islam

#din 

siyahın beyaza;arabın aceme üstünlüğü olmayan renk körü dinim.sondur.
devamını gör...
kullanım alanına göre üç anlama gelmektedir.
1- kur'an'da hz. adem (a.s.) ile başlayıp, hz. muhammed (s.a.v.) ile kemale erdirilmiş dinin adı.

2- hz muhammed (s.a.v.)'e indirilmiş şeriatın adı.

3- bir çoğrafi bölge ve yer adı. (islam dünyası)
devamını gör...
Allah'ın kullarına bahşettiği,kadri bilinmesi gereken nimettir.tevhid inancına dayalıdır.

" gerçek bir insan olmak , gerçek bir müslüman olmaktir" ( cemil meriç )

devamını gör...
Allah'ın varlığıyla değil, Allah'ın tek oluşuyla ve sıfatlarıyla, 360 küsur ilahın yokluğuyla ilgilenen din*. dolayısıyla Allah'ın varlığı islam'da bir iddia değildir ve dahi ispat * edilmesine lüzum yoktur. dinin özü, insanın tanrı olmayışının ve kendisine tanrılar edinmeyişinin (bkz: allah'ı bırakıp ilahlar edinmek) kendine ikrarıyla kulluğa talip olmasına dayanır.
sadece kelam ilmi Allah'ın varlığıyla ilgilidir.

Allah'a inanmak ise imanın (kısaca: güçlü iman) bir meselesi olduğu için bilimsel bir deneyimden ziyade, duygusal bir edimdir.

''din, 'hakikat pornografisi'nden yana değildir; hakikati göstermez, ona işaret eder. kur'an dahi hakikati göstermez, sadece işaret eder ve bu amaçladır ki 'ayet' sözcüğünü kullanır.'' *

ayrıca islam'da şüphe kavramına yer olmadığı da bir safsatadır; zira vesvese, vehim gibi skeptik disiplinin ilgi alanına giren kavramlar, islam ansiklopedilerinde de yer alır.

islam, nâmüselmân güruhun iddia ettiği gibi totaliter de değildir. islam'ın tek ümmet ideali, onu totaliter kılmaz. öyle olsaydı; sosyalizmin tek sınıf, cumhuriyetçilerin tek ulus, hümanistlerin tek insanlık paydaşımı üzerine bina ettikleri ideallere de totaliter dememiz gerekirdi. ayrıca islam fıkhının hareket sahası epeyi geniştir, din yalnız helal-haram düzleminde çift-değerli olarak ele alınmaz.
1. farz
1.a. farz-ı ayn
1.b. farz-ı kifaye
2. vacip
3. sünnet
3.a. müekked sünnet
3.b. gayrimüekked sünnet
4. müstehab
5. mübah
6. müfsit
7. mekruh
7.a. tenzihen mekruh
7.b. tahrimen mekruh
8. haram
8.a. haram li-aynihi
8.b. haram li-ğayrihi. *

islam'ın referans silsilesi de çoğulcudur:
1. kuran
2. sünnet
3. icma
4. kıyas
5. istihsan
6. istislah
7. mesalih-i mürsele
8. sedd-i zerai
9. örf
10. sahabi kavli
11. şer u men kablena *

12. içtihat
13. meskutun anh.
devamını gör...
hiç bir ideoloji, görüş, düşünce, paradigma, söylem, düzen ve sistem ile eklemlenemeyen, üstünde hiç bir eklektik çalışma yapılamayan, kendi içinde yeryüzünde %100 uygulanmasının imkânsızlığını da taşıyan, Allah'ın sözleri ve resullerin -hassaten son resulün- örnekliğiyle inşa edilmiş -beşerin anlamaya ve uygulamaya çalıştığı- parçalanamaz hakikatlar bütünü.
devamını gör...
kölelik eski dünya geleneğinin bir ürünü olup kesinlikle islam vicdanıyla bağdaşmayan bir kurumdur.
hayrettin karaman (*), zekatın sarf yerlerini sayarken iki esas kategoriden bahseder. bunlardan birincisi, 'li' zarfiyetindeki mülkiyet ve tahsis kalemleriyken; ikincisi, 'fi' zarfiyetindeki tedbir ve teşvike dayalı, sonuç odaklı teşrî kalemlerdir.
''buradan itibaren geride kalan dört sınıf için kur'ân-ı kerîm üslûp değiştirerek, mülkiyet ve tahsis ifade eden 'li' yerine zarfiyet ifade eden 'fi'yi kullanmıştır 'fîr-rikâb, fî sebîlillâh'. müfessirler (zemahşari, razi -wbj) bu değişikliğin tesadüfen olmayıp mânâ ve mefhuma bağlı bulunduğunu, ilk dört sınıfta istedikleri gibi tasarruf etmek üzere zekâtın kendilerine temlik edildiğini, bu dört sınıfta ise zekâtın belli sınırlar içinde kullanılmak (kölelikten, borçtan, yolculukta düşülen maddî sıkıntıdan kurtulmak, cihâd etmek) üzere verildiğini ileri sürmüşlerdir.''
ilk kategoride; fukârâ, mesâkin, âmilin ve müellife-i kulûb zikredilirken;
ikinci kategoride; rikâb (köleler), gârimîn (borçlular), ibn'üs-sebil zikredilir. bir de 'fi sebilillah' (allah yolunda) terkibi vardır ki bu da, islam toplumu adına her türlü maslahat için mükellef olunan malî işleri ifade eder.

(*) http://www.hayrettinkaraman...

ayrıca: http://tirnaknesriyat.files...
devamını gör...
islam düşmanlarınca sürekli eleştiri konusu edilen, 'seks köleliği' olarak nitelenen islam'daki ma meleket eymanuhum (''cariye'') kurumunun aslı şudur:

[ihl sözlük'te vel asr mahlasıyla yazdığım yazıdan alıntıdır]

öncelikle: kuran'da cariye kavramı geçmez! cariye kalmadı, size meleket eymanuhum verelim.
o da neymiş, açıklayalım:
sağ elin sahip oldukları: meşru şartlar yerine getirilerek nikah sahibi olunmuşlar demektir. mekkî bir sure olan mearic'de bu tabir geçer. demek ki kastedilen esir kadınlar olmasa gerek. kuran'da hususen peygamber hanımlarına hitap eden ayetlerde hür-cariye ayrımı geçmez.
tahrim suresinin ilk iki ayetinde hz. peygamber'in -yetkisi olmadığı halde- mariye'yi kendine tahrim ettiği anlatılır. tahrim, zihar, talak gibi uygulamalar ancak nikah sorumluluğu altındaki eşler için geçerlidir.

hemen söyleyelim ki fıkıhta cariyeyle istifraş kavramı epeyi sınırlıdır.
evli bir savaş esiriyle istifraş yoktur,
veraseten intikal etmiş bir cariyeyle istifraş yoktur,
ticareten malik olunmuş bir cariyeyle istifraş yoktur.
öyleyse cariyeyle istifraşa ''icazet veren'' cinsel istifade şekli, sadece bekar veya nikah bağı çözülmüş savaş esiri kadınların, efendisiyle olanıdır. yani bu ihtimalde bile cariyeden cinsel anlamda faydalanma mahduttur. gerçi bu da şüphelidir, az sonra açıklayacağım bunu.


cariyeyi fuhuşa zorlamanın da nass-ı katiyle haram kılındığı sabittir:
nur suresi 33'üncü ayetine baktığımızda bunu görebiliriz:
''dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın.''

muhammed esed'in nur suresi 33'üncü ayetine düştüğü dipnot dikkat çekicidir:


--- alıntı ---

lafzen, 'iffetsizliğe karşı korunmak istiyorlarsa', yani evlenme yoluyla (karş. 4:24'de kullanıldığı anlamıyla muhsanât ifadesi). klasik müfessirlerin çoğu feteyât ('genç kızlar/ergen kızlar') teriminin burada 'köle kızlar' anlamında kullanıldığını söylemişlerdir ki, yukarıdaki anlam örgüsü bu görüşü tamamen desteklemektedir. buna göre, yukarıdaki ayet kölelerle evlilik dışı cinsel birleşmeyi 'fuhuş' (biğâ) olarak nitelendirerek, yasak olduğunu tekrarlamaktadır.

--- alıntı ---



nisa suresinin 25'inci ayetinde cariyelerle evlenmeye teşvik vardır. eğer evlenmeden de cinsel istifade mümkünse, müminler ''cariye''lerle neden evlensin; bu ayet niye nazil olmuş olsun?


resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: ''islâm'da cariye ile zina yoktur. kim câhiliyede câriye ile zina yapmış ise, bundan hasıl olan çocuk efendinin asabesine dâhil olur.''
[(ravi ibn abbas) ebu dâvud, talak 30]

cariyeyle istifraş vardır önermesinden hareket edip gidelim bir de:

''cariyenin kocası esirler arasında ise, eşlerin nikâhları devam edeceğinden, efendinin bu cariye ile münasebette bulunması caiz değildir. hattâ erkek başka birisinin, kadın da bir başkasının yanında köle ise, yine efendi, yanında bulunan bu kadın köleden cinsî yönden faydalanamaz.''
[ıstılahat-ı fıkhiyye kamusu, 3: 402] http://www.sorularlaislamiy...

peygamber sünnetine baktığımızda safiye ve cüveyriye'nin nikahlandığını, mariye'nin ise zaten cariye olmadığını biliyoruz. kaynaklarda mariye'yle peygamber'in nikahlandığına dair bilgiler de mevcuttur.

cariyeyle evlenmeksizin cinsel ilişkinin meşru olduğuna dayanak gösterilen ayetteki 'ezvacuhum ve ma meleket eymanuhum' ifadesindeki ve bağlaç değildir. zira ayette müminlerin genel özelliklerinden bahsedilir, seçenek bildirimi yoktur ki 've', 'veya' anlamlarına çekilebilsin. ayetin genel bağlamı için bak. 'onlar...', '-dır'.

islam'da cariyeyle istifraşın olmadığı meramını ihtiva eden bir yazı yazdığımı umuyorum.
istifraş olsa dahi, çok ama çok kısıtlı olduğunu düşünmekteyim. ayrıca cariyeyle istifraştan doğan çocuğun şeri ve nesebi hakları baki olduğu gibi, hür çocuk doğuran kadının tahrir olunması da kolaylaşır. cariye kesinlikle istismar edilemez, 'efendi'sinin nafaka mesuliyeti altındadır ve iffeti onun tarafından korunur.

http://tirnaknesriyat.files...
devamını gör...
bence şiarlarından biri de şu: ''dünya tadımlık, ahiret doyumluk.'' tabii tadımlık derken, 'her çiçekten bal alma'yı murad etmiyoruz.
devamını gör...
islam'ın;
bireyle igili sosyal teamülleri: tezkiye, tasadduk, infak, karz, umra, rukba...
sivil toplumla ilgili sosyal teamülleri: evkaf, iaşe, imaret, hibe...
devletle ilgili sosyal teamülleri: istirdat, müsadere...

devamını gör...
öyle bir din ki habeşî bilal'i ümmetin müezzini, köle zeyd'i islam ordularının muzaffer komutanı kılmıştır.
öyle bir din ki ilk şehidi bir kadındır.
öyle bir din ki ilk inananı ve finansörü bir kadındır.
öyle bir din ki bu dinin peygamberinin soyunu bir kadın devam ettirir.
öyle bir din ki bu dinin atası peygamberin soyu bir siyahî cariye vasıtasıyla devam etmiştir.
öyle bir din ki bu dinin yarısı bir kadının rivayetlerinden müteşekkildir.

devamını gör...
bu dinin günümüzdeki en büyük sorunlarından biri, müntesiplerinin dünyalıklara haddinden fazla tamah ve tenezzül etmesinden başka bir şey değildir.
devamını gör...
bu dinin sadece ama sadece bir direği vardır. o da ahirettir. ahiretsiz bir insan, tek dünyalı bir insan tiksinç olana (dünyaya) tamah ve tenezzül edendir. işte müslüman böyle bir insan değildir. rabbinin yüce nimetleri onu bir ömür ötede beklerken, o dünyalığa teveccüh etmez. bu yüzden sekülerleşmenin müslüman lehçesindeki manası, irindir, boktur, püsürdür, tozdur, gübürdür.
devamını gör...
fazlur rahman'ın

-hz muhammed
-kur'an
-hadisin doğuşu ve gelişmesi
-islam hukukunun yapısı
-kelam ve akidenin gelişmesi
-şeri'at
-felsefe hareketi
-tasavvuf: nazariye ve uygulama
-sufi teşkilat
-fırkalarla ilgili gelişmeler
-eğitim
-modernizm-öncesi ıslahat hareketleri
-modern gelişmeler
-miras ve muhtemel gelişmeler

isimli bölümlerden oluşan kitabı.
devamını gör...
nasıl bir dindir ki bazı insanların yaşadıkları, yaptıkları, düşündükleri, her şeyin, ama her şeyin karşısında...
bu her şeyin karşısında olmak değil de 'işittik ve itaat ettik' bağlamında; düşüncem, rehberim. bir sonraki ayette 'allah muhakkak işinde galiptir' demesi ise mutlak sonun zafer olduğunu müslümanlara müjdelemiştir.
devamını gör...
hayata anlam kazandıran mutlak doğru sistemdir./kutsî değerler bütünüdür. selâmete erdiren kolaylık dinidir. inandıklarını idrak etmekten yoksun olanların ve başkalarına öğüt verirken kendi nefislerini unutanların yaklaşım biçimleriyle/eylemleriyle/söylemleriyle hiçbir zaman örtemeyeceği kadar büyüktür. kirletilemeyecek kadar temizdir. gizlenemeyecek kadar açıktır.
devamını gör...
bütün insanların doğduğunda mensubu olduğu, en son dindir...
devamını gör...
siyasi anlam haritası:

i. güneydoğu avrupa/balkan etnisitesi (se faire turc)
ii. ortadoğu'ya spesifik yaşam formu
iii. afro-asyatik inanç sistemi
iv. avro-amerikan demografik unsuru (göçmen, mülteci)
v. avro-amerikan diaspora altkültürü (büyük veya küçük ölçekte dışsal-müdahaleye kapalılık)
devamını gör...
teslimiyet insanın bir bütün olarak dünyaya ve kendi faaliyetinin neticelerine karşı iç tutumudur. Allah'ın iradesine teslimiyet, insanların iradelerine karşı bağımsızlık demektir. Allah'a itaat, insana itaati men eder.

(...)

teslimiyet, hayatın çözülemezlik ve manasızlığından insani ve vakarlı tek çıkış yoludur; isyansız, yeissiz, nihilizmsiz, intiharsız tek çare... teslimiyet, hayatın kaçınılmaz olarak getirdiği sıkıntılarda alelade bir insanın kendini kahraman gibi hissetmesi veya vazifesini yapmış ve kaderine razı olmuş bir şehidin zihniyetidir.

(...)

ey teslimiyet, senin adın islam'dır!

aliya / doğu ve batı arasında islam'ın son satırlarından...
devamını gör...
öncelikle mantıksız.

su kaçıran bir ton deliği var. şah damardan daha yakın olan yaratıcının elçi yollayarak iletişime geçmesi, tüm insanlığa geldiği söylenen son peygamberden habersiz yüzyıllarca yaşayan kalabalık insan kitleleri, yaratıcının şeytanla inatlaşıp bizim üzerimizden iddiaya girmesi (öyle olsa bile peygamberlerle iki de bir müdahale adil olmuyor) vs vs. açıklanması gereken bir çok yeri var. inanmamam için kendimce geçerli belki yüzlerce sebep var. yaratılış ve hayattan sonrası için hiç tutarlı bilgi vermiyor, fakat bu iki süre (yaratılış ve ölümden sonrası) arasındaki hayat için gayet güzel ve pratik uygulamaları var.

ramazanda akşam ezanı okunduğunda diline bir tuz değdirip namazı kılmadan karnını doyurmayan birisiyle evliyim. ben kadar inancı sorgulayan birisi değil. ben günlük hayatta amaçlarımı hedeflerimi sık sık unuturken o dualarında günde en az 5 kere hayatta ne istediğini tekrarlıyor namazlarda. büylece kendi yolundan savrulmuyor, disiplini de hep daim kalıyor. sabah 5te 6da uyanmanın günü ne kadar uzun kıldığını bilen bilir sabah namazı saatlerinde uyandıktan sonra yetişmeyecek iş yoktur. sofradan hep tam doymadan kalkmak rejimlerin diyetlerin en pratiği. "sofradan doymadan kalk" ?? 1400 yıl önce yüzyılımızın hastalığı obezitenin tedavisi böyle basitçe anlatılmış, şimdi modernliğine zeval geleceğini düşünen kıldan tüyden bilim adamları modernliklerine zeval geleceği için bunu diyemiyor, insanlara sibel can'ın her albüm öncesinden kıytırıkdan çıkan "sibel can" diyetine yönlendiriyorlar.

özet olarak hz. muhammed'e bana göre vahiy falan gelmemiştir. yaratılış ve ahireti de düzgün bir biçimde açıklayamamış. ama insanlığın faydası adına emrettikleri ile (diyet miyet bi yana sosyal yaşam şeklinden bahsediyorum) ideal bir insanı en pratik şekilde oluşturmayı amaçlamış.
devamını gör...
imanın akılda değil kalpte başladığı din. akılsız din değil. kalpsiz din değil. kalpte inanılıp akılda idrak edilen dindir.
devamını gör...
etimolojik olarak "kurtuluşa ermek, boyun eğmek, teslim olmak, güven içinde olmak" manalarına gelen "silm" (s-l-m) kökünden gelir - selam ve selamet de aynı kökten gelir - terim olarak "allah'a teslîm olmak" demektir ve bu teslimiyeti anlamlandıran da imandır.

(bkz: iman)



devamını gör...
Allah'ın bizi davet ettiği yurt, vatan. bu sebepten vatan sevgisi imandandır.
devamını gör...
hiç tanımadığınız mümin kardeşiniz için can-ı gönülden, en temiz ağızdan dua edebilmektir. *
devamını gör...
asrımızda çok insan evladı tarafından metalaştırılmış, en önemli özelliği olan hoşgörüsünü yitirmiştir.
eskiden sünneti yapıp farzı yapmayanlara kızardım, ya herro ya merro diye. artık vazgeçtim. sünnet ehli olun farzı zaten gelir.
inananlarının daha çok zarar verdiği din.
devamını gör...
islam dini farz sütunları üzerine kurulu, sünnet duvarlarıyla örülmüş bir evdir. sütunsuz ev olmaz, duvarsız ev barınak olmaz. bu ikisi birbirinden asla ayrılmaz. hele hele sünneti yapıp farzı yapmamak gibi bir saçmalık ömrü hayatımda ne duydum ne gördüm.
devamını gör...
köktenciler ; terörist, abd düşmanı ve abd düşmanlığını itikadinin amaçlarının nihai noktası görürler.
gelenekçiler; terörist değil ama abd düşmanıdırlar
ılımlı islamcılar; terörizme ve şiddete karşı, her inanışa saygılı
bu kategorilerin dışında demokrat müslüman, liberal müslüman... gibi türevleri vardır.
devamını gör...
hristiyanlığa en yakın din olarak bildiğim din. ayrıca kur'an kitabını çok severim. genel itibarı ile ahlaki değerlerimizi çok güzel yansıtır. isa mesihi kabul etmeleri de takdire şayandır. hristiyan olmasam tercih edeceğim tek dindi.
devamını gör...
'eteğinizin boyu değil kumaşıdır önemli olan!'
devamını gör...
yaşımın verdiği gecikmeyle geç okuduğum sezai karakoç kitabı.her sayfası,her tespiti altın değerinde.her ne kadar anlamak için kafa patlatsam da bana kazandırdığı bilgiye minnettarım.islam'ı tekrar öğretti.herkese tavsiyedir de.
devamını gör...
dine mensup olanların birbirlerine olan düşmanlıklarını görmezden gelip kelime anlamına bakarsak, barış demektir.

rabbim bizi bu din üzerine sabit kılsın, bu dinden nasibini alamamış olanlardan uzak tutsun.
devamını gör...
malesef turkiye'deki gruplar sayesinde afyon islevi goren, aslindan masallarla uzaklastirilmis din.
devamını gör...
kendisi olamayan dindir. hep bir şeylerin antisidir o.

antikapitalist, antisosyalist, antifaşist, anti sermayedar(bu neyse artık)...

ee kendisi nedir? koca bir boşluk...*
devamını gör...
hep bir şeylerin antisi değildir...

başlı başına yeter, yetmeli...

ama aptallığa yada art niyetede karşıdır yani antiaptal ve antiartniyetlidir...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.