sabahleyin hastalıktan yerimden kalkamaz haldeydim; üşüme, korkunç baş ağrısı öksürük halsizliğin fizik bulmuş hali ve bolca acı. tabiri caizse nefes alamıyordum ağrıdan. ama kahretsin ki nalet sınav da saat 10:30 daydı. evden 1.30 saat süren yolculuk gözümde deli büyüdüğü halde kıytırık sınava gittim. bu benim için çok büyük bir ilerlemedir.yem çuvalı gibi oturduğum yere yığılarak ıhhlayrak vahlayarakta olsa kahrolası sınava girdim ve geri geldim. sizin için önemsiz ve küçük bir adım gibi görülebilir ama acılar içinde yuvarlanan benim için büyük bir adım.

işin havalı tarafı ise benim bir huyum acıdan gebersem de ilaç kullanmıyorum. bu da enaniyetimden kaynaklanıyor olabilir.
devamını gör...
personel toplantısı yaptım estim gürledim 1 damacana su içtim dilim damağım kurudu.
devamını gör...
muhabbet kuşuna ve su kaplumbağasına coşkuyla "günaydın!" dedim sabah.

(bkz: okulu asmak)
ha tabii, neden asmak? ödev yapmak için. bu ne biçim kısır döngü gözünü sevdiğim?
devamını gör...
bankadan para çektim. param var, zenginim ben, havalıyım. *
devamını gör...
sınava hazırlanan bir öğrenci olarak deneme çözüp yanlışlarımı kontrol etmek.
devamını gör...
okula bi saat geç kalınca, başlangıcını yakalayamadığım için devamına da adapte olamam diye derse girmeyip bi köşede tezle ilgili makale okudum. bu sırada ders bitip dersin hocası önümden geçerken kafamı öne eğdim başörtümle oynuyormuş gibi yapıp yüzümü kapatmaya yeltendim. ne oynadığımı ben de anlamadım. utanıyordum sözlük.. sonra adam beni görmedi ve gitti..... burada havalı olan kısım neresi tam anlamadım ama neyse.
devamını gör...
sabah 07.10 üsküdar-eminönü vapurunda vapurun en üstüne çıkıp orada bayağı havalı (soğuk havalı) bir oturma yaptım. galiba şuan hastayım...
devamını gör...
bu sabah otobusteki o boş koltuğa oturmadim şahsen çok havalı oldugunu düşüyorum. düşünmesem otururdum zaten.

düşüyorum o hald... tamam tamam.
devamını gör...
otobüsün camını tek hamlede açtım. nasıl varya kızları görmeniz lazım yok kertenkele beni öp yok beni ye, çıldırdılar ya öyle etkilendiler yani.
devamını gör...
tam lavabodan çıkacakken sifonu çektim. bugüne has değil de genel olarak yapılan havalı bir eylemdir. bi an kendini polat alemdar tiplemesi zannedersin. çok zevkli bi de çıkarken rüzgar gibi çıkcaksınız ki o havaya giresiniz.
devamını gör...
paraya kıyıp taksiyle eve gitmek. bugün yaptım bunu. 30 dakika boyunca otobüs bekledim. otobüs geldi gelmesine de hemen arkasında usulca bekleyen taksi kanıma girdi arkadaş. bi ona bi buna baktım. gideceğim yer 25 km uzaklıkta. otobüs 3 lira taksi 45 lira hmmm. önce güldüm sonra bastım parayı.
devamını gör...
kimsenin susturamadığı 4 günlük yeğenimi kucağıma alıp susturdum.
bence çok havalı. öhm.
devamını gör...
fırında palamut yaptım. fırın tepsisinde. içine patates, soğan, havuç, limon ve sivri biber koyarak. yağ olarak zeytin yağı kullandım. sonra yanına kırmızı soğan salatası yaptım.
yufka ekmeği ile mideye götürdüm.
devamını gör...
devasa sıvı ham madde tanklarının tepesine seviye sensörü taktım. baya havalıydı yukarılar.
devamını gör...
kaslı kollarımla bilgisayar masasını çatıdaki depoya çıkardım.
ama şuan neler çektiğimi ne siz sorun ne ben söyleyim.
devamını gör...
yeğenlere harçlık verdim.
sevindi sipalar.
devamını gör...
iman hakikatlarının okunduğu bir mekanda milleti ayartıp güreş tutmak.
devamını gör...
kek yapamadım. ama çok havalı yapamadım. tipi görsen al pastanenin vitrinine koy, ağzın sulanır, ama matkapla filan bi parça koparıp tatma şansın olursa ilkokulda ağzınla silgi kopardığında agzinda kalan tadı hissediyorsun yani.
devamını gör...
güneşin altında iki kasa dut topladım. üç toplayıp beş yedim. elim ağzım kıpkırmızı. iyi çalıştım ama.
devamını gör...
yurdun küçücük dolabına bütün eşyalarımı sığdırdım. *
devamını gör...
tüm plaza insanları gibi trafikten şikayet etmek tabi. doğru kombin, pazartesi ve trafik müştekiliği bence çok havalı.
devamını gör...
kelimelikteki 19. galibiyetimi, toplamda 1174 galibiyeti olan ve ebru sanatı ile ilgilenen birine * karşı almış olmak.
devamını gör...
yol boyunca babam uyumasin diye sarki turku acmak. bi nevi dj lik.*
devamını gör...
bi helikopterden diğerine atlarken elimdeki pompalı tüfeğin şarjörünü değiştirip telefondan lahmacun ısmarlamak.
devamını gör...
parka gidip yeğenimle top oynadım. daha doğrusu topu olan küçük çocuğa yaklaşarak, "bu kardeş de oynasın mı sizinle?" diye sordum öncesinde, sonra yeğenim daha 3 yaşında olduğu için nasıl oynayacağına/nerede bekleyeceğine dair direktifler verdim. teknik direktör olmalıymışım, yanlış yerdeyim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar