bazen sevinç paso keder

bazen sevinç paso keder
(Moderatör)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 28799.1
  • Kayıt: 2014-09-03 18:27:00
  • En son giriş: 2018-07-16 11:41:31
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 19
  • Aktif Tanım: 10686
  • Açılan Başlık: 2434
  • Artı Oy: 58319
  • Eksi Oy: 4532
  • Alınan Artı Oy: 30703
  • Alınan Eksi Oy: 1439
  • Alınan Favori: 213

bazen sevinç paso keder - en çok favorilenen tanımları

baklavanın abartıldığı kadar güzel bir tatlı olmaması

yav kardeşim tamam baklava çok abartılan bir tatlı. hadi sizin dediğiniz gibi olsun. var mı baklavaya alternatif bir tatlınız? bana künefe demeyin. onda liderlik vasfı yok bir kere! şekerpare mi geçecek baklavanın yerine? şekerparenin de iktidarda olduğu zamanları gördük. ne yaptı bu millete şekerpare? şimdi kadayıf da demeyin kadayıf adam olsaydı tel tel olmazdı. yalancı tavuk göğsü adı üstünde yalancı!

yani şu türk tatlıları içerisinde baklavayı tahtından indirecek bir tatlı malesef yok. olsa da keşke gitsek oyumuzu o tatlıya versek ama yok işte. baklavayı tahtından indirmeye çalışanlar, çok net söylüyorum zamanında atalarını denize döktüklerimizdir. lütfen oyuna gelmeyin. baklavamızı kıskanıyorlar.*
devamını gör...

cem sultan ile ikinci bayezid’in beyitli mektuplaşması

taht mücadelesine giren iki kardeşin birbirleriyle aruz ölçüsünde atışmasıdır. cem sultan, ikinci beyazıd'ın baskıları sonucu avrupaya sığınınca iki kardeş arasında uzunca mektuplaşmalar olmuş ve bu mektuplaşmaların bir kısmı da karşılıklı olarak beyitlerle birbirlerine cevap verme şeklinde gerçekleşmiştir.

cem sultan, avrupa'da geçen sıkıntılı günlerinde duygulu şiirler yazmıştır. ağabeyi ıı. bayezıt'a yazdığı şiirde şöyle seslenir:

"sen bister-i gülde yatasun şevk ile handan
ben kül döşenem külhen-i mihnetde sebep ne?"


(sen gül döşeğinde keyifle yatarken, benim eziyet hamamının ateşliğinde kül döşenmeme sebep ne?)

ıı. bayezıt da kardeşi cem'e şu şekilde cevap vermiştir:

"çun ruz-ı ezel kısmet olunmuş bize devlet,
takdire rıza vermeyesün böyle sebep ne?
"

"hacc-ül harameynim diyüben da'vi kılursun,
ya saltanat-ı dünyeviye bunca talep ne?
"

(madem devlet bize ezelden kısmet olunmuş. Allah'ın bu takdirine razı olmak istemeyişine sebep ne? mekke ve medine'yi ziyaret etmekle ( hacı olmakla) da övünüyorsun. öyleyse dünya saltanatına bunca talep ne?)
devamını gör...

zamanın kıymeti

abdulfettah ebu gunde tarafından yazılmış bir eser. islam alimlerinin zamanını nasıl değerlendirdiklerini ve islam alimlerine göre bir ilim talebesinin nasıl olması gerektiğini anlatır bu eserinde.

mesela usul ilimlerine dair çalışmalarıyla tanınan ibn akîl, zamanın kıymeti konusunda şöyle buyurur: ömrümden bir saati bile zayi etmem helal olmaz. dilim müzakere ve münazara, gözüm mütalaa yapmadığı durumlarda yani uzanıp, yatıp rahat ederken bile tefekkür ederim. akıllı insanların elde etmek için uğraşması gereken en değerli şey vaktidir. vakit bir ganimettir ve içindeki fırsatlar servet bilinmeli, kapılmaya çalışılmalıdır. hayatta sıkıntılar çoktur ama vakitler de hızlı geçip gitmektedir.

din, tarih ve tıp bilgini olan ebü l ferec ibnü l cevzi zamanın kıymeti ile ilgili şöyle buyurur: insanın, zamanın önemini ve vaktin kıymetini bilmesi gerekir. vaktin bir lahzasını faydalı bir iş yapmaksızın geçirmemelidir. gerek söz ve gerekse amel olarak en faziletli olanları yapmaya çalışmalıdır bedenin yapmaya muktedir olduğu hayırları yapmaya yönelik azim ve niyetini her zaman taşıması gerekir.

feridüddin attar (hz.) şöyle buyrur: elden gittikten sonra dört şey geri döndürülemez: ansızın ağzından çıkan bir söz, yaydan fırlayan bir ok, olmuş bir kaza ve boşa harcanan bir ömür."

osman nuri topbaş hoca da zamanın önemini şöyle ortaya koymaktadır: dünya hayatında her şeyi satın almak veya geri almak az çok mümkündür, lakin geçen zamanı asla... küçük bir altın parçasının çöpe atılmasına kimse kayıtsız kalamazken -ne tuhaftır ki- milyonlarca altın verilerek satın alınamayacak zamanın boş işlerle heder olmasına ekseriyetle lakayd kalınmaktadır.

profesör doktor gürbüz deniz de insan ömrünün nasıl verimli geçirileceğine dair şöyle bir beyanda bulunur: "iki günü eşit olan aldanmıştır*" "hayat kanunu bize öğreten bu söz , ne yazık ki müslümanlar tarafından değeri takdir edilmiş değildir. her gün aynı işi yapan, yeni bir şey öğrenmeyen, yeni bir şey keşfetmeyen, kimseye de bir şey öğretmeyen bir kimse, yüz yıl yaşasa da bir gün bir ay, iyi niyetle söylersek bir yıl yaşamış gibidir. ömrün uzaması ve bereket; o ömrü nasıl kullandığımızla doğrudan ilgilidir. aksi halde fazla yaşamakla, fazladan zaman harcamış oluyoruz. bu sebeple, bize, yaptığımız iş dolayısıyla fazlasıyla ömür verilmiştir. hayatın kısalığından şikayete mahal yoktur."
devamını gör...

ölüsün sen

bir ali yüce şiiri.

bu dünyada
yaşamadın sayılır
güzeli sevmediysen
ölmene gerek yok
zaten ölüsün sen

ayağına gelmez güzel
gökte yürür yerde uçar
hadi ne duruyorsun
sen de uç arkasından
önünde yerlere eğil
kilitleme gönlünü
kapılara vurulur kilit
gönüllere değil

ben de bilirim sen de
sevgi insana ekmek vermez
gönül dedikleri
kırk kanatlı deli kuş
aş yemez ekmek yemez
milyonlarca yıl sevse
sevmeye doyum olmaz

su susamış mı
sor bakalım
acıkmış mı toprak
yok yok sorma
yaratmayana üretmeyene
bir şey söylemez toprak

annen seni
doğurmadı sayılır
yaratmadıysan eğer
bir şey üretmediysen
ölmene gerek yok
zaten ölüsün sen
devamını gör...

aşk

kamus mütercimi asım bey'e göre aşk kelimesi arapça "aşeka"dan gelir. aşeka ise ağacı sarıp ağacın tüm besin değerlerini alıp zamanla kurutan bir sarmaşıktır.
devamını gör...

sigaraya 21 yaş ve 500 metre yasağı

çocukların ve gençlerin sigara kullanımından uzak durması için sigara satışına getirilen yeni önlemlerdir. yeni düzenlemelere göre sigara satışı 21 yaşından küçüklere yapılmayacak ve sigara ürünleri okul ve yurtlara en az 500 metre mesafe uzaklıkta olacakmış.

bu kurala ne market sahiplerinin ne de milletimizin uyacağını hiç düşünmüyorum. sanki 18 yaş kuralına çok uyuldu da bu kuralı güncelliyorlar. önce siz denetimi yapın gerisi bir şekilde halolur.

buradan
devamını gör...

padhre

bir adet uzun zamandır aktif bir şekilde yazmayan, güzel tanımlarından bizleri mahrum bırakan ve mahlasını değiştirmiş olan yazardır. padhre ne demek bulamadım. eğer "tabiri mekruh" değilse kendisinin açıklamasını bekliyoruz.*
devamını gör...

kulaklıkla müzik dinlediğini sanıp aslında dışarıya konser veren otobüs genci

hemen yanınızda kulaklığından "dım tıs dım tıs dım tıs" diye müzik sesleri gelen otobüs gencidir. büyük ihtimalle çakma kulaklık kullanıyordur. zira dışarıya orjinal kulaklıklardan bu denli yüksek ses çıkmaz. şahsen toplu taşıma araçlarında müzik dinlerken "acaba kulaklığım dışarı ses veriyor mudur" kaygısını içimde yaşarım ve hemen kontrol ederim. şimdiki gençlik çok düşüncesiz çook!*
devamını gör...

hraç arslanyan

ülkemizin önde gelen murassa ustalarından birisidir.

--- alıntı ---

istanbul kuyumcular odası eski yönetiminde yönetim kurulu üyeliğinin yanı sıra 10 yıl (iki dönem) eğitim komisyonu başkanlığı’nı yürütmüştür. 2018 yılında yapılan seçimler sonucunda dört yıl aradan sonra iko yönetimine tekrar katılan ustamız halen eğitim komisyonu başkanlığı görevine devam etmektedir.

2008 yılında kuyumculuk sanatını yaşatmak ve bu sanat dalında kuşaklar arası köprü olabilmek amacıyla istanbul kuyumcular odası ile birlikte mahrec sanatevi’ni hayata geçirdi.bunun yanı sıra bugün, mücevher sanatının daha kapsamlı şekliyle kıymetli bir objeyi değerli maden ve taşlarla bezeme ustalığı olan ‘’murassa’’ çalışmalarını sürdürmektedir.

--- alıntı ---
devamını gör...

karadeniz turu hayali

genelde kolay gibi gözükür her sene niyet edilir ama bir türlü nasip olmaz. ben de öyleyim. her sene başı niyet ederim "bu sefer bı karadeniz turu yapıcam lan" diye ama her senenin sonuna geldiğimde başladığım yerde kalıyorum nedense, yani memleketimde.
devamını gör...

derinden bir düşkırıklığı benimkisi

ismet özel'e ait bir şiir diye geçiyor ama şiir formunda değil. neyse, bir hayâl kırıklığı ancak bu kadar güzel anlatılabilir diyorum sadece.

"hayal kurmakla başım hiç hoş değildir. gelecekten beklediği nelerse onları kafada keyfince şekillendirip sonra onlara uymayan durumlarla karşılaşınca hayalleri yıkılan kimselerden değilim. güvendiğim dağlara kar falan yağmış değil. derinden bir düşkırıklığı benimkisi. geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin hızır olmadığını anladığım zaman kırılıyorum. böylece kırılan bir düş haline dönüştüğümü görüyorum. evet, bizzat kendim bir düşkırıklığıyım, kırık bir rüyayım ben. ve hepimiz öyleyiz. "

tahrir vazifeleri
devamını gör...

insan doğuştan kötüdür düşüncesi

sigmund freud'un kurucusu olduğu psikanalitik kuram'a göre insan doğası doğuştan kötüdür. çünkü cinsellik ve saldırganlık iki tane yıkıma yönelik dürtünün hegemonyası altındadır. bireyin toplumca onaylanmayan, yasaklanan, engellenen duygu, istek, arzu ve düşünceleri bilinçaltına itilmekte ve bilinçaltına itilen bu durumlar davranışları etkilemektedir. hatta bu bilinçaltına itilen düşünceler karşımıza mitoloji, masal ve efsane olarak çıkar.

islam'a göre insana iyilik ve kötülüğü algılayıp bunlardan birini seçme istidadı verilmiştir; bu sebeple insan kendini sorumlu tutmaya yetecek bir özgürlüğe sahiptir. Allah insana olayları gözlemlemesi ve değerlendirmesi için göz, kulak ve kalp vermiştir. insan dinimizce islam fıtratı üzerine doğar ve islâm da güzel ahlâktır. bu nedenle bir insan doğuştan salt kötüdür diyemeyiz.
devamını gör...

milaslı harfleri

bu harfleri ilk kez ömer seyfettin'in efruz bey romanında duymuştum ve ilgimi çekmişti. Cumhuriyet döneminden önce de alfabenin ıslahı ile ilgili tartışmalar süregelmiş ve bu tartışmalara milaslı ismail hakkı da katılmış. milaslı, bitişik yazılan arap harflerini ayrı yazarak latin alfabesi gibi tek şekilli bir sistem kurmuş, bu harflerle gazete ve kitap basılmıştır. alfabeye arap alfabesinde olmayan türkçeye özgü sesli harfler de eklenmiştir.



yukarıdaki yazı milaslı ismail hakkı'nın geliştirdiği sistemle yazılmıştır. arap harflerini tanıyanlar az çok okuyacaklardır. ben yine de latinize halini yazayım:

"bizim bu dereceh geri kalmamızıŋ eŋ büyük sebebi yazımızın fenni olmamasıdır, bir kerreh bu yeŋi yazıyı kabul etsek nisbetle pek az bir zamanda selamet ve saadetlerimizi Allah'ıŋ inayetile te'min edeceğimiz şübhehsizdir.""
devamını gör...

stres

hayati inanç'ın kullanmadığı, dilimize girmesiyle birlikte dilimizde yıllardan beri kullandığımız kelimeleri atıp yerine koyduğumuz kelime/kavramdır.
devamını gör...

ampirik okur

romanın/hikayenin gerçekliğine kendini kaptıran, yaşanılan olayları kendi hayatına aksettiren, yazarla "gerçekliği askıya alma anlaşması" yapmayan okurdur. bir anlamda romanın fantastik dünyasına adım atamayan okurdur. mesela bir insanın romanda/hikayede bir hayvanla konuşmasını saçma bulur bu ampirik okurlar.

eğer ampirik okuru "ampirik izleyici"ye çevirirsek şu davranışları görürüz:

*kurtlar vadisi'nde süleyman çakır öldüğünde sela okumak
*hüsnü çoban'ın sadece dizinin fragmanında öldü gibi gösterilmesinden hareketle facebook'ta 1 milyondan fazla insanın hüsnü çoban'ın cenazesine katılması etkinliğinde bir araya gelmesi.
devamını gör...

mecliste yerleri paspaslayan başbakan

hollanda başbakanı mark rutte'dir.

--- alıntı ---

meclise giderken rutte elindeki kahveyi yere döktü. ardından etraftakilere “bez gibi bir şey yok mu?” diye sordu. rutte temizlikçilerin getirdiği paspasla kahveyi kendisi temizledi. başbakan, bir başka bezle de kahve sıçrayan masaları sildi.
meclisin temizlik görevlileri, alkışlarla rutte’ye destek verdi.

--- alıntı ---

devamını gör...