bazen sevinç paso keder

bazen sevinç paso keder
(Moderatör)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 28799.1
  • Kayıt: 2014-09-03 18:27:00
  • En son giriş: 2018-07-16 11:50:43
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 19
  • Aktif Tanım: 10686
  • Açılan Başlık: 2434
  • Artı Oy: 58321
  • Eksi Oy: 4532
  • Alınan Artı Oy: 30703
  • Alınan Eksi Oy: 1439
  • Alınan Favori: 213

sigaraya 21 yaş ve 500 metre yasağı

çocukların ve gençlerin sigara kullanımından uzak durması için sigara satışına getirilen yeni önlemlerdir. yeni düzenlemelere göre sigara satışı 21 yaşından küçüklere yapılmayacak ve sigara ürünleri okul ve yurtlara en az 500 metre mesafe uzaklıkta olacakmış.

bu kurala ne market sahiplerinin ne de milletimizin uyacağını hiç düşünmüyorum. sanki 18 yaş kuralına çok uyuldu da bu kuralı güncelliyorlar. önce siz denetimi yapın gerisi bir şekilde halolur.

buradan
devamını gör...

aşk

kamus mütercimi asım bey'e göre aşk kelimesi arapça "aşeka"dan gelir. aşeka ise ağacı sarıp ağacın tüm besin değerlerini alıp zamanla kurutan bir sarmaşıktır.
devamını gör...

peşimi bırak

türkçede çok sık kullanılan bir deyim. kökeni konusunda iki görüş var. birincisi farsça'da poş(piş) "arka" demekmiş. peşimi bırak/arkamı bırak anlamında. ikinci görüşe göre ise "peş" şalvar ve geniş giyimli elbiselerin orta ve arka kısmı demekmiş. babasının şalvarını tutup gezen çocuğa "babasının peşini bırakmıyor" veya gelinin eteğinden tutup arkasından gelmeye "gelinin peşinden geliyor" denmesi buna örnek gösterilir.
devamını gör...

magazin muhabiri

aynı zamanda yaptığı haberlerden de sorumlu olan kişidir. işi zordur aslında. bir ünlü hakkında yaptığı bir haber yüzünden başı belaya girebilir, mahkemelik olabilir. bunun yanında magazin haber müdürünün hiçbir sorumluluğu olmaz.
devamını gör...

ölüm acısı

en yakınınızdaki canınız, kanınızdan olan; her zaman sırtınızı yaslayabileceğiniz birisini kaybettiğinizde en fazla hissettiğiniz acıdır.

kolay değildir daha dün sizinle konuşan, gülen, şakalaşan bir insanı gözlerinizin önünde kaybetmek...

kolay değildir cansız bedenine son kez bakmak; doktor ''son 15 dakikası onunla vedalaş'' dediğinde yüzüne bakamamak...

kolay değildir cansız bedenini tabuta koymak ve hiç kolay olmamıştır üzerine toprak atmak...

kolay değildir yakınların üzüntüden kahrolurken dik durmaya çalışmak, üzüntünü içine atmak...

toprak ölüm acısını alır derler ya gerçekten doğru.

zamanla o ölüm acısı yerini özleme bırakır ve bu ölüm acısı size;

dünyanın geçici ve boş olduğunu hatırlatır.

tek hakikatin Allah olduğunu hatırlatır.

inna lillahi ve inna ileyhi raci’un

(bkz: baba)
devamını gör...

sözlüğün tutukluk yapması

eski yazılımda çok sık gerçekleşen hadiselerdendi. şimdi çok şükür yeni yazılımla birlikte böyle bir sorunumuz kalmadı. yeni nesil bilmez ama biz eski yazılımda bir tanımı yazıp gönder tuşuna bastığımızda gidip ailemizle/arkadaşlarımızla sohbet eder ve döndüğümüzde tanımın daha yeni girilmiş olduğunu görürdük. şimdiki nesil çok şanslı!*
devamını gör...

padhre

bir adet uzun zamandır aktif bir şekilde yazmayan, güzel tanımlarından bizleri mahrum bırakan ve mahlasını değiştirmiş olan yazardır. padhre ne demek bulamadım. eğer "tabiri mekruh" değilse kendisinin açıklamasını bekliyoruz.*
devamını gör...

korner tren taktiği

bu taktikte korner kullanılırken ceza sahasında gol atmak için bulunan futbolcular tıpkı trenin vagonları gibi arka arkaya dizilirler ve korner kullanıldığında her biri bir anda dağılarak rakip futbolcuları şaşkına çevrirler. böylece rakip takımın savunma futbolcuları hiçbir futbolcuyla yeterince önlem alamamış olurlar. ortaya çıkan kısa süreli kaostan da bir futbolcunun kafayı çakıp gol atması beklenir. ilginç bir taktik. pek yaygın kullanılmadığı için pek kullanılışlı olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. şöyle bir şeydir:



not: 1:48'den itibaren izleyiniz.
devamını gör...

ryan babel

7 milyon €'ya flamengo'ya transfer olmuş futbolcu.

herhalde elimizde ne kadar para eden futbolcu var hepsini satıyor başkan. iyi de nereye kadar? yeri doldurulması zor bir futbolcuydu bence. yine de bedavaya gelip iyi katkı veren futbolculardandı. şimdi de 7'ye satıyoruz. yolu açık olsun.

edit: babel flamengo'nun teklifini reddetmiş diyorlar. son durumu haftaya netleşir herhalde.
devamını gör...

sırra vakıf olmak

her hangi bir şeyin, eşyanın, bir insanın, hakikatin sırrına vakıf olmaktır. sadece Allah'ın dilemesi ile olabilecek bir şeydir.

"o'nun bildirdikleri dışında insanlar onun ilminden hiçbir şeyi tam olarak kavrayamazlar".-bakara 255-
devamını gör...

kuru öksürük

böyle illet bir öksürük yok arkadaş. gün içinde pek bir sıkıntı vermiyor ama ne zaman kafamı uyumak için yastığa koysam boğazımı bir gıcık alıyor. öksür öksür bin bir hale giriyorum. aile doktoruma gittim, verdiği ilaçları 2 gündür kullanıyorum bunun yanında kocakarı ilaçlarının her türlüsünü içtim ama ne fayda! geçmiyor geçmiyor! yarın kulak burun boğaz'a gideceğim bir hal çaresine bakarlar artık.
devamını gör...

hamasi konuşmak

halkı coşturmak için yapılan konuşmalardır. özellikle siyasi isimler zaman zaman hamaset edebiyatına başvururlar. mesela milliyetçi duyguları galeyana getirmek için genellikle konuşmaya şöyle bir giriş yapılır:

"biiiz! gemileri karadan yürüten fatihlerin, geçilemez denilen sina çölünü 13 günde geçen yavuzların, akdenizi bir türk gölü haline getiren kanunilerin torunlarıyız! ..." gibi devam eder. oldukça etkilidir bence.
devamını gör...

cem sultan ile ikinci bayezid’in beyitli mektuplaşması

taht mücadelesine giren iki kardeşin birbirleriyle aruz ölçüsünde atışmasıdır. cem sultan, ikinci beyazıd'ın baskıları sonucu avrupaya sığınınca iki kardeş arasında uzunca mektuplaşmalar olmuş ve bu mektuplaşmaların bir kısmı da karşılıklı olarak beyitlerle birbirlerine cevap verme şeklinde gerçekleşmiştir.

cem sultan, avrupa'da geçen sıkıntılı günlerinde duygulu şiirler yazmıştır. ağabeyi ıı. bayezıt'a yazdığı şiirde şöyle seslenir:

"sen bister-i gülde yatasun şevk ile handan
ben kül döşenem külhen-i mihnetde sebep ne?"


(sen gül döşeğinde keyifle yatarken, benim eziyet hamamının ateşliğinde kül döşenmeme sebep ne?)

ıı. bayezıt da kardeşi cem'e şu şekilde cevap vermiştir:

"çun ruz-ı ezel kısmet olunmuş bize devlet,
takdire rıza vermeyesün böyle sebep ne?
"

"hacc-ül harameynim diyüben da'vi kılursun,
ya saltanat-ı dünyeviye bunca talep ne?
"

(madem devlet bize ezelden kısmet olunmuş. Allah'ın bu takdirine razı olmak istemeyişine sebep ne? mekke ve medine'yi ziyaret etmekle ( hacı olmakla) da övünüyorsun. öyleyse dünya saltanatına bunca talep ne?)
devamını gör...

lüle taşından pipo

briar pipodan sonra en iyi pipo lüle taşından yapılan pipodur derler. nedeni ise diğer pipolara göre hafif olması ve içerken daha fazla keyif vermesiymiş. bunun yanında içerken insana serinlik de verirmiş derler. daha denemedik ama burada tecrübe edenler vardır belki.*
devamını gör...

kulaklıkla müzik dinlediğini sanıp aslında dışarıya konser veren otobüs genci

hemen yanınızda kulaklığından "dım tıs dım tıs dım tıs" diye müzik sesleri gelen otobüs gencidir. büyük ihtimalle çakma kulaklık kullanıyordur. zira dışarıya orjinal kulaklıklardan bu denli yüksek ses çıkmaz. şahsen toplu taşıma araçlarında müzik dinlerken "acaba kulaklığım dışarı ses veriyor mudur" kaygısını içimde yaşarım ve hemen kontrol ederim. şimdiki gençlik çok düşüncesiz çook!*
devamını gör...

karpuz seçmek

bugüne kadar hiç kelek karpuz seçmeyen biri olarak ailede karpuz almaya hep ben giderim. "sen iyi karpuz seçiyon" deyip karpuz aldırıyorlar. ama gerçekten hiç anlamıyorum. sırf adet yerini bulsun diye karpuzu alırım bir iki vurur sonra başka bir karpuzu denerim. böyle birkaç karpuzu denedikten sonra aralarından birini seçerim. nedense anlamadığım bir şekilde hep iyi çıkıyor. aslında tek yaptığım "bak bu iyidir" diye hissettiğim karpuzu almak. hislerime çok güveniyorum ve beni hiç yanıltmadı şu ana kadar.
devamını gör...

ibn haldun’da asabiyet kavramı

asabiyet, araplarda aile ya da akrabalık ruhunu ifade eden bir kavramdır. ibn-i haldun, bir kabilenin koruma ve savunulmasının asabiyetle yürütüldüğünü belirtir. bu işi yürütecek olan yöneticinin asabiyeti en güçlü, yani toplumsal taban ve taraftarları en fazla olan kişi olacağını ve onun da en nihai hedefinin galip gelme ve zorlamaya dayalı hükümdarlık yani devlet olacağını belirtir. ancak her asabiyet devlet ve hükümdarlık değildir. ibn-i haldun asabiyet kavramına birçok anlam yüklemiştir. bunlar:

*güçlü ve kenetlenmiş bir topluluk olma
*toplumsal güç, nüfus, reislik
"*nihai hedefi hükümdarlık olan güç
*toplumsal taban ve taraftarı en fazla olan


ibn-i haldun insanlardaki hayvani tabiattan ve bu tabiattan kaynaklanan başkasının malına el uzatmak, kan akıtmak, haksızlık ve zulümden bahsederek "bu kargaşanın sürdürülemez olduğunu ve insanlar arasında sükûnu sağlayacak, onlara boyun eğdirecek bir hükumdar olmalıdır" der. devletin, devleti kuranların başlangıcı bedeviliktir. ancak devletin kuruluşunu refah, bolluk ve medenileşme yani şehirleşme takip eder. "devletin ömrü insanın ömrü gibidir. doğar, büyür olgunlaşır ve ölür. ilk olarak devlet olmak büyüklük ve otoritenin tek elde toplanmasını gerektirir" der. ikinci olarak "devlet sükunet ve rahatlıktır" der.

ibn-i haldun'a göre devletin ömrü üç neslin ömrünü yani 120 seneyi geçmez. bunu şöyle açıklar: "birinci nesil devleti kuran ilk nesildir. henüz bedevidir ve bedevilik özelliklerini kaybetmemişlerdir." ikinci nesil "bedevilikten şehirlişemeye yani medenileleşmeye geçer ve devlet yönetimi ise katılımcılıktan, tek kişinin eline geçmeye başlar. tembellik ve lüks artarken asabiyet azalmaya başlar. üçüncü nesil ise bedevilik özelliklerini tamamen unutur. böylece kendilerini üstün ve galip kılan onurlu ve asabiyet sahibi olmanın lezzetini kaybederler. bolluk ve lüks halinde yaşamaya başlayıp korunmaya muhtaç halw gelirler. böylece dördüncü nesilde kazanılan adalet, şan ve şeref yok olur.
devamını gör...

ahmet haşim’in çirkinlik kompleksi

yanağında bir şark çıbanının olduğu söylenir bu yüzden kendisini çirkin sayarmış. bir de genç yaşta saçları dökülünce hiçbir kızın kendisini sevmeyeceğini düşünürmüş ama tersi olmuş kendisi de tam istediği gibi kız bulamamış. bunu da şöyle anlatır: ' beni sevenlerin hepsi güzel fakat züğürt. sevdiklerimin hepsi güzel fakat bana lakayt. hem zengin hem de bana teveccühkar olan kızlar tanıyorum ki maalesef çirkinler."

çirkinliğini bir gün yakup kadri'ye şöyle anlatmış; 'mon şer! dün gece, bu suratımın hali uykumu kaçırdı. onu hayalimde şöyle düzelteyim dedim. mesela alnımı daha muntazam bir şekle soktum. kafamı lepiska saçlarla örttüm yanağımdaki halep çıbanını sildim, ağzımı ufalttım, çenemi incelttim gene bir şeye benzemedi. anladım ki bu kafayı kökünden söküp atmaktan başka çare yok.' işte bu yüzden akşam şairidir haşim. gündüzlerini hiç sevmez. akşamı, tüm kötülükleri, çirkinlikleri gizliyor diye ayrı bir sever. bu sebepledir ki sevgili bile gündüzleri haşim'e gözükmez:

akşam yine toplandı derinde

canan gülüyor eski yerinde
canan ki gündüzleri gelmez
akşam görünür havz üzerinde,

mehtab kemer taze belinde
üstünde sema gizli bir örtü
yıldızlar onun guldür elinde...
devamını gör...

allah c c adıyla alınan twitter sayfası

ya bunun bir başka versiyonu ınstagram kullandığım zamanlarda benim başıma gelmişti. adam "allah c.c" diye sayfa açmış ve bana istek göndermiş. "allah c.c seni takip etmek istiyor" diye. Allah'ım günah yazmasın ama reddetmek zorunda kaldım. insanı durup dururken küfre sokabilecek sayfadır.
devamını gör...