bir kere o eli indir

bir kere o eli indir
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 5153.04
  • Kayıt: 2016-09-24 11:46:00
  • En son giriş: 2018-06-25 02:17:35
  • Şehir: İstanbul
  • Doğum Tarihi: 1981-11-22 00:00:00
  • Cinsiyet: Erkek
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 4
  • Aktif Tanım: 4425
  • Açılan Başlık: 306
  • Artı Oy: 2654
  • Eksi Oy: 3912
  • Alınan Artı Oy: 9453
  • Alınan Eksi Oy: 6373
  • Alınan Favori: 198

bir kere o eli indir - en çok favorilenen tanımları

fethullah gülen

ikinci yezid. yezidi kötü yapan hz hüseyini şehid etmesi değil, hz muhammedin makamına göz dikmesiydi. bu herif tarihte ikinci yeziddir. buna boşuna mı kainat imamı deniliyordu.
devamını gör...

günün kedisi

bu da ilk göz ağrısı. bir inşaatta kalçası kırık vaziyette bulmuştum. röntgen çekildiğinde kurtarmanın imkanı yok dediler. tam üç ay kuş kafesinde besledim. kakasını temizledim, yemini suyunu verdim. ve bacağı kaynadı. veteriner bile şaşırdı. şimdi bıcır bıcır yavruları var.

devamını gör...

nureddin yıldız

bu da moda oldu. bir islam alimi fıkhi bir mevzuda görüş beyan eder laik devlet soruşturma başlatır. sen git önce çocuk katillerine adam gibi ceza ver, 260 kere hırsızlık yapıp hala ev soyan adamı caydıracak bir ceza bul. için çürümüş senin.
devamını gör...

veli kerameti

alimlerin görüşüne göre haktır.

keramete inanmayan insan şeytanın yapıp ettiklerine inanıyor mesela, hayreti mucip. şeytan ki Allah'ın ve mü'minlerin düşmanı. on parmağında on marifet, insanın ağzından giriyor burnundan çıkıyor. inanıyorsun. ama bir mü'minin yapabileceğine inanmıyorsun. enterhasan kafalar var. Allah'ın kudretinden şüphen mi var? yoksa Allah'ın ikramından mı şüphen var? ya da kedi ciğer mevzusu mu?

şunu unutma kardeşim; kainat senin gördüğünden, ilim senin bildiğinden ibaret değil. her bilenin üstünde bir bilen vardır.
devamını gör...

caner taslaman ebu bekir sifil tartışması

tam bir din cahili ile bir aliminin tartışması. bu böyle olmaz. ebubekir hoca hadis inkârcılığının amacının hadisleri rivayet edenleri reddetmek, dolayısıyla kur'an da bu insanların aracılığıyla günümüze ulaştığı için neticede inkarı kur'an'a vardırmak olduğunu söylese tartışma baştan biterdi.

evet hadisler nasıl ki ashabın dilinden bize ulaştı, aynı şekilde kur'an'da bize onların dilinden ulaştı. hadis uyduran adam ayet de uydurur. hadis de, kur'an da hz muhammedin dudaklarından döküldü. o'nlar o'ndan işitti bize aktardı her ikisini de. işte maksat o insanları reddetmek. böylece dinin günümüzle bağını koparmak.

şunu anlamak bir müslüman için zor olmamalı. musluman uyanık olmalı.
devamını gör...

18 haziran 2018 türk askerinin menbiç'e girmesi

muhalif olacam diye saçmalamanın lüzumu yok. türkiye için bir başarıdır. abd pyd eliyle buralarda terör estiremeyecek. burada bizi denklem dışı bırakarak hesap yapamayacağını iyice belledi. eliyle donattığı 10 bin teroristi telef ettik. gördü ki bu iş ciddi mecbur masaya oturdu. bizim muhalif de gelmiş abuk subuk konuşuyor. amerikalılardan daha çok uzuluyor bunlar yeminle.
devamını gör...

mordor'un muhalifleri finanse etmesi

ak gandalf ve yol arkadaşlarını yollarından etmek, bu kutlu davayı akamete uğratmak için elinden geleni ardına koymayan baş düşman sauron ve avanesinin yaptığı şey. gondor seçimlerini manipüle edemeyeceksiniz! yükselişimizi durduramayacaksınız! bir olacaz! diri olacaz! iri olacaz! hepinizin aa.. öhm! aklını alacaz!
devamını gör...

türkiye’nin iflası başladı

mealen; tayyipi devirmek için türkiye'nin iflası şart. kafir kafası işte. paradan başka bir şeye kafa basmıyor. paranın kudretine inanmış adam ne yapsın.

içimizdeki imanı zayıflar hemen ah vaha başlamış tabi. ne korkuyorsunuz yahu? bizim Allah'ımız onların paralarından daha güçlü merak etmeyin.
devamını gör...

yanlış insanla evlenmek

yok böyle bir şey. doğru insan nedir arkadaşım? evlilik yaşı arttıkça insanların birbirini kabullenmesi zorlaşıyor. her insan aynı tornadan çıkmış gibi değil. muhakkak farklılıklar var. işte yaş gençken bu farklılıkların tolere edilmesi kolay. ağaç yaş iken eğilir çünkü. yaş ilerledikçe farklılıklara tahammül azalıyor. ondan sonra vay efendim yanlış insan falan. geçiniz.
devamını gör...

asansörde halvet

islami ilimlere göre izahı yapılan mevzu.

arkadaşlar bu adamlar ilim adamı. kıraathane müdavimi değil. meseleye ilmi yaklaşıyor. kesin şaapmıştır mevzusu değil yani. herkesin sizin gibi aklı bel altında değil. vajinal hastalıklar hakkında konuşan bir doktor için aaa ne pis adam diye düşüneniniz var mı aranızda? ya da bir ürolog için "adamın aklı fikri bel altında ehe" diyeniniz?

lan bilgisizsiniz, cahilsiniz, zır cahilsiniz, boş beleş adamlarsınız anladık da susun bari adam sanalım.
devamını gör...

genç kaynana şehvet uyandırır

ihsan şenocak bir ilim adamı, bahsettiği mevzular ilmi mevzular denmiş ki dürüst olun zart zurt desin. ulan adamın mesleği islami ilimler ve bunun içinde hayatın her alanından bilgi var. sabah akşam oturup saçma sapan siyasi mesajlar mı versin sağa sola? bu ayrı bir mevzu.

bir de bir ilim adamı meseleye ilmi yaklaşır. ay böyle olur mu, sapıklık bu bilmem ne diye yaklaşmaz. ulan bir de aranızda akademisyen var ha. saçma sapan şeyler söylüyorsunuz. hadi ekşicilerin derdi malum, islamı karalamak, size ne oluyor? ilmi bir mevzudan bahseden bir alim için için pis senin falan gibi kahve ağzı kullanıyorsunuz.

bu ne arkadaş ya. diyanet bir fetva yayınlar hoplarlar, bir alim ilmi bir mesele açıklar hoplarlar. olm sizin alanınız değil lan. avamsınzı siz. gidin kahvede pişpirik oynayın.
devamını gör...

kara çarşaf giymeyi dini bir yükümlülük sanan zihniyet

islam'da şekilcilik yoktur. yani tesettür farzdır, ölçüleri bellidir. ölçülere riayet eden çarşaf da olsa, pardösü de olsa tesettürdür. mesela öyle çarşaflılar var ki tesettür ölçülerine riayet etmiyorlar. öyle de başı açıklar var ki sözde örtülülerden daha tesettürlüler, başları hariç.

hasılı siz ölçüye riayet edin yeter.
devamını gör...

mustafa islamoğlu

vahiy karşısında aklın hükmü yoktur. ve islam tamamlanmıştır. bu nedenle aklını islam dairesinde kullanabileceği bir alan yoktur. islamda akıl yürütülmez, tabi olunur, işittik itaat ettik. akıl işitene kadar, islama gelene kadar işe yarar, sonrası itaat.

bu adam aklını ifsad için kullanıyor.
devamını gör...

programlama mantığı

programlama işlemciyle konuşmaktır demiştik. şöyle örneklendirelim: bir hizmetçiniz var. evinizdeki birtakım işleri yaptırmak için hizmetçinize talimatlar veriyorsunuz. hatta bir kağıda talimatları yazıp eline veriyorsunuz ve hepsini sırasıyla teker teker yerine getiriyor. şunu al şuraya götür, şurayı temizle. şimdi halıyı oraya aç. çocukların oyuncaklarını topla ve oyuncak sepetine koy vs vs.

işlemciye de şu bellek adresindeki veriyi oku, şu adresteki veriyle topla, şu adrese yaz diyorsunuz mesela. bu ve benzeri binlerce, milyonlarca komut bir araya gelerek yazılımları oluşturuyorlar. tek tek satırları incelediğinizde tüm bunların sonuçta nasıl hesap makinesi programı veya windows'a dönüştüğünü anlayamazsınız. domino taşlarından oluşturulmuş bir tablo gibi. yakından bakınca anlamsızdır ama bütününe baktığınızda ve sistemi çalıştırdığınızda sanat eserini görürsünüz.

hizmetçi örneğine dönecek olursak mesela hizmetçinin yapacağı her kas hareketini tanımlarsak işte bu assembly ile programlamak gibidir. üst seviye programlama dilleri bu hamallıktan kurtulmak için var. örneğin yeri fırçalaması için yapacağı kas hareketleri daha önceden tanımlanıyor. üst seviye programlama dilinde biz sadece yeri fırçala diyoruz. kaslarıyla muhatap olmuyoruz artık hizmetçinin.

bilgisayarda da ram adresleriyle muhatap olmuyoruz bu sayede. sadece "a = b + c" satırını yazmamız yeterli oluyor. bilgisayardan bir örnek verelim:

if a > b then c = a - b else c = b - a

bu basic dilinde yazılmış sadece bir satırlık bir kod. basic en anlaşılır programlama dilidir. ve başlangıç için en ideal olanı. satır ingilizce bilenler için de gayet anlaşılırdır diye tahmin ediyorum. eğer a büyüktür b'den, o halde c'ye a'dan b'yi çıkarıp sonucu yükle, aksi halde (a'nın b'ye eşit olduğu veya b'nin a'dan büyük olduğu halde) b'den a'yı çıkar ve sonucu c'ye yükle.

c++'deki karşılığı da üç aşağı beş yukarı aynı:

if (a > b) { c = a - b; } else { c = b - a; }

bu satırı assembly de yazacak olursak:
mov eax, dword ptr b$[rsp]
cmp dword ptr a$[rsp], eax
jle short $ln2
mov eax, dword ptr b$[rsp]
mov ecx, dword ptr a$[rsp]
sub ecx, eax
mov eax, ecx
mov dword ptr c$[rsp], eax
jmp short $ln3
$ln2:
mov eax, dword ptr a$[rsp]
mov ecx, dword ptr b$[rsp]
sub ecx, eax
mov eax, ecx
mov dword ptr c$[rsp], eax
$ln3:

sanırım meselenin ciddiyeti anlaşılmıştır *
devamını gör...

hem yurt dışında hem de havaalanında oy kullandığı tespit edilen seçmen

çağdaş görünümlü ve dünyanın bir ucundan bir ucuna gidip oy kullanabilecek kadar hali vakti yerinde olunca "hangi partiye oy verdiği belli"ciler gelmemiş.

ne o lan? ters köşe mi oldunuz? biraz daha anadolulu görünümlü olsaydı buraları yıkıyordunuz şu an. neredesiniz köftehorlar?

edit: memleketi de izmirmiş. e hadi bi tahmin yarışması düzenleyelim kime oy attığına dair.
bence belçikada tayyibe, izmirde inceye attı.
devamını gör...

ateizm

ilkel bir dürtüdür. öyle sanıldığı ve iddia edildiği gibi bir düşünce ürünü falan değildir yani. ateşe, taşa böcüğe, güneşe tapan, onlarda bir güç, kudret olduğuna inanan insanları düşünün. öyle işte.
devamını gör...

insanlık tarihinde ateşin ve dilin bulunması gibi bir şeyin olmaması

rivayetlerde ateşin kullanımının hz ademe dünyaya indikten sonra öğretildiği bildirilmiş. dil ise zaten ayette cenabı hakk ademe eşyanın ismini öğrettik diye bahsediyor. haliyle islami açıdan aynen oyle. tabi bilim denilen gavur menşeli şey yaratıcının olmadığı ön kabulü ile meseleye baktığı için onların fikri aksi yönde. bilimin bu meseleye yaklaşımı bizi enterese etmiyor haliyle.
devamını gör...

muharrem ince başkan olursa olacaklar

ekşiden bir yorum:

--! spoiler !--

başlık: akp'nin kapatılması

olası cumhurbaşkanı değişikliği ve söz konusu partinin meclisteki çoğunluğunu kaybetmesi durumunda açılacak tarihin en büyük çete soruşturmasıyla oluşabilecek hadise.

--! spoiler !--

saat işliyor müslüman. düşman intikam için sendelemeni bekliyor.
devamını gör...

fethullah gülen

kendisi hakkında 2010 yılında ihl sözlükte yazdıklarımdır:

--! spoiler !--

aslında fazla söze gerek yok. zannediyorum yakın zamanda ak koyun kara koyun belli olacak.

bediüzzaman hazretlerinin yolunun kıyısından bile geçmeyen kişi.

yaptığı tahribatı görmek için new york'ta beş minare filmini seyretmek yeterli.

gerçek yüzü ortaya çıktığında çook canları yakacak kişi. acıyorum, vallahi acıyorum. mahfuz dediydi dersiniz.

amerikanın bop kapsamında islam coğrafyasında hakim kılmak istediği yeni ılımlı islam dininin temsilcisi olarak beslediği kişi.

bop projesinin gizli öznesi. proje belli, eski geleneksel cihadcı islamı tü kaka göster, bakın siz yanlış biliyorsunuz imajını bilinçaltına kazı sonrada aha gerçeği bu deyu ılımlı islamı sıcak sıcak servis et.

alim değil zalimdir.

akp'nin oylarıyla alakası olmayan adamdır. kendi örgütü vermiştir doğrudur ama o kadar da değil, endişelenmeyin. herkes artık türkiye'nin bu adamın olduğunu sanıyor ama korkmasın kimse, Allah böyle bir şeye izin vermez. kendi kendine oyalanıyor biraz, hepsi o kadar işte. yeryüzüne Allah'ın halis kulları varis olacaktır, üç beş sümüklü hristiyan lover değil.

islamı içten yıkmayı hedeflemiş organizasyonun bir parçasıdır.

Allah için(!) müslümanların itikatlarını tahrif eden kişi.

sayıyla övünenlerin öve öve bitiremediği kişi. çokluk hiçbir zaman hakkın alameti olmamıştır. aksine hak her zaman azların yanında olmuştur, azınlıklarla tanımlamıştır, tanıtmıştır kendini. bunu aklınızdan çıkarmayın. biz koyun değiliz. nerde çokluk görsek dalıyoruz, nasıl bir anlayışa sahipsek. millet olarak en büyük zaaflarımızdan.

edit: ayrıca sevmeyenleri arasında her kesimden var denmiş. müslüman olmayanların nefreti zaten islama, f.gülene hususi bir nefretleri olduğunu sanmıyorum. ama müslümanlar arasında sevmeyenler genelde gelenekci diye tabir edilen, tarikat ehli veya bir şekilde kökleri tarikate bağlı insanlar. ne kadar yenilikci, modernist, reformist varsa f.güleni sevenler tarafında. e tabi hristiyancanları da unutmamak lazım.

rakiplerini bir bir deviren yiğit. helal be. o kadar güçlü ki okyanus ötesinden kelle uçuruyor, şaşmamak elde değil. artık tüm yüreklere korkusunu da saldı ya keyfine diyecek yoktur ha! kim bilirdi bir zamanların sümüklü vaizi gün gelecek kelle alacak. hey gidi günler.

Allah uzak etsin kendisini bu topraklardan dediğim kişi. Allah bu topraklara ayak basmasını nasib etmesin.

"ettiklerine nadim olup ağlayacaklar"dan biridir.

yeryüzünde en çok yanlış tanınmış insanlardan biridir. insanlar gerçek f.güleni tansalar eminim öyle bir şoka uğrarlar ki kendilerine gelmeleri otuz yıl sürer.

amerikanın mehdi olarak yetiştirdiği kişi. yakın gelecekte mehdiliğini ilan edeceğini tahmin ediyorum. tabi muhtemelen gerçek mehdi tarafından "etkisiz" hale getirilecek.

patlaması halinde çok canlar yakacak olan balon. bir iğne yeter. o zaman görün bakın cümbüş nasıl oluyor.

fanları kendisinin eleştirilmesine asla tahammül edemez. zamanın birinde gülenci bir sitede bir makalesi ile ilgili bir şeyler yazmıştım. hem yazım silindi hem üyeliğim. bak orada buradaki kadar hatta yarısı kadar bile sivri yazmadım. sadece neden böyle neden şöyle, niye böyle demiş acaba gibi bir şeyler yazmıştım. demek abiler buna bile tahammül edememiş. imanlarının gideceğinden korktular herhalde.

--! spoiler !--
devamını gör...

muharrem ince başkan olursa olacaklar

bir iki yerde şöyle yorumlandığını gördüğüm hadise:
- camiler yıkılsın
- 15 yılda yapılan hırsızlıkların hesabı sorulacak
- 15 temmuzdan bu yana khk ile görevden alınanlar görevlerine iade edilecek
- akplilerin mal varlıklarına el konulacak
- imam hatipler kapatılsın
- katsayısı uygulaması gelsin
- tayyip asılsın
- başörtüsü kamusal alandan çıkarılsın
- askeri okullar açılsın
- din eğitimi 15 yaşa çıkarılsın

vs vs vs

ahh benim saf müslümanım. adamlar intikam için kuyrukta bekliyor. şu yukarda yazılanlar tabandakilerin arzuları. tavandakiler neyi arzuluyor sen hesab et.
devamını gör...

15 temmuz sonrası daimi göreve giden askeri personelin birçoğunun fetöcü çıkması

sıkıntı büyük. fetöcülerle gerektiği gibi mücadele edilmiyor. çünkü hala bak onca şey yaşanmış hala mevzunun ciddiyetinin farkında olmayan insanlar var. komşusu diye ihbar etmiyor, akrabası diye bir şey yapmıyor, kardeşi diye koruyup kolluyor. lan bu adam feto emir versin seni gözünü kırpmadan kıtır kıtır keser lan sen hala mevzuya ayılamadın mı?

sevgili gençler size de söylüyorum çevrenizde fetöcü olduğundan emin olduğunuz birisi varsa mutlaka ama mutlaka ihbar edin. hafife almayın. bunların yapılanmaları öyle bildiğiniz gibi değil. sıradan bakkal zannedersin adam bilmem nereden sorumlu imam çıkar bilemezsin.
devamını gör...

ağırlaştırılmış müebbet

idamı insanlık dışı bulanların nasıl insanlık içi bulduklarını düşündüğüm ceza. bu mu idamdan daha insancıl olan ceza? bir insanı diri diri, her gün öldürmek değil mi bu? bu ceza değil zulümdür. ceza arapça bir kelime anlamı karşılık. bizim anladığımız manada olumsuz değil yani. iyilik yapana iyilik, kötülük yapana kötülük. ağırlaştırılmış müebbet bir ceza değil, zulümdür.
devamını gör...

türkiye de muhalefet

16 yıldır bir iktidarı indirememiş beceriksiz sürüsü. bahaneler de hazır makarna, kömür, trafoya giren kedi, halk anlamıyor, cahil, benim oyum bir mi, hırhız, biz süperiz ama halk çok şey, ölsün bağnazlar aydınlıktan selamlar falan.

ulan hatta indirmeyi bırak oyunu bile düşürememiş.

kendilerini eleştirince de üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri duyarsınız. hakaret küfür sataşma falan. çap yok adamlarda. boş, bomboş!
devamını gör...

indirilen din vs uydurulan din

bir mürtedin uydurması. kaynak kur'an diyor, kur'an peygambere itaat edin buyuruyor, bu peygamberi reddediyor, olmaz! kaynak kitap diyor, kitap yine buna peygambere itaat et buyuruyor. sonra bu sonsuz loopa giriyor. aradan sıyrılıp kitap yazıyor. sonra yine kur'an tek kaynak diyor. e kitap yazıyon diyor birileri, eööeee diyor. tekrar loop ve hoop kaset sardı.
devamını gör...

gavsiye risalesi

abdulkadir geylani hazretleri'nin cenabı hakk ile sohbetinden.

ya gavsı a’zâm, dedi Allah... ”lebbeyk, rabbi gavs” dedim.
ya gavsı a’zâm! Allah, gayrından münezzeh, Allah’a yakındır!

nâsût ile melekût arasındaki her tavır şerîat, melekût ile ceberût arasındaki her tavır tarîkat, âlemi ceberût ile lâhût arasındaki her tavır da hakikattır.

ya gavs-ı a’zâm... hiç bir şeyde zâhir olmadım, insandaki zâhir oluşum gibi!
sonra sordum rabbime, dedim ki: hiç mekânın olur mu?.

dedi ki: -yâ gavs-ı a’zâm... ben mekânın mekânıyım! benim mekânım olmaz! ben insanın sırrıyım!

sordum tekrar; dedim ki: ya rabbi; hiç içer misin, yer misin?.

dedi ki: yemem, fakîrin yemesidir; içmem de fakîrin içmesidir!
ve dahi sordum... ya rabbî, melâikeyi hangi şeyden halkettin?.

dedi ki hak teâlâ: insanın nûrundan halkettim; ve insanı da nûrumun zuhûrundan halkettim.

ve daha sordum. ya rabb-i gavs, hiç seni hâmil bulunur mu?
dedi. yâ gavs-ı a’zâm... insanı meydana getirdim beni hâmil olması için... ve kâinatı da insanı hâmil olması için meydana getirdim!

ya gavs-ı a’zâm, ne güzel tâlibim ve ne güzel talep edilendir insan. ne güzel rakiptir insan ve ne güzel merkûbtur mükevvinat.
yâ gavs-ı a’zâm, insan sırrımdır ve ben o'nun sırrıyım! eğer, insan indimdeki menziline ârif olsaydı, derdi ki, bütün nefislerdeki nefs'im; bu anda mülk yoktur benden gayrı!

yâ gavs-ı a’zâm... insanın yemesi, içmesi, mekânı, hayatta duruşu, yayılışı, konuşuşu ve susuşu, yaptığı işi, teveccüh ettiği şey, gâib olduğu şey benim... sekînesi, muharriki ve müsekkiniyim!
ve bana buyurdu ki rabbim:

ya gavs-ı a’zâm, insanın cismi ve nefsi ve kalbi ve ruhu ve işitişi ve görüşü ve eli ayağı ve tamamını nefsimle izhar ettim... o yoktur, ancak ben varım! ve ben de onun gayrı değilim!
ve bana dedi ki: ya gavs-ı a’zâm, fakr ateşiyle yanan ve ihtiyaç ateşiyle münkesir birini görürsen yaklaş ona; şüphesiz ki benimle onun arasında perde yoktur! ve dedi ki bana: yemek yeme ve içme ve uyuma indimdeki yerinde kalben ve basaren hazır olmadıkça.

ve daha dedi ki: yâ gavs-ı a’zâm... benden, seferi bâtını yapmamakla uzak olursa bir kişi, onu sefer-i bâtın ile mübtelâ kılarım.
ve daha dedi ki: yâ gavs-ı a’zâm, ittihad öyle bir hâldir ki, onu lisan anlatamaz! kim ona iman ederse, kabul olur; ve kim reddederse o hâli küfretmiş olur! kim vüsûlden sonra ibadeti (beşeriyetiyle) irade ederse, Allah'a şirk koşmuş olur!

ve daha dedi ki: ya gavs-ı a’zâm, kim saadet-i ezelî ile saadete kavuşmuş ise, ne mutlu ona. bundan sonra mahrum olmaz ebeden! kim ki şekâvet-i ezelî ile şakî olmuşsa, yazıklar olmuş ona; ve o ebediyyen makbul olmaz!
ve daha dedi ki:

fakrı ve yoksulluğu insanı taşıyıcı kıldım! kim ona yoldaş olursa, menziline ulaşır; sahralarda vâdilerde dolaşmadan!

yâ gavs-ı a’zâm... muhabbet, seven ile sevilen arasında perdedir! seven, sevilende yok olduğu zaman(seven sevilenle var olduğunda) vüsûl hâsıl olur.
yâ gavs-ı a’zâm... insan, ölümden sonra ne olacağını bilseydi, dünya hayatını sürdürmeyi temennî etmez; her an, “beni öldür” diye yalvarırdı!

yâ gavs-ı a’zâm... kıyâmet gününde, indimde mahlûkâtın en sevgilisi sağır, dilsiz, kör, hayrette olan ve ağlayandır! kabirde de bu böyledir!
ya gavs-ı a’zâm... beni gören sualden müstağni olur her hâlinde; görmeyen ise faydalanamaz sualden, o da işin kâliyle perdelenmiştir!

yâ gavs-ı a’zâm... bütün ruhlar raksederler kalıplarında kıyâmete kadar; «elestü birabbiküm» sözünün mânâsından dolayı, sonra da derler ki, «rabbimizi gördük»!

ve daha dedi ki; yâ gavs-ı a’zâm... kim ki ilimden sonra (bir de ayrıca) rü'yet isterse o mahcûbtur (perdelidir). kim ki rüyeti ilmin gayrı zannederse o rabbi görmekten, güvenilmeyecek zanna aldanıp, kendini beğenmişlerden, mağrurlardan olur!

ve dedi ki bana: yâ gavs-ı a’zâm... benim indimde fakîr, hiçbir şeyi olmayan değildir! belki fakîrler onlardır ki, emirleri her şeyde geçer! bir şeye "ol" derler ise, o şey olur!
ve dedi ki bana;yâ gavs-ı a’zâm... cennettekilere, zuhûrumdan sonra ne ne ülfet vardır, ne de (daha büyük bir) nimet; ateştekilere zuhûrumdan sonra ve vahşet vardır ne de hurkat (bilmezlik).

yâ gavs-ı a’zâm... her kerîmden kerîmim, her rahîmden rahîmim.

yâ gavs-ı a’zâm, indimde avam gibi uyuma, beni görürsün!
sordum, dedim ki: yâ rabbi, indinde nasıl uyuyayım?.

-cismin lezzetinden sıyrılarak; nefsin şehevâtından arınarak; ruhun anlık kaymasından kurtularak; ve zâtınla fenâ bularak uyu!

ve dedi ki. yâ gavs-ı a’zâm... lebbeyke yâ rabb'el arşi'l azîm..? rabb-el kerîm ve rahîm.
ya gavs a’zâm, ashabından kim sohbetimi isterse, ona fakrı; sonra fakrın fakrını; ve sonra da fakrın fakrının fakrını tavsiye ederim... böylece, fakr hâlinde onlarda ben'den başkası kalmaz!

ve daha dedi ki; yâ gavs-ı a’zâm. ne mutlu sana mahlûkatıma rauf olabilirsen; ve ne mutlu sana onların hatalarını bağışlarsan!

ve daha buyurdu ki; ey gavs-ı a’zâm. zâhidleri nefis yolunda; ârifleri kalb yolunda; vâkıfları ruh yolunda kıldım. nefs'i de hür olanlara mahâl kıldım.hürlerin kalbleri sırlar kabirleridir.

yâ gavs-ı a’zâm. ashabına söyle, fakr hâlindekilerin dualarını ganimet bilsinler. şüphesiz ki onlar benim indimde, ben de onların indindeyim!
yâ gavs-ı a’zâm. ben bütün fakrdekilerin sığınacağı yeri, meskenî ve manzarıyım ve bana dönerler.

yâ gavs-ı a’zâm. cennete nazar etme ki, beni vasıtasız göresin; ve cehenneme de nazar etme ki, beni vasıtasız göresin.
yâ gavs. cennet ehli cennetle meşguldür; azâb ehli ateşle meşguldür! sen ise "ben"imle meşgul ol!

yâ gavs. cennet ehlinden bazı kullarım, nimetlerimden sığınırlar bana; cehennem ehlinin azâbdan bana sığınmaları gibi!

yâ gavs-ı a’zâm. resûl ve nebîlerin hâricinde kullarım vardır ki, onların hallerine muttalî olamaz ne dünya ehlinden biri, ne uhrâ ehlinden biri, ne cennet ehlinden biri, ne azâb ehlinden biri, ne mâlik, ne rıdvan, ve ne cennet için halkettiklerim ve ne de cehennem için halkettiklerim!
yâ gavs. kim benden gayrıyla meşgul olursa, sahibi ateş olur kıyâmette.

ya gavs. kurb ehli kurbiyetlerinden dolayı yakınırlar, buûd ehlinin uzaklıktan şikâyetleri gibi...

yâ gavs. kimse benden uzak olamaz, mâsiyetiyle; kimse de tâatıyla kurb sahibi olamaz.

yâ gavs. birisi benden kurb sahibi ise, o ancak mâsiyettedir. zirâ, onlar acz ve nedâmet ehlidirler.

yâ gavs. acz, nur menbâıdır; ucûb, kendini beğenme de kederlere mahâldir, zulmet kaynağıdır.

yâ gavs. çok sıcak bir günde biri sana gelip su istese ve senin de o suya ihtiyacın olmasa ve buna rağmen de vermesen, sen cimrilerin en cimrisi olursun! hâl böyle olunca, nasıl rahmetime mâni olayım? ben nefsime şehâdetle tescil ederim ki, kesinlikle erhamü'r rahimîn'im!

yâ gavs. mâ'siyet ehli mâ'siyetiyle perdelidir. tâat ehli de tâatıyla perdelidir; ve ben onlardan kaçınırım.bunlardan başka bir grub da vardır; ki onların ne tâatla alâkaları vardır, ne de mâ'siyetle!

yâ gavs. hatalı kullarımı fazl ve keremim ile müjdele; icâbedeni de adl ve öcalmamla müjdele.

yâ gavs. tâat ehli nimetlere tezellül ettiklerinden zikrederler; ve mâ'siyet ehli de tezellül edip rahim'i zikrederler!

yâ gavs. avâmı halkettim, nûruma dayanamadılar, araya zulmet perdesini koydum, havâs’ı yarattım nûruma dayanamadılar, nur perdelerini koydum."

yâ gavs. ashabına söyle, onlardan kim bana vâsıl olmak isterse, benden gayrı her şeyden sıyrılıp çıksın!

yâ gavs. dünya geçidinden çık ki, âhirete vâsıl olasın; âhiret geçidinden de çık ki, bana vâsıl olasın! yâ gavs. cisimlerden ve nefsinden çık; sonra kalplerden ve ruhundan çık; sonra hüküm ve emirden çık; ki bana vâsıl olasın! dedim ki;

yâ rabbi, hangi namaz sana daha yakındır?.

“-o namaz ki, içinde benden başkasının kalmadığı, kılanın içinde kaybolduğu!."
sonra sordum, dedim ki: -indinde hangi oruç daha faziletlidir..?

-o oruç ki, onda benden başkası kaybolup, benden gayrı kalmaz! sonra sordum: -hangi fiiller indinde faziletlidir?.
-benden gayrının kalmayıp, içinde cennet ve cehennemin bulunmadığı, yapanın kaybolduğu!

-hangi gülüş indinde faziletlidir? -ağlamayarak tevbe edenlerin gülüşü..

-hangi tövbe indinde faziletlidir?

-mâsumların tövbesi!

-hangi ismet indinde daha faziletlidir? -tövbekârların ismeti! sonra dedi ki: yâ gavs-ı a’zâm. ilim sahibi için yol yoktur, tâ ki indindeki ilmi inkâr etmedikçe...eğer ilmini terketmezse, şeytanın lisânı olur!
rabbim teâlâ'yı gördüm ve sordum: yâ rabbi.."aşk"ın mânâsı nedir?

yâ gavs! âşık ol bana. âşık benim, aşk benim!kalbini benden gayrından çevir ve fariğ kıl

yâ gavs-ı a’zâm. aşkın zâhirine ârif olursan, aşktan fenâ bulmalısın!zîrâ, aşk hicaptır! âşık ile mâşuk arasındaki hicâb!
yâ gavs! tövbeyi istersen, önce nefsinden günahı çıkarmalısın.. sonra kalbinden hâtırasını çıkarmalısın!... işte o zaman bana vâsıl olursun!..aksi halde müstehzîlerden olursun!

yâ gavs. haremime girmek istersen, ne mülke, ne melekûta, ne ceberûta iltifat et. şüphesiz ki mülk âlimin, melekût ârif'in, ceberût da vâkıfîn’in şeytanıdır!kim bunlardan birine razı olursa, o, indimde tard edilmişlerden olur!


ve daha dedi ki: yâ gavs. mücahede, müşâhede denizlerinden bir denizdir ve balıkları da vâkıflardır...müşâhede denizine girmeyi irade edene, mücahede gerekir...zîrâ, mücahede müşâhedenin tohumudur!

yâ gavs. kim mücahedeyi ihtiyâr ederse, ona müşâhedem olur; istese de istemese de! yâ gavs. kim mücahededen mahrûm ise, ona müşâhedeye yol yoktur!tâliblere, benim kendilerine lâzım olduğum gibi, mücahede lâzımdır!

yâ gavs. kullarımın faziletlisi ve sevgilisi onlardır ki; evlâdı ve ana-babası olup da kalbi onlardan fâriğdir!..eğer, ana-babası ölse hiç hüzün çekmez! kulum bu mertebeye ve menzile eriştiğinde, benim indimde "ana-babasız ve evlâdsız" (lem yelid ve lem yûled) ve "ve “lem yekûn lehu küfüven ehad" olur!
yâ gavs. bana nazar etmek istiyorsan bir mahâlde, gayrımdan fâriğ kalbi ihtiyâr et!

sordum: -ilmin ilmi nedir?.. dedi ki: yâ gavs-ı a’zâm. ilmin ilmi, ilimden cehildir!

-yâ gavs. kalbi mücahedeye meyleden kula ne mutlu...vay hâline o kulun ki kalbi şehevâta meyleder! rabbimi gördüm ve "mi'râc "tan sordum...buyurdu ki: -mi'râc, benden gayrı herşeyden urûc'tur!..mi’râc 'ın kemâli de, nazarının gayrına kaymaması ve isyan etmemesidir! yâ gavs. mi'râc 'ı olmayanın namazları yoktur benim indimde...ve o, namazdan mahrumdur!
ve burada azîz ve celîl olan Allah’ın sebepleri kolaylaştırmasıyla gavsiyye, ki buna mi’raciyye de denir, tamamlandı.

abdülkadir geylani
devamını gör...

evliyalığa yükselmek için şeyhe karısını sunmak

insan cahil ve zalimdir kur'an'ın ifadesiyle. neden? çünkü alemi kendi görüp bildiği kadar zanneder. aklının almadığı şeyden korkar. korktuğu şeye saldırır. vahşi bir refleks. tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla tasavvuf yer altına çekildi, avamın kolay kolay ulaşabileceği bir yere geldi. çok kirlendi.

behlül dânâ hzleri bir vakit ortadan kaybolmuş. harun reşid araya araya en sonunda bir meyve bahçesinde bulmuş. sormuş neden buradasın, neyden kaçıyorsun? behlül dânâ hazretleri buyurmuş ki şurada duran insan dışkısıyla konuşuyordum. bana dedi ki bak ben şu daldaki meyveler gibi bir meyve idim. insan içine girdim bu hale geldim. ben de insan içine girmek istemiyorum buyurmuş.

şimdi tasavvuf insan içine girdi maalesef. ortaya çıkan ürün de nahoş. aslı temiz olsa da maalesef durum ortada. ve meselelerin ötesini berisini kestiremeyen vahşi refleksli insanlar tasavvufa saldırır oldular.

mevzunun özü budur.
devamını gör...