sekülarizm

ibn rüşd'ün temellerini attığı; ilk amacı "azınlıkları dindar devlet baskısından korumak" olan batılı tarz devlet yönetiminde yer etmiş anlayıştır. bizdeki "devleti dinden korumak" anlayışının aksine batı toplumlarında "dini devletten korumak" anlayışı hakim olduğu için bizde sorun, onlarda ise özgürleştiricidir.
devamını gör...
üç ayrı anlamı olan kavram ;

1- siyasetin dinden, kamu alanının bireysel alandan ayrıştırılması,

2- dini inanç ve ibadetlerin zayıflaması,

3- inanç koşullarının dönüşmesi, yani, tanrı inancının bir veri olarak görüldüğü ve kimse tarafından sorgulanmadığı toplumdan tanrı inancının bir tercih meselesi olduğu topluma dönüştür.
devamını gör...
dinin kamu hayatındaki yerinin olağan olarak azalmasıdır. kimilerine göre türkiye'de laik kesim bu kadar baskıcı olmasaydı toplum çoktan seküler yapıya erişmişti. o zaman şu laik teyzeye bir teşekkür borcumuz daha oldu.
devamını gör...
dünyevi olanın ruhani olandan ayrılması anlamında kullanılan seküler kavramını laiklik kavramından ayıran unsur bu kavramın bir yerde ruhani olanın dünyevi kavramlarla tanımlanmasına yönelik bir anlamı da içinde barındırması oluşturmaktadır. örnek vermek gerekirse namazın spora, orucun diyete benzetilmesi gibi bakış açıları aslında dinsel olanın dünyalık kavramlarla açıklanma çabasıdır ki bu da sekülerleşme denilen sosyolojik bir olguyu doğurur.
referans noktası dünyevileştikçe sekülerizm oluşur.
devamını gör...
sekülarizm sosyal bir ihtiyaç mıdır yoksa devletlerin arkasında saklandıkları kontrollü bir bağımlılık mıdır? sekülarizm'in magna carta geçmişli bir haliyeti varken , fransa ihtilaline kadar ki dönemi de içerisine katttığımızda - krallıkların ve otokrat devlet hiyerarşisin , sekülarizmin cazibesi ile dinin motiflerini kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını göreceğiz.

sekülar düşünceyi sadece koz olarak kullanan akımlar dışında, bunun yararlarını gözeten neo - pozitif akımlarda mevcuttur. burada ki asıl amaç sekülarite'nin toplum içerisinde nasıl bir kazanç sağladığı gerçekliğidir. eğer dini inanç çizgisinde gözüküp iktidai hedefler ile iktidarı destekleyen politikalara yönelen bir akımın içinde olmak - bir kazanç ise - sekülarizm toplum içerisinde sigorta görevi üstlenmektedir. ve bu durum yüzyıllarca arkasına saklanılmış mutlak bir güçtür değişmez bir müekkededir. ayrıca sekülar motif tabi olmalıdır - çünkü zayıflamak, din temelli bir sistem de dinin de altının boşalmaya başladığının göstergesi olarak sayılmaktadır ve bu toplumsal tramvanın ilk uyarı sinyalidir.

son gördüğümüz toplumsal ayaklamalar neticesinde özellikle devletlerin post modern tepkiler vermeye hazırlanmaları , skolastik düşünce yapısını terk eden ifadeleri - bunların ilk devlet intibalı eskiden terk göstergeleridir. devlet dinden elini çekmeli mi? psikolojisi gün ve gün dağılan, genetik hastalıklarla yapısı bozulan, intihar oranlarının ciddi rakamlara ulaştığı , alkolizmin aktivist ruhlu bir çehrede buhraniyet'in limitlerine doğru hareket ettiği bir zaman dönemine girmekteyiz.

devlet bir elle sahte din kurar, sahte yasalar yapar ve yaşar bu kadar basit mi? tatlandırılmış sahte kutsallar üzerine yükselen ırkçılığın, 21.yy vebası olduğu şu zamanda, her alandan sökülüp atılmaya çalışılan din aslında beklenilenin aksine bugün daha ihtiyaç duyulan bir konumdadır.

asıl mesele sekülarizm kimler için?
devamını gör...
sekülerlik'in ideolojikleştirilmiş şekli.

''sekülerlik''ten farklı olup, george jacob halyoak'un temellindermeye çalıştığı bir felsefe olup bir sosyal hareket dönüşerek uygulama alanı bulamamış, din karşısında agresif olmayan fakat kuvvetli ateistik temayülleri de bulunan bir felsefi harekettir.
devamını gör...
birçok alt başlıkta incelenebilir elbette fakat ana hatlarıyla sekülerleşmenin sonuçları şu şekildedir;

- kültürel çöküntü,
- ekosistemin tahribi,
- ırkçılık
- ekonomik sömürü
- ekonomik bunalımlar.
devamını gör...
--- alıntı ---
kutsal sekülarizm, tanrı'nın taklit edilmesi ve tanrı'yı sıradan varlığa dönüştürme tavrının çok genel anlamda kurumsallaşmış biçimini ifade etmektedir. benim şahsi kanaatimce, sekülerleşme içerik olarak insanlığa ilk zamanlardan itibaren musallat olan bir fenomen. bu bağlamda sadece dünyaya bir dalmayı (gaflet) ifade etmez, öncelikle zihni bir süreç olarak işler. insanın, tanrı'yı kabul etse de, sadece kendisine başvurarak (hümanizm) her yeni dünya kurma girişimi, bir sekülarizmle sonuçlanır. dolayısıyla sekülarizm, mutlak bir ateizm değildir. işin tehlikeli boyutu tam da bu noktada tebellür eder. çünkü bol dinsel semboller içerisinde bile sekülarizm işlemeye devam eder. böyle bir durumun yegane referansı ise insan ve dünyadır. bunun doğal bir sonucu olarak tanrı ve insanın egemenlik alanları yeniden belirlenmeye başlanır. modern dünya özellikle descartes'ten itibaren tanrı ve insanın egemenlik alanlarının matematiksel bir kesinlikle (descartes'in aynı zamanda matematik üzerine yoğunlaştığını hatırlayalım) belirlenmeye başladığı dönemi/durumu ifade etmektedir. müşrik arapları, kendileri ve putları arasında bir bölüşüm yaparken, Allah'ı reddediyor değillerdi; onlar tanrı'ya rağmen kendilerine bir egemenlik alanı açmşlardı. bu kabulün, geleceğe yönelik beklentisi, insanın kant'ın ifadesiyle kendi imkan ve enstrümanlarıyla keşfettiği alanları genişledikçe tanrı'nın da egemenlik alanlarının daralacağı yönünde idi. fakat ilerleyen süreçte yaşanan gelişmeler, bir yandan seküler alanın meşruiyeti sorununu, diğer yandan dinin/tanrı'nın insan tarafında tekrar yeryüzüne çağrılması meselesini gündeme getirdi. tam da bu noktada sekülarizm, meşruiyet sorununu aşmak üzere dinsel formlarla kendisini ifade etmeye başladı. işte sekülerliğin kutsanma talebi budur. kutsal sekülarizm kavramı, bunun genel bir ifadesidir.

doğrusu "dünyevileşme" şeklinde türkçe'de kullanılsa da, bu kelimenin sekülerliği anlatmakta yeterli olduğu kanaatinde değilim; fakat yerine bunu efradını cami ağyarını mani şekilde anlatacak bir kavram da yok. çok genel anlamda hayatın, varlığın ve bütünlüğün önce zihinsel olarak sonra da ilişkilerde parçalanmasıdır. bu konuda hz. peygamber'in (sav) "vehn" hadisi şeklinde meşhur olmuş hadisinin bir açılım getirebileceğini düşünüyorum.
--- alıntı ---

http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
şu an haber7 sitesindeyim.bu site malumdur ki dindar olarak bilinen bir haber sitesi. daha bir kaç gün önce faizin haram olduğuna dair vs bir haber yaptılar. bir ilahiyat profösörünün dilinden. sonra gel gelelim bu güne. halk bankası reklamı... hem de dosya masrafı yok. 2 ay da ertelemeymiş.

böyle bir şey işte sekülarizm.
devamını gör...
yanlış bilinen: din işlerini devlet işlerinden ayırmak.
doğrusu: din işlerini tamamen ikinci plana atmak, dünyevileşmek.

sağolsun son 100 yılda dünyanın başına birçok belayı sarmıştır. faşizm, komünizm gibi iki belanın oluşmasına sebep açmıştır. ahlak sistemini çökertmiştir. kamuya açık alanda her türlü mahremiyet işlerinin yapılacağı ve godoşluğun artık insana koymayacağı bir devire doğru götürmektedir.
devamını gör...
aydınlanma felsefesi diye bilinen skolastik düşüncenin temellerinin yıkılıp yerine insanı ön plana koyan "insan her şeyin ölçüsüdür" anlayışının bir sonucu olarak temelleri atılan vahiy eksenli algının bitirilmesi ile empirizm gibi birçok fenomenleri esas alan görüşler ortaya çıkmıştır. bu anlayış ise zamanla auguste compte'nin kurduğu pozitivist akımla güçlenerek metafiziği bekraunta atmış ve din ile bilim arasında keskin çizgiler oluşturulmuş. bu dönemin sosyologlarından özellikle karl marks, marks weber ve emile durkheim gibi şahıslar ise özellikle karl marks başta olmak üzere dinin temelini ekonomik bir alt yapı ile ilişkilendirmiştir. bu şekilde kapitalizm düşüncesi 19. yy' da ciddi bir kitle oluşturmuştur. dinin sürekli geri plana atılması ise ekomomik sebeplere dayandırıldığı ve bilimden vareste olduğu için güzel bir sosyal düzenin oluşturulması halinde artık dinin ortadan kalkacağı düşünceleri zuhur etmiştir. işte sekülerizm bu yüzyıllarda oluşturulan pozitivist düşünce ve ekonomik temelli dini yaklaşımların bir sonucu olarak dinin zamanla yok olup yerini bilime bırakacağını yani dünyevi yaşam formunun insanlığa hükmedeceğine işaret eden düşünce şeklidir. başlangıçta böyle oluşturulan seküler yapı bilahare din ortadan kalmadığı için bugün laiklik diye bildiğimiz din ve devlet işlerini ayıran yaklaşıma dönüşmüştür. bugün dünya devletlerinin tamamına yakınını ele aldığımızda seküler yapının geçerliliğinin kalmadığı aksine cidi bir dine yönelimin olduğunu görmekteyiz.
devamını gör...
laiklikten daha iyi olan sistemdir.

devleti dindardan korumak yerine dindarı devletten korur.
devamını gör...
kimileri bu terimi çağdaşlık olarak yorumlar ancak laiklik demek değildir.sekülarizm din konusunu aşmıstır, kafaya takmaz.gercek bilgiyi elde etmede dinsel olan bütün yolları reddeder.
devamını gör...
türkiye'de çoğu sözlükte bkz. laiklik şeklinde yer alır. bundan dolayı hayatımız başka yerlere bkz. olarak geçer gider.
(bkz: bkz)
devamını gör...
sekülerizm bir çoklarının zannettiği gibi 'din ve devlet işlerinin ayrılması' demek değildir. latince kökenli saeculum sözcüğünden gelir ve 'çağ' anlamındadır. arapça karşılığı tam olarak 'asr' dır. bu bağlamda sekülerizm 'asrilik, çağa uyma' gibi anlamlara gelir. islami gelenek içerisinde, kelimeye negatif anlamlar yüklenmiştir. asrilik eşittir züppelik, yüzeysellik, batıya benzemeye çalışma gibi... aslında nötr bir kavramdır. çağın ahval ve şeraitini yakından takip etme, olarak adlandırılabilir.
devamını gör...
dünyevileşmek,dünyayı ve insan iradesni nihai belirleyici kılmaktır.ilahi olanı hayattan ve toplumdan uzaklaştırıp,hayatı ve toplumu insan aklının hevaya göre ürettiği değer ve ölçülere göre düzenlemeyi esas almaktır.
devamını gör...
bireyi ve toplumu maneviyattan soyutlayıp,sadece dunyevi hesaplara daldırmayı amaçlayan sistemdir.
tezahürü çoğunlukla çok ve kolay kazanan,kazandıkça tüketen,tükettikçe doymayıp daha da kazanan,ve daha da harcayan insan tipi oluşturmakla gerçekleşir..
devamını gör...
yamulmuyorsam bu rejime göre bildiğim kadarı ile vatandan herhangi bir norm kurallarına bağlı değil yani isterse kırmızı donuyla okuluna gidip öğrenimini görebilir kimsede bi'şey diyemez.. güzel aslında hoş. laiklik daha bayık...
devamını gör...
cumhuriyet elitinin müzmin hastalığıdır. bu hastalık sonraki yıllarda diğer bazı kesimlere de bulaşmıştır.

dünyevileşme anlamında kullandığımızda bu hastalığın ne denli yaygın ve önemli oldu ortaya çıkmaktadır. elbetteli sekülarizm salt dünyevileşme değildir. bir anlamda yaşam şeklidir.
devamını gör...
insanın tamamen dünyevileşmesi, yaşamından tanrıyı çıkarmasıdır. bu devlet için de toplum için de fert içinde olabilir. yani bir nevi tanrı yokmuş gibi yaşamını sürdürmektir. vahyin yerini akıl alır bu durumda.
devamını gör...
cumhuriyetin ilanıyla beraber -ister istemez- bir nevi tescillenen olgudur.

lailkliğin kabulunden sonra ister istemez sekülarizm in etkisi derinleşmeye başlamıştır. anadolu havzasındaki insanlarımızın islam ile ilişkisini sağlayan damarlarının kesilmesi burada yaşayanların yer yer "havasız" bırakmıştır.

bir gereklilik olarak kapatılan tekkelerin, zaviyelerin ve tarikatların bizi getirdiği nokta koyu bir dünyevileşmedir. ilk anda geçici bir süreliğine kapatılması elzem olan bu kurumların muadilleri oluşturulamadı. toplumun beslendiği bu kanallar hep havada kaldı.

özellikle güneydoğu bu hususta çok etkilenmiştir. tarikatlar üzerinden ayakta duran güneydoğu insanımız çok yoğun bir şekilde "havasız ve susuz" kalmıştır. bunun bedelini şuan ödemekteyiz. güneydoğulu vatandaşlarımız pkk belasına karşın nereye sığınıcağını bilememektedir. ona yol gösterecek toplumun önde gelenlerinden mahrum bırakılmıştır.

pkk belasının bu yönünü kimse dile getirememektedir. çünkü devletin bazı unsurları milletin mümkün olduğunca seküler olması için elinden geleni ardına koymamıştır. islam ile bağını koparmak adına yer yer vatandaşın maddi ve manevi olarak üzerine gidilmiştir. son dönemde 28 şubat süreci bunun en belirgin delilidir. 28 şubat sekülarizmin mümkün olduğunca yerleşmesi için yapılan bir balans ayarı idi.

pkk en nihayetinde marksist bir örgüttür. yani sekülar bir yapıdır. dinden imandan hoşlanmaz. içi boş hayaller vere-bilir mensuplarına. en fazla fakirlik-zenginlik olgusuyla fikir pazarlaması yapa-bilir.

cumhuriyet elitlerinin güneydoğu hususunda başarısızlıkları bu noktada düğümlenmektedir. güneydoğu hususunda 1 olan sorunu 5 e yükseltmişlerdir. insanların içi boşaltılmış amaçlar ve yüksek ideallere karnı toktur. tek istedikleri dinlerine, imanlarına ve şeyhlerine karışılmamasıdır.

pkk ile mücadelede "manevi havanın" ne kadar etikili olabileceğini tekrar gündeme alınması gerekmeketedir.

bir fikir vermesi açısında şuradaki http://www.dunyabulteni.net... incelenebilir.
devamını gör...
batıdaki hristiyan dindarı çevreler tarafından ve aynı zamanda ateistler tarafından materyalizmle bir anılan kelime.dindarlar "materialism and secularism" diye cümleye başlayıp bu ikisinin batı toplumunu ne kadar bozduğunu söylerler.ateistlerde aynı şekilde başlayıp ne kadar özgür(!)leştirdiğini söylerler.
devamını gör...


--- alıntı ---
sekülerizm veya sekülarizm toplumda ahiretten ve diğer dinã®, ruhanã® meselelerden ziyade dünya hayatına odaklanılması yönündeki hareket. tdk, sekülerizm kavramına karşılık olarak dünyacılık sözcüğünü önermiştir. sekülerizm, din merkezli veyahut dinã® öğeleri sosyal, hukukã® ve siyasã® anlamda tayin edici kılan bir yaklaşımın tersine, bunları sosyal, hukukã® ve siyasã® kümeden ayıran bir yaklaşımı tanımlar. çok geniş bir terim olan sekülerizm, içinde birçok farklı akım, tür ve teori barındırır. seküler kelimesi, dünyevi olanı belirtir ve dünyanın nesnel halinin göz önünde tutulması demektir.

laiklik ve sekülerizm kavramları türkçede sıklıkla eşanlamlı kullanılır. laiklik, dinã® kişi ve kurumların devletin işleyişine ve devlet kurumlarına müdahale etmemesi; devletin de din işlerine karışmaması anlamına gelir. fransız sekülerizmi olarak da anılan laiklik kavramı, daha kapsamlı olan sekülerizm hareketinin bir parçasıdır.
*
--- alıntı ---

devamını gör...
åžer-i hükümlerin olmadığı bir ülkede uygulanabilecek en iyi sistemdir. duruşu dinlere eşit uzaklıkta olmak değil, eşit yakınlıkta olmaktır. en güzel örneklerinden birisi ingiltere de işler. adamların şeriat mahkemeleri var daha ne olsun. hani zamanında refah partisinin çok hukukluluk diye talep ettiği sonra da kapatılmasına sebep olan şey. adamlarda tıkır tıkır işler. laiklikle karıştırılmaması gerekir. onun da en sağlam örneği fransa zaten.
devamını gör...
fazla uzağa gitmeye gerek olmayan hadise.evinde,dükkanında,çalıştığı ortamda bir elifbile olmayan kişi seküler,kurumsa laiktir.
devamını gör...
laikliğin tam olarak karşılamadığı ve karşılayamayacağı kavram.sekülarizm laiklikten daha yumuşaktır.şöyle ki: eğer bir tablo çizersek ve en sağda ateist sscb ve en solda günümüzdeki iran'ı koyarsak; sekülarizm tam ortada yer alır.laiklik ise ortadan sağa doğru kayan bir yerdedir.
devamını gör...
modernizmin temel dayanığıdır. her türlü uhrevi, kutsal, vicdani kaygıları bunlar dünya işi değil diyerek günlük hayattan koparır. eşya boşluk kabul etmeyeceği içinde boşaltığı alanı doldurur. inanca saygılıdır, inanç 4 duvar arasında kaldığı sürece. aynı gemideyiz, kazan-kazan, doğa olayı, küreselleşen günümüz dünyasında en çok sevdiği sloganlardır.
devamını gör...
ecnebilerin din ve devlet işŸlerini ayırması durumu, ama nedense google babada search ettiğŸiniz vakit ecnebi sitelerindeki türkiye haberlerini görebileceğŸiniz eksantrik kelime. insanı düşŸündürür acaba secularism türk laikliğŸimi demek yoksa dünyada laikliğŸi gündeminde tutan tek ülke türkiyemi.
devamını gör...
bildiğin küfür yazacaktım da baktım daha önce tamı tamına aynı tanımı yazmışım. islam insanın hayatının en kılcal alanlarına kadar müdahale eder. zerre boşluk bırakmaz. af buyurun tuvaletinden, giyim kuşamına, tipine, kılığına, yatağına, yürüyüşüne, ticaretine, cinsel ilişki pozisyonuna kadar müdahale eder. öyle eki eki eki diye sırıtmayın. aynen öyle.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.