nostradamusun kanguru

nostradamusun kanguru
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 5440.11
  • Kayıt: 2014-12-16 17:24:00
  • En son giriş: 2018-06-25 16:06:35
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 0
  • Aktif Tanım: 2686
  • Açılan Başlık: 512
  • Artı Oy: 5104
  • Eksi Oy: 1636
  • Alınan Artı Oy: 5724
  • Alınan Eksi Oy: 489
  • Alınan Favori: 50

nostradamusun kanguru - en çok favorilenen tanımları

osmanlıda coğrafya

zor zanaattir vesselam, hele eğitimi daha bir zordur. düşünsenize osmanlıda öğrenciler coğrafya dersinden sınava giriyor.

-bre deyyus. o ne biçum evren-i aladır? harita öyle mi çizilir zındık!
+sen kendine bakasun deyyusu ekber! gargacuk burgacuk ege havzası mu olurmuş?
-hem nerededur oranun eflak-ı boğdan'u?
+bre ala! orayı da mu alduk?
-dün alduk.
+hayde bre..çaktık desene. bari babaya sorayum da cenke çukayum.


akşam, şehzade babası padişahın yanına gider.

-hösttre bre baba, bi otur ottuğun yerde yoksa bu okul bitmez.
+çakarum ağzuna veled-i hayta! boğdururum senu Allahıma kitabuma..
-ben sevdiğim mesleği yapacağum.
+öperün sevgini! def olasun bre zındık!


gerçi o kadar eskiye gitmesek de işin kolay tarafları da yok değil. misal kentlerin gelişmişlikleri, yönelimleri falan vardır. belli başlı sanayi evreleri vardır.

-ali'cim, say bakalım gelişmiş sanayi kentlerimizi
+izmirde aliağa, turhalda şeker, zonguldak’da kömür...
-aferim. 10!


osmanlı'ya dönecek olursak..

-bre abdülressam; söyle bakalım. devlet-i ali osman’ın nerelerinde ne var?!
+trablusgarp’ta kale, cezayir’de köprü, tunus’da cami, mısır’da kale, arap yarımadasu’nda kale ve köprü, eflak-boğdan’da asker ve kale, bosna’da köprü ve cami, mora’da kale, kırım’da asker, girit’te kale, anadolu’da kale ve köprü ve asker. …bittü!
- afferin veled… 3!


Allahın hakkı 3'ya, ondan.

zenginmişiz eskiden; tıpkı şöyle:

-söyle bakalım maykıl. ülkemizin önemli sanayi tesislerini say bakalım.
+eeeee… kuzey karolayna’da çelik, niyork’da kereste, ohaaayo’da linyit, dakota’da iplik, teksas’da petrol, şikago’da otomobil, nevada’da elektrik, mayami’de gemi inşaa, kaliforniya’da elektronik, kansas’ta tekstil, vircinya’da sigara, arizona’da motor, montana’da cam, ayova’da şeker, tenes’de silah, pensilvanya’da kağıt, merilend’de un ve yağ, alabama’da uçak, alabama’da uçak… alabama’da uçak… alabam… alaska’da dondurma?!


kızılderili soyu da dondurmaya kadar gelebiliyor. onlarda ata sayılır. zor zanaat coğrafya; o zamanda bu zamanda.
devamını gör...

her eve buzdolabı giriyorsa demek ki bir refah seviyesi var

bir tayyip erdoğan sözüdür; tayyip erdoğan'a göre gelişmişliğimizin ve huzurumuzun göstergesidir.

her evde buzdolabı var kardeşim, daha ne istiyorsunuz? 16 yıldır da ölümüne beton döküyorlar, daha ne yapsınlar? yol yaptılar, köprü yaptılar? liverpoollu, parisli bacılarımız kıskanmasın da n'apsınlar? bakıyorlar türkiye'ye, her evde buzdolabı var kardeşim. bunu mevcut iktidar başardı.

hele öyle bir asgari ücretimiz var ki; kampanyaya denk getirirseniz 2 tane falan alabilirsiniz. bir ayda 2 buzdolabı! ha, no frost olur olmaz ona bir şey diyemem.
devamını gör...

nagehan alçı'nın yayınladığı erdoğan'ın üniversite diploması

diploma gerçek olsa erdoğan bütün söylenenleri yutmaz, milletin gözüne kafasına sokardı bu diplomayı... tüm dünyaya one minute diyen dünya lideri diploma konusunda mı susacak?

deniyor ki adam %50 oy almış diploma falan lazım değil. en güzel cevabı yine ince verdi; ben de çok güzel araba kullanıyorum o zaman bana da ehliyet lazım değil. aynı hesap.

t.c anayasasında cumhurbaşkanı olma şartları bellidir. 25 yaşında istersen 50 tane diploman olsun, olamıyorsun misal. niye? yaşın tutmuyor.

50 yaşında da istersen donald trump kadar nüfusun olsun dünyada, diploman yoksa cumhurbaşkanı olamıyorsun. bu kadar basit.

yasaların koruyucuları yasaları çiğniyor, millet alkış tutuyor ben şaşıyorum. beştepeki kaçak saray mesela.. mahkeme daha inşaat halindeyken durdurma kararı verdi, erdoğan bas bas bağırdı sıkıyorsa gelin durdurun diye. tık yok.

kendini hukuküstü bir adam ilan eden ve/veya o yolda tam gaz ilerleyen bir genel başkandan bahsediyoruz. pardon; diplomasını fetöcülerin imha ettiği iddia edilen bir başkandan.
devamını gör...

sokak ortasında karısını döven adama uçan kafa atan adam

insanlar kendi adaletini sağlamaya kalkarsa ülke yaşanacak ülke olmaktan çıkar.

tut, ayır, neeaaabiyon leeen de; polis çağır, bitsin gitsin, alsın cezasını deyyus. şiddet gören kadına ambulans çağır.

aha kadını dövüyo, sen kim köpeksin diyip dalmak ne lan? işte bunlar hep muz cumhuriyeti. cinsiyetçilik mevzusu değil, dayak yiyen başka bir erkek olabilirdi; çocuk olabilirdi, kedi-köpek olabilirdi... ne yapacağız, her kavgaya kafa göz biz de mi dalacağız, adama bir kafa attılar da adalet yerini mi buldu?

hem döveriz hem polise veririz kafasına hiç girmek istemiyorum, o başka bir cumhuriyet.
devamını gör...

kendini şikayet etme özgürlüğü

bir nevi göze batma çabasıdır. artistliktir; ben yaptım oldudur.

fakat sözlük yönetimi bu şımarma özgürlüğümüzü elimizden alarak, diktatörlüğe doğru koşmaya başlamıştır. bir kere insan kendi tanımını şikayet etme bilincine ve erdemine ulaşacak ki başkalarını şikayet etme hakkına kavuşsun. kendine yapamadığını başkasına nasıl yapacaksın? sözlük, kendimizi şikayet etme özgürlüğümüzü kısıtlayarak ne yapmak, nereye varmak istemektedir?

bilmezler midir ki geçmişimiz, kendini şikayet özgürlüğü elinden alınmış yazarların mücadele ve zaferleriyle doludur. bugüne kadar kimse tarihinden ders çıkartamadı ise o tarih yeniden yazılır, şikayetçi gençlik yine yeni yeniden haklı mücadelesinde yerini alır.
devamını gör...

hızlı okuma teknikleri

sanılanın aksine satırlara hızlı hızlı göz gezdirip kavrama mevzusu değildir.

bir sayfa a4 düşünün, sayfanın ortasındaki bir kelimeye gözünüzü diktiğiniz vakit sadece o kelimeyi gördüğünüzü zannediyorsunuz; amma velakin gözünüz aslında tüm sayfanın fotoğrafını çekip beyine atıyor. hızlı okumanın 1. aşaması, göz kaslarını geliştirip göz merceğinize bir nevi zoomlama yaptırabilmek; tam sayfayı gözünüzü oynatmadan seçebilmek için.

asıl mevzu buradan sonra başlıyor.

tam sayfanın fotoğrafı beyine yerleşti. orada olduğunu biliyorsunuz; size ise dönüp bakmak kalıyor. nasıl dönüp bakacağını merak edenler iban numaramı özelden isteyebilirler. oldu o zaman, tüm sırları dökeyim buraya millet aç kalsın. yeak yeaa.
devamını gör...

commandos 2

hey gidim hey.

dağlar dereler barajlar mı patlatmadık... nazi kamplarına kılık değiştirip usul usul mu dalmadık. ses çıkarmayacağız diye kılı kırk mı yarmadık.

bir de utanmazlar assasin s creed serisine ''off çok kafa patlatık'' diyolar. bilmiyorlar ki ortada bir commandos gerçeği var.
devamını gör...

17 yaşındaki bebelere ak parti iktidarı öncesini anlatmak

--- alıntı ---

aahh gençler ahh, siz bilmezsiniz, yetişmediniz o günlere… akp kurulmadan önce camiler ibadete kapalıydı, hepsi ahır yapılmıştı, cuma namazına gitmek isteyenlere cehape zihniyeti tarafından eziyet ediliyordu, gözyaşları içinde abdest almaya çalışanlar, belden üstü çıplak deri pantolonlular tarafından kahkahalarla kırbaçlanıyordu, cenaze namazı bile yasaktı, musalla başında vals yaparlardı, ezan filan bilinmezdi, yeni doğan bebelerin kulağına arya okunurdu, oruç tutanlar zindana atılırdı, kurban bayramında boğa güreşine gidilirdi, ramazanlarda noel baba'nın eli öpülürdü, imam hatip liseleri yoktu, illa din adamı olmak isteyenler heybeliada ruhban okuluna gidiyordu, henüz türgev yurtları açılmamıştı, zavallı öğrencilerimiz manastırlarda barınıyordu, teog sınavına girenler, zorla aya nikola kilisesine kaydediliyordu. diyanet işleri başkanlığı yoktu, din işlerimiz ismet inönü döneminde vatikan'a bağlıydı, kemal kılıçdaroğlu döneminde fener rum patrikhanesi'ne devredilmişti. üniversiteye sadece kaymak tabakanın, seçkincilerin, tuzu kuruların, belirli zümrelerin çocukları girebilirdi, anadolu çocukları üniversiteye alınmazdı, profesör aziz sancar mesela, türkiye'de okula alınmadığı için liseyi katar'da, üniversiteyi suudi arabistan'da okumuştu. anadolu'nun bağrından çıkmış başbakanlarımız yoktu, genellikle saksonyalı veya edinburghluydular. dindar cumhurbaşkanlarımız yoktu, öncekiler putperestti. tbmm yoktu, lordlar kamarası vardı, milletvekillerimiz kont, dük, markiz, düşes'ti. istanbul'un adı konstantinopolis'ti, belediye başkanları bizans tekfuruydu, boğazda köprü yoktu, yüzerek geçiyorduk.

--- alıntı ---

(bkz: yılmaz özdil)
devamını gör...

zamane kızları

yeni bir kavram girdi hayatımıza bilmem farkında mısınız?! artık orta yaşlı teyzelerin de, yaşını başını almış dedelerinde sözlenmiş gibi ağızlarından düşürmedikleri bir terim var: ‘’zamane kızları…’’

bir sohbet esnasında ya da ailecek gittiğiniz bir restoranda, iş yerinizde, yatak odanızda; kısacası her yerde bu kelimeleri en az bir kere duymuş olmalısınız. hatta şöyle devam ederler,

‘’bizim zamanımızda kızlar yüzlerini yerden kaldırmazlardı. hanım hanımcık olurlardı. yemek yapmayı, bulaşık yıkamayı bilir, iyi bir ev hanımı olurlardı. namuslarını korurlardı. şimdikiler fena, gözleri dışarıda hepsinin, bizim oğlanlara da dadanmazlar inşallah!’’

öyle bir dönem yaşıyoruz ki, artık ebeveynler oğullarını kızlardan korur hale geldiler. anneler pür dikkat, sanki kocalarının çapkınlıklarının peşindelermiş gibi, oğullarının kıyafetlerinde parfüm kokusu arar oldular. genel olarak kızlara nazaran daha serbest yetişen erkek çocuklara, daha fazla öğüt verir hale geldiler.. örneğin babamın ben üniversite için istanbul’a gitmeme yakın ettiği bir çift laf vardır, kıymetlimdir.

‘’oğlum, paraşütsüz atlama!’’

arkasından yüzümde beliren şapşal bir gülümseme…

‘’ben? atlamam, tabi, yok canım!’’

yılların tecrübesi, yer mi adam, her neyse…

ben ki ders mevzuları dışında serbest yetişmiş biri, ilk defa üzerimde bir baskı hissettim. cüzdanımdan prezervatifimi ayırmaz oldum. bu durumun yaşanmasının üzerinden seneler geçti ve ebeveynlere göre durum daha da vahimleşti.

artık kızlar, bir an önce erkek arkadaşlarını aileleriyle tanıştırıp yüz göz etmek istiyorlar ki erkek milletinin ayakları titresin şöyle bir. neyle karşı karşıya olduklarını bilsinler ki, hatun istemeden ayrılık falan olmasın.

halbuki eskiden, ferhan şensoy’un pardon filminde de izah ettiği gibi,

‘’ben kahvede asuman benimki demişim bir kere!’’ mantığı var idi. yani erkek ister, ailesiyle görüşülür, oğlan az da olsa para kazanıyorsa kız verilirdi bir güzel. direk başlık parasıyla da kapıyı çalabilirdiniz tabi.

ya da görücü usulü vardı misal. yine erkek mahallesindeki kızı uzaktan süzer, ailesine haber verir, danışıklı dövüş neticesinde nasıl olduysa artık kızla oğlan birkaç saat yalnız başlarına kalma fırsatı bulur, neticesinde de evlenip giderlerdi.

‘’zamane kızları…’’ deyimini yaratanlar içinse hala en iyi yollar bunlardır.

aslında bu durumu yerden yere vurup, ağzından kan getirene kadar eleştirebilirdim ama içimden bir ses ‘’bu sefer yönlendirme yapma, herkes kendi karar versin.’’ diyor. sahi merak ediyorum, eski tip erkek-kız ilişkilerini daha makbul bulan var, büyük şehir evladı kız var mıdır acaba hala?

örneğin babası trilyoner bir kız, içten içe o tip bir yaşam istiyor mudur? ya da…

-baba?

-efendim kızım?

-ben sizin tabirinizle yollu oldum, ama bana göre sadece sevdiğimle cinsellik yaşıyorum.

-ne?

-yollu oldum baba…
devamını gör...

hollanda ya teşekkür etmemiz lazım

klasik akepe zihniyeti... kendi kendine korku yarat, gider yap, asarız keseriz de, ''işte bunlaaaaaarrrr lölölölö'' diye meydanlarda bağır; sonra bir zafer ambiyansı yaratmaya çalış, oy topla.

balyoz ve ergenekon davalarında görmedik mi bu senaryoyu... kandırıldık dediler, o gün asıp kestikleri adamları fetöden boşalan mevkiilere yerleştiriyolar şimdi.

israil'e one minute derken görmedik mi...

mavi marmara 'da görmedik mi... sözde haklıydık, neredeyse özür dileyecek pozisyona düştük sonra.

rus uçağını düşürdüğümüzde görmedik mi... pilot ailelerine tazminat ödüyoruz şimdi.

suriyeleriler için avrupa'yı tehdit ediyorduk bir kaç ay önce, açarız sınır kapılarımızı görürsünüz diye... ona ne oldu?

öte yandan, vaatler vardı bir de.

geçen sene avrupa'ya sözde vizesiz gidiyorduk, şimdi devlet bakanı kendi konsolosluğuna bile gidemez halde.

liste uzar... uzar da uzar..
devamını gör...

chp iktidarda olsa yine evet der miydin

(bkz: tabii ki hayır)

partiler üstü bir durum olduğu içindir ki... özetle topuna hayır.

sağdan ya da soldan, diğer yüzde ellinin sesini tamamen kesme olayından başka bir şey değildir bize dayatacakları sistem. aman solcular iktidar olmasın yahut aman sağcılar iktidar olmasın diye yasamayı da yürütmeyi de tek adama al yavrum güle güle kullan deyü vermenin manası yok.

adalet herkese lazım.
devamını gör...

baba olunca hayatın resetlenmesi

insan anasını babasını kayıtsız şartsız sever, canından çok sever hatta; istisnai durumlar hariç.

ama o sevgi, talep eden sevgisi olmuştur hep. anneye, babaya beklentili bir sevgi. lakin baba olunca sevgiymiş, aşkmış, bilmem neymiş sıfırlanıyor birden bire. talep edilen pozisyonuna geçiyorsun zira.

çocuğun için yaşamaya, çalışmaya, koşturmaya başlıyorsun. o ''tamam'' olsun da, mühim değil gerisi hani. amaç haline dönüşüyor hayat; her şey o oluyor. sigarayı bırakacaksın misal, kendi sağlığın için bırakmıyorsun sigarayı, çocuğun babasız kalmasın diye bırakıyorsun. aidiyet duygusu hissediyorsun, neden ''var olduğunu'' keşfediyorsun içten içe.

2,5 aylık oldu oğlum; doğduğu günden önceki 28 yıllık hayatımı düşünüyorum misal, ulan nelere kafa yormuşum, ne bencillikler etmişimdiyorum kendi kendime. ama babalık öyle bir şey ki, kendi hataların için de bir kılıf uyduruyorsun hemen; çocuğuma aynı şeyleri yaşatmamak için, uyarmak için ben tecrübe ettim bunları diyorsun.

Allah isteyen herkese nasip etsin.

o ''reset'' yaşanınca büyüyorsun zira.
devamını gör...

akp gafları tam liste

(bkz: askerlik yan gelip yatma yeri değildir)
(bkz: cesur amerikan askerleri için dua ediyorum)
(bkz: babalar gibi satarım)
(bkz: kriz bizi teğet geçecek)
(bkz: ananı da al git)
(bkz: sayın öcalan)
(bkz: başbakan sensin ister asar ister kesersin)
(bkz: bir ucube koymuşlar garip bir şey dikmişler)
(bkz: köpeklerine arap ismi veren türk faşistleri)
(bkz: biliyorsunuz kemal kılıçdaroğlu alevi)
(bkz: ben yargıya karışmıyorum onlar da bana karışmasın)
(bkz: 5 sene avrupa ya gitmesek ne olur)
(bkz: kredi notumuzu kendimiz ölçeriz)
(bkz: ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim)
(bkz: gavur izmir)
(bkz: gemi var gemicik var)
(bkz: çok okuyan arkadaşlar şimdi sefilleri oynuyor)
(bkz: kadinlar is aradigi icin issizlik yuksek)
(bkz: ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum)
(bkz: sel riski varsa üst komşunuzda kalın)
(bkz: ölmek madencilerin kaderinde var)
(bkz: hayat içki ve seksten ibaret değil)
(bkz: madenciler güzel öldüler)
(bkz: yatıyoruz tuzla kalkıyoruz tuzla)
(bkz: alkol içmeyin üzüm yiyin)
(bkz: başbakanımız ikinci bir peygamber gibidir)
(bkz: ben çevrecinin daniskasıyım)
(bkz: başbakan uçurumdan atlarsa biz de atlarız)
(bkz: biliyorsunuz kemal kılıçdaroğlu alevi)
(bkz: mayo reklamı şehvet sömürüsüdür)
(bkz: takla at da sevindiğini göreyim)
(bkz: istanbul u medine yapacağız)
(bkz: kız mıdır kadın mıdır bilemem)
(bkz: hatamız tekel işçilerine merhamet etmek)
(bkz: iktidar biziz krediyi kimden alacaksın)
(bkz: önemli olan boy değil soy)
(bkz: bayrak da bir bez parçası)
(bkz: her üniversite bitiren iş bulacak değil ya)
(bkz: ben giriyorum siz de girin)
(bkz: karaelmas üniversitesini biz kurduk)
(bkz: turgut özal ın zehirlenmediğinin açıklanması)
(bkz: senin çocuk da işsiz kalsın)
(bkz: abdullah öcalan ile 5 vakit namaz kılardık)
(bkz: bunlar zam değil güncelleme)
(bkz: bekarlık nükleerden daha riskli)
(bkz: evdeki mutfak tüpü de riskli)
(bkz: tatlıses uyuyordu uyandırmayın dedim)
(bkz: hz muhammed e dedim ki)
(bkz: potansiyelimizi görmek için yardım almadık)
(bkz: yasadışı işiniz yoksa istediğiniz kadar konuşun)
(bkz: ne yapsaydık elimizde kadeh kahkaha mı atsaydık)
(bkz: zehirlenme değil süte karşı hassasiyet olabilir)
(bkz: birkaç mehmet şehit oldu diye tbmm yi toplamayız)
(bkz: okulları imam hatip yapma şansı yakaladık)
(bkz: ayakların baş olduğu yerde kıyamet kopar)
(bkz: iş kazaları medeniyet göstergesidir)
(bkz: obez değil şişko diyelim)
(bkz: lenin’i ölü olarak görmek çok güzel)
(bkz: 4500 ahıska türkü nü vatandaşlığa geçiremem)
(bkz: şişli ile şemdinli aynı imkanlara sahip)
(bkz: köşe yazarları az yazarsa ülke huzur bulur)
(bkz: iktidara geldiğimizden beri ineklerin sütü arttı)
(bkz: akdeniz white sea olarak adlandırılır)
(bkz: rte nin kendi kendini selamlaması)
(bkz: seks cumhuriyetten bahseder)
(bkz: ışidle aramızda 180 değil 360 derece fark var)
(bkz: nerede bir zalim varsa onun yanında olacağız)
(bkz: davutoğlu nun ışid e nankör demesi)

akp mensuplarının yaptığı gaflardır.

başlık uludağsozlukden aşırmadır.
devamını gör...

ihl sözlük veritabanını dünya sözlük veritabanına eklemek

yanan mevzu butonuna mütevellit;

daha önce girdiğim #1900288 istinaden,

hala gereğinden fazla fuzuli görmekteyim olayı. batmış sözlük, batmış. kapanmış. üzerine toprak atılmış. tekrar soruyorum; tepeden inme tanıma ne hacet?

çok mu değer, çok mu kıymet veriliyor oradaki tanımlara; öyleyse açsınlar bir arşiv http://url.si, değerlendirmek isteyen girer bakar. niye dünya sözlük'e gümlemiş bir sözlükten monte yapılıyor?

bu kadar mı mecbur kaldık yani? ya da başka bir sözlüğün emek bekçiliği bize mi düştü? ya da tanımlarının buraya taşındığını öğrenen ve kendi sözlüklerine tanım girmeyip sözlüğü batıran yazarlar gelip burayı mı şenlendirecek umudunuz var?

vallahi de anlayan beri gelsin. beri beri gelsin.
devamını gör...

söğüt

bilecik'in ilçesi.

jandarma ulaştırma taburu ile meşhurdur. küçük bir ilçe olduğundan, esnafın geçimi jandarma taburuna bağlıdır; asker ihtiyaçlarına yönelik mağaza ve dükkanlar çoğunluktadır.

şelale diye bir mekanı vardır minik bir dere kenarında, hafif de ağaçlıktır; hafta sonları mangalcıların mekanıdır.

şirin fast food, menemeni ile meşhurdur.

saltanat fast food, tantuni ve kumrusu ile.

tuğra lokantasında 5 liraya dört çeşit yemek yiyebilirsiniz.

altın makas - kadir berber en çok tercih edilen berberidir.

hayal internet kafe, en hızlı bilgisayarlara sahip kafedir.

ayyıldız otel, uygun fiyata odalar sunar, istenildiğine laptop bile temin edilebilir.
devamını gör...

erdoğan vs putin

--- alıntı ---

putin, leningrad üniversitesi’nden hukuk diploması alırken, bizimki imam hatipten mezun oldu.
putin kgb’ye girdi, bizimki iett’ye girdi.
putin yarbay rütbesiyle doğu almanya’da casusken, bizimki kantin asteğmeniydi.
putin kgb’nin yerini alan istihbarat teşkilatı fsb’nin başkanlık koltuğuna otururken, bizimki taliban’ın dizinin dibinde oturuyordu.
putin düzenli olarak yüzüyor, rafting ve kayak yapıyor, badmington ve buz hokeyi oynuyor, judo ve karatede kara kuşak, dünyada 10’uncu dan mertebesine ulaşmış sadece yedi kişi yaşıyor, putin karatede altıncı dan, judoda sekizinci dan, sambo’da master seviyesinde, silahsız savunma manasına geliyor, aikijutsu, jujitsu, aikido, judo ve güreşin karışımından oluşuyor, modern savaş sanatı kabul ediliyor, bizimki spor yapmıyor.
putin ata biniyor, bizimki düştü.
putin dalgıç, bizimki değil.
putin arkeolojik kazıya katıldı, amfora çıkardı, bizimki “çanak çömlek” diyor.
putin mini denizaltıyla 1400 metre derine indi, bizimki donanmayı imha etti.
putin pilot, bizzat kendisinin kullandığı su-27 tipi savaş uçağıyla çeçenistan’ı vurdu, tu-160 tipi ağır bombardıman uçağıyla havacılık fuarında gösteri uçuşu yaptı, be-200 tipi tanker uçağını kullanarak orman yangınına müdahale etti, bizimkinin ise, hangardaki uçmayan pırpır uçağın koktipinde pilot montuyla fotoğrafı var.
putin piyano çalıyor, brahms, mozart, çaykovski, rahmaninov, schubert, liszt dinlemeyi seviyor, bizimki müzik aleti çalamıyor, makam otomobilinde cengiz kurtoğlu dinliyor.
putin favori şarkısının beatles’dan yesterday olduğunu söylüyor, bizimkinin favorisi uğur ışılak’tan çakma dombıra.
putin bale izlemeyi seviyor, bizimki balenin “belden aşağı bi şey” olduğunu söylüyor.
putin klasik müzik konserlerini kaçırmıyor, bizimkinin kendi adına senfoni orkestrası var, cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası, ona bile gitmiyor.
putin ingilizce, almanca, fransızca ve isveççe biliyor, bizimki arapça ve van münüts biliyor.
putin tarih ve felsefe kitapları okumayı seviyor, ömer hayyam’ın hayranı, bizimki kitap okumuyor.
putin, harley davidson kullanıyor, gençlik festivaline gidiyor, bizimki motor kullanamıyor, gençlik festivalinden vazgeçtik, gençlerin parktaki banklarda yan yana oturmasını bile istemiyor.
putinka adıyla votka var, bizimki ayran için diyor.
putin’in köpekleri var, biri labrador retriver, öbürü çoban köpeği, bizimki köpekleriyle yatıp kalkanları sevmiyor.
putin’in uzay istasyonu, uzay gemileri var, bizimkinin gemicikleri var.
putin nükleer güç, bizimki en az üç.

--- alıntı ---
devamını gör...

sözlüğümüzdeki oylama duyarsızlığı

sözlüğe ilk girdiğim vakitlerden beridir söylüyorum, bir yönetici de çıkıp ufaktan da olsa söylenenle ilgili bir yorum yapayım, fikir alışverişinde bulunayım demedi. ortaya bir mevzu atılıyor, sonra kenara çekiliniyor, konuşulanlar havada kalıyor.

basit bir örnek vereyim.

sözlüğün adı değişeceği ile ilgili görüş bildirimi beklendiğinde dendi ki dünya sözlük düşünüyoruz, ne dersiniz... içine sinen oldu, sinmeyen de. ama dikkat ettiğim kadarıyla kimse çıkıp da ''işte bu!'' demedi. yönetim de bunu hissetti ve sinirlendi gereksiz yere, derviche moderne çıkıp dedi ki özetle, ''kardeşim ben bu isime para verdim, varsa daha iyisi, ödeyin parasını onu alalım.''

hoş diyorsun da bundan bana ne, yazara ne? madem böyle bir şey var, hiç tartışmaya açmadan yap duyurunu geç. başka alternatif düşünülmediğini net bildir. net ol.

bu durum yönetimin sadece ''alkış'' beklediği izlenimi veriyor, öyle olmasa dahi bu izlenimi veriyor.

bir diğer husus...

hali hazırda gördüğüm, yönetim çilek almak istiyor, ama elma gibi görünsün, tadı da muz gibi olsun diyor. böyle olunca da yazarın tadı kaçıyor, zira sözlükten ''beklentisi'' olan adam katkıda bulunur, yazar, çizer. bakar önce, sözlük beni doyuruyor mu diye.

en az 5 kere yazmışımdır, yine yönetim taraf olmasın diye. yahut bir taraf ise açıkça belirtsin diye. desin ki kardeşim biz tamamen muhafazakar görüşlü bir sözlüğüz, siyasi tercihlerimiz de, yaşantımız da, sözlüğümüz de böyle, başka sesler istemiyoruz. yahut desin ki, yazarlarımızın hiçbir görüşü bizi ilgilendirmez fakat beklentileri de karşılarız, çok sesli bir sözlük olmak istiyoruz, bunu da ahlak kuralları çerçevesinde başarırız desin.

tık yok.

tık olmayınca da, yönetimin baaaağzı olaylardaki tavırları can sıkıyor, heves kaçırıyor.

işin, yazar beklentisi kısmına dönecek olur isek; 7/24 elinde telefonla dolaşan bir nesil mevcut, ama sözlüğün bir mobil görünümü yok. ben tv izlerken reklam arasında da girerim belki sözlüğe, belki lavaboda girerim; kim bilir, yemek yerken bakarım belki. herkes öyledir; ulaşılabilirliği arttırırsan eğer.

ha, diyorsan ki arkadaş bizim belli bir bütçemiz var, masraflı işler bunlar, o zaman ilk dediğime gelir; çilek'den muza seyahat olayı.

kaldı ki sözlüğün bir hedef eksikliği mevcut. yazarların bilmediği bir hedef var ise, ar-ge eksikliği mevcut. yani bir sözlüğün hedefi ''sözlük sıralamasında 1. ve 2. sıralara yerleşeceğiz!'' diye bir söylem olamaz. 1. ve 2. sıralara yerleşmek için hedefler belirlenir, hedeflere ulaşıldıkça sıralama ve aktivite yükselir.

hulasa, oylayın, yazın, çizin demekle yürümüyor maalesef. keşke yürüse.

böyle kara bir tablo çizdiğim için affola, ama her şey güllük gülistanlık gibi fikrini beyan eden yeterince insan var, biraz da ''bak kardeşim bunlar da var'' diyecek birileri de lazım değil mi?

evetse artıya, hayırsa eksiye basın lütfen. *


devamını gör...

yarbay mehmet alkan için soruşturma açılması

terörden yüreği yananlara değil de; teröre müsaade edenlere açılması gereken soruşturmadır.

yarbay mehmet alkan'ın kardeşi ölmüş, ne yapsın? üç beş beceriksiz siyasetçinin başarısız politikalarının sonucunu niye asker çeksin? asker kukla mı, git diyince giden, gel diyince gelen köpek mi asker?

eşiyle gezerken sokak ortasında ensesinden vurularak şehit edilen askerin ölüm sebebi ne?

ne dedi yarbay mehmet; 40 korumayla ben şehit olmak istiyorum demekle olmaz. git cepheye diyor. yalan mı söylüyor?

niye hala bu iğrenç politikanın arkasında duruluyor; nasıl müsaade ediliyor, kafam almıyor.

siyasi çıkarlar uğruna askere operasyon izni verilmiyor; takır takır düşüyor mehmetçikler. son 1 aydır, hangi gün şehit haber almadık bir dönün bakın yahu.

insafsızlığa, gamsızlığa, kibre boğulup uzaktan izleyenler;

yarbay'ın sitemini bile çok görenler... ne denir size, bilmiyorum.
devamını gör...

kemalistlerin ülke elden gidiyor sanrıları

kemalist ya da değil; ülkenin elden gidiyor kısmı doğru, sanrı kısmı ise bağnazların hayallerinden başka bir şey değildir.

ne yönden bakarsan bak... dini yönden mi bakıyorsun?

gezi'de camide içki içip ayakkabıyla girdiler diyenlerin, yine camide vip şeridi çektirip namaz kıldıklarına bak. yine aynı tayfanın, ayakkabılarıyla camiye nasıl girdiğine bak. hepsi google kadar yakınında.

din mi demiştik?

memleketin sağında solunda ''cihat'' ve ''özgürlük'' başlığı altında yapılanlara bak; kendi elinle beslediğin ışid'e bak; bir de tüm bunlar olup biterken diyanet'in daha bugün verdiği fetvaya gel: “hac, hikmeti ve esrarı bakımından cihada benzer…”

ayakkabı kutularındaki paraların, sırat köprüsünde ne kadar ağırlık yapacağını söylemiyorum bile...

ekonomik yönden mi bakıyorsun?

açlık ve yoksulluk sınırı aylık 1400 liralara dayanmışken; ülkende kaç kişi asgari ücretle - ortalama 800 tl - maaş ile çalışıyor; bir bak. en basitinden bak.

üretime, tarıma, hayvancılığa bak misal kardeşim?

devletin elinde kalan sektörlere gel. telekom kimde, limanlarımız kimin elinde onlara bak. doğalgaza kış aylarında 300-500 lira arası gelen faturaya bak. bir de o doğalgazın, devlete geliş ve satış fiyatına bak.

deprem vergilerini yol yaptık diyen hükümete bak kardeş.

ama trene bakar gibi bakma; dogmalarını bir kenara bırakarak bak. her sakallıya dede gözüyle bakma diyen atalarımıza selam ederim..

devamını gör...

egosu kabarmayan yazar

bir kaç çeşidi mevcut olmakla birlikte ilk akla gelen ne kadar artı oy alırsa alsın, mütevaziliğinden ödün vermeyen yazardır. isterse sayfalar dolusu nick altı tanıma sahip olsun...

bir diğeri ise onlarca tanım girmesine rağmen ne artılanan ne de eksilenen yazardır. işte bir aksilik olduğunu düşünür. bakar bakar çözemez. egosu kabarmak bir yana öz güvenini yitirir, hevesi kaçar.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

dün ultrasonda oğlumu gördüm ey sözlük. baba oluyorum; erkek çocuk babası (bkz: swh)

itiraf kısmı; gözlerim doldu. 5. aydayız fakat her gördüğümde sanki ilk kez görüyormuşum gibi oluyor.

dualarınızı esirgemeyin..
devamını gör...

uzun yol müzikleri

her zaman olduğu gibi, yolculuklarda da bize eşlik eden şarkılardır.

dipnot : yolculuk var, bir el atın sevabına.

dipnot 2 + tanım combosu : çok naif şarkılar olmaması tercih sebebidir zira ben uyursam, herkes uyur.
devamını gör...

nefretin sahtesi olmaz

emre yılmaz şeytanın fısıldadıkları adlı kitabında açıklamasını şöyle yapmıştır.

--- alıntı ---

sana mutluluk vaat ediyorum diye fısıldadı şeytan, ama ya heyecanlı olacak ya da huzurlu. 'nefrete sevgiden daha çok güvenirim' dedi şeytan. 'çünkü nefretin sahtesi olmaz.' sevginin karşıtı nefrettir diyorlar. hayır. sevginin karşıtı nefret değildir. yalandır. "yaşamın karşıt anlamıysa ölüm değildir, can sıkıntısıdır." dedim bir gün. o günden beri de canım çok sıkılıyor nedense.

--- alıntı ---
devamını gör...