıkartacak yeni isimler lazım. bence bu adam da onlardan birisi. ya bilerek bir oyunun parçası oluyor ya da bilmeden kullanılıyor. yoksa durduk yere tv'lere çıkıp niye sansasyonel açıklamalar yapsın ki. adam okumuş o kadar profesör olmuş ama itikadi tam yerine oturmamış. boşuna okumakla adam olunmuyor denilmiyor. bakalım bu adam ne kadar gündemi işgal edip, radikal açıklamalarda bulunacak. işin en üzücü tarafı nasıl ihsan eliaçık, mustafa islamoğlu gibi tehlikeli isimler kendine taraftar buluyorsa, bu adamı da destekleyen belli bir kesim oluştu. yani istediği fitneyi yavaş yavaş müslümanların arasına sokmayı başardı. yakında kendini mehdi de ilan edebilir. hiç belli olmaz. ya da iskender evrenesoğlu gibi amerika'ya yerleşir.
devamını gör...

yakışıklı karizmatik bir o kadar da sempatik olmanın dezavantajı

yakışıklı karizmatik ve bir o kadar da sempatik olmak, her ne kadar artı özellikler olarak da görülse, günlük hayatta insana çok büyük zararları olan iki ana özelliktir.

yakışıklı ve karizmatik insanın sağlıklı bir ilişkisi olamaz. kendisine sahip olduğuna inanamayan sevgilisinin sürekli kıskançlık triplerini çekmek zorunda kalır.

yakışıklı ve karizmatik kimse, eski tecrübelerine dayanarak, intihar eder korkusuyla sevgilisinden ayrılamaz. yakışıklı ve karizmatik birinin eski sevgilileri yakasını bırakmaz.

yıllar sonra eski sevgilisinden "hala seni unutamadım, ne olur bana geri dön" şeklinde taciz mesajları alabilir.

bacı gözüyle baktığı bir kız hiç anlamadığı bir anda dudaklarına yapışıp "dayanamıyorum hadi ..." diyebilir.

sınıf arkadaşı gözüyle bakılan bir hatun birden elini tutup, sonra da "pardon duygularıma gem vuramadım da" diyebilir.

çocukken beraber oynadığınız komşu kızı " bubam beni başgasıga vericek, seni seviyom, gaçır beni n'olur" diye yalvarabilir. kaçırmadığınız için intihar edecektir. sonra yıllarca vicdan azabı çekebilirsiniz.

yakın bir tanıdığınızın eşine misafirliğe gittiğinizde kocası evde yokken üstünde ne varsa çıkartıp " al ben seninim, ben de hüküm sür" diyebilir.

yolda giderken tanımadığınız kızlardan " oha taş, hey tatlı şey" gibi laflara maruz kalırsınız.

kafede rahatça oturamazsınız. tüm kızlar sizi keser. bazıları tek gözünü kırparak anlamsız işaretler yapar.
güvendiğiniz bir bayan arkadaşın diğer bayanlarla ortak kaldığı evde yatıya kalamazsınız. kalsanız da güvendiğiniz bayan meyva suyunuzun içine ilaç atıp sizi uyutur ve diğer arkadaşlarıyla sabaha kadar size tecavüz eder. sabahleyin uyanınca iş işten geçer. geçmişin hatrına p bayni ve çetesini polise şikayet etmezsiniz.

işyerindeki bayan iş arkadaşlarınızın sürekli cinsel tacizine uğrarsınız.

bayan patronunuz cinsel ilişki karşılığı terfi sözü verir.

kısacası yakışıklı ve karizmatik biri için hayat çok zordur. bu anlattıklarımı yakışıklı karizmatik bir o kadar da sempatik olduğu için sürekli bayanların tacizine uğrayıp bunalıma giren ve ardından da intihar eden bir arkadaşım anlattı. ordan biliyorum yani hikayeyi.

devamını gör...

yurdum kadınının gözünde lezbien ve gay

islamiyete sıkı sıkıya bağlı olan kadınlar genelde "allah ıslah eylesin." der, çekilir. ama gelin görün genel olarak laik, komünist, solcu, sosyetik, emo, gotik, metalci, punkcu, munkcu hippi mippi gibi ipini koparan bilumum batı yalakası kadınların feminist, hedonist duyguları kabardığı için gaylığa ve lezbiyenliğe kutsal bir tercih olarak bakarlar. başörtülüyü, tesettürlüyü pis, yobaz, gerici olarak asağılayan bu kesim, gaya, lezbiyene gelince sonsuz bir saygi duyar; derin bir sevgi besler , limitsiz hoşgörü sunar. işte bu iki yüzlü kadınların idolü hande yener gibi madonna'nın yandan yemişi ünlülerdir. ona özgürlük, buna özgürlük dağıtan, çıplak gösteri yapmaya meyilli bu hümanist sevgi kelebekleri, gaylarla bek bi' iyi anlaşır, kanki olurlar. eşcinsellerle konuşurken duygu dolu gözlerle, seni anlıyorum 'la başlayan cümleler kurarlar.
devamını gör...

cuma namazından sonra camiyi bufalo sürüsü gibi terkeden kalabalık

cuma namazının farzı kılınıp selam verildikten sonra, sanki yangından kaçıyormuş ya da deprem olmuş da acilen camiyi terk etmeleri gerekmiş gibi; birbirini eze eze, kalabalık bir sürü halinde, hızla kapıya doğru ilerleyen ve önlerine kim gelirse tepeleyen, savana'da aslanlardan kaçan bizon sürüsüne benzeyen kalabalık. aslında çoğununda acil bir işi, yetişmesi gereken bir yeri ya da ölüm kalım meselesi de yoktur. maksat camının manevi ortamından uzaklaşmak. bir nevi kaçış psikolojisi... asıl amaçlari bir an önce camiyi terk etmektir. geneli "nasıl olsa cumayı kıldık bir haftalık günahımızı affettirdik." zihniyetini taşıyan insan çeşididir. namazını kılar çıkarsınız dışarı, kapıya yakın oturduğunuz için az önce sizi tepeleyerek geçen kalabalığın çoğunun ya cami önünde sigara yakıp sohbet ettiğini ya da cami karşısındaki kahveye oturup oyuna başladığını görürsünüz.

en çok huzur bulunması gereken bir mekan olan camide insanların bu kadar az kalmak istemesinin sebebi ortadadır. manevi zayıflıktan kararmış kalp, şeytanın emirlerine boyun eğmiş zavallı kör nefis...
devamını gör...

dinler arası diyalog

dinler arası diyalog: susmaktır, sessiz kalmaktır. söylenenleri eksiksiz yerine getirip, vatikan’ın kulu kölesi olmaktır. müslümanlara kan kusturan amerika’ya, israil’e, ingiltere’ye ve sair batı medeniyetinin karşısında el pençe divan durup, haritada yerini bile bilmediğimiz, ismini onların sayesinde duyduğumuz ülkelerle barış tesis etmektir.

dinler arası diyalog: bosna hersek’te katledilen binlerce müslüman’ı, irak’ta öldürülen milyonları, filistin’de kız erkek ayırt edilmeden ırzına geçilen çocukları, yakılan yıkılan mabetleri görmezden gelip; israil’de ölen iki çocuk için camide salya sümük ağlamak, londra metrosundaki patlama için geç kalmış gibi hemen başsağlığı dileyip üzüntülerini dile getirmek, müslümanları terörist ilan etmektir.
dinler arası diyalog: emekli maaşı ile geçinen hacının cebindeki paraları gazete aboneliği, dergi aboneliği diye sömürüp, himmet gecelerinde şatafatlı iftarlarda yardım toplayıp misyoner yetiştiren okullara milyon dolarları aktarmaktır. camileri, tarihi yapıları yıkılmaya terk edip, o kadar kaçak yapı varken onun varlığından rahatsızlık duyup kur’an kurslarını yıktırmak, doğubayazıt’ta 2 milyon 600 bin ytl’ ye ermeni kilisesini ihya etmektir.

dinler arası diyalog: peygamberimize hakaretler yağdıran küstahları aman diyaloga gölge düşmesin diyerekten duymamak duyurmamak, risale cevşen okuyan papazların ön sayfa güzelleri gibi çarşaf çarşaf resmini yayınlamaktır.
dinler arası diyalog: islam’ı yayıyorum türk dilini dünyaya öğretiyorum diyerek, adı türk okulu olan okullarda türkçeyi 2 saatlik seçmeli ders yapıp ingilizce eğitim vermektir. kapitalist sistemin gereklerine uygun olarak türkiye’deki okullarda ve dershanelerde mutlu azınlığın zengin çocuklarını okutmaktır.
dinler arası diyalog: Allah’ın hükümlerine karşı gelip beyinleri bulandırmaktır. “resulüm! mümin kadınlara söyle gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar, ırzlarını namuslarını korusunlar. ziynet yerlerini açıp göstermesinler. ancak bunlardan görünmesi zaruri olan (yüz ve eller) müstesnadır. başörtülerini (göğüs ve boyunları görünmeyecek şekilde) yakalarının üstüne koyup örtsünler.” (nur:31) ayetine rağmen göz göre göre tesettüre teferruattır demektir.

dinler arası diyalog: “işte onlar Allah’ın hizbi (partisi)’dir. iyi bilin ki kurtuluşa ulaşacak olanlar Allah’ın hizbi (partisi)’dir.” (mücadele: 22) ayetine rağmen “cebrail aleyhisselâm gökyüzünden inse, parti kursa, kusura bakma ben senin partine girmem desteklemem derim.” diyerek müslüman’ın etkinliğini kırmak, hakkını savunmasını engellemek, tepkisiz hale getirmektir. ama el altından da diyaloga destek veren partileri, batının hizmetkârlarını da desteklemeden olmaz.
dinler arası diyalog: “ey inananlar! yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. onlar birbirinin dostudurlar, sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır.” (maide:51) ayetine rağmen diyaloga karşı çıkan müslümanlarla mücadele edip; diyalog ve hoşgörü toplantılarında patrik bartholomeos ile karşılıklı olarak biz birbirimizi çok seviyoruz demektir.

dinler arası diyalog: salyaları aka aka 11 eylül saldırılarının güçlü bir devi uyandırdığını haçlı seferlerinin yeniden başlatılacağını söyleyen bush’un, peygamberimizi terörist ilan eden cahil papa’nın kucağında oturup aslında onların gizli müslüman olduğu yalanlarını basireti bağlanmış kitlelere yutturmaktır.
dinler arası diyalog: nüfus cüzdanlarından dini islam ibaresini kaldırıp,imar yasalarındaki değişiklikle cami ifadesinin yerine ibadethane koyarak 40.000 tane kilise evin açılmasını teşvik etmektir.

dinler arası diyalog: ay yıldızlı bayrağın gölgesinde, minarelerde ezan sesini dinleyerek müslüman topraklarında yaşamaktansa; haçlı bayrağının altında, çan sesi kulaklarında çınlayarak, kölesi olunan devletlerin nezaretinde onursuzca yaşamaktır.

sözün özü:
“şüphesiz ki Allah, zalimler güruhunu hidayete erdirmez.” (mâide: 51)

burak evci


http://www.diyalogmasali.com dan alıntıdır.


"tağuta baş kaldırmayı öğretmeyen alimler Allah'a baş eğmeyi öğretemezler"
devamını gör...

recep tayyip erdoğan

atatürkün olduğu yerde diktatöre abdurrahman çelebi derler recep tayyip erdoğan demezler.sizin yaşam tarzımız dediğiniz ucube oluşturulurken bu ülkenin muhafazakar insanları çok bedel ödedi sizde alman hesabına dahil olacaksınız http://kemocanlar.ne diyordunuz başörtülü hakim objektif olamaz.
devamını gör...

genç kız ve erkeğin aynı evde kalması

başbakanımızın denetleyeceğiz dediği olay.hepimiz biliyoruz ki kemalist solcu gençler hücre evi sisteminin her türlü ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn ediyorlar. türkiye cumhuriyetinin kurucusu başbakanımız recep tayyip erdoğan ın dediği gibi bu muhafazakar yapımıza ters.herifcioğlu kızkardeşinin 3 tane sapla aynı evde kalmasına izin veriyor geliyor bir de o yasak olsun bu yasak olsun diye sağı solu yağmalıyor.

edit:ayrıca ayıp diye bir şey var kimin eli kimin cebinde olan bir nesil pkk'dan da irticadanda daha tehlikelidir.bunu gezi eylemlerinde gördük.
devamını gör...

ilk günah deneyimleri

ilginç bir olay şu anda bira içiyorum bu benim için ilk acaba bu ilkle alemci olurmuyum.fonda müslüm gürses karsi masada elli yaşında bir adam yirmili yaşlarda bir kizi almış yanına salaş bir yer.
edit :umarım kemalist olmam.
devamını gör...

hanımına haber vermeden akşam eve yatılı misafir getiren adam

evini evlenmeden önce dişinden tırnağından uykusundan keyfinden vs..sinden arttıra arttıra yapmış, evinin içini döşerken kılı kırkbin yarmış kırkbin yardığı kılın yağını çıkarıp satıp taksitlerini öderken kafasındaki bazı bağlar koptuğundan

bi de na şu sözlükte yazan bi çoğu evsiz barksız kocasız karısız bekara karı boşamak kolay tayfasına benzer bi karısı olduğundan

hadi yiyorsa o kapıdan bi çıksında göreyim mottosu icabınca hareket eden adamın hareketidir.

konuşun kızlar bol keseden bedava... sıkıntı yok.


dipnot: hadi dur sakince de edit atalım
o kadın kendini saydırmayı becerirse gelmeden haber veririm. yok bana ters gitmeyi inat gitmeyi kendine bi nişane sanarsa o kokoş çok bekler benden o saygıyı. derim ki benim evim, benim barkım. ben getiririm sen yatağını hazırlarsın. beni er diye saymayana ben karı gözüyle bakıp saygı duyucam bi de...

yemez.

yok odunmuş da dul kalırmışta felan...
aman, kadın kalmadı çünkü dünyada... bi siz varsınız hint kumaşları.
devamını gör...