endoplasmik bir kulum

endoplasmik bir kulum
[ dünyalı yazar ]

  • Genel Bilgiler
  • Karma Puanı: 63993.3
  • Kayıt: 2011-04-10 15:30:00
  • En son giriş: 2018-06-25 02:49:07
  • Genel İstatistikler
  • Takipçi Sayısı: 49
  • Aktif Tanım: 15503
  • Açılan Başlık: 3884
  • Artı Oy: 55561
  • Eksi Oy: 2806
  • Alınan Artı Oy: 54100
  • Alınan Eksi Oy: 2052
  • Alınan Favori: 1644

pkk artık şehirlerde

chp'den aldığı 1.54 milyon oy ile artık meclistedir. hayatımın son anına kadar bunu alenen söylemekten imtina etmeyeceğim. m.kemal atatürk bugünleri görse yüzünüze tükürürdü. hangi siyasi partiyi desteklemeniz önemli değil önceliğiniz vatanınız olsun o oyları verenler..
devamını gör...

çomar

pek böyle şeyleri yazmam ama son 1 haftadır ağzı kokan , ayağı kokan , çomar , cahil beni yönetemez diyen iş çevrem, fb arkadaşlarım yüzünden ne olursa olsun oy vermem çizgimden çıktım ki burada bunu bilen nice ak partili arkadaşım vardı.

teşekkürler muhalefet, konsolide ettiniz oy vermede kararsız kalanları , size empati kurmaya çalışanları , hdp gibi pkk'nın kravatlılarına çizgi çekmediğiniz için aranıza - var olun - .
devamını gör...

pucca

parmak arası terlikle oy kullanmaya gittim ray-ban gözlük, tiffany gömlek camel pantolon vardı. elimde robert charles wilson'ın dönüş kitabı aranılan lezzetlerden. tam bir idealist , demokrat ve çağdaş müslüman türk genci. karşımda ise ütüsüz gömlek, sigara içmekten dişleri dökülmüş, bıyıkları sararmış büyük ihtimalle ayakkabısını çıkarsa leş gibi kokacak bir chp'li müşahit..

kim daha elit tartışmalayım istersen pucca karperi! yedirecem o lafı sana elbet birgün istanbul'da ..
devamını gör...

seçim döneminde eksi oy aldım diye köşede ağlayan yazar

çok üzulmemelidir, sonuçta insanoğlu kavramlar ve ülküler üzerine yaşar. hümanist bir kişinin bile bir kavgam kitabı vardır. o da diğerlerine kızar, içlenir hatta herkesin umarsız, bencil ve ahlâk normlarından uzak olduğunu hisseder.

nasıl aşıkken her şey daha keyifli gelir lakin o kişi sizi üzünce dünyalar başınıza yıkılır bu da böyledir. arkasında reis dediğiniz kişinin "bir kelamına dünyaları veririm" dediğiniz yaşamsal fikriyatlar bütünü testten geçecektir. artık milliyetçi ve türkçü olmadığını düşündüğü partiden çıkarak savaş veren kadın şu an üzülmemelidir ve laiklik tehlikeye girmemeli nutuk unutulmamalıdır. kimisi için savaş ekmek davasıdır, kimisi için daha da özgürlükçü ve anti militarist bir yeşilci hayat misyondur. yalnız değilsin dostum, herkesin bir davası var ; bir elime ayı , bir elime güneşi verseniz bu davadan vazgeçmem diyen efendimiz sav. dahil ilk günden bugüne her toplum , her cemiyet , her gizli örgüt her cemaat bir ülkünün eseridir. ve cemiyetler ulvi işler yaptıkları doğrultusunda motive olurlar.

sen hayıflanma köşende eksi aldım diye. bu yağmurlar dinecek hep dindi bu anadolu coğrafyası nicedir adamlar ve kadınlar çıkardı.ya izmir'in dağlarında güneş açacak , ya konya'nın bozkırlarında dogacak , ya şırnak'ın sert yamaçlarında , ya trakya'nın güleç insanlarının omuzlarında. mesele parti değil , mesele çıkan sonucun memleketin hayrına olması. davan eksi değil bekamıza düşen gölge olsun.

selametle
devamını gör...

ak parti bir seçim daha kazanırsa yerleşilebilecek ülkeler

5 sene geçmiş aradan zaman ne çabuk ilerliyor dediğim liste.

son 2 yıldır yaptığım araştırma neticesinde en uygun ülkenin brezilya olduğu ortaya çıktı. özellikle dost meclisinde kendi aramızda çok tartışıyoruz "hocam valla burama kadar geldi . bu ülke de daha fazla yaşanılmaz ben gidiyorum , bak bu kadar olay oldu ülke elden gitti , 3456 hektar alan israil'e peşkeş çekildi , 1 dönem daha seçilirse ben artık yokum" durumu sonrası oturduk arkadaşlarla, açtık dünya atlasını cm cm irdelik süreci.

ortadoğu kaynıyor bir kere. kuskus ile aranızda yoksa hiç çekilmez. sakin imdb listelerine aldanmayın casablanca'da falan hiçbir şey yok çizerler adamı..

kafkaslar'da kesinlikle bir rusya tehditi var. çeçenistan milli marşı dinleyip antalya ya tatile gitmek fikirli nice kişi varken boşverin kafkasları. soçi'de oyunlarda bitti zaten kışı da soğuk.

orta asya ise tam muamma. hala çadırlarda kımız içip dünya'nın merkezi burası diye felsefe yapanlar var. ama yok ben national geographic'te gördüm dağ manzarası harika diyorsanız kendiniz kaşındınız.

uzak doğu. burada çok kararsız kaldım. özellikle bangladeş ve tayvan insanı ruhani açıdan rahatlatabilir. lakin çin ile hong kong arasında devam eden rekabet , japonların 3 güne bir nükleer patlatması derken orası da karanlık coğrafya.. depremler de cabası!

amerika. özgürlükler diyarı denildiğine bakmayın. nice insan beyaz amerikalılarla yaşayacağım diye meksikalı silah kartellerini elinde telef oluyor. zaten obama'da gidici uzak durun. tek önerim kanada eğer 7 ay karda araba sürmeyi seviyorsanız vancouver'ın yolları taştan..

ve son olarak güney amerika. darbeleri bitti biticek. kendine yeten tropik bahçeleri , yer altı zenginlikleri , 2014 dünya kupası , plajlar her sey var. mevsimi güzel biraz iç çatısma riski var ama bizde de var. biletleri hazırlamak lazım şimdiden çünkü baya talep olacak!

(bkz: afrika kıtasını adam yerine koymayan cahiller)
devamını gör...

türkiye'den defolup gitmek

pazartesi günü baya kişi gene yollara düşecek. sağ sol fark etmez bana. abicim cidden defolun gidin, her gün sizin yüzünüzden 1.5 saat yollarda geçiyor. hiç umurumda değil, tuğralı olan da m.kemal askerleriyiz stickerlarlı ne kadar araç azalırsa hayrıma.
devamını gör...

mahlas altı

konu başlıklarında fikri olarak kelamı ve kalemi yetersiz kalanların uğramaması gereken altlık. sen elalemin evine gidip salonunda adamın & kadının yüzüne sen böylesin - yanlışsın diyebiliyor musun ?

ev sahibine saygı vardır ve her şey sözlük dahil yazılı olmasa da adabı vardır..
devamını gör...

paul atreides

hakkında bu kadar tanım girilince ak parti'ye oy verecek sandım.*

karşıt taraf ne kadar fikriyatını beyan ediyorsa kendisi de kalemi , bilgisi ve üslubuyla bunu yapmaktadır. lakin bu kimselere durduğu yeri ve fikirlerini sorgulamaya hak vermez.

mahlas altı yerine konuların tartışıldığı yerlerde bunu yapmak yararlıdır.
devamını gör...

temel karamollaoğlu

merhaba ben lawrence sorularınızı alayım..

ingiliz her ne kadar senden nefret etsemde saygı duyulacak ülkesin bu işin pirisin. en radikal sağ partinin lideri gibi türkiye'ye lanse edilen ile türkiye'nin en din düşmanı olan , ateistliğini sadece islama saldırı olarak gören, nerede bölücü/ dhkpcli pkk'lı barındıran yere bu ikiliyi yamamayı bir şekilde başardın. feto projesi falan hikaye fetonun gücü buna yetmez buna tilkilik lazım gelir. islâm' a sövmeyi hak görmüşe methiyeler düzenin sakalına inananda tarih bilincinde ya şuursuzdur ya da zaten itikadi olarak o yolun yolcusu değildir.

israil'e laf edemeyen 13 tane arap ülkesi var. hepsininde 5 vakit namazında uşak kralları lakin kılmak ile kılar gibi olmak başka şeyler. her sakallıyı deden.. her saadetli başkanı bilge sanma..

allah islah etsin seni adam !
devamını gör...

soğan dahil ithal edilirken alman rus öğretim görevlisi ithal edilmemesi

bunun ana sebebi soğanın patatesin konuşamamasıdır. çünkü konuşursa seni hıyar hissettirir. bindiğiniz makam araçları mercedes , herkesin elinde iphone- samsung , apple'lar havada uçuşuyor, sumatra kahve içmeyince şeyin düşüyor lakin bunu öğreten, analiz eden , fizikçi matematikçiye ithalat yasağı var. neden öküze öküz diyen alman olması mı mesele, yoksa türk her şeye bedel / dünya'ya bedel diye öğretilen körelmiş yalanların yansımaları mı bunlar ?

oradan hocalar gelirse insanlar sokağa mı tükürür, osmanlı çeşmelerine boya ile sevgililerinin ismini mi yazar , vergi kaçırıp bir yandan vatan millet edebiyat-ı mı yapar, vatanını 3 kuruşa abd'ye mi satar , anasını mı keser bilezikleri için eğer hoca rus olursa ? hayvanlar eziyet mi görür hoca ingiliz olursa ?

ruhunuzu ithal etmişsiniz 80 senedir tüm bürokrasi, hükümetler ve koalisyonlar , sorarım bir hoca çok mu vicdansızlar ..
devamını gör...

dünya'da artan stagflasyon riski ve çözüm önerileri

dünya’da şiddeti artmaya devam eden ticaret savaşları sebebiyle yaşanan enflasyonist baskı son günlerin en sıcak konulardan bir tanesi.

özellikle trump yönetimi ile çin arasında 200 milyar dolara yaklaşan ticari engellemeler , üreticilerden çok para piyasalarının daha fazla baskı altında kalmasına vesile oldu. dünya ekonomisi son iki sene içerisinde tekrardan talebe dönük hareketlerle büyüme oranını yüzde 3 – 6 seviyesine çıkardı. güçlü talebin etkisiyle emtia fiyatlarında görülmeye başlayan yükseliş , brent ham petrolü, bakır ve 22 hammaddenin spot fiyatlarını içeren bloomberg bileşik endeksinin kasım 2014'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşmasına sebep oldu. küresel talebin yükselmesiyle ihracat hacmi artan çin’in önüne duvar örmeye başlayan abd’nin bu sert hamlesi, özellikle ucuz hammadde ihtiyacı yüksek olan avrupa ve gelişmekte olan ekonomileri ciddi olarak zorlamakta.

başkan donald trump'ın vergi indirimleri neticesinde abd iç piyasasında beklentilerin üstünde yükselen emtia piyasası en büyük sorunlardan bir tanesi olarak gözüküyor. asya pasifikte ise çin’li üreticilerin uzun vadeli kredi kullandırımları neticesinde yüksek likitideyi ülke içerisine çekmesi başaran pekin yönetimi , artan enerji maliyetleri ile bir hayli endişeli. iran doğalgazının tedariki konusunda özellikle abd’nin tekrar gündeme aldığı iran yaptırımları ile köşeye sıkışan ülkede, enerji sahalarını çeşitlendirme sıkıntısı 2019’un en büyük baş ağrılarından bir tanesi olacak gibi duruyor.

artan enerji maliyetleri ile birlikte nominal olarak değerlenen dolar kurunun benzer yönde hareket etmesi stagflasyon riskini de beraberinde getirdi. 2003 – 2015 yılları arasında dünya’da dolaşımı rahat olan doların gelişmekte olan ekonomilerin büyüme oranlarındaki etkisi yadsınamaz. ucuz işçilik , kolay sermayeye ulaşım ve düşük faiz oranlarıyla tüketime yönelen ülkeler , keynesci politikaların sona ermesi ve fed’in daha düşük risk iştahı sebebiyle son dönemde fazlasıyla zorlanmaktalar. yüksek faiz oranlarına rağmen enflasyonda yaşanan bu yükseliş, talepte yaşanan artıştan değil “üretimsel” faktörlerde yaşanan maliyet artışı ile ilintili. maliyetlerin satış cirolarından daha yüksek olmaya başladığı dönemlerde gözüken stagflasyon riskini kısaca resesyon ile enflasyonun aynı anda görülmesi olarak adlandırabiliriz. bir yandan büyümek için hamleler geliştirmeye çalışan hükümetlerin, işsizlik bunun yanında iflaslar gibi riskleri de dengelemesi mevcut koşullarda bir hayli zor.

2000’li yılların başında özellikle çin , vietnam gibi ülkelerin başını ciddi sıkıntılara sokan bu olayın temelinde enflasyon ve reel faiz dengesini tutturma hedefi vardı. örnekle konuyu anlatacak olursak , çin’in %8’lik enflasyona ulaşması için o zaman ki mevcut %12,5 enflasyona ek olarak en az da %10 -%12 bandında reel faiz riskini eklemesi gerekiyordu. bu durumda da ortalama da yüzde %25 düzeyinde politika faizi ortaya çıkıyordu. bu da faizlerin yüzde %25 olduğu bir ortamda hem büyüme hem de enflasyon ile mücadelenin imkansız hale gelmesine sebep oluyordu. çin bu sorunu ortadan kaldırmak adına, orta vadeli kalkınma planını devreye aldı. ihracat temelli üretimi, teknolojik alt yapıyla harmanlayan pekin yönetimi, artan döviz girdileri ile öncelikle politika faizini aşağı doğru çekti. sermayenin ülke içerisinde kalmasıyla ülkenin dört bir yanında yeni üretim tesisleri açan hükümet, düşen işsizlik sayesinde tüketimin canlanmasında etkin rol oynadı. buradaki kritik nokta çin’in ihracatının ilk 5 yıllık periyotta ithalatından her daim yüksek olmasıydı. eğer tam tersi gerçekleşmiş olsaydı, düşen politika ve reel faizlere rağmen enflasyon dizginlenemez ve kronik sorunların önüne geçilememiş olurdu.

bu açıdan hem reel faizle mücadele etmek hem de enflasyonu aynı süreçte düşürmeye çalışmak ciddi bir mali politika ve ihracat temelli sanayi hamlesi ile mümkün. tersi olduğunda ise orta vadede stagflasyon riskiyle karşı karşıya kalmak içten bile değil. bu reçetenin başarısı elbette bir kaç hususa bağlı. bunlardan ilki küresel büyümenin yavaş olduğu dönemlerde enerji ve brent petrol fiyatlarında artış yaşanmamasıdır. g-8 ülkeleri yüzde 6-8 bandında büyürken enerji fiyatlarının yükselmesi , gelişmekte olan ekonomileri şu an ki kadar etkilemeyecektir. bunun ana sebebi dolaşımda olan para hacminin yüksek olması , keza dış yatırımcıların faiz getirisi beklentisiyle doğrudan yatırımı seçmeleridir.

reçetenin diğer kısmında ise büyümenin sadece iç talebe yönelik olmaması gerekliliğidir. emtia ve ithal ürünlerde yaşanacak fiyat artışı, ilk olarak üreticilerin maliyetlerine yansıyacaktır. bu artışı en fazla birkaç ay taşıyabilecek firmaların yaptığı zamlar neticesinde talepte yaşanacak daralma, kısa vadede enflasyonun düşmesine sebep olacak olsa da, yüksek kredi maliyetleri ve yüksek işsizlik oranları yüzünden politika faizleri yeniden yükselme trendine girecektir. dikkat edecek olursak talepten ve tüketimden bağımsız olarak reel politika faizinin yanına küresel enflasyonu da fiyatlamaktayız. temel tüketim maddeleri, enerji ihtiyacı ve özel sektör borçlanma araçlarının politika faizi üzerinde mutlak bir baskısı vardır.
küresel piyasalar üzerinde kara bulutların döndüğü bu dönemde, abd ile çin arasında yaşanan ticari gerilimlerin kısa dönemde sona ermeyeceği, washington yönetiminin iran üzerinde siyasal baskıları artıracağı ve italyan bankalarındaki batma riskinin de fiyatlanmaya başladığını göz önüne alınca merkez bankalarının oyun alanı bir hayli daralmış oluyor.

selametle
devamını gör...

türkiye ekonomisi

projeksiyonlar dahilinde 4 tane varsayım söz konusu. bilimsel ve iktisadî açıdan ikinci senaryo finans camiası tarafından fiyatlanmış durumda. benim şahsi gözlemim kurun 4.60 - 4.90 aralığında kalması buna bağlı. enflasyon ile reel faiz arasında şu an sıkıntı var. stagflasyon riski kimsenin derdi değil ama ben önemli görüyorum.


(bkz: dünya'da artan stagflasyon riski ve çözüm önerileri)



devamını gör...

a haber

patatesin kilosunu 2.45'den aldığım hesaplı kanal. şu an a101 ile pazarlık halindeyim , 3.65'ten okutursam tüm sözlüğe benden çay..
devamını gör...

hayırlı cumalar

sevgili peygamberimizin -aleyhisselam- 15 asır evvel hangi zor şartlarda “bir elime güneş’i, bir elime ay’ı verseniz yolumdan ve davamdan vazgeçmem!” dediğini bugünkü zor şartları düşünerek yaşıyoruz.. dava insanı olmak seni yorar, bazen üzer ve yalnızlaştırır.

hayırlı cumalar..
devamını gör...

bir ülke çok ekmek tüketiyor diye her yeri tarım arazisine çeviremez

iktisatlı davranma noktasında hareket eden her hükümetin çok doğru hamlesidir. bakın beyaz ekmek zaten tehlikeli , bir ekmek 200 gr ise yapacaksın 150 gr talep nasıl çakılacak..

soğan'a arazi, patatese arazi , yok buğday sahaları daralmış. kardeşim bu ülkenin tek derdi tarım politikası mı her köylü kafaya izin versek nereye dikilecek bu binalar ? ağır sanayi hamlesine geçilememesinin tek sebebi bu hamlelerin yıllarca es geçilmesiydi.

şimdi diyelim ki 10 hektarlık bir alana soğan ekildi 80 ton soğan elde ettin .

80 ton × 5.50 try : 440 bin try

şimdi oraya bir mercedes fabrikası kursak ;

1 mercedes c400'den 2 milyon tl gelir.

o yüzden tarımmış , hayvancılıkmış bırakın bu 70'lı yıllar edebiyatını devir bilişim, arge devri. kazakistan'dan buğdaylık ekmek geliyormuş herkes söyleniyor. faşist misin sen , ayrımcı olma ekmek ekmektir !
devamını gör...

soğan yemezse ölecek fakir

ciddi olarak kalitesiz insandır. ya ne var soğan yemezsen, domates yemezsen, patates yemezsen 1 ay. bakın antep fıstığının kilosu 190 liralara dayandı adamlar kullanmayacağız dediler fiyatlar nasıl çakıldı ama ? bu fakir edebiyatı yüzünden, benim ülkemi ithal ettirecek noktaya getiren ağzında diş kalmamış kalitesiz fakirler utansın..

bizi kıskananlara cevabı halde vereceğiz. bu arada hâlden anlarım. bir arada da size hıyardan bahsedicem.
devamını gör...