itiraf sayılır mı emin değilim ama...

her şeyin altında bir bilinçaltı sebebi aramak ne kadar doğru bilmiyorum. ama hissiyatımı paylaşayım. son yıllardaki siyasi hadiseler bizleri de birer taraf olmaya itti. yazarların dahi birbirine olan muhabbetlerini kırdı. zedeledi. farklı fikirler eskiden de vardı ancak bu fikirler "kılıç gibi keskin olarak birbiriyle kavga etmiyorlardı". beraberdiler. son zamanlarda bu tahammül sınırı da gitti. birbirimize kılınç çekemezdik lakin birbirimizi umursamamak da aslında birbirimize verdiğimiz birer ceza. misal benle alakalı olarak beni ve yazdıklarımı kalbinde bir noktaya oturtup tanımlarıma tepkisizlik verenler olduğu gibi tepkisiz de kalmayıp eksi butonunu aşındıran güzel kardeşlerim mevcut. ben onlarla ortak noktalarımın olduğunu düşünüyorum ancak siyaseten vs onlar gibi düşünmüyorsam artık onlar için istikametsiz bir hiçim... bu benim başımda olduğu gibi bir çok arkadaşta da var. nickaltı cancişliğinin bir başka yansıması artılamalar da birbiriyle tam ittihad etmiş yazarlarımızda mevcut. yepyeni bir nickle girip tanım girse idim muhtemelen oy sayımda epey değişiklik olurdu sanıyorum. artı sayım artar demiyorum; eksi de artardı artı da. bunun gerçek hayattaki yansıması da soğukluk. soğukluk duyduğunuz kişiyle "ne seninle ne sensiz" gibi bir durum söz konusu. ama bir tepkiselsizlik. şu an maalesef yazarlarımızın birçoğunda bu var. tanınmamazlığın gizemini kaybettik. tanıdıkça seveceğimiz yere tanıdıkça soğuduk. ne kadar kötü.misal bir kaç gün önce cogito sözlük başlığında "eskiden mutlu yeni zamanlarda mutsuz ayrıldığım sözlük." diye tanım girmiştim. eskiden olsa idi bu tanımın belki bir yönetici belki bir yazar tarafından mesajla bu durum sual edilir; hayırdır kardeşim canını sıkan bir şey mi oldu diye sual edilirdi. bunu kimse yapmadı. oylamalardan önce kalblerimizin eskisi gibi birbirine yeniden ısınması lazım ve bence bu durum oylamadan daha mühim. zira bu sıcaklık sağlanırsa tekrar oylamalar da artacaktır.oylamalardan önce birbirimize duyarsızlaştık. bence problem bu. birbirimizi artık u mur sa mı yo ruz. buna da gerek duy mu yor uz. çünki birbirimizde sevilecek noktaları artık göre mi yo ruuuz. arama gereği de duymuyoruz. diyeceksiniz ki bu neden oldu? maalesef tarafgirliklerimiz "melek gibi bir kardeşimizi hannas bir şeytan gösterdi" ve bunda da iddiamıza devam ediyoruz. birbirimizi kardeş olarak değil rakip olarak görüyoruz...

bu kadar tahlil yazdıktan sonra eşimle olan bir diyaloğum hatırıma geliyor. (#1875829) gerçekten yukarıdaki tanımım da da abarttım mı... diye düşünüyorum... kararı kalblerinize bırakıyorum.
devamını gör...
bugun acayip mutluyum..dertsiz,tasasiz eski uyuz kiz oldum birkac saat..özlemisim cocuk olmayi, dunyanin gamını sallamayı...
devamını gör...
bu akşam "ahahah kıyamet gelse de kopsak xde" sığlığındayım. nurofeni alınca pırıl pırıl oldum valla, beyin falan aktı gitti.
devamını gör...
bi keresinde arkadaşıma minnak bi sürpriz yapıp çikolata almıştım lakin kız o gün gelmedi bu aç ne yaptı biliyo musunuz çikolatanın üzerindeki notu çöpe atıp çikolatayi yedi! su an düşünüyorum da sırasının altina koyabilirmisim niye bu kadar açım Allahım..
devamını gör...
hayatımdaki en afilli hareketi yaptım galiba.. istifa ettim lannn..
devamını gör...
ilk defa bu başlıkta son 7-8 tanımı ciddi ciddi okuyup gönülden artıladım.
devamını gör...
danimarkada hayvan genelevi oldugunu ogrendim icim kalkti hala daha urperiyorum hayvana karsi cinsel ekim duyana insan denir mi bu varlik zaiyatini ne diye adlandirmak gerekir keske insanlar cinsel tabularini yikabilselerde pedofili ve hayvanlarla cinsel ilski ve tecavuz suclulari layiginca yargilansa.itirafima gelince dunya insanlar olmasa daha guzel bence.
devamını gör...
günlerdir istediğim dantelli şal buldum.
Allahım teşekkür ederim.
devamını gör...
sınıf öğretmenliği ve lise öğretmenliğinin dehşet verici zorlukta olduğunu gördüğüm gün ortaokul branş öğretmeni olduğuma bir kez daha şükrettim.
teşekkür ederim Allahım.
devamını gör...
gözlerim dolu dolu kızılcıklar oldu mu dinliyorum son bi saattir.
ne gönderdiğim çoraplar ayağına oldu mu diye soracağımız biri var ne elimize kına gönderecek.
illa bi kına gelirse o da bambaska anlamla gelir.
kahrolsun bagzı seyler :/

bizim düğün ne zaman yalelelliii
ühü.
devamını gör...
1 günlüğüne sözlükten uzaklaştırıldım ve acayip entry kasasım geldi sözlük.
devamını gör...
google görsellerde mustafa cihat'ın albüm kapağını araştırırken amcamın fotoğrafına rastladım. kan mı çekti nedir. *
devamını gör...
kendi reklamımı yapamıyorum. başkaları bunu nasıl başarıyor, anlamış değilim. ben de onlara özenip bunu yapmak isteğimde ters tepiyor, içim kaldırmıyor.

böyledir işte, herkese yakışan elbise sende durmaz bir türlü.
devamını gör...
bence itiraf gibi itiraf:
karalama defterinde önce mahlasa bakarım sonra tanımı okurum ya da okumam. ama buraya girilen tanımların genelde hepsini okuyorum.
devamını gör...
insanlara hitap biçimi ne kadar önemli bir şey? huriye teyze, ona bazen teyze, bazen abla demem hakkında ne düşünüyor acaba? yani hiçkimsede bu ikilemi yaşamıyorum ama huriye teyze ne yaşlısın ne gençsin, ne teyzesin ne ablasın. şaştım kaldım valla!
devamını gör...
bugün galatasaray'ın maçına gittim.son günlerde böyle bir agresiflik mutsuzluk var üzerimde tamamen o ruh halinden kurtulurum mutlu olurum olmasam bile sinir stres atarım dedim. böyle bir şey yok abi ben anlamıyorum ya iyice dengesiz ruh haline büründürdüler beni. bi gol atıyoruz, seviniyorum. 1 dk sonra pes 2013 deki goller gibi başlar başlamaz gol yiyoruz ne yapacağımı şaşırdım sözlük bu olay beni çok etkiledi.
devamını gör...
2006 yılında girne'deki merit otelde yapılan illuminati avrasya buluşmasına gözlemci üye olarak katıldım. yaklaşık 20 kişilik özel bir toplantıydı. çıkışta hulki cevizoğlu'na uzaktan ismiyle seslenince almanca bir şeyler söyleyip turistmiş gibi yapmıştı.
devamını gör...
kısa devre yapınca, haftasonunu elektrik akımına en az direnç gösteren yoldan, kayda değer bir şey yapmadan geçirdim. şu anda pişman değilim, ama yarın olur muyum bilemiyorum. olsam da olmayacağım herhalde. 9 aylık okulda 2 haftalık tatil nedir insafsızlar, isyan ederim ben bu işe!
devamını gör...
burası kısa bir sürede benden nefret edecek. biliyorum.
devamını gör...
burada* aklıma eskiler geliyor, anılar canlanıyor. birden, şimdilerde çok seyrek gördüğüm, hatta aslında bir akraba gibi değil de herhangi birisi gibi baktığım amcam ve yengemlerin, küçükken, sadece bir defa da olsa, aralarına yatmış olduğum aklıma geldi. burada ne var, hatıraları ayağa kaldıran tarafı nedir bu hayatımda ikinci defa gördüğüm beldenin? ciddi bir şekilde yazmaya başladığım yazıya "bilemiyorum altan bilemiyorum" cıvıklığını eklemek içimden geçtiyse de bu dürtüyü bastırıp devam etmek istiyorum. az önce de marshmellow şeker yerken, ilkokulda servisi kapının önünde beklerken bir koşu bakkala gidip aldığımız, hapur hupur acele acele yediğimiz, alabildiğine sağlıksız ama bir o kadar da mutluluk içeren aabur cuburlar belirdi zihnimde. bunların hepsi güzel anılar, geri gelemeyecekleri için buruk bir tat bırakıyorlar. belki de nostalji sevmenin bir noktada bağımlılığa dönüşmesi de bundandır; aslında insanı tam olarak mutlu etmeyişinden ve kişinin aradığını daha çok nostaljiyle bulabileceğini sanmasından...
devamını gör...
yarın sabahı düşünüyor ve ip ile çekiyorum sabahı. çünkü sabah onu göreceğim. göz göze geleceğiz. of ulan of.
devamını gör...
konuşma eyleminin bizatihi kendisinden ciddi anlamda nefret ediyorum.. çünkü konuştukça kendimi görüyorum ve kendimi gördükçe de kendime olan nefretim artıyor.. konuşmadığım zaman konuşma aracılığıyla dışarıya yansıtamadığım beni de korumuş oluyorum.. insanlar arasına dahil olmanın yolunun konuşmaktan geçmesi beni insanlardan daha da soğutuyor..
devamını gör...
su hayatta en merak ettiğim şey her üç günde bir ya da yılda en az 15 kez uzaylı saldırısına uğrayan amerika bu saldırılar sonucunda ortaya çıkan maddi hasarı nasıl ödüyor sözgelimi yenilmezler bile sivilleri kurtarmak için 4-5 binanın ki bina derken gökdelen kastediyorum yıkılmasına vesile oluyorlar nereden geliyor bu değirmenin suyu?
devamını gör...
bugün doğum günüm ve kimse hatırlamadı. yok hani artık akıllı telefonlar var hatırlamaya bile gerek yok. ekranda çıkıyor camış gibi "mohfozon doğom gono bogon" diye.
devamını gör...
itiraf ediyorum, eve misafir gelmesini hiç sevmiyorum. bir anda arayıp "evdeyseniz 1 saate size geleceğiz" denmesini daha da sevmiyorum. hem sinirleniyorum hem de ev ahalisi mahcup olmasın diye gücümün son damlasına kadar evi toplayıp temizlemek için uğraşıyorum. öfkemi ev temizliğine kanalize etmeyi öğreneli bir-iki yıl oluyor.
devamını gör...
ınsanlar whatsappta ciddi ciddi dertlerini anlatiyolar sonra nasil kapak olduklari bolume gelince ziaaaaaaaa yazip gondermek istiyorum ama sadece gecmis olsun yaziyorum.
devamını gör...
3 gündür bozuk olan telefonum kendiliğinden düzelince bedevinin çölde deve bulması kadar sevindim..
devamını gör...
sözlükcanım

inan olsun yogunluktan yazmaya fırsatım olmadı. seni ihmal ettiğimi düşünme.
vizeleri atlatttım. ve hayatım da ilk defa tüm vizelerim lise de dönemini de dahil edecek olursak tüm sınavlarımdan en kötü 70 olacak sekilde not bekliyorumbende şoktayım.
devamını gör...
geçenlerde rüyamda putin'i gömüştüm. aramız gergindi. uyandığımda, ne ola ki, demiştim. demek bugüne işaretmiş ha?

şaka değil, ciddiyim.
devamını gör...
ya donem ortasinda yoklama alma karari aldi http://hocam.su an dersteyim sirf sikintidan baslik acicam.olanlara yazmiycam sadece olmayan bulup onu yazicam.
devamını gör...
abi sinirden öleceğim galiba. az önce bir tanım giriyorum ve nereden baksan 3 veya 4 satır herşeyini kontrol etmişim noktalama işaretleri sonra ne olmasın,internet koptu ben (ctrl+c) ve (ctrl+v) tuşlarını kullanamıyorum. yeminle soğudum canım tanım gitti. pc nin ekranına sticker yapıştıracağım olmuyor böyle.
devamını gör...
babam internette bir haber sitesine yorum yapmış. bana anlatıyor, şöyle böyle yazdım. baba biz burada dünyayı kurtarıyoruz sen ne diyosun ben anlamıyor.
devamını gör...
ilahiyat fakültesinde okuyorum. 4. yılım hatta.
ama ben bu okulda bu okulun bir takım bayan öğrencileri tarafından makyaj yapmayı bilmediğim için kınanıyorum.
hatta bunu o ne öyle kız dediğin bilir denilerek ötekileştiriliyorum.
neden ben ya da herhangi bir hanımkişisi bir toplumda dişiliğiyle değil kişiliğiyle varolamıyo.
hayat çok garip ya bunu da yaz tarih.
devamını gör...
kessem etimi kanim akmaz mi deniyordu buna..kestin ve akmadi kanim..artik senin olsun iyi niyetlerin ve dualarin.
devamını gör...
ilkokuldayken kardeşimi döven çocuğu çok pis dövmüştüm, şimdi çocuk rapçi olmuş, videoları falan dönüyor etrafta. (bkz: keh keh)
devamını gör...
perşembe günü sınavım var ilk okumam bile bitmemiş ama ben hala sözlükte serserilik peşindeyim. seri bir şekilde eksileyelim lütfen evet tşk.
devamını gör...
son zamanlarda öyle sabırlı olmaya başladım ki neredeyse hakaret seviyesine varacak şeyler söyleyen kişilere sırf içini boşaltıp çenesini kapasın diye cevap vermiyorum.. sonra diyecek lafın yok mu diye kışkırtmaya çalışıyorlar.. ona da susuyorum ve karşımdakiler sinirden deli oluyor..

konuşmadan tartışma yöntemi geliştirdim.. bu da böyle bir yöntemim..

not: bunu sadece laftan anlamayacak kişilere yapıyorum.. tabiat olarak tartışmaları sevmem..
devamını gör...
whatsapp ta milyon tane arkadaş ve akraba grubu yetmezmiş gibi şimdi de dersler için grup kurma modası başladı.şu an ertesi gün sınav olacağımız dersin grubunda dönen muhabbeti çekmek zorunda mıyım.

ben telefonda konuşmanın verdiği yapay hormonlu tada ancak ancak alışıyorken millet snapchatlerde salisesinin raporunu veriyor sosyalleşmek adı altında.her şeye bu kadar zor alışıyorken bu zamanın hızına anlam veremiyorum.allah'ım yanlış zamana doğmuş olma ihtimalim olabilir mı ki acaba.
devamını gör...
olum hayattan zevk almıyorum galiba ben lan. eskiden ne güzel hobilerim falan vardı benim.
devamını gör...
beyinleri dağıtılmış suriyeli çocukları izledim youtube'dan. izlerken hızlıca geçmek istedim. zaten sessizdeydi, çığlıklar duyulmayınca vicdan rahat oluyor.

ama üç dakikalık videoyu, bütün o küçük meleklerin bozulan bedenlerini izledim. kendi çocuğum az ötede uyurken. ki, minik aylan'ın resmini her gördüğünde onu kendisi sanır oğlum ve henüz pek konuşamadığından kendini parmakla gösterir. "babaaa, hııı". mavi pantolon, bordo kazak ya da sweet. evet, oğlum da bu takımı çok giyer.

bazen tüfeğimi boynuma asıp sessizce gidesim geliyor. çünkü son nefeste böyle yaşamanın utancını tadacağımı görüyorum.

ki ben bir şair, öykücü, felsefeci olmak istiyordum aslında. metrolarda poe'nun hayatını okur, işyerinde komik şakalar yapar, aslında hiç ele geçmeyecek bir dünyada sonsuzluk düşleri kurarım.

hayır. bu denli acının ortasında sadece maskelerden ibaret bir hayat çok utanç verici.
devamını gör...
aklının yetip gücünün yetmediği durumlarda ki yaşanan ızdırap dayanılmaz oluyor.
devamını gör...
belli bir müddet sonra siyasetle ilgili yazdıklarımı, naralarımı, kızgınlıklarımı siliyorum. çünkü hiç hazzetmiyorum. istemeden kavgaya giriyorum, çünkü kavgaya dahil olmanın kaçınılmaz bir sorumluluktan kaynaklandığına inanıyorum. yani kendimi mecbur hissediyorum. ama gerçekte, kavgadan nefret ediyorum. ve kapımın önünde kavga edenlerden de bu yüzden nefret ediyorum; çünkü bilmeseler de beni kavgaya dahil etmiş oluyorlar.

oysa ömür geçiyor ve şiirim masamda yarım kaldı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar