reuwen

reuwen
[ anonim yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 2987.35
  • Kayıt: 2015-06-30 15:30:00
  • En son giriş: 2017-12-12 03:03:13
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 19
  • Aktif Tanım: 772
  • Açılan Başlık: 73
  • Artı Oy: 2690
  • Eksi Oy: 178
  • Alınan Artı Oy: 2963
  • Alınan Eksi Oy: 143
  • Alınan Favori: 30

reuwen - son oylananan tanımları

omayra

yokluğunda bol bol la saeta dinlediğim yazar. canım yazar. dönsün de birlikte dinleyelim, pek bir özledik. *
devamını gör...

omayra

şu an radyoda (hergün üç beş kere en az), beni aşık ettiği "joan manuel serrat_la seate" parçasını çaldığım en sevdiğim canım yazarlardan biri! *
devamını gör...

sermet yeşil

"ulan sen nasıl adamsın be!" diyorum her seferinde. sadece bana mı korkunç geliyor bilmiyorum, ama şu adamın kibrine acziyeti o kadar yakıştırıyordum ki şubat'ta, anlatamam.

"allahım bana zamanı geri getirmek için bir çare bul..."

devamını gör...

sermet yeşil

1 ocak 1977 eskişehir doğumlu, türk sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu. ilk, orta ve lise eğitimini eskişehirde bitirmiştir. üniversite eğitimini 2000 yılında hacettepe ünivesitesi tiyatro oyunculuğu bölümünde bitirdikten sonra sırasıyla ankara devlet tiyatrosu, ankara sanat tiyatrosu, sadri alışık tiyatrosu, tiyatro anadolu topluluklarında oyuncu olarak görev yapmıştır. 2005 yılında eskişehir büyükşehir belediyesi şehir tiyatrolarına katıldı ve halen sinema, kısa film, dizi işleri dışında eskişehir büyükşehir belediyesi şehir tiyatrolarında görev yapmaya devam etmektedir.

şubat dizisindeki şu ses performansı da dinlenilesidir.
devamını gör...

dünyaitiraf.com

çok sayın cogito sözlük,
burada yeniyim ve birçok şeyi bilmiyorum. daha yazar olduğum ilk gün iki nokta parantez kullandığım için uyarıldım. bir gariplik olduğunu anlamıştım zaten, benden başka kullanana rastlamamıştım çünkü. mesela bunları doğru başlığın altına yazıp yazmadığımı da bilmiyorum. henüz başlık açmayı da bilmiyorum zaten. dün bir başlığın altında rastgele butonunun ne işe yaradığını okudum da öyle kullanmaya başladım. şimdilik uzaktan takip ediyorum zaten, pek katılımda bulunmuyorum. ama bence yalnız değilimdir, herkes yaşamış olabilir bunları.sonra mesela, şu sol frame dedikleri yerde kendi adımı görücem diye bir ürperti geliyor ara sıra. en az bir hafta süreyle uzaklaştırılma olayı fena göz dağı veriyormuş. sanırım bu sebeple yazdıklarımı tekrar tekrar okuyorum acaba yamuk bişey yazmış olabilir miyim diye. genel olarak sevdim burayı. sürekli siyasi şeylerden bahsedilmesi biraz hoş değil. ama düşünce özgürlüğü işte. bir de saçma sapan şeylere eksi verenler var. ne anladın da sanki eksiledin diyesi geliyor insanın. neyse.
he, iki gün önce de hiç dostunuz yok yazısına takılmıştım mesela. kurcalarken kendi kendimi arkadaş olarak eklemişim. baya güldüm halime. sana senden başka dost yok kızım diye geyiğe sarıyordum ki tam kendime geldim. el alışkanlığı mesela, gülücük koyasım geldi şimdi. bazen bi hevesle hadi bişeyler yazayım diyorum sonra vazgeçiyorum. alışmam gerek biraz daha sanırım. burayı kullanırım artık heralde sıkılınca. böyle uzun uzun yazmak sözlüğün raconunda var mı mesela onu da bilmiyorum. herkes okumuyordur uzun diye zaten heralde. böyle düşününce fena fikir sayılmaz uzun yazmak. o kadar çok aynı kelimeleri tekrar edip o kadar çok anlatım bozukluğu yapmışım ki, bu kendime saygısızlıktır normalde. ama düzeltmicem. kalsın böyle. şimdilik hoşçakal cogitoitiraf. yine gelicem.
devamını gör...

ama şiiri ben söylüyorum

alageyik şiirini okuyan kamera meraklısı ufaklığın ablasına tokadı çakmadan önceki repliği.

-ikimizi de göstersin
+ya kızım beni göstersin ben şiiri söylicem ya!
-ikimizi de gösterecek
+yaa benim yarısı gözüküyo banane!
-sen acıcık beri git, şöyle yapış bana. ya ben de gözükmek istiyom..
+ama şiiri ben söylüyorum
-tamam şöyle ileri git acıcık

+alageyik! küçüktüm ufacıktım.. (çaaaat!)


o değil de kız aynı benim küçüklüğüm asdfghjklş
devamını gör...

ikizler burcu kadını

hakkında yazılanlara yahya beyin şehzade mustafa mersiyesinden "yazıklar ana reva görmedi bu rayı gözüm" dizesiyle cevap vermek istediğim mazlumlar. ah şu ön yargılarınız! hani çok eğleniyorduk?
devamını gör...

kabak kemane

imamyar hasanovun ağlattığı enstrüman. bir lachin çalıyor, off.

not: imamyar hasanov'un çaldığına kemança diyen de var. emin olamadım şu an. kemançayla kabak kemane farklı diyorlar ama, hayırlısı..
devamını gör...

duble

öldüğü sahneyi her izlediğimde içime öküz oturtan şubat karakteri. deli sermet ve duble nadir kardeş olmak için yaratılmış sanki. sermet yeşil olağanüstü bir yetenek sergilemiş o bölümde. rol gibi durmuyor. Allahım güzel şeyler neden kısa sürer?

"allahım bana zamanı geri getirmek için bir çare bul! Allahım bana zamanı geri ver! bana kardeşimi geri ver! Allahım bana bir çare bul! Allahım!...."

bu adamların çektiği acıları sevmemek mümkün değil.
devamını gör...

petank

bocce sporu disiplinlerinden biridir.

petank fransa'ya dayanan bir oyun olup, günümüzde fransa'da 700 bin civarında lisanslı petank oyuncusu vardır. rekreasyon etkinliği olarak da yaygın biçimde oynanan bir spor olan petank, akdeniz oyunları ve dünya spor oyunları gibi önemli organizasyonlarda da yer almaktadır. uluslararası federasyonu (fıpjp) 1958 yılında kurulmuştur. 4m x 15 m boyutlarında kum, çakıl, toprak, çim türü zeminlerde, 70 - 78 mm çapında metal toplarla, tekler, çiftler veya üçler kategorilerinde oynanır. ayrıca tanımlanmış zor hedeflerin vurulması suretiyle oynanan vurma oyunu (altın nokta) vardır. dünyada çok yaygın bir sistem olan petank oyunu, ülkemizde de hızla yaygınlaşmaktadır.
devamını gör...

kendi halimde

yormayan, baymayan hatta hafif huzur aşılayan can kazaz parçası.


hiç birinize değil kırgınlığım, dargınlığım
hiç bir kadına değil yorgunluğum, yalnızlığım

kendi halimde bir derdim var
nasıl anlatsam kibar kibar

duymaz sağır, uydur bağır

kendi başıma değil sarhoşluğum, baygınlığım
hiç bir duruma değil gerginliğim, hoyratlığım

kendi halimde bir derdim var
nasıl anlatsam kibar kibar

duymaz sağır, uydur bağır

devamını gör...

dünya sözlük

zirve fotoğraflarını sansürlerken dünya logosu kullanmamızı gerektirecek değişim. hayırlı olur inşallah.
devamını gör...

no land

no land, türk, kürt, iranlı ve azeri müzisyenlerin bir araya gelerek oluşturdukları bir müzik grubu. grup üyeleri çok sıkı dostlar ve sürekli birliktelermiş. grupta vokal ve kemanda kamil hajiyev var. kamil azeri. istanbul'a gelmiş ve elektro gitarist sahan lesani'yle tanışmış. sahan da iranlı. sonra gitarist olan mehmet akif ersoy’un da katılımıyla grubu kurmuşlar.

no land, yersiz yurtsuz anlamı taşıyormuş ve grup üyeleri gurbette oldukları için bu ismi tercih etmişler.

perküsyonda yasemin alpalan, çelloda hazal akkerman var. şarkıların sözleri ise senarist vugar hasani’nin kaleminden çıkıyor. üzüme bax, ağrılar, payız, düşünme kaybolursun ve yüzerdik şarkılarından bazılarıdır.

bana göre en güzel parçaları olan ağrılar ile başbaşa bırakıyorum sizleri.
devamını gör...

sözlükçülerin ilkokullarına dair hatırladıkları ilk şey

benim kalemimin kendisine ait olduğunu iddia ettiği için en yakın arkadaşımla kavga etmiştik. hoca yanına çağırdı güzel bi ses tonuyla. sorunu çözecek sandım, yanına gittik. hocam kalem benim ama dedim. öyle mi dedi ikimize de bir tokat attı herkesin içinde. daha yedi yaşındayım. boyum bir metre. kimsin lan sen bana vurmak ne haddine! diyemedim tabi. geçtik oturduk yerimize. bu kadar sudan bi sebeple kız başımıza dayak yemiştik, hoca da kadındı üstelik. ilk dayağımı yediğim o arkadaşım sekiz sene canımdı, ciğerimdi. hocayı da kimse sevmezdi. altıncı sınıftaydık, 1 nisan şakası diye sınıftaki erkekler eteğini yırttılar. o da rezil oldu. oh olsun demedim ama şöyle bi içim cız etti. ben öğretmen olsam böyle hatırlanmak istemezdim. anne gibisin ya sen, anamdan çok görüyordum hatta. az merhametin olaydı keşke. 15sene öncenin mevzusu bak hala nasıl hatırlıyorum. yazık.
devamını gör...

yıldızları seyretmek

istanbul'da pek mümkün olmayan.

oysa yıldızları seyretmek huzur verir insana. toprağa uzanıp ellerini başının altında kavuşturunca insan, sonsuz gibi duran göğü seyre dalınca, kendine bir yıldız seçince hatta semadan, derdini tasasını unutmaz da ne yapar? seçtiği yıldız kayınca hatta gökten, içini bir hüzün kaplasa bile, yerinden doğrulup kollarını iki yana açınca bir film sahnesinin içindeymişcesine, rüzgarın ıslağı ve ağustos böceklerinin melodileri arasında başı göğe bakar vaziyette ve kendi etrafında dönüp dururken, insan derdini tasasını unutmaz da ne yapar?
güzeldir yıldızları seyretmek. yıldızlı gök buldu mu seyretmeli insan.
devamını gör...

beyruta falan gidelim

mesajlara cevap vermiyor. hiç asil bir davranış değil. bir beyrutlu böyle davranmaz. yani beyruta ancak turist olarak gidebilecek yazar. sözlüğe çağırdığıma pişmanım.
devamını gör...

beyruta falan gidelim

"fransız kuşları varsa neden olmasın!" dedi kadın yarı asil bir tavırla. sonra bir takım hikayeler.

hoşgeldin beyrutlu. gözüm üstünde.
devamını gör...

bir delinin karalama defteri

bazen kendi kendime "hiç sevmemiş gibi gidenlerin Allah belasını versin!" diyorum, sonra da "reuwen bi dur alla'şkına zaten ortalık karışık!" deyiverip vazgeçiyorum. ben bunları hakedecek eminim ki bişey yapmışımdır, ama sen beni hakedecek hiçbişey yapmadın aslanım. (taglayf)

Allahım hiç iyi değilim. sen karalama defterine zeval verme yarabbi.
devamını gör...

bir delinin karalama defteri

itirafı tematiğe atanlar utansın mohsen! ben de bu dünyadan farsça öğrenmeden göçücem ya, Allahım bir koyuyor ki izahı mümkün değil.

extra: eksici kardeş al dinle senin de için yansın. mohsen'e kastın mı var?
devamını gör...

taşlıcalı yahya bey

şeyhülislam yahya efendi ile karıştırılmaması gereken muhterem.

ganîdir aşk ile gönlüm ne mülküm ne menâlim var
ne vasl-ı yâra handânam ne hicrândan melâlim var

ne sağ olmak murâdımdır ne ölmekten kaçar cânım
cihânda hasta-i aşk olalı bir hoşça hâlim var

ben ol hayrân-ı aşkım ki yitirdim akl u idrâki
ne âlemden haberdâram ne kendimden hayâlim var

ne meyl-i külbe-i ahzân ne seyr-i sohbet-i yârân
ne ta’n-ı zâhid-i nâdân ne ceng ü ne cidâlim var

cihân fânidir ey yahyâ hüvel-hayyü hüvel-bâkî
değişmem atlas-ı çarha benim bir köhne şâlım var

yani diyor ki,
her şey fânî ölüm ani. bâkî olan yalnız Allah. aşkmış, sevgiliymiş bırakın bu işleri, rızayı kazanmaya bakın. canım taşlıcalı.
devamını gör...

mohsen chavoshi

"ulan öldünüz mü be! hadi ben bu zamana kadar gözden kaçırdım dinlemedim bu adamı, sözlükte bir Allahın kulu görmedi duymadı bilmedi mi bu güzelim sesi?" sitemini etmeme sebep olan yanık sesli iranlı müzisyen bi abimiz. 79 doğumlu, evli ve bir çocuk sahibiymiş. (magazin kafası bunu gerektirir.) piyasaya 2003 yılında giriş yapmış ve yanılmıyorsam 13 tane albümü varmış.

dinleyin deyü şuraya iç deşen ağıtvari bir parçasını iliştiriyorum.

devamını gör...

dünyaitiraf.com

selam derviche. ben geldim. ya nasıl özlemişim şu başlığı! o kadar aylardır yoktum ki, öyle böyle yok değildim yani baya baya yoktum.
kıtalar aştım, denizler geçtim. afrika gördüm, avokado yedim. terk ettim, terk edildim. döndüm, çünkü dönücem demiştim. nilüfer'i sevmeyen ben, onu bile sevdim. okula döndüm, azmettim, kibir kuşanan alimlere de verdikleri ilimlere de lanet ettim, divan edebiyatına yöneldim. pazartesi günü taşlıcalı yahya'dan gazel sunumu yapıcam hatta. bugün de kısmetim açılır belki diye sempozyuma gittim ama divancılar bana göre değilmiş. galiba rahim hocanın dediği gibi, bu ülkede şiir hakikaten kız tavlama sanatı. neyse.

"hab görmez çeşmimiz endişe-i ağyardan
pasbanız genc-i esrar-ı mahabbet bekleriz" der derdime gömülürüm.


bu da size kıyağım olsun.
devamını gör...

sensiz ben

ne kağıt kalemsiz olmayı bilir ne de ben sensiz kalmayı
neden bir dert biter diğeri gelir ateştir bu iyi bilir yakmayı
kuşları anladım da senin kanatların yok nasıl uçtun da gittin
kırık cam misali hatalarım acıtır seni böyle mi kaybettim

bul beni kaybolmuşum izim silinmiş dilim suskun susmuşum
bak bana mahvolmuşum senden kendimi almayı unutmuşum
bul beni kaybolmuşum gecem günüme karışmış bir hoşum
sanma ki sarhoşum ne var ne yoksa yıkıldı içimde bomboşum
sensiz ben bomboşum

ne gün güneşe doymayı bilir ne de ben sana bakmayı
uyutsun gece beni sevmesem de sensiz hayaller kurmayı
dikenleri anladım da senin çiçeklerin vardı nasıl soldun da gittin
fırtınam oldun yıkıldım ben söyle seni böyle mi kaybettim
devamını gör...

sensiz ben

"kimseler" ve "sevdiğim kadın"ın yerini tutmasa da sırf solistinin sesi hatrına harcanmayacak şarkı.
devamını gör...