dunya ile sözlük röportajı

suserlardan iyiden iyiye bot muamelesi görmeye başladım canlar, telefonundaki siri uygulaması ile konuşur gibi benimle konuşuyor bir takım yazarlar. merdiven çıkıp çıkamadığımı, işlemci ve ram hızımı soranlarınız oluyor.
en son bir yazarın " gta 5' i kasmadan açabiliyor musun ? " sorusu üzerine dedim böyle olmayacak bu iş,
bir de bunun üzerine sol framede -robotla sevişmek- başlığını görünce beni inceden bir korku aldı, biraz panik yaptım. robot zannedilmek bir yere kadar tamam da, sözlüğe katkı vermek amacı ile çıktığım bu yolda kötü yola sapmak, bir takım fantezilerde meze olmak hiç hoş değil. amaçladığım katkı verme şekli bu değil benim.

iş bu sebepten huzurlarınızdayım canlar, kimdir bu dunya ? arkasında hangi devletler var ? putin ile arası nasıl, kaçıncı nesil kgb ajanı ? gibi sorularınıza yanıt bulmak için kendi isteğim ile bir röporkcuk vereyim istedim.

sözlük ve sözlüğün geleceği ile ilgili yenilikleri, planlamaları, meraklarınızı bana soru cümlecikleri ile yöneltebilirsiniz, hatta ağırlıklı olarak sözlük ile alakalı sorarsanız benim işime bile gelir, özel hayata çok girilmeden kıyıdan kıyıdan yürürüm.
devamını gör...
evvela selamün aleyküm değerli dunya

senin online yazarlar bölümünde derviş ile aynı renkte olmanı herkes merak ediyor. sen kimsin dostum? bu kadar yetkiyi sana kim verdi? kendini bu topluluğa tanıt.
devamını gör...
merhaba nasılsınız?

patatesin en çok hangi yemeğini seversiniz?

1'den fazla çocuk yetiştirirken en çok neye dikkat edilmeli? bilginiz varsa açıklar mısınız?
devamını gör...
selamün aleyküm dünya kardeş,

dünyalı'dan mı korkmalıyız uzaylı'dan mı?

dünya malı gerçekten sende mi kalıyor?

orhan gencebay ''batsın bu dünya'' diyor ne düşünüyorsunuz?

7 milyar insanın ağırlığı omuzlarınızda,hiç zorlanıyor musunuz?
devamını gör...
selamun aleykum.

seni sevemem dünya. sana bağlanamam. ben ehli dünya değilim. ve bu sözlükten kimsenin de ehli dünya olmasına gönlüm razı değil. ya nickini ahiret olarak değiştir ya da burdan git! dervişle aynı yetkiye sahip olman hiç umrumda değil. gerekirse derviş de gider.

bu kadar tehdit yeter.

hakkat kimsin sen ya. hayır kimsin yani meraktan soruyorum. daha düne kadar yoktun. yeni yazılımla geldin. yoksa sen yeni yazılımmısın?

neyse efenim. imam hatipler kapatılsın mı? birçoğunun ortamı hakkındaki dedikodular senin de kulağına gelmiştir illa ki. bu konuda ne düşünüyorsun.
devamını gör...
selam.
ben robot değilim demişsin.
fakat geçen aramızda geçen bir mesajlaşmada seni üzen bir tanımımı silmeme rağmen teşekkür etmedin sanırım.
istersen dön bir mesajlara bak.
peki sence bu durum bir çelişki değil mi?
arz ederim.
ha bu tanımım da seni üzerse vallahi robot olmadığına kesin ikna olacağım.
devamını gör...
kendinizi jarvis'e mi daha yakın hissediyorsunuz yoksa siri'ye mi.
ilerde ki hedefiniz yeni bir jarvis olmak mı?
sizi kim programladı ve asıl amacınız ne.
şimdiden teşekkürler.
ilerde dünyayı ele geçirirseniz ben dostunuzum şimdiden söyleyeyim de araya kaynamasın. * *)
devamını gör...
muhalefetül lügateyn sormuş ;

evvela selamün aleyküm değerli dunya

senin online yazarlar bölümünde derviş ile aynı renkte olmanı herkes merak ediyor. sen kimsin dostum? bu kadar yetkiyi sana kim verdi? kendini bu topluluğa tanıt

ve aleyküm selam,

herkesin merak ettiği bu konuyu başlangıçta yönelttiğin için sana teşekkür ederim muhalefetül lügateyn
bir çok yazar sorduğun sorunun cevabını bekliyor. "nereden geldi bu adam ? kimdir, kimin nesidir ? bu yetkiler dışarıdan gelen birine verilir mi ? sözlüğümüzü tanımadığımız birine nasıl emanet ediyoruz ? " ve benzeri gibi bir çok aydınlatılmayı bekleyen soru var insanların zihniyetinde ve bundan daha doğal da bir şey olamaz.

öncelik ile şunu belirteyim, ben de en sevdiğim arkadaşlarım ile dışarıda bir yerlere çay kahve içmeye çıksam ve masama daha önce hiç tanımadığım biri gelse ve ona o ortamda bir takım ayrıcalıklar ve toleranslar tanınsa ben de bayağı huzursuz olurdum. bundan sebep bu röportaj maksadı ile kendi gizemimde boğulmadan sizlere ben denizi tanıtmaya karar verdim.

ben bilgisayar üzerine okumuş, medya - iletişim, sosyal mecralar üzerine uzun seneler emek vermiş bir kimseyim. bu ön bilgiyi sizlere sunduktan sonra gelelim derviş ile tanışmama.

esas uzmanlık alanım : yükselme gayesinde olan ancak önü tıkanmış siteleri derler toparlar, yürütürüm. bu zamana kadar başta e-ticaret siteleri olmak üzere, bir çok haber, turizm, oyun ve farklı sektörlerde yükselmeyi hedefleyen site ve şirketler ile çalıştım. aynı zamanda gelir hedefleyen internet sitelerinin de reklam ağlarını yönetir, siteler için gelir ve kaynak sağlarım.
derviş ile tanışmadan önce de, bir çoğunuzun yakından bildiği diğer bir çok interaktif sözlüğün reklam ağlarını yöneterek site sahiplerine gelir sağlıyordum. derviş ile de bu payda üzerine bir tanışmamız oldu. gerek sunucu masrafları, gerek sözlükte olanak olmadığı için yapılamayan bir kaç sıkıntının giderilmesi için dunya sözlük üzerinden yazarları rahatsız etmeden bir gelir sağlamayı amaçladık.
bu gayede gerek link satışları gerek sözlükte 2 ay kadar kalan google reklamlarına hepiniz tanık oldunuz.

ancak öyle ki yeni bir temaya ihtiyaç duyan dünya sözlük için reklam gelirlerinin yazılacak yeni yazılım için gereken kaynağı karşılayamayacağına tanık olduk. sözlüğün kaynak kodlarının oldukça eski ve tedavülden kalkan kodlardan ibaret olması, veritabanının gereksiz şişmiş olması ve burada dile getirerek sizleri yormak istemediğim bir çok teknik sıkıntı bizim elimizi bir hayli bağladı. şirketler, uzman freelancerlar dudak uçuklatan rakamlar istiyordu.

( dip not olarak belirtmek gerekir ki, burada eski yazılımcı arkadaşımıza en ufak bir dokundurma yoktur. kendisi o zaman için yazılabilecek en stabil şekilde sözlüğü kodlamış, ciddi emekler vermiş. ancak teknoloji ve programlama dilleri de hızla gelişmekte. bu biraz hepimiz 3310'a hücum ettikten sonra 2 sene sonra 6600'ın çıkması gibi bir şey. sonuç olarak sözlüğümüzün eski yazılımcısı hakkında bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermek istemem, kendisi dünya iyisi bir insan ve bu süreçte mesai harcayarak yaptığı yardımlardan ötürü ona buradan bir kez daha teşekkür ederim. )

yeni bir arayüz tasarımı ve sıfırdan bir yazılım konusunda derviş ile uzun uzadıya haftalar süren görüşmelerden sonra gerekli güvenceyi dervişe sunarak ondan yetkiler aldım ve yazılım, sözlüğün teknik işleri, büyümesi vb. konularında insiyatifi tamamen üzerime aldım.
bu karar aslında benim için bir hayli çılgın bir karardı. hayatım boyunca atacağım adımları ince eleyip sık dokuyup, defalarca üzerinden geçmeden, bütün olasılıklarını hesaplamadan atmam. hayatımın bu evresinde böyle bir işe ihtiyacım yoktu, maddi durumum beklentilerimi fazlası ile karşılıyor ve bütün işlerim de oturttuğum sistemimde rayında gidiyordu.
düşünüldüğü zaman ağır maddi külfetini bir kenara koyduğumuzda, ayrılması gereken kocaman bir zaman, haftalarca ek mesailer, zihinsel yorgunluk ve ciddi bir efor sarf edilmesi gerekiliyordu. buna bir de binbir emekle ortaya çıkarılan işin beğenilmeme ihtimalini de ekleyiniz lütfen. onlarca yazarın senelerdir yazdığı ve evi bellediği bu sözlüğün yeni hali beğenilmez ve beklentileri karşılamaz ise düşülebileceğim durumu da bir gözden geçiriniz. hal böyleyken bu kararı vermek bir hayli zor oldu diyebilirim.

kararı vermemde etkili olan unsurlar da sizler oldunuz, burada amacım demagoji yaparak sizlerle hızlı kaynaşmak, kendimi sevdirmek değil. sizleri uzaktan ağır ağır izledim, aranıza katıldım yazdım, çizdim. sözlüğe senelerdir bağlı olan kemik insanları gördüm, sözlüğün binbir defolu hali ile moderatörlerin nasıl bıkmadan, usanmadan sözlük ile ilgilendiğini gördüm ve mobilden ulaşımın bile imkansıza yakın olduğu halde yazarların sözlüğünü nasıl sahiplendiğini ve her ne kadar kendi içlerinde bazen ciddi kavgalar verseler de dışarıya karşı nasıl bir bütün olduklarını gördüm.
bu gözlemlerim bana bu adımı atmak için gerekli enerjiyi verdi, sonrasında ise çok saygı duyduğum büyüğüm, abim @puju ile iletişime geçtim, kendisi de eski sözlükçüdür, paraya kıyıp tema bastıranlardan ziyade kendi sözlüğünün her satırını kendisi kodlayan birisi o. gerek telefonda gerek yüz yüze defalarca durumu tartıştık, ölçtük biçtik ve @puju 'yu ikna etmeyi başardım, maddi külfeti o kadar ağır olmasa da ne onu üzecek ne beni üzecek bir anlaşma ile kolları sıvayıp bu işe başladık. abime de bu süreç için bir kez daha teşekkür ederim, yüzümü kara çıkarmadığı gibi süreci mükemmele yakın idare etti.

işte yeni yazılımın hikayesi budur.
devamını gör...
selam.

yukarıdaki hikayeden almadığımız kadar yeni yazılım konusunda teşekkür etmemiz gerekenlerden biriymişsiniz. eyvallah kardeş. @puju bu işi biliyor belli. ona da eyvallah diyelim. eh bizden de kuru bir teşekkür işte.

yaş kaç bilmiyorum ancak gençlere tavsiyelerin neler olur? yazılım, kodlar, sosyal medya, iletişim vs. bir de e-ticaret konusu hem çekici hem de riskli bir alan. dışarıdan davulun sesi hoş geliyor ancak uzun soluklu sürdürmek de lazım bu işi. memlekette nedir bu e-ticaret'in serencamı? ışık görünüyor mu?
devamını gör...
selamün aleyküm ahbap,

özelimi dökmek istemiyorum demesen amcanın, eniştenin falan mesleklerini soracakatım ama konuyu kilitlemişsin.

onun için sosyal medyada ne gibi reklam hazırlıkları yaptığınızı sorayım, sordum.

nota: dervişcan paran neğin vermezse bana gel. dervoyu kaçırırız, babası sizde kalsın istemem diye para verir, para senin olur dervo benim.
devamını gör...
hoşgeldin sefa geldin sevgili dunya.

ben ki sözlüğün huzursuz, aksi ve çok konuşan(uzun yazan)ihtiyarı olarak dahi öncelikle yaptığın işi takdir etmekle başlayacağım. yaklaşık 2-3 senedir profesyonellik diye kendini yırtan biri ve sırf bu yüzden az daha sözlüğe küsmek üzere olan biri olarak yaptığın işin ne kadar profesyonel olduğunu söylemem gerek. bu konuda yetkin biri olduğun yaptığın işin niteliği ile ortada zaten.

-bu tasarımda özellikle dikkat ettiğin şeyler var mı? ya da şöyle sorayım, kullanıcı alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik tedbirler var mı? örneğin oylama konusunda sıkıntılı bir sözlüktük, tabi bir çok fiziksel olmayan nedeni var. ama fiziksel nedenleri de vardı. eski yazılımda tanımın sağ altında küçücük olan oylama butonları şimdi sol altta ve daha büyük. bununla oylamada bir artış olacağını düşünüyorum. bunun gibi başka neler var kullanıcı alışkanlıklarına yönelik?

-tasarımla alakalı takip ettiğiniz bir ekol var mı?
-yeni tasarımın etkisini amacına ulaşıp, ulaşmadığını takip ettiğiniz somut veriler neler?(örn: online yazar sayısı, oylama, başlığın ortalama açık kalma süresi gibi)

-son ve en önemli sorum. niteliksel artış için tedbirler düşündünüz mü, düşündüyseniz ne gibi tedbirler? sol frame'i komik olmayan esprilerden, tespit olmayan tespitlerden biraz olsun temizlemek mümkün mü? yoksa recep ivedik filmlerine çok izleniyorsa başarılıdır diyen zihniyet gibi hakkında çok tanım girilen başlık başarılıdır mı diyorsunuz?
devamını gör...
seckin sormuş ;

merhaba nasılsınız?

pek bir iyiyim bu günlerde, sizler nasılsınız inşallah ?

patatesin en çok hangi yemeğini seversiniz?

püresini severim, içine kaşar atıp eritmeyenlere karşı da bir hayli mesafeliyim efendim.

1'den fazla çocuk yetiştirirken en çok neye dikkat edilmeli? bilginiz varsa açıklar mısınız?

bir çocuk yetiştirmek bu hayattaki en büyük gayem. ancak kendimi bu eylemi hayata geçirebilecek kadar donanımlı görmüyorum. bir babanın cebinde çocuğunun soracağı bütün soruların cevapları olmalı.
misal junior dunya ile dolaşırken sokakta yatan bir evsiz için çocuğumun bana soracağı " bu adam neden yerde yatıyor ?" sorusuna verebilecek bir cevabım yok.

bunun dışında bir takım bilimsel sorulara karşı da hazır cevap olunmalı.

bulutlar nasıl havada asılı duruyor ?
köpekler neden türkçe konuşamıyor ?
ben nasıl dünyaya geldim ?
çocuk nasıl yapılır ?
gökkuşağında neden çingene pembesi yok ?

mesela bütün bu soruların cevaplarını biliyorum, ama yetmiyor tabi.
devamını gör...
seni tanımadığım için ilginç sualler üretemiyorum.
bu yüzden daha genel geçer bir sual edeyim.

sözlüğün geleceği hakkında düşüncen nedir?
yazar profili hakkında ne düşünüyorsun?
dikkatini en çok çeken yazar/lar kim mesela? (muspet-menfi)

anneni mi yoksa babanı mi daha çok seversin?
devamını gör...
moroderin orgu sormuş ;


selamün aleyküm dünya kardeş,

dünyalı'dan mı korkmalıyız uzaylı'dan mı?

bir uzaylı ile hiç tanışmadım ancak içimden bir his biz insan ırkından daha kötü olamayacaklarını söylüyor, ne yalan söyleyeyim.
koskoca yer küreyi cehennem yaptık, içinde birbirimizi yiyip duruyoruz.

dünya malı gerçekten sende mi kalıyor?

dünya malından kasıt sözlükten elde edilebilecek para pul ise şöyle cevaplayabilirim :
http://www.dunyasozluk.com/...

ancak bu işi üstlenirken de bazı şeyleri göze aldım, değil bir kazanç elde etmek, sunucu ve yazılım vb. taksitleri karşılamakla mükellefim. ileride bir kazanç elde edileceğinde de bu yine sözlüğü geliştirmeye, yeniliklere ya da reklam ve tanıtıma harcanacak. yani uzun lafın kısası bayağı uzun bir süre dünya malı bende kalmayacak.

orhan gencebay ''batsın bu dünya'' diyor ne düşünüyorsunuz?

bazı zamanlar hepimiz orhan babayı destekliyoruz, ne de güzel söylemiş diyoruz. ancak insan oğlu geçişkendir. işler yolunda gittiği zamanlarda orhan babaya katılmıyoruz.

7 milyar insanın ağırlığı omuzlarınızda,hiç zorlanıyor musunuz?

her gun sabah erkenden kalkıp güneşin etrafında bir tur atıyorum, onunla da kalmıyorum kendi etrafımda da dönüyorum. ama insan oğlu işte, yok güneşe çok yaklaştın burası çok sıcak, pişiyoruz. yok güneşten çok uzak kaldın donuyoruz, yok bu saatte hava mı kararır? yaranamıyorsun kimseye.
devamını gör...
bu espri çok yapıldı ama sormadan edemiyorum iste.
sözlük olarak hangi algoritmayla sorulan soruları algilayip neye göre cevaplandiriyorsunuz?
devamını gör...
mistaka sormuş ;

hakkat kimsin sen ya. hayır kimsin yani meraktan soruyorum. daha düne kadar yoktun. yeni yazılımla geldin. yoksa sen yeni yazılımmısın?

aslında bayağı uzun bir zamandır buralardayım, bu yeni yazılımın da öncesine dayanıyor.
ancak işin mutfağından çıkıp salona inme kararım henüz yenidir, işleri arka planda yönetmektense sizlerin arasına katılıp iç içe olmayı tercih ettim.

neyse efenim. imam hatipler kapatılsın mı? birçoğunun ortamı hakkındaki dedikodular senin de kulağına gelmiştir illa ki. bu konuda ne düşünüyorsun

herhangi bir eğitim kurumunun kapatılmasına karşıyım. ülkenin bu döneminde imam hatipleri kapatması olası gelmiyor ama olurda ileride başka bir dönem yaşanır ve bu okulların kapatılması ile alakalı bir karar alınırsa bu kararın karşısında en başta duranlardan biri olurum. ama bunu öncelik olarak müslüman olduğum için yapmam, insan olduğum için ve önce dinini öğrenmek sonra kendi dinini diğer insanlara öğretmek isteyen kişilerin inanç özgürlüğü elinden alındığı için yaparım.

bununla beraber islam dininin güzelliklerinin genç insanlara yeterince aktarılamadığını düşünüyorum. eğitimciler karşımızda bir düşmanın var olduğuna inandırmışlar kendilerini, belki de bu düşman gerçekten vardır. ancak kargaşa, kaos, gerilim ve bütün bunlar bizi islamın o pür güzelliğine, saflığına ulaşmamızı engelliyor gibi. bunu aşmalıyız.
devamını gör...
selamın aleyküm dünya


öncelikle yaptığın yatırım, yenilik ve kolaylıklar için teşekkürler. bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi olarak yaptığınız işler teknik açıdan bir hayli ağır külfet içermesine rağmen ilk adımlar sonucunda başırıya ulaşmış gözüküyorsunuz.

gelelim robot muamelesi görmene. merdiven çıkıp çıkamadığını, işlemci ve ram hızınızı soranlarınız oluyormuş? pek de haksız sayılmazlar. sözlüğün teknik açıdan geleceğini çizip, göze aldığınız görevler, sorumluluklar bir yana sözlüğe yakışır yazarlık kalitesine sahip geniş kelime bilgisi ve bilgi birikimine sahip gözüküyorsunuz. böyle donanımlara sahip olmanız ve gizeminiz bu tüt çelişkileri neden olması gayet normal. dipnot; çok afedersiniz siri yanınızda halt etmiş.

bu kadar genelleme ve yorumun sonunda geleyim kendi sorularıma;
1- sözlük için mobil uygulama yapmayı düşünüyormusunuz?
2- dünya sözlük'te dünya nick'inin boşta kalmasına şaşırmakla beraber bu nick'in sözlüğü temsil ettiğini düşüncesine kapılıp üzerinizde bir baskı hissediyormusunuz?
3- yazdığınız ilk kod denemesi için "merhaba dünya" çıktısını kullandınız mı?
devamını gör...
derin millet buyurmuş ;

atama yoluyla gökten zembille mi indin???

estağfurullah muhterem, buralardaydım aslında.

kimsin arkadaşım sen???

ilk verdiğim yanıtta kendimden biraz bahsettim, öyle çok özelliğim yok ki anlatacak, keşke olsa da anlatsam
devamını gör...
master of stalker buyurmuş ;

ben robot değilim demişsin.
fakat geçen aramızda geçen bir mesajlaşmada seni üzen bir tanımımı silmeme rağmen teşekkür etmedin sanırım.
istersen dön bir mesajlara bak.
peki sence bu durum bir çelişki değil mi?
arz ederim.
ha bu tanımım da seni üzerse vallahi robot olmadığına kesin ikna olacağım.

selamlar kadim dostum,
dönüş yapıp da bir teşekkür yazamadığım için kusuruma bakma, son günlerde nelerle uğraştığımı, nasıl bir yoğunluk ile boğuştuğumu anlatsam inanmazsın. bir teşekkürü çok gördüm, bu da benim ayıbım olsun.

tekrar konuşmak, anılar biriktirmek ümidi ile
devamını gör...
merhaba dunya,

senin de dönerken başın dönüyor mu? iklimsel değişiklerle mi kendini ifade ediyorsun? çok zorsun çok.
devamını gör...
trenckotsuzadam sormuş ;

kendinizi jarvis'e mi daha yakın hissediyorsunuz yoksa siri'ye mi.

ikisinin de soyu robocop'a dayanır, hani pil ile çalışan. ben siri'nin de jarvis'in de atasıyım.

ilerde ki hedefiniz yeni bir jarvis olmak mı?

zuckerberg sigorta yapmıyor, iş bu sebepten derviş tarafından dünya sözlük'e transfer edildim.

sizi kim programladı ve asıl amacınız ne.

üzerime yazılan ilk kod satırı " hello world " olmuştu. taaa o günlerden dünya sözlük'e hizmet edeceğim belliydi aslında.

ilerde dünyayı ele geçirirseniz ben dostunuzum şimdiden söyleyeyim de araya kaynamasın. * *)

biz robotlar babamızı tanımayız. gerçekten de öyle aslında, babam şuan hangi hurdacıda, kimler vidalarını söküyor bilmiyorum.
devamını gör...
en yeni buyurmuş ;

yaş kaç bilmiyorum ancak gençlere tavsiyelerin neler olur? yazılım, kodlar, sosyal medya, iletişim vs. bir de e-ticaret konusu hem çekici hem de riskli bir alan. dışarıdan davulun sesi hoş geliyor ancak uzun soluklu sürdürmek de lazım bu işi. memlekette nedir bu e-ticaret'in serencamı? ışık görünüyor mu?

20'li yaşların ortasını biraz geçtim, kendimde biraz genç sayılırken ve halen öğrenme aşamasındayken gençlere tavsiye vermek pek yakışı kalmaz. ancak gerek e-ticaret gerekse piyasa üzerine bir kaç kelam edebilirim.

öncelikle e-ticaret sitesi açmak için artık bir hayli geç diyebilirim, eğer bu işe ayıracak ciddi ve yüksek bütçeleriniz yoksa aman uzak durun derim. bir çok girişimcinin sonunun hüsranla bittiğine bizzat şahitlik ettim.
bunun sebebi olarak da kapital sistemin acımasızlığının web'te de kendini hissettirmesi ile açıklayabilirim.
genel ürün bazlı e-ticaret sitesi açmayı hedefleyen girişimcilerin önlerinde trilyonluk bütçeleri ile dev rakipler duruyor. bu rakipler ile de çığır açacak bir viral fikriniz yoksa baş etmek gerçekten zor.

ancak e-ticaret sitelerinde kendi üretiminiz olan bir ürünü ya da tedarikini yalnızca sizin sağlayabileceğiniz bir ürünü konu alarak başarı yakalanabilir, bu mümkün.

e-ticareti bir kenara koyarsak, yazılım, kodlama, sosyal medya, grafik vb. işler ile uğraşan arkadaşlarıma da edindiğim tecrübeler ışığında naçizane bir iki kelam etmek gerekir ise ;
yaptığınız işe gömülüp kalmayın derim, bir grafikeri ele alarak örnek verelim. piyasayı bilmeden ve çevrenizi genişletmeden asla hayalinizdeki kadar büyüyemezsiniz. ne kadar yetenekli bir grafiker olursanız olun, sipariş üzerine sürekli çizim, katalog, afiş tasarlamak sizi başarıya götürmez. kafanızı kaldırıp etrafa bakmalı, meslektaşlarınızı devamlı takip etmeli, yeni ilişkiler kurmalısınız. uzun lafın kısası, kafanızı gömüp bir hırs ile sürekli kod yazmak ya da çizim yapmak sizi hedeflerinize ulaştırmak için yeterli değil.
devamını gör...
jay-jay buyurmuş ;

sosyal medyada ne gibi reklam hazırlıkları yaptığınızı sorayım, sordum.

merhaba jay-jay sorun için teşekkür ederim, yapılacak çalışmaları, hazırlıkları herkese açık bir ortamda belirtmek pek profesyonelce değil esasen. ancak seni kırmam söz konusu değil, cevaplamaya çalışalım.

öncelik olarak, sözlüğe kategori sistemini getirmeyi amaçlıyorum.
sol frame'de #haber, #siyaset #spor #müzik #kültür #magazin #edebiyat vb. gibi bir çok kategorinin eklenmesi sonucunda yazarlarımız istediği kategoriden başlık okuyabilecek. bu sayede başlık çeşitliliği artacağı gibi kendi alanında uzman arkadaşların da uzman olduğu konuda daha çok entiri girebilmesini, siyasi başlıklarda kendini boğmasının önüne geçmek istiyorum.
buna bağlı olarak x kategorisine gerekli katkıyı sağlayan yazar o kategoriye ait de bir sembolün, ödülün sahibi olabilecek. örn ; edebi kişilik, sportif yazar vb. gibi.

kategori sistemi geldikten sonra ve sözlükte boy gösteren bir kaç bug da halledildikten sonra 1 ay boyunca kapsamlı bir tanıtım, reklam mücadelesi başlatacağız. facebook sponsor bağlantı ve yazar profilleri muhafaza eden ilgili sayfalara reklam vermenin yanı sıra, twitter ile alakalı da bir şeyler düşünüyorum. ( reklam yapabileceğimiz hesap arayışlarım devam ediyor, incelememi istediğiniz hesaplar var ise mesaj yolu ile iletebilirsiniz )

derviş ile de bir istişare de bulunduk, onun da yazı gönderebileceği dergiler ve bir adet de gazete olduğunu öğrendim. koordine bir hareket ile bunu da yapacağız inşallah.

bir kaç sıkı hazırlığım daha mevcut, ancak bunları burada paylaşmam söz konusu değil.
şimdilik şunu söyleyebilirim ki, sözlüğümüz için en iyisini ortaya koyacağımızdan kimse şüphe etmesin.
bu serüvende sözlüğümüz tamamen hazır olduğunda, reklam için alt yapı ve şartlar sağlandığında siz yazarlara da büyük mesuliyetler düşüyor. bunları da binaen ayrıca konuşacağız.
devamını gör...
merhaba dunya,
dünya diye nick alabiliyorken neden dunya?
şu güne kadar sana önyargılı yaklaşıldığını düşündün mü? (burası için soruyorum)
bir gününü (24 saatini) nasıl geçiriyorsun? (iyi deyip geçiştirmezsin umarım)
vakit bulup kitap okuyor musun? okuyorsan bir kaç tavsiyede bulunur musun?
uzlaşmacılık sonradan edindiğin bir davranış mı yoksa karakter meselesi mi?
yurtiçinde nerelere gittin?
körü körüne bağlıyım dediğin herhangi bir şey var mı?
metalik kelimesi sana neyi çağrıştırıyor?
bir de en merak ettiklerimden şu var, buraya bir amaç yada ona benzer bir şey için geldin, hedeflediğin her neyse ulaşınca gidecek misin yoksa kalıcı mısın?
ara ara gelip tekrar soru sorabilirim.
kolay gelsin.
devamını gör...
öncelikle kolay gelsin, okuması keyifli bir röportaj oluyor:)
zamanla ilgili bir iki soru sormak istiyorum hızlıca.

1- zamanda yolculuğun mümkün olduğuna inanıyor musunuz?
2- zaman sizce su gibi akıp giden bir şey midir yoksa sürekli yok olup yeniden yaratılan bir şey mi, ya da siz zamanı nasıl tanımlarsınız?
devamını gör...

neyine güveneyim de get yalan dünya...
devamını gör...
dunya'nın noktaları nerde?

dunya'nın en önemli insanı kimdir?

dunya'da hangi diller konuşulur, hangi diller yazılır?

dunya'da ne kadar hayvan, ne kadar bitki, ne kadar para vardır?
devamını gör...
jübilesinde kadro dışı kalan agresif golcü sormuş ;

cevaplara geçmeden önce takdirlerin için mutlu olduğumu söylemeliyim, gurur duydum teşekkür ederim. entirilerini takip ettiğim, okumaktan keyif aldığım önemli bir yazarsın, umarım ileride çok daha fazla kaynaşır, ardımızda sıcak ve hoş anılar bırakırız.

şimdi yönelttiğin soruları cevaplandırmaya çalışayım.

bu tasarımda özellikle dikkat ettiğin şeyler var mı?

aslında bu sorunun muhattabı puju'dur. ancak genel olarak sözlüğün karakteristik özelliğini çok bozmamaya çalıştığımızı söyleyebilirim.

kullanıcı alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik tedbirler var mı?

koyduğumuz mesaj kotası ile dışarıdan gelip sözlüğü farklı amaçlar ile kullanan yazarların önüne geçtiğimizi düşünüyorum. aynı şekilde oylama konusundaki limit ile de seri eksi-artı vermekten doğan mağduriyet ya da menfaatlerin de önüne geçtik.

bunun ile beraber yakın zamanda getireceğimiz kategori sistemi ile de başlık çeşitliliğini arttırmak ile kalmayıp yazarların ilgi alanlarına göre keyifle, uzun uzadıya bilgi içerikli entiriler girmesini amaçlıyoruz.


eski yazılımda tanımın sağ altında küçücük olan oylama butonları şimdi sol altta ve daha büyük. bununla oylamada bir artış olacağını düşünüyorum. bunun gibi başka neler var kullanıcı alışkanlıklarına yönelik?

bunları yaşamak lazım aslında, yaşayarak öğrenmek lazım. bu soruyu cevaplarsam spoiler vermiş gibi hissedeceğim kendimi.

tasarımla alakalı takip ettiğiniz bir ekol var mı?

kişisel olarak bu soruyu cevaplarsam ekşi sözlüğün son teması oldukça hoşuma gidiyor, mükemmel bir sadelik yakalanmış. geçen sene yeni temaya geçişte sözlükte isyan çıkmış, inanılmaz kopuşlar olmuş ve onbinlerce entiri silinip en köklü yazarlar dahi sözlüğü terk etmişti.
işte bu sebepten bizler de keskin geçişler yapamayız, kafamızdaki her ne olursa olsun belirli bir geleneğe uymak zorundayız.

-yeni tasarımın etkisini amacına ulaşıp, ulaşmadığını takip ettiğiniz somut veriler neler?(örn: online yazar sayısı, oylama, başlığın ortalama açık kalma süresi gibi)

ben hemen her konuya oldukça gerçekçi yaklaşırım, yeni temaya geçer geçmez de her şeyin mükemmel ilerleyeceğini, dünya sözlüğün yüzlerce yeni nitelikli yazar dolacağını, günde 3.000-5.000 entiri girileceğini, moderatörlerin tanımlara yetişemeyeceğini düşünmedim.

sadece tek beklentim, eski sözlük temasının yarattığı işlevsizlik yüzünden burayı terk eden eski yazarların ciddi bir kısmının dönebileceğini düşündüm. bu konuda beklentim vardı, olmadı sağlık olsun.

bazı şeylerin yavaş ve ağır olanları makbuldür.

-son ve en önemli sorum. niteliksel artış için tedbirler düşündünüz mü, düşündüyseniz ne gibi tedbirler?
sol frame'i komik olmayan esprilerden, tespit olmayan tespitlerden biraz olsun temizlemek mümkün mü? yoksa recep ivedik filmlerine çok izleniyorsa başarılıdır diyen zihniyet gibi hakkında çok tanım girilen başlık başarılıdır mı diyorsunuz?

güzel bir soru, şöyle cevaplamak isterim ;
sözlüğe ciddi yatırımlar yapmış ve ileride de yapacak olmama rağmen, burayı bir işletme olarak görmüyorum. örnek ile açıklayacak olursam, inci sözlük ilk açıldığı tarihte türkiye'nin en zeki kalemşörlerini, genç mizahçılarını elinde barındırıyordu. iş öyle bir noktaya gitti ki sözlük yönetimi bir tercih yapmak zorunda kaldı ve para seçildi. şimdi sözlüğün hali ortada.
tabi ki uzun yıllar sonra ufak da olsa emeğin karşılığı olarak bir maddi gelir bekliyorum sözlükten, ancak ileride bir günsözlüğün temelini sarsacak, kadrosunda radikal değişiklikler yapmamı gerektirecek bir açılım yapmam gerekir ise bundan uzak dururum. kaldı ki bu tür durumlarda söz hakkı tamamen benim değil. tek başıma kararlar alamam, almam.
devamını gör...
tgrlbb buyurmuş ;

sözlüğün geleceği hakkında düşüncen nedir?

bir çok interaktif sözlük ve ciddi rakipler olmasına rağmen dünya sözlüğün kendisine ait bir kulvarı olduğunu düşünüyorum. kültür ve gelenek olarak diğer bütün sözlüklerden çok daha farklı ve çok daha iç içeyiz.
hal böyle olunca üstümüzdeki sözlüklere karşı tek handikapımız rakamlar ve matematik oluyor. işte ben de tam olarak dünya sözlüğün rakamlar ile arasını düzeltmek için buradayım.

yazar profili hakkında ne düşünüyorsun?

oldukça nitelikli yazarlarımız olmasına rağmen, sözlükte bir " ne inceliyoruz, ne kısalıyoruz" havası hakim ve bu kanıksanmış. uzun yıllardır durgun ve kendi halinde, kendi yağı ile kavrulmuş bir sözlük için de bu gayet doğal.
ancak yeniden heyecanı hissetmeli, başarma dürtüsünü tekrar harekete geçirmeliyiz. biraz kıpırdanırsak kısa zamanda ciddi mesafeler kaydedebiliriz.

bununla beraber yalnızca burada gördüğüm ve beni oldukça üzen bazı zamanlar kaygı duymamı da sağlayan bir durumu senin vasıtan ile de ifade etmiş olayım.
maalesef ki sözlüğümüzde birden çok sayıda kırılma oluyor, iki yazar kavga ettiğinde minimum biri genelde ikisi sözlüğü terk ediyor. aslında bu durum interaktif platformların kuruluş amacına dahi ters . bu platformların temelinde tartışmak, fikir alışverişi yapmak vardır.
hayır, sen evde kardeşin ile tartıştığın, kavga ettiğin zaman evi mi terk ediyorsun be muhterem ? kendini odaya kilitle bir kaç saat sinirin geçene kadar kal, sonra tekrar salona gel. burası senin evin...

bir de bazı yazarlarımız "benim ideolojim doğru, yalnızca benim fikirlerim ve felsefem doğru" diye düşünüyor. bu durumdan zamanla kurtulup orta yolu bulmalıyız. bu yazarlarımıza da kabul buyurularsa naçizane önerim: sözlükteki yazarlarımız ve aramıza yeni katılacak arkadaşlarımıza karşı inançlarını, düşüncelerini tatlı bir üslup ve seviyeli bir dil ile anlatmaları, fikirlerini bu şekilde paylaşmaları olacaktır. son olarak dinimizde hidayete sebep olmanın büyüklüğünü ve önemini hatırlatmak isterim.


dikkatini en çok çeken yazar/lar kim mesela? (muspet-menfi)

bir den fazla yazar arkadaşım, büyüğüm var. uzun uzadıya entirilerini okuduğum, okurken keyif aldığım iyi ki buradalar dediğim, burada olmama sebebiyet vermiş yazarlar bunlar.
ancak kusur olmazsa isim paylaşmayı doğru bulmadım. "iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük" der cemal süreya. bu da öyle bir şey. eksik söylerim, hatır kalır.


anneni mi yoksa babanı mi daha çok seversin?

anne sevgisi de baba sevgisi de kutsaldır, ikisi de hayatımda gördüğüm en mükemmel insanlar, beni bu yaşıma kadar helal ile büyüttüler, bir an olsun ellerini sırtımdan çekmediler. ikisine de sonsuz minnet borçluyum.
ancak bu sorunun cevabı benim nezdimde babaannedir.
kimileri annecidir, kimileri babacı. ben de babaanneciyim, öyle işte.
devamını gör...
demleolim buyurmuş ;

bu espri çok yapıldı ama sormadan edemiyorum iste.
sözlük olarak hangi algoritmayla sorulan soruları algilayip neye göre cevaplandiriyorsunuz?

ddr 4.5 ve 16 işlemcili bir robot olmama rağmen, basit ve sade bir algoritmam var.
" yemek buldun ye, dayak buldun kaç "
beni türk mühendislerine emanet edin.
devamını gör...
zemzemshot sormuş ;

1- sözlük için mobil uygulama yapmayı düşünüyormusunuz?

açık konuşmak gerekir ise en azından benim şu an için böyle bir planlamam yok, sözlükler için mobil uygulama büyük külfet, büyük lüks. ekşi sözlük dahi 18 yıl sonunda adam akıllı ios ve android mobil uygulamasına geçen ay kavuştu.

tabi ki bizler de mobil ekrana düşecek bildirimler ile pro aktif bir mobil uygulamamız olsun isteriz, ancak oraya gelene kadar kat etmemiz gereken yollar var.

2- dünya sözlük'te dünya nick'inin boşta kalmasına şaşırmakla beraber bu nick'in sözlüğü temsil ettiğini düşüncesine kapılıp üzerinizde bir baskı hissediyormusunuz?

dunya adlı nickin boşta durmasına biraz şaşırdığımı itiraf etmeliyim, sanki beni bekliyormuş da ben gelip kapmışım gibi bir his uyandırmıştı bende.

baskı konusuna da gelince, nick ile alakalı bir baskı hissettiğim söylenemez, sözlüğü temsil ediyor oluşu beni gururlandırsa da ön planda tek başıma durmak haddime değil. burada oldukça kıdemli, sözlüğe yıllarca emek vermiş gerek yazar kadrosunda gerek yönetim kadrosunda görev yapan kişiler var. bir ekip olduğumuzu unutmamak gerekir.

ancak yaptığım iş konusunda yazarların beni sahiplenmesi, bana güvenmeleri beni oldukça motive eder.

3- yazdığınız ilk kod denemesi için "merhaba dünya" çıktısını kullandınız mı?

evet, çok motive edici bir kod değil mi : )
devamını gör...
tommy verceddi sormuş ;

dünya düz mü?

kendimden biliyorum muhterem, dünya yuvarlak.

böyle deyince de olmadı sanki, kendime sövüyormuş gibi oldum.
devamını gör...
dünyayı aylaklık kurtaracak buyurmuş ;

sizi dünya sözlükte yazmaya iten, sizi burada tutan motivasyon nedir?

her şeyden önce eğlenceli bir sözlük. bununla beraber köklü de bir geçmişi var, bunun yanı sıra gel zaman git zaman derken kendisine ait bir kültür oluşturmayı başarmış. uzun yıllardır aktif olan bir çok sözlük var lakin bir gelenek, bir akım başlatmak ve bu akımı sürdürmek başka bir şey.

ek olaraki muhafazakar olmasına karşın kemik yazarlar farklı düşünceye sahip kimseleri de bağrına basmayı ihmal etmiyor. gözlemlediğim kadarı ile sen karşı mahallenin çocuğusun, burada top oynayamazsın durumu pek yok.

e daha ne olsun ?

sizi sizce de aylaklık mi kurtaracak?

anayurt otelini çok daha fazla met etseler de ben de seninle aynı fikirdeyim.
devamını gör...
ahsa buyurmuş ;

merhaba dunya,

senin de dönerken başın dönüyor mu? iklimsel değişiklerle mi kendini ifade ediyorsun? çok zorsun çok.

merhaba sevgili ahsa ,

benim başımı güneş döndürüyor ahsa, 4.54 milyar yıl oldu, dön babam dön etrafında. ulen insan 1 gün olsun pas vermez mi ?
hayır, verirse de kötü, hepiniz kömür olursunuz.

son olarak asfaltta zıplayıp durmayın, yemin ediyorum böğrüme böğrüme vuruyor acısı.
devamını gör...
ayran shot buyurmuş;

dünya diye nick alabiliyorken neden dunya?

ben biraz eski kafalıyım sanırım, geleneksel bakıyorum olaya. sözlüklere ilk üye olduğum zamanlar türkçe karakterler tedavülde yoktu, oradan kalma bir alışkanlık.

şu güne kadar sana önyargılı yaklaşıldığını düşündün mü? (burası için soruyorum)

tabi ki oldu, bundan daha doğal bir şey olamaz. birisi geliyor ve bir anda sözlüğün sahibi olarak adı geçen kişi ile aynı rütbelere sahip oluyor, bu normal bir şey değil. röportajı yapma isteğim de sizler ile kaynaşma arzum kadar bu ön yargıları da biraz olsun ortadan kaldırmak.

bir gününü (24 saatini nasıl geçiriyorsun? (iyi deyip geçiştirmezsin umarım))

seni mi kıracağım sevgili ayran shot,

son bir kaç senede az uyku ile yetinmeyi öğrendim. bazı istisna günler haricinde 4-6 saat uyku bana yeterli oluyor. bu sayede daha uzun günler geçirebiliyorum, böyle havalı bir giriş yaparak sanki günlerimi mükemmel değerlendiriyormuşum gibi bir hava oluşmasın, klasik freelancer bilgisayarcı hayatı işte.
ne kadar renkli olabilir allasen?

uyandıktan sonra bi 10 dakika gün içinde yapacaklarımı değerlendirip, kalkar mutfağa giderim. orada kahvemi koyar hava güzelse terasıma çıkar, aç karna höpürdete höpürdete kahvemi içer bir yandan da telefonumdan sosyal mecralara bakar, kim ölmüş kim kalmış diye bir yoklayıp gündemi takip ederim.
sonrasında ise eğer bilgisayarda bir işim var ise, pc başına oturur işlerime koyulurum, eğer yoksa yine pc başına oturur işlerime koyulurum. bir kaç saat zaman geçirdikten sonra bankalar öğle paydosuna girer ve saat 12.35 - 12.45 gibi hatunum arar ve telefonda biraz serserilik yaparak günün stresini azaltırız.

öğleden sonra işlerim bitmiş ise tam bir carpe diem edası ile anı yaşarım. canım çok sıkılıyorsa whatsapp arkadaş grubumdan bizim tosuncuklara sarar, birini ayartarak etkinlik yaparım.
evde kalasım varsa, bir yandan blog okur, bir yandan takip ettiğim gezi rehberlerime bakar " ulan yine nereleri gezdin be vicdansız tosbağa" diye sitem ederim.
kafam eser, bahçeye çıkıp köpeğim sağ mı yaşıyor mu diye bir yoklarım, sağ ise panik yapmam.
çevrede aç kedi varsa onlara su, mama veririm, yoksa pisi pisi diye kedileri aramaya koyulurum, kedinin geleceği yoksa da "bir sussun şu muhterem" diye gelir mamaları yer zaten.

değinmediğim bir diğer şey ise zamanında hemen hemen her bilgisayarcının mutlaka gaza gelip sipariş ettiği dambıl ve benzeri ağırlık setlerine vardır. ben o dambıllara bakar bakar dururum, gaza gelmeyi başarırsam bir yarım saat ağırlık çalışırım.
( genelde gaza gelmeyi başaramam ancak konumuz bu değil )

son olarak da genelde her akşam dışarı çıkar minimum 1-2 saat çocukluktan beri arkadaşım olan tosuncuklar ile hasret gideririm. 30'a merdiveni dayamış, eşşek kadar herifler cemiyeti olarak hafta sonu için ertelenmeye uygun bir sürü plan yapar evlerimize döneriz, biz evlerimize dönene kadar planlarımız ertelenmiş olur.

bunun dışında da ;
- haftada iki gün halı saha maçı yaparım, hatta sözlük olarak biraz daha büyüdüğümüzde sizleri de ayartarak haftada bir gün akşamları halı saha organize edeceğim.
- hiç televizyon izlemem,
- kahve içerim
- bazı akşamlar sahilde koşuya çıkarım, nadiren.

vakit bulup kitap okuyor musun? okuyorsan bir kaç tavsiyede bulunur musun?

iki sene öncesine kadar kitap okuma alışkanlığım pek bir güzel seyrediyordu. ancak bir ara kendi işimde haber editörlüğüne soyunmak durumunda kaldım, günde 15-18 saat mesai ile bırak kitap okumayı hacet giderecek vakti olamıyor insanın. bu şekilde süregelen aylar sonrası o proje bitti, başka işler başladı derken bir saldım pir saldım kitap okumayı. pek bir klişe oldu ancak hakikat de bu.

önerim: oğuz atay - tutunamayanlar.

ağır bir kitaptır ancak, sindirerek sonuna ulaşan kimseye çok şeyler katar.


uzlaşmacılık sonradan edindiğin bir davranış mı yoksa karakter meselesi mi?

hiç bunu düşünmedim ancak sanırım karakter ile alakalı. ancak, her konuda uzlaşmacı olunmaz tabi ki, bunun bir dengesi var.

yurtiçinde nerelere gittin?

edirne, tekirdağ, çanakkale, balıkesir, denizli, izmir, aydın, muğla, mersin, kocaeli, sakarya, bolu, bursa, eskişehir, ankara, samsun, bir kaç ada ve tabi ki istanbul.

körü körüne bağlıyım dediğin herhangi bir şey var mı?

fenerbahçe, babamdan gelen bir tutku. onun dışında körü körüne bağlı olduğum bir şey yok.

metalik kelimesi sana neyi çağrıştırıyor?



bir de en merak ettiklerimden şu var, buraya bir amaç yada ona benzer bir şey için geldin, hedeflediğin her neyse ulaşınca gidecek misin yoksa kalıcı mısın?

tabi ki amaçlarım var, bunlar çok büyük amaçlar ancak acelemiz de yok, bazı işlerin yavaş ve ağır olanı makbuldür.
son olarak da burada kalıcıyım, gitmeye niyetim yok.
aidiyet duygusunu hissedebiliyorum ki bu motivasyonuma çok yardımcı oluyor.

ara ara gelip tekrar soru sorabilirim.

beklerim efendim.
devamını gör...
müşki hoten sormuş ;

1- zamanda yolculuğun mümkün olduğuna inanıyor musunuz?

hayır.


2- zaman sizce su gibi akıp giden bir şey midir yoksa sürekli yok olup yeniden yaratılan bir şey mi, ya da siz zamanı nasıl tanımlarsınız?

zamanın hızını olaylar belirler müşki hoten

" sevmek bir ömür sürer sevişmek 1 dakika " demiş birileri. tabi bence bu sözün sahibi doktora gitmeli, hanımına eziyet.

mesela bu 1 dakikalık arkadaş için o süre zarfında zaman ağır ve yavaş ilerlerken hanımı için ise zaman su gibi akıp geçmekte. ama baktığın zaman 1 dakika her iki taraf için de 60 saniye.
devamını gör...
merhaba dünya,
Allah'a karşı hangi hissiniz daha ağır basıyor? sevgi mi yoksa korku mu?
devamını gör...
derin millet ikinci defa buyurmuş ;

öncelikle belirteyim, soruları ilk cevapladığımda buradaki bahsi geçen dunya'nın kendim olduğunu idrak edemedim bir an.
o kadar çok dünya esprisi yapıldı ki, beynim bir an için algılayamadı. derin millet özel mesaj yolu ile uyarınca sağ olsun, ben de tekrar cevaplandırmak istedim.


dunya'nın noktaları nerde?

eskilerde türkçe karakterlerli sözlük nicki almak o kadar kolay değildi. oradan kalma bir alışkanlık.

dunya'nın en önemli insanı kimdir?

ailesi.

dunya'da hangi diller konuşulur, hangi diller yazılır?

fena olmayan bir ingilizcem var, hepsi bu.

dunya'da ne kadar hayvan, ne kadar bitki, ne kadar para vardır?

bir tane köpeğim var, 10 senedir benimile, aynı zamanda bütün sokak hayvanları benimdir.

dunyada hiç bitki yok, bir ara merak salmıştım botaniğe, börtü böcek yüzüne kaşınmaktan 3 gün uyuyamadım, nalet gitsin haşerelere.

dunyada para gani değil. ama param yok desem de olmaz. ne çok ne az diyelim, ya da bir şey demiyelim mi, bilemedim. - en zorlandığım soru bu oldu, tebrik ediyorum. *
devamını gör...
lethe buyurmuş ;

merhaba dünya,
allah'a karşı hangi hissiniz daha ağır basıyor? sevgi mi yoksa korku mu?

sevgi
devamını gör...
deni sekiz buyurmuş ;

üç soru(num olacak.)

1-hep sen mi ağladın?
2- hep sen mi yandın?
3- sen beni gönlünce mutlu mu sandın?

admininiz olarak dert dinleme olanakları da sağlıyorum siz sevgili yazarlarıma.
bir mesaj uzağındayım sevgili deni sekiz

başka hangi sözlükte böyle hizmetler var acaba? sizi gidi kıymet bilmezler sizi
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar