gözlüklü limonata

gözlüklü limonata
(Moderatör)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 4124.04
  • Kayıt: 2016-03-09 21:29:00
  • En son giriş: 2018-06-19 02:36:31
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 6
  • Aktif Tanım: 1226
  • Açılan Başlık: 85
  • Artı Oy: 15046
  • Eksi Oy: 124
  • Alınan Artı Oy: 4687
  • Alınan Eksi Oy: 50
  • Alınan Favori: 171

gözlüklü limonata - en çok favorilenen tanımları

dünyaitiraf.com

8 yıl boyunca koşturduğum güzel işlerden bir süredir uzak kaldım, bu süreçte ne kadar çabuk rehavete ve rahatlığa kapıldığıma şahit oldum. "oysa 6 7 ay önce dertleriyle uykularımı kaçıran çocuklar vardı etrafımda, ne oldu onlara? ne çabuk boşluğa bıraktım kendimi? ben bırakınca onların derdi son buldu mu?" diye düşünürken 4 yıl önceden bir fotoğraf çıktı önüme az önce... yine mart ayındayız ve yetimlerle bir salonda eğlenip kendimizden geçerken yarım yamalak bir poz vermişiz, hepsinin yanakları al al koşmaktan... bense şaftı kaymış bir palyaço kılığında osman'ı kucağımda zapdetmeye çalışıyorum. hepsi önüme dizilmiş, ibrahim başgan, ayşe, şirince zeynep ve diğerleri... biliyorum yerime başkaları onlarla ilgileniyor belki de beni çoktan unuttular. ben uzaklaşsam da hiçbirini unutmadım.

hem nasıl unutabilirim ki, sen de olsan unutmazsın sözlük...

şirince zeynep'in salondan dışarı çıktığımızda yoldan geçen bir çocuğun babasına seslenerek koşarken bakakalışı ve onlar gittikten sonra yeni kaybettiği babasını hatırlayıp "ben de babamı istiyorum." diye ağlarken beni jokerden bozma palyaço halimle ona sarılarak ağlatmasını, yanlarına giderken haber verdiğim muhammedle isa'nın sokağın başında beni karşılayıp bacaklarıma dolanmalarını, uçuramayacağımı bile bile mutlu olsun ve eğlensinler diye mahallenin dik yokuşundan uçurtma uçurma bağanesiyle yalpalaya yalpalaya koşmalarımızı nasıl unutayım.

yine mart ayındayız, yetim dayanışma günleri başladı ve maskot ablanız sizi çok özledi...
devamını gör...

çam kolonyası

kokusu erkek parfümünden hallice olan bolu'ya has kolonya çeşidi. tek sıkıntı misafirlerden ziyade evin erkeklerinin kendisine müptela olması. onun dışında iç açan, insanı rahatlatan bir kokusu var. bak aklıma düştü yine, gidip bi fırt koklayayım.*
devamını gör...

beni kategorize etme

birbirimizi etiketleyip sınıflantırmaktan bıkmadığımız şu günlerde sözlük semalarında yankılansın istediğim şarkılardan. belki ülke çapında da böyle bir şey lazım seçimler de geliyorken.
devamını gör...

karpuzlu limonata

takribi 2 su bardağı su, 2 3 dilim karpuz ve 2 limon ve yarım su bardağı kadar şekerle bir aileye yetecek kadar çıkan tam iftarlık meyve suyu.

derin bir kapta limonların kabuklarını beyaz yeri gelmeyecek şekilde rendeliyoruz, ikiye kesilen limonlarla şekeri ilave ediyoruz ve elimizle hem limonu sıkıp hem de şekerle mıncıklayıp, harmanlıyoruz. el lezzetimizi ya da sevgimizi kattığımız fasıl burası. iyi harmanladığımıza kanaat getirince diğer yandan 3 dilim karpuzu rondodan geçirip limon harcımızla birleştiriyoruz. karışımı güsselce karıştırıp 20 30 dakika kadarcık buzdolabında dinlenmeye bırakıyoruz. karışımın birbiriyle hemhal olduğu 30 dakika bitince çıkarıp süzgeçten geçirip suyuyla posasını ayırıp servis yapıyoruz. afiyet olsun efem.
devamını gör...

tek başına iftar yapmak

sözlüğe entri girerek gerçekleştirdiğim eylem.

şehrinize geldim beni çağırın diye dört bi yana haber saldım ama adamların çoluğu çocuğu var benle mi uğraşacaklar, e onlar da haklı. canları sağolsun biri bile gel beraber iftar açıp namazdan sonra çayla muhabbet edelim demedi. ne yapayım bari gidip çay koyayım karpuzla midemi eyleyeyim.

bari doğum günüm hatrına çağırsalardı...***
devamını gör...

90'lı yıllarda doğmak

90'lı yıllarda doğmak;
-anne "sobaya yaklaşmayın." dedikçe sobanın cazibe merkezi haline gelmesi ve kazağın hep bi yerlerinin yanık olması.
-akşam ezanından önce oyunu bırakıp eve gelmek zorunda olmak.
-bayramlık almaya gidilen samanpazarında hıncahınç dolu olan pazar kalabalığından dolayı her yokuş inişinde "ya bu sefer yuvarlanırsam." korkusu.
-sadece hasta olduğumuzda şeftali ve muz alabilmek.
-parka gidiyoruz yalanıyla sağlık ocağına iğne yaptırılmaya götürülmek.-şahsen bir ay boyunca aynı yalanı yutmuştum sözlük.-


gibi nostaljik sorunlarla uğraşıp şirin dertler edinmektir.
devamını gör...

kuru biber kavurması

bu lezzet şölenine nasıl başlık açılmaz sözlük?
özellikle bahar aylarında ve yazın tüketilen anne yemeğidir. sabah kahvaltısı için sağlam bir alternatiftir.

kurutulmuş biberler ipten çıkarılıp yıkanıp haşlanır. haşlanırken başka bir tencerede bol soğan doğranıp salçayla kavrulur, isteğe göre az sarımsak takviyesi de yapılabilir. haşlanan biberler iyice sudan süzülüp harcın üzerine coss diye bırakılır ki soğan ve biber aşkı depreşsin, iyice hemhal olsunlar. isteğe göre pul ve karabiber takviyesi yapılır. bi 10 15 dakika kadar piştikten sonra kavurmamız servis tabağına alınıp bol yoğurt ve naneyle süslenerek sofranın baş köşesine konulur ve çayla birlikte anneye edilen binbir duayla iç edilir. *
devamını gör...

president

sol şeritte dikkatimi çeken başlıklar arasında "bak bu başlık kesin president'in elinden geçmiştir ya da bu başlığa yazsa yazsa o yazar." diye düşündüğümde çoğunlukla beni yanıltmayan, okumaktan gocunmayıp zevk aldığım, seri takipte olduğum, derdinde samimi yazar.

sen yaz biz okuyalım sn. başkan!
devamını gör...

direnişçi

ırak işgaliyle ilgili aslında hepimizin biraz biraz duyup kulak tıkadığı olayları kitabında tüm açıklığıyla yazmış mücahit akagündüz.

unutulan, unutulmaması gereken şeyleri tekrar hatırlamak adına; hele ki suriye savaşı yıllanmış, ırak işgali hâlâ devam ederken, okunup kafaya kazınması gereken olay ve insanlarla dolu, dopdolu bir kitap. kitabın rağbet görmemesinin nedeni hem yazılanların ağırlığı, hem de akagündüz'ün yeterince tanınmıyor oluşu sanırım.

kitabı "söz veriyorum, döneceğim." başlığı altındaki şu metinle bitiriyor akagündüz;

"bir de muhannet, benim için hayatını defalarca tehlikeye atan arkadaşım muhannet, ırak sınırını geçerken arkamdan öyle seslenmeseydi...
"sen huzur dolu ve güvenli ülkene gidiyorsun, biz burada kalıyoruz..."
devamını gör...

fıkhu s-sünne

seyyid sabık'ın kaleme aldığı günlük hayata dair konuların işlendiği 4'lük fıkıh kitabı serisi.

kitabın türkçe çevirisi sıkmayan bir dille yazılmış. seyyid sabık'ın seriyi oluştururken konuyla ilgili ayet, hadislerle birlikte büyük islam alimlerinin de görüşlerine yer vermesi; konuyla ilgili derleme bilgilerin aynı kitapta bulunması adına büyük kolaylık. ayrıca hükümlerle ilgili gereğinden fazla açıklamaya girmemiş olması da kitabı rahat okunur kılıyor. kişisel fıkıh çalışması adına güzel bir adım olabilir.

bir ara seri 70 tl den satılıyordu şu ara 90 100 tl civarı sanırım.
devamını gör...

şakayık

kokusu güle benzeyen zarif çiçek türü. favorim beyaz olan ama mor şakayığın göz dolduran güzelliği de yadsınamaz bir gerçek. resmen baharın gelişini kutlar gibi kendi güzelliğini sıcakların gelmesiyle dünyaya gösteriyor.

devamını gör...

krem peynir

evde köy sütüyle yapılan lor peynirinden muadili üretilebilecek peynir çeşidi. biz kafamıza göre yaparken baktım refika nın mutfağı kanalında da tarifi var.
mis gibi süt kokulu... tam sabah kahvaltısında kaşık kaşık yemelik, baymıyor da!

malzemeler

-2 litre köy sütü
-1 limonun suyu
-ince bez torba ya da un eleği,
- zeytinyağı
-tuz
-mutfak robotu.

öncelikle kaynattığımız sütün altını kısıp üzerine limon suyumuzu döküp karıştırıyoruz. biz karıştırırken peynirimiz hızla topaklanmaya başlıyor zaten, suyuyla peynür ayrışıyor bile. sonra eleği derin bir leğenin üzeine koyup peynir altı suyumuzla lorumuzu ayrıştırıyoruz.

peyniraltı suyunu çorba, yemek hamurişi vs. her türlü besinin içine koyabiliriz gayet besleyici çünkü, sakkın dökmeyin israf olmasın.

1 saat kadar süzülen lorumuzu bir çay kaşığından az tuzu ve bir çorba kaşığı zeytin yağını robota koyup tamamen krem kıvamına gelene kadar çekiyoruz. katı olursa peynir altı suyumuzdan bir kaşık kadar koyup tekrar çekiyoruz.

ve krem peynirimiz hazır! afiyet olsun!

not:uzun süre saklamak istiyorsanız zeytin yağı oranını biraz daha artırabilirsiniz.
devamını gör...

sosyetik ev kadınları

biraz dedikodu, biraz botoks, ışıltılı hayatları gözümüze sokan sahte insanları olduğu* göz kanatan tv programı.

dün denk geldim, bakarken kadınlardan biri cemiyete girmek için 100.000 tl harcadığını söyledi... o paraya onlarca yetime yardım yapılabilir, 300 küsür afrikalı insanın katarakt ameliyatını yaptırabilir veya kendinize güzel bir araba, ev vs. alabilirsiniz.

bir deyiş var ya; "allah az verip sapıttırmasın, çok verip azıttırmasın." o hesap.
devamını gör...

pia

sözlüğün yıllanmış, tecrübeli ve sivaslı büyüklerinden olan yazar. * ben onun seri artıcı meleğiyim, o da benim seri artıcı meleğim. ortada bir anlaşma yok vallahi olaylar kendiliğinden gelişti.*
devamını gör...

dünyevi mecmua 7. sayı

samimi ve güzel yazılarıyla insanın gönlüne hitap eden yazılarla dolu. zamanla daha da gelişeceğini düşünüyorum. yaklaşık 8 saat kapak çalışması için çizim yapan cartoonpiyer'e, monsieur noir'e we born we play we die'e ve farklı mahlaslarla yazılarını bizimle paylaşan sözlükdaşlara teşekkür ederim kendi adıma. (protokol konuşması gibi oldu bu da) *

ne demiş mir mektum dünyevi mecmua'da; "kaybedilmiş bir hikayenin tek masumu olmaz."

kazananlardan olmanız ümidiyle!..
devamını gör...

hotaru no haka

içinde merhamet olan her insanın belki de günlerce etkisinden çıkamayacağı bir anime. akla nazım hikmet'in hiroşima temalı "kız çocuğu" şiirini akla getirir: "çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler."

--! spoiler !--

hani minik setsuko abisine çamurdan pirinç topu yapmıştı ya, yataktan kalkamadığı için abisine doğru itelemeye çalışıyordu;



--! spoiler !--
devamını gör...

kahve telvesi

telve peelinginin ana unsuru olmakla birlikte cildi ölü deriden arındırmada oldukça etkili bir maddedir.
kuru ciltliyseniz içine bir çay kaşığı zeytinyağı, yağlı ciltliyseniz bir çay kaşığı kadar yoğurt ve bir çay kaşığı kadar limon suyuyla karıştırarak çok bastırmadan cildinize uygulayıp 10 dk kadar bekleyip durulayın. nemlendiriciyle gerilen yüzünüzü nemlendirin ve nefes alan cildinize "melabağ" deyin.*
devamını gör...

pandor

sözlüğe yeni bir kalem daha katılmış. kendisine son paylaştığı cem karaca eserine atıfta bulunmak adına şu eserle hoş gelmiş diyorum;

devamını gör...

bayram ziyaretlerinde siyaset yüzünden tartışmak

insanı ortamı terketmek zorunda bırakabilecek hararette, sılai rahimin içine eden durumlardandır. ne şeker ne baklava insanların ağız tadını geri getirir. geriye kırılan gönüller kalır. biz birlikte olamadığımız sürece seçimlerin canı cehenneme sözlük. her şeye rağmen birlikte olmak, ümmetin bir parçası olmak her şeyden önemli.
devamını gör...

beyaz lale

ömer seyfettin'in ilk ve ortaokul öğrencisiyken tanıştığımız travmatik eserlerinde ilki zorlayan eseri. kitapta nekrofili, cinayet, işkence vs. birçok vahşet türüyle tanıştık 8 9 yaşında birer sabiyken... kitabın konusu aslında yakın türk tarihi hakkında yaşanmışlıkları öğrenmemiz adına önemli bir yer edecekken çocuk kitabı statüsünde kalarak absürdlüğün alası durumuna gelip, kitabı basarken bir de resmedilen beyaz lale ve bulgar askerleriyle iyice içinden çıkılmaz bir hal almıştı. bulgar zulmünün gerçekliğini öğrenene kadar bu yazılanların hayal ürünü olduğunu düşünmüştüm, ta ki emine ışınsu romanlarıyla tanışana kadar.
devamını gör...

emek hırsızı

her alanda veya ortamda kişinin karşısına çıkabilecek kan emici insan türü. genelde arsızlıkları ve yüzsüzlükleriyle bilinirler, hiçbir şey olmamış gibi davranmaktan geri durmazlar. milletin sırtından geçinmek hobileridir. bir nevi parazitlik gibi.
devamını gör...

kolonya koleksiyonu

özellikle son yıllarda farklı esanslara sahip kolonyaların rağbet görüp üretimlerinin artmasıyla evlerde oluşan insanı mest eden kokularıyla arzı endam eden küçük çaplı şişe topluluğu. incir, zeytin, nergis efenime söyleyeyim kekiği vs. insanı snf snf moduna sokuyor iyice. kertil çam'ın ürettikleri doğallıktan yana olanlar için biçilmez kaftan.
devamını gör...

oruç kafası

sözlükte bir başlığı bile adam akıllı okuyup cümle kuramazken insana dersi nasıl çalışacağını düşündürten, tekleyen beyin davranışı. en iyisi iftara kadar kenarda durmak.
devamını gör...

maher zain

recep tayyib erdoğan için söylediği hasat zamanı şarkısıyla son günlerde gündemde olan müzisyen. şahsen seçim vs. işlerine dahil olmasını istemezdim ama diğer işleri gibi bu da gayet iyi olmuş.

devamını gör...

protokol halısı

dünya genelinde kırmızı kabul edilmekle birlikte türkiye'de yakın zamana kadar devlet daireleri de dahil olmak üzere rengi kırmızıyken, son yıllarda turkuaz rengine bürünerek şepşeker bir renk alan; yer yer resmiyetin, yer yer zenginliğin göstergelerindendir. bazen görmemişliğin de göstergelerinden olabiliyor tabi, kabul edelim...
devamını gör...

kursuni hafiz

(#6275232)

kendisi bu tanımıyla herkesin gönlünde yer etmiş, mavi olmasa bile "gözleri maviye ritim tutacak" şekilde tutuşan mecnunlar adına kıymetlisine seslenmiş. isteriz ki mektup bir seriye dönüşsün ve biz samimi ve dertli cümleleri bir bir okuyalım. yüreğine sağlık!
devamını gör...

oumeima el khalil

birçok kişi marcel khalife ile birlikte sahne aldığı konserde seslendirdiği asfour parçasıyla sesine aşina olunan, insanı uzaklara götüren bir tınıya sahip olan müzisyen ablamız. o nasıl bir yumuşaklıktır. yanına bir ses bir nefes de istemez, o söylese biz dinlesek.

devamını gör...

şeftali tatlısı



kaymak ya da dövme dondurmayla iyi giden tam ramazanlık hafif tatlı. malzemeler de bir o kadar az. poşe haliyle yapılanı da var ama onda şarap vs. kullanılıyor o yüzden şimdilik şeftalinin sade haliyle mutluyum.

3 tane şeftali
3 4 kaşık kadar şeker(diyet adı altında yapmak isterseniz şekerden vazgeçebilirsiniz emin olun tarçın tadını dengeliyor.)
1 çay kaşığı tarçın
1 su bardağından 2 parmak az içme suyu.

süslemek için;

dondurma veya kaymak
file badem ya da cevizle bezenmiş dondurma.

şeftalileri soyup (görsellik ve renginin koyuluğunu kazanması açısından soymasak da olur.) ikiye bölüyor ve tepsiye dizip
şeker ve tarçını şeftalilere paylaştırıyoruz, suyu da tepsiye koyduktan sonra fırına alıp 180 derecede 20 dakika kadar pişiriyoruz. ceviz veya file bademle süsleyip dondurmayla taçlandırarak hafifliğin tadını çıkarıyoruz. afiyet olsun.

not: bu tanım oruç kafasıyla girilmiş olup tanımdaki tutarsızlıklar düzeltilmeye çalışılmıştır. * ister esmer ister beyaz şekerle hatta balla yapın. hepsi de yakışır.
devamını gör...

anneler günü

yarın gün boyu kutlama fotoğraflarıyla dolacak ortalık. ve ben annesi yitip giden insanlar adına utanç duyacağım belki de. her şeyin günü olur da
anneler babalar günü lüzumsuz be sözlük! hadi yetişkinler saklıyor da üzüntülerini, şuncacık çocuklar kaybettikleri ebeveynleri adına çok daha içerliyor. neden çocukların başları eğik olsun? belki gereksiz yere duyar kasmış filan denir; sevgi evlerine yolunuz düşerse tam anneler günü zamanı, o zaman ne dediğimi daha iyi anlarsınız.
devamını gör...

ali küçük

kendisi hayattayken hiç yüzyüze gelemedim, nasip olmadı. öğrenciyken bulunduğum şehirde konuk etmek istemiştik kendisini ama vakitler uymadı bir türlü. uzaktan da olsa tanıdığımda, hayatımın düzene girmesinde etkili bir insan oldu. gönlümde yeri hep ayrıdır. ben duyduğum ve uzaktan gördüğüm ķadarıyla duruşuna ve samimiyetine şahidim. Allah ondan razı olsun, merhametiyle muamele etsin.*
devamını gör...

kaf dağının ardında

hani çocukken okuduğumuz bir masala götürür ya belki duyduğumuz, belki okuduğumuz ya da koklayıp gördüğümüz herhangi bir şey. bu şarkı da öyle işte;

"şimdi buradan çok uzakta, rüzgarların tahtındasın
belki masal diyarlarda, kaf dağının ardındasın
uyan, uyan uykulardan, sonsuz sırlar arasından
gökyüzünün kapısından bana yıldız toplar mısın?
"

devamını gör...

çocukken korkulan şeyler

nerden duydum hatırlamıyorum biri cinlerin ayaklarının ters olduğunu söylemişti ve ben buna psikopatça kafamı takmış şekilde korkuyla kapıdan annem bile girse besmele çekip ayağına bakıyordum. sadece kapıdan girdiklerinde de değil, dışarıda karşılaştığım tanıdıklara da aynı uygulamayla yaklaşıyordum. tabi bir süre sonra ebeveynim fark edip şevkat dolu sözleriyle içimi ferahlatıp bu huydan vazgeçirdi beni. yoksa kafayı yerdim sanırım...
devamını gör...