yıllarca akrabalarımı ikinci üçüncü planda tuttum. beni çok sevdiler. dedem ananem hep dua ettiler bana. ama zaten onları kazanmıştım. arkadaşlarıma yöneldim. gençlik işte. yanılmışım yine. bunu bugünlerde anlıyorum çünkü uzaktayım o kadar birlikte vakit geçirdiğimiz elemanlar ne arıyor ne soruyor. ama akrabalarım ne olursa olsun hep yanımda oldular (anne tarafı tabi ki). elimde birkaç tane kart vardı ve türkiyeye yollayacaktım. düşündüm kime atsam diye, hiç beklemediğim bir şekilde çoğunu akrabalarıma attım. teyzemlere, dedemlere, aileme, kız arkadaşım olmazsa olmaz, gönderdim hepsini. onlara gereken değeri vermemiştim. belki de hayat bunu gerektiriyor. akranlarım hiç akrabalarıyla içli dışlı değil. herkes arkadaşlarına sevgilisine odaklanmış durumda. eğer yaşına yakın bir kuzeni yoksa tabi. ama asıl hak eden benim canım akrabalarım. belki herkesin bu kadar iyi akrabaları yoktur, baba tarafı akrabalarım gibidir hep. bu da bir etken olabilir ama şahsi konuşacak olursam onlar çok değerliler de ben değerlerini bilemedim. kartlar yerlerine ulaşmamış hala. sanırım bundan sonra da ulaşmaz. nerede yanlış yaptım bilmiyorum. ama onlara sevgimi gönderdiğimi hissettim. bugün aradım, konuştum hepsiyle. nasıl mutlu oldular. ulan mutlu oldular ya. hangi arkadaşım onu arayınca böyle tepki verdi? nasıl bu kadar kör olabildim? yazık bana...
devamını gör...
bugün annem kredi kartını verdi, hesap özetini öğren mesaj geldi telefona diyerek. neyse çıktım yola hem biraz gezerim dedim evden çıkmışken uzağa gideyim. izmit' e girişte baktım yakıt bitiyor kırmızı yanıyor gösterge, hemen o güzergahtaki favori benzin istasyonuma daldım fullettim depoyu. ama annemin kartıyla, tabi ki ödeyeceğim önümüzde ki ay.
devamını gör...
o lanet sınava giricem ulan ve sanırsam ilk defa kendim için bişey yapıyorum, kendimi düşünerek yani. egoistliğin dik alası evet.
devamını gör...
dilber ay'ın koynunda uyumak istiyorum. kafamı gömüp dilber ay'a, sadece uyumak. sanırım ananemi özledim. ananem güzel, dilberay yumuşak. ooff ne diyorum yaa. uykudan alacağım birikti sığmaaaz içime. cengiz kurtoğlu <3 uykum.
devamını gör...
ulan ben nasıl bir insanım ya. bunu, bir şey başıma gelmeden söylemiyorum. illa bir şey olacak... bir arkadaşım benden kendisi için önemli olan bir şey istedi. ben de gevşek gevşek davrandım, erteledim pek önemsemedim falan, bugün çocuk bana bi kızdı, haklı. çocuk erasmusumdaki en samimi arkadaşım. benim için neler yaptı neler, çok emeği dokundu. ben ise nankörlük ettim. çok pişmanım...
devamını gör...
oda arkadaşım ocak'ta evlendi.evlendi evleneli de sürekli bana birilerini ayarlamaya çalışıyorlar enişte beyle birlikte. istemediğimi söylememe rağmen yabancıya gitmesin mantığıyla sanırım her hafta yeni biri.hal böyle olunca en son ayarlamaya çalıştıkları çocuğu günah benden gitti diyerek ben bi başka arkadaşa ayarlamaya çalıştım. oldu gibi dee. *
devamını gör...
yen yine yoruldum. her şey yine yabancılaştı. o kadar yazıyorum yazıyorum ama içimdeki şu duyguyu tarif edemiyorum. şimdi buraya da bir sürü şey yazacaktım ama yazamıyorum.
devamını gör...
çok sinirlendiğim zaman alırım beş yaşındaki yeğeni açarım son ses müziği çılgınlar gibi dans ederiz. sıkıntı strese birebir.
devamını gör...
özlüyorum hiç kolay değil ama üstesinden gelebilirim gibi. zaten bir yerden sonra var olan şey, yok da olmaya mahkumdur. hiç var olmazsa belki hep mümkünlüğünden söz edilebilir. avundum mu bununla? hayır. olsundu, geçermişti.
devamını gör...
bugün yine bir kıza yalan söyledim. sevgilim var diye. sen de inanma sevgilim...
devamını gör...
bugün iğrenç ötesi bi espri yaptım. ingilizce öğrenmeye çalışan ve ilgiye muhtac bi arkadas hug me dedi ben de hak mi hak mii enee bak ne dicem bu başıma gelenler hug me dedim ve daha kötüsü buna gülenler oldu kimisi anlamadı.. olsundu o an ben çok eğlendim *
devamını gör...
şu marziye dizisinin finalini merak eden arkadaş yüzünden içimi bir tgrt coşkusu kapladı. beş maymun çetesi'nden tirvana'ya kadar zihnimdeki bütün abuklukları buraya yansıtmak istemiyorum.
devamını gör...
bugün çok aşığım 6 kıza birden aşık oldum. şiir yazmak istiyorum, şiir: sen armutu seviyorsun diye karpuz seni sevmek zorunda mı .. ahh kahretsin neden bu kadar dayanılmazım. aşk acısı ve bir çok edebi cümle ve çay... bla bla bla.. unutamıyorum, aradan 3 saat geçti neyim var benim doktor..bla bla bla.. falan filan peace.
devamını gör...
bu başlığı ilk gördüğümde tarayıcının url kısmına http://dunyaitiraf.com yazıp enter'lamıştım. ve anlamsız bi sayfa çıkmıştı.
ben senin bir site olma ihtimalini sevdim başlık...
devamını gör...
youtube' da ayşe hatun önal' ın şarkısını dinledim. güm güm mü ne şarkı ismi. hem onuda bırak likelayıp kaçtım oracıktan. ve asıl bomba pişman değilim, buda böyle bir itirafımdır.
devamını gör...
sabahtan beri aklıma gelip gelip güldüğüm bir hadiseyi sizinle paylaşıcam arkidişler. bizim pazar sabahları risale i nur sohbetlerimiz olur daha çko küçük bu üç kişi toplanıp yaparız sevdiğimde abilerimdir. herneyse sözler okurken bir anda ismi azamdan konu açıldı işte. bilirsinizki ismi azam saklıdır h.z ali'ye göre ferdun hayyum kayyumun hakemun adlun kuddusun, gavsı azam hazretleri ne göre hay ismi , bediüzzaman hazretlerinde ise, yanlış olmasın hakim ve alim ismileri tecelli ediyor. her biri ayrı ayrı bu isimlerin tecellilerini ağır bir biçimde görüyorlar.

bende istemsiz bir biçimde sohbet esnasında böyle çko düşünceli bir tavır içerisine girip ''hmm bence de alim ve hakim isimleri olabilir'' dedim. hahahaha abi de ordan evet izmir li makamı ali hocamız ismi azamın hakim ve alim olduğunu söyledi diye beni bir bozdu. sabahtan beri aklıma gelip gelip deli gibi gülüyorum, bak bak oturduğu yerden ismi azam bence de bu olabilir diyor sen kimsin dümdük hahaha:))
devamını gör...
tebessüm eden birini görünce garip bir şekilde benim de tebessüm edesim geliyor. tanıdık tanımadık fark etmez. otobüste, yolda, markette... bazen kendimi tutuyorum. bir gün biri "ne gülüyon lan at kafası" diyecek diye tırsmıyor değilim.
devamını gör...
burç olaylarına fazla itibar etmem ama geçen gün "beraber olamayacağı insanlara aşık olmakta yengeçin üstüne burç yoktur" yazısını okuyunca sözün doğruluğuna mı yanayım berbat gönül hayatıma mı yanayım bilemedim.
devamını gör...
geçenlerde kadıköy taraflarında bi yere yetişmeye çalışıyorum. 60ını devirmiş bi amca karşımdan geliyor. gülümsedi "iyi günler genç adam" dedi ben de hızla yürürken "iyi günler abi" diyebildim. ne güzel bi şeydi lan bu. o yaşlarda ben de yapıcam bunu inşallah. muazzam bir davranış.
devamını gör...
itiraf 1:
bu itirafı nizam-ı kelam hocamın "bırakın gülünürse gülünsün, siz içinizden geleni yazın" temalı tanımından cesaret alarak yazıyorum.

itiraf 2(asıl itiraf):
büyük ölçüde, güzel göründüğü için birilerini sevip sonra karşı tarafın geri sevmemesi, aslında o kadar da iyi bir karaktere sahip olmayıp egoistin teki olması, empati yeteneğinden yoksun şekilde cevaplar vermesi gibi sebeplerle kalbi kırılan insanların eğer 15 yaşından büyüklerse bu kalp kırıklığını gayet hak ettiğini düşünüyorum. şuncağızcık bile üzülmem bu insanlara. yaş arttıkça hak etme katsayıları daha da artar hatta.
bir köşede zihnine, karakterine emek veren insanlara göz ucuyla dahi bakmayın, nerede ne kadar fiziksel görünüş kasan insan varsa onlara bakın, böyle abartın da abartın gözünüzde; ondan sonra vay efendim bu insanlar niye böyle, ne kadar acımasız bu kızlar, bu erkekler de hep aynı! değil. sadece siz yüzeyselsiniz.
oh. rahatladım. *
devamını gör...
lise 1. sınıftaydım. yani bundan üç sene önce. böyle aklımda kırk tilki. kan damarda durmuyor. herkes okul mescidinde namaz kılıyor. ben de ayakkabılıkların oradayım. müdürün ve müdür yardımcısının ve diğer tüm hocaların ayakkabı bağcıklarını birbirine ben düğüm ile bağlamıştım. Allah'ım affet.
devamını gör...
lise 1. sınıftaydım. yani bundan üç sene önce. böyle aklımda kırk tilki. kan damarda durmuyor. herkes okul mescidinde namaz kılıyor. ben de ayakkabılıkların oradayım. müdürün ve müdür yardımcısının ve diğer tüm hocaların ayakkabı bağcıklarını birbirine ben düğüm ile bağlamıştım. Allah'ım affet. ne karmaşa olmuştu ama.
devamını gör...
bir süredir, sosyal medyada -kim olduğu, insanlık için ne ifade ettiği, neye faydası olduğu bilinmeyen birçok lüzumsuz tarafından- yazılan çizilenlerden ağır mide fesadı geçirdiğim için doktor bundan sonra akıl fikir sahibi bir insanlık için ümitvar olmamam gerektiğini salık verdi ve dünyanın b.ku çıktı diye de ekledi. kendisine katılmamak mümkün mü? teknik olarak inanç sahibi görünen insanlarda ctrl+f vicdan dediğimizde 404 not found sonucu almamız hayra alamet mi? *

ilim irfan peşinde koşan, sağduyu ve vicdan sahibi olmayı fazilet bilen yeni nesiller, size sesleniyorum: dünya üzerinde, -çoğunluğu oluşturan- insanoğlu nezdinde değer görmek istiyorsanız, bırakın bu işleri. bunlar o işe yaramıyor. bunlarla belki Allah'ın rızasını kazanırsınız, ama dünyayı kazanmanız çok zor.

devamını gör...
yine karavana, bir dahaki sefere on ikiden vurucam inş..
devamını gör...
şu fincanı 100 dolar olan kedi fokunun içininden alınarak yapılan kahveden içtim bu gün, miyavlamaya başliycam diye korkuyorum.

herşey barista olan ve kahve düşkünlüğümü bilen arkadaşın sanak kıyak geçicem demesiyle başladı, caiz mi lan? insna önceden der!!!
devamını gör...
evin yan bahçesinde bir adet erik ağacı var ve üst dalları odamın hizasına geliyor. rejimdeyim diye pek yemiyorum ama saat 23ten sonra acıkıyorum. 2 gündür gizli gizli camdan eriğe dalıyorum. ekşi ekşi. mis.
devamını gör...
kavga da edebiliriz, her şey olabilir. hepimizin kusurları var fakat kalıcı hasar bırakmamak lazım. tahtaya çivi çaktıktan sonra çıkarmanın bir anlamı yok.
devamını gör...
üzerinde ahmet kaya olan bir tişörtüm var. üzerinde ahmet kaya olmasa 1 liraya satarım. o kadar sevmiyorum ama lise arkadaşının cüzdandaki vesikalık fotoğrafı gibi bir ağırlık. amaaan daha fazla annemden saklayamayacağım, muhtemelen yakında toz bezlerine karışır. affet beni ahmet kaya. r.i.p.
devamını gör...
üzerinde snatch filminin baskısı olan bir t shirt'im vardı. üstümdeyken namaz kılamıyordum ben de köyün delisine verdim..
devamını gör...
beyler sevilince g*tünüz kalkıyor beyler...*
devamını gör...
çok uyuyorum. canım sıkılınca çok uyuyorum, üzülünce çok uyuyorum, yapacak önemli bir işim olmayınca da çok uyuyorum, yapacak çok önemli işlerim olunca da çok uyuyorum. beni ayakta tutan fiziksel bir uyaran olmadığı sürece hunharca uyuyorum. neden? çünkü hayat çirkin biri.
devamını gör...
zurnanın ses verdiği yerdeyim işlerin hepsi sıkıştı ve ben dün 13 saat mal gibi uyudum!
devamını gör...
ali ağaoğlunun ağzından espiriler yaparak twitter fenomeninin ağaoğlundan burs aldığını duyduktan sonra bill gates ağzıyla twitterda trolleyen kardeşim var, aga adamın hedefi büyük resmen!
devamını gör...
bir yazar var. mahlasını gördüğümde burnuma tütün kolonyası kokuyor. niye böyle.
devamını gör...
hayatımdaki bazı insanların sesiyle, sözüyle, bakışıyla, varlığıyla güç buluyorum adeta.bu durum bana bazen insan enerjisinden beslenen bir vampirmişim gibi hissettiriyor.umarım bu besleniş tek taraflı değil de karşılıklı bir faydalanıştır.
devamını gör...
her geçen gün yeni biriyle tanıştırıyorum kendimi kendimle. bugün fark ettim ki, ben kırılganım. güçlü olduğumu sanırdım ama değilim, düpedüz kırılganmışım.
devamını gör...
yaşıtlarımla oturup dedikodu yapmaktansa çocuklarla yorgunluktan ölene kadar oyun oynuyorum. sonra kaç yaşındasın çocuk olmaktan bıkmadın mı? bıkmıyorum anlayın. belki hayatta iyi kalpli kalabilmek için çocuklara ihtiyacım var.
devamını gör...
herşey yolunda gidiyorken içimi boğan ve buraya dahi içimi dökemeyecek kadar cesaretsiz olduğum bir mevzu var sözlük, herhalde diyorum dünya üzerinde benim kadar şanslı ve benim kadar nankör birisi yoktur.
devamını gör...
kavanoz açma, su bidonunu mutfağa taşıma, üst raflardan bir şeyler indirme gibi konuları gurur meselesi haline getiriyorum. benim açmaya çalışırken adeta can verdiğim kavanozu abime ya da babama götürsem 4 saniyede açabilirler biliyorum. ama içimden her seferinde "yanında her zaman bu kavanozu açacak biri mi olacak sanki?" diyorum ve bıçakla, türlü türlü hamleler ile illa o kapağı kendim açıyorum bir şekilde. şimdiden bileğimi kuvvetlendiriyorum, bence mantıklı. bu mesele adeta bir metafor gibi değerlendirilebilir. hayata bakışım genel olarak "kendi başıma halledebilmem lazım!" şeklinde. iyi mi kötü mü bilmem. yorucu ama tedbirli bir tutum en azından.
devamını gör...
şimşek ve gök gürültüsünden çok fena korkuyorum.sırf şimşek caktığını görmemek için boğulmak pahasına başımı yorganın dışına çıkarmam.
devamını gör...
kol kuvvetim iyi olmadığından camdan halı silkeleyemedim bugün, kol hemen yoruldu evdekiler sinir krizi geçirmekteler.
devamını gör...
saat 10'da ki otobüse gitmek istemiyorum. ama arkadaş zoru diye bir şey var. Allah belamı vermiş zaten.
devamını gör...
en baba itirafım bu olucak galiba. bir kaç gün önce kendi kendime özgürce saçmalamak için bir tibitir hesabı açmıştım. ooooooh diyorum kimse görmüyor yardır kızım asma. en yakın dostlarıma bile söyleyemediğim şeyleri aklıma estiği gibi yazdım. bildiğin kuyu gibi kullanıyorum tibitiri, nasıl mutluyum. üç gün sonra bir arkadaşım menşın attı, "dikkatli ol, kişi listesi bildirimi geldi." diye. meğerse yalnız değilmişim.... dünyanın en saftirik, en şaşkın insanı olduğum tescillendi bu hareketimle. evet şimdi telefon numaram olup da bu bildirimi alan dünyalılar bana bir mesaj atabilir mi? ona göre kendimi intihar edicem. * ** ve sana gelince nalet pislik tibitir, sana kilitli hesaptan söveceğim.
devamını gör...
bazı anlar keşke hiç yaşanmamış olsaydı ah hiç böyle olur muydu?tamam bazı tesadüfler oldu, evet bazı davranışları tek bir anlama geliyordu her neyse.önceleri ondan korktuğum zamanla şahsiyetinden midem bulandığı halde nasıl baktığının ne önemi var ki?
bugünkü hareketlerinin gururumu bu kadar kırmasına izin verdiğim, seni konuştuğum, iyi veya kötü dilimde, sözümde, aklımda sana olumsuz da olsa bir yer açtığım için suçluyum ben de.eğer bu sevmekse bu yaşına kadar sevginin ne olduğunu anlayamadığına üzülürüm ne kadar yazık, eğer nefret ise ki bence öyle bu hissini hakeden başkalarına saklamalısın bence.hayatında yer kaplayan birilerine en azından.

biliyorum bir ergenin gizli defteri gibi oldu ama bazı şeyler çok az kişiye anlatılabiliyor ne yazık ki.buraya da akıtmasam zehirleyecek gibi.
devamını gör...
üzücü itiraflarınıza müdahil olma gereği duyuyorum. bi nevi maydanoz gibi. deli sus di mi.
devamını gör...
lise 1 e gidiyordum ilk sevgilim de o yıllarda olmuştu ona hediye almıştım bir ayakkabı. 3 4 ay sonra ayrılmıştık tekrar görmüştüm onu o başka okuldaydı ayakkabı hala ayağındaydı evleri müstakil mahalle eviydi ayakkabılar dışarda bırakılırdı bende ayakkabının tekini alıp götürüp çöpe atmıştım. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar