yaşımı yaklaşık 34 hissediyorum. ömrümün 10 yılı gitti sanki.
devamını gör...
dikkat ediyorum da, sıkıntım çok olduğunda bu siteye giriyorum. sonra solda gülecek bir şey bulamayıp çıkıyorum. çok daha seyrekleşti online olmalarım. ama güzel, bir zamanlar ki sözlük bağımlılığından eser yok. şu an tek sıkıntım, alman asıllı birinin ingilizce olarak yazdığı kitap. almanlar bizden iyi ingilizce konuşamıyor olabilirler ama ablamız kitap yazmış, her şeyi madde madde anlatmış. kitapta 400 madde var. anayasa mübarek. giriş gelişme sonuç hak getire. galiba buna sıkıldığım için şu an buradayım. öptüm, kip bye.
devamını gör...
evdeki parkelerin ufak bir bölümünü söküp altına çokonat neyin gizleyesim var. ne biçim hayat lan, hiç heyecan yok.!
devamını gör...
ya rabbi grip oldum diye doktora gidip ameliyat sonucuyla çıktım.
Allahım bişey mi ima ediyorsun ?
devamını gör...
bu ara çok yalan söylüyorum insanlara. kendime yalan söylediğimin farkındayım kendi içimde çelişki yaşıyorum galiba korkuyorum yaş gittikçe ilerliyor bu huyu davranışı terk etmem lazım. ama bunlar komik yalanlar bana öyle geliyor galiba insanların sanki doğruyu duyunca üzülüp korkacaklarını zannediyorum. onlara yalan söyleyince de uzaklaşıyorum onlardan git gide uzaklaşıyorum yalnızlığa gidiyorum.
devamını gör...
üzgün bir itiraf yapıcam size moda girin sonra aşağıları okuyun.

bir arkadaşım mutlu olamadığını söylemişti geçen yıl öyle deme demiştim mutlu ol her şeyin var teselli etmiştim kısaca kızı,sonra geçenlerde biri daha dedi bunu mutlu değilim diye ondan sonra düşünmeye başladım mutlu muyum diye ve evvet bende mutlu değilmişim her şeyim var şükür ama değilim Allah imtihan etmesin şu anki şeylerin yokluğuyla ama işte.

bu tanım günahlı bir tanım olabilir eğer öyleyse silerim sonra.
günahlı itirafsa mesajlıyın arkadaşlar ki silebileyim.
devamını gör...
*kaç artı aldığımı değil artıların kimlerden geldiğini önemsiyorum. yani önemsiyorum derken onların artılarını görünce şöyle bi oturduğum yerde doğrulup "heheheh" falan yapıyorum.
*kimlerin hangi tanımlara artı vereceğini çoğunlukla tutturuyorum.
*"artıya artı" yazarları! pisler! sizi hiç sevmiyorum. keşke sizin verdiğiniz artıları kaldırabilsem. siz artı martı vermeyin. eksi verin hatta. gözüm bari görmesin.
devamını gör...
üzerimdeki uyuşukluğu bertaraf edemiyorum başkan. üşenmek eyleminin ahval haline gelişiyle târumar olacağım. filikalar yetersiz başkan. aman üstümüz ıslanmasın.
devamını gör...
gelecekteki eşte istenilen özellikler başlığını gelecekteki işte istenilen özellikler diye okudum. tez vakitte olsun, helal para olsun... diye düşünüyorum. sanırım daha mezun olmadan taze işsiz sendromuna girdim. kendimi iyi hazırlamışım.

vay arkadaş vay vay vay.......
devamını gör...
bazı tanımlar oluyor, okuyorum, oyluyorum " bu tanıma zaten oy vermişsiniz" diyor, zaten bir oy verilmiş diyorum, o tanımı sahipleniyormuş gibi bir his oluyor. sonra geçiyor tabi.
devamını gör...
gözlüğümü evde unutmuşum sözlük. bugün ziyadesiyle asabi olacağımın ayak sesidir bu. şimdiden çok bakamıyorum ekrana başım dönüyor hemen. hayır kör filan değilim de pc ekranına gözlüksüz bakamıyorum gözlerim çok ağrıyor.

bi de sözlük, Allah herkese sabahın köründe rober hatemo dinleyecek kadar yaşama sevinci versin. ben sabahın bu saatinde kumarda evi arabayı kaybetmiş gibi oturuyorken yan masadaki arkadaş bangır bangır rober dinliyor. bu arapların bizim eski pop şarkılarımıza neden bu kadar ilgi duyduklarını çok merak ediyorum. abi git ümmü gülsüm dinle feyruz dinle ebu arab dinle rober hatemo ne yaa. rober'in tipi geliyo gözümün önüne. tööbe tööbe. ulan sözlük gülesim geldi.
devamını gör...
su içiyorum içiyorum ama susuzluğum dinmiyor. içimde filler mi yeşeriyor ne oluyor. yok mu bu sözlükte bi doktor ya da eczacı. veya hemşire. sağlik meslekli de olabilir. veya çiftçi de mi yoğ. hepiniz mi işsizsiniz be.
devamını gör...
'lanet olası ak parti simgesi' isimli videoyu izleyip izleyip her defasında aynı frekansta gülüyorum.
devamını gör...
otobüslerde ciğerim soldu. bıktım uzaklardan artık. ailemden ayrılmak istemiyorum artık. inşallah hayırlısıyla istanbula atanırim ya.
devamını gör...
bankanın önünden geçerken güvenliğin koşarak gelip yaka paça tutup "borcun var bize ödesene lan" der diye kafamı başka yöne çeviriyorum...
devamını gör...
yazar ve siler olmak üzere iki güçlü tarafım var benim. az önce güçlü bir arzuyla yazdıklarımı, az sonra güçlü bir sıkıntıyla silebilirim. gerçekten sıkıntılı bir durum ama böyle.

belki az sonra bu ileti de anlamsız ve gereksizlik savıyla silinebilir.
devamını gör...
yüzde 49 un gencinden yaşlısına kadar herkes bir atar içinde.
sussak sorun konuşsak sorun.olm eğlenirkenki pis üslubunuza dönseniz ya diyor insan içinden.
ha itirafımda bugün bir başlık altındaki bir yazarın tanımını okumadan eksiledim zira biliyorum ki bik bikliycek.
devamını gör...
o da öyle de yüz sene oldu okula gitmeyeliz. fakat sene çatamam. hepsi grekçe 3-5 meselena. neyse zaten vatan; yahut la gazzetta dello sport.

arthur cravan'a hürmetle... yakşamlær....
devamını gör...
itiraf başlığında günlük işlerini paylaşan yazarlara özel mesaj yoluyla sataşmak ve dahî argo cümleler kurmak istiyorum. neyse ben bi itiraf örneği gösterip arkadaşları aydınlatayım ve de örnek olayım. aynı tarz entrylerin girilmesi durumunda giren yazara şiddet uygulama hakkım da olur hem.

önce itiraf nedir sözlük tanımına bakalım:

başkalarınca bilinmesi sakıncalı görülen bir gerçeği saklamaktan vazgeçip açıklama, söyleme, bildirme.

reddedildiğim bir kız ya da bana kötülüğü dokunan kişileri yattığımda düşünüyorum. onları nasıl ezdiğimi ve eziklediğimi hayal ediyorum. kendimi değer verilmesi ve keşfedilmesi gereken bir insan olarak görüyorum. halbuki hiçbir halt değilim.
devamını gör...
dün bir turist bana yol sordu ve cevap ver(emey)ince anladım ki benim ingilizcem bitmiş. öyle bir konuştum ki, "burdan go go go, caminin ordan go, sonra kime sorsan go!" seviyesinde...
oldu mu şimdi ingilizce? ben seni çok sevmiştim sen neden bena böyle yaptın? iki yıl sürekli olarak kullanmadık diye hemen "ttlım kullanmıycaksan atıyorm bn bunları :s" triplerine girmişsin! senden başkasını gözüm gördü mü bunca yıl? halbuki ben 4 yaşında insanlara "fine thanks, and you?" diyormuşum. hiç olmadı bu yaptığın hiç...
sana git demeyeceğim ama Allah'ını seversen gitme ingilizce! yıllarımı verdim sana ben! of be, bu kadar kolay mıydı bırakıp gitmek...
devamını gör...
hayırsız değilim, sevdiğim insanlara değer vermiyor değilim; sadece kendimi affettirmeye yüzüm yok. geçerli bir mazeretim yok. olsa da anlatmaya mecalim yok. ama anlaşılmaya çok ihtiyacım var. ama kendimi anlatmadan nasıl anlaşılabilirim orası da ayrı kısır döngü. hayat zor.
devamını gör...
alışverişte kendimden geçiyorum, yarın gidip bi kromozom analizi yaptıracam. mahlas değişebilir.
devamını gör...
her gece kapanmaya karar verip her sabah vazgeçiyorum, vazgeçmediğim bir sabah ilk işim ferace almak olacak ama bakalım o sabah ne zaman?
devamını gör...
hep büyük bir adam olmaya çalıştım sözlük. sıradan biri olmayı hiç düşleyemedim. işin hakikati şuymuş meğer: herkes büyük adam olmayı istemekle sıradandır. fakat gene de bir trajedim var. don kişot sendromu yada güçsüzlüğün kabulü.
devamını gör...
huzur Allah ı anmakta, yaşam ise günahkar insanların arasında onlardan biri olmakta. bu bilgi ve yaşam çelişkisini hiç aşamadım.
devamını gör...
gençlikte bir ara yaşam sarhoşuydum. dünyayı daha kökten yaşamak için hristiyan olmayı, amerikalara gitmeyi kafamda yokluyordum. azeri genç bir misafir arkadaş vardı, babası rahmetli elçibey'in burokratlarındandı. çocuk milliyetçi ama sovyet sosyalist ahlakında yetişmiş. neyse, bu çocuğun kaldığı öğrenci evinde birisi öyle hristiyan olmuş. sürekli içki içip gitarla şarkı söylüyormuş. ankara batıkent 'te bir kiliseye takılırlarmış. papaz sürekli bunlara kilise'yi temizlettirirmiş. kısacası berbat, .oktan bir yaşam. tabi bunları sonradan öğreniyorum. iyiki paçayı kaptırmamıştık. fakat o dönemde sıkı dost olduğum arkadaş haç'ı boynuna geçirmişti. sadece hava için tabi. haç takınca dünyanın bu uzak köyünde süpermen oluyorsun ya! ben de sadece tek kulağa küpe takacaktım, ama cesaret edemedim bu denli yoldan çıkmaya.

bir iki sene sonra dine hızlı bir dönüş yapmıştım. bu defa bilgi amacıyla ilandan bedava bir incil istedim. uç sene boyunca incil kapıya geldi kargodan ama elime bir türlü geçmedi. sonra da umursamadım.
devamını gör...
aslında orta yerde hiç samimi konuşamam. hayatlarını olduğu gibi anlatanları hep kıskanmışımdır. popülerlik meselesi değil bu. zaten yaşanarak görülmüştür ki gölgede ve uzakta olduğun zaman da popüler olabilirsin, ama bundan senin haberin olmayabilir, o ayrı.

evet, içten konuşmak diyordum. ben yalnızca boş kağıtlara içten konuşabildim.

zaten bir okuyucu varsa, orada rol yapmak ta vardır.
devamını gör...
bir teleskop alıp, yıldızlara bakacaktım. hani?
belki böylesi daha iyi. çünkü bir sonraki adım muhtemelen çevredeki apartmanları kolaçan etmek olacaktı.
devamını gör...
sevgili arkadaşlar bir kitap çıkartmak istiyorum. yalnız kazanacaksa eğer bir müslümanın para kazanmasını isterim. kitabımı çıkarabileceğim müslüman olan bir yayınevi tavsiyesine ihtiyacım var.
devamını gör...
bundan 2 yıl önce bir kış günü tohum otizm vakfının önünde staj arası bişey atıştırırken "tarih istasyonu" adlı bir proje geldi aklıma.

urfa/göbeklitepe nin tanıtımı için kurmak istedim. sosyal medyada büyüyüp genişleyecekti. gençlerle beraber geziler, etkinlikler ve kampanyalar yapacaktım. hem bilimsel hem de edebi makaleler toplayacaktım. tiyatrolar, fikirler fikirler... önce sosyal medyada kalabalık olmamız lazımdı.

ama başaramadım. twitter ve facebook ta halen aktif ama 2 yıldır 1200 kişi harici kimsenin haberi yok. yine kaybettim.
devamını gör...
verdiğiniz oy ile tanım bir anda renkleniyor ya sihirli bir değnek gibi, ya da oylarla birçoğu renklenebiliyor. çok hoşuma gitmeye başladı. Allah ım ne gadan da güccük şeylerle mutlu olan bir insan oldum böyle.***

(bkz: yazarların oylama kriterleri)
devamını gör...
insanlar neden böyle sanal ortamlarda itiraf etme ihtiyacı hissediyorlar hiçbir zaman anlamıyorum.
devamını gör...
bakın ablanız bugün derste soruyu bildiği için 25 puan kazandı.
bakın ablanız bugün çocuklar gibi şen.
devamını gör...
bazen duymak istediklerimiz o kadar can yakıcı olurmuş ki.. önce fark edemezmiş insan; mutlu ettiğini zannedermiş.. sonra zamanla her şeyin farkına varırmış, o eksik parçalar bir bir otururmuş..
uyuşturucu gibi bir şeymiş kısacası.. mutlu eder ve aynı zamanda acı içinde süründürür..
devamını gör...
zeka gözlerden okunan bir şey sözlük. evet, sadece gözlerine bakmak bir insanın zekâsını ölçmeye yetiyor. ve ben bu zekası gözlerinden okunan adamları çok pis kıskanıyorum. bu insanlarla konuşurken kesinlikle rahat olamıyorum. sözlerimi seçerek konuşmam, hatta hiç konuşmamam ve her ân tetikte olmam gerekiyormuş gibi geliyor. çünkü ben sadece gözle zeka okuma işini yapabiliyorsam bu insanlar yakaladıkları bir mimikle bile bilinçaltı okuması yapabilirler. yapıyorlar, gözlerinden ne gördüklerini görüyorum. bu yüzden savunmasız ve "çıplak" hissediyorum kendimi. çünkü "makyaj" sökmez bu adamlara. sökmüyor da.. fakat işin en kötü tarafı bu durum beni celladına aşık insan pozisyonundan çıkarmaya yetmiyor.
devamını gör...
yatsı namazı için abdest alırken fonda bu şarkı çalıyordu.. neyse tupac yabancı sayılmaz!

devamını gör...
gece gece sırası değil ama yine karşıma çıktığı için yazayım dedim. hani şu nişan törenlerinde damat ve gelin adayının ellerine alıp "nişan hatırası, damat- gelin gözlüğü" gibi saçma sapan aksesulardan tiksiniyorum. ha birde düğünlerdeki dış çekimlerden. doğaya çıkıp abuk sabuk gelin damat fotosu vermezsen o düğün eksik mi kalıyor. kız triplerine soktu lan beni bu yeni adetler. bakın aynı fikirde olan mesaj ya da oy versin az sevineyim şu sıkıntılı zamanlarımda. ha son olarak "kaybeden ata" oynamayı çok seviyorum be sözlük. bunu da mallık olarak açıklayım da bir yerimiz şişmesin..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar