cogito sözlük yazarlarının gülünç anılarını paylaştıkları köşe.

bir kış akşamı dedeyle ve babayla hamama gidilir. dede hamama hayatında ilk kez gelmiştir. soyunma kabinlerine geçilir. biri alta bağlanan büyük havlu diğeri üste kurulanmak için alınan küçük havluyla havuza doğru geçilir. dede henüz ortalarda yoktur.
birkaç dakika sonra kapıdan içeri girer.
havlulardan büyük olanı üstüne sarmış, küçük olanı dörde katlı bir şekilde önüne tutar. dedenin kase ayın on dördü gibi meydandadır.
havuzdan çıkıp yanına koşmaya çalışırken etraftakiler seslenir " dede arkan açıkta kaldı dedee ". dede seslenmeleri duyunca havluyu bu sefer arkasına tutar ve takım taklavat ortaya çıkar.

o gün bugün keçi boynuzu yemiyorum.
devamını gör...
dersteyim hoca soruyor
- en son hangi anınızı hatırlıyorsunuz küçükken, kaç yaşındaydınız
en önde oturuyorum o gün de *
-sen mesela hatırladığın en son şey nedir?
-şey hocam ...fertilizasyon..
sınıf yıkılır ardından ben. hoca bir şey anlamaz, normaldir edebiyat hocasıdır.
sonra ne mi olur, ben bu sefer fakülte dışına otururum.
*
devamını gör...
derste başıma gelen bir olay.

bir öğrenciden nesnel bir cümle kurması istenir;fakat sıradan bir cümle olmasın diye uyarılır.
öğrenci de her öğrencinin yaptığı gibi ankara türkiye'nin başkentidir örneğini verir. ben de bu örnekten sonra hayır istanbul'dur dedim.öğrenci ve sınıf arkadaşları epey bana baktı ben de onlara . meğer o sırada öğrenci öğretmen daha türkiye'nin başkentini bilmiyor diye düşünüyormuş ben de biri itiraz etsin diye bekledim. sonra kızdım emin olduğunuz bir şey hakkında neden susuyorsunuz diye ,onlara da şaşırdıklarından bir şey diyememişler.
devamını gör...
ortaokuldan sonra askeri sınavlara girmek için tek başıma elimde bir çanta biraz para ankara'ya geldim. bir akrabamın evinde kalacağım. dolmuş hatlarını bilmediğim için taksiyle gideceğim. durağı buldum, sıradaki taksiyi gösterdiler, arka koltuğuna oturdum. ben oturunca şoför hemen arka koltuğa doğru bir sprey sıkmaya başladı. acayip korktum. içimden bu beni kesin bayıltıp bir yerlerde öldürüp paramı alacak diyorum. yaşım küçük tir tir titriyorum. birden bir koku farkettim içim rahatladı.

meğer taksici taksideyken osurmuş ben de arabaya birden binince kokuyu bastırmak için benim tarafa oda parfümü sıkıyormuş. hiç birinin osuruğunu koklayıp bu kadar sevineceğim aklıma gelmezdi.
devamını gör...
yeni eve taşındık fakat su tesisatında sorun var, mutfağa sıcak şu gitmiyormuş. iki boru sıkacak diye tesisatçı çağırmaya gerek yok diye düşündüm aldım elime alet çantasını oturdum boruların birleştiği yere onu ona onu ona bağla derken sıcak suyu mutfağa ulaştırabildim. gururlu bir şekilde gittim pc başına oturdum geri. sonra tuvaletim geldi tuvalete gittim ki Allahtan benimkisi geldi. klozetin rezervuarı yok varsa da duvar içinde bir yerde. klozet var ve duvarda sifon butonu var, basınca akıyor. işimi gördüm butona bir bastım ki resmen buhar geldi orama burama. gözümden yaş geldi yeminle. itinayla donu dolağı çekip paytak paytak yürüyerek alet çantasını aldım geri boruların başına geldim. ayakta eğilerek duvarın dibindeki boruları sökmeye çalışıyorum. eşim gördü "oturarak yapsana belin ağrıyacak" dedi "yok böyle iyiyim" dedim sonra "gerçi otursan üşütürsün fayans buz gibidir" dedi hemen kafamda şimşek çaktı. buz gibi fayansa oturdum derin bir oh çektim. on yirmi liralık tesisatçıya para vermemek için ne hale düştük.
devamını gör...
küçük merve oyun hamurlarından kurabiye ve mantı yapmıştır.yaptıklarından dolunayda dans'a de ikram eder.dolunayda dans alır ve:''ımmmm çok güzel olmuş.'' der.merve cevabı yapıştırır:''abdestli yaptım.''


devamını gör...
bu sabah metrobüs e binerken olan olaydır.

akbili çıkarmış tam turnikeden geçecek iken bir hanım seslendi.

- acaba size ücretini versem benim yerime de akbil kullanabilir misiniz ?
- rica ederim ücrete gerek yok buyrun geçin
- aaa olur mu ölümü görün !
- !^)((')' neden ölünüzü göreyim, buyrun geçin
- ay ne bilim annemin sözü
- '+^^)'! peki.
devamını gör...
dün gece vakitlerinde başıma gelen olaydır.

manisa'dan yeni dönmüş olan arkadaşım kavanozla iki kilo kadar mesir macunu getirmiş bize. öyle bir talep gelmedi adettendir ya gidilen yerin ünlü olan şeyini getirirsin tarzan mı getirsin adam manisa'dan mecburen macun getirmiş. hanımın bazı baharatlara alerjisi olduğu için bana kaldı tabi. dün gece pc başına aldım kavanozu bir de sağlam kaşık aldım kaşıklaya kaşıklaya yiyorum, zira bi tabağa dökmek mümkün değil kaşıklamak bile çok zor çok yoğun macun. neyse tadını sevdim yiyorum boyuna. elim boş olunca kavanozu yarılayasıya kadar yedim macunu, baharattan ağzım acayip olunca bıraktım. doğal olarak bi enerjiklik geldi normalde oturduğu yerden ayağını bacağını sallamayan ben pc başında devamlı ayağımı yada bacağımı gereksiz yere sallayıp duruyorum ortamda ritim melodi falan da yok yani.

ilerleyen dakikalarda genzime mide asidi gelmeye başladı yediğim bir kilo macun mideme taş gibi oturdu kıvranıyorum acıdan, yakıyor da midemi. üstüne su içtim kuru ekmek yedim falan ama rahatlamadı bir türlü midem. hanım uyurken sessizce çıkıp acile bi gidip geleyim dedim o kadar kötü oldum. pijamalarla atladım gittim telefonu falan almadım yanıma hemen dönerim diye zaten geberiyorum.

neyse vardım acile inleyerek "yaw var mı kimse geberiyorum midem şöyle böyle" diye bağırdım, doktor mu sağlık görevlisi mi bilemediğim bi oğlan uzan abi yatağa geliyorum hemen dedi uzandım ben de. yanıma geldi anlattım şöyle oluyo gırtlağım midem şöyle kötü falan diye. "ne yemiştin akşam" diye sordu "iki saat önce bir kilo mesir macunu yedim" dedim ki o an oğlanın gözleri biraz irileşti ve yüzyüze konuşurken gözlerinin ufaktan aşağıya bi gidip geldiğini farkettim, sonra bana acır gözlerle bakarak "tamam" dedi. "mideni yıkayalım" dedi nöbetçi hemşirelerin olduğunu tahmin ettiğim bir odaya girdi bir kaç saniye sonra odadan yükselen büyük bir kahkaha duydum. anladım artık tabi ne düşündüklerini. gecenin bir yarısı bir adam neden kilo mesir macunu yer ki hem mesir macunu hakkında halk arasında ünlü bir şehir efsanesi vardır zaten.

midem falan yıkandı kusturdular rahatladım biraz eve dönüyorum, baktım bizim evin ışığı yanıyor. zaten bu aralar gereksiz yere kıskançlık krizlerine giren hanım uyanmış masamda yarısı yenmiş macun kavanozunu görüp evden sessizce çıkmam üzerine acayip olaylar kurgulamış kafasında dellenmiş. "acile gittim diyorum", "hemşire" diyor falan türlü taklalar atarak durumu anlattım sonra gülüştük olaylara ama ne geceydi be. öldüm acıdan sonra acilde rezil olmalar evde hanımın terletmesi falan derken mahvoldum. kalan macunu da zor şer başka bir kaba doldurup kırkını çoktan devirmiş komşuma az önce teslim ettim o düşünsün artık yerse başına gelecekleri.
devamını gör...
elektronikçiye uydu kablosunu sıkıştıran aparatlardan almak için gitmiştim; öğrencilerin bol olduğu bir bölgede, adam normalde 1 lira tutmayacak 5 parça vidaya 3 lira deyiverdi bende cevap olarak; öğrenci değilim emmi deyince adam kekeledi.
devamını gör...
uzak bir ülkenin başkent havalimanında valizimi görevlilere teslim ettim. sonrasında uçağın yanına vardığımda, valizimin uçağın dibinde gariban gariban durduğunu gördüm. akabinde hemen bir polis bulup -neden valizim dışarıda bu şekil de duruyor diye sordum- polisin verdiği cevap oldukça manidardı; saat çok erken olduğundan dolayı görevli personel gelmedi, bu yüzden valizinizi kendiniz uçağa yerleştirmek zorundasınız.-

bende valizi yerleştirdikten sonra uçağa bindim, haliyle susadığımdan hostesten su rica ettim. hostes aynen şu cevabı verdi; buyrun beyfendi suyu istediğiniz gibi alabilirsiniz. bunun üzerine 30 saniye şöyle biraz afalladım. kendime geldiğimde koltuğumdan kaltım, ki koltuk numarası diye bir şey yoktu, su kolisini yurttım ve içerisinden bir şişe su çıkartıp alın terimle kazandığım suyu bir dikişte bitirdim.
devamını gör...
mecidiyeköyde otobüsten inmiş metroya doğru yürüyorum.hafif bir rüzgar var.cebimdeki sakız çöpü yere düştü.efendim bende yere çöp atılmasından nefret ederim.çöpü tutmaya çalışıyorum uçuyor tutamıyorum bi türlü.neyse karşı kaldırıma geçtim çöp diğer tarafta kaldı tabi.sonra tam metroya girmek üzereyim arkadan biri;pardon tutmaya çalıştığınız şey.ben afallamış biçimde teşekkür etmekten yoksun gülümseyerek yanımdaki çöp kovasına çöpümü attım.
devamını gör...
anfinin ortasinda dusmek uzere olan birisini gorup de gulmeyen insanlarin var olmasiydi yaran olay aslinda.

indis o gun derse gec kalır daha dogrusu nasilsa gec kaldim deyip kantine girip bi cay icmeye karar verir. tam cayi alip oturacakken de mesaj gelir arkadastan : " okuldaysan derse gel cabuk, bugunku konu tum donemin ozeti gibi biseymis".

hava soguk oldugu icin montunun icerisine bir de hirka giyer, ust uste o kadar cok sey giyince astronot gorunumlu birseye donusur ve kantinde sicaklayinca cikarir haliyle hirkasini, apar topar toplanip * derse girmeye karar verir.
Allah'tan anfinin girisi en arkadaydi. indis'in bir elimde cay otekisinde hirka ve tikican gibi durmasina sebebiyet veren dirsege dusmus cantasi ve tabi ki soguk kis gunlerinin vazgecilmezi yesil kominist montu...

bir yandan hocanin ne anlattigini anlamaya calisip bir yandan da siralardan birisine oturmaya calisinca hemen onunde var! olan merdiveni farketmeyince olanlar olur. aslinda dusmesi lazimdi ama o astronot kiyafetiyle siralarin arasinda orumcek agina takilmis sinek gibi takilip kalir ve cayi fosurt efektiyle dokulur.

ayni anda yaklasik 150kisinin indis'e donup baktigini gorunce haliyle dayanamayip gulmeye baslar. ama bunlarda tik yok anasini satiyim. ne bicim insansiniz yau.

neyse sonra arkadaslardan birisi:
-hey cay bi yerini takmadi di mi?
+yok yau ne yakmasi, iyi ki sekerli degildi, en azindan leke yapmicak ehi ehi ehi.

ve o sonrasinda hocayla gozgoze gelme ani... ki hoca dersin basinda bu dersin cok onemli oldugunu soylerken " ayni zamanda olabildigimizce sessiz bir sekilde dersi dinlememizi" de rica etmis olmasi. tabi indis bunlari sonradan ogrenir. yau insan hic mi gulmez pata kute ses geliyor arkadan ve siralarin arasinda takilip kalmis gulen birisi var.
devamını gör...
bu olaylardan biri lisede geçmiştir...malum herkesin lisede cin çağırma deneyimleri olmuştur. biz de o ara takmıştık kafaya toplanalım deneyelim bakalım diye. yer ve saat belirlendi. dersin boş olduğu bir vakitte okulun yan tarafına yapılmış şadırvana gittik. herkes heyacanlı tabi. yazdık harfleri kağıda bir tane de fincan bulduk. hepimiz parmaklarımızı koyduk fincana, başladık çağırmaya. ben bir yandan ciddi ciddi bekliyorum fincan hareket edecek mi diye, bir yandan da dalga geçiyorum. bizim arkadaşlardan biri çaktırmadan vanayı kapatmış ve bütün muslukları tek tek açmış. kendimizi olaya kaptırdığımız için hiç fark etmedik tabi. neyse baktık gelmiyor bir türlü başarısız olduk. tam ben dedim ki -yaa bırak gelmezse gelmesin hadi gidelim* lafımın üstüne arkadaş vanayı açmış. bütün musluklar aynı anda şiddetle akmaya başladı. biz de bir çığlıklar kaçışmalar ağlayanlar :) ben de ne alakaysa sıranın üstüne çıkmışım bağırıyorum . sonra tabi arkadaşımızın gülmekten krize girdiğini gördük durumu anladık...ama o anki korku hepimize yetti bir daha da bulaşmadık böyle işlere.
devamını gör...
vize zamanı gecenin üçünden sabahlara kadar ekonomi çalışmısım sınava girsemde döktürsem diye bekliyorum.neyse gittim okula dışıma taşmaya meyyal heyecanım ile.öğrenci işleri katında sınav salonlarının asılı olduğu panonun önüne vardım sınıfıma bakmam için fakat koridorda kimsecikler yok neyse sınıfıma baktım çıktım dördüncü kata.kapıyı açtım ilk gördüğüm sıraya oturdum.yanımda beliren asistan bu saatte ne arıyorsun der gibi suratıma baktı ben hocam kağıt alabilirmiyim dedim kadın bana sınav süresinin bitmesine onbeş dakika kaldı demesinmi.heyecanım ve ben kapı dışarı edildik.sonra ne mi oldu .tam kapıdan çıkıyorum ekonomi dersi hocası karşı binaya geçiyor sınav salonlarını dolaşmak için hemencik yanına koşar adımla vardım durumu izah ettim ve adam beni bir sınıfa götürdü. onbeş dakika kala herkes sınavdan boş kağıt verip çıkarken ben sınava henüz girmiştim ve bu saatte ne işin var sınavda bakışları üzerimdeydi.soruları cevaplandırırken hoca kağıdımı işaretledi benim telaşım arttı.sınavdan çıktım arkadaşlarala konuşuyoruz sen kesin kaldın muhabbeti yapılıyo üstüne hoca kağıdını işaretlemiş deniliyo.sonra sınav sonuçları açıklanıyo ve sonuç mükemmel * takdir-i ilahi.
devamını gör...
ben yaşarken pek gülmedim.ama az önce arkadaşa anlattığımda baya güldü.sonra düşündüm evet komik geldi bana da.

biraz rahatsızdım.taksim ilkyardım acile gittim.orada müdehale edildi.fakat işe yaramadı.acilden çıktım.karşımda duran ilk eczaneye girdim.kasanın önünde duran sandalyeye zor attım http://kendimi.ve başladım anlatmay:

vosvos: sabah x ilacını aldım,az önce y iğnesi vuruldum.doktor yokmuş.bana z için uygun bir ilaç verin lütfen.

adam:burası eczane değil.nalbur.ama yan taraf eczane yardımcı olurlar.

devamını gör...
eşimle nişanlılığımızın ilk zamanları.
sevda başımızda duman. belediye otobüsünde arka kapının önünde ayaktayız.
unkapanı köprüsünü bitirip karaköy'e dönerken azapkapı çeşmesini geride bıraktık. otobüs azapkapı durağında bir iki yolcu indirdi. hareket etmeye başladığında ilgisini çeker diye azapkapı'nın tarihiyle ilgili bir şeyler anlatayım dedim. bildiğim bi şey yok aslında. sallayacam ne varsa.

başladım anlatmaya "buranın adı neden azapkapı biliyo musun ? " "yoo neden ? "eskiden osmanlı zamanında şehir kapıları varmış. azapkapı da şehirde suç işleyenler çarmıha falan gerilir, filistin askılarına asılır azap çektirilirmiş ". " hadi yaa " " evet ". tam istediğim gibi gitmişti her şey.
ilgisini çekecek bi hikaye uydurmuştum ve tarihsel bilgim olduğu düşüncesi uyandırmıştım. derken başında beklediğimiz kucağında çocuğuyla oturan adam bana dönüp: "yanlışın var genç buraya şehire giren satıcılara diğer kapılara nazaran zorluk çıkarılan bir kapı olduğu için azapkapı denmiş " dedi.

o andan itibaren olması gereken bütün otobüsteki yolcuların bana dönüp bir elini yumruk yaparak diğer ellerini ona doğru vurup nasıl geçirdik demeleriydi. yapmadılar. adam ise " abi nolur sus " ifadeli suratıma bakarak tarihsel sunumunu bitirdi.
adam sustuktan sonra nişanlımla yaklaşık yarım saat bi şey konuşmadım.

devamını gör...
yazarların başına gelmiş gülsem mi ağlasam mı dedikleri olaylar.

yaşlı, bıyıklı * bir amcanın gelip "ne o öyle her yerini kapatmışsın" * deyip bana söylene söylene gitmesi..

o an benim halim değil de amcanın hali üzücüydü..
devamını gör...
bir ayakkabı boyacısı vardı.
gecenin bi saati eve giderken bana seslendi, ben de hakkında iyi şeyler duymadığım için dönüp bakmadım bile ırz düşmanına.
normalde herzaman görüntüsü hiç hoş olmayan bir sakal uzatışım vardır, o gün de sinek kaydı olmuştum.
neyse, bu seslenmeye devam etti. ulan dönüp küfür bile etsem adım çıkacak diye korkuyorum.
bu bağırmaya başladı arkamdan.

paşaaa, paşa bi gelele * yaauuuv. bi gel boyayim * yaauuuuv.

topuklayıp kaçtım tabii. artık o sokaktan geçmiyorum, akşamları da dışarı çıkmama kararı aldım.
devamını gör...
bütün okulun önünde yüzüme basket topu yediğim an..

önce çok ağladım ama sonrasında da çok güldüm *
devamını gör...
lise mezuniyet töreni provası sırasında ara verilmişken okulda masa tenisi oynarken tam filenin dibinde duran topa oyuncu mahalinden uzanırken katlanan pinpon masasının büyük bir gürültüyle kapanması.
-herkesin dönüp şaşkınlıkla bana bakması.
-karşımdaki arkadaşın "az ye diyoruz sana" demesi
-herkesin gülmesi.
-benim dumur olmam
-herkes önüne baksın diye bağırmam
-senle de görüşücezzzz diyerek gözlerimi kısıp bakmam
-şaka la şaka komikti harbi demem
+yıllar geçmesi
+bunu size anlatıyor olmam
* * * *
devamını gör...
trt1'de iftar programı izliyoruz, ezana birkaç dakika kaldı..

serdar tuncer ezana 4 dakika olduğunu söyleyince, annem tv'ye dönüp, "olur mu ezana 1 dakika kaldı evladım" bağırdı..

tam o esnada serdar tuncer, aman efendim son 1 dakikaymış pardon deyiverdi..

önce şaşırsak da iftarımızı bu hoş nükte ile açmış olduk. *
devamını gör...
selam bro. öncelikle iyi pazarlar, bunu henüz kahvaltısını yapmayanlar okursa çok seviniciiim.

sabah bir aile yakınımız geldi 2 yaşındaki kız çocuğuyla birlikte. çocuk çok tatlı, çok da hasta.
annesinin işi vardı, ben de ayağımda sallayayım uyusun bari dedim. çok güzel uyudu cimcime. 10 dk sürmedi uyuması, tekrar sallamak için kaldırdım ki yanağında hafif bi ıslaklık var. yazık lan, nasıl da terlemiş hele. bi öpüyorum ki acayip bi koku var. bu nasıl ter kokusu lan diyorum kendi kendime.
saçına işlemiş garip şeyler görüyorum, şöyle enseye doğru. farkediyorum ki çocukcağız saçına kadar kusmuk içinde, rengarenk kıyafetler içinde anlayamıyorsun ki kustuğunu. önce gözlerim yaşardı, midem kalktı sonra. yok yok korkma, çocukla çocuk olmadım.

çocuğu temizlerken saçını sildikçe üstüme bulaşıyor, kustuğu yeleği çıkarmaya çalışınca ağlıyor. bak yine midem kalktı ha. pih!
henüz kahvaltısını yapmayanlar varsa şimdiden afiyet olsun.
sağlıcakla kal bro.
devamını gör...
kızların evde kalma nedenlerinden her dem hafiftir.
devamını gör...
müslüman kardeşlerimiz çok zor durumdalar gerçekten. islamla ilgisi olmadan yaşayan erkeklerin durumu ise içler acısıdır. bize nasıl kıydılar!(trajikomik)
devamını gör...
olası hikaye girişleri;

+ her şey sözlükte kızlarla ilgili tanım girerken başladı...
+ yine bir gün sözlüğün birinde karılı- kızlı başlık açıyorum...
+ sözlükte kızlardan bahsetmekten sevgilisiz kaldığım nice yılların sonunda acı ama gerçek hikayemi sizlerle paylaşmak istiyorum...
+ sözlükte kız var dediler geldik. sonra her gün birini düşürürüz diye hayal ederken, yıllar yılları kovaladı...
+topuklu ayakkabı giyen kız başlığını açmayacaktım. olaylar orada cereyan etti...
+ yine bir gün son sevgilimle ilgili başlıklar açıyorum sözlükte...


not: yönlendirilmiş başlık tanımı.
devamını gör...
başımdan geçen değil ama komik fıkra gibi bir olay.
lise kimya hocamız çocukları alıp bir karadeniz turuna çıkıyor, aylardan temmuz. rize'ye vardık şakır şakır hiç durmadan yağmur yağıyor diyor. ufak oğlu; baba biz buraya niye kışın geldik demiş.
devamını gör...
ilkokul çağında zıpır bir çocuğa melek, şeytan konularını dilimin döndüğünce anlatmaya çalışıyordum.aramızda şöyle bir dialog geçti.
....
..
+melekler günah işlemez, sürekli Allaha ibadet eden nurani varlıklardır.
+şeytana gelince o, meleklerin hocası konumunda iken kibirlenip Allah'a isyan ettiği için cennetten kovuldu ve lanetlendi.
-abi birşey soracağım.
+kıssadan hisseyi almış, soru da soracak güzel diye düşünerek sor dedim.
-şimdi bu şeytan meleklerin hocasıydı ya
+evet
-şeytan kovulunca meleklerin hocası kim oldu?

devamını gör...
3 yaşındaki yiğenimden, kardeşime geliyor.

- dayı, sen "gol sporuna" giderken beni niye götürmedin.
devamını gör...
3.sınıfta dahiliye dersi hocası gıcık olduğu için bütün erkekler ders öncesi kaçmışlardı. bende 2 arkadaşıma serdkor ve tearyakisine girelim olm biz derse ayıp olur adama diyerekten derse girdik. geç kaldığımız için sınıfın en arkasına geçtik oturduk. kızlar ilk sıralara yerleşmilerdi. bizde bi sıra boşluk bırakıp arkalarına oturduk yalnız dersle pek alakamız olmadığından 3ümüzde de kalem yoktu. imza atmamız gerkiyordu ama kalkıp kalem de alamıyorduk. sonra ders ilerledikçe sıkıldık. serdkor sıranın altında uykusuzn dergisi açıp okumaya başladı. hoca bunu gördü ne yapıyosun sen orda çıkar bakim dedi onu. çıakrdı oda dergiyi havaya kaldırdı. hoca görünce çık dışarı diyerk kovdu onu derrsten. iki kişi kaldık biz de. sonrasında ders anlatmaya devam edemedi hoca. adı ne arkadaşınızın dedi bana. bende arkadaşı satmak istemedim çünkü ismini alacaktı. bende tanımıyorum arkadaşı dedim. sınıf kahkayı bastı. * sen de çık dışarı dedi beni de kovdu. geri kalan arkadaşa tearyakisine sordu kim o diye. o da ben de söylemem çıkayım en iyisi dedi ve 3ümüzde dersten kovulduk böylece. yine ders erkeksiz tamamlanmıştı. işte sen ayıp olmasın diye derse girersin adam seni dersten kovar.
devamını gör...
geçen yine metrobüsteyim, okula gidiyorum.
ineceğim durağa geldim, oturduğum yerden kalktım, kapıya yöneldim.
tam geçerken şalımın püskülleri, yanından geçtiğim adamın montunun fermuarına takıldı.
ama bi türlü ayrılamıyoruz. ve ben gittikçe durağa yaklaşıyorum.
koparmaya çalıştık kopmuyo filan.
en sonunda pes ettim, çıkarttım çantamdan falçatayı tam keseceğim,
telefonum çalmaya başladı, melodi de saw soundtrack.
o anda metrobüstekilerin bana bakışını görmeliydin sözlük.
maalesef hat kursunda kalemleri yontmak için falçata gerektiğini onlara açıklayamadan indim.*
devamını gör...
pazar gecesi behzat ç izledim misler gibi keyfim yerine geldi. malum sabah iş var diye izler izlemez yattım. telefonumu çalar saat niyetine kullanan ben uyurken başucumdan ayırmıyorum. uyudum. bir iki saat geçmiş. birden telefonum titredi. yarı uykulu gözlerle baktım. arayan babamdı. kanım çekildi. ulan ben nerdeyim, nerde uyudum da babam arıyor bu saate beni diye irkildim. hemen ardından bir ses duydum. biri beni çağırıyor. kardeşimmiş. küçük kardeş gece gördüğü rüyadan ürküp, annem de olmadığından beni aramış diğer odadan. aklım çıktı aklım.
devamını gör...
5 kere evlenip 5 kere boşanan ve sonuncu hariç 4 kadından 5 çocuk yapıp kazandığının hemen hemen hepsini nafaka veren teyzeoğlumun "size mi çalışıcam lan ben diyerek" işinden istifa etmesi. neden bana komik geldi bilmiyorum ama çok güldüm haberi aldığımda.
devamını gör...
on kişilik bankamatik kuyruğunun onuncu kişisi iken kendisine sıra geldiğinde bu bankamatik arızalıdır ekranı ile karşılaşan, derbi maç izlemeye arkadaşlarına gittiğinde eve adımını attığı anda(deyim falan değil ha tam o ayak tabanını bastığı anda) elektrikler kesilen, üniversite kayıt gününde çanta almak için beklerken yine son sırada olup yine kendisine çanta kalmayan - ve bir önceki kişinin son çantayı almış olması ilginç burada - bu gibi milyonlar ilginçlikleri (subhanallah risale-i nur gibi bir üslup oldu) yaşayanzerhoş ağabeyi sahneye davet ediyoruz...

evet efendim alkışlarla buyurun...
devamını gör...
yıl cep telefonlarının yeni yaygınlaştığı, fakat kimsede kontör olmadığı için çaldırıp kapattığı yıllar. lise yıllarım, çalışıyorum. ustamın şehir dışından misafiri gelecek, ofisin yerini bilmiyor. adamın bildiği tek yer var, onun önünde beklemesini söyledi. bana da cep telefonu numarasını verdi, oraya gidince adamı çaldır, kimin telefonu çalarsa al getir.
gittim. bilinen bir buluşma noktası olduğu için bekleyen çokça insan var. tabi çağ iletişim çağı olduğu için olay çözülecek. cebime koyunca anteni dışarda kalan ellibir10 umu çıkardım bastım arama tuşuna. gelen melodi sesi hemen yanı başımdandı. kafamı kaldırıp adamı görmemle kapama tuşuna basmam ve yürümeye başlamam aynı saniyeler içerisinde gerçekleşti. adamı kolundan tutup kendime çevirdim, hadi gidelim abi dedim, adam afalladı, hadi hadi dedim kafamla; gideceğimiz yöne sallayarak adam iyice afalladı, o ara benim telefonum çaldı, arayan işverenim, veli nimetimdi. adam seni bekliyormuş nerdesin dedi. o an yanlış adama el ense atıp kündeye çektiğimi farketmemle, telefonu kapatıp yine adama gelmezsen gelme senle mi uğraşacağım demem yine aynı saniyeler içerisinde gerçekleşti. gittim doğru adamı buldum ve yine hadi gidelim dedim.
devamını gör...
hamama gittim ama çok sık giden birisi değilim o yüzden pek teknik işleri bilmiyorum orada. çocuk gibi peştemal içine boxer giyerek girdim, o kadar yani.

hamam tenha ve saunaya girdim bir ben varım içeride. hamam sahibi yada bir çalışan kıyafetli halde kapıdan minik bir şişe uzatıp "al dök abi" dedi. verdiği şey sıvı mentholmüş ve saunadaki sobanın üstüne dökülmesi gerekliymiş ki saunadaki hava solunabilir hale gelsin. ben tabi bilmiyorum bir çeşit naneli vücut losyonu sandım bir güzel boynumdan aşağı döküp vücuduma yedirdim. hareket ettikçe sanki vücudumda sibirya rüzgarları esiyor. saunada üşüyerek it gibi titremek nedir bilir misin abidin?
devamını gör...
araba ile gidiyoruz tamam mı
ışıkta durdurduk, yanımda yeğenim var.
ben sigara ağzımda telaşlı telaşlı çakmak arıyorum, ama yok bulamıyorum
yanımda bir araba durdu. yeğenim yandaki adamdan istesene dedi, (meğer şaka yapmış)
ansızın camı açtı ve abi ateş varmı dedim
adam bir şeyler söylüyor ama anlamıyorum,
daha sonra yeğenime bakarak; adam bir şeyler söyledi ama heralde iyi bir şey söyledi diyerek gittik.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar