itiraf ediyorum. bir önceki itirafa bakıp " ulan milletin derdine bak keşke benimde böyle olsa" dedim.
devamını gör...
ınsanları etkilemeyi kiymetli buluyorum. ınanilmaz bi güç varmis gibi geliyor. peşinden surukleyebilir cigir açabilir veya daha basit anlamda istedigin bi yere kanalize edebilirsin. hiç olmadi bireysel örnek bi yaşam surersin. öğretmenin ve ogrenmenin de bunla ilintisi var. bana bir seyler ogretenleri hep cok sevdim. meslegin öğretmen olmasinin nedeni belki buydu.. ama simdi bazi geceler nil karaibrahimgil in oglusuna yazdigi bi nevi hayata hazirlama rehberi sarkiyi dinliyorum. ninni demek daha dogru. ses yumuşacık. mesajlar guzel. evet bi cocuga yazilmis ninniyi dinleyerek uyuyorum.
soyle ki :

devamını gör...
sözlük bugün de misafirlerimiz geldi. ama ben onlar gelmeden evden kaçacak gücü kendimde bulamadım. anneme onları karşılamaya çıkmayacağımı söyledim. onların sesleri odama gelirken ben oturdum ağladım. Allah'ın cezası misafirler başka zaman olsa uğramazlar ben bu haldeyken evden çıkmıyorlar. ve işin garibi ne biliyor musun sözlük, herkese normal gelmeye başladı bu halim. odama giren ağladığımı görüyor ve çıkıp gidiyor. bu kadar yani...
devamını gör...
babaannem ben kendimi bildim bileli yanımızdadır. yaşı nereden baksan 90-95 falan. tabi kendisine göre 80 leri bitmedi. neyse konu bu değil. geçen gün ben işteyken artık annemle aralarında ne geçti bilmiyorum ama bizim valide kadını evden kovmuş. üzerinden 3-4 gün geçiyor ama ben yengemden olayı öğreneli 3 saat anca oldu.

şimdi mutfak tezgahının atık su borusunu tamir ederken neden böyle bir şey yaptığını sordum. kadınlık iç güdüleriyle sanki yapan o değilmiş gibi " yookkk öyle bişey" diye olayı kapatmaya gitti. tamam babaanneme öyle aşırı derece sevgi vs beslemem. çoğu kez içimizdeki turuva atı olmasına rağmen çoğu meselelerine göz yummuşluğum vardır ama annemin yaptığı pek insancıl değil.

zaten bu babaannem yüzümden amcam ve çocuklarıyla aram açık. bu konuda ben haklıyım ama. eline bir yudum su vermiş değiller ama gidip sosyal yardımlaşmadan gelini olacak yelloz bakıyorum vs ayağına kendisine maaş bağlatmaya çalışmış. aynı apartman olduğu için sağ olsun devlet memurları bizim eve geldi. ve benim olayı öğrenmemden dolayı mesele büyüdü.

yenge olacak kadını ben evden kovdum. eşi olacak vatandaş selamı sabahı kesiti vs. insan haksız olup da küsebilmesi de ayrı dert.

sonuç mu? babaannem vefatından sonra sanırım aynı apartmanda nefes aldığım küçük amcayla büyük ihtimal kavga ederiz. biliyorum çünkü salak salak konuşup can sıkacak. neyse Allah büyük.
devamını gör...
sozlukte bugüne kadar vermediğim eksiyi simdilerde verdim. 19000 kusur artiya ragmen 1000 bilr olmayan eksi bana bugunlerde fazla geliyor.. 2.5 yildan sonra seri eskici ( tek kisi gibi dusunme buyuk düşün ) damgasi yiyecem diye bildigin korkuyom. ama sanirim bi formul buldum. bundan sonra tek tek basaraktan bade suzerekten gidicem.. ha bi de eksi verip geri alan oluyorsa o benim muhtemel bh kadar eksiye alisma diye. *

* vaktiyle bi zat ile tartıştık ve engelledim. bugun de olmak uzere pek cok kez tanimlarina kuzum o oyle degil , abisi yanlisin var demek istedim ama karşılığında ben de saglam blok yedigim için elim bogrumde kaldi. ve evet vaktiyle aman ya kurtulayım mantigi ile mesajdan engellediğim kim varsa engelleri kaldırdım. zaten isim cisim adres tc no bilmiyok. nerden nasil ulasalim ki ? hayir posta guvercini mi gondereyim bak bilader /bak tatlim bu bilgi boyle degil demek icin nabayim..

ıtirafima burda son verirken ben kendim ve pocaya sunu birakiyorim..

devamını gör...
sözlüğe içimi boşaltmak için giriyorum ancak yazacak gücü ve isteği bir türlü bulamıyorum kendimde. ve evet buraya bu aptalca şeyi yazıp çıkacağım sanırım.
devamını gör...
insanlar neden üçüncü sayfa haberlerine, böylesi itiraflara düşkündür? okumayı, takip etmeyi sever?

çünkü organik hayat. ruha, yaşama dokunan, onu hissettiren, deneyimi aktaran ve onu tekrardan yaşanılır kılan insan edimleri, duyguları, düşünceleri... bir ayna kırığına düşen gökyüzü parçasını izlemek...

ahmet hamdi tanpınar okuyorum şu ara. içime onun sesi kaçtı.*
devamını gör...
mental olarak bir cin olabilirim. sanki sadece geceleri varım.
devamını gör...
antakyalı arkadaşımla konuşurken sen kebo'yu biliyor musun dedim. sonradan öğrendim ki kebo markası antakya'dan türkiye'ye dağılmış. şuan kesin salak bu kız diye bakıyor bana hissediyorum.
devamını gör...
ne kadar zengin olursam olayım bim, a101 aktüel ürünlerini takip etmekten vaz geçebilirim gibi gelmiyor. bu bir temiz fakir hobisi anlatabiliyor muyum.
devamını gör...
çocukken bill gates'in adını "bilge x" sanıyordum, büyük adam demek ki bilge falan dediklerine göre diye düşünüyordum, Allahtan kimse fark etmeden doğrusunu ögrendim, yoksa halim nice olurdu.
devamını gör...
ben aşık olunca temsili böyle oluyorum ruhen ve bunu kimseye söyleyemiyorum.
:
devamını gör...
küçükken kuzenimi sınıfında ziyaret ettiğimde bilge sayar adlı bir kızla tanışıp çok hoşlanmıştım. gözleri kalmış aklımda.
devamını gör...
arkadaşıma benimle ilgilenir misin diye mesaj yazdım. telefonunu kapatmış. canımın içi ya.
devamını gör...
çok az sayıda insan tanıyorum. insan diye sevindiklerimin ilk türbülansta gerçek yüzleri, zaafları ortaya çıkıyor ve üzülüyorum. insanların nesli tükeniyor...
devamını gör...
bugün 1.kattaki komşunun zilini çalıp bir şey isteme gafletinde bulundum. önce kapıda bir kafa gördüm ardından üst kısmı çıplak bir herifimsi belirdi. kafamı çevirdim "eeeeööööö afedersiniz" diyip konuya girdim. üsküdar çok bozmuş hafız bildiğin gibi deyil!
devamını gör...
ruh hastası kadınları daha çekici buluyorum. millet sapyoseksuel olur ben bildiğin saykoseksuelim. bunlar hep harley quinn'in suçu.
devamını gör...
nasıl olduğunu anlamadım ama eşime evlilik teklifini ben yaptım bundan 6 yıl önce.
nasıl bir punduna getirdi bilmiyorum ama pişman değilim.
yine olsa yine ben yapardım heralde.
hep erkek tarafı yapcak değil ya.

ilk defa bir eksi oy editi yapacağım; bak kardeşim, can kardeşim, sen güzel bir kardeşe benziyorsun. aş artık bunları, sakin. *
devamını gör...
okulda iken banliyo treni ile eve gidip geliyordum. bir gün ayakta yolculuk yaparken, yanımda duran hoş bir kızla dayanılmaz bir konuşma isteği duydum. ama bu, onun hoşluğundan değil de, bendeki psikolojik takıntıdan kaynaklıydı. yani o anlık için... oysa uzun zamandır sessiz ve kapalıydım. o zamanlardaki arnold schwarzenegger imajı vardı üstümde. daha kötüsü, meriç dili ve edebiyatına yabancıydım. kızlarla konuşmasını bilmiyordum. trende sessizlik vardı. herkes yorgun ve bitkince duruyordu. tren de bir sebepten dolayı yolda durunca, daha fazla baskıya dayanamadım. yüzümü kıza döndüm ve soğuk bir sesle: "hava çok sıcak, değil mi" dedim. kız da yüzünü bana döndü ve aynı soğuklukla, "evet" dedi. sonra ikimiz de tekrar önümüze döndük ve bir daha hiç konuşmadık.
devamını gör...
bugün sabah kardeşim sayesinde ekmek alacak param bile kalmadığını fark ettim*.kahvaltı yapıcam ekmek yok,komşuya gittim komşu yok...ben de tam bir türk kızı gibi davranarak evdeki kenarı köşeyi taramaya başladım.son umut mevsimlik ceketlerin cebine bakayım derken tamı tamına 15 lira topladım**.babamın kullanmadığı ceketlerinde bile benden daha fazla para varmış.*
devamını gör...
bazen burda okuduğum itirafların yazarlarına içim çok acıyor.
keşke diyorum buraya yazmak yerine, gidip anlatabileceği ve kendisini dinleyeni olan birileri etrafında olsa...
devamını gör...
dün bugünkü doktora başvurumu yapabilmek için okuldan ilişiğimi kestim. ve bugünkü doktora kaydında okula teslim edebilmek için mezuniyet belgesi isteğinde bulundum. normalde kendi öğrencilerinden para almayan okulum, 2 gün önce kendi öğrencisi olmama ve bugün yine tekrar kendi öğrencisi olacak olmama rağmen benden belge başı 2.5 tl aldı. bug gibi bir şey buldum galiba. bir de bundan iki sene önce yüksek lisansa başlarken duyduğum heyecanı duymuyorum. çok yoruldum, yıprandım... sağlığımın zarar gördüğü oldu. doktorada bunu yapmayacağım. ne kadar başarılı olurum bilmiyorum. her iki anlamda... bir de o içimdeki sıkıntı var ya... geçmiyor... doktoraya başlıyorum mutlu olmak gerek değil mi? ne hissettiğimi bilmiyorum. hayatta beni en çok mutlu edecek şeyleri düşünüyorum ve gerçekleştiklerini hayal ediyorum. aman vermez bir gölge gibi peşimi bırakmayacak bu dert. asla mutlu olamayacağım o yüzden. neyse sözlük... ben bugün doktoraya başladım. sevincimi paylaşmak istiyorum seninle, derdimi değil...
devamını gör...
bağımlılıklarım var: gerçeküstü, akıldışı ve yalnızlık. ha bir de arada nefes alıyorum, fena sayılmaz.
devamını gör...
ailem memlekete gidecek. ben onlarla gitmeyeceğimi söyledim, ama kabul etmiyorlar, ısrar ediyorlar... benim hiç bir şey yapmaya gücüm yok, gezmeye eğlenmeye takatim yok. anlamıyorlar, geçiştiriyorlar, önemsemiyorlar... bu tatilin bana iyi geleceğini söylüyorlar... asıl oraya gitmek benim için ölüm... anlatamıyorum. şu odadan dışarı adımımı atmak istemiyorum, sadece biraz yalnızlık... insanlarla konuşmaya gücüm yok. onların söyleyeceklerini dinlemeye mecalim yok. amerika'ya gitmeyi en çok bu yüzden istiyorum. yeni bir hayat, herkesin beni yeni tanıdığı bir çevre... sadece yazabiliyorum, yazmak iyi geliyor. yıllardır kapağını açmadığım günlüğümü kederimle doldurdum. ne kadar bencilce, sadece mutsuzken içini boşaltmak için yazmak... sözlüğe de bu yüzden döndüm galiba.
devamını gör...
fransızlara uydum ve ingilizcemi geliştirmek için ingilizce ders vermeye başladım. ilk parçada başım ağrıdı. bir şeyi öğretmek, öğrenmekten zor galiba.
devamını gör...
hiç bir yara, sonsuz değildir. zamanla azalır, kabuk bağlar, kaybolur, bazı zamanlar yerinde ince bir sızı bırakır, ancak öldürmez...

hiç bir yük ebedi değildir. insan ya yükünün ağırlığına alışır ve hafifletir, yada bir yerde onu bırakır. her durumda, yük de sensin hammalda...

hiç bir yolculuk, gerçekten kaçırmaz seni. insanları geri de bırakınca, kederini ve vicdanını geride bırakmazsın, o da seninle gelir. mesele, kaçmak değildir, çevren değişince, insanların huyları değişmiyor...

bunları öğrenmem 10 uzun yılımı aldı. itiraf ediyorum 10 uzun yılımı, acılarıma, yüklerime ve kaçışlarıma ayırdım. öğrendim ki, hiç bir çözüm yanı başımda duran kadar gerçek değil...
devamını gör...
vallahi imtihan dünyası.

aynı anda o kadar farklı şeyle imtihan olunuyor ki insan, birinde şikayet edeceği bir husus başka birini akla getirince şükre dönebiliyor.

ve sabır öyle bir sır ki, yaratan bu kelimeye o kadar şey gizlemiş ki, ağırlığınca altından daha kıymetlidir sabrın sonundaki selamet.

bunca esprili komikli şakalı entryler yazmak inancınız olsun ki içimdeki o az kalmış gülme ihtiyacının tezahürü. zaten o kadar ciddi bir hayat yaşıyoruz ki, ve o kadar iç içe ki imtihanlar, arada herşeyi bir kenara koyup içindeki o gülme ihtiyacına tutunmaktan başka bir çaresi kalmıyor insanın.

reelde tanıyan bir çok arkadaşım az ciddi olsana diyorlar. bilmiyorlar ben ciddi ciddi laubalilik yapıyorum. bilmiyorlar ki dalgaya aldığım konular gerçekten bir anlam ifade etmeyen şeyler...

gerçi bu çok bencilce bir yazı oldu. nerden bilebilirim ki karşımdakinin dertlerini sıkıntılarını... bi imtihan edilen benmiyim sanki...
devamını gör...
dişlerimi fırçalarken hep önüme damlatıyorum. her seferinde nasıl yapıyorum bunu bilmiyorum o kadar da dikkat ediyorum. bebeklerin yemek yerken damlatmasın diye önlük taktıkları gibi ben de dış fırçalarken takacağım bu gidişle.
devamını gör...
şu şehri istanbulda istediğin kişiyle karşılaşmak çok zor hocam, ona göre yapın planlarınızı, göreceğinizi vaktinde görün, doya doya bakın. bak ben bir kaybettim hala arıyorum.
devamını gör...
bugün 32. oldum. geride bıraktığım yıllardan ağzımda kalan olmamış bir murdum eriği burukluğu.

yaş günlerimi kendim kutluyorum. sasadan uzak. ve yalnızlığın tescili gibi. bugün bana üzerinde tek bir mum yanan ufak bir browni eşlik ediyor. ama bu durumdan keyif aldığını da düşünmüyorum. belki o bile eşlik etmiyor emin olamıyorum.

32. yaş günümü kutluyorum. grafik tasarımcı olarak başlamak istediğim kariyerime hibrit araba satıcısı olarak devam etmeme sebep olan olayları düşünüyorum. gözlerim doluyor.

...
devamını gör...
bu sözlükte en çok doktorlar ile ters düşmekten korkuyorum...

+ hımm demek gölge sensin... tahlillerine baktım da... en fazla 3 gün ömrün kalmış...
- gölge??? sen??? kaç gün???
+ 3 günlük hayatında artık bol bol tanım girersin...
- ????
devamını gör...
normalde pısırık herifin tekiyim. bu aralar yaptıklarıma ben bile anlam veremiyorum. ah şu antidepresanlar...
devamını gör...
evimizde "bizim evin dili ve edebiyatı" denilen ve evden olmayan kimselerin anlamakta hayli güçlük çektiği bir iletişim tarzı var.

- çamaşır ve bulaşık makinelerin adı bizim evde hanım kız. annemin makineye "elin ne yavaş be hanım kız" dediğini duyduğumda aha yine başladılar diyorum.
- babam "katile bak bakalım atmış mi?" dese, yüzüne mal mal bakılmaz, "tamam baba çayı demiyorum" denilir.
- annem "şunu vınlat" dediğinde çorbayı blendırdan geçir demek oluyor.
- bizim evde sinekliğin adı pat pat. dolayısıyla biz evde sinekleri öldürmüyoruz, patlatıyoruz.*
- babam tuvalette biraz uzun süre kaldığında annem kapıya gidip "makamı uzun süredir işgal ediyorsun beyfendi, sırası gelenlerin önünü açalım" diyor.* aslında bundan iyi karikatür olurmuş.
devamını gör...
bugün kız kardeşimi aradım. bacım dedim bir şarkı var denk geliyorum her yerde ama ismini bir türlü öğrenemedim sen bilirsin bi buluver hayrına. tamam bulalım da abla sözlerini, melodiyi duymadan ben nasıl bilcem dedi. demez olaydı, çünkü şarkı arapça ve ben hep melodi kısmına denk gelmişim. iş başa düştü neyse, kafamın içinde birebir çalan melodiyi ağzımla yapmaya çalıştım. bir anda flütle çalınan yılan hikayesine döndü güzelim melodi. kız kardeşimden utandım yemin ediyorum oda krize girdi tabii. yok be gülme krizine, telefonları kapattık sonra.
devamını gör...
1. üniversiteye başlayacağım yıl ingilizce hazırlık atlama sınavına girmeden beş dakika önce, konuştuğum hocaya çaktırmamama rağmen, içimden anladık yazarız da sa ne ki acaba diye geçirmiştim.

2. çok yakın bir zamana kadar küçükbaş hayvanların büyüyünce büyükbaş olduğunu sanıyordum.

3. birkaç gün sonra bineceğim uçağın düşmesinden şiddetle korkuyorum.
devamını gör...
edepsiz insanlara nasıl mukabelede bulunacağımı bilmiyorum. şu yaşıma geldim, hala da öğrenemedim. söylemediğim sözler, sallamadığım yumruklar içimde kaldı. halbuki haram olduğunu bilmesem, bir insanı rahatlıkla doğrayabilirim.
devamını gör...
abi hayatı dar kalıplara indirgemek istemiyorum diye tiratlar atan adam şu an kastamonu'da ve tatilini eşinin abisinin evinde geçiriyor. evet.

küpe takmayı savunduğu üniversite yıllarındaki hararetli tavırları ile mangal yellediğini hayal edebiliyorum. abi bu pişmiş bu da pişmemiş diye ustalıkla tasnif ediyor mudur mangalda pişirdiği etleri acaba. işi abartıp salata da yapıyor mudur? abi etin suyu kaçarsa bi şeye benzemez diye ayağa düşmüş nusret replikleri yemek masasının üzerinde uçuşuyor mudur? eminim hepsini yapıyordur. akşam gerdek var diye düğün gecesi göbek atmaktan bitap düşen insanların olduğu memlekette herkesten her şeyi bekliyorum artık.
devamını gör...
annem bugün önüme bir torba çikolata koyup "şimdiden ye bayramda kudurma dedi" şaka gibi. 23 yaşındaki şahsıma yapılan bu inceliği nereye koysam bilemiyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar