muhendisin te cetveli

muhendisin te cetveli
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 6232.28
  • Kayıt: 2018-01-20 12:06:50
  • En son giriş: 2018-06-19 08:07:41
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 6
  • Aktif Tanım: 2500
  • Açılan Başlık: 400
  • Artı Oy: 10000
  • Eksi Oy: 1200
  • Alınan Artı Oy: 7500
  • Alınan Eksi Oy: 580
  • Alınan Favori: 340

muhendisin te cetveli - en çok favorilenen tanımları

17 yaşındaki bebelere ak parti iktidarı öncesini anlatmak

yıl 1999.
dedem gözünden rahatsız gözü kanlanmış doktor yok. elinde de egzamalar azmış, her tarafı dökmüş. muayene olmak için devlet hastanesinden sıra almamız lazım. gece saat 3'te dedem kaldırdı beni. devlet hastanesine kadar 4 km. yürüdüm. saat 4.30 gibi hastaneye geldim. önümde 2 kişi vardı. sıraya girdim. saat 6.20'de sabah ezanı okundu. 7. 30'da sıra 500 metreyi geçmişti. 7.40'ta sıra dağıtmak için temizlikçi geldi ve sıra numaralarını önce güzelce ayırdı. küçük bir bölümünü dağıtmak üzere ayırdı, diğerlerini masanın altına sakladı.
benden önceki amcalardan biri dahiliye sırası aldı. ikincisi dahiliye ve cildiye aldı. üçüncü sırada ben vardım. ben de göz ve cildiye istedim. göz sırasını 17. sıra aldım, "cildiye kalmadı" dedi.

tabi ben ortalığı karıştırınca bana bir cildiye numarası verdiler 49 numara.
saat 9'da doktorlar muayeneye başladılar. ben hemen reçete sırasına girdim. dedem muayene olduktan sonra geldi ve yer değiştirdik. ssk defteri onaylatmak için sıra beklenirdi saatlerce.
dedem defteri onaylatırken ben eczane kuyruğuna girdim. 1 saat te öyle geçti. tam biz alırken öğlen saati girdi ilacı alamadık. yalvar yakar vermedi adam ilacı. saat 1'de eczane açıldı ve biz ilacı aldık. geri döndüğümüzde 49 numaralı cildiye sıramız geçmiş, almadılar bizi.
sonra dedemin tanıdığı biri araya girdi ve bizi o temizlikçiye götürdü. adam da eski para ile 1 milyon liraya bize yeni numara sattı. sonra biz o numara ile muayene olduk. tekrar sıra alıp defteri tekrar onaylattık. sonra tekrar sıra alıp eczaneden numara aldık ve eve döndük.
toplamda 2 krem 2 kıytırık ilaç ve 1 göz damlası almak için 2 kişi canhıraş bir şekilde aç susuz tam 15 saat cebelleştik.
eve geldiğimizde "hem göz hem de cildiye, iki doktora birden muayene olduk" dediğimiz zaman hiçkimse inanmadı bize.

inanılmazı başarmıştık çünkü!
devamını gör...

kırılan mıknatısın kutupları

bilindiği gibi mıknatıslar kuzey ve güney olmak üzere iki kutupludur. eğer siz bir mıknatıstan bir parça koparırsanız, kopan parça asla kırıldığı yere yapışmaz ve birbirini iter. koparılan ile kopan aynı kutuptadır çünkü.
kalp te böyledir. bir kere kırıldı mı , kırılan parçalar asla eski yerlerine dönemezler. tıpkı mıknatıslarda olduğu gibi, kalpten de parça koparıldıkça gücü azalır çekim özelliği kaybolur.
mıknatısları kırmayın, kalpleri hiç kırmayın!
devamını gör...

yazarların duyduğu en güzel dualar

bir kaç sene önce umreye gitmiştim. bir türk ailesi, 12-13 yaşlarındaki çocuklarını ilk defa umreye getirmişler. kâbenin ilk görüldüğü anda yapılan dualar reddedilmediği için annesi çocuğunun gözlerini arkadan elleri ile kapatmış, kabenin avlusuna kadar getirmişti. yanındakilerden biri bir bardak zemzemi çocuğa verip içmesini söyledi. çocuk gözleri kapalı vaziyette önce zemzem suyunu içti. sonra annesi gözlerini açınca çocuk bir anda kâbeyi karşısında görüp afalladı. elindeki bardaktan bir yudum daha su içip şöyle dua etti;
ya rabbi! bana kaynağından zemzem suyu içmeyi nasip ettin, kaynağından da kevser suyu içmeyi nasip eyle!

şu çocuğun kalbinin temizliğinin binde biri bizde olsaydı ahirete imansız gitme korkumuz kesinlikle olmazdı. yazık bize yaa!
devamını gör...

furkan vakfı

sen darbe gecesi çıkıp;
"bu darbe girişimi milletimize hayırlara vesile olsun" dersen;
devletin de senin bu yorumunu güllerle çiçeklerle karşılamasını beklemeyeceksin.
15 temmuz 2016' dan beri yapılmasını beklediğim ve zannımca 1.5 sene gecikmiş bir operasyondur.
devamını gör...

dünya sözlük nickaltı timi

en sevdiğim timdir.
böyle güzel güzel entry'ler, kibar kibar yazışmalar, yazara motivasyon vermeler falan.
yazarların kalbini çalmasını çok iyi beceriyorlar.
hep var olsunlar. arada bir bize de sohbet etmeye, çay içmeye uğrasınlar.
uzun süre beklediğinden mühendislerin çayı acı olur ama muhabbetleri şeker gibidir.
devamını gör...

12 saat şarj edilen telefon pilinin yarım saatte bitmesi

telefoncu arkadaşın "aaağbi bunlar çakma değil yüzde yüz orjinal, samsung'tan direk bana geliyor, garantisi benim, bozulursa getir hemen değişiriz" dedikten sonra size itelediği bataryadır. üstelik "bu batarya çakma, 12 saat şarj ediyorum, 1 saat bile sürmeden şarj bitiyor deyince de elektriğin voltajına pislik atar, şarj cihazına pislik atar. kendi malı hariç elinizdeki her şeyin dandik olduğunu iddia eder.

üşenmeden arabadan şarj cihazını alıp getirdim, bir sürü b.k attı. şarj cihazını bir hafta önce kendisinden aldığıma dair yazar kasa fişini önüne koyunca da bu sefer de arabanın aküsüne pislik atmaya başladı adi, şerefsiz herif!
böylelerini men edeceksin ticaretten.
devamını gör...

bir şey bedava ise ürün sizsiniz

whatsapp gibi popüler uygulamaların hayata bakış mottosu olan cümle.
görünürde bedava ancak o kadar çok veri topluyorlar ki hakkımızda bilmedikleri hiçbir şey yok neredeyse.
bu kadar bilginin bir yerde toplanması ve bunların işlenip ticari amaçlar dışında da kullanılma ihtimali çok yüksek.
yoksa adamın biri durup dururken, bedavaya dağıtacağı bir mesajlaşma programına neden 19 milyar dolar versin?
(not :türkiye'nin en büyük kurumu olan tüpraş 4.4 milyar dolar değerinde. whatsapp ise bunun 4 katı fiyata satıldı. )
devamını gör...

madımak katliam değildir pencereleri açsaydılar

müthiş bir bilgelik!
yangına maruz kalanlar içeride tavuk gibi pişeceklerine pencereleri açsınlar. dışarısı efil efil esiyor. içeri hava girer !

önemli not : eğer yangın esnasında camları kırar veya pencereleri açarsanız yangının ihtiyaç duyduğu iki önemli parametre olan oksijen temini ve karbonmonoksitin yangın ortamından uzaklaştırılması işlerini yaptığınız için yangına can vermiş ve yanmanın gücüne güç katmış olursunuz.
devamını gör...

katırcı bedri

--- alıntı ---

islamcıdan kurtuluş olmaz. islamcılık bulunduğu yerde kan ve gözyaşı getirir.
buyrun bakın islam ülkelerinin haline.
bir tane iyi örnek yok

--- alıntı ---
yıl 1939. ikinci dünya savaşı başladı.
1945 yılına kadar 70 milyon insan öldürüldü.
1945 yılında savaş bitti ama 1955 yılına kadar savaş nedeni ile ölü sayısı 85 milyonu geçti.
yıl 1960. 2. dünya savaşında atılan atom bombaları nedeniyle ölen kişi sayısı 100 milyonu geçti.

bu savaşı çıkaran, katılan, öldüren veya ölenlerin hiçbiri müslüman değildi.
müslümanların bu halde olmasının tek sebebi de insanları sömüren ve müslüman olmayan bu ülkelerdir.
bilmiyorsan öğren.
devamını gör...

tek kaynak kuran

tek kaynak kuran'dır elbette.
bakalım ne yazıyor kuran-ı kerim'de ?

nisa-59 “ihtilaflı bir işin hükmünü Allah’tan (kur’andan) ve resulünden (sünnetten) anlayın!”

nisa-80 “kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur.”

haşr-7 “peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının.”

enfal-20 “allah’a ve resulüne itaat edin!”

ahzab-21 “resulullahta sizin için (uyulması gereken) güzel örnekler vardır.”

feth-13 “allah’a ve resulüne inanmayan (kâfir olur) kâfirler için de çılgın bir ateş hazırladık.”

bekara-269 Allah, dilediğine hikmeti verir. hikmet verilene de, çok hayır verilmiştir.

bakara-151 “size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir resul gönderdik.”
devamını gör...

türkiye'nin altın rezervi

türkiye'ninki 564.8 ton + 2 çeyrek. (benim yastık altındalar)
ilginç olan, united kingdom'da 310 ton altın olması, bizde 564 ton olması.
onların bizden daha az altını varmış ama bizim altınlar onların emanette duruyor.
devamını gör...

gelinlik

ben de kardeşimin düğününde giymiştim bir kere.
kız kardeşim babama ısrarla "abiye gelinlik istiyorum" diye ısrar edince babamla biraz şaşkınlık yaşadık ama, bir abi olarak en mutlu gününde kız kardeşimin hatırını kıramazdım. (tabi o zamanlar gencim iq tavan yapmış muhtemelen 30'un üstünde)

iri kıyım biri olduğum için kendime (aabiye)uygun gelinlik bulmak çok zor oldu. bulduğum da biraz eğreti durdu ama beni gören herkes çok eğlendi. !!! hepimiz için unutulmaz bir anı oldu. kız kardeşim beni görünce saatlerce ağladı mutluluktan. *
devamını gör...

popeyes'ta 2.5 liraya satılan sade soda

popeyes'ın, fırsatını bulduğunda affetme, yerleştir mantığı ile hareket ettiğini gösterir.

bir kaç arkadaşla popeyes'ten 6 menü aldık. ekstra olarak 6 tane de sade soda söyledik. menülerin parasını toplu olarak sorduğum için aldıklarımı tek tek sorma ihtiyacı hissetmedim. söylenilen parayı karttan çektirip geçtim.
menülerle beraber fiş gelince sade sodalar için 15 tl alındığını farkettim. sodalar da açılmış bulunduğu için iade de edemedik.
markette 6'lı kolisine 3 tl verdiğimiz kıytırık kınık sodasına tam 15 tl para verdik.
aynı şekilde ayranda da üçkağıtçılık yapıyorlar. küçük ayranı 3.75 tl'ye, onun iki kat büyüğünü ise 4.75 tl'ye satıyorlar.
menüleri lezzetli olduğu için popeyes'ı tercih ediyordum ama sanırım bu yaptıkları çok koydu. bir daha gider miyim?
benim için popeyes bitmiştir. bir daha da gitmem!
devamını gör...

dünya sözlük yeni arayüzü

ben sözlük arayüzünden ziyade, başka bir konuya dikkat çekmek istiyorum.
başlıktaki entrylerin tamamını okudum ve gördüm ki buradaki yazarlar gerçekten sözlüğü benimsemişler, sahiplenmişler ve kendilerinden bir parça gibi kabullenmişler.
bir çok firmada, maaş vererek bile elde edilemeyen bu aidiyet duygusunun burada olması, sözlüğün uzun yıllar daha sağlıklı bir ömür sürdüreceğine delalet eder.

ilk geldiğim zaman kendimden bir şeyler bulmuştum bu sözlükte. o nedenle kalmaya karar verdim. iyiki de kalmışım. çok kaliteli yazılar okuyorum. iyi insanlarla tanıştım.
yöneticiden, modlara; yazılımcılardan yazarlara kadar tam ve mükemmel bir uyum sözkonusu burada. umarım bu şekilde devam eder.
emeği geçen herkesin emeğine sağlık.
önce biraz garipsedim ama yeni tasarım benim de hoşuma gitti. sadece aşırı parlak ekran gözleri çok yoruyor. uzun süre böyle bir ekrana bakmak gözlerde hasara yol açabilir.
devamını gör...

bir çocuğu sevindirmek

ön not: bu anımı hayatımda ilk defa paylaşacağım ve bu anımı dünya sözlük yazarları ile paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

bundan çook uzun yıllar önce küçücük bir çocukken pendik tren istasyonunda boyacılık yapıyordum. o zaman istasyonun gebze istikametinde bir pastane vardı.
çocukluk hevesi ile camın önündeki tatlılara gözüm dalmış, hayaller kuruyordum. bir iki dakika sonra birinin cama vurduğunu farkettim. pastaneci bana işaret yapıyordu. ben de hemen geri çekilip yönümü değiştirdim. pastaneci bana kızıyor sanarak pastaneye arkamı döndüm. kapıdan 30 yaşlarında bir abi çıktı beni yanına çağırdı. önce döver diye gitmek istemedim ama bir şey yapmayacağını, tatlı vermek istediğini söyleyince peşine takılıp pastaneye girdim.
bana önce çatalla bir tane tatlı verdi. sonra pastacıya bir tabak dolusu çeşit çeşit tatlılar doldurttu ve doyana kadar tatlıyı yememi bekledi. yarım kilo da tatlı yaptırıp elime tutuşturdu. bütün parayı ödedi ve benim saçlarımı sevip çok güzel bir çocuk olduğumu söyleyip oradan uzaklaştı. o günü hiç unutmadım. her aklıma geldikçe ona dua ettim. şimdi hâlâ dua ediyorum.

ben adım gibi eminim ki o adam eğer cennete girerse -ki girecek- benim çocukken ettiğim o masum dualarımın hürmetine cennete girecektir. Allah şahidimdir. eğer ben cennete girersem, annemi babamı, çoluğumu çocuğumu sorduktan sonra o abiyi de yanıma alıp gideceğim. o adam 1 kilo tatlı ile benim gönlümü çaldı.
ben şimdi o adamdan daha yaşlıyım ama o adam gibi; bir yetimin, bir öksüzün kalbini çalmayı beceremedim daha.
devamını gör...

kimse okumasa da

uludağ sözlük'te böyle bir başlık var. adamın biri orada, sanırım 5 yıldan beri istikrarını hiç bozmadan yazıyor. sadece bu başlığa yazıyor ve o başlığa sadece o yazıyor.

gecenin bu bitkin saatinde 37 kişinin online olmasına rağmen, kimsenin entryleri okumadığını görünce aklıma bu başlık geldi.
"kimse okumasa da ben yine yazmaya devam edeyim"
(bu eleman gibi istikrarlı biri olsaydım, şimdi sözlük yazarı değil, çalıştığım şirkette 2 numara olabilirdim. gerçi şimdi 3 numarayım ama, bu performansımın % 50'sini kullanmadığım gerçeğini değiştirmiyor)
devamını gör...

bilimle karpuz seçmek

iyi karpuzu seçebilmek için sadece ses yeterli değildir.
karpuzun toprağa değen ve sararan bir kısmı vardır. bu kısım karpuzun kalitesi hakkında önemli bilgiler verir.
bu kısım ne kadar sararmış ise o karpuz o kadar iyi ve tatlıdır. ayrıca arılar bazı kısımlardan karpuzları döller. iyi karpuzda bazı yerler yara bere içindeymiş gibi gözükebilir. bu tür yara bere gibi yerler ne kadar çoksa karpuz o derece tatlı olur. bunun sebebi çok fazla arının bu karpuzu döllemesi nedeniyledir. son olarak karpuza vurarak karpuz kalitesini anlama uzmanı olmak istiyorsanız size damacana deneyini öneririm. damacana tam dolu iken ve kapağı kapalı iken yan tarafından hafifçe vurun. bu ses ve sizde oluşturduğu his en iyi karpuzu bulmanıza yardım edecektir. damacanayı bir miktar boşaltıp kapağı açık vaziyette tekrar vurursanız bu ses ve bu hisle de henüz olgunlaşmamış karpuzu bulabilirsiniz.
devamını gör...

nikola tesla

tam aksine; kendine haksızlık yapan herkesi tarihe gömmüştür. okullarda hâlâ edison parlatılmaya çalışılmaktadır fakat güneş balçıkla sıvanmıyor işte. evinize bir bakın; tasarruflu ampüller dahil evde kullanılan elektrikli aletlerin neredeyse tamamı tesla'nın icadı. tüm alternatif akım sistemi, çamaşır, bulaşık makinası, buzdolabı, kurutma makinası, el blender motorları; fırınların ve aspiratörlerin fanları, uzaktan kumandalı tüm cihazlar, dinlediğimiz radyo, mikro dalga fırın, sanayide kullanılan milyarlaca alternatif akım motoru, mahallelerimizdeki trafolar, barajlardaki elektrik santralleri, sokak lambalarında kullanılan neon ve halojen lambalar vs. bunlar gibi yüzlerce faydalı icat.

edison'dan kalan ne var? eski sarı akkor flamanlı ampüller! onun da bulur bulmaz üçkağıdına kaçmışlar. 1000 saatten fazla yanmayacak şekilde tasarlamışlar.

tesla mutluluk, edison pişmanlıktır...
devamını gör...

outlook şifre dolandırıcılığı

bugün başıma gelen fakat kanmadığım dolandırıcılıktır.
işimiz gereği outlook'larımız cep telefonlarında da kurulu. outlook'a girdiğim zaman ekranda;
"outlook şifreniz sıfırlanmıştır, lütfen şifrenizi giriniz" diye bir uyarı aldım. outlook şifresi sıfırlansa ben nasıl outlook'a girebiliyorum diye şifreyi girmeden açılan sayfayı kapattım. 5 saniye sonra aynı uyarı tekrar geldi, yine kapattım. 5 saniye sonra üçüncü kez geldi ve ben yine yazmadım şifremi. sonrasında uyarı gelmedi.

bazı arkadaşlar şifrelerini girmişler ve mail adresleri hacklenmiş. maillerine girmeye çalışanlara "belirttiğimiz adreslere 1000 tl karşılığı bitcoin gönderirseniz mail adresinizi geri veririz" diye ileti gönderilmiş.
bu arkadaşlar da para ödemek yerine mailleri ana server'dan silip tekrar yüklemek zorunda kaldılar. ama geçmiş tüm mailleri silindi.

burada ilginç olan şuydu;
bu uyarılar size herhangi bir maili açtığınız zaman gelmiyor.
direk outlook ana ekranında iken geliyor ve açılan küçük ekran o kadar profesyonelce yapılmış ki mesajın outlook'tan gelmediğini anlamak neredeyse imkansız. çünkü ilk satırda mail adresiniz yazıyor, ikinci satırda şifrenizi istiyor.
çok virüs gördüm ama bu seferki gerçekten çok profesyoneldi. dikkatli olmakta fayda var.
devamını gör...

dünyevi mecmua

benim bildiğim bu tür dergilerin kopya basımları yapıldıktan sonra bizim gibi editörlere gönderilir ve ücreti mukabili hatalar varsa düzelttirilir.
ben genel olarak 5.000 liradan açıyorum kapıyı. ama siz tanıdık olduğunuz için 50 liraya yaparım. (belli oluyordur, sıkı pazarlık yaptığımı söylerler)
devamını gör...

okumuyoruz

kitap okumuyoruz, dergi okumuyoruz, gazete okumuyoruz.
buradaki yorumları bile okumuyoruz.

eskiden bir entry paylaşılınca 8-10 beğeni veya eksi oy alırdı. şimdi entry bile okumuyoruz. herkes kendinin okunmasını istiyor ama kimse de başkasını okumuyor.
okuyun kardeşim okuyun. okumaktan zarar gelmez.
okuyun ve oylayın. kötü de olsa yine oylayın.
yeter ki okuyun...
devamını gör...

mecburi istikamet

uludağ sözlüğün fenomen yazarlarından.
buraya biraz alışırsa artık gitmeyeceğini düşünüyorum.
iyi bir yazardır. okutturur kendisini.
ayrıca esenler-bağcılar-bayrampaşa şeytan üçgeninde yaşadığı için dikkat edilmesi gereken yazardır.
devamını gör...

sözlüğe fotoğraf ekleme

neden direk siteye yükleyemiyoruz merak ediyorum. bir sitenin başka bir siteye bağımlı olması saçmalık.
hızlıresim olmasaydı dünya sözlükte fotoğraf yükleme özelliği olmayacak mıydı?
bunu talep etmek hakkımız.
kısa zamanda bu özelliğin eklenmesini önce yüce rabbimizden, sonra da adminlerimizden talep ediyoruz.
devamını gör...

pahalı restorana gidildiğinde ucuz fiyata en doyurucu menüyü arama çabası

bunca yıldır zenginim, geçen bir restorandaki menüde 47 liraya 1 porsiyon köfteyi görünce benim bile içim gitti.
Allahtan kimse antrikot falan söylemedi. yoksa kişi başı 200 lira verip geri dönecektik. 4 kişi 500 lira ile kurtulduk.
bu kadar kazık olmanın alemi yok.
bizler de sonuçta 15-20 bin lira maaşla çalışan emekçileriz. vicdansızlık yapmayın.
devamını gör...

hoşlanılan kıza birşey yapmamak

yazık yaa!
2018' de bile böyle iyi niyetli saflar var.
kızların istediği bu değil aziz dostum, diğeri...
eğer bir kızı kendine bağlamak istiyorsan şu an düşündüklerinin tam tersini yapacaksın.
yoksa, sevdiğin başkasıyla senin yapmaya kıyamadığın şeyleri büyük bir zevkle ve istekle yaparken; sen orda burda melankolik aşk şiirleri paylaşıp, gece yorganın altında gözyaşı dökersin.
yapma...
devamını gör...

wabi sabi

wabi: kusurlu - sabi : güzellik.

insanı doğal döngünün bir parçası olarak görmek isteyen ve herkesi güzelliği ayrıntılarda bulmaya, ince bir zevkle yaşamaya davet eden bir yaşam felsefesi.

popüler kültürün dayattığı rekabetten, ayrıntıları görmeyi ve onlardaki güzelliği fark etmeyi engelleyen her türlü bağımlılıktan kurtulmak; savurganlığın, süsün, pahalı malzemelere, bedene düşkünlüğün yani geçici olana bağlanmanın ve manevi körlüğün net bir şekilde karşısında durmaktır.
bir baska deyisle kusurlu olanda guzellik ve mükemmelliyet bulmaktır.

wabi sabi’ye göre hiçbir şey tamamlanmış değildir, her şey hareket halindedir. bu hareketliliğin tanığı olabilmenin yolu da sadelesmektir.
devamını gör...

doğu toplumunda altına verilen değer

pratikte hiç bir işe yaramamasına rağmen, sırf az bulunduğu için altın'ın kilosu 200 bin lira civarındadır.
ancak hayatımızın her alanında kullandığımız demirin kilosu sadece 3.5 lira; paslanmaz çeliğin kilosu ise 15 tl civarındadır. (haziran 2018 fiyatlarıdır)
devamını gör...

baobab ağacı

yanlızca afrika kıtasında yetişen ve 3000 yıl yaşayabilen ağaçlardır. yaşlı olanlarının gövdeleri bir otobüs büyüklüğüne ulaşabilir. ebegümeci familyasından olup uzun süre susuzluğa dayanabilir. ancak yakın zamanda yaşanan iklim değişiklikleri nedeniyle bu yaşlı ağaçlar bir bir kurumaya başladı. son 10 yılda 2500 yaşından büyük 6 ağaç kurumaktan kurtarılamadı.

http://www.milliyet.com.tr/...
devamını gör...