muhendisin te cetveli

muhendisin te cetveli
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 6198.05
  • Kayıt: 2018-01-20 12:06:50
  • En son giriş: 2018-06-18 03:35:19
  • Cinsiyet: Erkek
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 6
  • Aktif Tanım: 2480
  • Açılan Başlık: 389
  • Artı Oy: 10047
  • Eksi Oy: 1234
  • Alınan Artı Oy: 7464
  • Alınan Eksi Oy: 578
  • Alınan Favori: 336

muhendisin te cetveli - son oylananan tanımları

aids

hıv/aıds vakasının 1985 yılında görüldüğü türkiye’de son yıllarda adeta hıv/aıds patlaması yaşanıyor. resmi rakamlara göre toplam hasta sayısı 16 bin 644. hastaların 13 bin 127’si erkek. bu rakamın 2022’de 39 bini aşması tahmin ediliyor. uzmanlara göre, son yıllarda aıds’li hasta oranındaki artış ise yaklaşık yüzde 465 seviyesinde. kocaeli üniversitesi rutin pcr laboratuvarı sorumlu öğretim üyesi prof. dr. murat sayan, hasta sayısı açısından istanbul, antalya, gaziantep ve kocaeli’nin başı çektiğini, ikinci kategoride ankara, adana, diyarbakır ve mersin’in yer aldığını belirtiyor.

korunmasız ilişki var
korunmasız heteroseksüel cinsel ilişki nedeniyle 5 bin 898 kişinin hastalığa yakalandığı öğrenilirken, homoseksüel ve biseksüel cinsel ilişki nedeniyle virüs bulaşanların sayısı 2 bin 235 olarak tespit edilmiş durumda. damar içi madde bağımlılığından 239 kişi, anneden bebeğe geçişli 151 kişi, transfüzyonundan da 90 kişi hastalık tanısı aldı. son rakamlara göre 20-24 yaş arası erkeklerde toplam hıv/aıds hasta sayısı
1936 kişi. hastalığın en çok görüldüğü yaş dilimi ise 30-39 yaş dilimi. 5 bin 316 kişide hastalık tespit edilirken, bunların 4 bin 202’si erkek hastalar.

beyoğlu ve şişli

hastalığın coğrafi dağılımı da takip altında. ege üniversitesi tıp fakültesi enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji anabilim dalı’ndan prof. dr. deniz gökengin öncülüğünde yürütülen araştırmaya göre, en çok hastalık tespiti beyoğlu ve şişli’de. hıv/aıds’in en yüksek görüldüğü topluluk ‘erkeklerle seks yapan erkekler (ese)...’ erkeklerle seks yapan erkeklerdeki hıv pozitif görülme oranı yüzde 13.8. erkek seks işçilerinin yüzde 11’i bu kategoride yer alırken, erkek seks işçilerinde pozitiflik oranı yüzde 47. seks işçisi olmayan ese’lerde ise pozitiflik yüzde 10.

10 bin trans seks işçisi

istanbul ve ankara’daki “kadın ve trans seks işçilerinin karakterizasyonu başlıklı” çalışmanın bulgularını anlatan prof. dr. gökengin, “istanbul’un 29 ilçesi ve ankara’nın 9 ilçesinde seks işçilerinin bulunduğu noktaların belirlenmesi, bulunan noktaların doğrulanması ve bu bölgelerde hıv testleri araştırması yürütüyoruz. buna göre istanbul’da trans seks işçilerinin tahmini sayısı 10 bin 115 kişi. avcılar’da 824, beylükdüzü’nde 785, beyoğlu’nda 2 bin 447, kadıköy’de 803, şişli’de 1190, fatih’te 642 trans seks işçisinin olduğunu tahmin ediyoruz. istanbul’da kadın seks işçilerinin tahmini sayısı ise toplam 20 bin 95 kişi. beylikdüzü’nde 1533, beyoğlu’nda 2223, fatih’te 3304, küçükçekmece’de 1003, şişli’de 945, tuzla’da 492, esenyurt’ta 1192, bahçelievler’de 1196, avcılar’da 1120 kadın seks işçisinin olduğu tahmin ediliyor. ankara’da trans seks işçi sayısı 1398, kadın seks işçi sayısı ise 7558 olarak hesaplandı” dedi. 
devamını gör...

baobab ağacı

yanlızca afrika kıtasında yetişen ve 3000 yıl yaşayabilen ağaçlardır. yaşlı olanlarının gövdeleri bir otobüs büyüklüğüne ulaşabilir. ebegümeci familyasından olup uzun süre susuzluğa dayanabilir. ancak yakın zamanda yaşanan iklim değişiklikleri nedeniyle bu yaşlı ağaçlar bir bir kurumaya başladı. son 10 yılda 2500 yaşından büyük 6 ağaç kurumaktan kurtarılamadı.

http://www.milliyet.com.tr/...
devamını gör...

sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkı

yahya kemal, hocalık yaptığı heybeliada’da bahriyeli öğrencisi nazım hikmet’in annesi celile hanım’a aşık olur. celile hanım da aşkına karşılık verir ve eşinden boşanır. ancak durumu anlayan genç nazım hikmet, hocası yahya kemal’e bu durumu onaylamadığını belli eder.

yahya kemal bir taraftan deliler gibi kıskanıyor, diğer yandan bu eviliğe yanaşmıyordu…

***
yahya kemal, aşkını kendi ağzından şöyle anlatıyor;
“1916 yılından 1919 yılına kadar bir kadına deli gibi aşık oldum…
bu kadın yazın adada otururdu…
ben de orada idim…
deli divane olmuştum…
sonbahar’da nişantaşı’ndaki evini düzenlemek için istanbul’a inerdi…
1916 sonbaharı’nda yine istanbul’a iniyordu…
ben müthiş muzdariptim…
artık vapur giderken iskeleden mendil sallamalar, ağlamalar…
o gidinceye kadar ada dopdolu idi…
gider gitmez benim için boşalıverirdi…

tam o günlerde berlin büyükelçisi hakkı paşa istanbul’a dönecek lafı çıktı…
hakkı paşa, benimkinin uzaktan akrabası oluyordu ve istanbul’a geldiğinde geceler düzenler, istanbul’un bütün güzel kadınlarını çağırırdı…
benimki de oralara gidecek diye içim burkuluyordu…
hatta kendisine bu endişemi söylemiştim…
gitmeyeceğine yemin etmişti…

bir gece ada oteli’nde otururken, yandaki iki kişinin ‘berlin büyükelçisi bu gece davet veriyor… istanbul’daki bütün güzel kadınlar davetli’ lafını ettiklerini duydum…
müthiş bir acıyla yerimden kalktım…
iskeleye doğru gittim… son vapur çoktan kalkmıştı…
sert bir lodos esiyordu… deniz karmakarışıktı, ancak ne olursa olsun, sandalla maltepe’ye geçmeye karar verdim…
sandalcılara gittim, yanaşmıyorlardı…
çok para verince biri ikna oldu…
açıldık, bir süre sonra lodos büsbütün arttı…
denizde çalkalanıp duruyorduk… sandalcı bana küfretmeye başlamıştı…
ölmek üzereydik, ama ben sadece sevgilimin katıldığı geceyi düşünerek müthiş bir kıskançlık duyuyor ve bir an önce orada olmak istiyordum…
sırılsıklam maltepe’ye gelebildik…

hemen bir kahvehaneye gidip, araba bulmaya çalıştım…
yoktu…
bunun üzerine maltepe’den bostancı’ya yürümeye karar verdim…
tren yoluna çıkarak koşmaya başladım…
maltepe-bostancı arasının bu kadar uzun olduğunu o zamana kadar fark etmemiştim…”
“kan ter içinde bostancı’ya geldim…
vakit hayli geçti…
karakola gittim. ‘bana bir araba bulunuz hastam var’ dedim…
aradılar taradılar birini buldular..
yine bir sürü para verdim…
arabayla yola koyuldum…
kadıköy, oradan üsküdar… karşıya geçtim. doğru nişantaşı!.. sevgilimin oturduğu apartmanın kapıcısı ahbabımdı. penceresini vurarak onu uyandırdım. ‘benimki evde mi’ diye sordum?

adam halime bakıp şaşırdı: ‘evde, bu akşam çıkmadı!’ dedi, ‘ne diyorsun diye bağırdım?’ bütün katettiğim mesafe sanki başıma yıkılmıştı. eve kaçta geldiğini araştırttım…
sözüne inanamıyordum. ‘çık bir bak! evde mi?’ diye adamı zorladım…
adam çarnaçar çıktı. bir münasebetle hizmetçisine sormuş uyuyor! demiş… geldi haber verdi… sanki dünyalar benim oldu…
apartmanın karşısında bir arabacı meyhanesi vardı. orada sabaha kadar içtim…
sabahleyin, doğru eve çıktım… benim halim berbat. toz toprak içinde olduğumu görünce şaşırdı ve hemen anladı… sarmaşdolaş olduk…”

sessiz gemi…

yahya kemal’in sessiz gemi’si “hep ölüme yazılmış bir şiir olarak” bilinir…
oysa demir alıp bu limandan kalkan gemi…
sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol dizeleri…
yahya kemal’in hayatındaki en büyük aşkı olan celile’sinin ada’dan gemiyle istanbul’a uzaklaşışı esnasında yaşadığı çaresizliği anlatır…
ölümdür elbette sessiz gemi’nin konusu…
ama aşkta aranan ölümdür ve celile’nin ardından ada limanında bakakalan yahya kemal’den esintiler içerir…

 

“artık demir almak günü gelmişse zamandan…
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan…
hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol…
sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol…
rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli…
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli…
biçare gönüller!.. ne giden son gemidir bu…
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu…
dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler…
bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler…
birçok gidenin her biri memnun ki yerinden…
birçok seneler geçti dönen yok seferinden…”

sessiz gemi - hümeyra

devamını gör...

doğu toplumunda altına verilen değer

pratikte hiç bir işe yaramamasına rağmen, sırf az bulunduğu için altın'ın kilosu 200 bin lira civarındadır.
ancak hayatımızın her alanında kullandığımız demirin kilosu sadece 3.5 lira; paslanmaz çeliğin kilosu ise 15 tl civarındadır. (haziran 2018 fiyatlarıdır)
devamını gör...

17 yaşındaki bebelere ak parti iktidarı öncesini anlatmak

yıl 1999.
dedem gözünden rahatsız gözü kanlanmış doktor yok. elinde de egzamalar azmış, her tarafı dökmüş. muayene olmak için devlet hastanesinden sıra almamız lazım. gece saat 3'te dedem kaldırdı beni. devlet hastanesine kadar 4 km. yürüdüm. saat 4.30 gibi hastaneye geldim. önümde 2 kişi vardı. sıraya girdim. saat 6.20'de sabah ezanı okundu. 7. 30'da sıra 500 metreyi geçmişti. 7.40'ta sıra dağıtmak için temizlikçi geldi ve sıra numaralarını önce güzelce ayırdı. küçük bir bölümünü dağıtmak üzere ayırdı, diğerlerini masanın altına sakladı.
benden önceki amcalardan biri dahiliye sırası aldı. ikincisi dahiliye ve cildiye aldı. üçüncü sırada ben vardım. ben de göz ve cildiye istedim. göz sırasını 17. sıra aldım, "cildiye kalmadı" dedi.

tabi ben ortalığı karıştırınca bana bir cildiye numarası verdiler 49 numara.
saat 9'da doktorlar muayeneye başladılar. ben hemen reçete sırasına girdim. dedem muayene olduktan sonra geldi ve yer değiştirdik. ssk defteri onaylatmak için sıra beklenirdi saatlerce.
dedem defteri onaylatırken ben eczane kuyruğuna girdim. 1 saat te öyle geçti. tam biz alırken öğlen saati girdi ilacı alamadık. yalvar yakar vermedi adam ilacı. saat 1'de eczane açıldı ve biz ilacı aldık. geri döndüğümüzde 49 numaralı cildiye sıramız geçmiş, almadılar bizi.
sonra dedemin tanıdığı biri araya girdi ve bizi o temizlikçiye götürdü. adam da eski para ile 1 milyon liraya bize yeni numara sattı. sonra biz o numara ile muayene olduk. tekrar sıra alıp defteri tekrar onaylattık. sonra tekrar sıra alıp eczaneden numara aldık ve eve döndük.
toplamda 2 krem 2 kıytırık ilaç ve 1 göz damlası almak için 2 kişi canhıraş bir şekilde aç susuz tam 15 saat cebelleştik.
eve geldiğimizde "hem göz hem de cildiye, iki doktora birden muayene olduk" dediğimiz zaman hiçkimse inanmadı bize.

inanılmazı başarmıştık çünkü!
devamını gör...

ramazanda verilen kiloların 2 günde geri alınması

hep bu maharetli teyzeler yüzünden...
bayramda gelen misafirlere hazırlanan örnek menü;

1 dilim su böreği
1 dilim patatesli börek
10 tane sarma
2 dilim ev baklavası
2 dilim tatlıbak tatlısı
bir miktar rus salatası
büyük su bardağı ile kola
arkasından dibek kahvesi, yanında çifte kavrulmuş lokum.
yetmedi sınırsız çay...

ayıptır...
yapmayın böyle.
devamını gör...

3 günlük bayram tatilinin 2 gününde yollarda rezil olmak

türk insanının tatil anlayışını yansıtmaktadır.

topu topu 3 gün tatil var, yüzbinlerce insanla birlikte sen kalk istanbul'dan muğlaya git. orayı da kilitle. tıkış pıkış plajlarda iki -üç saat suya gir, çıkar çıkmaz kurulanmaya fırsat bulamadan gelirken seninle birlikte gelen o yüzbinlerle birlikte geri dönüş yoluna çık. yorgun argın eve gel, yolda da 20 tane kaza atlat, ölümlerden dön. ertesi sabah işe gidip "bodrum'da tatile gittim, harikaydı" diye arkadaşlarına hava at.

yalanına, riyakârlığına ve mallığına tüküreyim senin.
devamını gör...

cipiu

sözlüğümüzün prime time anchormen'i .
günlük gelişmeleri takip etmek için cipiu'nun entryleri azami derecede yeterli oluyor. tişikkirler sipermen.
devamını gör...

güldüren tweetler

7 yaşındaki kızım annesi ile birlikte arkadaşlarına kek yaparken "umarım ahmet beğenir" dedi.
ahmet'te nasıl çirkin ! boy desen 1 metre. iş güç yok, askerlik yok. okumamış cahilin teki...
eşşolueşşek ! aklını çelmiş kızımın.
moralim bozuldu gerçekten...
devamını gör...

iyi insan vs kötü insan

iyi insan; kötülügün ne demek oldugunu, nasıl yapılabilebilecegini, insanların nasıl üzülebilecegini herkesten daha iyi bildigi halde bunları yapmamak için özel çaba harcayan, başkalarının hayatlarına deger veren insandır.
devamını gör...

kibirli

#6293135 numaralı entrysinde şöyle bir iddiada bulunmuş;

--- alıntı ---

10 emir ve ibadi emirler dışında kuran'ın hükümlerinin değişebileceğini bile iddia ediyorum. örneğin miras ayeti hz peygamber döneminde kadınları kısmen göz ardı ediyordu ancak dönemine göre makul bir paylaşımdı. ancak bugün ne derece makul? sırf ayette böyle diye uygulanması gerekiyor mu? yani ayet ayet diye tutunduğumuz şey zaten hayatı kolaylaştırmak, konjonktürel perspektifte adil bir şekilde dağıtım yapmak için gelmemiş miydi? bilemiyorum ya bende sorun var ya da sizde. umarım sorun bendedir yoksa pek çok konuda müslümanlar kendisine eziyet ediyor. özellikle başörtüsü konusunda.
--- alıntı ---

hocam yavaş gel !
adnan oktar'a bile nal toplatıyorsun !
çüşş ! diyelim de balatalar yanmasın.
devamını gör...

ay çiçeği

- hünkârım bir çiçek bulduk sürekli güneşe doğru dönüyor. adını ne koyalım? diğer ülkeler bu çiçeğe gün...
+ ay çiçeği
- ama efendim çiçek sürekli güne...
+ ay çiçeği...
devamını gör...

çocuk olmak istemek

yüreğinde insanlık sevgisi kalan herkesin yapmak istediği eylemdir. ne kadar büyük olursan ol, ne kadar güçlü olursan ol, eğer içinde çocukşuğunun o saflığı ve masumluğundan kırıntılar varsa sen kötü biri olamazsın.
devamını gör...

kiğılı

ismini bingöl'ün kiğı ilçesinden kök almış olan abdullah kiğılı'ya ait giyim firmasıdır. yılda sadece 2 defa sms atar ve özel indirimler için bilgilendirir. bim'de satılan modelleri bilmiyorum ama kendi mağazalarındaki üst segmentteki ürünler çok kalitelidir.
devamını gör...

mahmud efendinin çeçenistan'da bastonuyla cihad etmesi

bu konuda dalga geçilmesini aklım almıyor.
tasavvufta tayyi-mekan ve bast-ı zaman diye iki kavram vardır. Allah için bu iş zor mudur ki bir Allah dostu için zor olsun?
şimdi biri size " amerika'dan bir doktor, oturduğu koltuktan türkiye'deki bir hastayı ameliyat ediyor" dese hepiniz inanırsınız.
neden?
çünkü bu zaten yapılabilen bir olay.
ha keza bir tuşa basarak dünyanın öbür ucundaki makineleri çalıştırmak artık çocuk oyuncağı. cep telefonuna girip evdeki televizyonu, kombiyi veya bulaşık makinesini dünyanın herhangi bir yerinden çalıştırmak aklınıza yatıyor da bu mu aklınıza yatmıyor?

Allah, kendisini inkar edenlere bile bir sürü nimetini bahşedebiliyorken, kendisini seven ve Allah'a dost olan birinden mi esirgeyecek bu tür kerametleri?

ben bu olayın olmuş olabileceğine yüzde yüz inanıyorum. mahmut efendi tarikatına bağlı biri değilim ama yukarıda saydığım elektriksel kontrol işlerinden iyi anlayan biri olarak sadece şunu söyleyeyim;
mahmut efendi, ben bastonumla çeçenistan'daki müslümanlara yardım etmeye gittim dese, vallahi de billahi de ben ona yüzde yüz, hatta yüzde bir milyon inanırım. el hak! gitmiştir de, savaşmıştır da.

son not: bundan 30 sene önce bir insana, kablosu olmayan telefonlar çıkacak, dünyanın neresinde olursan ol, o telefonla karşındaki ile canlı canlı görüşeceksin deselerdi, bu olaya inanmayan gibiler hemen itiraz edip inkar etmeye çalışacaklardı. işte bunun adı vizyonsuzluk ve geleceği görememe hastalığıdır.

biz görür müyüz bilmiyorum ama yakın gelecekte insanlar ışınlanma yolu ile saniyeler içinde milyonlarca km. yolu kat edecekler. o zaman, şimdi burun büktüğünüz kerametler gerçek ve sıradan bir olay olacaklar.
devamını gör...

ekşi sözlük

ekşi sözlük hesabım var. 6 yılda 30 entry girmişim sadece. burada ise 2500'e yaklaşmışım.
10 sene öncesi değil ama şu an için en net tarifi ile pislik bir sözlüktür.
devamını gör...

2018 minimum bayram harçlığı

ben 10 bin iran riyali veriyorum diye bas bas bağırıyorum ama talep yok nedense!
bir de ülkede işsizlik var derler!
(işsiz derken birazdan bu sayfadan çıkıp 10 bin iran riyali kaç tl yapıyor diye google'dan araştırma yapacak olan işsizlerden bahsediyorum) *
devamını gör...