dua

naz makamıdır dua.
aşk yolunda adımlarken yaşamı, her kelime nazlanışıdır insanın...
devamını gör...
kimi zaman yaradan ile hasbihal.
kimi zaman ise kalpten gelen bir tazarru..
devamını gör...
dua için derler ki;

"dua insanın derdini şikayet etmesi değil, o derdin dermanının ancak rab olduğunu bilmesi halidir."

bundandır ya ibadet sayılması. imana çıkan yoldur bir nevi. bakara suresi 186. ayette de der ki:

"kullarım sana beni sorduğunda muhakkak ki ben çok yakınımdır. bana dua edince duacının duasına icabet ederim. o halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki doğru yolu bulabilsinler."

ne büyük vaad! duacının duasına icabet ederim... demek...

hz. ömer boşuna dememiş:

'ben duamın kabul olunmayacağı korkusu taşımam, ben bana dua etme isteği verilmemesi korkusu taşırım. zira dua varsa, kabul onunladır!'

döndüm döndüm, yine sana geldim elbet demek güzelliğinden, tövbeden ve istemekten ayırmasın bizi ya rab...
devamını gör...
mü'minin silahıdır. savaştayız. nefsimizle şeytanla.. ne kadar çok ihtiyacımız var dua'ya. çok zayıfız. zaten bizi rabbimize yakınlaştıran şey de aczimiz değil mi? insan her an dua etmeli,gerçekten. sevdiklerimizden hep dua istemeliyiz. ne kadar kıymetli bir hazine.her halimize nigehban olan rabbimizle başka nasıl muhatap olacaktık. söylenecek çok şey var ama.. hissetmek önemli sanırım..

ve son olarak; duamız olmazsa sahiden ne ehemmiyetimiz var ki?
devamını gör...
--- alıntı ---

ey rabbim!

alimlerimize sorumluluk, avamımıza ilim, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza anlayış, anlamışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza şuur, erkeklerimize şeref, yaşlılarımıza bilgi, gençlerimize asalet, hocalarımıza ve öğrencilerimize inanç, uyumuşlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, tebliğcilerimize hakikat, dindarlarımıza din, şairlerimize şuur, araştırmacılarımıza hedef, umutsuzlarımıza umut, zayıflarımıza güç, muhafazakârlarımıza perva, oturmuşlarımıza kıyam, donup kalmışlarımıza hareket, ölülerimize hayat, körlerimize görüş, suskunlarımıza feryat, müslümanlarımıza kuran, şiilerimize ali, fırkalarımıza birlik, kıskançlarımıza şifa, kendini beğenmişlerimize insaf, küfürbazlarımıza edep, mücahitlerimize sabır, halkımıza özbilinç, bütün milletlerimize karar alma himmeti, fedakarlık kabiliyeti, kurtuluş yeterliliği ve izzet bağışla.

dr. ali şeriati

--- alıntı ---
devamını gör...
rabbiniz dedi ki: bana dua edin size icabet edeyim. doğrusu bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir... mümin suresi, 60
devamını gör...
iman eden bir kulun, istek ve arzularını uygun bir üslupla Allah'a sunması/bildirmesi davranışıdır.
devamını gör...
olmayınca ehemmiyetimizin olmadığı eylemdir.. müminin davranışı da bir duadır.. namaz bir duadır, okumak bir duadır yazmak bir duadır velhasıl kelam herşeyimiz aslında bir dua hükmündedir, samimi oldukça kabule karindir.. Allah samimi etsin bizi samimiyetimizi de artırsın.. amiiiiin..
devamını gör...
arif nihat asya şiiri;

biz, kısık sesleriz... minareleri,
sen, ezansız bırakma Allah'ım!
ya çağır surda bal yapanlarını,
ya kovansız bırakma Allah'ım!
mahyasızdır minareler... göğü de,
kehkeşansız bırakma Allah'ım!
müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
müslümansız bırakma Allah'ım!
bize güç ver... cihad meydanını,
pehlivansız bırakma Allah'ım!
kahraman bekleyen yığınlarını,
kahramansız bırakma Allah'ım!
bilelim hasma karşı koymasını,
bizi cansız bırakma Allah'ım!
yarının yollarında yılları da,
ramazansız bırakma Allah'ım!
ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
ya çobansız bırakma Allah'ım!
bizi sen sevgisiz, susuz, havasız;
ve vatansız bırakma Allah'ım!
müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
müslümansız bırakma Allah'ım
devamını gör...
suskun bıçak sırtı bir gece gibi
dönüyorum semada.
ayaklarımda ısırılmış kabuk bağlayan
acımsı tutkular.
yolların şiirlerinden kalma.
ne zaman düşsem toprağa
yüzüm kanar ellerinde
çocuk bir çığlıktır
artık bünyemde.
kaybolmuş düşler ülkesinde.
bir rüyadır olsa olsa
olan.

yazılmışlardan arta kalan ne varsa
döktüm ortaya
heybem boş.
taşı kuma çeviren bir sözcük buldum
koydum ruhuma ayet niyetine.
oysa yeryüzünde böbürlenerek yürümedim.
eğdim boynumu.
ürktüm.
ceylandım.
kanadım boyuna.

ırmak boylarında kaldım.
nehirler akarken yüzümün
gölgesinde
sırtlanlar gördüm
bir gece
gözlerimin içinde.
tanıdım ve bildim kendimi.
hem yaratılmışların en muhteşemi
hem en rezili.

kibrin ve gururun heybetine yenildiğim zamanlarda oldu.
ateşin gögsüne yaslandığım
emzirdiğim kanımdan
zamanlarda.
bildim gördüm geçtim.
ürkektim. ceylandım.
kanardım boyuna.

ateş attım gecelerin karanlığında
gül bitmedi omuzlarımda
sustum.
pustum.
yetmedi.
dimağıma yapışan bütün heceleri
söktüm ! hiddetle kalbimin nakşından.
ne büyüktüm ki
kanım kurtarmıyordu hiç bir harfi!
ki bir zamanlar kocaman tevhidi kurtarırdı
dilimizin ucundaki " Allah "
şimdi hayyamsı bir kabile gibi
iman oyunları oynuyoruz.
ne inanıyor
ne vazgeçiyoruz.
ah biz insanlar
ürkeğiz
ceylanız
kanıyoruz boyuna.

aşk için atılan düğümler
sökülüyor limanlarımdan.
bütün gemileri serbest bırakıyorum
akıntısında hayatın.
tek bir limana yansıyor
gözlerimin feri.
adına dua diyorum.
adına umut diyorum.
adına rahman diyorum.
sığınıyorum.
sığamıyorum.
sığınıyorum.
ben sığındıkça büyüyor
büyüdükçe rahman oluyor.
ah biz insanlar
biz inanmış gibi yapanlar.
ürkek birer ceylan gibi
sığınıyoruz kapına.
koyma geride.
al, iste.
iste ismail olalım.
boynumuz önümüzde.

m.a
devamını gör...
dua; bize bizden yakın olana,bizi bizden iyi bilene teslim olmaktır.yürekten kopup gelen niyaz,edeple eğilen baş ve gözden dökülen bir damla yaştır.
en mahrem sırları padişahlar padişahına açabilmektir dua...
kurumuş dudakların rahmet ve lütuf pınarlarından içmeye iştiyakıdır dua...
dua sözün kıblesi,kalbin haccıdır...
devamını gör...
nasıl, bir çocuk, eli yetişmediği bir merâmını, bir arzusunu elde etmek için ya ağlar, ya ister; yani, ya fiilî, ya kavlî lisân-ı acziyle, bir duâ eder, maksuduna muvaffak olur. öyle de, insan, bütün zîhayat âlemi içinde nâzik, nâzenin, nazdar bir çocuk hükmündedir. rahmânirrahîmin dergâhında, ya zaaf ve acziyle ağlamak veya fakr ve ihtiyacıyla duâ etmek gerektir; tâ ki, makâsıdı ona musahhar olsun veya teshîrin şükrünü edâ etsin. yoksa, bir sinekten vâveylâ eden ahmak ve haylaz bir çocuk gibi, "ben kuvvetimle bu kâbil-i teshîr olmayan ve bin derece ondan kuvvetli olan acîb şeyleri teshîr ediyorum. ve fikir ve tedbîrimle kendime itaat ettiriyorum" deyip küfrân-ı nimete sapmak, insaniyetin fıtrat-ı asliyesine zıd olduğu gibi, şiddetli bir azaba kendini müstehak eder.
devamını gör...
alemlerin rabbi olan Allah'a sesli yahut sessizce gönülden yapılan yalvarış, yakarış, istek, beklenti, şükür, hamd..
devamını gör...
arzdır, hal iledir, dil yalnız elçidir. ve biri şöyledir;

"allah'ım! ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum!

ben ki kocamış bir yaşlıyım. kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!tek isteğim benim gibi, müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!

siz ey müslümanlar! suskun ve aciz, helak olmuş ölüler!

hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felaketler karşısında? bir halk yok mu? hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak? şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak! bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken! omuzlarımıza el verecek ve göz yaşlarımızı silecek bir bakış! bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilatları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı!? tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;"ey rabbimiz! gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mümin kullarına yardım et!" diye çağıramaz mı!?
buna da mı gücünüz yetmiyor!?

yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:
"bizler direndik! ileri atıldık ve kaçmadık!"

ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek! onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin! çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. bırakın savaşçı onuruyla ölelim!

dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın! dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin!

temennimiz, Allah'ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır! umarız bizim aleyhimize olmazsınız! Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın!

ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!

"allah'ım! sana şikayette bulunuyorum... sana şikayette bulunuyorum... sana şikayette bulunuyorum... gücümün azlığını, imkanımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı sana şikayet ediyorum... sen mustazafların rabbisin... sen bizim rabbimizsin... bizi kime bırakıyorsun?... bize cehennem olacak uzaklara mı? veya düşmana mı?

Allah'ım! akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına sana şikayette bulunuyorum.
sana şikayette bulunuyorum! gücümüz dağıldı... birliğimiz bozuldu... yollarımız ayrıldı... halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini sana şikayet ediyoruz..."

eylül, 2003, bir israil saldırısı ertesi
şehid şeyh ahmed yasin
devamını gör...
Allah'la sohbettir. derdi anlayanla dertleşmektir.

"yollar seni gide gide usandım."

rabbim; yanlış tarlalarda yürüyor olmalıyım. çok yoruldum. gidiyorum gidiyorum ama ne bir rüzgar ne bir yağmur. yorgunluğum ekleniyor yolda karşılaştığım zorlukların üstüne rabbim. herkesi bir vefalı kul sanmıştım rabbim meğer en büyük vefasız ben imişim.

"yar beni bırakmış el ilen oynar."

el ile oynayan yari neyleyeyim ki rabbim. ben de seni bırakmışım el ile oynuyorken buldum kendimi rabbim. yorgunluğumu, vefasızlığımı sana şikayet ediyorum. beni senin yoluna sevket rabbim; çünkü ben o yolu kendi kendime bulacak güçten yoksunum; basiretim bağlı; gönlüm yaralı.

"muhabbet bağında bir gül açıldı."

bağını göster bana rabbim. o gülleri bana da koklat rabbim. beni o gülün derdiyle dertlendir rabbim. bütün dermanları hiç sayayım; o derde değişmeyeyim. o gülü bana da koklat yalvarıyorum rabbim. o gül ki; uğrunda bülbül olup sesi soluğu kesilmişlerin en büyük muradı en büyük mutluluk ve selamet kaynağıdır. beni de o sahil-i selamete ulaştır n'olur rabbim. o bağın bir dikeni de ben olayım.

amin.
devamını gör...
Allah'a talimat verme ritüeli değildir ..
matlub ve maksud her ne ise onu verecek olanın o olduğunu bilmek ve yine ona arz etmektir..
dua; çağırmaktir yani..
illa kelamla değil lisanı halle, lisanı aczle..
ila ahir..
sırrı ubudiyet;tılsımı bir mukalemedir..
ve gercekten, acayiptir.
devamını gör...
--- alıntı ---

dua, dua, eller karıncalanmış;
yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...
bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu;
iplik ki, incecik, örer boşluğu

--- alıntı ---
*
devamını gör...
ibadetin kendimizce yapılışıdır. en içten seçtiğimiz kelimelerle yaratanın karşısına çıktığımız andır. unuttulmamalıdır ki dua bir ibadettir. yaratanın karşısına nasıl çıkarsak öyle karşılanırız. bedualarlar, hasetlerle, kıskançlık ve zalimliklerimiz ile çıkarsak takdir o'nun dur; tövbelerimiz ile, saygımız ve terbiyemiz ile, hayırlarla çıkarsak takdir yine o'nundur.
devamını gör...
dua, kimin karşısında olduğumuzun bilincinde olarak edilmeli. edepli ve saygılı.

"bana şunu ver." " beni affet." gibi emir kiplerini kullanmak yerine, samimi bir şekilde kendimizi Allah'a itiraf edip, teslim olmalıyız.

bir edep örneği olarak, hz.adem'in duası:

"rabbimiz, biz kendimize zulmettik; eğer sen bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz." (araf - 23)
devamını gör...
yaratılış sebeblerimizden. gel gör ki ehemmiyet vermediklerimizden. nasıl kalkarız bu yükün altından bilinmez.
devamını gör...
bu zamanda edilen en guzel dualar kiminkilerdir diye sorarsaniz hic dusunmeden seyh yasin'in ve ali seriati'nin dualaridir derim. her iki duanin da tam metni bu baslik altinda verilmis. fakat ben bir de ali seriati'nin duasinin kendi sesi esliginde hazirlanmis bir videosunu buraya aktarmak istedigimden, metni buraya yazan çelebizade kardesimin musadesiyle bir kez daha kopyaliyorum:

ey rabbim!

alimlerimize sorumluluk, avamımıza ilim, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza anlayış, anlamışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza şuur, erkeklerimize şeref, yaşlılarımıza bilgi, gençlerimize asalet, hocalarımıza ve öğrencilerimize inanç, uyumuşlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, tebliğcilerimize hakikat, dindarlarımıza din, şairlerimize şuur, araştırmacılarımıza hedef, umutsuzlarımıza umut, zayıflarımıza güç, muhafazakârlarımıza perva, oturmuşlarımıza kıyam, donup kalmışlarımıza hareket, ölülerimize hayat, körlerimize görüş, suskunlarımıza feryat, müslümanlarımıza kuran, şiilerimize ali, fırkalarımıza birlik, kıskançlarımıza şifa, kendini beğenmişlerimize insaf, küfürbazlarımıza edep, mücahitlerimize sabır, halkımıza özbilinç, bütün milletlerimize karar alma himmeti, fedakarlık kabiliyeti, kurtuluş yeterliliği ve izzet bağışla.

dr. ali şeriati



hem kelimeleri, hem de sesi nasil da gogu yirtiyor ustadin!.. binlerce amin denmez mi bu duaya, bu yakarisa?
devamını gör...
yazarlarımızdan birinin hasta olması vesilesiyle cogitanlardan talep ettiğim manevi ilaçtır.
devamını gör...
press "é" and open console:
é

enter the cheat code:
Allah'ın bana bir çuval altın ver hamal parası ayrı olsun. sübhanallah amin.

"bir çuval altın" credited into your account succesfully.

duaya böyle bir hayatın cheat kodu mantığıyla yaklaşılıyor ya deli oluyorum. duada bi iletişim olacak ezberlenmiş anlamını bilmediğin arapça laflar değil. okus pokus olayı değil ki sihirli lafı söyle de olsun. dileyeceksin isteyeceksin kalpten. babanneler de bir ton default ezberlik dua çıkarmışlar ortaya; sınav kazanma duası, hayırlı talip bulma duası, loto tutturma duası. çüş yani.
devamını gör...
insanın yalnız olduğunu anladığı anda o yalnızlığı anlamlandırmak için rabbına yalnızlığının nedenini sorması olayıdır.
devamını gör...
kulun aradaki tüm engelleri bir köşeye iterek, asıl olması gerektiği yere vardığı, rabbi ile kesintisiz irtibata geçtiği makam. koskoca resimde küçücük bir nokta, ve iki göz kadar tüm dünya. şimdi bu kadar aciz olan, ne kadarına erebilir sırrın? ne kadar az dua ediyoruz, azlığına bile akıl erdiremiyoruz.
devamını gör...
hz. aişe (radiyalalluhu anh) anlatıyor: hz. peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) geceleyin uyanınca şu duayı okurdu:

"allah'ım! seni hamdinle tenzih ederim, senden başka ilah yoktur. günahım için affını dilerim, rahmetini talebederim. Allah'ım ilmimi artır, bana hidayet verdikten sonra kalbimi saptırma. katından bana rahmet lütfet. sen lutfedenlerin en cömerdisin."

(ebu davud, edeb 108)

devamını gör...
duândaki devam ve ısrara rağmen
lütuf ve ihsan vaktinin gecikmesi
üzülmene ve ümidini kesmene sebeb olmasın.
çünkü duâya icabet;
senin istediğin vakitte değil,
Allah’ın senin için tercih ettiği zamanda tecelli edecektir.

*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.