gözlüklü limonata

gözlüklü limonata
(Moderatör)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 4397.26
  • Kayıt: 2016-03-09 21:29:00
  • En son giriş: 2018-06-25 16:36:49
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 6
  • Aktif Tanım: 1252
  • Açılan Başlık: 93
  • Artı Oy: 15347
  • Eksi Oy: 130
  • Alınan Artı Oy: 5014
  • Alınan Eksi Oy: 52
  • Alınan Favori: 189

gözlüklü limonata - en beğenilen tanımları

dua çağrısı

sevgili sözlük ahalisi; haminne tadında bir annem var, birazdan önemli bir tetkiğe girecek ve sonucunda vücudunda kansere dair bir iz olup olmadığı netleşecek. bu ortamda güzel insanların olduğu düşüncesinde olarak; dua bekliyorum. şimdiden teşekkür ederim, Allah razı olsun.
devamını gör...

oruç kafası

sözlükte bir başlığı bile adam akıllı okuyup cümle kuramazken insana dersi nasıl çalışacağını düşündürten, tekleyen beyin davranışı. en iyisi iftara kadar kenarda durmak.
devamını gör...

hayırlı bayramlar

telefonun elden bırakıldığı, teyze ve dayıların "eee ne zaman evlencen, okul bitti mi, iş-atama ne oldu?" sorularının sorulmadığı nice bayramlara sözlük. * bayramın mübarek olsun!
devamını gör...

mavi marmara

"dengeler adına" insan hakları tarihinde yer edecek olan bir değerden daha vazgeçildi. kaç insanın kanı, kaç insanın emeği geçti o gemiye hiç önemli değil nasılsa.

dengeler adına; unutturulmaya çalışılması, uluslararası ilişki ayağına şehidlerin hiçe sayılması, hepsi hepsi dengeler adına. kahrolsun.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

dönem başında zorla hocamı değiştirmeme rağmen az önce sistemde tekrar aynı hocanın adını gördüm, sınava çok az var, diğer hocanın notlarına çalıştım ve ben o hocadan 3 kez kalmış biri olarak adamın sesini dahi duymak istemezken sınavına mı gireceğim şimdi? neden ben ya neden?

evren okulu bitirmeme karşı ve ben boşa kürek çekiyorum, 1 adım ileri 10 adım geri gidiyorum. çocuk gibi oturup ağlayasım geliyor, burhan altıntop'un ünlü bir vecizinde de dediği gibi; "intihar edirim heaaa." *
devamını gör...

dünyaitiraf.com

birinden önemli bir konuda olumlu veya olumsuz yanıt beklerken aranın uzatılmasına ifrit oluyorum. oruç zaten başıma vurmuş, hadi bu sefer olacak mı filan diye diye günü geçirdim, üstüne verimli ders de çalışamadım. cevabı iletecek olan arkadaşım bininci kez aynı tavrı sergileyerek benim cinlerimi civildetmeyi başardı. neymiş ben olumsuz olursa üzülürmüşüm. şu an sanki çok farklı oldu. söylesen en azından sadece üzülürdüm. şimdi hem üzgün hem sinirliyim. iç dökme merasimim bu kadar.*
devamını gör...

h&m

son zamanlarda geri dönüşüm kampanyası adı altında eski kıyafetlerini getirenlere cüz'i miktarda indirim çeki veren firma.

keşke geri dönüşüm projeleriyle gelecekteki insanları yaşatma hayalinden önce bangladeşteki atölyede ölen 1127 insanı yaşatmayı deneselerdi... çok iki yüzlüsünüz be.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

8 yıl boyunca koşturduğum güzel işlerden bir süredir uzak kaldım, bu süreçte ne kadar çabuk rehavete ve rahatlığa kapıldığıma şahit oldum. "oysa 6 7 ay önce dertleriyle uykularımı kaçıran çocuklar vardı etrafımda, ne oldu onlara? ne çabuk boşluğa bıraktım kendimi? ben bırakınca onların derdi son buldu mu?" diye düşünürken 4 yıl önceden bir fotoğraf çıktı önüme az önce... yine mart ayındayız ve yetimlerle bir salonda eğlenip kendimizden geçerken yarım yamalak bir poz vermişiz, hepsinin yanakları al al koşmaktan... bense şaftı kaymış bir palyaço kılığında osman'ı kucağımda zapdetmeye çalışıyorum. hepsi önüme dizilmiş, ibrahim başgan, ayşe, şirince zeynep ve diğerleri... biliyorum yerime başkaları onlarla ilgileniyor belki de beni çoktan unuttular. ben uzaklaşsam da hiçbirini unutmadım.

hem nasıl unutabilirim ki, sen de olsan unutmazsın sözlük...

şirince zeynep'in salondan dışarı çıktığımızda yoldan geçen bir çocuğun babasına seslenerek koşarken bakakalışı ve onlar gittikten sonra yeni kaybettiği babasını hatırlayıp "ben de babamı istiyorum." diye ağlarken beni jokerden bozma palyaço halimle ona sarılarak ağlatmasını, yanlarına giderken haber verdiğim muhammedle isa'nın sokağın başında beni karşılayıp bacaklarıma dolanmalarını, uçuramayacağımı bile bile mutlu olsun ve eğlensinler diye mahallenin dik yokuşundan uçurtma uçurma bağanesiyle yalpalaya yalpalaya koşmalarımızı nasıl unutayım.

yine mart ayındayız, yetim dayanışma günleri başladı ve maskot ablanız sizi çok özledi...
devamını gör...

dünyevi mecmua 7. sayı

samimi ve güzel yazılarıyla insanın gönlüne hitap eden yazılarla dolu. zamanla daha da gelişeceğini düşünüyorum. yaklaşık 8 saat kapak çalışması için çizim yapan cartoonpiyer'e, monsieur noir'e we born we play we die'e ve farklı mahlaslarla yazılarını bizimle paylaşan sözlükdaşlara teşekkür ederim kendi adıma. (protokol konuşması gibi oldu bu da) *

ne demiş mir mektum dünyevi mecmua'da; "kaybedilmiş bir hikayenin tek masumu olmaz."

kazananlardan olmanız ümidiyle!..
devamını gör...

babaya karşı yapılan en büyük başkaldırı

düşündüm ve aklıma sadece şu geldi:
5 yaşındayken zatürre ye yakalandığım sıralar doktorun ayın her gününe iğne yazmasından sonra babama iğne vurunmayı reddetmiştim. babam hergün parka götürme bahanesiyle beni sağlık ocağına götürdü. 30 günün 30 unda da bu tufaya düştüm. başkaldırım bu kadar.
devamını gör...

yazarların rezil olduğu anlar

ünivüniversitede ilk yılım. ilk defa 2 ay önce geldiğim şehirde ortamlara girip, kendimi geliştirme ve mutlu olma gayretindeydim.kendi çapımda araştırma yaparak her hafta toplanıp kitap-film kritikleri yapıp kültür sanat etkinlikleri düzenleyen entelektüel seviyesi yüksek bir grup buldum.cumartesi sabah 10'da olan kritiğe geç kalıp 10.30 da buluşmanın olduğu daireye vardım. beyler ve hanımlar ayrı ayrı oturmuş ama ortam çok kalabalık,millet yerlere filan dizilmiş. bu arada her hafta olan kitap mütalaasını kenara bırakılıp film eleştirisi için "baran" filmi açılmış, herkes içli gözlerle lcd ekranda saf gönüllü çırağımızın hayatına empatiyle girmiş durumda. koltuklardan birinde boş bi yer gözüme çarptı.aman kimseye zarar vermeyeyim diye düşünerek ilerlemeye başladım 2. adımda önümdeki yüksek sehpayı ve üzerindeki kocaman pcyi görmeyerek hepsini yerle bir ettim. film filan hak götüre...pcyle bağlı lcd ekran tv de nasıl oluyorsa beylerden birinin kafasına indi.ben lcd yi kaldırayım derken herkes dumur olmuş beni izliyordu ve ben ağlayarak pancar turşusu kıvamına gelmiştim. sonuç: kafası şişen arkadaşa hocamızla beraber acilde rafakatçi olarak kaldım. düşen pcde kısmen kırıklar vardı, o karışıklıkta bir kaç kişi de üzerine basmıştı. kendi çapımda zararını karşılamaya çalışmıştım ve 2 ay kadar o salondan birini görürüm korkusuyla çarşıya çıkmadım.

edit:olayın üzerinden 5 yıl geçti ve yakın bir arkadaşımın evleneceği kişi olarak başını yardığım arkadaşla tekrar tanıştık. tabi ironik gülüşü hâlâ aklımda sözlük.
devamını gör...

bayram ziyaretlerinde siyaset yüzünden tartışmak

insanı ortamı terketmek zorunda bırakabilecek hararette, sılai rahimin içine eden durumlardandır. ne şeker ne baklava insanların ağız tadını geri getirir. geriye kırılan gönüller kalır. biz birlikte olamadığımız sürece seçimlerin canı cehenneme sözlük. her şeye rağmen birlikte olmak, ümmetin bir parçası olmak her şeyden önemli.
devamını gör...

sözlük yazarlarının bugün yaşadıkları

gönlümde yer etmiş güzel bir insanın beyninde tümör olduğunu öğrendim, o mevzuyu kabullenmeye çalışırken abidik şekilde yorum istenen sınav kağıdını alıp cevapladım, o an farkettim ki sabahtan beri duyduğum ses kulaklığımdan geliyor. kulaklıkla içiçe geçtiğimden ve iyi kamufle ettiğimden hoca anlamadı çok şükür, sınav sorularını daft punk eşliğinde cevaplayıp sınavdan çıktım. bu sefer de geçemezsem ne olur diye düşünürken kulağımdan empire of the sun'dan we are the people yükseldi. "evet lan, ben insanım!" deyip vicdanımı rahatlatarak durağa doğru yol aldım...
devamını gör...

makyaj fırçasıyla bilgisayarı temizlemek

bilgisayarın genel temizlği yapılırken, iç malzemelerine zarar gelmemesi adına; neyle yapsak, evdeki boya fırçaları birer taş olmuş diye kendi kendine düşünülürken bilmem kaç yılında alınmış 1 ya da 2 kez kullanılmış fırçanın kullanım aralığına yapılan katkıdır. sonuç mükemmeldir!

fikri akıl eden kişi parçaların tozlarını fırçayla ortalığa savururken sanki dünyanın en önemli fikrini bulmuşçasına "nasıl akıl ettim yav ehehhe." diyerek anlık sevinçlere gark eder kendini.*
devamını gör...

saadet partisi

hele hele ramazan ayında kendini müslüman olarak nitelendiren hiçbir insana yakışmayacak hamasi bir olayı "amaan bu saadetliler de iyi reklam yaptı, şimdi mağduru oynar bunlar." gibi saçma cümlelerle yorumlamak nasıl bir düşünce? aşağı yukarı 15 kişiye karşı kat kat fazla insanın Allah ne verdiyse dalmış olması hangi delikanlılığa sığar? silahı ilk doğrultanın mhp taraftarlarından biri olduğu söylenmesine rağmen suçlu olarak yüzüne karşı silah doğrultulan arkadaşını kurtarmak adına havaya ateş açmak zorunda bırakılan insanın gösterilmesi ya da öyle lanse edilmesinin ya da valiliğin taraflı bir açıklama metni yayınlamasının tutarsızlığını nereye oturtacağız?
devamını gör...

tek başına iftar yapmak

sözlüğe entri girerek gerçekleştirdiğim eylem.

şehrinize geldim beni çağırın diye dört bi yana haber saldım ama adamların çoluğu çocuğu var benle mi uğraşacaklar, e onlar da haklı. canları sağolsun biri bile gel beraber iftar açıp namazdan sonra çayla muhabbet edelim demedi. ne yapayım bari gidip çay koyayım karpuzla midemi eyleyeyim.

bari doğum günüm hatrına çağırsalardı...***
devamını gör...

dünya ilan

elimde özkaymak turizm'den çıkma 55 tl lik bir adet açık bilet var ve hediye etmek istiyorum, mart ayına kadar kullanırım ben bu bileti diyen bir sözlük müdavimi aranıyor. şimdiden hayırlı yolculuklar!
devamını gör...

arapça öğrenmek

bir yıl arapça hazırlık* + 2 kez arapça kursu deneyimi+ kendi kendime çalışalara öğrenme girişimlerimden sonra oturup uzun uzun düşünüp gerizekalı değil sadece kendimi arapça'yı öğrenebileceğime ikna edemediğimin farkına vardım. yani başarısızlık korkusu, 4 5 yıl boyunca içine çekmiş beni. en sonki kurs deneyimim devam etmekte ve ben ciddi ciddi dili öğreniyorum, nacizane diyalog kurabiliyorum, özellikle kur'an'a kendimi daha yakın hissediyorum artık. her şeyde olduğu gibi bu işte de özgüven çok önemli. zorluğuna filan aldanmayın öğrenebildiğiniz kadarını öğrenin. "arapçayı araplar bile tam olarak bilemez." denir hep. öğrenebildiğiniz kadarını öğrenin ve pratik yapmaktan, rezil olmaktan çekinmeyin. hatta taktik maktik yok, bam bam bam!*
devamını gör...

dünya sözlük yazarlarının iz bırakan okul anıları

lisede sınıfın haşere çocuklarından birkaçı sigara yasağına karşı gelip boş derste sınıfta sigara içmeye kalkmışlardı. perdenin içine geçip pencereden dumanı üfleye üfleye şakalaşırken perdeyi ateşe verdiler, perdelein ateşi yandaki kâğıt atıklara geçti. gerisi infial. tüm okul bahçeye döküldü. ağlayanlar, baygınlık geçirenler... Allah'tan kimseye bir şey olmamıştı.

onlar yüzünden hepimiz disiplinlik olmuştuk.
devamını gör...

şeftali tatlısı



kaymak ya da dövme dondurmayla iyi giden tam ramazanlık hafif tatlı. malzemeler de bir o kadar az. poşe haliyle yapılanı da var ama onda şarap vs. kullanılıyor o yüzden şimdilik şeftalinin sade haliyle mutluyum.

3 tane şeftali
3 4 kaşık kadar şeker(diyet adı altında yapmak isterseniz şekerden vazgeçebilirsiniz emin olun tarçın tadını dengeliyor.)
1 çay kaşığı tarçın
1 su bardağından 2 parmak az içme suyu.

süslemek için;

dondurma veya kaymak
file badem ya da cevizle bezenmiş dondurma.

şeftalileri soyup (görsellik ve renginin koyuluğunu kazanması açısından soymasak da olur.) ikiye bölüyor ve tepsiye dizip
şeker ve tarçını şeftalilere paylaştırıyoruz, suyu da tepsiye koyduktan sonra fırına alıp 180 derecede 20 dakika kadar pişiriyoruz. ceviz veya file bademle süsleyip dondurmayla taçlandırarak hafifliğin tadını çıkarıyoruz. afiyet olsun.

not: bu tanım oruç kafasıyla girilmiş olup tanımdaki tutarsızlıklar düzeltilmeye çalışılmıştır. * ister esmer ister beyaz şekerle hatta balla yapın. hepsi de yakışır.
devamını gör...