president

president
(Süresiz Uzaklaştırılmış)
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 11990.4
  • Kayıt: 2016-07-08 19:21:00
  • En son giriş: 2018-05-16 19:16:17
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 14
  • Aktif Tanım: 4019
  • Açılan Başlık: 369
  • Artı Oy: 6805
  • Eksi Oy: 392
  • Alınan Artı Oy: 14252
  • Alınan Eksi Oy: 515
  • Alınan Favori: 617

president - son oylananan tanımları

yeniden doğmak

pas tutmuş benlikteki düşüncelerimizi tazeleyecek olan eylem.
bir yeniden doğuş ya da çok defa doğmak ve üst üste doğuş biriktirmek. insanların içlerinde ne çok ölmüş doğuşlar var. insanlar yüzlerinde çok sır saklar. gece tüm sırların ifşasını örtmek için gecedir. bir yüzün, yalnızlık ve karanlık ile münasebetinin sırrı işte budur. bu yasadışı ilandan ötürü ellerime mühür yemeye hazırım ve ben hiçbir zaman hazırım dediğimde hazır olmadım. kocaman ve ucunu göremediğin bir kafeste özgürüm diye koşarken o kafesin tellerine çarpıyor ayaklar. kalkmak ve yeniden koşmak. ben bu yeniden doğuşların altında eziliyorum.

insan her sabah güneşle birlikte yeniden doğmalı. buna azmetmeli...
devamını gör...

dünyadan geçip gitmek

kainat sadece bizim dünyamızdan ibaret değil. yaşayanlar sadece biz; insanlar değiliz. ufkunu genişlet. zaman kavramını tanı. mekan kavramını tanı. geçip gidiyoruz her birimiz. aklım karışıyor bazen, sonra toparlıyorum. geçip, gidiyoruz. gidenler uzağa gitmiyor, bir sonraki adım hepimize çok yakın. sıramızı bekliyoruz...

anmalı ölümü sıkça, kalpler incelir belki o zaman.
devamını gör...

geceleri uyutmayan şeyler

düşünmek diyen yazarlara katıldığım başlık.

az evvel kendimi “kafamda bir sürü şey yazıyorum ama birazdan hepsi silinecek” düşüncesiyle uyardım. hep böyle olur. uyumadan evvel kafamın içinde paragraflarca yazı yazarım, bazen kalkar gerçekten yazarım ama çoğu zaman silinip gitmiştir. ki öyledir, defter kafamdayken cümleler patır patır dökülür ama sahiden yazmaya başlayınca dökülen kelimeleri birileri ezmiştir. niye eziyorsunuz kelimelerimi? ayıp.
devamını gör...

said buryatsky

kafkasya direnişinin liderlerlerinden. 1982 yılında aleksandr tikhomirov adıyla rusya'nın buryati bölgesinde doğan, 1997 yılında müslüman olan said buryatsky, 2008 yılında kafkasya direnişine katılmış, inguşetya'da doku umarov ile birlikte savaşmıştı.

elbette onun bir müslüman olarak yetiştirilmediğini gerçeği vardı ve bunun yerine o genç yaşta islam’ı kendisi seçmişti. gönüllü olarak iman yoluna giren kişiler çoğunlukla göz bebeğimizdir ve onlar birçok durumda kendilerini, müslüman olarak yetişen kişilerin denkleştirmekte zorlandığı ve bazı durumlarda anlamakta bile zorlandıkları din yoluna tam bir şekilde adarlar.

şehid inşaallah said buryatsky de adanmış gençlerdendi. adanış göstergesi olarak şehadetle taçlanan bir hayatı oldu, Allah ondan razı olsun.

yaşım 18 şiiri ve kafkasya emirliği mücadelesi kitabıyla tanıdım ve sevdim bu kahraman mücahidi.
devamını gör...

yaşım 18

said buryatsky’in gençlik ve imanı buluşturduğu şiir.

yaşım on sekiz
kafam bozuk!
ülkeleri ben kurtarıyorum
uyarıyorum insanlığı,
mazlumun yanındayım
zalimin tam karşısında!
kafire yumruk oluyorum!
düşünüyorum…
düşünüyorum geceler boyu…
tağutları deviriyorum ve batıl düzenleri!
kahpeleri asıyorum, kesiyorum!
ben teslim oldum.
Allahım! nusret… müslümanım ben
yaşımda on sekiz
çoğunluğa aykırı düşünceler
yatmıyor aklıma savunuları…ben farklıyım
ben farklı.
insanlar nereye bu gidiş?
durmuyor kimse
bağırıyorum ”çıkmaz sokak!” duymuyor kimse
olmuşlar bana sağır… gencim
bir volkan gibi
tutsalar elimden patlayacağım ben de

stratejiler geliştirdim yangın alanlarına dair…
olmaz…olmaz, böyle gitmiyor.
gitmeyecek!
heyhat! olmuşlar bana sağır
on sekiz yaşım
Allahım nusret!
teslim olanlardanım
birde yaşım on sekiz
yahu hiç mi genç olmadınız ey yığınlar?
sıkmadınız mı yumruklarınızı benim gibi hiç!?
dağlara, yokuşlara, cephelere hasret çekerek…

sahi tutsanıza ey yığınlar gençlik ahidlerinizi
hani yeminleriniz?
hani planlarınız?
hani mücahidlik söylemleriniz?
olmayacağım sizin gibi!
tutmayında elimden vazgeçtim
yalnız, yalnız yeter bana rabbim
on sekiz yaşım. ne diyorsunuz çıldırmış mıyım?
Allahım nusret…
başına da kayıt düştüm sayfanın
ütopya değil!
ütopya değil!
getirin hepsinin önüne bir gelecek zaman kipi…
inşaallah!
büyüyeceğim fakat imanımla
büyüyeceğim fakat hep genç müslüman!
alışmayacağım ezilmişliğimize,
alışmayacağım bölünmüşlüğümüze,
alışmayacağım duyarsızlığımıza
başkalaşmışlığa ve erimeye batıl düzende
alışmayacağım!
henüz birim
gün gelir çoğalırım
olurum çomçok
ibrahimler, ismailler, hasan, hüseyinlerle!
ve bir kez saydım kendimi
bu davada bir küçük çakıl taşı!
yok değilim
ettim idrak!
ve varım Allah için
varlığımı asabiyyet bağları için değil
rabbime armağan ettim… on sekiz yaşım!
aşk!
iman!
azim!
kuvvet!
ufukta bir inanmış genç…
allahım nusret
Allahım nusret…
onu dine şahit seç
devamını gör...

geceye şiir

bağırıyorum ”çıkmaz sokak!” duymuyor kimse
olmuşlar bana sağır… gencim
bir volkan gibi
tutsalar elimden patlayacağım ben de
devamını gör...

şeyh ahmet yasin

"benim bütün müslüman gençlere nasihatim en başta islam ahlakıyla ahlaklanmalarıdır. doğruluk, güvenirlik, ahde vefa, sevgi, kararlılık, çalışma ve üründe ihlas, müslümanlar ile yardımlaşmak ve onların dertleriyle dertlenmek de islam ahlakının gereklerindendir." sözlerini gönlümüze kazımamız gereken islamın öncü şahsiyetlerinden. filistin direnişinin sembolüdür. Allah şehadetini kabul eylesin...
devamını gör...

kapitalizm seline kapılan kadın

Allah'ın bizi donattığı mükemmel yetilerimiz varken bizi sadece cisimden ibaretmiş gibi teşhir eden kapitalizm maymunları birleşmiş ve ne yapabiliriz de “insanlar kadının dolgun dudakları, uzun kirpikleri ve pürüzsüz bir cildi olduğunu ama bir aklı, hissiyatı ve en önemlisi masumiyeti olduğunu unutsunlar” diye düşünmüş kadının bir meta hâlinde piyasada tutmanın derdindeler.

olay bundan ibaret.
devamını gör...

hüzün sığamamaktır

görmede ışık ne işe yarıyorsa, anlamada da hüzün buna eşdeğerdir.
yaralarımıza merhem diye sürdüğümüz tahammül çiçeği şuydu; “kalbi olanların çok az olduğu bu yitik çağda hüzünlenmek ayrıcalıktır.”
belki bu yüzden hüzün, en çok da sığamamaktır.
devamını gör...

geri dönüşüm işçileri derneği

ellerinde çekçek arabaları ile devasa çuvalları kar kış demeden taşıyan ve sokaklarda kağıt toplayan insanların üyesi olduğu dernektir.

şeref yoksununun kolay yoldan bulduğu ekmeğin, zor şartlar altında; helal lokma olsun diye rızkının davasında olan şeref’lerin yaşam mücadelesinin adıdır “kağıt toplayıcılığı”.
devamını gör...

doğusu batısı olmayan namus

kudüs’tür. kudüs, namustur. namusun doğusu batısı olmaz.

kudüs'ün sahipsiz olmadığını tüm dünyaya gösterdiniz ama diğer yarısının da israil'e ait olduğunu kabul etmiş olmadınız mı?
yani yine sizin sözünüzden hareketle kudüs'ün yarısını bir terör devletine teslim etmiş olmadınız mı? aynı zaman da mahmut abbas'ın “sınırları belli değil” dediği israil'in sınırlarını belli etmiş olmadınız mı?

batı kudüs'ü israil'e vermekle orada yaşayan filistinlileri de bir nevi israil'in vicdanına(!) bırakmış ve onların oradan tecrit edilmesinin önünü açmış olmadınız mı?

1947'den başlayıp 2010'lu yıllara kadar israil'in gayrı meşru şekilde genişlettiği sınırları gösteren haritayı kamuoyuna izlettikten hemen sonra alınan bu karar ile israil'in sınırlarını tanımış olmadınız mı?

batı kudüs'ü resmi olarak yahudi yerleşimine açarak kendi elinizle böldüğünüz kudüs'ün geri kalanını da tehlikeye atmış olmuyor musunuz?
devamını gör...

ümmet bilinci

kaybolmaya yüz tutmuş bilinçtir.

ne oluyor bize? insanlığın yükünü omuzlarında taşıyan, vahyin ağırlığından terleyen ama torunları ile devecilik oynamayı ihmal etmeyen bir peygamberin ümmetiyiz biz.
devamını gör...

dönüş

dönmek nasıl bir şeydir? insan nereye döner, döndüğü yer neresidir, geriye dönmek var mıdır. mümkün müdür? yoksa kader yalnızca ileriyi mi gösterir…

geldiğin, döndüğün yer orada mıdır, bekler mi… baksan görür müsün… kalbin dönerken pusulan mıdır? dönmek kabiliyet değil, zarurettir.
devamını gör...

haber verin

bir adem karabey ezgisi.

yazarlarımızdan bir bilen üstada gelsin...

“haber verin uçan kuşlar
kardeşimden haber verin
yetim kalan çocuklardan
bir haber verin

kabile karşı habiller nerde ?
firavunu boğacak kızıl deniz nerde ?
ebrehenin sonu ebabiller nerde ?

bir haber verin kuşlar bir haber verin

haber verin uçan kuşlar
sapanlardaki taşlardan
felluceden ramallahtan
bir haber verin

kardeşimden haber verin
yetim kalan çocuklardan
bir haber verin

kabile karşı habiller nerde ?
firavunu boğacak kızıl deniz nerde ?
ebrehenin sonu ebabiller nerde ?
bir haber verin kuşlar bir haber verin.”




devamını gör...

dei intellectualis

(#6186895) - - - - ilgili serzenişinde yerden göğe kadar haklı yazar.

tarafsız haberci kalmadı, haber tarzı magazinsel, ıq düşürücü, milleti düşündürmeyen, sorgulatmayan hale geldi. ne zaman tv’yi açsak kaos, gerilim...

ülkeyi ileri götürecek habercilik anlayışı bu değil, bu olmamalı. belki birgün bu işin hakkını verenler çıkar, neden olmasın?
devamını gör...

aniden gelen keyifsizlik

sebepsiz gelen sıkıntılar depresyon belirtisidir. üst tanımlardaki dostlarım, şöyle bir “allah kurtarsın” bırakıyorum entry’lerinizin köşesine.

şartların zorunlu kıldığı not: böyle dedim diye de gidip antidepresan’a başlamayın. aniden gelen keyifsizlikler bunlar; geldikleri gibi giderler.
devamını gör...

ismet inönü

geçen şöyle bir cümlesine denk geldim:
“lisanımızdaki arabî kelimeleri ihraç edeceğiz.”

cümleye baktım ve...
lisan; arapça.
arabî; arapça.
ihraç; arapça.
ismet; arapça.

kısacası ismet, kendini kendinden çıkarmak istiyor anladığım kadarıyla.
devamını gör...

zulüm baki değildir

zalimlerin bilemediği, bilmek istemediği.

siz ey zalimler, farklı öten her kuşu susturun, farklı açan her çiçeği koparın, farklı olan her rengi karalayın ama unutmayın ki, zulmün fıtratında yıkılmak vardır.
devamını gör...

islam’ın işine geldiği kadarını almak

ben anlamıyorum ki ‘milli piyango haramdır’ demek, bunun görsellerini sosyal medya hesaplarında paylaşmak, sohbetlerde, günlerde bunu söylemek, hatta diyanetin bizzat açıklama yapması sıkıntı olmuyor da 'allah'ın hükümlerinden başka hüküm koymak caiz değildir’ demek niye suç? niye hemen terörist olunuyor şeriat isteniyor diye? niye buna dair diyanet açıklama yapmıyor? niye sohbetlerde dillendirince harici olunuyor? biri ayet de öbürü ne? yoksa kitabın bir kısmı bize de diğer kısmı bize mi değil?
devamını gör...

ya’aburnee

yokluğu ile yaşamanın acısına dayanamayacağından, sevdiği kişiden önce ölmeyi dilemek anlamına gelen arapça kelime.

bir kelimeye bu kadar mı güzel mânâ eklenir?
devamını gör...

türk dizileri

insanları neden bu kadar aptal yerine koyuyorlar anlamıyorum. tv kanallarını bir kez geçince insanlarla dalga geçtiklerini anlayabilirsiniz. işin garip kısmıysa hep bir ülke dolusu insanla dalga geçip hem de para kazanıyorlar.
abuk subuk dizilerin baş yapıt edildiği güzel ülkem.
bir zengin, yakışıklı olmayan ama ergen kesimin ölüp bittiği kasıntı ve zengin adam. fakir, sakar ve car car konuşup utanmadan bir haber olan aptal bir kız. ve tüm dünya bu ikisinin etrafında dönüyormuş gibi lanse edilen abuk subuk bir hikaye.
işin en acı yanı da insanlar ne izlediğinin farkında bile değil. yazık.
devamını gör...

secde

zenginin, fakirden; güzelin, çirkinden; siyahın, beyazdan farkının kalmadığı an.
devamını gör...

intihar

bazen tek sebebi sadece eylemin faili değildir. tıpkı evinden çıkıp, köprüye kadar yürüp ve atlayan; ardından cebinden şu not çıkan adam gibi: “eğer yolda birisi bana gülümserse intihar etmeyeceğim.”
devamını gör...

surda bir gedik açtık

necip fazıl’ın unutulmaz dizelerine yücel arzen ses olmuş, yürek olmuş. ben inanıyorum ki güzel bir akıbet, surda bir gedik açanların ve açmaya gönül verenlerin olacak.

“surda bir gedik açtık
mukaddes mi mukaddes
ey kahpe rüzgar
artık ne yandan esersen es...”


devamını gör...

insanın hayattaki konumu

insan, niyet ile nasip arasındaki ince bir çizgide yaşar. yol almaya niyetlendiği çoğu hikayesi de nasip ile şekillenir. biz belki de o ince çizgiyi sağlamlaştırmanın derdinde olmalıyız. olmalıyız ki beklenmedik bir anda karşılaşılan zorluklar karşısında yılmayalım, yıkılmayalım.
hayat da insan da böyle olunca hep şunu derim: “iyi ki de zamanında mutluluğa da acıya da iyi gelen dualar ezberledik.”
devamını gör...

yitik insan

(#6189102) kendisini bugünden itibaren gönüllü olarak sosyal medya sorumlum olmaya davet ettiğim yazar. E yani şu entry’si olmasa dünya’dan haberimiz olmayacak. Allah razı olasıca...*
devamını gör...

sevgi bağlarını sağlamlaştırmak

ben bir gönülde sevginin mahiyet değiştirdiğine değil, aynı mahiyet üzerinde gelişip büyüdüğüne inanıyorum. bir kişiyi gerçekten seviyorsanız onun sevgisini başka bir sevgi ile değiştiremezsiniz. bilakis onun sevgisini daima çoğaltır, benliğinizle bütünleştirirsiniz. gönüller aynadır ve aynayı tek bir suret, tek bir görüntü için temiz ve berrak tutmak gerekir.
devamını gör...

ruslardan s-400 alırsanız size f-35 vermeyiz

abd hava kuvvetleri müsteşar yardımcısı heidi grant’ın: “eğer türkiye rusya’dan s-400’leri alırsa, nato teknolojilerine erişimi kısıtlanır. ileriki aşamada da türkiye’nin f-35 tipi 5. nesil bombardıman uçaklarını edinme ve kullanma imkanlarına yönelik tedbirler alınabilir.” açıklamasında türkiye’ye yönelik bildiğin tehdit cümlesi.

buradan
devamını gör...

müslüman ahlakı

islâm ahlakına sahip bir müslüman yaptığı taati asla dile getirmemeli. misalen; pazartesi günü nafile oruç tuttuysa orucunu gizler, gerekirse başkalarının yanında dile getirmemek için orucunu bozup, sonradan tekrar tutma imkanı şerrân mümkündür hatta. gece teheccüde mi kalkıyor, ışığı yakmadan perdeyi örtmelidir. hakikaten müslüman ahlakına sahip biri gece 2'den 3'e kadar kur'an okudum şöyle yaptım vs. demez, taatlerini açığa vurmaz, dile getirmez.
elbette müslüman kimliğimiz olmalı ama imanımızı, ibadetlerimizi statümüz haline getirmemeliyiz.

kulluğun özüne yakışmak, müslüman ahlakını merkeze alıp; hayatı bu doğrultuda yaşamaktan ve buna gayret göstermekten geçer.
devamını gör...

kendini sağlıklı hissetmek

hastalık hastası olan yurdum insanında mumla arar olduğumuz haslet.

polikliniğe gelen teyzeye bolca ilaç yazan, çokça röntgen çektirten doktor seviliyor; saygı görüyor.
bazen düşünüyorum da insanlar belki de ihtiyaç duyduğu ilginin bu şekilde karşılanıyor oluşundan dolayı hastalıklı olmaya meylediyorlar. asıl sorun cidden bu galiba.
devamını gör...