sevmek zamanı

#sinema/tv 

oya bora'nın söylediği çoklarına göre neşeli bana göre ürkütücü bir şarkı. ne diyor şarkıda: biz dünyayı çok sevdiiik, ölüm bizden uzak olsuun..!
devamını gör...
yıllar sonra bir melodinin duyulmasıyla birlikte geçmişe doğru bir kelebek etkisi yaratabilen oya bora şarkısı.

al aşkım beni yanına dalmışım sarhoşluğuna
bir ömrü senle aşalım al uçur beni sonsuza
kaybetmek varsa ne çıkar
aşkta yer yok hiç korkuya

öyle günler var ki baştan sonu gelmiş
böyle istenmiş sen yaşamalısın
ayrılık beter ölümden tanrı yazmasın
aşkımı benden kimse ayırmasın

biz dünyayı çok sevdik ölüm bizden uzak olsun
aşık olduk yüreklendik kader bizden yana dursun
hasretliği çektirme tanrım gözümüz yollarda kalmasın
ne istersen al götür ama sevda bize aşk bize kalsın

al canım beni yanına sevgiye çoktan acıktım
sen miydin kaderden yana işte ben de sana düştüm
kaybetmek varsa ne çıkar aşkta yer yok hiç korkuya

http://www.cogitosozluk.net...

devamını gör...
bir metin erksan filmi. film, boyacı halil ile suretine aşık olunan (divan edebiyatının başlıca konusudur bu aynı zamanda) meral'in hikayesini anlatıyor. filmin temel görüntü teması su (göl, deniz, yağmur). öyle ki malum üzere boya sezonu, yazdır, bahardır; sonbahar değil. buna rağmen sonbaharda halil'in adalar'da boya işi almasının başka bir mazerete olmasa gerek.
filmin olumsuz yanlarından biri de, müzik postprodüksiyonu. müzik olur olmaz, yerli yersiz fonda duyuluyor.
devamını gör...
ne güzel bi şarkıdır arkadaş bu. aşk var, yaşama sevinci var, güzel dilekler var, daha ne olsun de mi?

-kaybetmek varsa ne çıkar, aşkta yer yok hiç korkuya-

evet.

devamını gör...
kısa süre içinde hem yönetmenini hem başrol oyuncusunu kaybederek öksüz kalmış filmdir.
devamını gör...
ışıl german'ın aşkın kederi şarkısıyla aklımda yer etmiş film..aşkta ikinci bir kişiye ihtiyaç yoktur der gibi..doğru sanki..
devamını gör...
''kalbim küçük aşk suresi kanatlı melek sureti,
bir çerçeve içi mutluluk ederse ki eder!
sana kalsın...''*
devamını gör...
bana adana pavyonunda oturan ve karşı masadaki karayağız adamların ısrarına rağmen konsomansyona gelmeyen beyaz rus kadını intibaı veren film.fazla yapay,konu yani surete aşık olma,doğu edebiyatında çokça işlenmiş,aşkın kendisine aşık olma durumu da keza.ama konunun işleniş şekli,karakterler ve onların sosyal sınıflarıyla uyumlu olmayan hal ve sözleri.allah aşkına altmışların türkiye'sinde hangi badanacı müşfik kenter gibi giyinir ve konuşur?üstelik üzerlerinde boya lekesi bile yok.
devamını gör...
zaman, mekân ve gerçeklik evreninde ele alınmaktan ziyade bir masal anlatısı gibi düşünülmesi gereken film. konusu daha evvel işlenmiştir evet, fakat bizde değil. 1960'larda çevrilen birbirinin kopyası seri üretim yeşilçam filmleri akmaya devam ededururken metin erksan başka bir derdin peşine düşerek daha farklı, şiirsel boyutta bir sinematografiye el atmış ve evvelden de belirttiğimiz gibi zamanının oldukça ötesinde bir işe imza atmıştır. doğal olarak bazı açılardan ilk oluşunun bazı handikapları beraberinde getirmesi de kaçınılmaz olmuştur.
devamını gör...
güzel bir metin erksan filmi. genel teması 'ben size değil resminize aşığım' olan film. "sen dostlukların, aşkların kolay mı kurulduğunu, kolay mı sürdürüldüğünü sanıyorsun? "* tarzı sözleriyle izlenmesi gereken bir film.
devamını gör...
yeşilçam sinemasının klasik senaryolarına tepki olarak çekildiğine inandığım 1965 yapımı metin erksan yapımı psikolojik sanat filmi.
modernleşen insanın yaşadığı aşkın muhayyilelerdeki aşktan uzaklaştığını çok iyi anlatır. mümkünse yalnız izlenilmeli.
devamını gör...
bir resime aşık oluşu anlatan harbici film, hatta film çok kötü oldu düşüncesiyle uzun süre sonra ortaya çıkartılıyor ve beklediklerinin tepkinin kat kat fazlasını olumlu yöne alıyor.
devamını gör...
tek bir karesiyle, sahnesiyle dahi çok şey anlatabilen metin erksan filmi.

en vurucu sahnelerinden biri, arnavut kaldırımlı eski istanbul sokaklarında halil (müşfik kenter) ve meral'in (sema özcan) sağanak yağmurdan sırılsıklam olmuş haldeyken ufak bir taş köprü altına sığınıp yan yana, birbirlerine bakamadan, konuşamadan bekledikleri sahnedir.

filmden o ana dair bir kare... bir kızıl goncaya benzer şarkısı eşliğinde.

http://tinyurl.com/qatmlmo

devamını gör...
izlenmesi gereken bir metin erksan filmi özellikle şu sahne beni kalbimden vurmuştur;

devamını gör...
omuzda tablo taşıma filmi.

karizma film. *
entel film. * *

kamera hareketleri çok düzgün, özenli. dönemin filmlerine göre olağanüstü derecede temiz.

bi de meral r'leri söyleyebilse..
devamını gör...
halil aslında ustasına meral'in resminden daha güzel olduğunu söylemişti.

meral durumu öğrenince halil'in bu safiyane, samimi aşkı onu çok şaşırtır. kısa bir süre sonra bu aşka karşılık vermek ister. halil’in tavrı ise çok nettir. onu reddeder ve resimle (fotoğrafla) arasından çıkmasını ister.

ben senin resmine değil de sana aşık olsaydım ne olacaktı? belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme, belki de alay edecektin sevgimle... halbuki resmin bana dostça, iyilikle bakıyor ve ebediyen öyle bakacak...” repliğiyle unutulmazlar arasındadır. bir ara devam edeceğiz unutturma surette kaldık...

ha bonus:
devamını gör...
"resmin sen değilsin ki? resmin benim dünyama ait bir şey. ben seni değil resmini tanıyorum. belki sen benim bütün güzel düşüncelerimi yıkarsın.
bu korku sevdiğim bir şeye ebediyyen sahip olmak için çekilen bir korku. ben senin resmine değil de, sana âşık olsaydım ne olacaktı? belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme. belki de alay edecektin sevgimle. halbuki resmin bana dostça bakıyor."

filmin en güzel sahnelerinden birinde geçen halil'in asi duruşunun cümleleridir.

ve bunun içinden de bir seçme yaparsak; "belki sen benim tüm güzel düşüncelerimi yıkarsın"

aşka aşık olmak. aşkı hüzünle kaim kılmak. doğu kültürü kokuyor buram buram.





devamını gör...
muzik goran bregovic'e aittir.
oya -bora'nin en guzel sarkilarindandir.hele youtube'de final fantasy oyunundan goruntulerle hazirlanan bi klibi vardir ki, sanki ozel olarak bu klip icin cekilmis.

cocukluguna, ilk gencligine dokunmak isteyenler icin :

devamını gör...
halit refiğ diyor ki:"kemal tahir sinemacılar arasında en çok metin erksan'a değer verirdi. en sevdiği türk filmi de metin erksan'ın yaptığı sevmek zamanı idi. benim yaptığım filmlerin hiçbirinden çok fazla hoşlanmadığını hissettim."
devamını gör...
halil bir kadın resmine aşık oluyor. halil' in kendisine ait resme aşık olduğunu öğrenen meral, bu durumdan etkilenir, işin iç yüzünü öğrenmek ister. halil' in sözleri şaşırtıcıdır, seni istemiyorum der. meral üstelese de resmini kendine tercih eder. korkuları vardır. aşka maşuktan daha çok değer veren insan sendromunu yansıtan bir film. * *

http://film-izlemek.blogspo...
devamını gör...
adı geçince ilk duyulan cümle 'bir erken dönem türk filmi ve metin erksan'ın ne denli anlaşılamamış' olduğudur.
oysaki buram buram antonio kokan film öykünmeden ötesine geçememiş, olmaya çalışırken tellere takılı kalarak, 'mış' gibi yapmıştır. bizde anla(mış) gibi yaparak 'efenim üstadın istidadı şartların ötesindeymiş' diyelim demesine ama bu neyi ispat eder ki...
devamını gör...
çakma değil hakiki "ıssız adam" müşfik kenterin başrölünü oynadığı film.
"ben seni değil resmini sevdim" der. helal be..
devamını gör...
müşfik kenter'in delikanlılık çağlarının görülebileceği film. filme şiirsel bir anlatım hakimdir. saf, çıkarsız aşkın, bir kadın resmine olan aşk üzerinden anlatılır. bir ideale, bir imgeye, beyinde özgürce oluşturulan bir sevgili figürüne duyulan aşk bir kadın resminde tezahür etme imkanı bulmuştur. filmin final sahnesinde gerçek sevgilinin gelip resmi kayıktan aşağı, suların derinliklerine bırakmasıyla, idealize edilen, beyinde oluşturulan sevgili figürünün yerini, gerçek bir kadın alır. filmden esinle kıraç da bir klip çekmiştir. filmi izlemeyenler çok şey kaçırır, müthiştir.
devamını gör...
bir metin erksan filmidir. film de ele alınan konu yalnızlık ve kadındır. kadının toplum hayatındaki rolünü sinematografik olarak anlatan film aynı zamanda lacan'ın ayna evresinden yararlanarak karakterlerin içsel durumlarını analiz eder. hadım edilme - toplumdan soyutlanma kavramlarıyla karşı karşıya kalan halim bir bakıma suretine aşık olduğu kadından da kaçarak hadım edilme- otoritesinin elinden alınma korkusunu barındırır. görsel anlatım olark zamanının filmlerine taş çıkaran film günümüzde daha iyi anlaşılmıştır.

devamını gör...
birkaç gün evvel izleyip her karesinin ayrı güzel olduğuna karar verdiğim metin erksan filmi. elinizde mendil, efkarlı efkarlı film izlemek istiyorsanız neredeyse tüm sahneleri hizmetinizde.. hele ki...

halil'in "sana, dünyada hiçbir erkeğin hiçbir kadını sevemeyeceği kadar aşığım. sana, aşık olarak kalmak istiyorum. işte hepsi bu kadar." diyerek önce resmine sonra da kendisine aşık olduğu meral'den ayrıldığı sahne...
devamını gör...
filmin unutulmaz replikleri arasında halil'in meral'e söylediği söz yer alır. "sen dostlukların, aşkların kolay mı kurulduğunu, kolay mı sürdürüldüğünü sanıyorsun? resminle.. ilk karşılaşmamızı dün gibi hatırlarım. elbiselerim eskiydi, kirliydim, sakallarım uzamıştı. birden bana iyilikle, sevgiyle bakan bir yüz gördüm. iì‡nanamadım.. iì‡kinci kez zorlukla baktım resmine. gene iyilik, gene sevgi vardı gözlerinde. nihayet değiì‡şmeziì‡ bulmuştum. resmin benim içime bakıyordu. benim kendimi görüyordu.. bana hep dostlukla, iyilikle, sevgiyle baktı."
devamını gör...
'sevmek zamanı değil mi senceeeee?' sözcüklerinin kulağımda çınlamasına vesile olan ve tebessümümün müsebbibi tamlamadır.
devamını gör...
--- alıntı ---

kalbim--küçük aşk suresi kanatlı melek sureti,
bir çerçeve içi mutluluk ederse--ki eder!
sana kalsın..

--- alıntı ---

hüseyin alemdar.

devamını gör...
meral-“ben senin söylemeni istiyorum. herhalde bana ait olan bir şeyi öğrenmek hakkımdır.”

...halil-“hayır. sana ait bir mesele değil bu. resminle benim aramdaki bir durum seni ilgilendirmez. ben senin resmine aşığım.”
meral-“iyi ama aşık olduğun resim benim resmim. işte bende buradayım, söyleyeceklerini dinlemeye geldim.”

halil-“resmin, sen değilsin ki? resmin benim dünyama ait bir şey. ben seni değil, resmini tanıyorum. belki sen benim bütün güzel düşüncelerimi yıkarsın.”
meral-“bu davranışların bir korkudan ileri geliyor.”

halil-“evet, bir korkudan ileri geliyor. bu korku sevdiğim şeye ebediyen sahip olabilmek için çekilen bir korku. ben senin resmine değil de, sana aşık olsaydım, o zaman ne olacaktı? belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme. belki de alay edecektin sevgimle. halbuki resmin bana dostça bakıyor, iyilikle bakıyor ve ebediyen bakacak.”

meral-“ben de sana bakmak istiyorum.”
halil-“hayır, benimle resmin arasına girme, istemiyorum seni. ben senin yalnız resmine aşığım.”
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.