bilginin insanı ilahlaştırması

bilgi insanı ilahlaştırıyor. bilgi sayesinde insan ulûhiyetin farkına varıyor; ruhen tanrı menşe’li olduğunu keşfediyor. kısaca söylemek gerekirse insan sadece dünyanın ve tabiatın sırlarını keşfetmekle kalmıyor, bilakis kendi yaratılış tarihinin sırlarını da elde etmeye başlıyor.

insanı hayvanlardan ve diğer varlıklardan ayıran önemli bir fark daha vardı. diğer varlıklar arasında sadece insan iyi ve kötüyü ayırt edecek bir melekeye sahipti. hatta insan sadece bunu ayırt etmekle kalmıyor, bilakis “iyi” ve “kötü”yü (hayır ve şerri) sorguluyor, bu meyanda hayatı hakikat, yalan ve yanılgı perspektifinden değerlendiriyordu. hiç şüphesiz tabiat başlangıçtan beri iyi ve kötünün savaş alanıydı; ancak bunu algılayacak ilk varlık âdemoğlu olmuştur. diğer mahluklar bu bilinçten yoksundu. insan tabiattaki bu mücadeleyi müşahede etmekle kalmıyor, bilakis bu kavgayı kendi iç dünyasına aktarıyordu. dolayısıyla iyi ve kötünün asıl mücadele alanı insan ruhu haline gelmiş oluyor. insan zihnin bütün ürünleri iyi ve kötünün ruhta yarattığı krizlerin eseridir. insan ruhundaki bu çatışmalar muttasıl yeni krizlere sebep olur; lâkin yine de hayat ruhundaki bu tezatların ahenginden doğar. (senail özkan)
devamını gör...
eğer "information" ise evet ilahlaştırıyor ama "hikmete" referans veren "knowledge" ise işler biraz daha farklı zannımca.

ps1: türkçe'de bu ayrımı ifade eden iki ayrı kelime olmadığı için ing ifade etmek durumundayım.
ps2: osmanlıca'da kessin vardır; tarihçi,felsefeci kardeşler aydınlatırlarsa sevinirim.

*işbu tanımın sahibi güncel türkçe ile osmanlıca'yı birbirinden ayırmaktadır.
devamını gör...
başlığı ilk tanımda verilen anlamı üzerinden okursak, bilgiden ziyade "ilahlaşma" tabiri yanlış geliyor. çünkü ilahlaşma, aslında karşıtı bir anlamda, içini hıristiyan teolojisinin doldurduğu bir kavram. islam'da ilim ve idrakın yahut mistik tecrübenin (kısaca seyr-i sülûk) gayesi -hâşa- uluhiyet kesbetmek değildir ki... bu hıristiyan ahlakına mahsus, tanrı'nın cevher olarak alınması eşiğiyle gerçekleşen bir kırılma.

elbette islam'da da zahiren bu kavrayışa benzer klişelere rastlamak mümkün; işte, "allah'ın ahlakıyla ahlaklanmak", "allah'ın ruhundan üflemesi" gibi bahisler... (teferruatları uzun olduğu için kafa karıştırmamak adına her müslümanın iman ettiği ifadeler dışında çok fazla misal göstermiyorum) ama bu anlayışta, hıristiyan mistisizminin aksine, beşeriyet vasıflarını ortadan kaldırmak söz konusu değildir. hatta, bir yerde, islam'da -başından beri- iş ve oluş pratiği, bu gidiş ve gelişin reddi üzerine kuruludur; yani islam'a göre insan, hürriyetini, ancak Allah'ın yaratmasına mahsus bir sırrın keşfine mevzu zorunluluk idraki olarak, Allah'tan gayrına (masiva) esaretten kurtulmak ve yaratılmış olan hiçbir şeyin (en çok da benlik) ne Allah'ın aynı ne de o'ndan gayrı olduğu idrakine kadar yükselmek (ki bu da en nihayetinde "idrakin bile aczinin" idrakına çıkar) suretiyle gerçekleştirir. (bunun da teferruatı uzun, nasipse inşallah başka zaman açıklayabilirim)
devamını gör...
her şeyi bildiğini sanan insanın düştüğü hatadır. öyle ki bilginin sonsuz olduğunu rivayetler de farklılık gösterse de on sekiz bin alemden sadece biri olan dünya da ki her şeyi bilmek bile Allahın katında bir kum tanesi kadar bile değildir. bu yüzden bilmek bir insanı rab yapmaz yaratamadıktan gözetemedikten kimin her an ne yaptığını bilmedikten vs vs sonra kimse kendini bildikleriyle ilahlaştırmasın boş bir dava ondan söylüyorum.
devamını gör...
katılmadığım bir önerme.
aksine bilgi insanı mütevazı yapar. çünkü kendi iradesinin sınırları karşısında kainatın büyüklüğünü, tüm yaratılanların mükemmel nizam ve ahengini öğrenen insanın ilahlık iddiasından ziyade, hiçliğine dair kanaati güçlenecektir.
öğrendikçe bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir sözü, bilginin insan üzerindeki etkisine dair belki daha kuvvetli bir önerme olacaktır.
devamını gör...
bilgiye sahip insan kendisini mi ilahlaştırır yoksa bir başkası bilgiye sahip kişiyi mi ilahlaştırır?
devamını gör...
birkaç kitap okuyup tüm bilgilere sahip olduğuna inanan insan davranışı.

hakikate gelince insan bilgi sahibi oldukça, aslında ne kadar az şey bildiğini görüp mütevazileşir. dünya ve evrenin sonsuzluğu karşısında küçüldükçe küçülür.
nefsini yenmeyi öğrenen insan ise bana göre bilgedir.

bilge olup da kendinden tiksinip, utanıp, günahkarın teki olduğunu düşünüyorsa ise, esas bilgiye sahip kişi odur.
devamını gör...
"bilgi; insanlarin, açıklarını kapattığı bir yamadır."
devamını gör...
bilmek nedir? bilgi nedir? bilinç nedir? bilim nedir? beyin nedir nasıl çalışır? bilgiyi nasıl isler? tanrı nedir? tanrı var midir? ilahlık ne demek? mükemmellik ne anlama gelir? olumsuz mükemmellik mükemmellik midir? bu soruların cevaplarını tam olarak kavramadan üstüne yapılan yorumlar yüzeysel ve yanıltıcı olacaktır. üstüne konuşabilmek icin üstüne iyice gidilmesi gereken bir iddia. yoksa basitçe bilgi güçtür laklakini yapacak, insan cok bildikçe kibirli, narsist ve kendisini cok fazla büyüten bir varlık olacaktır gibi yorumlardan öteye gidemezsiniz.

bana kalırsa bu düşünce sacmaliktir. sebebini de basitçe ifade edemem. dediğim gibi önce bahsettiğim şeylerin altını doldurmanız gerekiyor.

son olarak genel kültür: ilah kelime olarak yahudi (ibrani) kökenlidir. yehova-eloha-elohim- ilaha- ilah- Allah şeklinde evrilmiştir.

yehovanin manası ise ben neysem oyum, ben ben olanım demektir. kendi kendini kendinden başka hiçbir şekilde tanımlayamamak bu. tam da Allah’a yakışır cinsten.
devamını gör...
tam aksine,
merrydef de daha önce yazmış bilgi insanı mütevazileştirir.
cahil adam cüretkar olur, üç kuruşluk bilgisiyle her şeyi açıklamaya çalışır, bilgili adam öğrendikçe bilmediklerini ne kadar çok olduğunu öğrenir ve mütevazi davranır.
ukala insanlar cahildir, bilgisiyle hava atan adam egoisttir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar