beşir fuad

bilek damarlarını keserek genç yaşŸta intihar eden edebiyatçı.
ölümün nasıl bir hal olduğŸunu yazabilmek için intihar etmişŸtir.
devamını gör...
|
ilk türk natüralist. pozitivist.
devamını gör...
|
prof.dr. orhan okay'ın doktora tezi olan ilginç kişi. tez, dergah yayınları tarafından kitap olarak basılmıştır.
devamını gör...
beşir fuad 1852 yılında dünyaya geldi. ailesi hakkında fazla bilgi yoktur. bilinen en eski aile üyesi, baba tarafından akrabası olan abdülhamid'in başmabeyncisi gürcü asıllı hamdi mahmud paşa'dır. babası hurşit paşa adana'da mutasarrıflık yapmıştır. annesi hakkındaki tek bilgi ise 1886 mart'ında "dã©lire de persã©cution"dan (hezeyan-ı tazallümã®) öldüğüdür. maddi açıdan varlıklı bir ailesi olan beşir fuad öğrenimine fatih rüştiyesi'nde başlar. ailesinin suriye'ye geçmesiyle öğrenimini buradaki cizvit okulunda sürdürür. 1867-1870 yılları arasında istanbul'da askeri idadã®'de okur. 1871'de girdiği mekteb-i harbiye'yi bitirince yaver olarak abdülaziz'in sarayında görev yapmaya başlar.

1875-1876 sırp savaşlarına katılır. yaverliği 1876 yılına kadar süren beşir fuad gönüllü olarak 1877-1878 rus savaşı ve girit isyanlarında da görev yapar. beş yıl kadar girit'te kalır. bu süre zarfında almanca ve ingilizce öğrenir. istanbul'a döner ve 1881-1884 yılları arasında kolağası olarak çeşitli görevlerle askerlik sahasında çalışmayı sürdürür.

1884 beşir fuad'ın yazı hayatında önemli bir tarihtir. bilinen ilk yazısı 1883 tarihini taşımakla birlikte beşir fuad'ın asıl yoğun yazı hayatı 1884'te başlar; çeviri kitaplar yayımlar, çeşitli dergilerde fen konularında yazılar yazar ve iki dergi çıkarır. bunların ilki karışık bir kadroyla kurulan ve daha dördüncü sayısında yazarlar arasındaki görüş farkları yüzünden kapanan hâver, diğeri daha uyumlu bir kadro ile fen ağırlıklı olarak yayımlanan güneş'tir. ancak bu da 12. sayısında maddi sorunlar yüzünden kapatılır. bu yoğun yazı hayatı yüzünden 1884'te askerlikten ayrılan beşir fuad aynı yıl ceride-i havadis gazetesinin başyazarı olur. gazetenin birbuçuk ay sonra bir ihbar yüzünden kapatılması üzerine dönemin önde gelen gazetelerinden tercüman-ı hakikat ve saadet'te yazmayı sürdürür.

beşir fuad'ın 1883-1884 yılları arasındaki ilk yazıları çeviri ağırlıklıdır. zamanla telif yazıları öne geçmeye başlar. bu yazılar felsefe, fen, fizyoloji ve askerlik konularında yoğunlaşır. dil, özellikle yabancı dillerin öğretimi de beşir fuad'ın çeviri kitap ve makalelerinde sık sık ele aldığı konulardandır. bunun yanı sıra çok sevdiği tiyatro üzerine değerlendirme yazıları da kaleme alır. 1885'te victor hugo'nun yayımlanmasıyla girdiği polemiklerde dönemin çeşitli edebiyat meselelerini, iki yıl sonra çıkan voltaire biyografisinde ise daha ziyade dinã® ve felsefã® konuları tartışan beşir fuad, intihar edeceği tarihe kadar yoğun bir yazı hayatının içindedir. 6 åžubat 1887 yılında intihar etti.
devamını gör...
beşir fuad intiharını kaleme alan bir yazardır. 5 şubat 1887'de yazdığı ve ürpermemize sebep olan bu son yazısında ise şunları söylemektedir:
"ameliyatımı icra ettim. hiçbir ağrı duymadım. kan aktıkça biraz sızlıyor. kanım akarken baldızım aşağıya indi. yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geri savdım. bereket versin içeri girmedi. bundan daha tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum. kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. baygınlık gelmeye başladı.
canib-i zabıtadan gelecek tahkik memuruna size anlatmağa mecbur olmadığım bazı esbabdan dolayı terk-i hayata mecburiyet gördüm. kendi kendimi öldürdüm. benim yazım ve imzam alem-i matbuatta bulunan muharrirlerce malumdur. binaenaleyh beyhude işgüzarlık edeceğim diye zaten matem içinde bulunacak familyam azası hakkında bi-lüzum tahkikata girişip de onları iz'ac etmeyiniz. şu itirafnamem intiharın vukusunu müsbittir. sizin vazifeniz kağıdı alıp bir jurnal ile makama takdim etmekten ibarettir.
vücudumu teşhir olunmak üzere mekteb-i tıbbiyye'ye teberrüan bahşettim. cenaze oraya naklolunmalıdır. beşir fuad"
(yazarın bu vasiyeti dini gerekçelerle yerine getirilmemiştir.)
devamını gör...
enteresan bir arkadaşımızdı. Allah rahmet eylesin.

fransız romantisizminden aşırı derece etkilenmesinin dışında, intihar ettikten sonra ölümünü saniye saniye kaydetmesi, pozitivismden daha fazla etkilendiği alman materyalizminin bir yöntemini uygulamak istemesindendir:

emprisist bilginin uygulaması. düşünün nasıl bir kafa yaşıyordu 'aydınlanma'dan...
devamını gör...
|
son cümlesi nasıldır bilmem ama muhtemel böyle olabilir.
gözlerim karaaa....
devamını gör...
|
türkiye'de emile zola'yı ve doğalcılığı tanıtan,tıbbiyede okumuş materyalist bir adamdır.bileğini keser ve sağ eliyle o an hissettiklerini yazar.amaç natüralist bir eser yazmak ve ölür.cesedini de tıbbiyeye verilmesini vasiyet eder.
devamını gör...
tanzimat dönemi ya da tanzimat sonrası dönemin en afili pozitivist entellektüeli. herkeste bir victor hugo hayranlığı almış başını giderken, o tutar voltaire'i nazara verir, o'na sarılır. aslında o dönem, beşir fuad'ın intiharına anlam veremeyen yakın arkadaşı ahmet mithat efendi de dahil, bir çok entellektüel/aydın farkında olmasalar bile biraz pozitivisttir. zira hemen hemen hepsi aynı kaynaklardan beslenir. beşir fuad'ınki sadece bir farkındalık durumudur...

devamını gör...
kaderini elinde tutarsın lafını doğrulamaktı derdi, öyle diyorlar. kimse derine inmeyi sevmez , evet, sadece derler...

(bkz: sadık hidayet) *
devamını gör...
maalesef, kendisi öldükten sonra hazırlanıp, yky tarafından yayımlanan şiir ve hakikat isimli eseri, yeni baskısı olmadığı için bulunamamaktadır...
devamını gör...
kan ve mürekkebi karıştırarak yazmıştır:

"suret-i varaka,
ameliyatımı icra ettim, hiçbir ağrı duymadım. kan aktıkça biraz sızlıyor. kanım akarken baldızım aşağıya indi. yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geriye savdım. bereket versin içeri girmedi. bundan tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum. kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. baygınlık gelmeye başladı..."
devamını gör...
intiharı ile ilgili notu ve diğer birkaç mektubu ahmat mithat, 'beşir fuad' adlı eserinde yayınlamıştır. mektuplarından biri şudur:

"mekatib-i tıbbiyye'nin teşhir etmek için senevi beş altı cenazeye ancak nail olabildikleri ve bu miktarın mükemmel teşrih öğrenmeye adem-i kifayesi malumdur. hayatımda fenne hizmet eylediğim gibi, cenazemin de öyle hadim olmasını arzu eylediğimden, cenazemi teşrih olunmak üzere teberruan mekteb-i tıbbiyye'ye terk eyledim. ümid ederimki, veresem şu arzuma mani olmazlar.

intiharımı fenne tatbik edeceğim; şiryanlardan birinin geçtiği mahalde cildin altına klorit kokain şırınga edip buranın hissini ibtal ettikten sonra orasını yarıp şiryanı keserek seyelan-ı dem tevlidiyle terk-i hayat edeceğim.

kan akmakta iken her zaman şiryanı sıkıca tutarak vesair tedbire müracaat ederek
muhafaza-i hayat mümkün olduğu halde azmimden nükul etmeyeceğim!

şairler söz ile pek çok kahramanlık satarlar; fakat fiiliyata gelince, böyle bir metanet göstereceklerinden pek emin değilim. çünkü şu intihar, beyne bir tabanca sıkmak, kendini asmak veya suya atılmak gibi değildir. onlara bir kere teşebbüs edilince, onu menetmek ihtiyarı elden gider."
24 kanun-ı sani sene 302, beşir fuad.
beşir fuad, 6 şubat 1887' de, cağaloğlu yokuşu' nda kitapçı arakel' in dükkanı karşısındaki 12 numaralı evinde gece geç vakit bileklerini kestiğinde 35 yaşındaydı. bileklerindeki kesik atardamarına klorit kokain şırınga ederek intihar etti. ölürken izlenimlerini kanıyla bir kağıda yazıyordu:
"ameliyatımı icra ettim. hiçbir ağrı duymadım. kan aktıkça biraz sızlıyor. kanım akarken baldızım aşağıya indi. yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geri savdım. bereket versin içeri girmedi. bundan daha tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum. kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. baygınlık gelmeye başladı.

canib-i zabıtadan gelecek tahkik memuruna size anlatmağa mecbur olmadığım bazı esbabdan dolayı terk-i hayata mecburiyet gördüm. kendi kendimi öldürdüm. benim yazım ve imzam alem-i matbuatta bulunan muharrirlerce malumdur. binaenaleyh beyhude işgüzarlık edeceğim diye zaten matem içinde bulunacak familyam azası hakkında bi-lüzum tahkikata girişip de onları iz'ac etmeyiniz. şu itirafnamem intiharın vukusunu müsbittir. sizin vazifeniz kağıdı alıp bir jurnal ile makama takdim etmekten ibarettir.

vücudumu teşhir olunmak üzere mekteb-i tıbbiyye'ye teberrüan bahşettim. cenaze oraya naklolunmalıdır. beşir fuad"
5 şubat 1887

http://izinsizgosteri.net
devamını gör...
bilime oldukça değer verir. mektuplarında da genelde bilimin faziletlerinden bahseder.

''çeşitli milletlerin durumu eleştirel bir gözden geçirildiği vakit bunların servetleri, refah kudretleri, büyüklükleri, bilim ve fen gelişmelerinin derecesiyle orantılı olduğu görülür. bu nedenle her vatanını seven millet ve devletinin istikbal ve selametini düşünen osmanlı, ciddi olarak bilime hizmet etmelidir fikrindeyim. işte bu nedenledir ki, sizi bilime teşvik etmekteki başarımı, insanlığa edeceğim hizmetlerin en büyüğü olarak sayıyorum. çünkü fikrinizin güzelliği, düşüncenizin genişliğinden bilim sayesinde pek büyük hizmetler edebileceğinizi şimdiden kestiriyorum."

devamını gör...
mektupları vardır. birinde şöyle der:

''gecikmeye sebep olan şeylerden biri de şimdi tiyatro mevsimi olmasıdır. ben genellikle gece yazmayı adet edindim. gündüzleri kalemi elime almaktan hoşlanmıyorum. halbuki tiyatroya gidildiği akşam gece yarısından sonra dönüldüğü günlerde yazı yazmaktan mahrum kalıyorum. bunlardan başka bir garip durumum daha var. bazen de bir tembellik gelir ki, böyle zamanlarda elime kalem almak benim için olanaksızdır. bu tembellik zamanlarının uzunluğu her zaman aynı değildir. yirmi dört saatten yirmi dört güne kadar çeşitli uzunluklarda olabilir. bu sırada yapabileceğim tek şey olsa olsa prova olmaktadır. diğer zamanlarımı değişik şeyleri okumakla geçiririm. yahut eğlenceye vakit ayırırım. ekstra olarak yazılacak bir şeyim olduğu zaman içim bunlardan hangisini çekerse onu yazarım. bazen çok önemli bir işim olduğu halde elimi kaleme sürmeyip, ilgisiz şeylerle meşgul olduğum da olur. fakat bu gibi durumlarda yaptığım işin ilgisiz olduğunu biliyorsam da yaradılışımda bulunan gariplikle yanlışımı düzeltmeyi başaramıyorum. daha doğrusu yaptığım işten kendimi alamıyorum. işte cevabın gecikmesi bu yaptığım işlerin toplamından ileri gelir."


devamını gör...
enis batur "yanlış mesel" isimli bir şiir yazmıştır beşir fuad için. şöyle:

bir zaman da böyle geçsin, pusula
durmadan dönüp dursun: şimdi
neredeyim? yüksek düş'ün içinde
sarsıntı, soğuk ter gırtlağımda
bir güz mührü, neredeyim ki azalıyorum
gecede yükseliyor simsiyah kanım.

bir zaman da böyle geçti, pusula
durmadan döndü ve durmadan durdu:
şimdi buradayım: kağıtla kalem
arasında titrek, kararsız, bir sınır
varsa beni benden ayıracak, tam da
kanın mürekkebe dönüp kuruduğu yerdeyim.

— beşir fuat, yanlış kardeşim benim.
devamını gör...
|
35 yaşında bileklerini keserek hayatına son veren beşir fuad’ın bir bilimsel deney havasında gerçekleştirdiği intiharı, o zamana kadar intihar kavramına yabancı olan osmanlı toplumunda ve basında geniş yankı uyandırmış; hatta istanbul’da peş peşe gerçekleşecek intiharlara olumsuz mânâda ilham vermiştir.
devamını gör...
2. abdülhamit hanin yaveri ,pozitivist akımını benimseyen
edebiyatçı.
devamını gör...
beşir fuad. (ö. 1852 [?]-1887)

fikir adamı ve tenkitçi.

maraş ve adana mutasarrıflıklarında bulunmuş olan hurşid paşa ile giresunlu memiş paşa’nın kızı habibe hanım’ın oğlu olarak istanbul’da dünyaya geldi. anne ve baba tarafından gürcü asıllıdır. devrine göre seviyeli bir öğretim veren fâtih rüşdiyesi’nde beş yıl okuduktan sonra bir müddet babasının görevi dolayısıyla bulundukları suriye’de halep cizvit mektebi’nde tahsil gördü. 1871’de askerî idâdî’den, 1873’te mekteb-i harbiyye’den mezun oldu. aynı yıl sultan abdülaziz’in yaverliğine tayin edildi ve bu görevi üç yıl devam etti. yaverlik unvanı üzerinde kalmak şartıyla gönüllü olarak 1875-1876 sırp savaşına iştirak etti. aynı şekilde yine gönüllü olarak rus harbi’ne (1877-1878) ve girit isyanlarının bastırılması harekâtına da (1878) katıldı. kolağası rütbesiyle harbiye levâzımât-ı umûmiyye dairesi teftiş komisyonu üyesi iken askerlikten istifa ederek kendisini tamamen yazı ve yayın hayatına verdi. bir ara dârüşşafaka mektebi’nde fahrî olarak öğretmenlik yaptı. annesinin tutulduğu zihnî bir hastalığa yakalanmak korkusuyla sefahat hayatına daldı. bu yüzden, ailesinin geçimini teminde daha fazla zorluğa düşmemek için hayatına son verdiğini açıklayan bir mektup bırakarak 5 şubat 1887’de intihar etti. mektupta cesedini teşrih malzemesi olarak tıbbiye’ye hediye ettiğini yazmışsa da cenazesi eyüp sultan kabristanı’na defnedilmiş, ancak mezarı daha sonra kaybolmuştur. hayatında olduğu gibi ölümünden sonra da şahsiyeti ve intiharı üzerine, hükümetin müdahalesini gerektirecek münakaşalar olmuştur.

beşir fuad’ın, 1883 sonlarından başlamak üzere, intiharına kadar geçen dört yıllık kısa fakat çok yoğun bir yazı hayatı olmuştur. önce mustafa reşid’in çıkardığı envâr-ı zekâ mecmuasında telif ve tercüme yazıları çıktı, daha sonra birkaç arkadaşıyla hâver dergisini çıkarmaya başladı. 1884’te hemen tamamıyla fennî konulara dair yazıların neşredildiği güneş dergisinin imtiyazını satın aldı. on iki sayı çıkabilen güneş, mukaddimesine göre, osmanlı gençlerinin çağdaş müsbet ilimlere ve fennî gelişmelere yabancı kalmamasına çalışacaktı. 1884 yılının sonlarına doğru türkiye’nin en eski özel gazetesi olan cerîde-i havâdis’in ıslah edilmesi teşebbüsüne geçilince bu maksatla başmuharrirliğine beşir fuad getirildi. buradaki idareciliği ve yazarlığı da bir buçuk ay sonra, hükümet kararıyla gazetenin kapatılması üzerine sona erdi. son yıllarında tercümân-ı hakîkat ve saâdet gazetelerinde çeşitli konularda makaleleri yayımlandı.

beşir fuad doğrudan doğruya edebî türde eser vermiş olmadığı için edebiyat tarihlerinde yer almamıştır. intiharı, bu intiharın sebep olduğu tartışmalar ve bu konu üzerinde zamanında konulan yayın yasağı da beşir fuad’ın uzun süre unutulmasına sebep olmuştur. halbuki edebî türlerde eser vermemesine rağmen edebî tenkit alanında getirdiği dikkate değer görüşler, fikrî ve felsefî alanda devrin aydınlarına göre sahip olduğu kültür seviyesi, ona son devir türk fikir tarihinde önemli bir yer verilmesini gerektirir.

beşir fuad üç batı dilini (fransızca, ingilizce ve almanca) tercüme yapacak ve bu dillerin öğretimiyle ilgili metot kitapları yazacak kadar iyi biliyordu. bunun dışında edebiyata, özellikle şiire ve şiirde hayalperestliğe karşı menfi bir tavır takınması, devrinde pek çok edebiyatçının kendisine düşmanlık göstermesine sebep olmuştur. buna rağmen kendi nesli içinde belki de tek örnek olarak bu üç yabancı dili bilmesi, müsbet ilimler ve felsefe sahalarında küçümsenmeyecek seviyedeki mâlumatı, onu devri içinde farklı bir şahsiyet haline getirmiştir. müsbet ilimlere, dil konularına, askerliğe, felsefeye ve edebiyata dair kitap ve makalelerinin ortak tarafı, hissîliğe ve hayalciliğe karşı olması, buna mukabil akılcı, materyalist ve pozitivist bir dünya görüşünü aksettirmesidir.

oldukça kısa süren yazı hayatında çeşitli konularda 200’den fazla makale, telif-tercüme on altı kitap neşreden beşir fuad, ahmed midhat ve muallim nâci ile edebî musahabeler, nâmık kemal ve menemenlizâde mehmed tâhir ile zaman zaman şiddetli polemiğe varan münakaşalar yapmıştır. bu münakaşalar onun kendi nesli içinde olduğu kadar sonrakilere de örnek teşkil edecek objektif tenkit ve münazara usulünü ortaya koyar. osmanlı aydınlarının çoğu zola, daudet, dickens, flaubert, comte, büchner, spencer, d’alembert, de la mettrie, chambers, diderot, claude bernard, ribaut, tarde gibi batılı düşünür ve edipleri ilk defa beşir fuad’ın kitap ve yazılarıyla tanımışlardır. bu isimleri birbirine bağlayan ortak vasıflar da edebiyatçıların realist-natüralist bir çizgide, filozof ve mütefekkirlerin ise rasyonalist, pozitivist, materyalist ve ansiklopedist oluşlarıdır. batı edebiyatından ve düşünce tarihinden getirdiği bu isimler beşir fuad’ın şahsında tesadüfî olarak birleşmiş değildir. makalelerinden bir edebiyat aleyhtarı olduğu anlaşılan beşir fuad, edebiyatın ancak gerçeğe, müsbet ilimlere hizmet etmesi şartıyla makbul olduğu kanaatinde idi. ona göre estetik açısından hiçbir değeri olmayan şiir eğer gerçeklere uygunsa en güzel şiirdir. beşir fuad, victor hugo hakkında yazdığı ve türk edebiyat tarihinde yazılmış ilk tenkidli monografi sayılabilecek küçük fakat önemli eserinde, çağdaşı olan türk yazarlarının istisnasız büyük üstat kabul ettikleri hugo’yu ve romantizmi tenkit ederek onun karşısına gerçek bir romancı olarak zola’yı ve natüralizmi koyar.

beşir fuad’ın bazı yazılarında materyalizmi de benimsemediğini belirtmesi, sadece bütün felsefî sistemlere karşı oluşunun tabii bir sonucudur. yoksa yazılarının genel havası, bilhassa çağdaşı olan alman materyalist filozofu büchner’den övgüyle bahsedişi, onun belki bir sistem olarak değil fakat bir doktrin olarak materyalizme yakınlığını gösterir. voltaire hakkında kaleme aldığı diğer bir monografisinde ve bu kitabın sebep olduğu tartışmalarda da bu düşünceleriyle beraber skolastik zihniyeti yıkıp yerine akılcılığın, sonra bir adım dahaatarak yalnız müşahede ve tecrübe edilenin gerçek olduğunu ileri süren pozitivizmin müdafaasını yapar. edebiyatta natüralizmi benimsemesi de bu mektebin zola tarafından, tıpta tecrübeyi (pozitivizm) esas alan claude bernard’a bağlanmasındandır.

avrupalı pozitivistler gibi hıristiyanlık aleyhinde bulunan, birçok yazısında ilmin gerçeklerine karşı geldikleri, dini zulümlerine alet ettikleri gerekçesiyle papazları yeren beşir fuad, islâmiyet aleyhinde doğrudan doğruya bir söz sarfetmiş değildir. hatta hıristiyan ortaçağ’ında islâm’ın aydınlığından söz eden ifadeleri bile vardır. ancak bu ifadeleler bazı islâm filozof ve bilginlerinin ilmî gerçekleri dile getirmeleriyle sınırlı kalır. bunun dışında onun, benimsediği bütün bilgin ve filozoflarla sadece hıristiyanî değil bütün dinlere ait inanç ve sistemlere karşı hiç olmazsa ilgisiz olduğunu kabul etmek güç değildir. esasen xıx. yüzyıl osmanlı toplumu içinde dine karşı daha cüretli bir tavrın beklenmesi de yersiz olur. nitekim bu tavrı ile onun zamanın gençleri ve özellikle tıbbiye öğrencileri üzerinde materyalist ve ateist tesirleri olduğu bilinmektedir.

beşir fuad devrinin türk yazı hayatına objektif, açık ve sade bir üslûp, şahsiyattan uzak bir münakaşa âdâbı getirmiştir. natüralizm dolayısıyla edebiyat düşmanlığı, pozitivizm yoluyla din aleyhtarlığı ise devrinde her iki alanda da mevcut skolastik düşünceye ve taassuba bir reaksiyon olmaktan başka bir değer taşımaz.

eserleri. a) edebî, felsefî, ilmî kitapları. 1. viktor hügo (istanbul 1302). victor hugo dolayısıyla romantizmi tenkit eden ve natüralizmi türkiye’de tanıtan ilk eserdir. ayrıca türkiye’de yazılmış tenkitli biyografilerin ilki olup beşir fuad’ın edebî ve felsefî düşüncelerini göstermesi bakımından da önemli bir kitaptır. 2. beşer (istanbul 1303). üç cilt olarak hazırlanması düşünülen bu eserin ancak iki cildi tamamlanabilmiştir. eserde önem sırasına göre insan vücudunu korumaya ait ilimler, matematik ve tabii ilimler, çocuk terbiyesi, bazı pratik bilgiler ve güzel sanatlar yer almaktadır. 3. volter (istanbul 1304). bu eserinde voltaire dolayısıyla dinî ve felsefî fikirlerini az çok izah eden beşir fuad, hıristiyanlığın taassup, cehalet ve zulümle yayılışının kısa bir özetini yaptıktan sonra doğu’da yeni bir dinin yani islâmiyet’in ilim adamları yetiştirerek geliştiğini anlatır. türkiye’de dinsiz olarak tanınan voltaire’in gerçekte sadece hıristiyanlık aleyhinde bulunduğunu da bu vesileyle söyler. 4. intikad (muallim nâci ile, istanbul 1304). viktor hügo kitabının neşri üzerine beşir fuad’la mualim nâci’nin birbirlerine gönderdikleri ve daha çok edebî meselelerin ele alındığı mektuplardan meydana gelen bir eserdir. 5. mektûbât (fazlı necib ile, istanbul 1313). yine viktor hügo dolayısıyla fazlı necib ile o günün edebî konularıyla ilgili olarak karşılıklı mektuplardan meydana gelen bir kitaptır. eser, ilk türk materyalisti beşir fuad’ın mektupları adıyla yeni harflerle de yayımlanmıştır (haz. c. parkan özturan, istanbul 1989). b) yabancı dil öğreten metot kitapları. bedreka-i lisân-ı fransevî (emil otto’dan tercüme, istanbul 1301); miftâh-ı bedreka-i lisân-ı fransevî (istanbul 1302); almanca muallimi (emil otto’dan tercüme, istanbul 1303); ingilizce muallimi (emil otto’dan tercüme, istanbul 1303); usûl-i ta‘lîm (emil otto’dan tercüme, istanbul 1303); miftâh-ı usûl-i ta‘lîm (istanbul 1304). c) tercüme tiyatroları. iki bebek (victor bernard – eugène granger’in fransızca eserinden tercüme, istanbul 1300); binbaşıyı dâvet (k. f. mor’un almanca eserinden tercüme, istanbul 1300); birinci kat (james cobb’un ingilizce eserinden tercüme, istanbul 1301).

beşir fuad’ın bütün kitap ve yazılarının tam bibliyografik künyeleri, orhan okay’ın ilk türk pozitivist ve natüralisti beşir fuad adlı eserinde verilmiştir (s. 223-233).

bibliyografya:

ahmed midhat, beşir fuad, istanbul 1304; orhan okay, ilk türk pozitivist ve natüralisti beşir fuad, istanbul 1969; a.mlf., “beşir fuad”, tdea, ı, 408-409; r. ekrem koçu, “beşir fuad”, ist.a, v, 2601; ekrem ışın, “osmanlı materyalizmi”, tcta, ıı, 365-367, 434-435.

orhan okay *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar