gözlüklü limonata

gözlüklü limonata
(Moderatör)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 4150.75
  • Kayıt: 2016-03-09 21:29:00
  • En son giriş: 2018-06-20 23:59:25
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 6
  • Aktif Tanım: 1235
  • Açılan Başlık: 88
  • Artı Oy: 15150
  • Eksi Oy: 125
  • Alınan Artı Oy: 4717
  • Alınan Eksi Oy: 53
  • Alınan Favori: 174

gözlüklü limonata - tüm tanımları

khoda nazdik ast

--! spoiler !--

rıza, muallime hanımın geç kalması bahanesiyle bir çiçek alıp kapısına gider ama muallime hanımın müstakbel eşinden dayak yer. sonra evin o göz alıcı renkte olan mavi kapısının önüne yığılır, işte ondan sonra "şiirin öznesi şairin katilidir." faslı başlar...

--! spoiler !--
devamını gör...

the hunters in the snow

türkçe'ye karda avcılar adıyla çevrilen, 1565 yapımı pieter bruegel'ın elinden çıkma kuzey rönesansı tablosu.

tabloya bakıldığında ilk önce avcıların avdan dönüşü dikkat çekiyor. avcıların arkalarındaki köpek sürüsünün başlarının eğik oluşu ve avcıların ganimetinin azlığı başarısızlığı çağrıştırıyor. tablonun diğer tarafına baktığımızda donan su üzerinde eğlenen insanların oluşuyla birlikte bir de hokey tarzı oyun oynayan insanlar göze çarpıyor. bunların yanı sıra gündelik hayata dair de önemli ayrıntılar mevcut. renk seçimi ve kış mevsiminin işlenmesi tablonun derinliğini ve melankoli yoğunluğunu artırmış. ressam tablonun belli bölgelerine birer ikişer kuş serpiştirmekten de geri kalmamış.
devamını gör...

sözlükteki cinsiyetçi başlıkları el bombasıyla patlatma isteği

ara ara canı sıkılan sözlük efradının bir kısmının açtığı içeriği önyargıyla dolu ne kadar başlık varsa hepsini gömmek isteme durumu.

bilmiyorum, böyle genelleyici başlık ve tanımları yazınca rahatlıyor mu insanlar? ben okudukça geriliyorum, insanların bu kadar net genelleyici cümleler kurması, amaan bananeci tavırları beni ürkütüyor. çünkü bu tavırlar insanların birbirini kolaylıkla yargılayabileceği yolunu açıyor. böyle bir dünya yok sözlük, dünya sözlükte dahi yok.

edit: tabi bu tür başlıklarla beslenen insanlar var, onları ekmeğinden etmiş olurduk, keşke!
devamını gör...

hiç yakışıyor mu

sık sık ebeveynimden işittiğim laf. en son gelen misafirin yanına geç çıktığım için bu lafı yedim. anne ne alaka şimdi yakışmak filan diyorum; sen örnek ol diyor. yav aklımız kesti keseli bi hata yapamadık ağız tadıyla. hayır, yaptığım hata da ne; misafirin yanına geç çıkmakgafas. * sal beni anacım!*
devamını gör...

çok dilli uyarı broşüründe türkiye’nin dilini arapça olarak göstermek

genelde gençlerin ilgiyle takip ettiği interrail türkiye sayfasında bestami köse'nin paylaşımıyla aşağıdaki görselde bulunan broşür gündeme geldi.

farklı dillerde uyarı için basılan broşürün türk bayrağı yanındaki dilin arapça olması fazlasıyla cehalet kokuyor. işin garibi arapça'yı da doğru yazamamışlar; yazdın yazdııın, bari onu doğru yazaydın be hacıt.

devamını gör...

dame tu cosita

5 yaşındaki bebeleri bile kızılay'ın ortasında dans ettiren, şarkı desem şarkı değil müzikli garip bir akım. mevcut şarkının türkçe çevirisine göz atıldığında sözlük formatımıza tamamen ters olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.

her gördüğümde kulaklarımı tıkayıp gözlerimi kapamaya çalışıyorum ama bunlardan kaçamıyoruz sözlük, resmen kanser gibi her yere yayılıyorlar.
devamını gör...

lawje

ilk albümünü 2013 yılında çıkaran özellikle kürtçe eserler seslendiren, aşağıdaki klibi izleyince "aa bunlar yerli rastak!" tepkisi vermemi sağlayan grup. eser de pek hareketli. tınılar da çok hoş, ay daha ne olsun ki!

devamını gör...

polyhymnia

mahlasını yunan mitolojisinin naif ilham perisine istinaden mi seçmiş acaba diye düşündüğüm yazar. bence sözlük mecrası bu konuda aydınlatılmalı.*
devamını gör...

pandor

sözlüğe yeni bir kalem daha katılmış. kendisine son paylaştığı cem karaca eserine atıfta bulunmak adına şu eserle hoş gelmiş diyorum;

devamını gör...

ümmetin münafıklarının çoğu kur’an okuyucularıdır

söz konusu hadis şeyh ahmed ziyaüddin gümüşhanevi hazretleri'nin önemli derleme hadis kitabı olan ramuz el hadis 'inde ve imam gazali'nin ihya u ulumiddin eserinde geçer ve abdullah b. amr ravi olarak geçer. ziyauddin gümüşhanevi'nin söz konusu eserinde birçok zayıf hadis bulunduğu konusu birçok kişi tarafından dillendirilmiştir. eserin içeriğindeki alt yazılarda zayıf, ahad ,meşhur gibi vasfa sahip hadisler belirtilmiş olduğunu düşünürsek söz konusu hadisin hangi hadis grubuna girdiğini merak ediyorum.*

söz konusu hadise arka çıkacak bir başka hadis-i şerif ise şu;
ebu hureyre (r.a. anlatıyor: "rasûlullah (s.a.v.) bir gün, "hüzün kuyusundan Allah'a sığının!" buyurdular. oradakiler, "ey Allah'ın rasûlü! hüzün kuyusu da nedir?" diye sordular. "o dedi, cehennemde bir vadidir; cehennem, o vadiden her gün yüz kere Allah’a (c.c.) sığınma talep eder." "ey Allah'ın rasûlü, denildi, oraya kimler girecek?" "oraya, amellerinde riya yapan kurralar girecektir! buyurdu" [tirmizî, sünen, zühd, 48, hadis no: 2384] )

rasulullah (s.a.v.)'ın her iki hadiste de vermek istediği mesaj aşağı yukarı aynı aslında: riyadan kaçınmak. riyayla birlikte gelebilecek olan münafıklığa mahal vermemek.
devamını gör...

ilk kez binilen toplu taşıma aracındaki teyakkuz hali

muavin varsa ona yoksa şoföre en yakın koltuklardan birinde konumlanılır ve ücret verildiğinde tahminen yol yarılandığında ara ara "kaptan beni şurada tükürecektin." diye hatırlatılır. şoförden uzaklaşıldığı an teyakkuz hali daha da katlanılır ve panik hali gittikçe artar. artık çevredeki yolculara da help mi talebi iletilir ve teyakkuz halinde alınan gardlar birer ikişer iner.
devamını gör...

italyan rönesansı

(bkz: rönesans)

14. yy'ın sonuna doğru 15. yy'da floransa'da ortaya çıkmaya başlamış olan akımdır. kuzey rönesansı'ndan ötürü genelde bu şekilde adlandırılır. yani rönesans akımı italya'da ortaya çıktığı için bu şekilde de adlandırılmaktadır.
devamını gör...

i am groot

ağaç yaratığımız minicikken söylediğinde "vah yavruumm kim bilir ne demek istiyor?" diye yer yer duygusala bağladığım; koca bir kütük parçasına dönüştüğündeyse" ne diyor bu şam yarması?" diye içimden geçirdiğim groot cümlesi. minikken çok daha sevimlisin groot.*
devamını gör...

uffizi galerisi

tavanı ve duvarları sanat eserleriyle dolu dünya sanat tarihi için büyük önem arz eden galerilerin ilk sıralarında gelir. ayrıca osmanlı padişahları ve eşlerinin orjinal portrelerine de galeride rastlamak mümkün.
devamını gör...

vincenzo peruggia

1911’de mona lisa tablosunu louvre müzesi’nden çalan sanat hırsızı. güvenlik açığından yararlanarak tabloyu kolaylıkla müzeden aşırmış 2 yıl sonra yakalanmıştır.
devamını gör...

venüs'ün doğuşu

botticelli antik yunan dönemi'nden kalan venüs heykelini kopyalayarak venüs'ü resmetmiştir. venüs resmedilinceye kadar rönesans döneminde havva dışında çıplak resmedilen bir kadına rastlanmamıştır. yani venüs o dönem için ilkler arasında. rönesans döneminde genellikle natüralist akım hakimken bu eser daha ütopiktir. mesela resimdeki karakterler havada süzülüyor gibi resmedilmiş. burda mitolojiyi resmetmek istemiş belki de.
devamını gör...

kuzey rönesansı

kuzey ülkelerinde reform'un baş göstermesiyle birlikte italyan kiliseleri ve kuzey ülkelerinin kiliseleri'nin dine bakış açılarında farklılıklar baş gösterdikçe, kiliseyle iç içe olan resim sanatı tekelleşmeye başlamış ve resim sanatıyla para kazanan ressamlar yeni arayışlara girmiştir. bu arayış sonunda kuzey rönesansı dediğimiz resim akımı ortaya çıkmıştır. kuzey rönesansı döneminde verilen eserlere baktığımızda resmedilen insanların halktan herhangi birer insan olduğunu, sıradan yüzler olduğunu görürüz. italyan rönesansı'nda ise portrelerdeki insanlar ön plandadır ve genellikle göz alıcıdır, kalburüstü diyebileceğimiz kişiler resmedilmiştir.

peyzaj ve natürmort da kuzey rönesansı'yla ortaya çıkmıştır.

içerisinde arnolfini portrait, kıyamet günü üçlemesi, dünyevi zevkler bahçesi gibi resimler bu dönemin önemli eserleri arasında zikredilmektedir.
devamını gör...

arnolfini portrait

"arnolfini'nin evlenmesi" olarak da adlandırılan portre rönesans dönemi sembolist resim akımının önemli temslicilerindendir. eseri yorumlayan işin ehilleri sembollerden birbirinden farklı çıkarımlarda bulunuyorlar. bunun yanı sıra sanat tarihçileri resimdeki figürelerle ilgili üzerinde hemfikir olduğu birçok konu var. mesela çiftimizin ortasında bulunan ayna ortamla ilgili görsel gerçekliğe götürüyor bizi. çünkü odayı bir de çiftimizin arkasından odayı görerek ortamı daha iyi inceleme fırsatı veriyor bu durum. aynanın çevresindeki panele minik tasvirler çizilmiş, bu tafsirlerin incile atıfta bulunduğu söyleniyor, üstte bulunan çarmıha gerilme sahnesi açıkca görülüyor. ilk bakışta gelinin hamile olduğu konusu o dönemin modasını düşünürsek yanlış bir öngörü olabilir . çünkü o dönemde kadınlar göğüs altından kabartmalı elbiseler giymeyi zenginlik göstergesi olarak görüyordu.
devamını gör...

ebru özkan

8 haziran'da gittiği kudüs ziyaretinden dönerken 11 haziran'da tel aviv havalimanı'nda gözaltına alınan türk vatandaşı. uzun uğraşlar sonucunda güvenlik gerekçesiyle gözaltına alındığı açıklaması geldi, şu an herhangi bir kanıt vs. olmaksızın terör devleti tarafından hapishanede tutuluyor.
--- alıntı ---

israil’de gözaltına alındıktan sonra bir kez daha askeri mahkemeye çıkarılan türk vatandaşı ebru özkan’ın avukatı ömer hamayse, israil mahkemesinin keyfi uygulamalarla gözaltı süresini 21 haziran’a kadar uzattığını söyledi. özkan’ın avukatı hamayse aa muhabirine yaptığı açıklamada, tel aviv yakınlarındaki petahtikva kentinde bulunan askeri mahkemeye çıkarılan müvekkilinin gözaltı süresinin 7 gün daha uzatıldığını belirtti.

--- alıntı ---

ayrıntılı bilgi için
devamını gör...

eşit ağırlıkçılara ortanca çocuk muamelesi yapılması

sayısalcı ve sözelcilere yapılan tavırlara karşı, ortada kalan eşit ağırlıkçılara yapılan muameledir. sayısal büyük çocuk sözelse küçük çocuk gibi görülür genelde, eşit ağırlıksa ne küçük çocuğa ne de büyük çocuğa yapılan muameleden nasibini alamaz. küçük varken mesela ekmeğe hep o gider, büyüğün ardından geldiği için herkes sayısala değer verir, sanki sanki o sayısala bağlanmış bir kuyruktur hep, onun adı bile geçmez aile meclislerinde. tabii, eşit ağırlık kim ki!..*
devamını gör...

taksiciler şehrin kanaat önderleridir

güzel insanlar bir yana; "inşallah "normal bayan uber'e biner mi?" cümlesini kurma cesaretini gösteren taksici dayı da bu gruba dahil değildir." diye düşündüğüm söz. bir ara da vatan hainiydik, bakalım zamanla vatan sevgimiz ve namusumuzun üzerine neler eklenecek...
devamını gör...

fakirmeczup

lamelif sahaf'ın* sahibi oktay çetinkaya'ya ait instagram hesabı. bu hesabın önemi şurdan geliyor; oktay bey geneli istanbul sokaklarında yaşayan insanların hikayelerini birer fotoğrafla bize sunuyor, empati olayının dibine vurduruyor insanı. istanbul'da yaşamıyorum ama ilgiyle takip ediyorum. bence bir bakın, pişman olmazsınız.

ayrıca oktay abimizin hayatını konu edinen "çöpte dostoyevski buldum." adında bir de belgesel var;

devamını gör...

soğuk süt

atatürk orman çiftliği'nin günlük sütüyse bir de birer ikişer bardak derken 1 litreyi bitirtir insana. böyle soğuk soğuk, kokulu kokulu içtikçe insanı rahatlatır. aoç ürünleri hiç bitmesin!
devamını gör...

bayram ziyaretlerinde siyaset yüzünden tartışmak

insanı ortamı terketmek zorunda bırakabilecek hararette, sılai rahimin içine eden durumlardandır. ne şeker ne baklava insanların ağız tadını geri getirir. geriye kırılan gönüller kalır. biz birlikte olamadığımız sürece seçimlerin canı cehenneme sözlük. her şeye rağmen birlikte olmak, ümmetin bir parçası olmak her şeyden önemli.
devamını gör...

hayırlı bayramlar

telefonun elden bırakıldığı, teyze ve dayıların "eee ne zaman evlencen, okul bitti mi, iş-atama ne oldu?" sorularının sorulmadığı nice bayramlara sözlük. * bayramın mübarek olsun!
devamını gör...

iz bırakan yaralar

insanın "keşke olmasaydı." diye içinden geçirme ihtimalinin yüksek olduğu büyük küçük çaplı yaralardır. hele ki her zaman göz önündeyse, kişinin hatırlamak istemediği şeyleri gözüne gözüne sokuyorsa durum daha da çekilmez bir hale gelebilir. "olmasaydı keşke..."
devamını gör...

beyaz lale

ömer seyfettin'in ilk ve ortaokul öğrencisiyken tanıştığımız travmatik eserlerinde ilki zorlayan eseri. kitapta nekrofili, cinayet, işkence vs. birçok vahşet türüyle tanıştık 8 9 yaşında birer sabiyken... kitabın konusu aslında yakın türk tarihi hakkında yaşanmışlıkları öğrenmemiz adına önemli bir yer edecekken çocuk kitabı statüsünde kalarak absürdlüğün alası durumuna gelip, kitabı basarken bir de resmedilen beyaz lale ve bulgar askerleriyle iyice içinden çıkılmaz bir hal almıştı. bulgar zulmünün gerçekliğini öğrenene kadar bu yazılanların hayal ürünü olduğunu düşünmüştüm, ta ki emine ışınsu romanlarıyla tanışana kadar.
devamını gör...

emek hırsızı

her alanda veya ortamda kişinin karşısına çıkabilecek kan emici insan türü. genelde arsızlıkları ve yüzsüzlükleriyle bilinirler, hiçbir şey olmamış gibi davranmaktan geri durmazlar. milletin sırtından geçinmek hobileridir. bir nevi parazitlik gibi.
devamını gör...

türkiye gençlik stk'ları platformu ödülleri

sosyal medyada kaliteli içerik üretmeye teşfik adına yarışma formatında güzel bir proje. bir süredir gezgin sayfalarındaki ve youtube kanalındaki paylaşımlarıyla göz dolduran mahmut gediz almış ödülü. takip ettiğim birinin bu ödülü kazanması şahsımı gururlandırdı, umarım ileride daha güzel ve daha sağlam işlerle de karşımıza çıkar.
devamını gör...

karışık dondurma ister gibi allah'a dua etmek

"cömertlerin en cömerti, merhametlilerin en merhametlisi" olan yaradanımdan istemek bir kul olarak en doğal hakkım. böyle bir şeye yönelmiş olmam dünyada yaşayan aciz bir yaratık olduğumu gösterir. acizim ve rabbime muhtaç olduğum için hadiste de dediği gibi kopan ayakkabı bağına kadar rabbimden dilerim. rabbimden dilemiş olmam elimi kolumu bağlayıp dileğimin önüme gelmesi değil, rabbimin bu yolda ilerlerken yolumu kolaylaştırması içindir. Allah (c c.) yalnızca kendisinden istenmesini bekler; kişi acziyetini en çok isterken gösterir, hatta evrendeki hiçliğini hisseder.

ayrıca;

"işimin her çeşidinde (allah’a dua ederim hatta bineğimin yürüyüşünü rahatlaştırması, kolaylaştırması için bile dua ederim. sonunda bu yaptığım duanın bana sevinç verdiğini görürüm.
hadis-i şerif")
devamını gör...

çocukla çocuk olmak

insana kendini kaybettiren sempatik durumlardandır. hele ki daha kucak çocuğuysa türlü şaklabanlıklar, anlamsız jest ve mimiklerle onu eğlendirmek adına insan kendinden geçiyor. bazen kendimi saçma ve anlamsız şekilde dans ederken buluyorum mesela. çevremdekiler de çocuğu bırakmış arkada beni izleyerek eğleniyor.
pişman değilim. çocuklar için maskotluğa tavım.
devamını gör...

mhp milletvekili adayının parti amblemli promosyon çorapları

geçtiğimiz günlerde bayraklarını yere attıkları gerekçesiyle saadet partilileri döven mhp'lilerle aynı partiye gönül vermiş adayın böyle bir promosyon işine girmesi çok garip.

sözlükte ve sosyal medyada bayraklarının kutsaliyetine ve değerine dair demeç verenler vardı, mhp'lilerin tavırlarını bu yüzden haklı görüyorlardı üstelik. yani bayrağı çoraba bastırınca ne değişti, nasıl normalleşti anlayamadım. ha ayağa düşmüş ha ayak altına, ironik.
devamını gör...