ters köşe oldum daha demin.. arkadaş kazığı desen tam değil hayal kırıklığı da tam olarak değil inanamıyorum hala dün geceden beri ne düşünüyodum ne yaptım ve aslında olan ne..dakikalar öncesinde son vizeme girip tekrar izleme hayali kurduğum "huzur" oyununa gideceğim için içim kıpır kıpırken şimdi kocaman bi buruklukla oturduğum yerde kaldım...
devamını gör...
dün akşam yatsı vaktinde imamın yokluğundan dolayı namazı benim kıldırmamı istediler bende istek üzerine mihraba geçmek zorunda kaldım. ama ikinci rekâtta telefonum çaldı ve ben sessize almayı unutmuşum sözlük. telefon melodisi de duman tarafından seslendirilen "içerim ben bu akşam" parçası. elimi telefona attım ama sessize alamadım ve bu arada büruc suresinin sonunu okuyorum velhasıl telefon sustu selam verip namazı bitirdim tabi bu arada ter içinde kaldım. tam arkamı dönüp hakkınızı helal edin açık unuttum telefonu demek üzereyken minberin solundan bir cemaat "hoca sıkma canını hep cemaat in telefonu çalacak değil ya bir kerede imamın telefonu çalsın namazdayken" diye bir cümle kurdu ve ben kendimi yıldızlar arası filminde ki gibi bir beşinci boyuta hissettim. acayip birşeydi lan.
devamını gör...
bugün çok kötü ve hayatı sorguladığım bir gündü.
ilkokuldan bir arkadaşım var kendisi hemşire...bir de kardeşimle yaşıt kardeşi var.
babaları kendisini asmış. bulan kişi de oğlu!
ulan hala da yaşıyormuş bir de...
neyse ambulans falan çağırıyorlar... adam hastaneye yetiştiriliyor. acilde ise hemşire kızı...
kızının kollarında ölüyor.

yav bu nasıl bir acı. nasıl bir hüzün. nasıl bir keder.

şimdi o evlat kendi mesleğini bile nasıl yapsın ya nasıl?
o oğlan ömrü boyunca nasıl unutacak babasının boynundan ipi çıkardığını...

Allah'ım biz nelere üzülüyorken dünyada neler oluyor.
acımızı daha büyük acılarla karşılaştırıp mutlu olmaya çalışmak ne kadar bencilce...
ben bugün 3 kat üzüldüm...

bunlar yetmiyor gibi, hasta çok hasta bi kızın haberini aldım... kaşları dökülmüş, başını böyle bağlamış saklamış...

yav biz neye yaşıyoruz... Allah'ım senin gücünden sual olunmaz, ama ne olur böyle acılarla sınama ne olur...
devamını gör...
odamın üstünde komşunun fino köpeğinin odası var. bu akşam köpeğe birşeyler oldu. köpek havlayıp, küt küt ses çıkarıyor o sesi nasıl çıkarıyor bende çözemedim. ulan bende ses yapıyorsun diye süpürge sapıyla vuruyorlar diyip müziğin sesini kısıp duruyordum. zaten kılım o köpeğe beni görünce anasına sövmüş gibi havlıyor.
devamını gör...
insanları anlamlandıramıyorum artık. popülarite ve sevilme uğruna yapabildiklerini; menfaat çatışması yaşadıkları anda dost dediklerine yapabildikleri kötülükleri... yaşadığım her an insanlardan daha fazla soğuyorum. ve tanıdığım bir çok insana mesafe koyuyorum. çok az insan kaldı hayatımda ve bu insanlar beni çıkarsızca sevenler. herkese tavsiyem çıkarcı insanları hayatlarından çıkarmaları. az insan daha iyidir. aslında bir yerde yapılan bir seçim olarak görüyorum ben bunu. ya popüler olmak uğruna sahte dostlar bulup hayatınızdaki hakiki dostları kaybedersiniz ya da sahte yüzleri terk edip hakiki dostlara sarılırsınız. yanlış seçim yaptığınızda ikinci bir şansınız olmaz. popülarite uğruna sırt döndüğünüz o dostlar bir daha aynı yerde olmaz. menfaatleri tükendiği anda sahte dostlar çeker gider. sonuçta kaçınılmaz son sizi bulur: korkunç bir yalnızlık. insanoğlunun başına gelebilecek en büyük felaket: yalnızlık.
devamını gör...
hala çizgifilm izliyorum. hatta çizgifilm izlemeyi nice filmlere, dizilere tercih ediyorum. tv karşısına geçince ilk açtığım kanal çocuk kanallarıdır. mesela gumball iki yıldır favorim. yayınlanan bölümlerin hepsini en az üç kez izlemişimdir.
devamını gör...
gelen mesaja hemen cevap vermek gibi bir özelliğim yok, ama attığım mesaja hemen cevap beklemek ve gelmeyince de sinirlenmek, öfkelenmek gibi bir özelliğim var. hatta arayıp "lan mesaj attım niye umursamıyorsun, baksana şu mesajlarına sen telefonu ne diye taşıyorsun yanında vb." gibi söylemlerde bulunmak istiyorum.

sanırım bu normal.
devamını gör...
eğer çok ütopik gelmeseydi gider 12 ay karlı olan bir dağda yaşardım. sadece yemek içmek ve hayatta kalmak yeterdi. ama uzak işte. iş sahibi olmak aile ilişkileri vs vs... yahu babamı kaybedeli 3 buçuk ay oldu ve ben bu sürede insanların para koparma çabalarını gördükçe bıktım. yok mu bolu dağlarında bana bi ev yapacak marangoz?
devamını gör...
bademli çikolatayı çok sevdiğimi 24 yaşımda anlayabildim.
devamını gör...
her okuduğumu, gördüğümü doğru zannetme gibi pis bir huyum var..aşamadım bir türlü..
devamını gör...
canım hiç artı oy vermek istemiyor sözlük. canım sıkıldı, basıyorum yaaanileri, öeeehhhleri. bana ne.
devamını gör...
bi' başlıkta iki tane sarı altrenkli tanım vardı, bozmamak için ikisine de öeehh verdim.
devamını gör...
ağzım açık uyuyorum.
böyle yana doğru kayık, baya esnermişçesine açık ya, arada birde fısır fısır sesler çıkıyor. üşenmemiş işsiz arkadaşlarım ühttp://ni.de videoya çekmişlerdi oradan biliyorum. az daha kendimi kendimden reddecektim.
devamını gör...
ferdi tayfurun "neyleyim sen yoksan eğer" adlı şarkısını yıllarca "leyleğim sen yoksan eğer" şeklinde okuyup kendimi rezil etmişim. Allah affetsindi *

(bkz: leylek)
devamını gör...
depresyona girdim giricem hep makinada çamaşır çıkartılacak oluyor sıkıldım valla. en çokta insanlardan sıkıldım dağın tepesinde bir başıma yaşayasım var.
devamını gör...
hanım hamile kaldığından bu yana 10 kilodan fazla kilo aldım sözlük. sanki ben doğuracam anasını satayım.

neyse ki giymekte olduğum tüm kıyafetlerim hala üzerime oluyor. ilginç bir vücut yapım var anasını satayım. düşünün 90-95 kiloya düştüğümde çok zayıflamışsın diyorlar. zayıflamışsın değil çok zayıflamışsın.

devamını gör...
ey "plasebo" etkile beni.

tüm kullandığım ilaçların beklenmedik etkilerini gösteriyorum.
uyuşukluk verecek ilaç enerji veriyor uykumu açıyor çenem düşüyor.
etkilenmekte üstüme yoktur.
devamını gör...
çalıştığım kurumda en küçük öğretmen benim. ne zaman bir yaş muhabbeti olsa konu en sonunda bana geliyor ne kadar küçük olduğum tekrarlanıyor ve konu kapanıyor. ya da eskilerden bir dizi, film, reklam konuşulsa hatırlıyor musun diye soruyolar. yaşım ölçü birimi bile oldu " esse est percipi bile varmış o zaman nasıl hatılamazsın" şeklinde birbirlerine takılıyorlar. garip gelecek belki ama ben bundan inanılmaz mutlu oluyorum. *
devamını gör...
pişmanım. arkadaşım da gezmek istiyordu ancak ona yeterince destek vermedim. bi' yanım gezmesini istemedi ama şimdi gerçekten pişmanım. eve dönüyormuş.
devamını gör...
eskisi gibi sözlüğe vakit ayıramıyorum. yazmak isteyip de yazamadığım pek-çok şey var aslında. itiraf ediyorum son günlerde twitter ile aldatıyorum sözlüğü.. *
devamını gör...
kefirin içerisinde bulunan mikroorganizmalar ile aramda mutualist bir ilişki var.
devamını gör...
whatsapptaki son görülmeden insanların beraberliklerini çözüyorum.
biraz zahmetli oluyor ama olsun.
stalk yapmak hayat kurtarır.
devamını gör...
dün dört tane ekler yedim üst üste. evdekilere süpriz yapayim demiştim. baktım evde kimse yok. seytan dürtü hepsini gömdüm. bazen kendimden korkuyorum.
devamını gör...
yağmur yağıyor uyuyamıyorum. yağmurun yağması bir şey değil, tüm sorun senin yağmuru çok sevmen ve benim bunu bilmem.
devamını gör...
tüm olumsuzluklara rağmen olumlu yaklaşıyorum çok şükür..artık insanlarla tartışmıyorum bile..olumsuz tanım girmemeye dikkat ediyorum..kendimi türkü eşliğinde gazel okumaya verdim..elhamdulillahi ala kulli hal..

aklıma gelmişken bunu da ilave edeyim..:

ızdırâbın sonu yok sanma, bu âlem de geçer,
ömr-i fânî gibidir, gün de geçer, dem de geçer,
gam karâr eyliyemez hande-i hurrem de geçer,
devr-i şâdî de geçer, gussa-ı matem de geçer,
gece gündüz yok olur, ân-ı dem âdem de geçer.
devamını gör...
bugün çok sevgili bir dostumla konuşuyorduk bir mevzu üstüne bana "şu elin attığı taş bana değmez, ille dostun attığı gül pareler beni" dedi. şu hayatta bana edilen en ağır sitemdi. küfür etse bu kadar yanmazdım.
devamını gör...
itirafımdır.

her güne bir emekli futbolcu köşesinde adını verip içeriğini uzun uzun yazdığım yazılarıma son vermek istiyorum. artı eksi umrumda değil ama o kadar uğraşıp yazdıktan sonra birinin altına "aslında böyle zihihihi" yazıp sarı boyayla boyanması sinir bozucu.

o yüzden şimdi gidip bakara sûresi 138. ayeti okuyacağım.
devamını gör...
bugün kavga pahasına engel olabileceğim bir harama yumruğumu sıkmış vaziyette sessiz kaldım..sinirden gözlerim doldu..sonra kendimi sorumlu tuttum olanlardan..eğer bir haram işleniyorsa bu onları uyarmadığımdan/bilinçlendirmediğimden oluyor..dedim kendi kendime..ellerim hala hafif titriyor..şu sıralar en çok ettiğim duayı da paylaşmak istiyorum..:

ya rabbi..iş yaptırmayan öfkenin şerrinden sana sığınırım..
devamını gör...
insanlar üzgün. ben de üzgünüm. ne diyeceğimi bilemesem de iyi olacak geçecek gibi alışılmış cümleleri söylüyorum. bana sanki dünyanın en doğru en gerçekçi lafını etmişim gibi umutla bakıyorlar. iyi olacağına cidden inanıyorlar. onların yüzündeki umut kalbimi iyileştiriyor. meğer başkalarına iyi olacak geçecek derken, kendime de söylüyormuşum bunları hep.
devamını gör...
geçenlerde cinci hocaya gittim..daha içeri girmeden bütün rahatsızlıklarımı saydı..sonra birkaç şey söyleyip üç gün sonra gel dedi..gittim..dediklerini yaptım..sonra muskamı verdi..küçükken düştüğüm damı bildi adam ya..neyse ki iyiyim..para da vermedim bu arada..

(bkz: kulak daveti)
devamını gör...
buraya gerçek bir itiraf girerken yazdığım onca şey gitttiiiiii.........................
nasip değilmiş sözlük.
tekrar yazamayacak kadar tembelim.
devamını gör...
özgürüm..
özgür olmak muazzam bir duygu!
hissiyat da olabilir; bilemiyorum altan.
işte ne idüğü belirsiz bu özgürlük kavramına yıllar sonra kavuştum.
ellerimde kelepçe, ayaklarımda pranga hiçbir zaman olmadı!
beynimde, düşüncelerimin tam üzerinde oldu bu prangalar..
hayallerimin üzerine toprak attırdılar toplum denen nimet/illet..
ve bir gün tabularımı ayaklar altına atarak bir hayatım olmalı dedim.. yol gösteren dik kaşlar ve zehir saçan sivri çatallı diller olmadan yaşayabilmeliyim dedim ve bilinç altımda yatan millet ne der korkusunu patos makinesinin çarkları arasına uğurladım..
el alem neder diye diye toplumun çizdiği hayatı yaşamaktan çok yorulmuştum.. artık el alem değil de el alim'in ne dediği ilgilendirir olmuştu beni.
istemediğim bir bölümde istemediğim insanların içerisinde, hiç haz etmediğim bir sistemin çarkını döndürmek zoruma gidiyordu..
millet ne der felsefesi ile ömürlerini tüketen ailem başta olmak üzere bütün tanıdıklarım bana düşman kesildi..
sebep??
dünya atölyesinde üretilen tüm karakterler tek tornadan çıkmalıymış da ondan...
dik durdum, ve hayatımı mevlamın yardımı ile sıfırdan inşaa ettim.
üniversiteyi bıraktım medreseye gittim, yeteri kadar eğitimi alınca kendimi ilme verdim ve keremine şükür ciddi anlamda da mevla ilerletti..
bana düşman kesilenlere gelince; beni her gördüğüklerinde karne günü halı desenlerini izleyen çocuklar gibiler..
mutlu olmak istiyorsanız şeriat sınırları içerisinde özgür olun!
istemediğiniz bir bölümü mü okuyorsunuz bırakın, her sabah uyandığınızda söverek gittiğiniz bir işiniz mi var daha iyisi için çabalayın.
hani bize hep dediler ya;
-ayağını yorganına göre uzat diye..
ben de size diyorum ki ayağınıza göre bir yorgan dikin; siz yorgana göre şekil almayın..
tabularınızdan kurtulun, göreceksiniz ki hayat çok güzel ve kuşlar uçuyor...
edit: bir kişide çıkıp demiyor kardeşim yanlış başlığa yazmışsın, git karalama defterine yaz diye..
devamını gör...
üsküdar amerikan lisesinde okudum. günde 3 öğün tarhana yesem bıkmam gibi geliyor. biz de böyle amerikan köylüsüyüz.
devamını gör...
adıyaman kürt lisesinde okudum. günde 3 öğün soğan yesem bıkmam gibi geliyor. biz de böyle kürt şehirlisiyiz.
devamını gör...
son dönemde sözlükteki siyasi meselelerden dolayı bende bir soğuma oldu.
ve bir de bilgisayarım bozuldu.
bana bir bilgisayar alırsanız, daha aktif olurum. bence bunu hak ediyorum.
devamını gör...
her gelen gün geçenden daha zor. bense her geçen gün geleceğe daha kolay hazırlanıyorum. alıştım. karşıma çıkacak her işe, insana, iyiliğe de kötülüğe de hazırım ve alıştım.
devamını gör...
liseyi nişantaşı anadolu lisesi'nde okudum. okul tadilattayken bizi zorla süleyman şah imam hatip lisesinde eğitime yolladılar. mezuniyette bahçede şampanya patlatıldı. biz de böyle nişantaşlıyız be kardeşim.
devamını gör...
pazardan aldığımız mor civcivi bahçede itinayla kedilerden saklaya saklaya büyüttük. daha sonra evdekiler yok gezen tavuk, vay efendim bu anaç tavuk diye diye kendisine göz koydular, hatta bir gün annemi fırında tavuk tarifi bakarken yakaladım. bir gece herkes uyurken kümesinin kapısını açtım. kaçar zannetmiştim ama o gece kar fırtınası bastırınca fazla uzağa gidememişti.

http://www.milliyet.com.tr/...
devamını gör...
liseyi aydın doğan güzel sanatlar lisesinde okudum, mimar sinan'a girdiğimde temel sanat eğitimi final projem sınıfa sığmadığı için baştan kabul edilmedi, yukarı doğru olan kolu indirmem tavsiye edildi. (bkz: bi kere o eli indir)

sanatımı anlamayan asistanları dinlemedim, projeyi ana hole yerleştirdik, derin manalar taşıyan sol yumruğu havada, içi boş karton projem orada sergilendi. işte biz de böyle solcuyuz.

devamını gör...
kimliğimin yüzde yüz tanınmadığı bir ortam olsa neler neler yazardım ama ifşhttp://a.com denilen bir şey var değil mi ! yok mu !? eh o zaman hayırlısı !

okuyorum da bunlar itiraf mı kardeşim, hiç mi bilinçaltınız çalışmıyor ! teneffüs ederim * !
devamını gör...
bugün dişimi çektirirken muayene ortasında bayıldım.
uyandığımda karşımda doktor ve 3 tane hemşire vardı.
nerede olduğumu hatırlayamadım. hala kendimden utanıyorum la !!
bıçaklı kavgalarda bayılma, askerde 40 derece sıcaklıkta saatlerce koşuda bayılma,
kol kırıldığı zaman bayılma, burun 2 defa ameliyat oldu bayılma, trafik kazası geçir bayılma ama gel sen dişçi koltuğunda iğne görünce korkudan bayıl !!!
hala utanıyorum kendimden üstelik çekilecek bir dişim daha var lan !!
devamını gör...
1,5 senedir kullandığım arabaya her baktığımda, ya nasıl da güzel kullanıyorum bir çizik bile yok be! diyerek içten içe sevinç yaşıyordum.
geçen o kadar basit bir şekilde saat farkıyla 2 kez arabayı çizdim. nazarım değiyormuş onu öğrenmiş oldum tabii.
başta üzüldüm filan ama şimdi o çizikler nazarlık gibi görünüyor gözüme.
o yüzden binmeden önce gözüm çiziklere takılıyor, adam gibi kullan arabayı diyor ve öyle biniyorum.
işte bir musibet nelere kadir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar