divan edebiyatından seçme beyitler

#edebiyat 

türklerin islam dinini benimsemesinden sonra ortaya çıkan yazılı edebiyattır. arap ve fars edebiyatlarının etkisi altında gelişmiştir. bu etki, arapça ve farsça sözcüklerin önce türkçe, sonra osmanlıca'ya girmesinin yanı sıra, bu dillerin anlatım biçimlerinin benimsenmesiyle de kendini gösterir. bu akımın "divan edebiyatı" olarak adlandırılmasının nedeni, şâirlerin, şiirlerini divan denen el yazması kitaplarda toplamış olmalarıdır.

“cihan-ara cihan içindedür arayı bilmezler
ol mahiler ki derya içredür deryayı bilmezler”


"hakk-perestim arz-ı ihlâs ettiğim dergâh bir,
bir nefes tevhidden ayrılmadım Allah bir.”


dilde gam var şimdilik lutfeyle gelme ey sürûr
olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne
devamını gör...
malumdur benim sühanım mahlas istemez
fark eyler anı şehrimizin nükte-danları
devamını gör...
dil oldı şem' bezmüne pervâne şem'üne
maksûdı yanmadur nice olursa tâ seher

sultan beyazit için yazılmış beyit

( necati ) 2011 lys sınavında sorulmuş kişi... hayret ettim
devamını gör...
tutalum zenbîl ile gökden iner meh-pâreler
a begüm yerden mi çıkdı âşık-ı bî-çâreler

[ necâtî beg ]
devamını gör...
"dest-bûsi ârzusıyla ger ölsem dostlar
kuze eylen toprağım, sunun anunla yâre su"

hazret-i fuzulî-i bağdadî'ten bol edebî sanatlı bir beyit daha. elini öpmek arzusuyla ölecek ama mezarında sevgilinin dudaklarından öpecek. *
devamını gör...
ey dil hele âlemde bir âdem yoğ imiş
vâr ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş

gam çekme hakîkatde eğer ârif isen
farz eyle ki el'ân yine âlem yoğ imiş

[ nef'i ]
devamını gör...
haddeden geçmiş nezaket yâl-u bal olmuş sana

mey süzülmüş şişeden ruhsarı al olmuş sana

üstad nedim'den...
devamını gör...

bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
biz neşâtın da gâmın da rûzgârın görmüşüz

çok da mağrûr olma kim meyhâne-i ikbâlde
biz hezârân mest-i mağrûrun humârın görmüşüz

top-ı âh-ı inkisâra pây-dâr olmaz yine
kişver-i câhın nice sengîn hisârın görmüşüz

bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest
ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz

bir hadeng-i cân-güdâz-ı âhdır sermâyesi
biz bu meydânın nice çâbük-süvârın görmüşüz

bir gün eyler dest-beste pây-gâhı cây-gâh
bî-aded mağrûrun sadr-ı i’tibârın görmüşüz

kâse-i deryûzeye tebdîl olur câm-ı murâd
biz bu bezmin nâbîyâ çok bâde-hârın görmüşüz

[ nabi ]
devamını gör...

tahammül mülkünü yıktın hülagü han mısın kafir
aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kafir

[ nedim ]
devamını gör...

dâr-ı dünyâ delü gönlüm gibi vîrân olsa
ne cihan olsa ne cân olsa ne hicran olsa

kâşkî sevdügümi sevse kamu ehl-i cihan
sözümüz cümle hemân kıssa-i cânân olsa

bir demür tağı delüp boynına almak gibidür
her kişi âşık olurdı eğer asan olsa

şâdmânam gam-ı yâr ile sevinmez yokdur
bir gedâ cümle cihan mülkine sultân olsa

cân atar karşu çıkar izzet eder ey yahya
hançer-i dilber ile bir çıkıştır cân olsa

[ taşlıcalı yahya ]
devamını gör...
ben umardım ki seni yar-ı vefa-dar olasın
ne bileydim ki seni böyle cefa-kar olasın

reh-i aşkında neler çektüğüm ey dost benüm
bilesin bir gün ola aşka giriftar olasın

beni azade iken aşka giriftar itdün
göreyim sen de benim gibi giriftar olasun

beddua etmezem amma huda’dan dilerim
bir senin gibi cefa-kara heva-dar olasun

şimdi bir haldeyüz kim, ilenen düşmanına
der ki, mihri gibi sen dahi siyeh-kar olasun

[ mihri hatun ]
devamını gör...
gün yüzünde hat belürse gözlerüm giryân olur
hâle görünse kenâr-ı mâhda bârân olur

la‘lün içün gözlerün birbirine hançer çeker
ol iki mest arasında korkaram kim kan olur

gül budagı gibi gülşende salınsan nâz ile
karşuna başın salup serv-i revân hayrân olur

zülfi üstinde gören der gûşe-i ebrûsını
sâyesi tutmış cihânı nice hoş eyvân olur

gizledi hattı dehânî hâtemin dilde dutar
şimdi fitne devridür yok yere çok bühtân olur

[ hoca dehhani ]
devamını gör...
yaralı bağrımı ger derd ile yaram kime ne
yâre yâr olmak için câna kıyaram kime ne

aşk yolunda cihân varlığı çün yokluktur
varımı yoğumu ger verem ü varam kime ne

kâr u bârım kamusu câm-ı dil-ârâm iledir
bâri hulkuyla geri bî-ser ü kârem kime ne

kime ne söyler isem sen dahi kimsin derler
ben dahi hasret ile zâr ü nizârem kime ne

eli ile özünü derde koyar derler imiş
görür iken girerim oda yanaram kime ne

zühd ü dîn fikri n'olur câdû gözünü göreli
geceler mest ü seher deng ü humâram kime ne

şeyhîyim kim komuşum cânımı dilber yoluna
bende kimin nesi var bende-i yârem kime ne

[ şeyhi ]
devamını gör...
aldum agzun ölçüsini zerre denlü yok vefa
pür-cefasın hey güneş yüzlü habibum mustafa

tig-ı gam boynum muharref çalub eylerse kalem
yaza akan kanum işigünde ayat-ı vefa

lutfuna idüb bina yapdum mahabbet hanesin
rence kılursan kadem ehlen ve sehlen merhaba

gide mi ey seng-dil zülfün hayali sineden
çün bilürsin muhkem olur kafir itdügi bina

nameye sıgmaz necati'nün oransuz kıssası
göz yaşı ile kapuna 'arz ola baki macera

[ necati ]
devamını gör...
"şimdi tay hatemleri sirkatle olmuş nâmdâr
tay o tay, hatem o hatem himmet ol himmet değil"

hatem-i taî'den bahsediyor yenişehirli avni efendi. kendisi divan edebiyatının şaşaalı zamanlarına yetişememiş, bu yüzden adeta bir çocuk gibi üzülmüştür. nerde eski ramazanlar kıvamında gazelleri vardır. gene sevdiğim bir gazelinde geçen bir beyti aldım. zannımca beytül-gazel olmaya layıktır:

diyor ki: ulan eskiden hatem-i taî vardı, cömertliğiyle meşhurdu, herkes onu himmetiyle bilirdi. ama gel gör ki bu zamanda tay hatemleri hırsızlıkla tanınıyor. her şey aynı, tay o tay, hatem de o hatem ama himmet o himmet değil. ah ah!
devamını gör...
bahâr eyyâmıdır ey dil figân-ı aşkı müzdâd et
misâl-i andelîb ol gül ruhun bâğında feryâd et

[ sünbülzade vehbi ]
devamını gör...
sanman ki, taleb-i devlet ü câh etmeğe geldik
biz âleme bir yâr için âh etmeğe geldik

[ yenişehirli avni ]
devamını gör...
ben göz açmam habdan bidardır gönlümdeki
gerçi ben mestim veli huşyardır gönlümdeki

[ enderunlu vasıf ]
devamını gör...
ey gönül hiç derde düş kim anda derman gizlidir
gel karış bir katreye kim anda umman gizlidir

[ eşrefoğlu rumi ]
devamını gör...
dost bî-perva, felek bî-rahim, devrân bî-sükûn,
derd çok, hem-derd yok, düşman kavî, tâli' zebûn

[ fuzuli ]
devamını gör...
be-nim gamze tuvani ki katl-i am kuni
neuzübilleh, eğer gamze ra tamam kuni

sevgilinin şöyle güçsüz ve küçücük bir gamze kırıntısı bile aşıklar arasında katliama sebep oldu. Allah (c.c.) korusun gamze ya bir de tamam olsaydı?..
devamını gör...
ibret gözüyle berg-i dırahtân-ı sebze bak
huşyâr olana her varakı bir cerîdedir

(bâkî)
devamını gör...
fuzuli ayb kılma yüz çevirsem ehl-i âlemden
neden kim her kime yüz tuttum andan yüz belâ gördüm
devamını gör...
meh-i âlem-fürûzı bedr iken gördüm hilâl olmuş
cerâhat-yâb-ı noksan olmadık kâmil mi kalmışdır

(bkz: nabi)
devamını gör...

beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı

değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı

fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
(bkz: fuzuli)
devamını gör...
perde çek hicran günü ey kanlı sirişk
ki görmeye gözüm ol mahlikadan gayrı *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar