monsieur noir

monsieur noir
(Moderatör)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 8270.06
  • Kayıt: 2016-06-16 12:27:00
  • En son giriş: 2018-07-17 21:10:59
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 9
  • Aktif Tanım: 3251
  • Açılan Başlık: 677
  • Artı Oy: 10087
  • Eksi Oy: 1431
  • Alınan Artı Oy: 10101
  • Alınan Eksi Oy: 514
  • Alınan Favori: 347

monsieur noir - en çok favorilenen tanımları

dünyevi mecmua 8. sayı

elhamdülillah tamamlanan sayıdır.

dergideki çizimleri için cartoonpiyer'e, kapak için we born we play we die'a ve son olarak tashih için rebelin korubenisi'ne teşekkür ederim. emeği geçen, yazı gönderen, okuyan ve okumayacak olan herkese teşekkürler. kısmet olursa bir sonraki sayıda görüşmek üzere. slogan için de pia'ya ayrıca teşekkürler.
not:sözlükteki mahlaslarla dergideki benzer veya aynı mahlasların hiçbir alakası yoktur.


link: https://drive.google.com/fi...

önceki sayıları incelemek isteyenlere;
1.sayı
2.sayı
3.sayı
4.sayı
5.sayı
6.sayı
7.sayı
devamını gör...

dünyevi mecmua 7. sayı



çıktı elhamdülillah…

bi dünya derdimiz var sloganıyla 2018’e giriş yapan mecmuadır!

içimde çocukça bir heyecan var. belki de rastgele bir yerde yürürken görüp de aşık olduğun kızla evlenmek gibi bir şey şuan hissettiğim. hiç tahmin edebilir miydim ki...

herkese çok ama çok teşekkür ederim. normalde çok rahat yazan birisiyim ama şimdi inanın ne diyeceğimi bilemiyorum.

diyeceğim şudur ki, samimi insanlarla güzel işler yapmak gibisi yok!

buradan herkese şükranlarımı sunarım.

ayrıca teşekkür etmem gereken iki insan var ki, bunlar da “cartoonpiyer” ve “we born we play we die” mahlaslı yazarlardır. onlara gerçekten nasıl teşekkür ederim bilemiyorum. Allah onlardan razı olsun.

şimdilik bu sayının pdf linkini sizlerle paylaşıyorum fakat yakın zamanda direkt sözlük üzerinden dergileri okuyabilme imkanı oluşturmaya çalışacağımızı belirtmek isterim.
umarım tasarım noktasındaki amatörlüğümü maruz görürsünüz. amatörlüğümü zamanla atacağımı umuyorum.

herkese tekrardan çok teşekkür ederim.

bir sonraki sayıda görüşmek üzere!
alttaki linkten dergiye ulaşabilirsiniz:
https://drive.google.com/op...
devamını gör...

eksi verip favlamak

her yiğidin harcı değil. arasıra yaptığım eylemdir. unutmak istemediğiniz ama beğenmediğiniz tanımı işaretlemeli bir nevi.
not:eksi verip favlamasalar olmayacak hastalığı...
devamını gör...

recep tayyip erdoğan

tek parti dönemini tekrardan yaşatan cumhurbaşkanı. zamanında mustafa kemal atatürk eleştirilemezken şimdi de kendisi hakkında fikir belirtmek tam olarak suç oldu. kendisini sevmediğimi baştan belirteyim. hiçbir zaman sevemedim. neden mi sevemedim? mavi marmara'ya giden insanları 20 milyon tl'ye sattığı için sevmedim. yıllar önce dizinin dibinde oturduğu mücahit dediği hikmetyar hakkında yıllar sonra kırmızı bülten çıkarttığı için sevemedim. şu fethullah denen akidesi bozuk herife kandırıldığından dolayı sevemedim. sürekli bir gömlek çıkartıp başka bir gömlek giydiği için sevemedim.

en önemlisi de, türkiye'deki eğitimin ve bilimin geleceği hakkındaki umutlarımızı tükettiğinden dolayı sevemedim.
devamını gör...

dünya sözlük yazarlarının objektifinden

ilk başta hiç güzel çıkmayan bir resim gibi geldi. o yaşlı amca işi bozmuştu. oysa o yaşlı amca ve bebek kediler şu hayatta gördüğüm en uyumlu şeyler olabilirler. ayrıca her kedi gördüğümde çok mutlu oluyorum. yıllar önce böyle diyenlere tikky kız derdim. galiba ben de bir tikky kız oldum ve kedilere aşık oldum. sağolun yeni valide camii kedileri...
devamını gör...

hanım izin vermiyor

hayatımda görüp görebileceğim en ezik erkeğin söyleyebileceği sözdür. evet. büyük konuşuyorum. başıma gelecektir. umarım başıma gelir. başıma gelmesi için hanımın da gelmesi lazım.

edit: artılamayın vicdansızlar...
devamını gör...

bici bici

akdeniz mutfağının mükemmel yaz lezzetidir. iskenderun ve mersin merkezdeki yerler adana'da yapan yerlere bin basar. tek başıma bir oturuşta 4 tane gömdüğümü bilirim.
devamını gör...

dünyevi mecmua 8. sayı

Allah'ın izniyle 2 hafta içerisinde aramızda olacak dergidir. bir sonraki sayıya yazmayı düşünenler şimdiden kalemtıraşlarıyla kalemlerinin ucuyla kalemlerini açsınlar.*
devamını gör...

monsieur noir


bir de ben kendimi anlatayım:
insanların akademik-entelektüel-sosyal gelişimine pozitif katkı sağlayan bir sivil toplum kuruluşunda değerli işler yapılmasına vesile olmasını sağlayan bir konumda çalışmıyor. evet, boş beleşim!
aynı zamanda hafta sonuna kadar ''metin 2'' oyununda pvp serverda gelişmesi lazım. evet, işsizim!
yine her hafta liseli 5 milyon insanın oyunsal birikimine katkıda bulunması için özel biçimde hazırlanması gereken bir youtube kanalına özen gösteriyor. evet, gerizekalıyım!
bunların dışında daha bir sürü kişisel hayatıyla ilgili zihnini ve bedenini yoran meşgaleler, mesuliyetler söz konusu değil tam tersine aşırı rahat. tüm bunlara dünya sözlük'te kendisine atılan her mesajı kimden geldiği ve konusu farketmeksizin mesele hallolana kadar cevaplamasını, yine sözlüğün moderasyonu konusundaki diğer aksiyonları eklerseniz geriye tonla zaman kalıyor ama mesaj falan atmıyorsunuz nalet olsun! evet, cimriyim!

allah aşkına, lütfen başkasına mesaj atacağınıza kendisine atın da biraz mutlu olsun yavrucak!
devamını gör...

dünyevi mecmua

içerik yollamak isteyen yazarlar için önümüzdeki sayısına hatırlatma yaptığım mecmuadır.
--! spoiler !--

hedefimiz dünyevi mecmua 8. sayı!

şükürler olsun ki, şöyle yada böyle 7. sayısını çıkarttığımız dergidir. şimdi hedefimiz sekizinci sayı. amatörce çıktığımız bu yolda adım adım daha güzele, daha iyiye doğru ilerlemekteyiz .

dikkat: 8.sayısı (mart-nisan sayısı) için yollanacak içeriklerin son teslim tarihi 5 şubat 2018 olan sayıdır.
geçen sayıda yazmış olan veya yazmaya niyetlenen yazarlara özelden döneceğim fakat dergiye yazmak isteyen ve daha önce benimle iletişim kurmamış olan yazarlara bir mesaj kadar uzağım!

dergiye yazmak isteyenler için formatla alakalı birkaç husus paylaşayım:

öncelikle yazmak istediğiniz için çok teşekkür ederim. derginin içeriğinden bahsedecek olursak yazıların fazla ciddi olmaması derginin lehine olur. amaçladığımız şey içeriklerin özgün ve dergisel bir dille oluşturulmuş olması. başka bir önemli husus ise dergideki mahlasların sözlükteki mahlaslarla aynı olmayacağı. çünkü istediğimiz şey dergiye biraz gizem katmak. kimin, kimin ne yazdığını bilmemesi lehimize olur. çünkü gizem ilgi doğurur. dergi mahlaslarının formatıyla alakalı örnek vermek gerekirse; direktör ali bey, hafız çelebi, yafes efendi, varoşların leydisi, muhtar köftezade gibi mahlaslar. sizinle anlaştığımız içeriği ilk sayı için şubat'ın 5'ine kadar hazırlayıp göndermenizi rica ediyoruz.

- içerik yollarken yazıdaki büyük/küçük harf ve bold/italik kısımlarına özen göstermenizi
- içerikteki yazım ve dil bilgisi kurallarına bildiğiniz ölçüde özen göstermenizi
- içeriğin başına başlık sonuna mahlaslarını(ayrıca belirledikleri) eklemeyi unutmamaları
- yazıyla göndereceğiniz resimlerin en az 1280*720 piksel boyutunda olmasını (eğer öyle olmazsa mecburen kendimiz resim eklemek zorunda kalacağız)
- içerikleri word belgesinde yazıp varsa resimleriyle birlikte dunyevimecmua@gmail.com adresine dünyevi mecmua diye mail atmanızı rica ediyoruz.

önemli: ayrıca bana mümkün olanlar telefon numaralarını, telefon numarasını çeşitli sebeplerden yazamayacak olanlar da en azından mail adreslerini verirseler daha sağlıklı bir iletişim kanalı bulmuş oluruz.

şimdiden çok teşekkür ederim.

esenlikle kalınız!



önceki sayıları incelemek isteyenlere;
1.sayı
2.sayı
3.sayı
4.sayı
5.sayı
6.sayı
7.sayı

--! spoiler !--
devamını gör...

beyoğlu anadolu imam hatip lisesi

hayatımda bugüne kadar gittiğim tek miting olan ihh'nın 2014 mitingine şimdi mezunu olduğum bu liseden matematik yazılımız olmasına rağmen birkaç arkadaşımla kaçıp gitmiştik. şimdi de kudüs mitinginde alt dönemlerden kardeşleri gördüm. nasıl geldiniz dedim? kaçtık dediler. bu çocuklar türkiye derecesi hedefleyen çocuklar. biz de varız!, demeye gelmişler. keşke her imam hatipli sizin gibi olsa...
devamını gör...

dünyevi mecmua

sevgili yazar arkadaşlarım, değerli moderasyon ve sayın monark!

hepimiz bu sözlükte bir şeyler yazmaya çabalıyor ve kendimizi, fikrimizi ifade etmeye çalışıyoruz. kimimiz kendisini musikiye adamış, kimimiz sinemaya. hepimizin birçok farklı noktada yazdığı şeylerin ortak noktası ise yazdıklarımızın birileri için bir şeyler ifade etmesi. hepimiz farklı düşüncelere de sahip olsak, dünyaya farklı farklı açılardan da baksak; sanırım hepimizin fıtratında bir yerlerde iz bırakmak var. sözlükte yazdığımız tanımlarla birbirimize çok şey katsak da yazdığımız edebi ve sanatsal içerikli tanımlar sözlük mantığı sebebiyle, diğer tanımların arasında kaybolup tozlanmaktalar.

işte bu yüzden yaklaşık bir senedir ara verilen ve kollektif bir çalışma olan dünyevi mecmua’yı yeniden canlandırma amacındayız. sözlükle alakalı her işte olduğu gibi, bu işte de sözlük yazarlarının desteği en önemlli faktör. Allah’a hamdolsun ki farklı farklı yaratılmışız. kimimiz çizim konusunda çok yetenekli, kimimizin tarihsel bilgisi çok, kimimiz sinemaya ilgili ve kimimiz de çok güzel fotoğraflar çekiyor. inanıyorum ki sözlükteki yazarların yeteneklerinin çeşitliliği de bu mecmuayı çok daha güzel yerlere getirecektir.

eyleme dönüşmeyen arzunun ruh bozukluğuna yol açacağını bildiğimiz için kolları sıvadık. sizlerden gelen fikirleri bekliyoruz. öncelikle bu e-dergi işiyle bilhassa ilgilenmek isteyen yazarların bana özelden yazmasını rica ediyorum. ben ne yapabilirim ki deyip de kimse geri de durmasın, çünkü bir dergide herkese düşecek iş vardır. kimimiz tashih işiyle uğraşır, kimimiz kapakla ve kimimiz de içerikle.
biz böyle bir adım atmaya niyet ettik. umarız ki son birkaç aydır taze bir nefes gelen şu sözlükte bu mecmua da çok güzel bir adım olur.

öncelikli hedefimiz dergi için bir a takımı oluşturmak ve çalışmalara, fikir alışverişlerine başlamak.

esenlikle kalınız.

hedefimiz dünyevi mecmua 7. sayı!

not: görüş, öneri ve her türlü fikrinizi özelden bekliyorum. umarım birileri mesaj kutumu yakar. size güveniyorum!

ps:tasarım işini ben halletmeye çalışacağım inşallah!

önceki sayıları incelemek isteyenlere;
1.sayı
2.sayı
3.sayı
4.sayı
5.sayı
6.sayı
devamını gör...

fuat sezgin

birçok kişi tarafından adı vefat ettiği gün duyulan bilim insanı. buna kızgın değilim. vefatı bile insanları bilim tarihimize yönlendirecekse ne ala. fakat beni asıl üzen şey, yaşadığı dönemde (kendisinin çok yakınında bulunan birisi olarak diyorum bunu) kendisine asla yardımcı olmamış hatta bürokratik engeller çıkartmış tiplerin bugün onu ve mirasını sahiplenmesi gerçekten üzücü. büyük ihtimalle bu durum kaçınılmaz ve böyle şeyler olmaya devam edecek türkiye'de. kendisinin en takdir ettiğim yönü etrafında bulunan bizim gibi gençleri her zaman aktif siyasetten uzak durmaları konusunda uyarmasıdır. özledim hocam seni...

hatta bana bir sohbetimizde ömer nasuhi bilmen'in ilmihalinde yer alan şu şiiri söylemişti:
"etme siyasetle sakın iştigal; berk-i siyasetle yanar perr-ü bal.
ehl-i siyaset olamaz her kişi ehline terk etmelidir her işi
verme halel birliğine ümmetin nef'ine say eyle bütün milletin
kendi işinle yürü kıl iştigal görmesin alem seni şuride hal..."
devamını gör...

tanım girmek

bir şeyi tanımlamaktır. muhabbet eder gibi yazmak hiç değildir. bir şeyi birisine anlatır gibi değil kitaba yani kitabına (*) göre yazmaktır.

tanımlamak nedir size onu da açıklayayım:

1.
bir kavramı, bir sözcüğü, eksiksiz bir biçimde, başlıca öğelerini belirterek açıklamak, anlaşılır duruma getirmek.
"bir sözcüğü tanımlamak için bilgili olmak gerekir"
2.
bir şeyi, özel ve değişmez niteliklerini belirterek tanıtmak, bilinir kılmak.
"nedir aşırılık, bunu tanımlamak kolaydır"

artık herkesçe bilinendir. lütfen adam gibi tanım girin. saygılar.
devamını gör...

bir delinin karalama defteri

uzun süredir onunla aramdaki tek iletişim kanalı olan numarasını sildim. ezbere de bilmiyorum. bir daha bir yerde rastlamam da düşük ihtimal. bazen yapılması gerekeni üzüleceğini bile bile yaparsın. onu ömür boyu unutmayacağım sanırım. acılar defterimize en büyük hikayemizi de ekledik. hayırlısı olsun. her şeyin bir çıkarı vardır değil mi...
devamını gör...

dünya sözlük yazarlarının başından geçen komik olaylar

bir otomobil fabrikasında zorunlu staj yapıyorum. üretim hattında çalıştığım ve üstüm başımın makine yağı olduğu bir günün sonunda diğer elbiselerimin makine yağı olmaması için iş kıyafetini çıkartmadan eve gideyim de duş alayım dedim. her neyse bindiğim otobüste bir teyze, birkaç genç vardı kızlı erkekli. duraklarda kimse binmiyordu. teyze bana acı acı bakıyordu. korkmaya başladım. sonra yanındaki gençlere dönerek birden: bakın gızım oğlum okuyun. yoksa şu oğlum gibi zor yerlerde çalışmak zorunda kalırsınız. oğlum kusura bakma sen de gençler için diyorum falan dedi. sanırım iş kıyafeti ve makine yağı insanların gözünde utanç belirtisi uyandırıyor. ben başımı öne eğip indim otobüsten. gençler inerken twitter ınstagram takipçi falan konuşuyordu. her şeyin hayırlısı. hayatın garip bir mizah anlayışı var...
devamını gör...

yalnız başına interrail yapmak

daha önce birçok kez interrail yapmış birisinden duyduğum, gezgincilerin hayatta en az bir kere yapması gereken eylem. daha önce birkaç kez interrail yaptım. fakat iki arkadaşımla gittiğim için tanıştığım insanların sayısı az ve bağlılığım fazla oldu.

yalnız giderek bana avantaj katacağını düşündüğüm şeyler şunlar:
+daha fazla kendimle konuşmak. bence bu çok önemli bir husus. insanlar geziye gittiklerinde yalnız kalma oranlarına nazaran kendilerini tanıyorlar.
+daha fazla yabancı dost edinmek. türkçe bilen bir arkadaşınızla gittiniz mi tabi ki onunla konuşuyorsunuz yabancıdan önce. bu yüzden yalnız gitmek evet.
+daha çok avrupa kasabası gezmek. toplu hareketlerde illaki yürümeyi sevmeyen insanlar oluyor. olmadığına rastlamadım. ama gezi gezmek için var. yürümek için var.
+özel hatıralar edinmek. hemen fesatlaşmayalım. insanın kimseyle paylasmadığı anıları olması gerektiğine inanan birisiyim. hele ki bu gezilerdeki anılar olursa tadından yenmez. hadi bakalım.

avro'da olmuş 6 lira. hadi hayırlısı...
(bkz: avro demenin dayanılmaz hafifliği)
devamını gör...

bir hırkadır giydiğimiz başkalarının çıkardığı

insanı dinginleştiren bir şey.

sabıra ihtiyaç var; anlamak için. zamana ihtiyaç var; yaşamak için. yaşayıp gidiyoruz bir tane hayatta.

bir hırkadır giydiğimiz; başkalarının çıkardığı. bizden önce hayatlar vardı. bizden sonra da hayatlar olacak. biz arada bir yerde hayat yaşıyoruz.

bir semt adı değildir usta, varamazsınız. belki ulaşılacak bir mertebedir, ulaşamazsınız. onu anladığınızda belki azıcık ustalaşmaya başlarsınız. işini en iyi yapan insan demek usta. aynı zamanda çırağı olmayana usta denir mi? ustası olmayana çırak denir mi? hayatın ta kendisi gibi. gece ve gündüz gibi. biri varsa diğeri de var. biri yoksa diğerinin adı bile yok.

yaşlanmak, yaş almak demek aslında. yaş almak, biraz daha içini doldurmaktır.

yaşıyorsan iyi yaşa. yemek yiyorsan çok güzel yemeye çalış.

hayat geçiyor ve bize ait bir tane var. kendi hayatımızın ustası olmak amacımız . en büyük ihtiyacımız “sadakat”
devamını gör...

dini değerleri basite indirgemek

sözlükte bolca gördüğüm durum. inanmayan yazar dostlarıma lafım yok. lakin demek istediğim şu ki, eğer sen bir müslüman olduğunu söylüyorsan dini değerleri hafife alamazsın. Allah'ın haram kıldığına güzellemeler dizemezsin. insanları veya kendini güldürmek için böyle şeylere girişemezsin. alkolle veya başka bir konuda olsun. Allah kesin olarak bir şeye haram dediyse ona dair bir güzelleme, bir normalleştirme yapamazsın.

not: burada kimseyi kişisel olarak yargılamıyorum. sosyal medya üzerinde veya hayatın işleyişi içerisinde müslümanlar olarak yaptığımız tehlikeli bir hatayı hatırlatmak istedim. saygılar.
devamını gör...

requiem for a dream

yıllardır belli bir güne sakladığım filmdi. sonunda izledim. bir film insanın hayatına ne derece etki edebilir ki, diyebilirsiniz. lakin bu film beni sandığımdan daha fazla etkiledi. filmin sonunda gözlerimden akan yaşlar gerçekten ne kadar etkilendiğimin kanıtıdır. ne kadar duygusal bir insan olsam da, bir film için duygulanmak zordur. modern insanın aile yaşantısı konusundaki tüyler ürpertici tespitler beni benden aldı. diktatör olunca yapılacak işler listeme bu filmi tüm gençlere zorunlu bir şekilde izletmek olurdu. uyuşturucu bağımlığının nereye götürdüğünden öte, twitter, instagram hatta bu sözlükte dikkat çekerek mutlu olmanın insanı nereye götürdüğünü; dikkat çekme çabasıyla yaşamanın insanı asla mutlu etmeyeceğini anlatmak isterdim. tüylerim ürperdi yemin ederim. zaten sosyal medya kullanmıyorum fakat hepimizin iliklerine kadar işlemiş şu dikkat çekme çılgınlığı. ilgi odağı olma hastalığı. Allah bizim imtihanımızı modernizmle vermiş ve biz bunun savaşını veriyoruz. bir yanda kopan aile ilişkileri, diğer yanda bunun eksikliği sonucunda oluşan ilgi hastalığı ve uyuşturucular. herkes bir şeyle uyuşuyor. sosyal medya veya kokain, partiler, siyaset...
devamını gör...

dünyaitiraf.com

dün gece bu başlığa girdim. yazsaydım küçük hayatımın büyük itirafı olacaktı. fakat şu kısa ömrümde gece sarhoşluğuyla yazmama iradesini kendime kazandırmışım. sabah kalktığımda yazmadığımı görüp gururlandım.
devamını gör...

dünyevi mecmua

sekizinci sayısı çıkan mecmuadır.

dergideki çizimleri için cartoonpiyer'e, kapak için we born we play we die'a ve son olarak tashih için rebelin korubenisi'ne teşekkür ederim. emeği geçen, yazı gönderen, okuyan ve okumayacak olan herkese teşekkürler. kısmet olursa bir sonraki sayıda görüşmek üzere. slogan için de pia'ya ayrıca teşekkürler.
not:sözlükteki mahlaslarla dergideki benzer veya aynı mahlasların hiçbir alakası yoktur.

link: https://drive.google.com/fi...
devamını gör...

gözlüklü limonata

eksi verdiğini hiç görmedim yazarı. zaten göremem de. yahu hep mi artı verilir? şımartma beni. ben alışık deliyim bilesin. gözlükleri ray-ban olsun yazarı...
devamını gör...

akademisyenlere mecburi şark hizmeti gelmesi

gönlümü rahat ettiren karardır. ben de doktorayı ülkemde mi yapsam diyordum. artık rahat rahat yurtdışına gidebilirim sanırım. aileyi ikna etmek için bahane de var.

mevzu doğuda görev yapmak değil. doğuya bilimi getirin orada yapalım.

urfalı bir abiden duyduğum şu sözü bırakıyorum:
"urfada ohsford vardı da biz mi ohumadık!"

ayrıca, eğitim sistemine boşaltım yapanların Allah belasını versin!

edit: misal ben akıllı şehirler üzerine doktora yapan bir öğrenci olayım. Allah aşkına hakkari'de nasıl kendimi geliştirmemi bekliyorsunuz? akademisyenlik ciddi iştir! ve belli bir gündemi vardır çalıştığınız konuların. mekandan uzak kaldınız mı, gündemden de uzak kalırsınız. burada mesele doğuyu sevmemek değil.

biz demiyoruz ki orası vatan toprağı değil. benim oraya gitmem belki az şey kaybettirir ama benim gibi binlerce kişinin araştırmadan geri kalması vatana çok büyük zararlar verir.
devamını gör...

kişinin büyüdüğünü anladığı an

babanın senin değil de, senin babanın elinden tutmaya yavaş yavaş başladığını anladığın; güzeller güzeli ve hizmet etmekten hiç yorulmayan annenin işlerin altından kalkamamaya başladığını anladığın andır.

yalnız kalıp ağlamak istersin...
devamını gör...

dünyevi mecmua

hedefimiz dünyevi mecmua 8. sayı!

şükürler olsun ki, şöyle yada böyle 7. sayısını çıkarttığımız dergidir. şimdi hedefimiz sekizinci sayı. amatörce çıktığımız bu yolda adım adım daha güzele, daha iyiye doğru ilerlemekteyiz .

dikkat: 8.sayısı (mart-nisan sayısı) için yollanacak içeriklerin son teslim tarihi 5 şubat 2018 olan sayıdır.
geçen sayıda yazmış olan veya yazmaya niyetlenen yazarlara özelden döneceğim fakat dergiye yazmak isteyen ve daha önce benimle iletişim kurmamış olan yazarlara bir mesaj kadar uzağım!

dergiye yazmak isteyenler için formatla alakalı birkaç husus paylaşayım:

öncelikle yazmak istediğiniz için çok teşekkür ederim. derginin içeriğinden bahsedecek olursak yazıların fazla ciddi olmaması derginin lehine olur. amaçladığımız şey içeriklerin özgün ve dergisel bir dille oluşturulmuş olması. başka bir önemli husus ise dergideki mahlasların sözlükteki mahlaslarla aynı olmayacağı. çünkü istediğimiz şey dergiye biraz gizem katmak. kimin, kimin ne yazdığını bilmemesi lehimize olur. çünkü gizem ilgi doğurur. dergi mahlaslarının formatıyla alakalı örnek vermek gerekirse; direktör ali bey, hafız çelebi, yafes efendi, varoşların leydisi, muhtar köftezade gibi mahlaslar. sizinle anlaştığımız içeriği ilk sayı için şubat'ın 5'ine kadar hazırlayıp göndermenizi rica ediyoruz.

- içerik yollarken yazıdaki büyük/küçük harf ve bold/italik kısımlarına özen göstermenizi
- içerikteki yazım ve dil bilgisi kurallarına bildiğiniz ölçüde özen göstermenizi
- içeriğin başına başlık sonuna mahlaslarını(ayrıca belirledikleri) eklemeyi unutmamaları
- yazıyla göndereceğiniz resimlerin en az 1280*720 piksel boyutunda olmasını (eğer öyle olmazsa mecburen kendimiz resim eklemek zorunda kalacağız)
- içerikleri word belgesinde yazıp varsa resimleriyle birlikte dunyevimecmua@gmail.com adresine dünyevi mecmua diye mail atmanızı rica ediyoruz.

önemli: ayrıca bana mümkün olanlar telefon numaralarını, telefon numarasını çeşitli sebeplerden yazamayacak olanlar da en azından mail adreslerini verirseler daha sağlıklı bir iletişim kanalı bulmuş oluruz.

şimdiden çok teşekkür ederim.

esenlikle kalınız!



önceki sayıları incelemek isteyenlere;
1.sayı
2.sayı
3.sayı
4.sayı
5.sayı
6.sayı
7.sayı
devamını gör...

dünyevi mecmua 7. sayı

tasarım noktasında eleştirilerim olan ve bunları paylaşmak istediğim mecmuadır.

-kameray adlı yazarın da belirttiği üzere sayfa tasarımlarının özelleştirilmesi gerek.

-yine mevzu bahis yazarın dediği üzere fotoğraflar ve yazılar meczedilmeli.

-dergi mobile uygun hale getirilmeli.

-içindekiler kısmına mahlaslar* da eklenmeli.

-sitede okunabilecek bir mekanizma sağlanmalı.

en kısa zamanda yazılar hakkındaki yorumlarımı da objektif olarak yazmaya çalışacağım.
devamını gör...

sezai karakoç

bir cumartesi akşamı yüce diriliş partisi'nin binasındaki sohbette buldum kendimi. en öne oturtmuştu beni. ne dediğini anlamamıştım ama gayet güzel şeyler diyordu sanırım.

şimdi dönüp baktığımda sanırım bizim kendisini anlamadığımızın farkında. savaşı vermeyen bir savaşçı. dünyadan korkan bir korkusuz. sessiz. gömülmüş. çaresiz. umutsuz ve mutsuz...

bu dünyada mutlu olamadın, Allah hayırlısıyla cennetinde mutlu etsin seni üstad...
devamını gör...