bir makama gelince kendini kaybeden kadınlardan nefret ediyorum.
teyze teyze kezban teyze
muhtar mı oldun kezban teyze şarkısını onlara hediye ediyorum.
devamını gör...
bundan bi 5 sene önce ''olur da bir parti ayasofya'yı ibadete açarsa oyum onadır'' demiştim.bu zamana kadar hiçbir partiye oy vermedim. lakin sözümün arkasındayım ve ayasofyayı açana oyumu vererek sözümü tutacağım.
devamını gör...
bu gün annem aradı, yarın sana bir kız istiyorum dedi. hayırlı olsun dedim, olacak inşallah dedi. yahu dedim bak kıza yazık olacak, sana ne elin kızından dedi. hasılı bu sefer beni başgöz edecek galiba kesin.
devamını gör...
iki dakka romantik yapacaktım.
bu evde geçirdiğim zor günleri düşüncektim kahve suyu da ısınmıştı şarkılar filan.
tam moda girdim noldu?
telefonu düşürdüm ve uğraşmama rağmen o kadar, açılmadı.

hemen gerçek hayata geri dönelim di mi?
açılmazsa napıcam diye düşünelim, tamire ne kadar isterler hesaplayalım, eski nokiayı nereye kaldırmıştık diye kafa yoralım.
iki dakka romantik yapamayalım. hemen gerçek hayata..

ühü nan ühü!

devamını gör...
ben ona avucuma konan bir kelebek gibi davranıyordum; buna mukabil f, züccaciye dükkanına giren bir fil gibiydi.
devamını gör...
diyet yaparken, insanlara alışık olmadıkları daha önce yemedikleri yiyecekler tattırıp tepkilerini yayınladıkları youtube kanallarını izlemeye bayılıyorum. ben yiyemediğim halde sunucunun lezzetli yemekle canavara dönüştüğü gezi programlarına karşı, çoğunlukla yediğini beğenmeyen insanları izlemek daha rahatlatıcı ve hatta inanılmaz eğlenceli geliyor.
devamını gör...
goygoy hesabımdan ifşa oldum. çok mutsuzum sözlük yakında tüm sanal aleme elveda deme hayalim var.
devamını gör...
bu başlıkta pierro webo seri eksilenenlere seri artı verdim hıh çokta güzel oldu nerede bu seri eksici gardaş sana tepki olarak geldim..!*
edit: aboov.seri eksi veren ben değilim be..
devamını gör...
düştüm sevgili arkadaşlar. yok, yok, herhangi bir ironi aramayım. bildiğiniz yerçekimine karşı koyamadım ve yerle yeksan oldum. olay şu şekilde gelişti:


gecenin bir yarısı kitap okuyorum. tam olarak bir kitap okumuyorum, kütüphanemin önündeki koltukta raflardan elime geçen kitaplardan birer ikişer sayfa. bir taraftan da su içiyorum yanı başımdaki bardaktan. bir süre sonra boşalan sürahimi doldurmak için koltuğumdan kalkıp mutfağa yöneldim.


olaydan bir saat önce;


--! spoiler !--

marketten aldığım tavuk göğsünü tavada çevirmek marifetiyle kendime bir ziyafet hazırladım. yanına da favori salatam; domates, taze soğan ve bolca zeytinyağı. gel de ekme banma. yalnız tavadan seken yağ taneleri yeri biraz kaygan mı yaptı ne? dur bi vileda çekeyim iyisi mi!

--! spoiler !--



sürahimi doldurmak maksadıyla mutfağın kapısına geldiğimde sanki ben o yeri hiç silmemişim, o da bana inat jilet gibi olmuş olan fayans tabana kapaklandım. fakat ne kapaklanma. olayın vehametini izah edebilmem için bir iki ayrıntıya dikkatinizi çekmek isterim; gözümde gözlüklerim ve bir elimde de paşabahçe sürahi http://www.balcilar.com.tr/... mevcut. düşme esnasında kalecilikten kalma bir refleks olsa gerek kollarımı yere koymuşum. diğer taraftan da kötü bir kaleci olduğumdan herhalde kalçamı da yere koyacağıma doğrudan dizlerimin üzerine düştüm. elimde hala sürahi, olanca hızıyla fayansa çarptığım bir sürahi var. gözlüğümün kapı pervazına sıfır çektiğini görür gibi oldum. tüm enstantane sanırım yaklaşık 0,3 saniye sürmüş de olsa bana hissettirdiği yaklaşık bir asır gibi geldi. tüm düşme anını salise salise hatırlamakla birlikte hayretler ve morluklar için bir iki husus dikkatimi celb etti:

husus 1: nasıl oldu da bileklerimi yere dayamadan düştüm? doğrudan kollarımın üstüne düşmekle olası bir bilek kırığını nasıl atlattım?
husus 2: nasıl oldu da elimden inatla bırakmadığım sürahi yere o derece hızla vurduktan sonra kırılmadı?
husus 3: nasıl oldu da kapı pervazı ile göz göze geldiğimde gözlüğüm gözümden fırlayıp kırılmadı ya da gözümde kırılıp beni kör felan etmedi?
husus 4: nasıl oldu da vileda ile silmeme rağmen o fayans hala jilet kıvamında keskin bir şekilde kaygan bir zemin olabildi?
husus 5: nasıl oldu da tüm bunlar ben evde yalnızken başıma geldi? normal şartlarda evde yalnız kalmam çok ender rastlanan bir durumdur.
husus 6:nasıl oldu da doğrudan üzerilerine düştüğüm diz kapaklarımda sadece adi morluklar oluştu ve hiçbirisi kırılayım kopayım demediler?



olaydan on beş dakika sonra;


kendime geldiğimde, bir dizimde buzluktan aldığım içi bezelye dolu torba ile diğer dizimde annemin yaptığı mantının torbası, elimde hala o sürahi, ayağımdan her nasılsa çıkmamış olan terliklerim, gözümde gözlüğüm ve kafamda milyon tane soru vardı. emin olun insanların ve özellikle yalnız yaşayan insanların birçoğu bu şekilde düşmeler sebebiyle hayatlarını bile kaybetmektedirler, ki kafamı kapı pervazına çarpmak, gözlüğüm kırılıp bi tarafıma girmesi, sürahinin tam da surat hizamda parçalanıp...neyse artık şekillerinde benim de maruz kalabileceğim bir durum söz konusuydu. hani "kurban nedir ve ne zaman kesilir?" diye soracak olursanız, aha tam da o zamanda diye cevap verebilirim.

bir süre dizlerimde buz torbaları kafam iki elimin arasında değişik duygulara karıştım. ölümün ne kadar yakın olduğunu, hayatın ne kadar kısa olduğunu, her ne olursa olsun insanın yalnız olduğunu vb. ontolojik sorgulamalara girmiş bulundum. nefesim düzeldiğinde ise bir bardak su aldım ve o bardağı bitirene kadar hiçbir şey düşünmedim. kafamı boşaltıp durum muhakemesine geçtim. sonuç şuydu;


şükür, şükür, şükür! binlerce şükrolsun!





önemli not: yazarken ellerim titredi.





devamını gör...
iş güç yüzünden çok giremediğim bu sözlüğü seviyorum. birkaç yazarı yakından takip ediyorum. bazen tartışmalara denk geldiğimde benzer tanımların ısrarla gündemde dönmesi can sıkıcı olsa da küfür ve hakaret olmadığından gülüp geçebiliyorum.
devamını gör...
şu an farkına vardığım bir itirafım daha olacak;yazarları tanımak eğlenceli bir durummuş. keşke işler böyle yoğun olmasa da daha sık girsem. herşey nasip.
devamını gör...
futbolla ilgilenen, hele de holiganlık yapan kızlardan tiksiniyorum ya. öyle böyle değil ama ağır tiksiniyorum. gözümde eli tespihli, döşü kıllı, kundurasının arkasından beyaz çorabı görünen şükrü abiye dönüveriyorlar. galatasaray mı ne şampiyon olmuş ya, pörtlediler yine. yine işkence.

bunu söylediğim için linç edilicem biliyorum. ama hiçbir yerde söyleyemiyorum. içimde kalmasın. teşekkürler.
devamını gör...
menemenin yumurtasını kapta çırparken kekik ve kırmızı pul biber atarım. menemen pişince rendelenmiş kaşarı üzerine serperim. ben gazeteyi serip sofrayı kurana kadar kaşar erimiş olur. kaçak ve çaykur karışımı çayımı da kupaya döker sonra kurulurum sofranın başına.
devamını gör...
ben trip atarken iyi de bu iş karşılıklı olunca çok sarmıyomuş. tecrübe ettim.
devamını gör...
itiraf ediyorum.
kendimi çok değersiz hissediyorum.
aslında depresyondayım.
devamını gör...
altıncı sınıftayken sınıftaki bir çocuğa o kadar gıcık oluyordum ki msn adresini bir hacklemiştim. *
kendimi çok havalı hissetmiştim bunu yaparken fakat yaptığım şey sadece şifre değiştirmek için karşıma gelen alternatif soruya doğru cevabı yazmaktı. en yakın arkadaşını soruyordu ya glfdjglkdf. bir süre sonra geri vermiştim msn'ini ama.
devamını gör...
sabahın 03:30'un da kalktım sözlük..temiz bir hava almak için klasik olarak ilk balkona çıktım..ve karşı apartmanın balkonunda öğrencilerin çay sigara olayını gördüm..final sınavlarına hazırlanıyorlar sanirsam..ulan ne rahatladım ne rahatladım..bense nba doğu finali maçı izlemeye kalkmisim...

kısaca mutluluk detaylarda gizlidir arkadaş..hayat insana mutluluk vermez,sen hayattaki mutlu anların farkına varmalisin.

bu arada cleveland takımı da finalde atlanta'yi buldozer gibi ezdi..
devamını gör...
fakir ve bi o kadar usutucu günlere devam. hayat bazen hiç bitmeyen bir aralik gibi.
çile bülbülüm allaaaaah!
devamını gör...
ing. kursundan tanıştığım bir arkadasım vardı. ateist, komünist ve aslen nusayri olduğunu öğrendiğimde çoktan samimi olmuştuk. bir gün kahve içelim dedi. yine aynı kurstan tanıdığımız bir arkadasımla beraber yaklaşık 3 saat sohbet ettik. beğenmediğimiz devletleri yıktık, dünyayı kurtardık, her yere inanç özgürlüğü, eşitlik, hürriyet getirdik. sonunda ateist arkadaş bana "siz ilahiyatcilarla her konu konuşulabiliyor" dediğinde kendime geldim sanırım. bu bir hakaret miydi, iltifat mı?
devamını gör...
tarikarlar konusunda hiçbir şey bilmiyorum. ailem ve yetiştiğim çevre dini meseleleri bir cemaat ya da tarikatın içinde olarak öğrenmekten ziyade kuran ı kerim , tefsir ve hadis kitapları ile öğrenmeyi tercih eden bir yapıdaydı. kimselere yakınlık hissetmedim bu yüzden. bizimkilere çevreden sürekli baskı olurdu bize gelmezseniz dininiz eksik kalır derlerdi ama sallamazdı bizimkiler pek.

şimdi bakıyorum herkes birbirini din sömürmekle suçluyor karşılıklı tekfirler hat safhada.

cahil cahil olmaz diye ilgili başlıklara göz atıyorum, kendimi bir gavsın yanlışlarını döküp dini temellere eleştiren e + verirken buluyorum. bi karşı cevabını benzer şekilde + verirken buluyorum. arkadaş kafam bi dünya oldu. tüm hevesim söndü yine. karar verilsin lütfen.
devamını gör...
sana karşı çok dürüst olucam sözlük özlemedim la seni bu sefer.eskiden bi' hasret olurdu içimde giremeyince ama yerin mi doldu nedir çözemedim,umrunda mı bilemiyorum tabi. yoksa ünlü düşünürün dediği gibi :'giden gitmiştir gittiği gün bitmiştir ben gideni değil giden beni kaybetmiştir' mı diyorsun içinden.* *
uyarı:bu tanımda yazılan her şey ironi barındırır.
devamını gör...
rüyamda insan gibi nefes alan evler gördüm. sonra biri nefesi çok derin alıp patladı. acaba böyle manyakça rüyaları herkes görüyor mu merak ediyorum.
devamını gör...
bazı insanlardaki anlamsız, gereksiz öz güvenin kaynağını hiçbir zaman anlayamayacağım galiba sözlük.. o öz güvene değer bir vasfı olmadığı halde nereden geliyor o kendinden eminlik, o öz güven sanılan "kibir", her şeyden anlarım tavırları, o rahatlık, hayatı çözdüm ben halleri falan hı? ama şu var ki, o kişi benim "anlamsız" bulduğum öz güveniyle bir şekilde hayatı yaşıyorken, hem de kendince dolu dolu yaşıyorken, ben ise oturduğum yerde çakılıp kalmış, izliyorum sadece.. ve bu devamlı tereddütlü, kompleksli, kendimden hiçbir zaman emin olamama, karasız hallerimle kendi kendimi yiyip bitiriyorum sürekli.. ve günler geçiyor, haftalar, aylar, yıllar geçiyor ve ben sadece izliyorum.. hiçbir şey yapamadan sadece izliyorum.. sanırım ezik geldim, hep ezik kalacağım ve ezik olarak gideceğim..
devamını gör...
kalkıyorum, üstümü başımı silkeliyorum, iki üç adım atıyorum ki gene takılıp düşüyorum o cümleye; "bir insan daha ne desin ki?". zor cümle, çok.

devamını gör...
itiraf etmek, anlatmak kanımaacı verir sözlük ne siz sorun ne ben anlatayım. baba karpuz kelek çıktı ne yapacaz şimdi.
devamını gör...
iş bu tanımın 5000. tanımım olduğu itirafımdır.
devamını gör...
bunca yıllık ömrümde sanırım bugün ilk kez babam ile tokalaştım ve yanak tokuşturdum.

hakikaten garip bir şeymiş.
devamını gör...
neredeyse her ortamda yaşadığım sıkıntı, hayatımın özeti...
o demeyelimde sadece onlar da dahildir. herkesi kendim gibi zannetmekten vazgeçsem belki çok güzel olur...


devamını gör...
finallerim bitti.her bir sınava o kadar çalışmadan girdim ki,hepsinden geçersem kendimi hiç çekinmeden finans dahisi ilan edeceğim.
devamını gör...
başka derslerin sınavlarında gözetmenlik yaparken de tıpkı kendi sınavlarımda yaptığım gibi kopyalara hep destek tam destek veriyorum, neden derseniz ben her gün bu eğitim sisteminin içine tükürüyorum (gökdelenlerden).
devamını gör...
şimdi spor ekranına bakarken ve başlıkları açarken farkettim de izlemekten en çok keyif aldığım üç takımda ülkelerinde final maçlarına çıkıyorlar bugün....

dortmund,arsenal ve barcelona....üç maçın saatleri de izlemeye oldukça müsait...üzerine birde fenerbahçe ülker pınar karşıyaka maçını ekle..

şimdiden muhteşem bir akşam beni bekliyor sözlük...nasıl mutlu oldum bilemezsin...
devamını gör...
bu entry i sıf aktif yazar statüsüne geçebilmek için yazıyorum. itiraf sayılır dimi, bence sayılır.
devamını gör...
bu entiriyi sırf evlatlıktan reddedildiğim için yazıyorum, annem reddetti babam henüz böyle bir belirti göstermedi, yarım çocuk muyum?
devamını gör...
yaşadıkça sevaplarım değilde günahlarım daha çok artıyor sanki. bu günlerde genç ölüm güzeldir diye düşünmeye başladım. en güzeli hayırlı ölüm onu biliyoruz da sanki genç ölüm de hayırlı ölümmüş gibi gelmeye başladı.
devamını gör...
efkar, dert bastığında çay içerim ama canım yandığında bulabilirsem hemen bi duble oralet içiyorum. acıyı tatlı olan bastırıyor çünkü.
devamını gör...
önceden wifi arada bir giderdi, şimdi arada bir geliyor. finaller de başladı. yetenek sınavı da yakınlaştı. tüm bunların içinde tek depresyon sebebim sözlüğe girememek. ay bayılazaam
devamını gör...
bugün seçim propagandalarını izlerken ülkede yürek yemiş insan sayısının arttığına şahit oldum.şu ülkenin başına geçmeye çok mu meraklılar * yoksa sadece heyecan olsun diye mi giriyorlar seçime henüz çözmüş değilim.
devamını gör...
bugün sabaha karşı üç tane tematik girip sözlüğün donmasına sebep olan bendim.
bugün öğleden sonra üç tane tematik girip sözlüğün gene donmasına sebep olan da gene bendim.
lakin nasıl yaptım, ne ben, ne moderasyon, ne monark, ne de yazılımcı anlamadı.
ama ben onu uyarmıştım: ( #1638249 )
bir de radyo lobisi dün gece konuştuklarımızı inşallah unutmuştur. *
devamını gör...
lise fiziğinden nefret ediyorum. ama ben bir fen bilgisi öğretmeni adayıyım, utanıyorum.
devamını gör...
solda çok sevdiğim bişi çıktı Allahım nasıl açtım hemen okudum çok hoş harika falan sonra bi baktım x kişisi. elim böğrümde kaldı mı desem, dağın zirvesine çıkıp berbat bi manzara görmüş gibi oldum mu desem ne desem bilemiyorum.. baktım baktım oy kullanmadan çıktım o sayfadan. he başkası olsa artısını da veriri fav a da atardım o ayrı. şimdi diyeceğiniz tia ,bu etik mi yazara göre mi oy veriyon? ben de diyecem ki etik olsa itiraf başlığında işim ne öyle işte. o değil ondan önce oraya ben nasıl tanım girmedim.. sinir bozucu! *

eksici kardeşim: oy vermedim dedim. yani eksi de vermedim sen gibi. çok hoş ,şahane.!
devamını gör...
hayatımın bir döneminde fakülte itiraf sayfası fenomeni olduğum doğrudur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar