onun hakkında konuşunca önce mutlu oluyorum, gözlerim berraklaşıyor, sesime bi neşe geliyor da ne zaman ki anlatmaya devam etsem yüzümü hüzün alıyor..sanki içim çekiliyor. insan 29 unda aşk belasına düşer mi bu kadar mı kaptırır bu kadar mı sarhoş olur.. heyhat eski cesaretim olsaydı öğrenmiştim cevaplarını çoktan bu soruların. ve ne yazık ki yok. platonikliğin acı ve kekremsi tadı bu . bana zor, ağır, tanımadık ve yabancısın ama alıştım bu tada. utangaç kız olduğumdan değil. içimde ne kadar büyütebilirim görmek istediğimden. bu tadı sevdiğimden. duymaktan korktuğum bi hayır yok. ama anlatınca gidiyor ya büyüsü.. itiraf ederken o sihri kaybederim diye belki... hayat aşık olmayana ya da gamsıza güzel be.
devamını gör...
#1487780 buradaki mevzu üzerine kafayı yeme derecesine gelince düzeldim.

nasıl mı oluyor? çok gülmenin sonunun ağlamak olduğu gibi çok dibe vurmanın da sonu yavaş yavaş yükselmek. her şey zıddıyla var.. huzursuz ruhum bu gece epey kederlendi bi yerlere gitti döndü dolaştı gezdi âlemi.. ama onunla geldiğimiz son noktanın "allah her şeyin hayirlisini versin" demek olduğunu bilmek kadar güzeli de yok.

illa bi iyimserlik yapıcam..seviyorum kendimi. bi de bilhassa kederli olsam da kedere saplanmayan halimi
devamını gör...
yüzme öğrenip "su çok güzel gelsenize" diyesim var... bu lafı diyememekten dolayı duyduğum sıkıntıyı anlatmama kelimeler yetmez.. su kaydırağından havuza atlıyamamak ne demek siz bilir misiniz? ağlıyasım var ...
devamını gör...
ya resmen stresten ölecem.. sınava o kadar çok çalıştım ki -enfazla2saat- stres yaptım ya erken uyanamazsam sınava geç kalırsam diye.. resmen ders çalışmak sıkıntı..
devamını gör...
bugün sınav esnasında açıklama yaparken çok gürültü yaptılar ben de kızdım. ( zaten genelde kıyamadığımdan alışkın değiller ) sonra tabi sustular ve yaptılar.

orijinal bi öğrencim yazılı kağıdı ile bana ekstra bi not bırakmış. notta iki kafa var . birincisinde boynuzlu sivri dişli göz kirpikleri bile dehşet bi kafa var aşağıda kötü hal yazıyor ve o sivri şeyleri şeytan dikeni diye tanımlamış. diğerinde yüzünde gülümseme sevimli bi kız var. altında iyi hal yazıyor ve o yuvarlak melek halkası yazıyor. bu iki kafanın ortasında da iyimser..

elime kağıdı aldım baktım önce güldüm sonra dedim ki çocuk bile çözmüş ne kadar kötü görünüyorum kızdığımda ve ben de herkes gibi şeytan ile melek arasında bi insanım ama işin kötü yanı melek olmak varken sanırım ona baya uzağım..çocuğun gerçekçiliği beni baya bi sarstı..
devamını gör...
beğendiğim bir tanımda yazım hatası görünce artı vermekten vazgeçiyorum.
devamını gör...
ayşe'nin güldüğü zırvalarımı çok iyi biliyorum. yani neye gülerdi neyimi komik bulurdu gibi. e burada da yazdığımı biliyor sanırım. bazen bakıyorum bir yazar tam da onun güleceği şapşalca yazılarımı artılamaya başlamış. o sanıyorum. soruyorum kimsin diye. ben böyle hayatın akaminko be kardeşim.
devamını gör...
uzun zaman sonra ilk kez kendi isteğim dışında uykusuz kalmaya mecburum..bitmedi gitti okul işleri..çok sıkıldım..ben de eğlenceli buldugum benedict cumberbatch super duper cute şarkısını açtım ve güzelce dans ettim..annem falan sen uyumadin mi kizim diye kontrole gelse beni dans eder gorse ne dusunurdu acaba..aman arada dağıtmak lazım.. fan girl olmak pahasina bile olsa.ohh.
devamını gör...
uzun zaman önce başlamam gereken makale için sadece bir mülakat yaptım yani makalenin teorik çerçevesine dair hiçbir şey yok ortada. şimdi hocam mesaj yazdı, naptin makaleyi diye ama benim verebileceğim bir cevabım yok. yani yandığımı itiraf ediyorum.
devamını gör...
uzun zamandır sözlüğe girmediydim. hiçbir şey değişmemiş. hala islamiyetin yüz karaları fink atıyor buralarda. üzülerek "sözlüğü çok fazla takip eden olmaz inşallah" diyorum. yoksa bu güya "müslüman" cahil cühela tayfasının islamiyete attıkları pisliklerini temizlemek için her zamankinden daha çok uğraşılması gerekecek.
devamını gör...
kanıksanmış söylenegelmiş şeyleri didiklemeyi seviyorum.. yanlış taraflarını irdelemeyi.. misal allah sahibine bağışlasın sözünden haz etmiyorum.

sahibim değil sevdiğim olabilir ancak benim. yaratılan her şeyin tek ve yegane sahibi Allahtır diye bağırmak istiyorum

ama insanlar bunu iyi niyetle söylediklerinden gülümseyerek, nazikçe inşallah deyip geçiştiriyorum..
devamını gör...
niyeyse mimarlıkta frank gehry yi gram sevmem ama adam pritzker mimarlık ödülü nü almış hayır en sevdiğim mimarlardan biri jorn utzon da bu ödülü aldı keşke frank a ödül vermeselerdi.*sadece farklı bir üslup yada akım oluşturdu diye ödül mü verilir yaa..neyse bu da böyle bi itirafım olsun..
bi bakın demek istediğime
bu sevmediğim yapılardan birihttp://
bu da en sevdiğim iki farklı mimardan yapıtlar bu jorn utzona ait olanhttp://#tbm=isch&q=sydney+opera+house&imgdii=_" target="_blank">http://www.google.com.tr/se...
buda zaha hadid e aithttp://
devamını gör...
mehmet pişkin'in intihar videosunu izlediğimde bikaç gün etkisinden çıkamamış, çok etkilenmiştim.
ancak son bikaç haftadır müzik dinlediği sahne aklıma geldikçe Allah affetsin gülme krizine tutuluyorum.
sonra buna güldüğüm için vicdanen çok rahatsız oluyorum, sonra yine gülüyorum.
işemeli zıçmalı deli olmaktan endişe ediyorum.
biri yardım etsin.
devamını gör...
delilsiz komplo teorileriyle muslumanlara iftira edenleri tokatlamak geliyor içimden.
devamını gör...
nasıl olduklarını düşünmekten gözümüze uykuların girmediği, lakin hatırlarını soramadığımız insanlar var, insanlar olarak çok aptalız bence.
devamını gör...
mahallemizde tek katlı biraz eski püskü evler var ve ben her defasında ya acaba foto çekmek için izin alsam mı almasam mı sonuçta mahremiyetleri diyor

ikilemde kalıyordum. buna rağmen dayanamayıp uzaktan birkaç poz çekip instagrama atmışlığım oldu..

ama bugün güzel güneşli baharın müjdeleyicisi bi pazar sabahı .

sokakta keyifli keyifli yürürken dedim tamam çekicem kafama koydum.. saatler de erken.kimsecikler de yok. ortam müsait. tam böyle birkaç kare çektim ki apartmanın karşısındakine sıra gelmişken bizim alt komşu bana seslendi.
o anı anlatmam mümkün değil.. paparazzi gibi. kötü bi iş yapıyor gibi.. ne bileyim sapık gibi.. suç üstü döndüm hemen telaşla. yüzde yakalanmışlık ifadesi. komşu teyzeye hal hatır sordum.. dedim ben işte bunu kötü bi yerde kullanmıcam vs.. o da zaten başka bi sebeple laf atmış..

bi daha kolay kolay buna kalkışır mıyım bilemiyorum günlük. belki de mahremiyetleri bakış açım doğru olandı ben bilemedim.
devamını gör...
sözlüğün en sevdiğim saatleri şu saatler. mod olarak da işin en kolay olduğu saatler. ortada silinecek tanım da olmuyor, tanımı silindi diye beni linç edecek yazar da. hatta kendimi morg bekçisi gibi hissediyorum.
günlük yazar gibi oluyor tanım yazmak, kendin yazıp kendin okuyorsun.
devamını gör...
bi heyecanla geldim itiraf up olunca. bu mu itiraf ya. kimse kimseyi öldurmemis. gizli kapakli bise yapan olmamis. cik cik cikk. hayal kiriklarimi alip rastgele butonuma kosuyorum.
devamını gör...
aşık oldum, hem de çok fena. kime mi? leyla ile mecnun'daki leyla'ya. hangisine mi? hepsine. vazo hariç hepsine. mecnun'a sevgi dolu gözlerle bakan hangisi varsa. yavuz'a sevgiyle gülümseyen zeynep'e, kaybolunca arayan eylül'e. gözlerinde aşk gördüğüm hepsine aşık oldum. çünkü gerçek hayatta bana öyle bakacak kimse yok, benim öyle baktığım da kimse yok. onlara aşık oldum ben de. içimdeki duygular öyle bir şaha kalktı ki, sevmek istedim ölesice, gittim leylaları sevdim ben de. çünkü gerçekte mecnun değilim ki, olamıyorum ki! leyla'm da yok ki bana öyle bakacak... yok ki... acaba olur mu ki? olur mu?
devamını gör...
bu eve taşınalı 6 ay oldu fakat ben hâlâ üstümüzdeki komşuyla rastlaşıcam diye ödüm kopuyor.

ama böyle bir rezillik olamaz sevgili sözlük.

biz bu eve taşındığımızda kimse yerleşmemişti henüz bizden başka. ben de tabii her zamanki gibi gece gündüz şarkı türkü söylüyorum, bi' de kimse yok diye hiç kasmadan nağmelerin üstüne basa basa döktürüyorum. türk sanat musikisi, türkü vs. repertuar da geniştir söylemesi ayıp.

üst katımızdakiler biz yerleştikten 1 hafta sonra eşyalarını yerleştirip geri gittiler diye kalmış aklımda benim. meğerse geri gitmemişler, evdelermiş.

yaklaşık 1 ay sonra falan annem üst kattaki komşulardan birine çıktığında kadın sormuş: "sizin şu odada kim kalıyor" diye, benim kaldığım odayı tarif ederek. "ses epey duyuluyormuş bu binada" falan demiş.

öyle utandım, öyle utandım ki böyle bi' utanmak olamaz. kadın bunu demese daha ben devam edicektim tek kişilik yurttan sesler korosuna.

hele o ailenin benim dışarıdaki halimi görünce düşünebileceklerini aklıma bile getirmek istemiyorum. *
devamını gör...
itirafımdır. çocukların okuduğu kitapları e okula girerken hallerine ve kişiliklerine göre girdim..

babası sarhoş, çok kardeşi olan, maddi durumu kötü bi kızın okuduğu kitap olarak umut u seçtim mesela.

ya da kaygı bozukluğu yaşayan, evhamlı kızımız için terapistin terapisi ni ,

idealist ve hedefleri olan için çalıkuşu *

ya da yalan söylediğini kesinlikle bildiğim ,ama gıdım ilerleme ,düzelme göstermeyen çocuklar için pinokyo yu seçtim..

umarım anlarlar ne yapmaya çalıştığımı. *
devamını gör...
hüzünlü müzikleri dinlerken ya da duygusal sahneleri izlerken içim paramparça oluyor. duygusal filmlerde veya sahnelerde böyle oluyorum hep. içimi bir cam kırığı yırtıyor sanki ya da bir dikenli çalı geçiyor içimden. bilemiyorum.
devamını gör...
her sınıftaki en fırlama öğrenciye istemeden ısınıyor ve kayırayazıyorum.
inek öğrencileri itici buluyorum.
devamını gör...
aslan dedeciğim başlığından buraya gelmemin sebebi dedelerimi görememiş olmanın verdiği hüzün sanırım.. ikisi de ben doğmadan çok önce vefat etmiş.. bu özlemimi babamda gideririm, ak sakallarını severim diye hayal ederdim; onu da saçı sakalı beyazlayamadan kaybettim.. takdir-i ilahi..

üniversite yıllarında kendime bir dede buldum..öyle hoş sohbet ve sevimliydi ki.. arkadaşlarımla gider, onu bulur oturur muhabbet ederdik.. bulgaristan göçmeni eski bir imamdı.. anlattıkları o denli ilgimizi çekerdi ki.. ezanın yasaklanması, kur'an-ı kerimi gömerek saklamak zorunda kalmaları.. çokça muhabbetimiz oldu.. bu muhabbetlerimizde 90 yaşındaki mustafa dedemiz bizim kahraman dedemizdi..

bir kaç zaman göremedik onu camide.. meğer hastalanmış.. ziyarete gidelim dedik.. bir huzur evinde kalıyormuş. oraya gittik. içeri girdiğimizde o yaşlı insanların tavırları, yüzleri apayrı bir konu.. sanki 40 yıldır bekledikleri gelmiş gibiydiler..

danışmadan odasını sorduk.. 2 kişi aynı odadaymış. odaya çıktık. mustafa dedemin gözleri parladı. ilk sözü "oooo.. kızlarım gelmiş" oldu.. nasıl bir karşılamaydı anlatamam ki..

sonra söylediği bana daha çok dokunmuştu;"kızım pencereyi açın isterseniz" öyle utanarak söyledi ki.. o soğuk havada bu sözü söylemesinin tek bir sebebi vardı; odadaki kesif idrar kokusu.. "dedem üşürsünüz" desem de fazla ısrar etmedim.. o utanmıştı..

eve geldiğimizde ağlamıştık.. bir kaç defa daha gittik.. mustafa dedem bir daha camiye gelemedi.. kısa süre sonra da vefat etti..

o hali hiç aklımdan gitmez.. o güzel sohbetlerimizin ışığı yanında mahçup bir kırmızı olarak parlar.. aslan dedeciğim mekânın cennet olsun..

devamını gör...
niye bu kadar karamsarsın diye sordu ve ben cevap veremedim. *
devamını gör...
az önce bilerek birisinin parasını cukkaladım.
şöyle oldu: üniversite kütüphanemizde kantin yok onun yerine bozuk parayla çalışan içecek makinesi var. neyse makineden almak için niyetlendiğim şey 1 liralık çaydı. fakat makineye ulaştığımda credit göstergesi 0.25 kuruş gösteriyordu.* * 1 lira da ben attım makineye ve tam o an şeytan dürttü ve fiyatı 1.25 tl olan daha önce hiç tatmadığım moçaçyo isimli içeceğin butonuna bastım. ha makine adaletliymiş moçaçyo denen şeyi ılık olarak sundu ellerime.
0.25 in sahibi lütfen hakkını helal et.
devamını gör...
4 yıl kadar önce mavi mavi diye sayıklarken çok ama çok aşıkken , mavi beni ziyadesiyle incitmişti. yaptığı eşekliği anlayınca nasıl olsa arayacak diye ona telefon zil sesini

eric clapton dan layla yapmıştım.. düşündüğüm gibi de oldu..

aradı ve ben layla, you've got me on my knees. layla, ı'm begging, darling please. layla, darling won't you ease my worried mind.

sözlerini duymak için uzunca çalmasını bekledim. * açtığımda kendini affettirmişti. zaten affetmeyecek olsam açmazdım.

geçen yaz evlendi. ve mutlu. * bana kalansa , ne zaman layla dinlesem, beni gülümseten , ego tatmini için yaptığım bu küçük oyun oldu.
devamını gör...
kız dediğin öyle olmaz kız dediğin boyle olmaz kizin elinde telefon olmaz internete girmez öyle yapmaz boyle yapmaz vsvsvs.. bu tarz konuşan büyüklerime hak veriyorum ama çıkıp da ayni nesildeki erkekler boyle konuşunca kil oluyorum.. bana günahsa sana da günah abi.. önce dön bir kendine bak di mi..? internetten yürümediği kız kalmıyor girmediği site kalmıyor sürekli vatsap feys takiliyor ama sorsan kiz bunları kullanmamalı.. abv..
devamını gör...
hatırlayamadığım birinin askerlik anısı yüzünden 12 yaşıma kadar askerlikte yılan yemek gerektiğini sanıyordum. küçüklüğüm de piton ve döv böcek kabuslarıyla geçti. geçenlerde bu kabuslardan birini gördüm galiba bunda gregor samsa'nın da payı vardı ama bilmiyorum.
devamını gör...
kendi başlıkarımı başka başlıklarda bakınız olarak veririm böylece iki türlü artı alırım. zaten başlık açmamdaki asıl amacım budur, komik birtakım başlıklar açar ve bunlar sayesinde dolu bakınız orduları kurarım, bunlarla diğer yazarların başlıklarındaki artıları zapt ederim. bunu yaparım çünkü cogito anayasasına aykırı değildir. böyle de legal takılırım.
devamını gör...
tivikırdan yazan kişiyi bulursam sülalesine sövmeye karar verdim ay hadi inş hem bu sayede sözlükten ufak bi uzaklaştırma da yerim. hadi olm bu kadar korkak olma lan.
devamını gör...
bi itiraf daha. tv'de biri playback mi yapıyor canlı mı söylüyor anlayamadığımda çok geriliyorum. tam canlı diyorum playback gibi geliyor. sonra bi kandırılmışlık hissi ve yer yer bad trip...
devamını gör...
az önce yanlışlıklan cogito iltifat başlığına girdiğim 10 layk almış tanımı sildim, yeminle elim ayağım titredi yok böyle bi salaklık.
devamını gör...
işte bunlar hep nazar. kıskandığınızı biliyorum sevimsiz yaşlılar. okumayın olm siz benim tanımlarımı.
devamını gör...
neden böyle olduğumu buldum:

dün anneme mecununun "çay 8 lira mı olmuş" sahnesini">* izlettim. baktım hiç gülmüyo bana ööylece bakıyo. "nesi komik bunun" dedi. ben de ona ööyle baktım. sonra az durdu düşündü, döndü tekrar, "3 kere 9 kaç yapıyodu len" didi. sonra vay efendim bu çocuk matematikten niye kalıyo.
devamını gör...
evlenmezsem adam olamıcam. bana beni adam edecek bir muvahhide lazım.
devamını gör...
az önce evde interstellar'ı izledik. benim ikinci izleyişimdi gerçekten ve harbiden gelmiş geçmiş en iyi bilim kurgu filmi bu. babam yarisinda uyudu yalnız arada bi "hâlâ uzayda mı bu adam" diye sordu annemse sonunda kavuşma sahnesi niye yok dedi o kadar çekmişler ona mı usenmisler dedi. sonra hızlı bi şekilde turk dizilerine geçildi. hayat garip be...
devamını gör...
marifet iltifata tabidir anlayışını benimsediğimden , güzel bulduğum her şeyi takdir etmeye çalışıyorum. biri hoş bi şey yazmışsa artı veriyor , efsane bi tanım yazmışsa hem artı veriyor hem de mesajla bişiler karalıyorum..

şahane bi tanım olursa / veya kişinin genel tanımları öyle idiyse nick altına sırf o kişiye dikkat çekme, bi nevi olumlu manada hedef göstermek için yazıyorum.

yalnız şu birkaç günde gördüm ki öven kişi baya artı alıyor.. misal ben piya re , kaptan gibi kişiler sebebiyle baya bi puan aldım. anlıyorum beğeniyi takdir etmişsiniz, lutfetmişsiniz ;ama burda dikkati çeken ben olmamalıyım yazarın kendisi olmalı. bunu baya garipsedim.kişinin üzerinden nemalanmak gibi bi çağrışımı oldu bende. rahatsız oldum bu histen

o yüzden sanırım uzunca bi süre nick altı yorumu yapmıcam. .. öyle işte. *
devamını gör...
uzunca yazılar yazmak isterim.anlatmam lazım ama buna gücüm yok.uzunca bir şeyler karalamam lazım.kimse okumasa da bilmese de ben söylemiş olmalıyım.daha fazla tutmamalıyım.
büyümedim,asla.kendime tanıdığım vakit geçeli epey bi zaman oldu ama elde var koca bir sıfır.büyümedim ama bayağı değiştim.
saçmalamak istiyorum işte.neden o zaman sesimi çıkarmadığımı,kendimi savunmadığımı birileri bana anlatsın istiyorum.evet sen haklıydın,zaten hep sen haklıydın.alttan alınacak bi olay değildi,giderek çirkinleşti ve artık iş işten geçti.
neden bunca zaman sonra bunu dert ettim bilmiyorum.dedim ya saçmalıyorum işte.aklıma geliyor ne zamandır.o kötü günleri bile özlüyorum.büyümek mi? ben öyle bir şey hiç bilmiyorum.
devamını gör...
boş zamanlarımızda telefon işletmeciliği yapıyoruz bikaç arkadaş.
evli/nişanlı/sevgilili bay menşeili arkadaş/akrabaları arayıp sadakat testi yapıyor, çoğusuna sıfırı basıyoruz.
gaza gelip kadın dayanışması adına kayıtlarımızı beyefemdilerin hayatlarındaki kadınlarla paylaşalım istiyoruz ama kıyamıyoruz.
bunu da burda itiraf ederek sözlükteki olası kurbanlarımızı uyandırmış oldum ama neyse unutulur umarım.
devamını gör...
benden önceki itirafa bakarak benimkiler hiçmiş demem de benim itirafım. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar