tasmayla beslenilecek güzellikte kızlar var.
devamını gör...
bir keresinde onunla çay içip sohbet etmiştik. sonra gün geçtikçe kafamın içinde devamlı onunla çay içip sohbet edip durdum.
devamını gör...
ben bilincimi kaybetme eşiğindeyken, ayakta zor durarken bile seni aradım, bir umutla. adım atamazken, telefona koştum. ne içinmiş hayır duymak içinmiş, seven neleri affetmiyor, sen he desen ben ağır derece de atak geçirirken hayır demelerini sineye çekerdim, sen beni sineye çekmedin. artık içim yanıyor, sen beni unuttun ben de seni unutacağım içim yana yana.
atak lan boru mu, şizofreni atağı ayağa bile kalkamadım lan ben. en ufak stres de bilincimi kaybedecek gibiydim, kaygı ve endişeden zihnim kontrolu kaybetmişti, ayakta duramazken telefona koştum sesini duymak için, neyse canın sağ olsun hatalı olan bendim ama şimdi affedilmesi gereken sensin, benim nazarımda.

seven neleri affetmiyor be.
devamını gör...
bazen sözlükte birilerine 'şu yazarı pistten alalım' diyesim geliyor. diyebilirim de belli olmaz.
devamını gör...
defter alamam. bunu yapamam. ajanda olacak bana. beleş olacak.
devamını gör...
öncelikle, bu başlık neden “.com” ile bitmiş anlayamadım. ama neyse elimizde bu var yapacak bir şey yok.


sonralıkla, ben bittim be sözlük. gram halim, gücüm kalmadı. robot gibiyim artık. söylenenleri yapıyorum sadece. ama bu umrumda mı? hayır. o halde neden üzgünüm? çünkü elimde her şeyi yapabilecek güç var ama yolu bilmiyorum.
bu çok fena bir durum değil mi ya? keşke yolu bilseydim de gücüm olmasaydı. gücü bulmak daha kolay.
kaybolmuşum tamamen. güçlü olsam ne olur?
devamını gör...
demin bütün kediler kucağımda mışıl mışıl uyuyorlardı. bir hapşurdum, gözümle takip edemeyeceğim bir hızla ortadan kayboldular. içeriden kızım ağlayarak uyandı. alt komşu tak tak vurmaya başladı ve dışarıdan siren sesleri geliyor. sadece hapşurdum arkadaşım, ne demek istiyorsunuz?
devamını gör...
bazen yazılan bir tanımı fazla provakatif bulduğumda sadece o tanımı eksilemekle kalmıyorum, yazarın son tanımlarını seri eksilemek için harekete geçiyorum. bu yolda önceden beğendiğim bazı tanımları, deşifre olmak pahasına beğenmekten vazgeçip bir de eksiliyorum. sonra düşünüyorum acaba bu yaptığım ad hominem gibi bir şey mi? yani birine yazdıkları üzerinden değil de sizde oluşturduğu intiba üzerinden oy vermek... umarım ben kimsede tanımlarımı seri eksilemeyi arzulattıracak duygular uyandırmıyorumdur.
devamını gör...
işimi çok seviyorum. iş yerimi seviyorum. ama gittikçe daha kötüsüyle değişen iş arkadaşlarım içimi bayıyor. bu durumdan ciddi anlamda sıkılmış olsam da işimi ya da iş yerimi değiştirecek cesareti kendimde bulamıyorum. para tatlı evet, yorgunluktan depresyona girememek daha da tatlı. ne diyim, gittiği yere kadar artık. #direnasma sabah iş var.....
devamını gör...
eve geçmiş olsuna gelen misafirlerin sayisi her saat artıyor.
yemin ediyorum şu an ortada dort tane mum yanıyor, gitar çalıp şarkı söyleyip dans ediyorlar. annem de hasta yatağında onları izliyor. artık olaya müdahil olamıyorum ucu kaçtı bu işin. Allah sonumuzu hayr et!
edit:twerk mi lan o?!!
devamını gör...
benim gibi birine de akıllısı denk gelmez zaten. uzun zamandır mail atan bi arkadaş var, napacağımı şaşırdım. ülke delirme potansiyeli çok yüksek bir hava solunum sahasına döndü. bu ablanın da yazarken kafa bi geliyoo bi gidiyoo. bi haçlı seferleri bi trump bi zeytindalı öyle mailler atıyor ki benim bile okurken yarısında balatalar yanıyor.

not: okuyucular üzerinde ağır tahribat içerir. al bakın da kimin ne dertleri var görün. derdim var diye ağlamayın.

--! spoiler !--

demek.. bazen susmak konuşmaktan daha fazla şey ifade eder ... ama ben zaten konuşmak değil görüşmek istiyorum.. daha da fazla şey ifade etsin diye.. telefonda konuşmanın , birşeyler anlatmaya çalışmanın , buralara oralara yazmanın , ya da bunun gibi şeylerin hiç bir anlamı kalmadı artık çünkü.. başka türlü ben kendimi artık ifade edemiyorum , anlaşılamıyorum , ya da yanlış anlaşılıyorum.. madem bana doyamadın , doysun kara topraklar.. zaten ya kanser.. ya verem.. mezarıma gelirsin artık ... aslında o kadar beklemek de istemiyorum , halbuki bi kalp krizi herşeyi kökünden ve de tez zamanda halledebilir aslında ama yaş aralığım itibariyle yakalanma olasılığım çok düşük ne yazıkki malesef.. halbuki bütün bu yaşadıklarım hiç mi etki edemiyor diye düşünüyorum.. elimden geleni yapıp geçiricem o kalp krizini ama aklım sende kalıcak diyorum , beni anlamıyosun.. zira anlaşılamaz vaziyetler içerisindeyim.. kendimi bi an mektup yazar gibi hissettim ... en sonunda yeşil renkli iplerle asıcam kendimi.. olur da bugün yarın bana ulaşamazsan , ben sana ulaşamazsam , mezarımı kazın , geliyorum.. neticede , ölüm , öleni değil geride kalanları ilgilendirir ... hele benim gibi biri için hiç sıkıntı değil , nasıl olsa öteki tarafta buluşucaz.. da.. benim aklım başka şeylere takılıyo.. bu kadar şeyden sonra bir de öteki tarafta birlikte olamamak da var yani işin ucunda.. hayatım.. herşeyi düşünüyorum.. bak dilara ne diyo.. farklı bakış açıları önemliymiş o.nun nazarında.. mihriban.. buralara nasıl ulaşabiliyorsun(uz) genel hatlarıyla bi değerlendir istersen , sen anlarsın bu işlerden ;) dilara.. seni en çok da cehennemde cayır cayır yanarken hayal ediyorum.. bu kadar günahla kraliçesi olursun sen oraların.. buralara gelince.. bir bakmışsın o komşu kapısının önünde dikilivermişim.. gel diyorum.. gel.. mezarlıkları da gezelim.. bak en sonunda gideceğimiz yer burası.. bu kadar *******luğun lüzumu yok.. ama sen zevk alıyosun madem.. yap dilara.. daha çok yap.. ama değer misin sen çıkıp gelmeme ? eder misin o kadar ??? piyasalardan hiç haberim yok , malum o işlerden de sen anlarsın ;) 2. haçlı seferi de böyleydi.. ne kadar çok ******* (kız - erkek karışık) o kadar şöhret.. herşeyden habersiz akrabalarımı ayrı tutuyorum zaten şimdilik haberleri yok ... şu trump aynı bizim elizabethe (dilara) benzemiyor mu ;) hareketleri , duruşu.. tam sayfa imzası.. ego.. kibir.. çalım.. öyle sıradan birine benzetemezdim , çünkü aşağılık kompleksi var dilarada , kaç gün kendine gelemez.. zavallı küçük sarı yavrucak ... kin hırs ihtiras mağduru.. görgüsüz.. sonradan görme.. kıskanç köpek tedavi olmazsan düzelemezsin ... hayatım.. nerde kalmıştık ? bu dilara dünya kadar günaha sokuyor insanı.. ne diyoduk.. zeytindalı operasyonu.. böyle mukaddes davaları o pis ağızlarına sakız etmişler bi de hiç utanmadan.. her türlü manevi değerden yoksun avrupa özentisi.. o yalandan bozkurt yapan pis ellerini keserler bi gün senin ;) bu haçlı seferiyle alakalı anlatmam gereken dünya kadar şey var , bilmeniz gereken , bazısı benim kontrolümün dışında , belki sonra içinde , bir kısmı öyle gibi , bir kısmı karışık , bir kısmı riske atmaya değer , çünkü sonra tadından yenmez , deli deliden korkarmış , bazı şeylerde kararsızım , her tarafı çıkmaz gibi çünkü bazı şeylerin ve benim sadece akıla ihtiyacım var , bazı şeylere kendi kendime yetemiyorum , içinden çıkamıyorum.. ama belli de olmaz , gel-gitlerim beni rahat bırakmıyo , herşeyi yapabilirim , sadece bazı şeylere çözüm olur mu olmaz mı kestiremiyorum.. herşeyin de ötesinde oturup izlemek istemiyorum , ya da sadece izlemek istemiyorum.. nargile içerken mi izlesem.. izlesek.. bu filmi yalnız başıma seyretmek istemiyorum.. zira kalbim dayanamayabilir.. böyle latifeli konuşmama da sakın aldanmayın.. adamlar benim canımı almak istiyor !!! sıkıntıdan geberiyim istiyolar.. bu kadar oyun bu kadar tezgah.. bu kadar şerefsizliğin içinden ben tek başıma sağ çıkamam ... bugün yanımda olmayan hiç olmasın o zaman.. en kötü günlerimde yanımda olmak istemiyosanız , biz boşuna gelmişiz bugünlere o zaman ... 26 ocak 2. haçlı festivali tarihi ... büyük bir festival.. kapsama alanı sınırlarının da ötesinde.. türlü türlü pislik barındırıyo.. hiç tahmin bile edemeyeceğiniz kadar kahpelik.. ben ayın yirmi altısını bekleyemem.. bugün yarın görüşmemiz lazım.. koordinatlarımı ben nasıl belirleyebilirim , bütün istanbul oraya mı gelsin ? ben mihriban değilim ki.. sevmem öyle şeyleri ... hem sonra kıskançlıktan 10 gün kendine gelemez.. atar kendini bi yerlerden.. böyle bir vebal altına girmek istemem ;))) napiyim onun pis canını.. hayatım öyle çıkıp da öyle deli divane gibi dolanamam orda burda.. bu yaştan sonra ... dilara sever öyle şeyleri.. beni aramazsan , polisi arıyorum , kendimi ihbar edicem , alsınlar götürsünler ...

--! spoiler !--
devamını gör...
sevmeyen ile derdimiz yok umut verene bizim kinimiz.
devamını gör...
sanki biraz kafama sıksam düzelecekmiş gibi.
devamını gör...
başlık önümde açık, duruyorum öyle 20 dakikadır filan.

yazamıyorum artık eskisi gibi. doğru kelimeleri bulamıyorum sanki. belki hep aynı kelimeleri kullanmak sıkıldım, belki de içimdeki bu sıkıntı giderek ifade edilemez bir hal alır oldu.

normalde pek neşeliyimdir de, şu ufacık depresif yanım, her şeyi yerle bir edebiliyor işte kendini gösterdiğinde.

kendimi anlatmayacaktım aslında. benim bir arkadaşım var, onu anlatacaktım ama yazamıyorum onu. kendime bile tarif edemiyorum ki onu.
somurtkan, hüzünlü her daim, mutsuz bir de.

kendini bana açtıkça o kadar mantıklı gelmeye başlıyor ki bu halleri. yardımcı olamamanın ağırlığı altında eziliyorum ben de her defasında.
kendim için iyilik istediğim ya da iyi dileklerde bulunduğum pek görülmez benim. çabalamadan hiçbir şey elde edilmez, adil olmaz çünkü. sağlık, para, huzur, sevgi, hepsi kazanılmalı bunların.

ama ilk kez uzun zaman sonra biri için dilek dileyeceğim bu gece uyumadan evvel.
ben yarın sabah uyandığımda kendimi mutlu edecek bir şeyler bulurum elbet, o yüzden bana ayırdığı kontenjanı da ona kullansın tanrım. ve o artık mutlu olsun.
bunu tüm kalbimle diliyorum bu gece..
devamını gör...
toparlayamadığım bir dağınıklık var hissediyorum ama nerede bilmiyorum.

tüm dolaplar düzgün hatta aklımın rafları bile.
birinin kalbini kırdım raftan düştü, toparlanmam gerek.
ben buranın hademesiyim.
devamını gör...
uzun zaman sonra şu son günlerde sözlük içi ard arda aldığım haberler ve kişisel yanlış anlaşılmalar doğrultusunda insanlığımdan utandım. Allah hepinizi bildiği gibi yapsın lan.
devamını gör...
bu aralar ruh halim iğrenç şekilde. hiçbir şey yapmak istemiyorum. hareket etmek istemiyorum. konuşmak istemiyorum. görmek istemiyorum. bakıyorum öylece önüme ve duraksıyorum. kimseyle konuşmuyor kimseye şakalar yapamıyorum. yorgunluk var üstümde. bi kaç da karmaşık işler. buraya yazıyorum. olur da görürseniz çok da şey yapmayın. hepsi zamanla geçer. belki bi süre ara bile verebilirim sözlüğe. bazı şeyler üst üste geliyor. kimseyi kırmak ya da üzmek istemiyorum. insanların sahteliğinden yeteri kadar kahroluyorum. başkalarına da bunu yaşatmaya hakkım yok. iyi geceler sözlük. öyle işte.
devamını gör...
ulan milletin ne güzel derdi var ya. böyle bi çevrede ben nasıl akıl sağlığımı koruyacağım sevgili yazar kardeşlerim.

devamını gör...
son 1 senedir sevgilim olacak diye ödüm kopuyor. ama aşk böcüğü gibi takılmaktan da vazgeçmiyorum. flörtleşmeyle kalmalı, kimse kimseye sorumluluk duymamalı gibi geliyor hep içimden. özümde sevgili ve aşk için yaratılmış bir kadınken, beni bu duruma getiren kim ise onu affetmiyorum.
devamını gör...
gülüm biz seninle bu gidişle karakolluk olucaz.
devamını gör...
hım bugün çok kötü bir şey yaptım. sanırım yıllardır ilk defa sözlükte bu kadar çok eksiyi aynı günde verdim. alışkın olmayınca önce vicdan yaptım sonra dedim pia onlar da vermiş bas eksiyi. oh be rahatladım. ***

edit: sola düşmüyor iyi bari.
devamını gör...
hayatta bazı şarkılar vardır, uzun zamandır dinlemediğin. ve tam dinlediğin anda derin bir nostalji hissedersin ya, tam o durumdayım.

şarkının adı mete- ağlaya ağlaya kalmadı gözlerimde yaş...

bem hep bu nostalji hissiyle yaşadım. hep geriye dönmek istedim. elimde olanı pek değerlendiremedim hayatta. cevval, açıkgöz biri değilim, bilakis (bizim oralarının deyimiyle) “kayboluk” biriyim. hayatta hep böyleydim, ve benle belli bir zaman geçiren bir insan ne yazık ki bunu bir zaman sonra farkediyor.

peki niye bu nostalji hissi? öyle bir geçer zaman ki dizisi 2010 yıllarında yayınlanmıştı. çocukluğum pek güzel geçti denemez, pek arkadaşım da olmadı, 2010 yılına özel bir şey yaşamadım, hatırlamıyorum ama nedense şimdi bir eksiklik hissediyorum. 2010 yılına, televizyonun önüne, yatsı namazını kıldıktan sonraki o rahatlığa ermek istiyorum. ama dediğim gibi bu o zamanlarda çok hissettiğim bir his değildi.

iyi hatırlarım; 2010’lardan 2015-16’lara kadar 2007 senesine karşı bir zaafım vardı, hep o seneye dönmek isterdim. ama hiç özel bir anım yoktu, sadece dönmek istiyordum. aklımda sanki çok güzel zaman geçirecekmişim gibi hayal kurar, yaşadığım şehrin o yıllara ait fotoğraflarına bakar duygu yoğunluğu yaşardım.

duygu yoğunluğu diyorum çünkü yaşadığım duygunun bir tarifi yoktu, ve hala da yok. kaba saba sadece tatlı bir şey, hafif bir sıyrılma, kafana uyuşturucu bir madde çekmek gibi (tütünden mada uyuşturucu kullanmadım, o da uyuşturucuya girerse). ama bu duygu çok kesintili, öyle sürekli orgazma ulaşmak, beyin patlaması yaşamak gibi değil. sadece o an tutuyor iki saniye, beynine çok yazacak şeyler geliyor, sonra bir dış etken çıkartıyor seni o durumdan. garip bir şey. psikoloji okuyan veya bu meselelerden anlayan biri varsa rahatça özelden yazabilir.

şarkıyı tekrar tekrar dinlerken şimdi gözlerim hafif doldu.

son yıllarda yaşamadığım ya da çok küçük olduğum zamanlara ait nostaljiler yaşamaya başlıyorum/ başladım.

mesela çok muğlak hatırladığım, (ya da bilmem belki kendimi inandırmışımdır) ben küçükken dedemle dükkanına mal almaya gitmiştik toptancıya. kırmızı arabasının içindeki ben, eski pazarı bakıyorum. böyle bir anı var ve o zamana dönmek istiyorum.

hiç düzenli bir yazı olmadı sanırım, özür dilerim. uzatmış ta olabilirim onun için de özür dilerim. “acaba çok mu uzattım?” dediğim için burada kesiyorum, başka bir zaman yazabilirim yine de.
devamını gör...
bazı insanların bazı şeyleri ilk defa yemiş ilk defa görmüş ilk defa duymuş gibi davranmalarına sinir oluyorum. * misal geçen bir arkadaşta toplandık, başka bir arkadaşta orada yufkadan bildiğiniz tepsi böreği yapmış, ben bir fark anlamadım ama diğer arkadaşlar tarif isteyecek kadar abarttılar olayı, bana alelade geldi halbuki, tamam bazı insanların eli lezzetli olur derler, dediğim arkadaşta başarısız değil ama bu börek abartılacak kadar değildi, diğerlerinin tepkisine şaşırıyorum sadece, içime dert olmuştu, Allah başka dert vermesin arkadaşlar.
devamını gör...
ayı gibi esneyip/gerinip kaburgama bile kramp sokabiliyorum.
devamını gör...
son günlerde sözlüğe pek ciddi tanım girmiyorum, canım istemiyor. lakayt bir insan oldum galiba. bu halimden hoşlandım ya.
devamını gör...
evet az önce farkına varmadan kedimin ayağına bastım. viyaakk diye bir ses çıktı. aha dedim kedi delirdi beni dövücek şimdi.

şu an karşıdan kinli kinli bana bakıyor. sen gece görürsün şişman dercesine. çok kilolu değilim ama antiparantez!
devamını gör...
bu pek itiraf degil esasinda. ama derste kafama gore takilmayi seviyorum..

derste kurallari ogretirken futbolda topa elle dokunilmazi vermisler. dedim peki bunun cezasi ne ? derse pek aktif katılmayan erkek ogrenciler hemen canlandi. kimisi serbest vurus dedi kimisi penalti. peki dedim ceza sahasinda ise ? o zaman netlesti cevaplar. normalde serbest vurus ceza sahasinda ise penaltiymis. cocuklar sıkkın görünüyordu bilmeme ragmen * ofsayti da sordum. Anlatti cocuguum.. *hasılı cocukla iliski kur bi yerden yakala da o futbol da olsa olur kitap da olur ing de olur..

devamını gör...
geçen oğlanın okula gitmem icap etti. sordular hangi şube?
bilmiyorum dedim gururla.
kaça gidiyor dediler. 6 olması lazım dedim. 7. sınıflarda buldular oğlanı.
müdür yardımcısı kafasını sağa sola sallayarak takdirlerini belirtti. kendimlen gurur duyuyom.
devamını gör...
öncelikle akıllarda böyle kalmak istemem ama artık itiraf etmem gerekiyor. bundan yaklaşık 5 yıl önce yine yaz okuluna kaldığım sıradan bir yıldı. diyanetin yurdunda kalıyordum normalde ama o yaz yurtta tadilat olduğu için başka bir yurtla anlaştım. valizimi yerleştirdim o da ne nevresim almayı unutmuştum. normalde bizim yurt nevresim veriyordu, yedek nevresimlerim de depodaki valizimdeydi. okul çıkışı depoya uğradım, ama deponun kapısını açmamla önüme birkaç valiz düşmesi bir oldu, tıka basa doluydu içerisi. benim naciz valizim kimbilir kaç tonların altında kalmıştır diye düşünürken aklıma yurttan nevresim istemek geldi. sonuçta kaç yıllık öğrencileriydim. vermediler. uğradığım ihanet tüylerimi diken diken etmişti. bir hışımla kaç para lan bir nevresim diye dolaşmaya başladım. çok paraydı be o neydi öyle. alt tarafı 2 ay için vereceğim o paraya ben öküz alırdım. bir hışımla yurda döndüm. yurdun imza atmadan, parmak basmadan, izin almadan elini kolunu sallaya sallaya dolaşan öğrencisi bendim, bana nasıl bir nevresimi çok görürlerdi geri de getirevektim hem. neyse görevli teyzelerle de aram iyiydi, belki onları kafalarım diye düşünüp yemekhaneye yöneldim. kimse yoktu. tam dönerken mescidin önünden geçiyordum ki o da ne? bizim teyzeler mescide ip sermiş, 2 tane yeni yıkanmış mis gibi nevresimi sermişlerdi. besmele çekip ayakkabılarımı çıkarttım, içeri girdim. nevresimler kurumuştu. her şey bir anda oldu, birini alıp çantama bastım, kıyın kıyın kenardan ilerleyip uzaklaştım oradan. eğitim dönemi başladığında da ödünç aldığım nevresimleri geri getirdim Allah affetsin. bu da hayatımdaki ilk ve son izinsiz ödünç alma olayımdır. kınamayın, kınarlar.
devamını gör...
bugün bir arkadaşım kamera almayı (sadece) düşündüğü için vakit ayırıp teknoloji mağazaları gezdik. yine o istedi diye ortak arkadaşımıza hediye almak için iki saat daha dolaştım. en son benim beğendiğim ucuz ama kullanışlı hediyeyi hor gördü ben kendim başka bir hediye alıcam deyip beni mağazada bırakıp çıktı.

yaşlanıyorum, dostlar yormayın beni.
devamını gör...
futbolla ilgilenen kadınları itici bulan erkeklerin kendilerinin itici olduğunu düşünüyorum.
basketbolla, voleybolla, hentbolla ilgilensek sıkıntı yok, mesele futbol?
bu kadar yaygın, bilindik olması, takip edenin sevenin çoğunlukla erkeklerden oluşması futbolun spor dallarından biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
seksist davranılmasından asla hoşlanmıyorum.
devamını gör...
takıntılı bir insanım. bir konuyu kafama taktığım zaman onu kafamda bir yere oturtup , görece bir kesinliğe ulaşmadan rahat edemiyorum.

bugün saatlerce internette araştırma yaptım. kafaya taktığım konu hakkında röportajlar gazete haberleri okudum videolar izledim. saatler harcadım ve hala aynı belirsizlik devam ediyor.

sorun şu ki pişman değilim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar