william shakespeare

#edebiyat 

ingiliz şair ve tiyatro oyun yazarıdır.trajedi ustası,tiyatronun vazgeçilmezlerindendir.
devamını gör...
sen...
kaderin sillesini de ödüllerini de aynı şükranla karşılamış birisin.
tutkularının kölesi olmayan bir adam göster bana,
kalbimin içinde, hatta kalbimin kalbinde taşıyayım o' nu.
tıpkı seni taşıdığım gibi.

*

devamını gör...
yaşayıp yaşamadığı, daha doğrusu var olup olmadığı, kesin olarak bilinmeyen, eserlerini francis bacon'ın yazmış olduğu iddia edilen edebiyat efsanesidir.*
devamını gör...
böyle demiş abimiz.


--- alıntı ---
83. sone

gördüm resim gerekmez senin güzelliğine
resme hiç yeltenmedim seni göstermek için;
gördüm ya da sandım ki gitmişsin ötesine
ozanın borcu olan kısır ödemelerin.
ihmalim bu yüzdendir övgünü unuttumsa;
sen de görebilirsin sapasağlam yaşarken:
şu yeni tüy kalemler nasıl kalıyor kısa-
erdemi hele senin erdemini yazarken.
suçluluğuma verdin sessizliğimi iyi
çünkü bu dilsizliğim şan getirecek bana;
susuşum yıpratmamış oluyor güzelliği
başkası can yerine gömüt verirken sana.

o güzel gözlerinin her birindeki canın
gücünü övemez ki senin çifte ozanın.

--- alıntı ---

devamını gör...
--- alıntı ---
35. sone

yakınmasan da olur artık kötülüğünden:
güllerde diken vardır gümüş çeşmede çamur;
tutulur ay ve güneş söner bulut yüzünden;
en şirin tomurcukta iğrenç kurtlar bulunur.
kusursuz insan olmaz bende de kabahat az mı?
örnekler verip haklı bulmak suç işleyeni?
bu özürler büsbütün ahlâkını bozmaz mı?
günahlarından öte bağışlamışım seni.
benim aklım savunur senin şehvet suçunu;
avukatın gibiyim dâvâcın olsam bile:
suçlu ben’im yargıca kendim söylerim bunu
iç savaşa tutuşur bende nefret sevgiyle.

suç ortağı olmaya gösteriyorum rıza
hiç acımadan beni soyan tatlı hırsıza.


--- alıntı ---
devamını gör...
--- alıntı ---
88. sone

gün gelip artık bana değer vermez olduğunda,
senin yanında yer alıp kendime karşı çıkacağım,
hor görüp yüz çevirdiğini gördüğüm zaman bana;
haksızlık etsen de, senin hakkını savunacağım.
en zayıf yanlarımı en iyi ben bildiğime göre,
çekinmeden açığa vurup arka çıkabilirim sana,
kusurlarımdan hangisi benim için en büyük lekeyse
beni kaybederken büyük şan kazanırsın aynı anda.
üstelik bu işte benim için de kazanç var;
çünkü seven düşüncelerim sana yöneldikçe daima,
ister istemez kendime vereceğim zararlar,
sana yarar sağlarken, kat kat yarar getirecek bana.
öyle bağlıyım ki ben sana, öyle ki benim sevgim,
sen haklı olasın diye, her haksızlığı üstlenirim...


--- alıntı ---
*

devamını gör...
life's but a walking shadow, a poor player
that struts and frets his hour upon the stage,
and then is heard no more. it is a tale
told by an idiot, full of sound and fury,
signifying nothing.
devamını gör...
babasının belediye de tiyatro oyunlarına izin veren bir mevkide olmasından dolayı küçük yaşta tiyatroyla haşır neşir olmuştur.eserleri ölümünden sonra toparlanmıştır. bu yüzden bazı eserlerin de ufak kopuşlar arkadaşları tarafından doldurularak tamamlanmaya çalışılmıştır. her şeye rağmen ufuk açıcı, her çağda genç ve diri kalmayı başarabilen oyunlarıyla dünyanın en önemli yazarlarından biridir.
devamını gör...
will shakespeare soneleri üzerine birkaç kelam edecek olursak, oyunlarından daha yalın bir dil kullandığı söylenebilir. söyleyişteki ustalığını korumakla birlikte şair, duygularını açıkça bildirir. bunun yanı sıra oyunlarında kullandığı mitolojik öyküler ve kahramanlar sonelerinde seyrek çıkar karşımıza. ancak yine çok anlamlı kelimeler kullanması okuyucunun kafasını karıştırabilir.
aynı zamanda sonelerin biz fark etmeden bize kattığı önemli bir şey vardır. o da oyunlarında yazarla buluşmamız sorunlu ve birebir değilken, sonelerinde yazarla başbaşa kalır ve dünyasına açılan kapıdan içeri süzülürüz.
devamını gör...
çocukken bir kitabını okuyordum ve ismi zor geldiğinden dolayı şekerpare diyordum. üstelik bu ismi yanlış yazdıkları için kızıyordum bile.
devamını gör...
siddetle baslayan hazlar,siddetle son bulurlar,
olumleri olur zaferleri,
opusurken yok olan atesle barut gibi.
en tatli bal bile tadildikca bikkinlik verir,
ayni tat istegi, istahi koreltir.
onun icin, olculu sev ki uzun sursun sevgin,
hedefe hizli giden,yavas kadar gec varir...

juliet: eğer sevgin azalacaksa gittikçe çoğalan aşkımdan, bırak avcılar çıkarsın kalbimi yerinden! sök at ne varsa: çamura bulanmış sevdaları, bu dağların ceylanlarını, kana susamış kontları ve senden arta kalan şu cılız bedenimi! yok et benim olmadığım bütün şatoları. görebileceğin bir şey kalmasın benden kalan…

romeo: senin dudaklarınla, dudaklarım günahtan arındı.
juliet: öyleyse şimdi günah dudaklarımda kaldı.
romeo: öyleyse ver bana günahımı geri.?

(bkz: william shakespeare) (bkz: romeo ve juliet)

kaftanımı ver koy başıma tacımı ölümsüzlük özlemleri var içimde (bkz: william shakespeare) (bkz: antonius ve kleopatra)
devamını gör...
tomorrow is saint valentine's day,
all in the morning betime,
and i a maid at your window,
to be your valentine.
then up he rose, and donn'd his clothes,
and dupp'd the chamber-door;
let in the maid, that out a maid
never departed more.


william shakespeare
devamını gör...
başlıca trajedileri "romeo ve juliet", "hamlet", "macbeth", "othello", "kral lear"
komedileri "venedik taciri", "yanlışlıklar komedyası"dır.
devamını gör...
sana önceden yazdığım dizeler yalan söylüyordu;
seni bundan daha çok sevemem diyenler hani;
ama o zamanlar aklım bir türlü almıyordu
içimdeki alevin daha da parlak yanabileceğini.
oysa zaman kralların fermanını bile değiştirir
yeminler arasına girer milyonlarca oyunuyla
kutsal güzelliği karartır sivri niyetleri köreltir;
nice dik başları değişimin çarkına uydurur sonunda;
heyhat! ben de zaman denen zorbanın korkusuyla
'en çok şimdi seviyorum seni' diyemez miyim;
aşkımdan kuşku duymadığım en emin olduğumda
geleceği unutup o güne taç giydiremez miyim.
aşk bir bebek olduğuna göre
hayır bunu diyemem
büyümesini sürdüren şeyi
büyümüş gibi göremem.

devamını gör...
en güzel şiiri bana göre aşağıdakidir;

under the greenwood tree
who loves to lie with me,
and turn his merry note
unto the sweet bird's throat,
come hither, come hither, come hither:
here shall he see
no enemy
but winter and rough weather.

who doth ambition shun,
and loves to live i' the sun,
seeking the food he eats,
and pleas'd with what he gets,
come hither, come hither, come hither:
here shall he see
no enemy
but winter and rough weather.
devamını gör...
insanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için
düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
unutulmaktan korkuyor, dünyaya bir şey vermediği için.
ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.

william shakespeare
devamını gör...
büyük brtiyanyalı sanatkar. 66.sone'sinin can yücel çevirisi harikadır.
devamını gör...
batı özentisi filmlerde mutlaka eserlerinden alıntılar yapılan yazar.hatta zengin oğlan fakir kız'lı film ve dizilerde shakespeare'i tanımamak ki tanımayan hep fakir olandır alay konusudur.zengin seven fakirler eğer kompleksiniz varsa bu adamı iyi tanımanızı tavsiye ederim-bir dost;)
devamını gör...
'bazen' şiiri vedat sakman tarafından beslenmiş şair.

yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
güneş kucağındadır, bilemezsin.
bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
uçar gider, koşsan da tutamazsın.

http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...
can yücel'in şiirleri arasında gördüğüm 66. sone'si etkilemiştir beni;

--- alıntı ---
vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen' e
vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var, o koyuyor adama.

--- alıntı ---
devamını gör...
özellikle türk edebiyatıyla -divan edebiyatı olsun, ikinci yeni olsun- ilgilenenlerin sonelerini okuyunca bekledikleri tadı alamadıkları ve adamın neden bir efsane olduğunu kavrayamadıkları büyük ingiliz şair. * shakespeare'in 17.yy'da yaşamış ve yazmış biri olmasına rağmen hala günümüze hitap etmesi sonucu onu bir çağdaş olarak kabul edebiliriz. kaleme aldıkları sadece 17 yy ingilteresini ilgilendiren kısır sorunlar değil evrensel ve insanlığa dair sorunlardı, bu yüzden hala ısrarla okunmaya devam eder.
devamını gör...
birgün oxford üniversitesindeki '' shakespeare’i derinlemesine anlamak '' dersinde kendisini derinlemesine anlayacağım yazar.40 'lı yaşlarıma denk gelecek olsa da.
devamını gör...
“çok kez bir kusur olur yaradılışında,
suçu da yoktur bunda,
kendi seçmemiştir çünkü doğuşunu.
evet, doğasından ya da bahtından gelen tek bir kusurla
damgalandı mı insan?”
devamını gör...
"sesini değil, sözünü yükseltmeli insan. çünkü gökgürültüleri değil, yağmurlardır yaprakları yaşatan"
devamını gör...
...rüyanın görkemiyle doldum.
uykuda şahtım, uyanınca şahbaz oldum.


(87. sone)
devamını gör...
konuşmadan önce dinleyin,
yazmadan önce düşünün,
harcamadan önce kazanın,
dua etmeden önce bağışlayın,
incitmeden önce hissedin,
nefret etmeden önce sevin,
vazgeçmeden önce çabalayın,
ölmeden önce yaşayın.
hayat budur. onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

william shakespeare
devamını gör...
'kelimeler, kelimeler, kelimeler' diyerek aslında denilecek herşeyi demiştir. anlayana....
devamını gör...
bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için william shakespeare'e gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur:
-dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın..
devamını gör...
bu sene istanbul şehir tiyatrolarında sahnelenmeye başlayan oyun.

harika performanslar harika tiradlar harika sahne harika oyun.

şekspir olur da aşk olmaz mı;

"kalbim uğursuz bir falcı gibi"
devamını gör...
bir an için k-pax uyarlaması olduğunu düşünüyorsunuz. değil. doktor karakterinin birbirinin neredeyse aynısı sahneleri ve tiradları biraz göz tırmalıyor. bunun yerine karşılıklı diyaloglarda iç sesi ile çatışmasını daha çok yapsalardı, biraz daha tırmanabilir finali de daha etkili kılabilirlerdi. tercih meselesi elbette. asıl deli kim ve bir insanın deli olup olmadığına kim karar verebilir soruları ile karşınıza çıkıyor. sahnedeki beyin ise pek hoş. sanırım konuya bağlı bu kadar güzel bir dekor seçilemezdi.

yöneten melahat abbasova. sezi aydın da bu oyunla karşınızda. iki perde ve oyun içinde oyun ile biraz da şekspır izleyebileceğiniz bir oyun.

şekspir!



devamını gör...
şu sonesinde içine yunus emre kaçmış gibidir:

cxxv

anlı şanlı yaşadım, bir alay süs, şatafat;
dış varlığa bu kadar özenmek neye yarar?
sonsuzluğa erişmek için bunca temel at,
hepsi de çöküp gider, kısacık yaşamı var.
az mı gördük, ikbalde tantanayla yaşarken
nimetlerin bedeli yüzünden kimler bitti;
yalın zevki bırakıp debdebeye koşarken
zavallı eyyamcılar okka altına gitti.
bense senin gönlünde yaltaklanırım sana,
al şu armağanımı, yoksul ama yürekten;
düzmece, düşük şeyler karışmamıştır ona,
işte değiştokuş bu: sana karşılık sırf ben.

vazgeç iftiralardan, özentileri bırak,
hep kara çalsalar da gerçek ruh kalır ak pak.

çev: talat sait halman
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.