#din  #bilim 

son zamanlarda görmeye alıştığımız bir temenni. insanı üzüyor çünkü "acaba bizim yetersizliğimizden dolayı mı küfre düşüyorlar?" diye kendimizi sorgulamamıza sebep oluyor.

bilim; insanların tecrübeleriyle veya teorileriyle yaşantılarını kolaylaştıracak, geliştirecek hatta yerine göre yön verecek çalışmalara denir. onun için bilim; pratikte uygulanabilecek eylemlerle ilgilenir, metafizik kavramlarla ilgilenmez. bazı arkadaşlar bu yaklaşımı yanlış anlayarak "bilim metafizik kavramları ve dogmatik tüm inanışları reddeder" olarak algılıyor ki peşi sıra gelecek hatalar bütününe işte bu yanlış anlama vesile oluyor.

din; insanların tek yaratıcıya karşı sorumluluklarından toplumsal yaşamda diğer insanlara karşı tutumunu, kendisine emanet edilen vücudu kullanışından diğer canlılara karşı yaklaşımına kadar yön veren inançlara denir. dinler doğruyu gösterir lakin zorba değildir. iradesi bulunan insanı davranışları konusunda serbest bırakırken kurallarla hayatı şekillendirir.

kavram tanımında bahsettiğim sorumlulukların bir karşılığı vardır. ahiret inancı dediğimiz öldükten sonra dirilme mevzusu, yaratıcının adaletini tecelli ettireceği son duraktır. bu dünyada yapılan tüm iyiliklerin -görevler ve öğütler bütünü- ödüllendirileceği gibi kötülüklerin de -yasaklar ve tavsiye edilmeyenler- cezası olacaktır. keza her olumlu davranışta insanı kuşatan huzur hissi cenneti hatırlatırken her hatada oluşan vicdani rahatsızlık hissi cehennemi anımsatır. çok iyi biliyorum ki inanmadığını söyleyen arkadaşlar bile istemedikleri bir davranışla karşılaştıklarında veya bir haksızlığa uğradıklarında içlerinden ilahi adaletin var olmasını umuyorlardır.

inanmama konusunda iki tercih vardır. birincisi; ahireti inkar ederek kişinin kendi değerleriyle yaşamaya karar vermesidir. bu insanlar için uygulamamız gereken yaklaşım, hak'kı doğru bir biçimde anlatıp islam'a davet etmektir. ikincisi ise; ahireti inkar ederken inananları horgören, dini kurallarına göre yaşayan insanları kendisine düşan edinmiş anlayıştır. bu tarz bir anlayışı ilke edinmiş kişilerin derdi, nefsinden dolayı yaşamamayı seçtiği yaşam biçimini kimsenin yaşamasını istememesidir. çünkü kendisi gibi insanları gördükçe vicdan azabı azalacak, iç huzursuzluğunu ve düştüğü arafı bastırabilecektir. bu insanlara karşı ise tutumumuz sabır göstermek lakin çizgiyi aştığında ise hadlerinini bildirmek olmalıdır.

sözün özü, varoluş teorilerini bilimin çatısına sokarak din anlayışlarında bilime yer yokmuş gibi davranan ve öyleymiş gibi lanse ettirmeye çalışan şeytan dostları iyi bilmelidir ki; din (islam) ahlaki düzeniyle bireysel ve toplumsal olarak en mükemmel sistemi sunar ve ilmi emrederek bilimi de kapsar. onun için içi boş argümanlarla Allah'a düşmanlık etmenin hiçbir faydasını görmeyeceklerdir. umulur ki rab'lerine iman ve itaat ederek kurtuluşa ererler.
devamını gör...
insan tanrı'yı oynamaya başlayınca haliyle dine ihtiyaç duymuyor. ama unutmayalım kibrin sonu hayırlı olmaz...
devamını gör...
bence yanlış bir teori. ben tam tersine bilimin ilerlemesinin insanın kainatın muhteşemliğine olan hayranlığını arttıracağını ve dolayısı ile bunun olasılıksal varsayımlardan ne kadar uzak olduğunu daha da iyi anlamasına vesile olacağını ve bir yaratıcıya olan imanını daha da arttıracağına inanıyorum.
devamını gör...
hayırlısı be gülüm.

"doğabilimleri bardağından içilen ilk yudum insanı ateist yapar ama bardağın dibinde sizi tanrı beklemektedir." -werner heisenberg-
devamını gör...
insan bilmediğinin cahilidir. bilim geliştikçe insanların Allaha olan inancı daha da artacaktır.
sonuçta bilimin bilmek temeli üzerine kurulmuştur. bugün yaratılanları bilen bilim ilerleyen zamanlarda yaratıcının varlığını da bilecektir.
devamını gör...
sekülerizm denilen düşünce değil mi bu? tutmadı ya 1.5 asırdır söylüyorlar ama tam tersi oluyor.
devamını gör...
"eski keferelerde aynı dertten gimişti" dedirtir.

" göğü büyük bir kudretle bina ettik ve biz onu genişletmekteyiz"

zariyat 47.

" insanların kendi elleriyle işlemiş olduğu günahlar yüzünden karada ve denizlerde bozulmalar ortaya çıkmıştır. rabbin onlara işlemiş oldukları bu hataların bir kısmının acısını dünyada tattıracaktır"

rum 41.

şu ayetler ve daha 100 lercesine kör bakıp ,bilimin dini bitireceğine inanmak bayağı bayağı deve kuşluğu değil midir?
devamını gör...
yanlış bir savunum.
yaratıcının verdiği ve kullanın, düşünün dediği beyinle yaratıcıya hava atmak, bence çok komik.
devamını gör...
yeter derecesi tam olarak nedir düşünmek lazım. mesela bilim bir insanı ne zaman tatmin eder? evrenin nasıl oluştuğunu açıkladığında mı? tüm hastalıklara çare bulunduğunda mı? yoksa birgün birisi elinde ölümsüzlük iksiriyle çıkageldiğinde mi?

kavramların içini boşalttığımızda çoğu şey birbiriyle çatışmaya başlıyor. günümüz mütedeyyinlerinin en büyük eksikliği "hazırcılık". bilim bir grubun tekeline bırakılmış vaziyette maalesef. bizim camia daha çok sonuçlarla ilgileniyor. bilimin amcaoğlusu teknoloji beyin uyuşturmaya hazır birebir iken, neden bizimkiler kafasını kuma gömmekten kireç tutmuş boyunlarını zorlasın ki? bana sabun dahi yapmayı öğretme, bana sabun sat!

bilimin asıl sorunu ise merkezinin kaymış olması. mesela kötü söze ve küfre maruz kalan bitkilerin solduğu, güzel ses işiten bitkilerin ise yeşerip büyüdüğü deneyinin yapıldığı paylaşılmıştı yine bu sözlükte. yıllardır annelerimizin konuşa konuşa binbir nazla yetiştirdiği menekşelere bilimsel bir dokunuş yani. botanik bilimini yerinden oynatan bu deney için iyi ve kötü söz sahibi iki grubun da üyeleri küçücük çocuklardı. ınsan bakınca acaba sosyolojik bir deney mi yapıyorlar diye düşünmekten kendini alamıyor. nerde bu bilimin merkezi? hadi ate bir duruş olsun merkeze bir yaratıcı konulmamış diyelim. peki insan nerede? bir bitki bir ay boyunca maruz kaldığı kötü sözden etkilenip soluyorsa o genç dimağlar ne olur bunun hassasiyetini çeken var mı? yanisi; bilimin şirazesi zorla kaydırılınca dinle de çatışır, doğayla da, insanoğlunun kendisiyle de.
devamını gör...
(bkz: bugünün bilimi yarının efsanesidir)

her bilimin mutlak anlamda metafizik bir çanağı vardır. bugünün bilimine bakalım isterseniz. nedir bu metafizik çanak? "her doğru gözlemlenebilir , deney yapılabilir ve tekrarlanabilir olmalı" .. evet en azından bu sözü labarutuara sokamazsınız. yani mutlak kabüllenme anlamında metafizik bir gerçeklik var. buna mecbursunuz ve din insan yaratılışına yapışık doğar bunu hiç bir şekilde engelleyemezsiniz. yani fıtridir.
devamını gör...
aydınlanma çağı dediğimiz dönem, akıl temelli düşünce sistemini temel almıştı. insanlar düşündükçe akla ve mantığa aykırı olan dinsel öğretilerin tutarsızlığını anlayacaklardı. bu çağ felsefesinin bir yönü olan sekülerizm ile insanlara şu benimsetildi: oku, düşün, aklını kullan ve sorgula. muhakkak doğruyu göreceksin. aslında bu doğrudur ancak insanlara bu tavsiyenin altında verilen gizli bir mesaj da var. şöyle bir bakın etrafınıza; dini sorgulayan ve okuyup düşünmeye başlayan insanların kahiri ekseriyeti dinden soğuyor ki aslında tam tersi olması gerekir. bunun sebebi şudur; insan akletmeye, sorgulamaya, düşünmeye ve okumaya başladıkça mevcut düşüncelerinin komple değişeceği düşüncesi ile başlıyor bu işe. okuyacağım ve doğruları göreceğim... bu, önceki inançlarının yanlış olduğu önyargısıdır. bu önyargıyı insanlara aşılayan da aydınlanma çağının getirdiği ve halen daha kabul gören felsefedir.

işte bilim geliştikçe, eğitim seviyesi, okuma oranları ve batılılaşma arttıkça dinsel öğretilerin terk edileceği görüşü de burada yatar. bilim ile tanışan insan bu önyargıya kapılıyor ve din de dahil olmak üzere inandığı birçok kültürel değeri ve öğretiyi kenara itiyor. aslında bu insanlar zannettikleri kadar düşünemiyor, olması gerektiği gibi sorgulayamıyor ve doğruyu tam anlamıyla göremiyor. çünkü tüm ilimler Allah'ındır. bilimle tanışıp da Allah'ı bulamayan insan, bilimle tam anlamıyla tanışmamış demektir. o hala seküler felsefenin pençesindedir.
devamını gör...
ateist temennisi. ben de bilim ilerledikçe insanların Allah ı daha iyi tanıyacaklarını ve islam ın yeryüzüne hakim olacağı kanaatindeyim. zira bilimsel bulgular kainatın bir yaratıcı tarafından yaratıldığını ve kuralların bizzat yaratıcı tarafından konulduğunu haykırıyor adeta. aksini iddia edenlerse bilime önyargılı bakışa sahip olanlardır. yani bir yerde bilimle alakaları olmayanlardır. bilim önyargıyı kaldıramaz.
devamını gör...
dinler izin verse ilerleyecek de, izin vermiyorlar ki garibime. din herşeye cevap verirken bilinmeyene yönelik merak sonucunda ilerleyen bilim nasıl gelişsin.
devamını gör...
bitcoin dini kurdular daha yeni bir olay bu o yüzden bilim teknoloji falan bunlar ilerledikçe daha çok sacma sapan dinler ortaya çıkacaktır.

ayrıca bugün bile insanlar en başta paraya tapar olmuşlar. yarın neye tapacakları belli olmaz bu tırreklerin. nutella dini falan çıkar yakında.
devamını gör...
"dinler" diye konuşmak doğru olmaz ama belki de çok da uzak olmayan bir gelecekte göreceksiniz, yaradan'a olan inanç tüm satıhlarda artacaktır. buna bağlı olarak ateizm bile ortadan kalkabilir. ciddiyim. hüsnü kuruntu falan demeyesiniz. bir takım büyük düşünceler önümüzdeki yıllarda bazı şeyleri temelinden sarsacak gibi görünüyor.

not: sahte-bilimsel şarlatanlıklara, dinine, diline, ırkına bakmadan güzelce kalaylayan bir insanım. o yüzden hüsnü kuruntu yaptığım falan iddia edilmesin. imanlı olmak için bilimsel kanıta ihtiyaç duyacak kadar şüpheler içinde olmadım hiç. şuna emin olun, boş yapmıyorum. sadece bekleyin.
devamını gör...
marks'ın bi rüyasıdır bu aynı zamanda. sadece dinlerin ortadan kalkması değil bilimin her bi şeyi açıklayacağına ve insanın bi nevi tanrı olacağına dair toz pembe bi kehanet de içeriyor hatta. pozitivizmin peynir ekmek gibi gittiği newton fiziğiyle iş görülen zamanda revaçta olan bi beklentiydi ama çabuk çöktü. her şeyden önce toplumun ve dolayısıyla sosyolojinin doğa bilimleri gibi iki kere iki dört formüllerinin olmadığı ortaya çıktı. bir de üstüne görelilik kuramı falan hoppa doğa da o kadar lineer değilmiş... cenazesi kalktı bu mevtanın.

ironik olan bu beklentinin dindeki cennetten de öte insanın tanrılaşması gibi hani neredeyse daha iyi daha olmaz bir ütopya içermesi. herkesin bi dini var işte. Allahsız olabilirsin dinsiz olamazsın. tanrıtanımaz bi yoldasındır. din de yol demektir zaten.
devamını gör...
dünyadakilerin, etrafında olup bitenleri çözdükçe hakimin aslında kim olduğunu unutmaya başlamaları, artık egemenliğin kendilerinde olduğu hissine kapılmaları.
(bkz: bilgi egemenlik içindir)
francis bacon
ama o kadar aciziz ki yapabildiğimiz tek şey tümevarımla etrafımızda olanları anlamaya çalışmak.
en mükemmel, en dikkatli insan bile ufak bir hatasıyla her şeyi batıracak acizlikte.
ve bence her insan bu acziyetin, sonuna kadar farkında.
devamını gör...
dinlerin ortadan kalkması için 2.bir sebep olması gerekmiyor. din insanların daha iyi bireyler olmasını sağlamak için , hırsızlık, tecavüz vs. gibi kötülüklerden uzak tutmak için uydurulmuş , 1000 senelik hikayelerdir. ben iyi bir birey olmak için dine ihtiyaç duymuyorum. kaldı ki günümüzde dini bütün olan kişileri görüyoruz, her türlü insan hakkına tecavüz , fiziksel tecavüz, hırsızlık , yalan konuşma gibi semptomlar geliştirdiler. ısa'nın muhammet'in dini bu yüzden yaydığını hiç sanmıyorum.

bilim için ise ; evrende olan tüm olayları açıklayabiliceklerine inanıyorum.
devamını gör...
"bilim"i dilinden düşürmeyen, bilimselin hastası, bilim gönüllüsü olmakla beraber "bilim" hakkında bütün bilgisi ise küçükken pilin ucuna dilini değdirip "bu daha bitmemiş" demekten ibaret olan kişimsi beyanı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar