o haftaki ilk üç takımı sorarsın, bilemiyorsa anlamıyordur..


_bu haftaki ilk üç takım kim?

_bilmiyorum abi,

_ ee öğrendin şimdi eline ne geçti,

_senle spor muhabbeti olmayacağıını anladım...

devamını gör...
hangi takımı tuttuğunu sorarsın_


bahçeli bir takımsa anlamıyordur..

anlasaydı daha güzel renkleri olan bir takım tutardı abi..
devamını gör...
ben en az bir insanın futboldan anlamadığını değil ama hoşlanmadığını biliyorum; bizzat kendim.

ayrıca "futboldan anlamak" ne demek, futbolun anlaşılamayacak kadar karışık hiçbir tarafı yok, futbol, futbol uğruna adam öldüren moronların bile izleyebildiği bir oyun ve onun dandik kurallarından konuşuyorsak, anlayıp-anlamamaktan değil, hoşlanıp-hoşlanmamaktan bahsetmeliyiz.

ellerinizle beyin ameliyatı yapabilirsiniz, ayaklarınızla yapamazsınz...
devamını gör...
erman toroğlu' na sabredebilen insan evladıdır.

düzenleme: erman toroğlu' nun sabredilemeyecek bir insan olduğunu söylemedim sevgili yazarlar. yalnızca futboldan anlamayan bir insanın 3 cümlesinden 2si futbol olan erman toroğlu' nu dinlemeyeceği, dinleyemeyeceğini belirtmek istedim. yanlış anlaşılma olmasın.
devamını gör...
o kişi ile birlikte maç izleyeceksin her kıytırık pozisyonda tüh yuh diye abartılı tepkiler veriyorsa futboldan falan anlamıyordur.
devamını gör...
maçı seyrederken sence şu anda takımın dizilişi nasıl diye sormak. birinci bölge, ikinci bölge, üçüncü bölge nedir diye sormak? sarkık libero hakkında fikrini yoklamak.
devamını gör...
futboldan anlamanın da çeşitli dereceler var. misal, terim ile pep'in söz konusu alandaki seviyeleri herhalde birbirinden farklıdır.

karşınızdaki insanın terim seviyesinde futboldan anlayıp anlamadığını anlamak için ona en etkili defansın nasıl yapılacağını sorun. eğer cevabı "en iyi defans hücum yapmaktır, Allah ne verdiyse girişeceksin" derse en az terim kadar anlıyordur.

karşınızdaki insana, "takım kendi evinde 1-0 öne geçti, dakika 70, oyuna nasıl bir müdahalede bulunursun" diye sorun. "necip'i alır ön liberoyu ikilerim" diyorsa o adam beşiktaşlıdır, bilic travması yaşıyordur, ses çıkarmayın. o da geri çekilme yanlısı değil, alışkanlık.

karşınızdaki adama vuvuzelayı sorun. "ne alaka lan" diyorsa haklıdır, başka soruya geçin. vuvuzelanın direniş ve özgürlüğün simgesi olduğundan bahsediyorsa o adam şenol güneş'tir, muhtemelen yine fenerbahçe'ye karşı şampiyonluk mücadelesinde galip gelemeyecektir. siz yine de dizinin dibine oturun, bir şeyler kapın.

karşınızdaki adama bir de arda'yı sorun. "yıldız olsa barcelona'da oynardı" derse vurun, daha fazla acı çekmesin. "sponsorlar" derse sırtına kızgın demirle "beko" yazın, kendine gelsin. barcelona'nın bu futbol anlayışında rotasyon oyuncusu olabileceğinden bahsederse "hmm" deyip sıradaki soruya geçin.

son sorunuz kolektif futbol anlayışı üzerine olsun. bunun ne demek olduğu üzerine bir iki kelam edebiliyorsa en yakın halı saha maçına çağırın. edemiyorsa yalçın çetin'e sorsun, ömer üründül'ü en çok o dinledi, o bilir.



devamını gör...
oyuncularin topsuz oyundaki performanslarini dikkate almiyorsa, her bolgedeki oyunculardan calim,gol vs bekliyorsa, oyunculari mevkisinin ve takimin oyun planinin gerektirdigi kriterlere gore degil de sadece yetenegine gore yorumluyorsa ve ilk kacan golde golu kaciran futbolcuya sovmeye basliyorsa tipik bir futbol katili vakasiyla karsi karsiyasinizdir. o kahvede 90 dk boyunca icinizden "abv sus artik" diye gecirmek yerine disari cikip radyodan maci dinlerken bankta cimleri seyredin daha cok keyif alirsiniz..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar