ne desem ki şimdi

ne desem ki şimdi
(Moderatör)

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 4788.41
  • Kayıt: 2011-08-06 19:49:00
  • En son giriş: 2018-06-19 00:27:19
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 6
  • Aktif Tanım: 2081
  • Açılan Başlık: 51
  • Artı Oy: 7010
  • Eksi Oy: 1540
  • Alınan Artı Oy: 4747
  • Alınan Eksi Oy: 287
  • Alınan Favori: 126

ne desem ki şimdi - en beğenilmeyen tanımları

muharrem ince'nin gitiği cuma namazındaki saat ayrıntısı

yahu türkiye sınırları içerisinde arasan cuma saati bu kadar boş olan cami bulamazsın. vakit namazlarında tek saf dolmazken, milletimiz maşallah cuma namazında camileri hıncahınç dolduruyor. dolayısıyla, yine olmadı be ince.

edit: yahu bırakın saati maati, bu nasıl bir yüzsüzlüktür? yanlışsam düzeltin bu adamlar değil miydi "dini duyguları sömürme" tatavaları yapıp duran? şimdi ne değişti? muhafazakar kesimin oylarını alma ihtimali tatlı gelmiş olabilir mi acaba? dik durmak bu kadar mı zor?
devamını gör...

muharrem ince

birkaç mitingini izleyeyim dedim, resmen çakma erdoğan gördüm karşımda. jest ve mimikleri, hitabeti, kullandığı kinayeler bile buram buram erdoğan kokuyor. Allah'ım o işaret parmağıyla yeri gösterişi bile tıpatıp aynı. valla ben korkmaya başladım, baktı olmuyor, bu yolla oy devşirmeye mi çalışıyor nedir? söylediklerinden bağımsız izleyince adeta bir erdoğan görüyorsunuz karşınızda çünkü. sırf buradan bile bu adamların özgünlüğü ve ülke için vaat edebilecekleri ile ilgili çıkarım yapılabilir.
devamını gör...

fatma betül sayan kaya'nın verdiği hilton iftarı

ülkedeki bu muhalif grup çok tehlikeli gerçekten. olur olmaz her şeyi eleştirdikleri için insanda bir savunma psikolojisi geliştiriyorlar ve zorlasan olmayacak kadar iktidar destekçisi yapıyorlar seni.

bir hükümet destekçisi olarak şu başlığa gelip güzel güzel eleştirimi yapardım normalde. çünkü sorunum kişilerle değil, yapılan işlerle... fakat son zamanlarda sözlükte yazılanları okudukça sabrımı kaybediyorum sanırım. kişiler üzerinden yürüyen, hakkı teslim etmeyen, çifte standardın alasını uygulayan bu zihniyet geleceğe dair umutlarımı tüketiyor.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan

ekranda yorgun yüzünü her gördüğümde içimi ağlama hissiyle dolduran adam. bu ülke için gözümüzün önünde ömrünü tüketti resmen, yaptığı fedakarlıklarla, aldığı kararlarla ve dahi hatalarıyla... sen ne onun ne de bizim yüzümüzü düşürme rabbim...
devamını gör...

bug’sız yeni bir dünya reklamı

kılıçdaroğlu'nun sesindeki inşallah bir şeyleri yanlış söylemem tedirginliğinin çok tatlış olduğu video. babaannem izlese tüühhh adamı maskara etmişler der. alışık olmadığımız için sanırım, bir başrol-konsept tutarsızlığı hissediliyor. sevimli ama erdoğan'ın böyle bir şey yapmasını kaldıramam mesela*.
devamını gör...

bu milletin zencisi benim

adam ne yapacağını şaşırdı yahu... erdoğan'ın stilini, hitabet tarzını falan kopyalıyor meydanlarda hadi bir dereceye kadar anlıyoruz. yüz yıllık derdimizi bari bize bırak yav. onu da sahipleniyor hayret bi şey.
devamını gör...

kızının 6. ay kınası kutlayan anne

baby shower yapacağına ne güzel işte böyle kına yapsın. zaten bu çocuk kınalarının çıkış noktasının elin gavur adetlerine bir alternatif arayışı olduğunu düşünüyorum. oldukça iyimser bir düşünce bu farkındayım ama şu anki tepkiler tamamen olaya alışmamaktan kaynaklanıyor bence. nelere nelere alışıldı, asla yapmam diyenler neler yapıp paylaştı... ne eleştirilen sayfalar zevkle takip edilir oldu... o yüzden büyük konuşmamak lazım bence. **
devamını gör...

suriyelilere git savaş diyenlerin tsk'ya katılmama sebepleri

orda bir asker var uzakta, o asker bizim askerimizdir mantalitesinin verdiği rahatlıkla, ülkemizde misafir mültecilere adeta kaynanalık yapan kişilerin savunduğu sebepler.

suriyelilerin sosyal hayata karışmasından ve işyerlerinde çalışmasından rahatsızlık duyanların, ama onlar da savaşsın söylemlerini zerre samimi bulmuyorum. ülkeye sığınmış diye adamların karşınızda hazır ola geçmesini bekliyorsunuz adeta. bu adamlar keyiflerinden gelmedi ki buraya.

suriyeliler gitsin diyenler, evlerine misafir geldiğinde yaramazlık yapmasın diye çocukların gözünü korkutan, evim dağılıyor gerekçesiyle misafir ağırlamak istemeyen huysuz insanlar gibiler gözümde.

o insanları bir yük gibi görmezsek belki Allah da bizim sırtımızdan alır bazı yükleri. ekranlarda azarlarcasına bir milleti küçük düşürmek yerine, sistematik şekilde suriyelilerin de askere alınmasıyla ilgili projeler üretmek daha insanca sanki.
devamını gör...

ak partililerden başkası camiye giremez diyen imam

imamın avludan içeri giremez dediği iddiasında bulunulan kişiler parti temsilcileri, sıradan halk değil. onlar da muhtemelen propaganda yapmak için oradalardı. başlık seçimi epey yanıltıcı olmuş yani. iyi parti temsilcilerinin camide propaganda yapmaya çalışıp sonra da imama 657'yi hatırlatmaları ise olayın en ironik kısmı. "ak partililer yapıyor biz de yapalım o zaman" deyip, engellenince kural adamı kesilmek çok ilginç bir kafa yapısı hakikaten.
devamını gör...

anne babaların çocuklarına siyasi baskı yapmaları

"düşmanı affedebilirsiniz ama sakın size yaptıklarını unutmayın!" minvalinde çok sevdiğim bir sözü vardır aliya izzetbegoviç'in.

okul kapılarında başını açmak zorunda kalmamış, sadece imam hatipte okuduğu için yüksek öğrenim görme hakkı elinden alınmamış gençlere bu anlattıklarınız sanki hiç yaşanmamış gibi gelebiliyor. şımarıkça yeni maceralar arıyorlar kendilerine. sanırım illa bir musibet gelmesi gerekiyor başlarına doğruyu görmeleri için. işte öyle olunca da olan tüm memlekete oluyor ama. o günleri anlatarak, acısını hep diri tutarak ve rehavete kapılmayarak bu tip problemleri en aza indirebiliriz sanırım.
devamını gör...

başörtüsü zulmün sembolü oldu

bu zulmü başlatan zihniyetle kol kola girip bitirenlere saydırmak da, sadece türkiye'de görülebilecek bir muhalefet başarısı sanırım. ak parti düşmanlığı daha ne kadar birleştirebilir bu muhalif grubu tahmin edemiyorum gerçekten.
devamını gör...

emine erdoğan'ın hermes çantası

kola takılan 125 bin liralık çantanın açıklamasının, gidilen ortamın çok üst düzey olması ve başkalarının yanında sönük kalmamak olduğuna inanmıyorum. emine erdoğan lüks seven, şatafat içinde yüzen bir kadın. tüm bunları helal ya da haram yollarla finanse edip etmediğini bilmiyorum. bu konuda yorum yapmak zanna girer. ama bir çantaya bu kadar para vermek israftır, gösteriştir, desinlerdir.

bizim ülke insanı olarak sorunumuz bu. giyimimize, kuşamımıza, bindiğimiz arabaya verdiğimiz değer arttıkça içimiz boşalıyor. bir amacımız, çabamız ve derdimiz olmadığı için lüksü kutsallaştırıyoruz. öğrenmenin, çabalamanın, topluma faydalı olmanın verdiği hazzı duyamadığımız için mutluluğu parada pulda arıyoruz.

recep tayyip erdoğan'ın aman takımım marka olsun, saatim şöyle pahalı olsun gibi dertleri olduğunu hiç sanmıyorum. ama ister kabul edin ister etmeyin, girdiği ortamlarda fark edilen ve karizması olan bir adam. 300 liralık takım elbiseyle gitse de bir şey değişmeyecek.

erdoğan yoğunluktan kafasını kaldırıp fark edebilse, "yav emine, deli misin o kadar para verilir mi bir çantaya?" diye çıkışırdı eşine bence. sonuç olarak bu emine erdoğan'ın bir zaafı ve bakıldığında hiç ama hiç adil durmuyor. yapılan bu lüks harcamaları eleştiriyorum fakat harcadığı paranın helal olup olmadığı konusunda suizanda bulunmuyorum. ortada apaçık gördüğüm bir durum hakkında yorum yapıyorum sadece. Allah ıslah etsin diyecek bir şey yok.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan ile kafayı bozmak

bence bunun altında bir türlü alt edememe psikolojisi yatıyor. rte adeta tüm olumsuz koşullara rağmen okuldan birinci çıkan ve herkes tarafından sevilen gariban bir çocuk gibi. maddi manevi her türlü imkanı olan zengin çocuklarsa çalışmak yerine kendisiyle uğraşmayı tercih ediyor. halbuki bir dönüp baksalar kendilerine, bozgunculuk çıkarmasalar, diğer garibanları ezmeseler belki onlar da gelecek iyi yerlere. uğraştıkça alt edemiyorlar, alt edemedikçe esas çocuk daha da başarılı oluyor. bazen türlü hile ve oyunlarla kontrolü ele alır gibi oluyorlar, ama esas çocuğa kalben bağlı okuldaki diğer çocuklar birleşip haddini bildiriyor zengin veledlerin. çalışmak, hor görmemek, insanların dilinden anlamak.... tüm sırrı bu bence.
devamını gör...

erdoğan’ın iftar sofrasını halkın sofrasından ayıran şerit

güvenlikten ziyade basın için çekilmiş bir şerit gibi duruyor. günümüz teknolojisini düşündüğünüzde güvenliği böyle bir şeritle sağlayamazsınız çünkü. üstelik gayet makul, aksi takdirde gazetecilerin bir hengame çıkarması çok muhtemel olurdu.

yani basına kapalı bir iftar olsaydı bugün üzerinde konuşmayacağımız bir şeritti bu bana göre. argüman olarak erdoğan'ın defalarca halkın evinde yer sofralarında yediği yemekleri örnek göstermeye bile gerek yok. böyle bir şeritle pis * halkı kendinizden ne kadar uzak tutabilirsiniz ki? adam istese vahşi gibi atlar şeridin üzerinden *.
devamını gör...

hâlâ yol yaptılar diyebilen insan

pek çok güzel iş başardı şu anki hükümet. ama eksik oldukları çok fazla konunun olduğu da bir gerçek. fakat bu adamların inancı, samimiyeti ve yaptıkları, daha güzel işler yapacaklarının teminatıdır bana göre. bırakın yolu molu, 10 sene önce hayal bile edemeyeceğim bir üniversitede akademik olarak ilerleyebiliyorum başımdaki örtüyle. sırf bu sebepten bile bir ömür boyu destekçisi olacağım bu insanların.
devamını gör...

şenol güneş'in kafasını yaran kişiyi bilmiyorum ama inanın alkoliktir

bir adamın kafasına sert bir cisim atarak onu öldürebilecek ruh haline sahip birisi için suizanda bulunulması, şahsımı en son rahatsız edecek şeylerden birisi heralde. alkolik dediğimiz nedir abi, niye herkes alkolik güzellemesine girişti anlamadım. içip içip ne yaptığının farkında olmayan, çevresine ve kendisine zarar veren, insanlıktan çıkmış kişiler değil mi bunlar? böyle bir kişinin bu eylemi yapmasından daha doğal ne olabilir? hayır yani duyan da alkolikler kendi hallerinde, münzevi takılan zavallı kişiler falan sanacak. rte'nin bu açıklamasında eleştirilecek bir şey göremiyorum ben. cismi atanı mı ötekileştirmiş, alkolikleri mi toplumdan ayırmış ne yapmış.
devamını gör...

nezaket fukarası

konuşmayı dinlemedim, meltem cumbul semih kaplanoğlu'nun elini niye sıkmamış bilmiyorum. ama hangi sebeple olursa olsun bir erkeğin elini sıkmayı reddeden bir kadın hakkında "nezaket fukarası" yorumunu yapan bir cumhurbaşkanım var. erkeklerle dini hassasiyetleri hasebiyle tokalaşmayan başörtülü kadınlar da var. onlar da mı nezaket fukarası? yoksa "onlar başkaa" mı?

tehlikeli bulduğum bir yorum. ve gereksiz. bu tarz açık hedef göstermeler yakışmıyor bence kendisine. yahu ne gerek var bu sözü kullanmaya aklım almıyor? niye düşüyorsun birilerinin seviyesine? her yaptığı patavatsız yoruma "he hacı dede he" denilen huysuz ihtiyarlara dönüşecek yakında. bilemiyorum gerçekten...
devamını gör...

ekşi sözlük

her yükselen muhalif sesin küfür, hakaret ve troll yaftasına maruz kaldığı, okuması insanın psikolojisini bozan sözlük. sıcacık, herkesin fikirlerini özgürce ifade edebildiği sözlüklerin kıymetini bildiren cinsten...
devamını gör...

atatürk'ün yaptığı hatalar

politikaya giriş derslerinde bile zikredilen çok temel bir husus vardır: politika değiştirirken ilgili kişilerin değerleri, hassasiyetleri, tutumları ve talepleri dikkate alınır.

halka rağmen, tepeden inme bir bakış açısıyla amaçladığınız yenilikleri gerçekleştiremezsiniz. yani kendi ülkeniz için uygun olanın ne olduğuna diğer başarılı devletlere bakarak karar veremezsiniz. üzerinize dikilmemiş bir elbise ne kadar uğraşırsanız uğraşın olmaz ki size.

korkutmak, yasaklamak ve idam etmek... bu yöntemler kullanıldı ülkemizde devrimleri halka empoze etmek için. ve benimsenmediler...halk devleti düşmanı bildi yıllarca. bir de üstüne küstahça "halkın buna layık olmadığı" romantizmi yapıldı. ama belki de o adeta kutsal atfedilen yenilikler layık değildi halka...

mutlu bir toplum düzeni için elzem olan şeyler istişare, değerlere saygı ve talepleri dikkate almak... "ben yaptım oldu" zihniyetinin despotlukları halkı belli bir yere kadar sindirebilir sadece. bu anlaşıldığında dünya çok güzel bir yer olacak bence.
devamını gör...

akp fetö ile iyiyken fetö'ye sövüp akp fetö ile savaşırken fetö ile iyi olanlar

hükümet fetö konusunda aldandığını söyledi. bunu bir zaaf ya da basiretsizlik olarak okumak mümkün. fakat bunu yaparken karıştırılan bir nokta var, fetö'yü devlete ak parti sokmuş gibi konuşuluyor. adamlar fink atıyordu orduda ve yargıda ak parti iktidar olduğunda. bir tarafta kemalist zihniyet öbür tarafta cemaat, ak parti nefes almak için kötünün iyisine sarıldı. yahu seçimle gelmiş bir partiye, azınlık bir kitlenin şımarıklığı sonucu kapatma davası açılan bir ülke burası. herşey güllük gülistanlıkmış gibi ne de güzel yaftalamalar yapılıyor. gönül isterdi ki yaşanmasın böyle şeyler... iktidar olmuş bir parti medyanın, ordunun, azınlık bir zihniyetin baskısı altında olmadan özgürce fonksiyonunu yerine getirsin. ak parti'nin hatalarını savunmak demek değil bu... tüm bu hatalara giden süreci tarafsızca ve insaflıca değerlendirmek gerek bence...
devamını gör...

11 haziran 2018 muharrem ince diyarbakır mitingi

doğruluğu ya da yanlışlığı tartışılır, fakat terör belasını bitirmek için samimiyetle oluşturulmuş bir politikayla siyasi rant için teröristlerle işbirliği yapmak aynı şey değil. halk, varlığına tahammül edemeyen, talep ve değerlerini dikkate almayan, huzur ve refahını zerre önemsemeyen zihniyetlerin hegemonyasından çok çekti. 15 yıldır da insan gibi yaşamanın tadını aldı. dolayısıyla birinci belli, ikinci kim?*
devamını gör...

chp kütahya mitinginde kuran okunması

laz fıkrası gibi resmen. nelere kadirmiş bu oy sevdası... en solcusuna el açıp dua ettiriyor, kur'an dinlettiriyor. keramet gösterişte değil dini yaşamakta bir anlasalar... anlayamadıkları için zaten saçmalıyorlar ya böyle. kınadığınız, hunharca eleştirdiğiniz şeyleri bir bir yapmaya devam edin, izlemesi çok zevkli oluyor.*
devamını gör...

betizmmm

kendisine gelene kadar ınstagram alemi ne yaptığını anlayamadığınız "boş beleş" hesaplarla dolu. kendince mizah yapan ve ortaya elle tutulur şeyler koyan bir abla bence. lüks hayatından kareler sunmaktan başka bir fonksiyonu olmayan milyon takipçili kişilerin yanında zemzem suyuyla yıkanmış kalır.
devamını gör...

türkan saylan

kadınlar için verdiği mücadele kendi ideolojisini yaygınlaştırmak için kullandığı araçlardan sadece biriydi şahsıma göre. samimi olsaydı ideolojilerinden bağımsız olarak okumak isteyen her kadının destekçisi olurdu. onların kafalarının üstündekiyle değil, içindekiyle ilgilenirdi. bir milletin değerleriyle ve talepleriyle bu kadar kavgalı olmazdı. inanan kişileri ötekileştirip, tedavi edilmesi gereken cüzzamlılar olarak görmezdi. çok ama çok büyük bir kitle tarafından nefretle anılan dinozorlardan biri kendisi.
devamını gör...

audi fabrikasındaki über mensch işçi kız

renkli gözlü beyaz tenli her kızı güzel bulma hastalığına yakalanmış kişiler tarafından ayılıp bayılınan kızdır. modern zaman güzellik anlayışının kurbanlarından, çökük yüzlü, güzel hatları olan sıradan bir alman kızı işte. köydeki ninelerimiz "çökük avurtlu" der, beğenmez bile muhtemelen kendisini.
devamını gör...

devlet bahçeli

her daim muhalefet olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamak yerine, partizan destekçilerinin nefretini kazanacağını bile bile, millet için doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapmaktadır. bence erdoğan'ın samimiyetine inandı o da... pkk'lılarla işbirliği yapmasından daha çok memnun olacak bazı partizanlar var o çok ilginç işte.
devamını gör...

evlendikten sonra mesleğini bırakan kadın

bu kadınlar bir de "ay yazık oluyor size, hem işi hem evi aynı anda idare etmek zorunda kalıyorsunuz" mantığıyla savunulmuyor mu gıcık oluyorum. çalışan bir kadın hiç de bile heder etmek zorunda kalmaz kendisini eğer insan evladı bir eşe sahipse. dışarıda nasıl benzer şartlarda çalışıp para kazanıyorlarsa evin yükünü de adil bir şekilde bölüşebilirler. çalışan bir kadın tanıyorum zamanının çoğu dışarıda geçen. eşinin ise daha rahat bir işi var ve çoğunlukla evde kalıyor. ama bir çöpü kaldırmıyor yerden neymiş kadının göreviymiş. ama aynı adam hiç utanmadan eşinin maaş kartını sahipleniyor. nasıl bir vicdansızlıktır bu.

eşim çalışmasın evde çocuklarıma baksın mantığı da ayrı bir olay. ben de çalışan bir annenin çocuğuyum ve küçüklüğüm bakıcı ellerinde annemin işten dönmesini bekleyerek geçti. çok özledim onu. kendi açımdan maddi olarak daha rahat bir hayat geçirmiş oldum ama. annem de eve kapanmamış, kendisini geliştirmiş, topluma faydalı olmak için çabalamış oldu. işinin manevi boyutu dolayısıyla inanılmaz hayır duaları da aldı ama bu ayrı bir olay. kadın evde otursun demek onların topluma sağlayacağı katkıları, getirecekleri farklı bakış açılarını reddetmek demek. çok isteyen kendi otursun evinde.
devamını gör...

kendine yeten kadın

çalışan kadınların 6 kat daha fazla boşanması, çalışmayan kadınların daha mutlu evlilikleri olduğu anlamına gelmiyor olabilir. muhtemelen kendisine yetemediği için mutsuz evliliğine devam etmek zorunda hissediyor birçok çalışmayan kadın. başka çaresi olmadığı için...

mecbur olduğu için mutsuz bir evliliği sürdürmek mi, kendisine yetebildiği için mutsuz olduğu evliliği bitirebilmek mi? vicdan sahibi kimselerin sadece kendi kız kardeşleri, kızları için değil tüm kadınlar için ikinci durumu seçeceklerini düşünüyorum.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan

bu adam hayatını adadığı davasında samimi, tehditlere ve şantajlara pabuç bırakmayacak kadar kendisinden emin. kimseyi peygamber yerine koymak anlamına gelmiyor bu, ya da hatasız görmek, asla eleştirmemek... ama bu lanet olası adama güvenmekten neden vazgeçmek gerektiğini lanet olası birileri söylesin artık. yolsuzluk mu, diktatörlük mü ne Allah'ın cezaları ne ne?

oylarınızı ultra özgürlükçü bir kökene sahip chp'ye vermekten çekinmeyin. ya da dönemlerinde çılgınlar gibi para bastığımız, inanılmaz refah seviyesine sahip olduğumuz diğer partilere. ama eğer sebepleriniz gerçekten bunlar değilse, yani bunlara inanacak kadar saf olmadığınız halde işinize geldiği için bu argümanları sahiplenir gibi yapıyorsanız... işte bunun hesabını çok zor verirsiniz. işte bu her türlü görüş ayrılığına rağmen kesinkes içinde bulunduğumuz müslüman dünyası kümesinin yüz karası yapar sizi.

müslümana karşı, o çok ulvi olduğunu iddia ettiğiniz üstün amaçlara ulaşmak adına din düşmanıyla işbirliği yapmak, işte ben anlamıyorum bunu. anlayamıyorum arkadaş. ve kimse ama kimse, bu zihniyetteki kişilerle ilgili hüsn-ü zan yapmamı beklemesin artık. maskeleri düştü birilerinin, evet, ama maalesef herkes gene istediğini gördü ve birbirine düşen gene biz olduk. gene biz yenildik. yarınki seçimler nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın biz bu imtihanı da veremedik arkadaş. veremedik. *
devamını gör...

beren saat

burnu bir küçülmüş, yan profilden hiç olmadığı kadar hoş görünüyor bu kadın diye düşünüp nette aratınca yeni bir estetik haberine rastlamadığım oyuncu. geçen sezona göre resmen kalkmış burnu ve küçülmüş, paranoya mı yapıyorum tek bir bilgi yok çıldırıciim.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan

kendisi için söylenen sözleri, koparılan yaygaraları görünce malum sözlükte, bir an ayyaş dediği kimseler için * "allah mı ulan bunlar?" düşüncesi geçti zihnimden. sonra acı acı gülümsedim. en çirkin küfürlerin müslümanların rabbine ve resulüne edildiğini hatırlayarak tam da o sözlükte, tam da o yazarlar tarafından. şimdi çifte standardınıza tüküreyim sizin diyeceğim diyemiyorum, bizi böyle bir kıyaslamayı yapacak kadar eziyor olmalarına, sindirmiş olmalarına katlanamıyorum. çıldıracağım yahu, bu yüzsüzlük, bu kendini bilmezlik, pervasızlık ve ve beyinsizlik karşısında. amip misiniz ulan amip mi? *
devamını gör...

melih gökçek

birtakım sözlüklerde kaypak zihinli omurgasızlar tarafından "tecavüze uğradıysa çocuk değil anası ölsün" dedi şeklinde iftira atılan kimsedir. sözleri tam olarak şu şekildedir:

'sağlık bakanlığı geçen günlerde bir açıklama yaptı. yılda 100 bin kürtaj yapıldığını söyledi. bu ne demek? yılda 100 bin cinayet işleniyor.anası olacak kişinin hatasından dolayı çocuk niye suçu çekiyor. anası kendisini öldürsün'

sanırım burada 'anası olacak kişinin hatası' kısmında kastedilen şeyin ne olduğunu hepimiz anlayabiliriz. hata diyor bak, kabullen kabullenme ayrı mesele. ama çocuğun ne suçu var diyor? senin hatanın ya da 'özgürlüğünün' bedelini neden o çocuk ödemek zorunda diyor? diyor da diyor. tabi tepkiler çığ gibi. iftiralar gırla. merakla izliyoruz.
devamını gör...