bulutbeyazı

bulutbeyazı
(Yazar)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 336.938
  • Kayıt: 2018-02-14 20:32:54
  • En son giriş: 2018-04-13 10:12:38
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 0
  • Aktif Tanım: 241
  • Açılan Başlık: 15
  • Artı Oy: 54
  • Eksi Oy: 1
  • Alınan Artı Oy: 424
  • Alınan Eksi Oy: 21
  • Alınan Favori: 8

bulutbeyazı - tüm tanımları

kore dizileri

2014 yazında bolca izlediğim dizilerdir. özellikle lee min ho'yu severdim tüm dizilerini izlemiştim. zaten 20 bölüm oluyorlar gayet kısa.
devamını gör...

nasıl davranacağını bilememek

bende bulunan önemli bir sorundur. çoğu zaman nasıl davranacağımı neyin uygun olacağını bilemem ve çok fazla ikilemde kalirim. biraz da yaşanmışlıkla ilgili eğer çok fazla yaşanmışlık yoksa o zaman toplum içinde insanlara karşı ne yapacağını bilemiyor insan...
devamını gör...

yaşamayı bilmeyen insan

mutsuz depresif asosyal olma ihştmali olan kişidir. aslına bakılırsa kim hayatını tam olarak yaşayabiliyor ki mutlaka bazı engeller çıkarıi insanın karşısına.
devamını gör...

dünya sözlük

değişik aşırı sessiz bir sözlüktür. tek iyi yanı seviyeli olması onun dışında baya da sıkıcı tek başınaymış hissi veriyor . daha çok okumalık bir yer bana kalırsa tanım girmekten ziyade bolca başlık okunabilir.
devamını gör...

taare zameen par

aamir khan'a ait hint filmidir. filmde disleksi olan fakat ailesi ve öğretmenleri tarafından durumunun fark edilemediği bir çocuk vardır. başta çok fazla agresif, söz dinlemez ve tembel olarak düşünülür. bu durum karşısında ailesi onu yatılı bir okula gönderirler. bu okulda da aynı problemlerle karşılaşır yani disleksi olduğu için normal insanlardan farklı olarak gözünde harfler kelimeler rakamlar hareket ettiği için ne okumayı ne de yazmayı pek beceremez ve doğal sonuç olarak başarısızlığı devam eder ama tek farkla artık agresif değil de hayattan bağını kopartıp kimseyle konuşmaz. ta ki yeni resim öğretmeniyle tanışana kadar eskiden kendisi de disleksi olan resim öğretmeni ona yardım eder ve potansiyelini keşfeder. artık daha mutlu ve başarılı bir çocuktur.
film aslında gösteriyor ki bir öğretmen bir çocuğun hayatını baştan sona değiştirebilir. burada da resim öğretmeni öğrencisinin hayatını köklü biçimde değiştirdi.
şunu yapmamak gerek sorunları büyütmemek gerek . ben ilkokul stajında iken filmdeki çocuk gibi disleksi olan birçok öğrenci vardı. aslında disleksi zeka geriliği de değildir ama insanlar çocuk biraz yavaş öğrense okusa yazsa hemen eleştiriye başlayabiliyor. bu yüzden bana kalırsa daha çekingen içine kapanık çocuklardı belki de onlara yönelik denilenlerin farkındalar. önemli olan aslında ötekileştirmeden sorunu çözebilmek...
devamını gör...

bebek bakmak

hem zor hem de çok tatliş bir eylemdir. bebekler dünyadaki tek tatl varlıklar bence. ağlamaları gülmeleri her şeyleri altına yapmaları bile sevimli. zaten ileride evlenirsem de bebeğim olsun diye evlenirim sanırım.
devamını gör...

hanefilerin şafilere çamur atması

aralarında ayrım olduğunu sanmıyorum. zaten ikisi de hak mezheptir. en basitinden ailem doğulu olduğumuz için şafii ama ben batıda büyüdüğümden hanefi mezhebi üzerine çoğu şeyi öğrendim. aralarında pek fark olmasa da birkaç farklılıktan dolayı artık hanefiyim diyorum. hanefi olmak ya da şafii olmak arasında yorum farkı dışında her şey aynı.
devamını gör...

küçükken yapılan saçmalıklar

ben 2. sınıftayken okulda "kanlı gelin" diye anlatılan bir olay vardı. çoğu kişi benim sınıftakiler de dahil okulun arka bahçesine gider ve bir daireye taş atardı. çünkü orada kanlı gelinin ruhunun olduğunu düşünürlerdi. okuldaki öğrenciler arasında kanlı gelin efsanesi vardı. bu efsaneye göreyse bir kız evlenmek istiyor babası izin vermiyor o da gelinlikle intihar ediyor ve hala ruhu da bazen intihar ettiği yani bizim okulun içindeki daireye geliyordu. dairede okulun kömürlüğü her teneffüs öğrenciler gider kapıya taş atar ya da dairenin kapısına yaklaşmaya çalışırdı. hatta bir keresinde elim kanamıştı ve gidip kapıya sürmüştüm çünkü bu şekilde kanlı gelinin kana geleceğini düşünüyorduk. tabi gelen olmadı. 3. sınıfta bunun doğru olmadığını toptan öğrenciler olarak nihayet anladık.
yalnız ilkokulda böyle saçma söylentiler neden engellenmemiş anlamış değilim. çünkü arka bahçeye gidemeyen bir kısım da vardı korkuyorlardı. bazısıysa benim gibi dairenin kapısına kadar gidiyordu. tamamen yanlış bir durum.
devamını gör...

çocukken yanlış bilinen şeyler

küçükken teyzemin kişisel bakımıyla ilgili eşyalarını karıştırırken rolon gördüm ve gidip bu ne için diye sordum. o da basitçe koltukaltı için kullanılıyor dedi. ben de o günden sonra rolonu alıp bütün koltuk altlarına sürmeye başladım. sürerken de ya bu küçücük nasıl yetecek koltukların altı için çok az diye düşünüyordum. bir süre böyle yapmaya devam ettim. en son annem gördü baya güldü, rolonun tam olarak ne işe yaradığını söyledi.
küçükken de tam safmışım.
devamını gör...

recm

aklıma direkt bu film gelir. tabi bu film amerikan filmi bu yüzden islam'ı ne şekilde aktardığı tartışılabilir.
devamını gör...

psikoloji ve hukuk

her tm'den tercih verecek öğrencinin arasında kaldığı durumdur. günlerce bunu düşünür hangisini seçmeliyim der. aile arasında hukuka yönlendiren kişi sayısı muhtemelen daha fazla olacaktır. psikolojiye yönlendiren bir kısımsa doktor ol bunu oku diyecektir.
en iyisi öğrencinin yeteneği neye yatkınsa o bölümü seçmesidir.
devamını gör...

ayrılık

geride arkada bırakmaktır. ayrılmak başka yere taşınmak bir insanı terketmek ölüm vb. çeşitli nedenlerden olabilir.
devamını gör...

tıpçı kibri vs hukukçu kibri

evet iki bölümdekilerin de kibri üst düzeydedir genel olarak. tıpçıların bir tık daha fazla olabilir. hukuk eski cazibesini kaybettiği için tıpçalarla yarışamazlar bana kalırsa.
devamını gör...

ilk buluşma

heyecanlı olaydır . ilk defa karşındaki kişiyi canlı görecek ya da ilk defa dışarıda bir ortamda göreceksinizdir. heyecanlı olursunuz ilk anda eliniz ayağınıza dolaşır muhtemelen. ilk 10 dakikadan sonra akışı birlikte belirlersiniz.
devamını gör...

telefonunuzun başına gelenler

ilk telefonumu tuvalete düşürdüm ve sonra teyzem telefonu aldı ama artık işlevsiz hale gelmişti. telefon çöp oldu. ikinci ve üçüncü telefonumun başına yere düşürmelerim dışında büyük bir sorun gelmedi. dördüncü telefonumun ise başına gelmeyen kalmadı. yurtta yatağım üst ranzadaydı telefonumu birçok kez yere düşürdüm ve telefon dağıldı ama ekranına bir şey olmadı. bu telefon da tuvalete düştü ama bu kez kendim aldım. sonra telefonu alkolle sildim saç kurutma makinasıyla kuruttum en son kırık pirincin içine koydum hala çalışıyor. beşinci telefonum daha yeni inşallah başına bir şey gelmez.
devamını gör...