president

president
(Süresiz Uzaklaştırılmış)
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 11979.5
  • Kayıt: 2016-07-08 19:21:00
  • En son giriş: 2018-05-16 19:16:17
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 14
  • Aktif Tanım: 4019
  • Açılan Başlık: 369
  • Artı Oy: 6805
  • Eksi Oy: 392
  • Alınan Artı Oy: 14236
  • Alınan Eksi Oy: 513
  • Alınan Favori: 617

president - son oylananan tanımları

küfür etmenin basitlik göstergesi olması

altına imzamı atacağım önermedir. o kadar hak verdim çünkü.

şöyle ki, öfkelenilen birine "o.. çocuğu" diye hakaret etmek çok yaygın. oysa bu ifade, Allah'ın gazabını gerektirebilecek
kadar ağır. eğer atıf yaptığınız anne gerçekten o... değilse, o zaman aşağıdaki ayet devreye giriyor. ağız alışkanlığı bile
olsa, Allah'ın şakası yok:
" namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnadında bulunanlar, dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. onlar için çok büyük bir azap vardır." *

dil âfettir. sakınabilenlere ne mutlu...
devamını gör...

geceye şiir

bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif
hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız
ey benim alfabemdeki kadîm elif
ne güzellik, ne de tat var baharsız...
devamını gör...

son sahur

ne çabuk geçti cümleleriyle sofrada zaman vurgusunun sıkça yapıldığı sahurdur.
sahiden "ne çabuk geçti" değil mi?
devamını gör...

karakomik filmler

cem yılmaz’ın yeni film projesinin ismi.

ismini karakomik filmler olarak belirttiği bu proje, yaklaşık altmışar dakikalık iki filmden oluşacak ve sinemalarda "2 film birden” şeklinde arka arkaya gösterilecek.
devamını gör...

sigara güzellemesi

fare zehirinin nasıl güzellemesi yapılmıyorsa sigara denen bağımlılık yapıcı maddenin de yapılmaması gerekir, dediğim güzelleme.

sigara zehirdir dostlar, bildiğiniz zehir. hani ölümcül olanından, hani kefenlenmeye bir adım daha yaklaştıranından...

sigaranın değil güzellemesi olsa olsa kötülemesi olur ki; bu çağda liseli çocukları da uzak tutabilmemiz için bir çaba oluşturmaya vesilesi olsun.

hele ki sosyal medya gibi her yaş çocuğun ulaşım imkanının olduğu ortamlarda bir özenti havası oluşturulmamalı.
devamını gör...

co git o kral

gün geçmiyor ki üstadım beni seri artılamasın. yine bi öyle gece yine bi krallıkta co git duruşu...tam da böyle bir yazar. Allah razı olsun’umu eksik etmem kendisinden; öyle de severim zat-i hallerini, varolsun!
devamını gör...

smile2jannah

youtube’da dikkat çeken, komik videolar ile hayatı anlatan, tebliğ yapan yabancı bir müslümanın kanalı.

dünya sözlük’te de yazar kadromuzda olan mahlası ile şimdiden kendisine yakınlık duyduğum hoş gelmiş yazarımız.

bakalım bahsettiğim youtuber abimiz kadar güzel işlere imza atacak mı sözlükteki tanımlarıyla? takipteyiz...
devamını gör...

adnl

( #5817624 ) bu fikre sahip insanları bir türlü anlayamıyorum. bu cümleyi kurduğunuza pişman olduğunuz günleri de görür müyüz?..
devamını gör...

geceye şiir

"savaş küheylan gibi islam ülkelerinde
ölüm tay gibi meşrıktan mağribe koşan
ölüm yorulmak bilmiyor islam ülkelerinde"
devamını gör...

muhendisin te cetveli

(#6184351) ilgili tanımdaki cümlesinin altını fosforlu kalemle çizmek gereken yazar. Ya da sitenin girişine mi yazsak üstad ne dersin? *

...zulmet insanın imanını sabun gibi eritir çünkü.

muazzam cümle!
devamını gör...

president

sözlük’e ve sözlük’ün çok değerli yazarlarına veda edecek olan mod/yazar.

yazar dostlar aranızdan ayrılıyorum, bu gidiş asla bir unutulmak eylemi ile sonlanmasın dilerim. hep iyilik ve hayırla anacağınız işler yapmaya çalıştım sözlük’te. açtığım başlıklarda, girdiğim entry’lerde her daim adaleti gözetmeye çalıştım, fikir-düşünce-ırk-siyaset ayrımı yapmamaya özen göstermeyi kendime hep bir yol gösterici tayin ettim.

uzun süreli yazarlık süreci ile başlayan sözlük hayatım, sizlerin oyları-destekleri ile mod olmakla taçlandı; bu misyonu bana yakıştırıp iyi işler yapmama vesile olduğunuz için sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

mod olurken söylemiştim: sözlük hayatı da tıpkı dünya hayatı gibi gelip geçicidir; mod olmak-yazar olmak; veyahut dünyalı olmak anonim olmak...tüm bunlar hiçbir statü belirtmez. mühim olan insanlara güzel şeyler katmak ve hoş bir sadâ bırakabilmek...umarım bu niyetle başladığım modluk/yazarlık sürecimde bunu az da olsa başarabilmişimdir.

haklarınızı helal edin, bu süreçte yanlış kelime seçimleri ile incittiğim yazar üstadım olmuştur elbet...bu vedanın hatrına o da president’ı affetsin...

sözlük sizleri bir araya getirme imkanı sağlıyor, düşüncelerinizi ifade etme ortamı sunuyor, aynı düşüncedeki bambaşka bir şehirde ve meslekteki insanla tanışma fikir alışverişi yapma imkanı sağlıyor dostlar. bu yüzden sözlük’ün size olan katkısını mutlaka hissedeceksiniz.

diğer sosyal medya ortamlarından ayrıyız, farklıyız, internet ortamında güzel olan ne varsa; ahlak sınırlarını aşmayan-maneviyatı eksiltmeyen ne varsa bu sözlük’te hissediliyor, yaşanıyor. bunu diğer sözlük’lerde yazar olan/olmuş arkadaşlarımız bilirler...

sözlük’teki bu havayı her daim muhafaza edin, düşüncelerinizi-hislerinizi bu çerçeve dahilinde yansıtmaktan geri kalmayın.

küfür ile değil; sağlam argüman ve dik duruşlu kelimeler ile yazarlık kariyerinizi devam ettirin. bu hem sizi kişilik olarak ilerletecek hem yazarlar arasında sevilen biri olmanızı sağlayacak hem de oluşturduğunuz-çizdiğiniz profil izlenimini daha da kalıcı hale getirecektir...

sözlük’e ve sizlere dair sıralanacak bir hayli kelimem var; ama beni tanıyanlar bilir başta da dediğim gibi bu veda hiçbir zaman unutulmak vedası olmasın dilerim...
hüzün biriktirmek çok da istemiyorum bu entry’de o yüzden ben gideyim, adım kalsın; dostlar beni hatırlasın...

haklarınızı helal edin, sizleri Allah’a emanet ediyorum...
devamını gör...

sığır dili ve edebiyatı

herkesçe anlaşılamayan edebiyattır. yalnızca kendi aralarında anlaşabildiklerini gözlemleyebilirsiniz. toplumumuzda sayıları ne yazık ki bir hayli yaygınlaşmakta. trafikte, sokaklarda, kahvehanelerde, stadyumlarda vb. kamuya açık alanlarda insidansları yüksektir.

hal, hareket, çoğunluğu argo ve küfür olan söz ve tavırları ile kendilerini açıkça belli eden zümredir.

kişisel ruh ve sinir sağlığınızı muhafaza etme açısından bu zümreden uzak durmanızda fayda var.
devamını gör...

pareto analizi

bir sorunun önemli sebeplerini, nispeten daha önemsiz sebeplerden ayırmak için kullanılan bir çubuk diyagramıdır. takım çalışmalarında da sıklıkla başvurulan bir yöntemdir.

problemin çözümü, başarı durumu belirlenmesi gibi amaçlar adına bir başlangıç noktası belirlemek ve sürece devam etmek, yöntemin alanına dahil edilmektedir. bu prensip, italyan ekonomist vilfredo paretonun adını taşımaktadır.

devamını gör...

mustafa islamoğlu

hadis inkarcısı. ayrıca sünnet’i islamdan ayrı tutup rasulü anlamaktan ve o’nun sevgisinden nasibini alamamış kur’an bana yeterci.
devamını gör...

özlemek

dünyadan ayrılıp rabbine kavuşan rasulullah’ı özleyen ashab’ın özlemidir gerçek özlem.

aklım almıyor gerçekten, rasulullah’ın ayrılığına nasıl dayandılar, bu nasıl bir sabırdır?
sahabelerden yani davayı omuzlananlardan öğreneceğimiz çok şey var daha...
devamını gör...

ekşi sözlük yazarları ile dünya sözlük yazarları arasındaki farklar

dünya sözlük yazarlarını çok da ilgilendirmeyen farklardır aslında. sözlükler farklı isimlerde olsa da neticesinde herkes insandır, yanlışı da elbette vardır. ama dünyalı yazarlar herkesin fikir ve görüşlerine değer verir; her ne kadar doğru bulmasa da ve katılmasa da o görüşe...

en nihayetinde sözlüklerde her şey yazar kalitesinde bitiyor. bizim kalitemizin en belirgin unsuru da sözlüksel farklılık diye bir insan statüsü oluşturmamamız.

yazar dostlarımın hepsinin bu görüşte olduğuna inanıyorum, yazar kadromuzun kalitesi ister istemez böyle düşündürüyor.
hepinize kendi adıma teşekkür ediyorum.
devamını gör...

mamihlapinatapei

ilginç mahlas seçimi ile dünya sözlük yazarlar kadrosunda kendine yer edinmiş yeni yazarımız, hoş gelmiş!

şimdi şöyle bir bakalım bu mahlasın bize demek istediği ne? şahsen ben yazarımız vesilesi ile yeni öğrendim:

guinness rekorlar kitabı’na dünyanın en “az ama öz” kelimesi. ya da “çevirisi en zor” kelimesi olarak geçmiş.

kelimenin anlamı ise şu: “iki tarafın da istediği, ancak içten içe karşı tarafın başlatmasını istediği bir olayda iki tarafın paylaştığı bakış”.

yagan dilinde varmış bu kelime. güney amerika dolaylarından…
devamını gör...
25. (Tematik)

solunum arresti

solunum durması. solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. hemen yapay solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması meydana gelir.

kalp durmasına 5 dakika içinde müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi bozulacağı için beyin hasarı oluşur.
devamını gör...

tebliğ

rasulullah’tan bize emanet, bir vazife, kendini rabbin olan Allah’ın hak dinine adayış biçimi.

dostlar, insanlar tebliğe muhtaç. hele ki üniversite ortamında...yalnızca söylediğim bir kelime, bir kalbe dokunuş ile rabbini hatırlayıp ağlayana şahit oldu bu gözlerim, kulaklarım ve yüreğim...

var mı bundan daha güzel bir adayış...kulu, rabbine yaklaştıracak bir vesile olmak? bir köprü olmak, kalpten kalplere; yalnız Allah rızası için...

kardeşlerim vesile olun, cennetler için her daim yarışanlardan, mücadele edenlerden olun.

unutmayın, biz bu dine muhtacız; nefes gibi su gibi...
devamını gör...

ramazan

ramazan; ekmeğe, suya karşı olunduğu gibi, harama, yalana karşı da oruç tutmaktır.
ramazan bereket, ramazan zerafettir. ramazan yükseliş, ramazan kalbin sabır ırmaklarının insan bedeninde gürül gürül akmasıdır...

ramazan zikir, ramazan fikir mevsimidir.
on bir ay ruhunu bedenine râm eden insan, ramazan’da bedenini ruhunun hizmetine sunar...
devamını gör...

tımarhaneler insan müzeleridir

bugün karşılaştığım ve hak verdiğim cümle. tımarhane dediğimiz yerde binlerce hayat hikayesi, dert ve keder var.
bizim yaşamaya sabredemeyeceklerimizi sırtlanmış hayatlar var orda.

devamını gör...

salih mirzabeyoğlu

çok eleştri alan biridir aynı zamanda. adam en azından fikirlerini eyleme döküyor, bu uğurda zindana atılıyor. peki islam için sen ne yaptın?
devamını gör...

suyu düşünmek susuzluğu gidermez

başlığa şöyle bir bakacak olursak müslüman olarak bizler ne haldeyiz; icraat yapmak için konuşmayı bırakıp harekete geçmemiz gerekmiyor mu? yani kudüs’ü istanbul’u fetheden o büyük komutanlar sadece yazarak yada konuşarak değil harekete geçerek fethettiler.

hareket demek sadece savaş değildir. hareket bazen cahil bir kişiye ilim öğretmektir, yardıma muhtaçlara yardım götürmektir, yeri geldi mi emri bil maruftur…
allah yardımcımız olsun...
devamını gör...

su

doğal afet durumlarında afet koordinasyon birimlerinin ilk olarak temin etmesi gereken temel ihtiyaçmış, bugün halk sağlığı föyünde okudum.

ama ne hikmetse bizler tırlarca ilaç ve battaniye yardımını eksik etmiyoruz...
devamını gör...

şikayet ve öneri kutusu

kafamın içini temsil eden kutuya verilen isimdir. milletin ne şikayeti bitiyor ne de önerisi...herkesin derdi var, dile geliyor ama bunu yazıya döküp o kutuyu dolduran yok. kutu dolsa da boşaltmaya; şikayet ve önerileri azaltmaya yönelik eylemsel harekete kalkışan yok. yalnızca sözlerin kuru kalabalığına sığınmış tonlarca insan...

ne diyelim; kafamızın içi rahat yastık değil...
devamını gör...

arthur schopenhauer

“iyimserlik dinlerde olduğu gibi felsefede de gerçeklerin yerini almış temel bir yanılgıdır.” diyebilecek karamsarlık çukurunda en dibe batmış filozof.

düşünme ve düşünsel süreçler üzerine muazzam tespitleri olsa da bir noktada hep tıkandığını fark edersiniz yazılarını onu okudukça. bu da iyimserlik limanını terk edişinin sonucu olsa gerek...
devamını gör...

schopenhauer sözlükte yazsaydı

“zeki bir insan yalnızlıkta, düşünceleri ve hayal gücüyle mükemmel bir eğlenceye sahiptir.” deyişinden de anlayabileceğimiz gibi gece sözlükte kimseler yokken yazıp çizerdi sırf eğlence anlayışı bunu gerektirdiği için.

bu dünyadan bir hayli garip adamlar geçmemiş de değil hani.
devamını gör...

hastalar ve ışıklar

hasta psiklojisini anlayabilmek ve bu konunun da bir rehabilite yöntemi olduğunun idrakine varabilmek adına okuduğum bir rasim özdenören eseri.

spoiler: bu eserdeki hasta karamsarlıkta zirveyi zorluyor, bunu bilerek okumaya başlayın, yok sonra ‘vay efendim ben bu kitaba nasıl denk geldim?’ demeyin. president’tan demesi...

--- alıntı ---

“ ...yan odaya da bazı bayramlarda olduğu gibi, uzaktan yakından gelen akrabaları yerleşmişlerdi. usulca kalktı, kapıyı açıp aşağı indi. herkes ve her şey uyumuştu. yan odanın kapı aralıklarından ışık sızıyordu. mutfağın kapısı gıcırdadı açılırken. geçip ayakyolunu buldu. geri döndü. dönerken babasının büyük, eski, kara kunduralarına takıldı ayağı. birden gördü kunduraları ve işte o zaman çok iyi tanıdığı korku, içinden bir demirci balyozu gibi yekindi. arkasından itiliyormuşcasına koşarak çıktı merdivenleri. kapıyı hızla açıp çarparak kapattı ve yatağına attı kendisini. (babası). yorganını gözlerine çekerken anne uyandı. tam o sırada, duvara asılmış, babasının kocaman, gülen resmiyle karşılaştı. çok tuhaf bir biçimde gülüyordu. bütün bu anlamsızlıklarla olup bitenleri, bu vıcık vıcık karanlık geceyi, oradan gözleriyle yöneten oydu sanki.

"ne oluyor?" diyerek yekindi annesi. baktı ama sesini çıkarmadı. bir çengel gibi kıvrılıp takılmış soru gittikçe sivrilip sertleşerek engel oldu. annesi kalktı, sırtında ağır bir yorgunluğu sürükleyerek yanına geldi. her gün tahta silmekten, bulaşık, çamaşır yıkamaktan pörsümüş ellerini başının üstünde, saçlarında dolaştırdı. "uyu" dedi. annesinin yüzüne baktı, bir şeyi anlamak istiyordu, ama bir türlü bulamıyordu onu. ıslak gözleri görünüyordu annesinin((sen niye uyumadın?
. "hadi artık." bırakıp çekildi yatağına. annesinin sesinde duyduğu güvenle yastığına yasladı sırtını. eşya biraz daha duruklaşmış, biraz da berraklaşmıştı.”

--- alıntı ---
devamını gör...

ardına kadar açık olan tövbe kapısını elinin tersi ile kapatmak

günümüzde alışmış yada alıştırılmış olduğumuz cahiliye düzeni sebebiyle tevbe kapısına gelip tekrar hataya dönmek gibi bir yaşayış biçimi oluştur insanlar günlerini gün ederek, günah üstüne günah ekleyerek, zamanla haramların bile masum hatalara dönüştüğü bir yaşam…

bu yaşam biçimi zamanla öylesine benimsenmiştir ki, bu düzeni kendilerine bir din edinmiş olanlar haramlardan uzak kalanları; “bu devirde faizsiz nasıl ev alacağız? erkeklerle görüşmezsen nasıl evleneceksin? çalgı olmadan düğün mü olur? oy vermezsek nasıl rahat yaşayacağız, ülkeyi diktatörler mi yönetsin?” gibi sorularla islam ile zerre alakası olmayan söz ve fillere teşvik etmekten kendilerini alamıyorlar.
devamını gör...

eskiden mangal gibi iman vardı

şöyle bir yakın tarihe göz atınca hasretle anıp imrendiğimiz zaman dilimi.
şimdilerde ne iman kaldı ne de onu taşıyacak güçte yürek...

bu bir karanlık dönem, her yerde savaşın olduğu, anlık hareketlerle devletlerin titrediği – titretildiği kapalı bir dönem…

Allah’ın gerek musibetle, gerek hidayeti temiz koruyanlara nasip ettiği büyük bir imtihan dönemi…

kim adil olursa kazanacak, kim vasat olursa kazanacak, kim merhametli olursa kazanacak, kim saygı duyarsa kazanacak….

kim adaletsiz olursa kaybedecek, kim aşırı olursa kaybedecek, kim zalim olursa kaybedecek, kim ukala olursa kaybedecek…

sadece diyorum ki; Allah için, cenneti kazanmak için, insanların hidayeti için, ekilen tohumların semeresi için, kardeşlik hakkı için, dertli ve mazlum ümmetin ümidine layık olmak için,
adalet!
devamını gör...

modern çağda ölüm anlayışı

modern dünyada ölüm, insan yaşamının sınırlarının dışına itilmiş bir durumda ve her geçen gün daha da üstü örtülen ve rahatsız edici bir duruma dönüşüyor. bu rahatsız ediciliğin en büyük sebebi ise ölüme dair bilgisizlik.

– rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyuruyor ki:

dikkat ediniz. eğer siz dünya zevkine ve eğlencelerine son verdiren ölümü çok hatırlayıp anlasaydınız şimdi gördüğüm durumdan ölüm sizi vazgeçirirdi. öy­le ise lezzetleri kesen ölümü çok hatırlayınız.

önderimiz rasulullah’ın (aleyhissalâtu vesselâm) sözlerinde geçen ‘anlasaydınız’ kelimesi üzerinde durmamız gerekiyor… anlamak: bir şeyin ne demek olduğunu ve neye işaret ettiğini kavramak değil midir?
devamını gör...

ventriküler fibrilasyon

ventriküller fibrilasyon da sıra dışı bir elektriksel odak hakim hale gelerek kasılma hızını o kadar yüksektir ki kas lifleri kasılamaz hale gelir. netice de organize olmayan kaotik bir şekilde seğirmeler halinde kasılır hale gelir.
devamını gör...

kişinin birgün mutlaka öleceğini bilmesi

insanın ölüm gerçeğini kabullenmesi, bu gerçeğe dair elde ettiği bilginin derinliği onu, korkulu ve kötümser bir ruh haline sevk etmekten çok; kendinde bulunan değerlerini gerçekleştirebileceği bir yaşama yöneltir.

bir gün mutlaka öleceğini bilen kişi, kendini varoluş nedeni üzerinde düşünmeye zorlar. aynı zamanda kişide ölüm düşüncesinin sağlıklı bir şekilde oluşması, ona kendini daha iyi tanıma fırsatı verebilir ve kendisinin ölümlü bir varlık olduğunu kavradığı ölçüde bu dünyadaki ödevlerinin ve yapabileceklerinin farkına varır.

kişinin kendi kendini tanıması, ölümü kendi içinde taşıyan bir varlık olduğunu algılaması ve özümsemesi kişiyi ölüm bilincine sahip kılacaktır. bu da kişinin yaşamına ‘anlamlı ve imanlı bir hedef’ koyacak ve onu üstlenmesine yardım edecektir.
devamını gör...