bir gece yarısı acıkmayı, bir de sözlükte nick altı cancişliğini sevmiyorum.
devamını gör...
steakhouse başlığını burger kingin hamburgeriyle ilgili bir mevzu zannedip girdim meğer sozlukte bir yazarmış.
devamını gör...
yarın gideceğim ortodonti bütünden 96 almam gerekiyor ve konuları bitiremedim. sanırım kaldım. belki sınava girmem bile.
devamını gör...
trt başlığına 3 entry girilmiş. parantezi fark etmedim, gece gece sandım ki trt 3 ün başlığı, şaşkın şaşkın bir şeyler yazdım. tam gönder e basıcam o an ayıldım.
karizmam bozulmasın diye anında direksiyonu toparladım, gaza basıp ordan uzaklaştım ne durcam.
devamını gör...
selamun aleykum
ıtiraf başlığı altında veda etmiştim.
ıtiraf başlığın altında hosbuldum diyeyim.
sözlükcüm artık 21 yaşındayım. buraya veda ettiğimden 20 kilo azım.
ne görünüşüm eskisi gibi ne de ben.
buralardan gittikten sonra çok daha mutlu bi insan oldum. şükürler olsun ki hayatımda herşey güzel gitti. yüklerimden) kurtuldum.
Allah sabredenlerle beraber.
Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır.

devamını gör...
bu şehirlerarası otobüslerdeki filmleri seçen bir komisyon olduğunu düşünüyorum. nerede işe yaramaz, nerede beş para etmez film varsa insanlara izletip, işkence çektirmekten keyif alan bir komisyon.
devamını gör...
anne dediğin kızını över değil mi..? bizimki oyle değil.. olur olmadık yerde "yağmur mu yok ya kek bile yapamıyor" gibisinden şeyler söylüyor.. tamam kek yapamıyorum o ayrı.. ama arkadaş her yerde kötülemek olur mu..?
dün de kötülemeyi geçti; takılmak için birini "sen bu kızın arkasından aglayacaksin" bir de dedi.. soğukkanlılıkla. -görev- diye cevap verdi..
sonra vay efendim anne ve kızlar neden anlaşamaz..
gizlar hep destek tam destek size..
devamını gör...
düz adam sami olmaya karar verdim.
kim değer veriyorsa başım üstüne öteki türlerle muhabbet, selam bitmiştir.
yeter ettiniz...

devamını gör...
16 eylul 2013, dogum gunumden iki gun sonra. inonu stadinin yikilma zamanlari tam. 2-3 hafta once de hayatimda asik oldugum tek insanla, sevdicegimle bir daha kavusmamak uzere ayrilmisiz.

en cok baglandigim dizi leyla ile mecnun yayindan kaldirilmis. veda konseri var kucukciftlik park'ta. orasi da inonu'ye cok yakin yurume mesafesi olarak 10 dakika falan uzakliktadir. dizi yayindan kaldirildiginda inanilmaz uzuldum, cok butunlesmistim. o yaz bitirmistim zaten ilk 3 sezonu. dedim ben bu konsere gidicem oyle veya boyle. tum arkadaslarimin bir isi cikti, kimse gelmedi tek basima gittim. terkedilmis bir insan olarak o gun yalnizligi dibine kadar hissettim. ismail abi el salladi falan. konser bitti gece, disariya ciktim yururken donup baktim, sag tarafa besiktas'imin evine. yikilmis, parcalanmis, kamyonlar dolasiyor icinde. oturdum stadin karsisina. konserden cikan insanlar esiyle,dostuyla gecip gidiyor onumden. ben kamyonlari izliyorum. beynimde "sen benim her gece efkarim" ile "yoklugunda" birbirine karismis sekilde calip duruyor. belestepe yikilmis, leyla ile mecnun bitmis, sevdigim gitmis. insanlar onumden gecmeye devam ediyor. hayatimda ilk defa sigara icmek istedim o an nedense. o an bir sigara uzatsaydi birisi tereddutsuz icerdim. besiktas, leyla ile mecnun ve sevdigim ile ilgili tum anilar kesik kesik gozumun onunden geciyor. keske bir sigaram olsaydi ya da cekinmeseydim isteseydim birisinden.
devamını gör...
her sey basari duygusundan kaynaklaniyor sanirim.
icerisinde ilgi, sevgi var sandigim tum iliskilerim fethetmek duygusu uzerine kuruluymus.
devamını gör...
bir anadolu takımı ile bir istanbul takımının maçında, istanbul takımı gol atınca "goooooooool" diye bağırırken anadolu takımını gol atınca "gool" diyen spikerlere ayar oluyorum.
devamını gör...
bugün memura zaten yaptığı için para aldığı işi yaptırtmak için çay sözü verme dersi aldım.

boşa okuduğumu ve bizden bir halt olmayacağını düşünmeye başladım.


ben anlayamıyorum ya gerçekten anlayamıyorum insanları.

çok öfkeliyim.
devamını gör...
yalnız çalışmayı seviyorum. yalnız kalmayı da seviyorum. tek başıma emek vermeyi de... şu devreyi ucuza alabilirsek, yapıp yapıp satacağız. ahşaptan kaporta da yapacağım. ne malum belki yeni apple biz oluruz. hayaller silikon vadisi hayatlar tellioğullarındaki küçük enişte.
devamını gör...
biz buyukler cogu zaman ne kadar da şükürsüz oluyoruz. hep daha fazlasi, hep daha fazlasini istiyoruz. belki ihtiyacimiz var evet ama ne ara mutlu olacagiz peki? ıhtiyaclarimiz bittiginde mi. hayir, hayir. bu hic bitmeyecek ki. aralarda ne kadar mutlu olursak o kadar iyi. cocuklari ornek almak lazim. bilincsizce yapsalar da en ufak seylerden mutlu oluyorlar. varsin bilincsiz olsunlar. hepsinin bilincsizliklerinden öperim ben onlarin. cogu seyin farkinda olamamak dünyanin en güzel seyiymis yeni anliyorum.
devamını gör...
her sahnesini özümseyerek bildiğimpride and prejudice filminin bir kaç saattir soundtrackını dinliyorum. hangi ezginin hangi sahnede geçtiğini çok net hatırlıyorum, müzikleri dinleyerek filmi bir kaç kez tekrar izlemiş kadar oldum. bu filmin kitap haricinde başarıya ulaşmasının bir nedeni de kesinlikle müzikleridir.

devamını gör...
daha sabah öğrendim bu sene evim okula birazcık uzak olacakmış sözlük.sabahları yürümek güzel olur ama öğlen sıcağında dönerken yollarda bayılmam inşallah. geçen sene ne güzel ev ile okul arası 30 saniyeydi. rahata alışmıştım bu sene tabana kuvvet.
devamını gör...
ıki gündür acayip rahat uyuyorum. kafam da rahat üstelik. sözlük üzerinden tanıştığım arkadaşlarımın evinde kalmayı hobi haline getirdim sanırım.*
evde olmadığım zamanlar dünya güzel bir yermiş gibi hissediyorum. şirazem kayabiliyor imtihanlarımı unuttuğumda. rahatlığa çok alışmamak lazım aslında. dünya güzel bir yer değil çünkü. sürekli mutluluğun peşinden koşsam da dünyada her şeyin güzel olamayacağını, imtihan için gönderildiğimizi biliyorum. yine de bazen isyana çok yaklaşınca tebdili mekan eylemeli insan. isyana alışınca dil, kalp karardıkça kararıyor çünkü. farkında olmadan savurduğumuz "of!"lar, zaman içinde "neden ben!"lere dönüyor. halbuki neden sen olmayasın? imtihan için gönderildik zaten, deli gibi mutlu olmak vaad edilmedi ki hiçbirimize...
ama mutlu olabiliriz! imtihan her zaman olacak evet, ama zorluklardan mutluluklar çıkarmalıyız. mutlu olmak zorundayız. bir insanın tebessümünden, bir kedinin bacaklarına dolanmasından, güneşin doğuşundan, yaprağın yeşilinden, yağmurun sesinden, bir şarkının nakaratından küçük mutluluklar çıkarmalı insan... hayal kurmalı. birilerinin sandığı kadar acı verici değil hayal kurmak. kendini kaptırmadığın ve insanlara büyük görevler yüklemediğin müddetçe hayallerinde, kırılmak zorunda değilsin. hayallerinin merkezi sen olursan, insanları esas yapmaz sadece figüran olarak kullanırsan hayallerinde, kırılmak zorunda değilsin. sınırlarını bildiğin müddetçe hayaller mutlu eder.
değer vermek zorunda insan mesela, silip atamaz dünyayı. insanlara değer vermek zorunda. bitkilere, hayvanlara, eşyalara değer vermeli. ne diyordu nazım başeğmez, "sevmeyi bir direniş biçimi haline getirmek zorundayız! her yerde, her şeye rağmen, her koşulda sevmeliyiz! severek direnmeliyiz!"
severek direnmeliyiz. hayal kurabiliriz severken de. ben evinde kaldığım bu fincanı seviyorum mesela. hayallerimiz de var. mutluyuz. imtihanlı günler de gelecek elbet, ama omuzlarımız geniş. karşılarız evelallah...

itiraf; düne kadar mutlu olmaktan korkan bir zavallıydım sözlük. mutlu olunca dünya batacak sanırdım. öyle değilmiş. kahrolsun melankoli!
devamını gör...
bugün hiç çalışmadım.. hepsini öğleden sonraya erteledim mümkün değil bitiremeyeceğim. tek sorumlu internetse tek sorumsuz ben miyim ?
devamını gör...
hayat boyu uykumu alamamaktan çok korkuyorum.
devamını gör...
şu an nick altıma "gömülmüştür" yazabilirim, harbi öyle yoruldum ki bugün. birazdan çıkarım galiba. bi de otobos bekle. benim ne zman bir arabam olacak. ucuza tüplü araba alınır. eski alamancı mersedeslerinden ucuza alınır. halı kilim çarşaf kenarı ...
devamını gör...
ayh sözlükcüm instagramdan bi tane ferace diktiricem ama diktireceğim kadına baygınlık geçirttim. şöyle mi olsa böyle mi olsa problem olmaz dimi felan diye kadını delrittim heralde. kadın internetini kapattı.
devamını gör...
ayh sözlükcüm instagramdan bi tane ferace diktiricem ama diktireceğim kadına baygınlık geçirttim. şöyle mi olsa böyle mi olsa problem olmaz dimi felan diye kadını delrittim heralde. kadın internetini kapattı.
devamını gör...
ıtiraf demişiz ama karalama defteri olarak da kullanabilirim sanırım burayı. bence kullanabilirim. zaten tematikteyiz, kim görecek, kim bilecek, bilseler görseler ne olacak?
bugün derviche abiye kek gönderecektim, tatlı sevmiyormuş çok fazla. ne kısmetsiz adam, poğaçalarımdan da yiyememişti... henüz tanışamadık, ama ekmeğini yemişliğim var. lugaviyi de çok seviyorum. Allah'a emanet olsunlar ailecek.
devamını gör...
dolar 2,94 olmuş. cüzdanımdaki 1 doları bozdurma vakti geldi sözlük! ama hangi cüzdanımın hangi gözünde olduğunu bile hatırlamıyorum. hazırlıksız yakalandım. bilidim böyle olacağını..
devamını gör...
http://itiraf.com tematiğe gelmiş. hoşgelmiş.

sevgili reuwenitiraf.. acayip halsizim, uyusam üç gün uyanmayacakmışım gibi hissediyorum.. günlerdir mesajlarına cevap vermediğim insanlar ve bunun yüzünden dilemem gereken özürler var. bilerek cevapsız bırakmadım, hep aklımdaydılar o ayrı. özür dileyebilmek güzel bir şey sözlük. özür dilemekten gocunmuyorum. hatalıysam özür dilerim ben. hatta bugün kırıldığım birinden özür dilemeyi düşündüm. ben onu kıracak bir şey yaptım mı bilmiyorum, ama o beni kırdığına göre hakedecek bir şey yapmış olabilirim diye düşündüm. sonra vazgeçtim. çünkü kırgınım. diyalog kurmak istemiyorum. beni anlamasını beklemiyorum. anlayacağını sanmıştım, anlamadı. anlaşılmamak ne kötü. sandığı gibi aklım bir karış havada değil, on üç yaşında değilim ve her şeyin farkındayım. yeri geldiğinde ondan daha olgun davranabilirim. büyük acılarım oldu benim de, el üstünde büyümedim. düştüğümde elimden tutup kaldırılmadım, süründüğüm çok oldu. ama şimdi melankoli değil en yakın arkadaşım, bir süre önce aramız bozuldu. umursamaz bir çocuk gibi davranışım mutlu olmak ve mutlu etmek için. yoksa ben de biliyorum dünyanın beş para etmez bir yer olduğunu. merak etmesin.

ne demiş kenan,
"hayal kahramanım dün öldü, süpermen yokmuş."
devamını gör...
ne zaman geçmişe dair bir kalıntı görsem kendimden tiksiniyorum sözlük. ben geçmişimi burdum çöpe attım. bunu karıştırmak doğru değil. bilmiyorum, eskiden farklı bir adamdım. farklı adamları okur farklı adamları farklı bir şey sanardım. bilmiyorum ya. bugün eleştirdiğim adamların ta kendisiydim aslında. Allah affetsin ne yapalım. ergenlik işte. ama bugün o yanlışlara takılırsa insan, yarını yaşayamaz. çok yanlış..
devamını gör...
bugün aslı'yla görüştüm sözlük. lisedeki en yakın arkadaşlarımdan biriydi aslı. okul şenliklerinde konserlere birlikte çıktığımız, vazgeç gönül'de gitar çalan, çaldığı gitara kurban olduğum canım arkadaşım. ortalama iki sene olmuştu görüşmeyeli. ama sanki daha geçen hafta görüşmüşüz gibiydi. hiç aramız açılmamış, hep yan yanaymışız gibi.. minik solistim derdi bana, hala öyle diyor. evine gittim, annesi ve kardeşiyle ilk defa oturduk sohbet ettik. sanki senelerdir selma teyzemmiş gibi samimiydi annesi. gamze sanki uzun zamandır beni tanıyormuş gibiydi. bayılıyorum böyle insanlara. yanında dilediğince gülüp eğlenebildiğin, kahkahalarınla neşe bulan, samimi...
patates salatası, peynirli poğaça, kek.. basit bir sofrada bile olsan sevdiğin insanlar yanındayken dünyanın en lezzetli yiyecekleri oluveriyor önündekiler. çay sevmeyen ben çaya dayandım. sohbet derinleştikçe yiyip içtik, canımıza can kattık.
sorması ayıptır, dedi selma teyze, "yok mu senin görüştüğün kimse?" gülümsedim, josèphe geldi aklıma. yok, dedim. "lise ne güzeldi değil mi aslı?" konu dağıldı..
uzun uzun yad ettik geçmişi. güldüğümüzü, ağladığımızı her şeyi serdik masaya. dolu dolu geçen günleri andık, dağıldık. eski birkaç fotoğraf buldum telefonumdan, gözbebeklerimiz büyüdü görünce. ne güzeldik dedim, yine böyle olsak.
trabzon'a gel dedi aslı. uçak biletini şimdiden alırsan çok ucuza geliyor. olur dedim, çok güzel olur. hem de ne güzel olur!
sonra şarkı söyledik saatlerce. o çaldı ben söyledim. o çaldı birlikte söyledik. öyle çok eğlendik ki üstelik! konferans salonunda avaz avaz vazgeç gönül diye bağırdığımız günlere çok uzak olduğumuz halde çok da uzak değilmişiz gibi hissettik. ne iyi ettik görüşmekle, şükür binlerce kez.
benim dostlarım varmış sözlük, hala az da olsa dostum varmış. yüzünü görünce kanımın yenilendiği, gözbebeklerimin kalplendiği, kendimi kendim gibi hissettiğim insanlar varmış. aslı iyi ki varmış mesela. öyle çok birlikteymişiz ki, geçmiş sandığı açılınca anladım. ben aslı'ya ağlamışım, o bana gülmüş. canmışız da unutmuşuz, ne güzel tazelendik...

düne kadar mutlu olmaktan korkan bir zavallıydım ben sözlük. mutlu olunca dünya batacakmış sanırdım. öyle olmuyormuş... var olsun mutluluk! kahrolsun melankoli!
devamını gör...
sözlük ben var ya burada böyle aydın kişiliğimle(!) entel entel(!) tanım girerken, yeni öğrendiğim şeylerle ufkumu genişletirken arka fonda 33 dakika süren kürtçe halay dinliyorum. bu nasıl bir ruh halidir ya ümmet-i muhammed!

demek ki burada ölüyorum yazıp evde lahmacunla halay çekiyor da olabilirim.
devamını gör...
sevgili sözlük; bu gördüğün yazar var ya burada böyle aydın kişiliğiyle(!) entel entel(!) tanım girerken, yeni öğrendiği şeylerle ufkunu genişletmeye çalışırken arka fonda 33 dakikalık aşırı hızlı kürtçe halay dinliyor. bu nasıl bir ruh halidir ya ümmet-i muhammed!

demek ki burada ölüyorum yetişin yazıp evde lahmacunla halay çekiyor da olabilirim.

devamını gör...
gizli gizli sana koştuğumu sanıyorum başlık. halbuki farkındalar, takip ediliyoruz biliyorum. ama sanki sözlük koca bir kütüphane de sen anahtarı yalnızca bende olan gizli bir odasın. değilsin biliyorum, ama seçtiğin tüm kelimelerin başkaları tarafından okunması, senin yüklediğin anlamların anlaşılmaması, ehh ne saçmalamış yine bu denmesi çok acı. belki de değil, belki de önemsiz.. ama ben seni bir süre gizli mabedimmişcesine sevebilirim. sonra ayrılmamız gerekecek gibi hissediyorum. sanki aramıza birileri girecek. ama sanırım en azından şimdilik sana ihtiyacım var. hayalsiz kaldım çünkü. süpermen diye bişey yokmuş. hayal kahramanım öldü. o yüzden kütüphanenin gizli odasının anahtarı kaybolana kadar burada saklanmalıyım. kilidi kırarlarsa eğer, tanışmıyoruz tamam mı? deliydi dersin. ağlama duvarı arıyordu, beni buldu dersin. bi süre idare et. ben kimsede çok kalamam zaten, senden de giderim yakında.
devamını gör...
süpermen umrumda değil. 7 saattir su bile içmedim. açlıktan uyuyamıyor olabilir miyim sözlük? gerçi ne 24 saatler gördük değil mi aç biilaç.. ölmedik. ölmeyiz.
yemek yemeyi çok seviyorum, ama yalnız başıma değil. bir gün tabağımdakilerin çeyreğini seninle paylaşacağım yahut tabağındakilerin çeyreğini otlanacağım rub. bunun için bir miktar beklemem ve uyumam gerekiyor. biraz da yemek yemem, ölmemek için. sonra belki kokoreç yeriz, yine acı biber koymuşlar kahretsin! der kendi çeyreğimi sana veririm belki. ne yani hayal kuruyoruz diye portakallı pekin ördeği yada sushi mi isteseydim?
normal bir insandan farkım yok. ütopyam sanıldığı kadar geniş değil. ne bu ikna çabası üstelik! kendine gel reu! kimin ne düşündüğü çok umrunda olsa yukarıdakileri yazmazdın! kimi kandırıyorsun?
neyse. döner olsaydı yerdik. beyrut'a falan gitmeye takatim yok da taksimdeki dönerciye gider miyiz? şimdi beyrutludan bahsediyorum sanacaklar. alakası yok. üç senelik geçmişi var benim beyrut hikayemin. bütün yazılarımı beyruta kadar koşalım mı? diye bitirirdim bir dönem. neyse. beyrut da umrumda değil. döner istiyorum...
devamını gör...
ötenazi hakkımı kullandım sözlük...

son sözümü söyleyeyim sözlükte ölmeden önce....

sen dinlerine uymadıkça, ne yahudiler ve ne de hıristiyanlar asla senden razı olmazlar.bakara-120...meselenin özü...

tüm dünya müslümanlarının yaşadıkları yerlere bakarsanız hep bir zulüm görürsünüz..

islam olduğu müddetçe cumhuriyet,özgürlük,kapitalizm,emperyalizm,kominizm,milliyetçilik vb. tüm yönetim şekillerini veya ideolojileri zerk edemeyeceklerdir..ölürüz de Allah demekten vazgeçmediğimiz için dertliler....

hakkınızı helal edin..

şanzıman dışında herkese hakkım varsa helal olsun..selametle..

hayırlı cumalar..
devamını gör...
günaydın sözlük. iyi hissetmiyorum. aşağılık kompleksi biraz sanırım. sözlüğü bırakasım geldi yine. bugün pek uğrayasım yok..
devamını gör...
bir şarkı vardı farsça, kadın şarkı söylüyor adam akordiyon çalıyor. çıldıracağım adı neydi dinlemek istiyorum bulamadım. ihl sözlük e eklemiştim bundan yıllar önce. ama gitmiş, kapı çalınmış ama kimse yok önünde, belki bir yabancılık belki bir rüzgar çalmış, dağ çingenelerine ısmarlanan fallardan, bir daha bir haber alınamamış,bu yıl baharda menekşeler biile açmamış...
devamını gör...
masayla sütunun arasından geçemeyince öff bu duvarı kim ileri aldı dedim. soora güldüm. iyki varım. itiraf üjünjü jümle.
devamını gör...
bir de capslock açıp atarlanabilseydim şu başlığın altında benden keyiflisi olmazdı. benim çöplüğüm neticede. ayağınızı denk alın ulan! ah capslock bazen ne kadar çok seviyorum seni. neyse radyoda ş'aparız artık senle. burda mini mini yazıcaz napak.
devamını gör...
Allah affetsin ama kaç yıldır kendimi rahatlatan kararlar alıyordum. rahat etmiştim. bir arkadaşın tavsiyesini dinledim. mantıklı geldi ama dinlediğime pişman oldum. kendi bildiğinden başka bir doğru olmuyor bazen. seni nasıl biliyorlarsa bilsinler önemli değildir bazen. kendinden eminsen mesele çok rahat bir hal alıyor bazen. iyi niyet göstermekse büyük bir hata oluyor bazen. bazen mi ? bilemeyiz. ama olsun arkadaşım sayesinde bir şey daha öğrenmiş oldum. sağolsun.
devamını gör...
522b ile cumartesi sabahı.

oğuzhan koç dinleten otobüs yapmışlar sözlük. kusana kadar gülben ergenle düetini dinlicem. ders başlayalı yarım saat oldu. her zamanki gibi kahvaltı yapmadım. pako olsa kahvaltının önemini anlatmaya başlardı şimdi. söz verdiydik güya tereyağ bal yiyeceğimize her sabah. insanların seni düşünmesi güzel bişey. kendini değerli hissediyorsun.

bi dakkaaa. kahvaltı etmedim henüz ama edicem. mesajı alması gereken okuyorsa eğer, o urfayı yar etmem. asdfghjkl
belki rıhtımda bi çay. o da belki... *

kukla güzel bişey bu arada. belki kuklacı olur marjinaliteme marjinalite katarım sözlük! yaşasın bu kafalar!
devamını gör...
zorla getirildigim dugunde subway surfers filan oynuyorum. reva mi bu bana ya. ne isim var benim burdaa.
devamını gör...
insanlar normalde çocuğunun peşinden koşar yemek yedirmek için, ben eşimin peşinden koşuyorum. etsiz ve sağlıklı bir yemek varsa ona o yemeği yedirebilmek ordinaryus bir sabır göstermeyi gerektiriyor. demin üç kaşık mis gibi ezogelin çorbasını zor yedi, kırıcam ağzını bir gün o olcak.
devamını gör...
ergenliği aşamadığımı bir on yıl kadar sonra fark etmiş olmanın dayanılmaz ağırlığını yaşıyorum.

en düşük ihtimalle depresyondayım. bu ihtimal beni rahatlatıyor. daha ağır bir bunalım geçirmeden önceki sinir sistemim kendi kendini düzenlemeye çalışıyordur kim bilir. hayatımı düzene soktuğuna inandığım o gizli ele şükürler..

yani hayatım tam düzene girdi derken her şey birden tepetaklak oldu. her şeye sıfırdan başlamam gereken bir zor zaman daha geldi beni buldu. bu sefer eskilerden farklı olarak hayatla mücadele edecek gücüm yok şu sıralar. her şey olacağına varsın şeklinde bir yaklaşımı belirlediğimi iddia ediyorum ama bunun içerisinde biraz boş vermişlik, biraz bıkkınlık bolca da hayat kırıklığı var.

zamanı geçmişe sarmak istiyorum her yerin karlı olduğu bir aralık gününe saralım. hayattaki en büyük dertlerin pek de büyük dertler olmadığı eve gelince şirinlerin izlendiği bir çocukluk gününe saralım ya da. akşam kızartma koksun ev. illa ki bir şey eksik olsun sofrada. ya bir taze ekmek ya da içecek. ama samimiyet eksik olmasın.

ertesi sabah erkenden kalkılan ve çizgi film izlenen bir hafta sonu sabahı. cep telefonlarının henüz yeni kullanılmaya başlandığı yıllar gelmesin geri. ben o yıllara gideyim.. seçeneklerin bu kadar fazla olmadığı sözde değil özde minimalist yıllara. makarnanın daha masum olduğu fesleğen sosu yapmacıklığına bulanmadığı samimi yıllara gideyim.

bir şey koptu bende. şey, her şeyi birbirine bağlayan şey. artık parçalanmışlık her yanımı daha da sarmaya başladı. düşüncelerim de birbirinden bağımsızlığını ilan etti. birleşip bir federasyon kurmaktan uzaktalar şimdilik. boş vereyim diyorum da boş veremiyorum bir türlü. geride bırakamamak huyum var. inatçılık da var. o yüzden pes etmem durmam gereken yerde duramıyorum. sürekli sağa sola çarpan bir oyuncak araba gibiyim. tek farkım sağımda solumda yanıp sönen ışıklar yok ve ben genelde "oni oniii onii" diye ses çıkarmıyorum duvarlara çarparken.

çok acı ya. hayat çok garip cidden. insan olmak adına çaba göstermek gerekiyor. insanların bencillik üzerine yaşadıkları hayatları beni hayattan soğuttu sanırım. üç kuruşluk menfaat peşindeki gregor samsa'lar etrafındakileri böceklikle suçluyor. ve bunu utanmadan yapıyorlar ya ben olduğum yerde izleyebiliyorum sadece her şeyi.

ya da samimiyet sığına sığınan insanların genelde birden fazla yüzlü insanlar olduğunu fark etmem.. ya da başka başka şeyler ama hepsini yazacak halim yok. insan sonuçta çelişkili bir mahlukat üzerine çok kafa yormamak gerekiyor belki. bilemiyorum..

devamını gör...
uzun upuzuun bir konusma yapmam gerekiyor. ama ben bu gücü kendimde bulamiyorum. ciddi konularda konusmayi oldum olasi sevmedim. her seyin yoluna girecek oldugunu bilsem belki cekinmem. ama biliyorum ki basa saracagiz tekrar. hem de ben daha o konusmanin yorgunlugunu atlatamamisken.
devamını gör...
son zirvede nazara geldim sözlük. sandaletlerimin de suçu olabilir tabi ama nazara gelmiş olmak daha cazip geliyor sanırım. eve yeterince geç kalmış ve yağmura yakalanmış olmanın yanı sıra ayak bileğini de incitince insan nazar diyor ister istemez.
hayatımda ilk defa röntgen çektirdim bugün. ne basit aletmiş, ben daha komplike bişeyler bekliyodum. kırık ya da çıkık yok, incinmiş dedi doktor. umarım işinin ehlidir, ablama en son kırık yok bunda dediklerinin akabinde bir ay alçılı dolaştı kız.
kırık olsa duramam dicem ama dervişin başına gelenden sonra kırıkla da durulduğuna inanmış oldum..
son olarak sakatlığımı fırsata çevirmek namına kendimi, barış mançonun hal hal şarkısındaki seke seke çaydan geçen yavru ceylan ilan ediyorum! ancak böyle motive olurum sanırım...
devamını gör...
dünyayı keşke uzaylılar işgal etse. pencereye çıkıp abi buraya buraya ışın atın deyip koordinat versem, şunları şunları da aracinizin altından ışık saçıp göğe yükseltin desem.

bize mi dedin bilader dediklerinde de "ben demedim abiyy" deyip kacarak içeride battaniyenin altına saklansam.

negzel olur.

devamını gör...
tutamadik be sozluk. yine tutamadik. ahmet yeni olta aldi ona da gelmedi... cunup mu var aramizda bilmiyorum. yarin zarganaya gidecegiz. hirs yaptik.
devamını gör...
itiraf ediyorum. yıllarca bilmiyormuş gibi yaptığım şeyleri bilerek yaşadım. neden bilmiyormuş gibi yaptım diye soruyorum kendime. dört sebebi var. birincisi, bildiğimi ifade ettiğim şeyleri dikkate alan kimse olmadı. ikincisi, ben demiştimci birisi olmamak için. üçüncüsü, kibirlilikle suçlanmaktan korkmaktı. dördüncüsü de olumsuz şeyler için inşallah öyle değildir deyip gereksiz hüsn ü zan yapmak.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar