aydınlıkızı

aydınlıkızı
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 801.246
  • Kayıt: 2018-04-29 21:54:29
  • En son giriş: 2018-07-18 01:57:11
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 5
  • Aktif Tanım: 241
  • Açılan Başlık: 82
  • Artı Oy: 1514
  • Eksi Oy: 0
  • Alınan Artı Oy: 942
  • Alınan Eksi Oy: 33
  • Alınan Favori: 84

aydınlıkızı - en beğenilmeyen tanımları

kadınların aklen noksan olması

burada illaki bir karşılaştırma yapılacaksa, vakıaya baktığımızda karşı cinse nispetle değil kadının kendi vicdanına nispetle aklen daha zayıf olduğunu söylemek gerekir.
illa karşı cinsle karşılaştırma yapılacaksa da erkeğin kadına nispetle duygusal olarak daha zayıf olduğu söylenebilir.
sonuç olarak yaratılışta kadınlar duygusal yönden erkeklerse mantık bakımından daha üstündür diyerek bir uzlaşmaya varılabilir.
şunu da eklemek gerekir, kadının vicdanı, aklından daha kamildir dediğimizde onun aklının erkeğin aklından eksik olduğu sonucu çıkmaz. burada sadece oransal bir üstünlük söz konusu.
*
devamını gör...

az bile erdoğancıyım

erdoğan hükümeti öncesinde yaşadığı sıkıntıları anlatarak, “yeni türkiye/eski türkiye” karşılaştırması yapan ve bu yüzden erdoğan’ı desteklediğini açıklayan kişinin söylemi.
twitter’da clark sedadi’nin başlattığı furya*.


“1993... parmağındaki alyansı oğlunun çapa'daki tahlilleri için hastanenin karşısında bozduran bir kadının oğlu olarak az bile erdoğan'cıyım.

hastane kapısında sıraya isim yazdırmak için, annesiyle sabahın 5'inde çapa dolmuşlarına bindiğini unutmayan tuberkulozlu bir çocuk olarak az bile erdoğan'cıyım.”

“2016 mayısında diyarbakır'ın çüngün ilçesinin dağlarının ortasında ki bir köyünde rahatsızlanan babamı ambulansla aldırıp 180 km uzakta ki dicle ünv. hastahanesinde yoğunbakıma alıp 17 gün sonra 1 kuruş alınmadan taburcu edildiği için az bile erdoğancıyım...”

“ortaokulda, çok sevdiğim başörtülü türkçe öğretmenimin başörtüsü sebebiyle ağlaya ağlaya görevden el çektirildiğine şahit olan ben, bugün, başörtümle öğretmenlik yapabildiğim için az bile erdoğan'cıyım.”
devamını gör...

din bilim çatışması

ortaçağ avrupa’sında bilim ve hristiyanlıktan bağımsız olarak değerlendirirsek, dinle bilim arasında çatışmadan ziyade çatışıyorlarmış izlenimi veren bir fark var: dinin belirli sabiteleri var, bilimse zamana ve şartlara göre değişir, gelişir. çünkü bilim birikimseldir.
bununla ilgili bir örnek vermek gerekirse, rahman suresinde birbirine karışmadan duran iki denizden bahsediyor. nesefi bu ayeti, bilimsel hiçbir araştırmaya gitmeden, henüz böyle bir deniz de keşfedilmemişken “kudret sahibi Allah’ın bir mucizesi” olarak değerlendiriyor.
yüzyıllar sonra bu birbirine karışmayan biri tuzlu biri tatlı iki suyun bulunduğu deniz keşfedildi.*
belki de bu deniz keşfedilene kadar müfessirin bu söylediği bir safsata, bağnazlık olarak değerlendiriliyordu.
bu sebeple bilimi dine referans etmenin yanlış olduğu söylenir.
devamını gör...

ammice

halkın konuştuğu arapça. her arap ülkesinin farklı bir ammicesi var. bir ürdünlü bir katarlının nereli olduğunu konuşmasından anlayabiliyor. karadenizlileri r harfini söyleyişlerinden tanıyabildiğimiz gibi.

--- alıntı ---

ferid aydın ammice için: "islam'a açılmış bir savaştır" der.

--- alıntı ---

dil bozulmamış bir şekilde akademide, ilmi ve bilimsel çalışmalarda kullanılmaya devam ediyorsa o kadar da ciddi bir mesele olmadığı kanısındayım. hatta zenginliktir diyebiliriz. her dilin ammicesi vardır.
türkçe her bölgenin kendi karakterine göre farklılaşıyor. dilin özüne bir zararı da olmuyor.
“ne yapıyorsun?” sorusunun onlarca söylenişi vardır:
napıyon, notin*, nedin*, napin*, nişlin*, nörüyon* görüyorsun) benim bildiklerim.
araplar da bizim gibi konuşma dilinde kolaylığa gitmişler. bu çok doğal. neden? demek için لأي شيء yerine لَيْش diyorlar mesela. bunun gibi.
arapça kur’an dilidir bozulmamalıdır tabii ki. bozulmayacaktır da inşallah.
devamını gör...

namazın kötülüklerden alıkoymamasının sebepleri

günde beş vakit olması olabilir.
hocamızın* anlattığına göre, bir tanıdığı namaza başlamış. hoca namaza başladıktan sonra hayatında ne değişiklikler olduğunu sormuş. arkadaşı:”artık çapkınlık yapmaya fırsat bulamıyorum hocam, öğleyi kılıyorum ikindi vakti oluyor ikindiyi kılıyorum akşam vakti giriyor” demiş.
devamını gör...

seni içimize aldık ve seni eğitemedik

başka bir yerden gelen bir yabancıyı aralarına aldıklarını, onu eğitmeye çalıştıklarını ve fakat eğitemediklerini düşünenlerin sarf ettiği söz.
orijinali meşhur vallahi bunlar eğitilmezdir konuşmasında geçen “sizi içimize aldık ve sizi eğitemedik”tir.
bunu söyleyense taa trabzonlardan kahramanmaraş’a gelen bir kediyi söz dinlemediği için azarlayan gamzade’dir.
devamını gör...

yeri geldiğinde bir türlü doğru söylenemeyen sözler

(bkz: bir musibet bin nasihatten evladır)
tam yeri gelmiştir, söylemek istersiniz, söylemeseniz de olur, söylersiniz ama doğrusu o değildir.
misal *
“o kadar anlattık ona. şimdi bizi dinlemediği için çok pişman.”
“işte bak! bir nasihat bin.. neydi?”
“bir musibet bin nasihatten evladır*

edit: bu sözün doğrusunu yine mi tutturamadım?* başlık bulunamadı diyor.
devamını gör...

bilim yeterince ilerlediğinde dinlerin ortadan kalkacak olması

dünyadakilerin, etrafında olup bitenleri çözdükçe hakimin aslında kim olduğunu unutmaya başlamaları, artık egemenliğin kendilerinde olduğu hissine kapılmaları.
(bkz: bilgi egemenlik içindir)
francis bacon
ama o kadar aciziz ki yapabildiğimiz tek şey tümevarımla etrafımızda olanları anlamaya çalışmak.
en mükemmel, en dikkatli insan bile ufak bir hatasıyla her şeyi batıracak acizlikte.
ve bence her insan bu acziyetin, sonuna kadar farkında.
devamını gör...

tustin jrudeau

(bkz: justin trudeau) isim ve soyisminin baş harflerinin yer değiştirmiş hali.
bir özelliğiyle ün yapmış birini taklit ettiği düşünülen birine, bir tür “taklitler aslını yaşatır” deme şekli.
bkz:
devamını gör...

modern çağda ölüm anlayışı

çağımıza özgü bir anlama problemi değil kanaatimce.
insan fıtraten ölümü istemez. o yüzden “ağızların tadını kaçıran ölüm” dememiş mi?
hazreti adem ölümsüzlük ağacına yaklaştığı için cennetten çıkarılmış.
peygamber efendimiz kendi çağında kendi kavminin ölümü anlamasını temenni etmiş.
devamını gör...

mesela

“genellikle düşüncelerimizi örneklendirerek dile getiririz. bizde bol bol “mesela” diyerek konuşma alışkanlığı var. buna dikkat etmek lazım. meseller aynı zamanda perdelerdir, anlattığı kadarını gizler. bazen daha fazlasını.”
devamını gör...

aklının dibini göstermek

hiçbir kaygı gütmeden, zihindekileri olduğu gibi aktarmak.
sözlükte biraz da 90 tanıma ulaşabilmek için yaptığım.
not: bu başlık da bu amaçla açılmıştır.
ikinci not:“aklınızın dibini göstermeyin” annemin çok sevdiği evlatları için söylediği cümledir aynı zamanda
devamını gör...

bir tanrının psikolojisi

bir tanrı’nın diye düşünüyorsa çok tanrıcı ve psikolojisinden söz ediyorsa teşbihçi birinin değerlendirebileceği bir mesele.
tanrı’yı çokluktan ve benzerlikten soyutlayan kişinin bir tanrı’nın psikolojisini tasavvur edebilmesi imkansızdır.
devamını gör...

türkiye’deki illerin eski isimleri

ülkemizde bazı yer isimleri türkçede hiçbir anlama gelmiyor. sebebi daha önceki isimlerinden evrilerek son hallerini almış olmalarıdır.
örneğin;
konya: iconium
edirne: adrianapolis
istanbul: konstantinapolis

ayrıca,
üsküdar: skutarion
biga: pegea
devamını gör...

zihin

çöplük. “zihinleriniz terbiyesiz sizin!” terbiye etmediğimiz sürece hiçbir işe yaramayan bilgiler çöplüğü.
işte bunlar hep internet. twitter, sözlükler falan*)
devamını gör...

din toplumların afyonudur

belki de toplumlar afyon müptelasıdır. belki afyonsuz yaşayamıyorlar. eğer bu cümle aşağılamak amacıyla söylenmişse toplumları da dinleri de aşağılamak anlamsız. çünkü bence bu bir vakıa ve insanlara “neden bir dine mensupsunuz” diye sormak “neden su içiyorsunuz” demekle aynı.
ha vakıayı anlatmak içinse başka.
devamını gör...