anadolu kavağı

dar yolları ve belirli bir saatten sonra olmayan ulaşım imkanıyla sanki bir yerlerde unutulmuş bir semt gibidir. sürekli faiş fiyattan ürünler sunan -nasıl olsa alırlar- mottosuyla çalışan köylü kurnazı esnafıyla balık ekmek + kolaya 15 tl bayılmama sebep olan yerdir. bir pompei değildir.
devamını gör...
beykoz'un bir semti. anadolu kavağı bildiğimiz balıkçı kasabasıdır. sahilde bir tane iskele vardır. etrafında oturma yerleri ve balıkçılar bulunur.

yoros kalesi buradadır.
devamını gör...
kalenin olduğu tepeye çıkış zordur.ama çıkınca iyi ki çıkmışım dersiniz.mükemmel bir manzara karşınızdadır.

devamını gör...
mükemmel bir yerdir.. tepede bulunan lokanta alkollüdür.. deniz ürünleri mevcuttur... ben diyorum ki.. çıkarsanız yanınıza yiyecek birşeyler ve su alın.. ama ben çıktığımda yazdı.. heralde çıkılamayacak kadar soğuktur şimdi.. bilemiyorum.
devamını gör...
ilk olarak doksandokuz yılında gitmiştim. o zamanlar anadolu kavağını kimse bilmiyordu.*en azından çevremde daha önce giden biri yoktu. eminönünde boğaz turu yapan vapurlar, haftasonu anadolu kavağına doğru yola çıkardı. öğleden önce anadolu kavağına varan yolcular, anadolu kavağının altını üstüne getirerek, saat 17:00 deki aynı vapura yetişmeye çalışırdı. her defasında ormanlık yoldan tırmanarak yoros kalesini fethederdik. tabiki bu tırmanışın olmazsa olmazı kale çevresindeki böğürtleri koparıp yemekti.

kalenin olduğu tepe noktasına vardığımızda gözlerimizi alamazdık. masmavi bir deniz, olabildiğince yüksektesiniz. püfür püfür esen rüzgarın keyfini çıkarırken, yanınızda getirdiğiniz yiyeceklerden en ufak bir kırıntı kalması mümkün değil. sonra kalenin yan tarafında örülmüş, sonu uçurum olan, insan boyunda bir duvar vardı. o duvara çıkarak, marmmara denizi ile karadenizin kucaklaşmasına şahitlik ederdik.

şimdi ise anadolu kavağı eski doğallığından uzak, kalenin etrafını kuşatan cafeler, anadolu kavağını gölgelemeye devam ediyor.
devamını gör...
haftasonu, istanbul'un dört bir yanından gelenlerce istila edilen, boğaz mahallesidir. gidilecekse hafta içi, sakinken gidilmeli, tadına varılmalıdır.

son yıllarda yoros kalesinin altında birer ikişer açılan kafelerde, bir pazar günü boğaza karşı bir çay içeyim derseniz, size ille de kahvaltı satmak isteyen garsonun, "bi bitmedi bunlar" bakışlarıyla karşılaşırsınız. bu yüzden en güzeli, alın yanınıza bir termos çay, atıştırmalık bir şeyler, yoros kalesinin dibinde değil, denizin kenarındaki banklarda ya da yanınızda getirdiğiniz bir serginin üzerinde temiz havanın tadını çıkarın. çakal esnafa para kaptırmayın.

köy içindeki balık lokantaları için de aynı şeyi diyeceğim. vaktiniz varsa, hafta sonu değil, hafta içi gelin bu mekanlara.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.