bir kadının susması

bir erkek için felaket habercisidir. susmak demek, fırtına öncesi sessizlik demektir. ne yapıp edilip, kadın tekrar konuşŸturulmalıdır.
|
hayra alamet olmamakla beraber fırtına öncesi sessizliktir. bunu bilmeyen saftorik ise bu sessiz anın keyfini çıkarmaktadır başına geleceklerden habersiz.
zaman zaman konuşmasına tercih edilesi durumdur...
|
konuşsa bi türlü,sussa bi türlü diyebileceğimiz cins-i latif in cinsleştiği durum.

(bkz: millet-i arıza)
|
hastadır, konuşmaya hali yoktur.
|
asaletindendir.
|
"bir kadının susması, sevgisinin bittiği anlamına gelir"*
|
fırtına öncesi sessizliktir.
|
noldu? neyin var? neden konuşmuyorsun? soru cümlelerini beklemektedir. sorasını siz düşünün ,sustugu anların acısını çıkarıcaktır.
|
regl döneminde olduğu içindir. sinirlidir. konuşunca çevresindeki kırmaktan çekinir. anlayışlı olmak lazımdır. ne oldu, neyin var diye sıkmamalıdır.
-nalan nolur bir şey söyle, bağır, çağır, hakaret et nalan yeterki susmaaa!!

şeklindeki sahnelere türk filmlerimizde rastlamak kaçınılmaz bir gerçektir. kadınların bir şey yapmadan sadece susup oturmaları bile çok büyük etkiye sahiptir. oysa hala bazı kadınlarımız ne kadar güçlü olduklarını bilmemektedir, erkeksiz yaşayamayacağını iddia etmektedir.

(bkz: peh)
|
"neyin var"diye sorulmasını bekliyordur.bir müddet bekler,baktı ki soru gelmiyor,gelmiş gibi yapıp olaya girer.
|
en büyük silahıdır.
|
olu bir kadindir o yuzden kadinlarimiz uzun uzun yillar konussundur.
|
diline kramp girmiş kadın susar. pardon susmaz yine lebe lebe demeye devam eder.
|
karşısında muhatap almaya değecek birisini göremediği anda yaşanılan vaziyet. karşıdaki bi durup kendi kendine düşünmeli, yapabiliyorsa özeleştiri yapmalı. gerçi özeleştiri yapabilen birisi ise kadın niye muhatap olmasın ki . bilemedim şimdi.
canı susmak istemiştir.
|
susan kadın diye bir şey yoktur. kadın heykeli vardır.

yoksa imkanı mı var. kadınlar dırdır etmedikleri zaman uyurlar. uyumadıkları zaman dırdır ederler. ve bu döngü halinde devam eder.
onlara sorarsanız hic bir zaman dırdır etmezler.

yanlız dikkat ettim 3 yaşındaki oğlum bile artık dinlemek istemediği zamanlar televizyona kilitleniyo tepki vermiyor. halbuki benim gibi televizyonla işi olmayan bir bireydir. pili bitmiş robot takliti yapıyor.
gönlü kırılmış, size diyecek iyi veya kötü hiç bir sözünün kalmamasıdır... bilmezler oysa kadın konuşurken dır dır etmez, sadece anlamaya çalışır nedenleri niçinleri çözüp, havada askıda duran her şeyi yerli yerine oturtmaktır amacı...
oysa anlamayı bilmeyenler hadi bari dinlemeyi bilin desek adımız çıkar feministe, bu dünyada erkek ve kadın birbirini tamamlarken tamamlanmak istenmeyenler. hep o eksik yönüyle kalacaklardır eksik yönlerinden bihaber.
-oh be konuşma sırası bana geldi. diye sevinen bir erkeğe sahip olacaktır o durumda.
içten içe şöyle bi monoloğa sahip olan andır;

"hımmm....evet,evet,evet.yuttu galiba oltayı.ha şöyle bi beş dakka daha sabredersem bu kavga benim.ehe ehe...of güldüm mü caba düşünürken ?yok ya gülmemişimdir.oy kötü şeyler düşün .aklıma da gelmiyo gözleri de buğulandırsam şahane olcak ama..düşün düşün..hah buldum "eller kadir kıymeet bilmiyor annem.." "

(bkz: kendimden biliyorum)
yeryüzünde rastlanmayan paradoksal bir durumdur.

sokrat bir gün düşüncelerin hızlı yağmuru altında oturmuş felsefe nasıl olurda gökten yeryüzüne indirilebilir, diye düşünüyordu. onu gören karısı köpürdü;

karısı - adam sen sabahtan beri bu köşede yan yatıp uyuyorsun, bense erken saatten beri senin hayatın için koşuştururken bir yardım bile etmiyorsun, söyle bakalım atıl ve batıl! sabahtan beri ne yapıyorsun?

sokrat - düşünüyorum!

karısı - ey adam, utan! düşünme iş mi sanki!

sokrat - evet ya, düşünme erkeğin işidir!

kaynak:
(bkz: muhammed'i tanıyalım)
|
bir kadının susması yoktur, es vermesi vardır. bir süre sonra tekrar konuşacaktır. dinleniyordur. *_*
|
sizi dinliyordur, hele de yüzünde sen hep konuş ben dinlerim hayranlığı varsa pek güzeldir.
|
anlaşılmadığını ve anlaşılamayacağını düşündüğünde benimsediği davranış biçimidir.
|
konuşmanın faydasız olduğunu anlamıştır
|
çok şey anlatmıştır susarak, gözlerine de baktıysanız eğer; yetmiştir size.
|
bir kadının susması, bir erkeğin ağlamasına sebep olur.
sonbahardı ama eylül olmadığına eminim.
bir cafe. ufak bir bahçesi var. bildiğin fesleğenler mis gibi kokuyorlar. bir kadın önündeki yarısına kadar dolu kahve fincanının kıvrımlarında işaret parmağını dolaştırıyor.
susuyor.
susuyor..
susuyor...
adam bir kez daha neden diyor.
neden?
neden?
neden?
sonra kahve fincanının yere düşme sesi, sonra hıçkırık sesi, sonra hızlıca uzaklaşan adımların sesi...
bir cafe. ufak bir bahçesi var. bildiğin fesleğenler mis gibi kokuyorlar. bir adam önündeki kırılmış kahve fincanının parçalarına bakıp ağlıyor.
bir kadının susması her dilde bir erkeğin ağlamasıdır.
|

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar