bakkal

veresiye defterlerinden kütüphane oluşturmuş olma olasılığı yüksek olan yer *
devamını gör...
veresiye ekmek alınan yer.

mahallelinin acil durumlarda çocuğunu, valizini, çantasını, evinin anahtarını teslim ettikleri dükkân.
bu aralar revaç ta olan trt nin “leyla ile mecnun” adlı dizisinde örgendik ki bu tip yerlerde oturup çayda içilebiliniyormuş, bir nevi dert hane olarak kullanmak mümkün. fakat marketler zinciri ve avm lerin mantar gibi çoğalması ile beraber bakkalların tarihin derinliklerine gömülmekten başka çareleri kalmadığı gün yüzüne çıkmıştır.
devamını gör...
ah ulan ah. nerden başlasam bilemedim. esnaf dedi mi akla gelendir desem, hem tanımlamış hem de günün anlam ve önemine vurgu yapmış olurum fakat bu başlığın bugüne kadar açılmamış olması türkiye bakkallar federasyonu tarafından* muhtemelen sözlüğün kınanmasına yol açacaktır.
tabii burda sözlük ahalisine kabahat bulmamak lazım. ortada bim gerçeği varken, yağmurda kafaya bim poşeti geçirmişken sevdiği kızla karşılaşmak başlığı açılıyor azizim, yağmurda kafaya siyah bakkal poşeti geçirmişken sevdiği kızla karşılaşmak başlığı değil.
devamını gör...
modern zamanların bimi varsa, eski zamanlarında bakkalları var idi.
şimdi birer ikişer hepisi mazi oldi.

almanyadaki gurbetçiler türk bakkalları diye bahsettikleri bakkallar var bir de ki, baya bildiğin supermarket onlar da. ama türkçelerin zaafiyetinden midir, ortak kullanımda o şekilde olduğundan mıdır bilemiyorum koskaca hiper/süpermarkete bakkal diyorlar.
devamını gör...
eskiden mahallenin kalbiydi bakkal, "mahallenin başkentiydi". mahalleyi mahalle yapan, bakkalıydı. mahalle, bakkaldı sanki. ne zaman ki, kapısında oturup şişede gazoz ya da kola içerken, arkadaşlarla sohbet ettiğimiz bakkallar kapandı gitti bilinmeze; mahalle de o zaman öldü. çocukluğumdu bakkal. ne zaman ki, mahallenin en erken kalkanı olarak, bismillah diyip dükkanının kapısını açamaz oldu bakkal amcalar, çocukluğumdan birşeyler öldü.
devamını gör...
klima olmaz çünkü çok elektrik yakar o yüzden taktırılmaz. elektrikli soba tercih edilir şöyle dizlerin dibinde yanar durur ohh mis gibi. genelde bi de loş bi ortam vardır diyim. onun sebebi de gene elektrik çok yakmasındır ve arka tarafta kuytu köşe çok tercih edilmeyen ekmek dolabının harici yerlerdeki ışıkların söndürülmesidir. buraya nereden geldik şimdi. bilmem.
devamını gör...
büyük marketlerdeki indirimleri takip edip arabaları doldururlar, dükkana getirip yüzde 30 kâr koyup satmaya kalkarlar.

sonra ben markete gidince duygu sömürüsü... tabi tabi!
devamını gör...
yeni düzenin eskiyen unsurları ama bazı bakkallar var adamlar gerçekten yenilikçi farklı kombinasyonlar deniyorlar ürünlerinin tanıtmaya çalışıyorlar, yani çalışıyorlar adam tutunmaya çalışıyor belkide başarıyor.
devamını gör...
bakkallar odasının yeni kararına göre artık yumurta satamayacak olan küçük esnaf.
bilemedim ne satacak bu bakkallar?
devamını gör...
bizim evin yanında bir bakkal var, gerçi o süpermarket olduğunu iddia ediyor ama neyse. bakkal abimizin adı; gazi. ilginç bir şahsiyet, kendine dış ses yapıyor.

"4 ekmek aldım abi, ne kadar?" sorusunu, "o kadar zengindi ki ekmeğin fiyatını bile bilmiyordu" diye yanıtlıyor.

şimdilerde süpermarket olan mekana bakkal denir.
devamını gör...
erdal bakkal ile birlikte biraz biraz sempatik hale gelen küçük esnaf.. şu yeşilçam iki kavramı hiç etti. birincisi alaylı din adamları ikincisi küçük esnaf.. ne kadar sahibine yaramaz, sapık, düzenbaz, şehvet düşkünü adam varsa ya küçük esnaftı ya da din adamı.. şaka maka acayip bir tespit yaptım şu an.. freuddddd...
devamını gör...
eskiden yokluk ve kıtlık zamanlarında gerçekten bakakalınan yerlermiş.

şimdi who cares... canımız isterse parası neyse verip alıyoruz.
devamını gör...
marketlerin, avmlerin mahalle içlerine, ara sokaklara sızmasıyla beraber veresiye defterleriyle beraber ortadan kaybolan küçük esnaf.
devamını gör...
ayrı yazıldığı takdir de bak ve kal şeklinde farklı bir manaya gelen ancak birleşimi mini marketi ifade eden kavramdır. dedemin de vardı. bana yiyecek vermediği zaman taşlardım ki mecburen verirdi. günümüzde halen karşılığı var ama yakında nostalji köşesine gidecek ve yerine sanki avm lere ve süper marketlere bırakacak gibi.

(bkz: dedemin bakkalı)
(bkz: mahallenin bakkalı)
devamını gör...
siparişleri getirmek için beş saat beklemesinin anlamını merak ettiğimdir. hayır siparişi bekletirsin de sigarayı bekletme bari. *
devamını gör...
30. (Tematik)
gıda ya da gıda dışı her türlü ürünün satıldığı mahalle halkına yönelik dükkan.
devamını gör...
en sevdiğim esnaf. eskilerden -bim’in olmadığı zamanlar- baya da karlı bir meslekti. küçükken okul çıkışı mahalle bakkalına gider, bir saat yanında çalışır gibi yapıp paramın yetmediği zamanlar için indirim hakkı kazanırdım. büyüyünce de pek bir şey değişmedi. üniversite yıllarındayken de yine mahalle bakkalıyla arkadaş olmuştum, eşi ve çocuklarıyla tanışıp gün benzeri toplantılar yapardık. ah ah ne günlerdi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar