kibirli

kibirli
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 36637.9
  • Kayıt: 2015-08-04 02:41:00
  • En son giriş: 2018-07-18 14:58:59
  • Şehir: Tokat
  • Doğum Tarihi: 1989-08-14 00:00:00
  • Cinsiyet: Erkek
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 30
  • Aktif Tanım: 21007
  • Açılan Başlık: 6724
  • Artı Oy: 40257
  • Eksi Oy: 1184
  • Alınan Artı Oy: 41235
  • Alınan Eksi Oy: 8910
  • Alınan Favori: 681

kibirli - tüm tanımları

bize ne lan mustafa ceceli'den

ulan sabahtan beri pudra suratlı ağlak ifadeli o herifin ismini görmekten bunalan tek ben miyim? kim ulan ceceli? kaç kuruşluk adam? gümdemden düşmedi gitti yav. biri bir şekilde fetö'ye bulaştırsın şu herifi de tam olsun. yetherin artıkın.
devamını gör...

pisigolog

gayserli olduğu belli yazar. senin gibi biri daha var bulmaca çözerken bir soru sordu "mekatronik" dedimdi adam megatıronik yazmış. abi ehehe harf dutmüyür ki diye gülmesi bile facia. en son pc başında orlayn oyun oynarken fagin gombat diyordu.
devamını gör...

diyonizyak

freud'un erotik içgüdüsünden farklı olarak nietzsche ve onun apollon'yen içgüdüsüyle daha makul yaklaşım getirilebilir. freud'da ölüm güdüsü yaşam güdüsünü yok ederken diyonizyak perspektifte çilekeş bir form benimsenir. aslında özetle freud'un terimi güdü, nitezsche'nin terimi içgüdü ile izah ediliyor.
devamını gör...

nesir macunu

sabah sabah sinirlenmiş bağırıp çağırıyor. sanki ülkede ilk defa böyle bişi yaşanmışçasına feryat etmesine anlam veremedim. ülkede bin beter olaylar oluyor ve bir doktora sahip çıkıldığı kadar sahip çıkılmayan insanlar var. ne bu şiddet bu celal? sonra ben atarlı yazar deyince bana kızıyor.
devamını gör...

ziya selçuk

şahsi fikrim bu adama bir şey yaptırmayacakları öte yandan diğer fikrim ise bu adamın ileride yapılacak olan şeylere fikirsel ve şekilsel alt yapı hazırlayacağı. yani kendisi yapamasa bile ileride yapabilecek kişilere en azından cesaret, fikir ve özgün nitelikli yöntemleriyle örnek olabileceğini düşünüyorum.
devamını gör...

bedelli askerlik uygulaması

az evvel merak edip we porn isimli yazarın sorgusuyla araştırıp öğrendiğim uygulama. ta kral hammurabi'ya dayanır zorunlu askerlik ve o tarihten bu yana pek çok millette bu şekilde uygulanır. bedelli askerlik ilk fransız ihtilali sonrası ikame askerlik şeklinde neşet etmiştir. zenginler fakirlere para vererek kendi yerlerine askerlik yaptırmış. bu uygulama 100 yıl sonra eşitlik ve adalet ilkesine ters olması hasebiyle kaldırılmış. 20. yüzyılın başlarında pek çok millet (devlet) profesyonel askerliğe geçmiştir. bugün bedelli askerlik adı altında ülkemizde uygulanan sistem tamamen bize özgüdür. bazen özgün şeylerimiz olabiliyor işte.
devamını gör...

askerliğini sürünerek yapanların bedelli askerliğe karşı çıkması

ülkemizde muhtemel tezahür eden fenomen. adam komutana tekmil vermiş, yat demiş yatmış, kalk demiş kalkmış, sigara izmeriti toplamış, mıntıka temizliğinden tuvalet temizliğine dek çalışmış, komutanın kızını balolara taşımış anlayacağın çile çekmiş; tabi karşı çıkacak lan. şahsen ben bu kadar sürünsem ben de karşı çıkarım. mesele parası değildir bak kendisi imkan bulamamış (maddi değil denk gelmemiş) zoruna gidiyor. ama üzülmesinler sanırım bizlere 28 gün kadar bot ve kamuflaj giydirecekler.
devamını gör...

battal gazi

seçimler erkene alınacak gibi muhtar, ne dersin tekrar muhtar olabilecek misin? böyle adamın yanına gidesin goygoyun dibine vurasın. seviyoruz muhtarı ya.
devamını gör...

akp ve gülen cemaatinin birlikte yediği haltlar

bizim orada bir söz vardır. b.ku karıştırdıkca daha pis kokar diye. belki de bizim orada böyle bir söz yok kendim uydurdum ulan. ülkenin geldiği noktada bu tarz seyleri gün yüzüne çıkarmak kime ne fayda getirecek anlamıyorum. olan oldu ibret almaya baksak daha evla sanki. devlet içindeki dengeleri dışarıdan hebele hübele laflarla analiz etmek cehalet örneğidir.

öte yandan her dogru her yerde söylenmez derler. bu tarz konuşmalar sadece insanlar arası huzursuzluk ve güvensizlik ortamını harekete geçirir. derdin dogruyu ortaya koymaksa önce insan kendi hatalarıyla yüzleşmeli. kendine dürüst olmadan başkasına dürüst olmak budalaliktir.
devamını gör...

berzah alemi

arapça kökeni ayraç, aralık, keder, üzüntü demektir. zen dilinde tanrılar dünyası olarak karşılık buluyormuş. ölümle yaşamı ayıran yer sanırım en güzel anlamı.
devamını gör...

14 ağustos

doğu günüm. bunu doğum günüm yaklaştıkça uplarım. hediyeleri hazırlayın. sözlük yönetiminden ricam onur nişanesi, sözlüğün en kalitelisi, dünya sözlük gelmiş geçmiş en iyi trol ödülü falan hazırlasın. ben bilmem.
devamını gör...

dogville

ilk partı bitirmek üzereyken uyuyakaldığım film. hayatımda ilk defa bir film izlerken uyuyakaldım. bu filmi kötü ya da sıkıcı yapmıyor elbette. ancak onca makale ve kitap okuyup arkasına yorgun bir zihinle izlediğim için gayet normal uyumam. bir dekor içinde insanların iç yüzünü güzelce anlatıyordu ama ilerisini bilmiyorum. çıkar çatışması ve iyiliklerin geçici olduğu hissi. sanırım ancak bu kadar söyleyebilirim.
devamını gör...

player

rusların bile mail order ve odnok mudur nedir kendine özel yaptığı ama bizim olmayan yazılım seysi. kaç para ulan bir player? sanırım
sözlüğe mobil uygulama gelir ülkemiz bir player yapamaz hala.
devamını gör...

paralize olmak

tıp sektöründe felç olmak anlamına gelir fakat günlük kullanım dilinde dona kalmak, eli ayağı tutulmak, kas katı kesilmek, ödü totosuna karışmak gibi anlamlar verilebilir. verilmezse de verdim lan.
devamını gör...

ruh

insanın özgür bırakması gereken bir şey. ancak bizler yontmaya çalışıyoruz yontulmuş olmasına rağmen. ilkel benliğimiz müsaade etmiyor.
devamını gör...

siyaset

maddi faaliyettir ve insanı bataklık gibi içine çeker. çamura girip temiz kalabilmek kolay mı?
devamını gör...

içinde bulunan durumun vehametini anlayan insanın neşelenmemesi

aklıma direk hz. muhammed'in sözünü getirdi. "benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız." acaba gerçekten böyle mi? olayların farkında olmak neşelenmemize engel mi yoksa doğal bir dürtü olarak neşemizi kayıp mı ediyoruz? neşeli insanların nitelikten yoksun olduğu söylenir. lakin gülmeyelim mi anlamıyorum.
devamını gör...

hayatımızdaki maddi sorunlara gömülmek

er kişi olsun yaşlısı genci veya kadını fark etmez hepimizin hayatını özetliyor. zamanla maddiyatın önemini arka plana atıp bu kez ailelerin ehemmiyetine dair yaklaşım sergileyip düşüncemizin yönünü değiştiriyoruz fakat en büyük acıları onlar veriyor. hayatta haz peşinde, para peşinde, mal mülk peşinde koşmak bir noktada yorar insanı. kimisini gençken, kimisini yaşlı iken ama yorar. ne kadar erken o kadar iyi.
devamını gör...

ölü canlar

gogol bu eserini italya'da yazmıştır. ruslar'da italya bir nevi sürgünmüş. puşkin'de italya'da çalışmak istemiş fakat dönemin çarı ona asla izin vermemiş.
devamını gör...

sergey bondarcuk

sovyetler sinema dünyasının gelmiş geçmiş en iyi yönetmeni olarak anılır. alınabilecek en iyi ödülleri almıştır ve üstüne onur nişanına sahiptir.
devamını gör...

ölümü görmezden gelen insanın kötü olması

insanın muhayyilesinde ölüm yoksa kötülük yapmaması için gerekçesi de yoktur. ölümdür insanı dizginleyen sonrasına inanmasan bile. zira ölümü düşünmek insanı muhakeme yapmaya iter. yaptıklarının sorumluluğunu düşünmeye, varlığının manasına dair sorular sormaya ve daha güzeli her şeyin bir sonu olduğunu idrak edip ona göre tavır sergilemeye...
devamını gör...

ölenin arkasından üzülmek

açıkçası sevdiğimiz birini kaybetmenin yasını tutarken, onlara karşı işlediğimiz bütün günahlar için bir daha af dileme imkanımız olmayacağını anladığımız için yas tutuyoruz. mezarlarının başında, onlar için kötü olduğunu hissettiğimiz için değil, kendi adımıza kötü duygular hissettiğimiz için yas tutuyoruz. çünkü artık affedilemeyeceğiz.*
devamını gör...

tavsiyede bulunmak

nasihat etmekten hallice.

tavsiyede bulunmayı, öğretmeyi seviyoruz, ama sıra kendimize gelince en büyük günahlarımızı bile görmezden geliyoruz.
devamını gör...

egotizm

bencillik değil de benlikçiliktir. ha bire ben ben deme, her yerde kendini ön plana çıkarma. aşırı bencillik diyebiliriz.
devamını gör...

sanat

vazifesi maneviyatın dirilmesini sağlamaktır. maneviyat dediğimiz kültürün bize sunduğu ve hafızamızda yer eden bize ait olan her şeydir. şayet sanat bize bunlar yerine başka şeyleri veriyorsa o sanatın toplumda makes bulması imkansızdır.
devamını gör...

ziya ve nur beklemek

osmanlıca'da ya da şöyle diyelim osmanlı kültüründe elektriğe verilen isim. henüz köyüne kasabasına elektrik gelmeyen insanlar ziya ve nur bekliyorlarmış elektrik adı altında. her iki kavramda ışık elbette ama özgünlüğü anlayabilirseniz ne demek istediğimi anlarsınız. adam elektriği kabul ediyor ama anında karşılık olarak ziya ve nur diye kendi kelimeleriyle onu tanımlıyor. güçlü taklit edilir ama ayarı kaçırırsanız bitersiniz. ki bitiyoruz.
devamını gör...

elektrik enerjisi

ulan kadro dergisi okurken rast geldim sinirlerim bozuldu. 1932 sayılı derginin konusu şu: türkiye'de elektrik sanayinin inkişafına (gelişimine ihtiyaç var mıdır? mevcut elektrik santrali yeterli mi? memleketimiz bu gelişimin sağlanması için gerekli alt yapı ve materyallere sahip mi? )

- evvela ülkemiz geniş mikyasta (ölçekte elektrik sanayine muhtaçtır. kendimize yeterli olabilir lakin ergani'den fırat'a kadar uzanan bir demiryolu işletmesiyle birlikte bugün türkiye'de istihlak edilen (tüketilen) elektrik enerjisinin 83.000.00 kv ihtiyacı olduğu anlaşılır. bu minvalde elektriğe olan ihtiyaç sadece memlekete değil ihracat noktasında sair ülkelere yapıldığı takdirde ülke kalkınmasına ne kadar katkı sağlayacağını konuşmaya hacet bile yok. )

girizgahı bu şekilde başlıyor. akabinde çok kaliteli planlı ve kapsamlı verilerle ilerliyor yazı. 1932'de elektriğin ve demiryolunun önemine dair yazılar kaleme alan entelektüel insanlar var. ama sonuç? sonuç yok aga. bir halt olmaz bizden. kimse münevverleri takmıyor ki. kimsenin gelişimle, ilerlemeyle ilgisi yok. günü kurtaralım düşüncesinden hallice devam ediyoruz.
devamını gör...

gençler ve aptalların her şeyin mümkün olduğunu düşünmesi

klişemiz hazır "her şey mümkündür imkansız ise zaman ister. sanırım nike markasının sloganlarından biriydi bu. nike'nin gençlere daha çok hitap ettiğini düşünürsek manidardır. öte yandan soren kierkegaard bu cümleyi kurarken tinsel anlamda bunun tekabüliyetinin mümkün olduğunu iddia ediyor. fani olanın namümkün olduğunu söylerken imkansıza uzanan ellerin hüzünden başka bir şeye ulaşamayacağını da.
devamını gör...